İnönü University
Enstitü

Fen Bilimleri Enstitüsü

İnönü University

791

Arşivlenen Tez

0

DOI Atanmış

0%

DOI Oranı

Arşivlenen Tez

10 Tez
DoktoraAçık ErişimTR

Histopatolojik görüntülerde tümör bölütlenmesi

Histopatolojik Görüntü bölütlenme alanı doygun bir literatüre sahipken, Evrişimsel Sinir Ağlarının (ESA) hayatımıza girmesi, motorize mikroskoplarla hasta doku yüzeylerinin yüksek çözünürlükte Tüm Slayt Görüntülerinin (TSG) elde edilmesi ve kanser enstitüleri tarafından etiketlenmiş büyük veri kümelerinin açık erişime sunulması, araştırmacıları klasik bölütleme algoritmalarından çok daha doğru sonuçlar üretebilen güncel ESA mimarilerini keşfetmeye sevk etmiştir. Meme lenf düğümlerinde meydana gelen kanserli dokuların doğru tespiti, hastalığın hangi evrede olduğunun belirlenmesinde ve uygun tedavi yönteminin planlanmasında önemli rol oynamaktadır. Ancak hastanın lenf düğümlerinden alınan doku örneklerinin boyama prosedürlerindeki farklılıklar, görüntüleme cihazının ve çekim formatının farklı oluşu, dokunun çok farklı şekil, renk ve yapılara sahip olması gibi zorluklar bölütleme işlemini zorlaştırmaktadır. Mevcut ESA mimarileri (Faster RCNN ve Mask RCNN) nesne tespit ve bölütlenmesinde büyük başarı göstermiştir. ESA'ların ana fikri evrişim ve ortaklama katmanlarını kullanarak görüntüdeki genel desenleri (ayırt edici özellikleri) aşamalı olarak ortaya çıkarmaktır. Evrişim katmanları, yerel filtre sonuçlarını birleştirerek gösterim kabiliyeti yüksek öznitelikler üretmeyi amaçlar. Ortaklama katmanı üretilen öznitelikleri özetleyerek veri boyutunun küçülmesini sağlar. Her iki katmanın yerel görüntü alanlarında çalıştığı görülmektedir. Yerel bağlama odaklanan bu mimariler görüntüdeki global bağlam bilgisini yeterince kullanamaz. Bu tez çalışmasında, histopatolojik görüntülerin bölütlenmesinde yerel ve global bağlam bilgilerini birlikte kullanabilen hibrit ESA mimarileri geliştirilmiştir. ESA mimarilerine global bağlamı yakalayabilme kabiliyetini kazandırabilmek için yerel-olmayan ağ (non-local network) modülü kullanılmıştır. Bu modül çok ölçekli ağ modeliyle birleştirilerek, düşük parametre uzayına sahip bir bölütleme mimarisi geliştirilmiştir. Bu mimariye, görüntüdeki nesnelerin sınır hatlarında iyileştirmeyi sağlayan sınır keskinleştirme modülü eklenmiş ve maliyet hesaplamasında derin denetim tekniğinin (orta katman çıktılarının maliyet fonksiyonuna dahil edilmesi) kullanımı sağlanmıştır. Önerilen hibrit mimarinin başarımı birçok farklı deneysel çalışmayla test edilmiştir. Yapılan deneysel çalışmalar sonucunda, mevcut ESA mimarileriyle elde edilen bölütleme sonuçlarına önerilen mimariyle daha hızlı ulaşılabildiği görülmüştür. Diğer bir çalışma, çözünürlük artırmak amacıyla geliştirilen çok ölçekli artık blok (Multi-Scale Residual Block, MSRB) yaklaşımının bölütleme probleminde kullanılmasını içermektedir. MSRB mimarisi iki kısımdan oluşmaktadır. Birinci kısım girdinin çok ölçekli özelliklerini elde ederken, ikinci kısım artık öznitelik haritasını üretmektedir. Her iki özniteliğin birleşimiyle yüksek çözünürlükte görüntüler üretilebilmektedir. Bu kabiliyetin bölütleme mimarisine entegrasyonu aşamasında ilk olarak bölütleme için uygun çekirdek (kernel) boyutu tespiti yapılmıştır. Belirlenen çekirdek boyutlu mimariye Atrous Uzaysal Piramit Ortaklama (Atrous Spatial Pyramid Pooling, ASPP) modülünün etkisi araştırılmıştır. Düşük hiperparametre sayısına sahip mimarinin yüksek bölütleme başarımı sergilediğini mIoU ölçütü incelenerek görülmüştür. Son olarak dikkat mekanizmalarının bölütleme doğruluğu üzerindeki etkisi incelenmiştir. Geliştirilen bölütleme mimarileri çok ölçekli bir yapıya sahip olduğu için dikkat mekanizmaları her ölçeğe ayrı uygulanmıştır. Böylece mimari tarafından elde edilen yerel ve global bağlam bilgilerinde odaklanılacak bölgenin vurgulanması, arka planın baskınlaştırılması sağlanarak belirli bir bölgeye dikkatin çekilmesi sağlanmıştır. Önceki mimarilerde olduğu gibi parametre uzayının düşük tutulmasıyla bölütleme işleminin hızlı olması hedeflenmiştir. Elde edilen başarım sonuçları mevcut bölütleme mimarileriyle kıyaslanmıştır. Sonuç olarak, meme kanseri tespiti alanında histopatolojik görüntülerin daha hızlı ve daha doğru bölütlenmesi için literatüre üç farklı mimari kazandırılmıştır.

