
6
Archived Theses
0
DOIs Assigned
0%
DOI Rate
Discipline
Türkçe öğretiminde diksiyonun önemi
Soltanirad, Afsaneh Türkçe Öğretiminde Diksiyonun Önemi, Yüksek Lisans Tezi, Ankara, 2012. Diksiyon güzel konuşma sanatıdır. Bunun küçük yaşlarda kazandırılması gereken bir eğitimdir. İlkokul, ortaokul, lise çağlarında verilmesi gereken bir eğitimdir. Hatta Üniversitelerde bile diksiyon eğitimi sürdürülebilir. Türkçe derslerinde verilmesi gereken, ayrı bir ders saati olarak uygulamalı olarak verilmelidir, okullarda yaygınlaştırılmalıdır. Konuşma ve yazma kusurlarının giderilmesinde, öğrencilerin Türkçe derslerinde başarılı ve diğer derslerde de olmalarında çok büyük etkisi vardır. Diksiyon hayatın vazgeçilmez bir parçasıdır. Diksiyon çalışmalarında söylenen sözler, sözün yardımcısı olan mimik, jest ve tavırlar da (beden dili) ile birlikte verilmelidir. Bunlar hiçbir zaman birbirinden ayrılmayan temel ögelerdir. Günümüzde de diksiyon bozuklukları anlaşmazlıklara, iletişim bozukluklarına yol açmakta, istenmeyen sonuçlara doğru gitmektedir. BİRİNCİ BÖLÜM GİRİŞ 1. Problem Durumu 2. Araştırmanın Amacı 3. Araştırmanın Hipotezleri 4. Araştırmanın Önemi 5. Varsayımlar 6. Sınırlılıklar 7. Tanımlar Diksiyonun tanımı ve kelime anlamı üzerinde durulmuş, bütün dünya dizilerinde olduğu gibi diksiyon etkili konuşma teknikleri ve eğitiminin okullarımızda (ilk, orta, lise, üniversite) uygulamalı verilmesi gerektiği inancını taşımaktayız. Diksiyon tarihsel gelişimi çerçevesinde dönem dönem üzerinde durulmuş, iletişimin her evresinde, kurulmasında ne denli önemli olduğu belirtilmiştir. Konuşmanın doğuşu, gelişimi ve gelişim evreleri belirlenmiş; düşüncenin de konuşma ile başlamış olmasının önemi dile getirilmiştir. Konuşmanın gelişim evreleri çerçevesinde doyumsuzluk evresi, jest evresi, dil öncesi sesleme evresi, telaffuz dilen (boğumlu) dil evresi gibi aşamalardan geçtiği anlaşılmıştır. İKİNCİ BÖLÜM Bu bölümde konuşmanın temel elkeleri, nitelikleri, konuşmacının nitelikleri, güzel konuşmada dikkatin rolü, sözlü anlatımda beden dili iletişim, dil yanlışları, ses eğitimi, nefes çalışması, sesini kullanmama nedenleri, kelime vurgusu, cümle vurgusu gibi konularda açıklamalar yapılmıştır. ÜÇÜNCÜ BÖLÜM Bu bölümde seslerin özellikleri, söyleyiş kusurları, kekemelik ve kekemeliğin giderilme yöntemleri, iyi bir konuşmacı olabilmek için neler yapılması gerektiği, şiir okuma tekniği, sesler üzerinde alıştırmalar, sesteki genel kusurları gidermeme yolları üzerinde inceleme yapılmıştır. Türkçe konuşmalarda diksiyonun çok önemi vardır. Madem ki dil kaynaktan kaynağa bilgi, kültür aktarmasını sağlayan bir sosyal olgudur, o halde dilin etkili doğru kullanılmasında gerekli özenin gösterilmesini, eğitim programında yer almasını sağlamaya yetkililerin duyarlı olmasını dilemekteyiz. Anahtar Kelimeler Diksiyon Ses Konuşma İletişim Örnek DÖRDÜNCÜ BÖLÜM Dördüncü bölümde konuşmacı ve konuşmacının seçeceği konu üzerinde bir değerlendirme yapılmıştır. Konuşmacının topluluk karşısında konuşmasının nasıl olacağı, konuşmada hangi evrelerden geçeceği belirtilmiştir. Ayrıca konuşma süresinin şeması verilmiştir. Konuşmacının özellikleri ve konuşmanın insan kişiliğini yansıttığı açıklanmıştır. Ses ve diyafram çalışmalarından söz edilmiştir. Anlatım bozukluklarının, yazım ve noktalama yanlışlarının anlatımı çok etkilediği belirtilmiştir. BEŞİNCİ BÖLÜM Beşinci bölümde yöntem özellikleri üzerinde durulmuş; araştırma modeli, evren ve örneklem, verilerin toplanması gibi ayrıntılar açıklanmıştır.