Görüntü bölütleme
Zehra Bozdağ
İnönü University · Fen Bilimleri Enstitüsü
2021
00
Yüksek LisansAçık ErişimTR

Güneş enerjisi dağıtım sistemlerinde pv-statcom'un etkilerinin incelenmesi

Fosil yakıt kaynaklarının gittikçe azaltmakta olması ve çevreye olan zararlı etkilerinden dolayı, son yıllarda yenilenebilir enerji sistemlerine olan ilgi artmıştır. En çok kullanılan yenilenebilir enerji türleri rüzgar, güneş, hidroelektrik ve jeotermal enerji sistemleri tarafından üretilir. Türkiye'de son yıllarda rüzgar enerjisinden sonra en çok tercih edilen yenilenebilir enerji kaynağı olarak güneş enerjisi üzerine çalışmalar yoğunlaşmıştır. Güneş ve rüzgar enerjisi sistemlerinde kullanılan STATCOM, son zamanlarda tercih edilen reaktif güç kompanzasyonu ve gerilim kontrolü için sıkça kullanılan bir eleman olma yoluna girmiştir. Bu çalışmada, bir güneş enerjisi santralinde STATCOM elemanından yararlanarak dağıtım hattında gerilim regülasyonu ve reaktif güç değişimi incelenmiştir. Güneş enerjisi santrali ve STATCOM içeren sistemin, MATLAB ortamında benzetimi yapılmıştır. STATCOM kontrolünde Bulanık Mantık ve PI denetleyici kullanılmıştır. Çalışmanın sonucunda, STATCOM'un sistem performansını artırabileceği, gerilim düzenleyici olarak kullanılabileceği ve reaktif gücü dengeleyebileceği belirlenmiştir. Ayrıca STATCOM'un aktif gücü kararlı bir şekilde sağlayabileceği ve reaktif güç kompanzasyonu için reaktif güç alışverişini oldukça kısa bir sürede gerçekleştirdiği gözlenmiştir. Anahtar Kelimeler: Güneş Enerjisi, PI Denetleyici, STATCOM, Bulanık Mantık

Elektrik dağıtım sistemleriElektrik enerji sistemleriElektrik güç sistemleri
Ayşenur Oymak
İnönü University · Fen Bilimleri Enstitüsü
2021
00
DoktoraAçık ErişimEN

Determination of the structural, optical and electrical characteristics of InSe/rubrene, CIS/rubrene, CIGS/rubrene, InSe/coronene, CIS/coronene, CIGS/coronene heterojoints growth on ITO glass