Türkçe öğretiminde (ilköğretim) program amaçlarının hedefleri gerçekleştirmedeki rolü
Bu çalışmada ikinci kademe ilköğretim Türkçe öğretim programının amaç-kazanımlarının gerçekleşme düzeyinin belirlenmesi ve Türkçe öğretim programının amaç-kazanımlarının gerçekleşme düzeyini etkileyen faktörlerin farklı değişkenlerle incelenmesi amaçlanmıştır.Araştırmada betimsel tarama modeli kullanılmıştır. Araştırmanın çalışma grubunu Aksaray ilinden rastgele seçilmiş toplam on sekiz tane köy, kasaba ve merkez okulunda öğrenimlerini sürdüren 700 ilköğretim ikinci kademe 6, 7 ve 8. Sınıf öğrencisi ve bu okullarda çalışan 50 Türkçe öğretmeni oluşturmaktadır.Araştırma sonuçlarına göre öğrenciler belirlenen amaç-kazanımlara ulaşıp ulaşamadıklarını ölçmek için hazırlanan başarı testlerinde istenilen düzeyde bir başarı elde edememişlerdir. Türkçe dersi programında yer alan belirlenen kazanımlarla ilgili erişi düzeyleri ile Türkçe dersine ilişkin tutumları arasında yüksek olarak kabul edilebilecek anlamlı bir ilişki bulunamamıştır.Anahtar Kelimeler: Türkçe Öğretimi, Türkçe Öğretim Programı, Öz-yeterlik Ölçeği, Akademik Ba?arı Testi, Tutum Ölçeği.
Ortaöğretim 9.sınıflarda dil öğretiminde drama yönteminin etkililiği
Bu arastırmada ortaögretim 9.sınıfların Dil ve Anlatım dersinde dil bilgisi konularının ögretiminde, drama yöntemi kullanılarak etkinlikler yapılmıs ve kullanılan yöntemin ögrencilerin konuları ögrenme düzeyini arttırıp arttırmadıgını incelemek amaçlanmıstır. Bu amacı gerçeklestirmek için; Kırsehir il merkezinde 2006-2007 ögretim yılında dört ortaögretim kurumunda okuyan 100'ü deney 100'ü kontrol grubu olmak üzere toplam 200 ögrenci, arastırmanın örneklemini olusturmustur. Arastırmanın modeli ise, Son-Test Kontrol Gruplu Deneme modelidir. Arastırmada, Cümle(Tümce) Bilgisi ünitesinden seçilmis Cümlenin Ögeleri konusu için drama etkinlikleri hazırlanmıstır. 08/01/2007-12/01/2007 tarihleri arasında konu, deney grubuna drama etkinlikleriyle, kontrol grubuna ise geleneksel yöntemlerle islenmistir. Konuların ögretimi bittikten sonra konularla ilgili kazanımları ölçmeyi amaçlayan 25 soruluk basarı testi her iki gruba da son test olarak uygulanmıstır. Basarı testinden elde edilen veriler bagımsız t-testiyle analiz edilmistir. Arastırmanın bulgularına göre; cümlenin ögeleri konusunda ögrencilerin ögrenme düzeyleri arasında drama yöntemiyle ders isleyen deney grubu lehine anlamlı bir fark bulunmustur. Bundan hareketle; 9.sınıfların Dil ve Anlatım dersinde dil bilgisi konularının ögretiminde drama yönteminin ögrencilerin ögrenme düzeylerini olumlu yönde etkileyecegi sonucuna varılmıstır.
İlköğretim 5. sınıf öğrencilerinin Türkçe öğretim programında belirtilen okuduğunu anlamayla ilgili kazanımlara ulaşma düzeyinin belirlenmesi
Bu arastırmada, ilkögretim besinci sınıf ögrencilerinin, ilkögretim Türkçe ögretim programındaki okudugunu almamayla ilgili kazanımlara ulasma düzeylerine; örnekleme alınan ögrencilerin sosyoekonomik durumları ve cinsiyetlerine göre kazanımlara ulasma düzeylerine bakılmıstır. Örneklemi, Ankara ili merkez ilçelerinde, ögretim programının uygulandıgı pilot okullarda ögrenim gören besinci sınıf ögrencileri olusturmaktadır. Arastırmada, ögrencilerin kazanımlara ulasma düzeylerini ölçmek için ögretim programında yer alan okudugunu anlamayla ilgili kazanımlar 43'ten 34'e indirilmis ve her kazanımın ölçülmesi için dörder soru hazırlanmıstır. Ölçegin güvenirlik ve geçerlilik çalısmaları neticesinde kazanımlara ait soru sayısı üçe düsürülmüs ölçek 102 soruyla sınırlandırılmıstır. Arastırma sonucunda elde edilen bulgulara göre, sosyoekonomik düzeyde basarı sıralaması üst sosyoekonomik, orta sosyoekonomik ve alt sosyoekonomik düzey seklinde tezahür etmistir. Üst sosyoekonomik gruba giren ögrencilerin basarı ortalaması % 87,73; orta sosyoekonomik gruba giren ögrencilerin basarı ortalaması % 87,18; alt sosyoekonomik gruba giren ögrencilerin basarı ortalaması % 79,56 seklinde ortaya çıkmıstır. Otuz dört kazanımın on üçünde orta sosyoekonomik düzeydeki ögrenciler daha basarılı olurken yirmi birinde de üst sosyoekonomik düzeydeki ögrenciler daha basarılı olmuslardır. Bütün kazanımlardaki toplam basarı puanları % 85,47 seklinde bulunmustur. Cinsiyete göre yapılan degerlendirmede ise kız ögrencilerin erkek ögrencilere oranla daha basarılı oldukları tespit edilmistir. Kızların basarı ortalaması % 87,70; erkeklerin basarı ortalaması ise % 83,21 seklindedir. Otuz dört kazanımdan 15'i kızların lehine anlamlı olarak bulunmustur. Kazanımlardan on dokuzunda yine kızlar daha basarılı olmuslar fakat bu basarı anlamlı bir fark olusturacak kadar degildir. Otuz dört kazanımdan sadece dört tanesinde erkek ögrencilerin aritmetik ortalamaları daha yüksektir fakat bu da anlamlı fark olusturacak kadar yüksek degildir.
İlköğretim 2. kademe Türkçe öğretiminde konuşma becerisinin önemi ve geliştirme yolları
ÖZET Konuşma isteği insanoğlunun yaratılışından beri var olan bir istektir. Bu beceri geliştirildiği zaman insanlar arasında iletişim daha kolay sağlanır. Konuşma becerisi küçük yaşlardan itibaren oluşmaya başlar ve örgün öğretim kurumlarında da düzenli bir şekilde geliştirilmeye çalışılır. Bu çalışmada ilköğretim ikinci kademesinde konuşma becerisinin önemi ve geliştirme yolları ortaya konmaya çalışılmıştır. Öncelikle Türkçe öğretiminin genel amaçları ve temel dil becerileri olan okuma, dinleme, yazma ve konuşma eğitimine değinilmiştir. Dil, iletişim ve konuşma kavranılan genel olarak açıklandıktan sonra konuşma becerisi çeşitleri ve unsurlarıyla ele alınmıştır. Konuşma bozuklukları ve kusurları tespit edildikten sonra konuşma ve beyin ilişkisi üzerinde durulmuştur. Konuşmanın sosyal hayatla ilişkisi üzerinde durularak ilköğretim ikinci kademe öğrencileri açısından etkili ve güzel konuşmanın önemi vurgulanmış sonra bu beceriyi etkileyen faktörler ele alınmıştır. İlköğretim ikinci kademe öğrencilerinin konuşma becerilerini geliştirmek için yapılabilecek çalışmalar konusunda öneriler sunulmuştur. Bu çalışmalar içerisinde öğrencilerin tasvir yeteneklerinin geliştirilmesi amacıyla çeşitli sözlü tasvir çalışmaları; okunulan bir kitap, seyredilen bir film veya televizyon programı üzerine konuşma; atasözlerini, özdeyişleri açıklama; öğrencilere meraklarını, yaptıkları bir nesneyi, gelecekle ilgili düşüncelerini ve ülkemizin sorunlarını anlattırma; tanışma, tanıştırma konuşması; adres sorma, adres verme; bir yeri tarif etme, telefonla konuşma, görüşme, bir kişiyi tanıtma, açış, takdim konuşmaları, canlandırma ve oyun çalışmaları yer almaktadır. Bu hazırlıksız konuşma çalışmaların yanı sıra hazırlıklı konuşmanın evreleri ve bu tarz konuşmaların nasıl yapılacağı da örneklerle açıklanmaya çalışılmıştır.