In this study, we coated InSe CIS and CIGS thin films on the glass/ITO substrate by electrochemical coating method. We divided the thin films obtained into two groups and annealed one groups. We separately examined the stuctural, surface and optical properties of both non-annealed and annealed thin films. Later we separately coated rubrene and coronene organic semiconductor compounds on the annealed and non-annealed glass/ITO/InSe, glass/ITO/CIS and glass/ITO/CIGS thin films by PVD method. We investigated the structural, surface and optical properties of the heterojoints obtained and the electrical properties in dark and light environments by taking In (indiyum) contacts to these heterojoints. From the XRD analysis, it was seen that InSe thin film contains InSe and In2O3 phases, annealed InSe thin film contains InSe, In6Se7 ve In2(SeO4)3 phases, CIS thin film contains CuInSe2, (Cu2Se)x(In2Se3)1-x, In2Se3, CuSe and InSe, annealed CIS thin film contains Cu0,28In1,72Se2,72, In2O3, (Cu2Se3)x(In2Se3)1-x, CuO and CuSe phases, CIGS thin film contains CuGa2O14Se4, CuGa0,6In2,4Se5, In2O3, CuIn3Se5, In4Se3, CuGa2O4 and CuO phases, annealed CIGS thin film CuGa0,6In0,4Se2, CuGa0,6In2,4Se5, InSe, In6Se7. Surface morphology of films were examined with AFM, SEM and EDS. From the UV-Vis analysis, the band gap values and transmitance values at 400 nm-700 nm of thin films were determined. In I-V characterization performed in dark and light environments, it was observed that all of the heterojoints were light sensitive and some films showed rectifier characteristics.

Fatih Ünal
İnönü University · Fen Bilimleri Enstitüsü
2021
00
Yüksek LisansAçık ErişimTR

Veriler arasındaki ilişkilerin belirlenmesi ve Bayes ağının oluşturulması

Bu tez çalışmasında, veriler arasındaki ilişkiler istenilen şartlara göre filtreleme yapılarak belirlenmiş, Bayes Ağı oluşturulmuş, sonuçların doğruluk oranları hesaplanmıştır. Veriler arasındaki ilişkiler belirlenirken ve Bayes Ağı oluşturulurken Naive Bayes fonksiyonu ve Tepe Tırmanma Algoritması kullanılmıştır. Ardından veri setinden istatistiki bilgiler elde edilmiştir. Bir verinin özelliklerinden yola çıkarak sonucun gerçekleşmesinin olasılıksal hesabı , verilerin birbirleriyle aralarındaki koşullu olasılıkları açıklanmıştır. İleriki bölümlerde gereken teknikler ve kullanılan yöntemler açıklanmış, veriler arasındaki ilişkilerin olasılık hesabı Tepe Tırmanma Algoritması ile bulunmuş ve ilişkilere ait Bayes Ağ yapısı graf olarak çizdirilmiştir. Matematiksel hesaplamalardan oluşan bu teknikler ve yöntemler RStudio çalışma ortamı ve R dili ile yazılan kod satırları ile gösterilmiştir. Oluşturulacak graf da RStudio kütüphanesinden faydalanılarak kod satırları ile gösterilmiştir. Böylece veriler arasındaki ilişkiler sayısal ve görsel olarak gösterilmiştir. Özelliklerin her birinin koşullu olasılıkları çizelgeler şeklinde gösterilecektir. Bir başka deyişle, özelliklerin bağlı olduğu niteliğe göre gerçekleşme ihtimali hesaplanmıştır ve bu hesaplanan değer sınıf olarak adlandırılan niteliğe göre elde edilmiştir. Sonrasında özelliklerin birbiri ile olan koşullu olasılık değerleri hesaplanmış ve sonuçları gösterilmiştir. Sonuç olarak, örnek bir veri setiyle Bayes Ağının oluşturulması bulgularıyla anlatılmıştır.

Elif Aslı Oymak
İnönü University · Fen Bilimleri Enstitüsü
2021
00
Yüksek LisansAçık ErişimTR

LaCaMnO ve LaAgMnO bazlı kompozit perovskite manganitlerin yapısal, manyetik ve manyetokalorik özellikleri

Manyetokalorik etki (MCE), değişen manyetik alan sonucu manyetik malzemenin entropisinin değişmesiyle malzemenin ısınması ve soğuması olayıdır. Bu etki manyetik malzemelerin detaylandırılması neticesinde manyetik soğutma teknolojisinin gelişmesini sağlamaktadır. MCE değeri olarak iyi sonuçlar veren perovskite manganitler bu çalışmalarda kullanılan manyetik malzemeler olmuştur. Bu tez çalışmasında La0.7Ca0.3MnO3 ile La0.7Ag0.3MnO3 perovskite manganite numuneleri katıhal reaksiyon yöntemi kullanılarak üretilmiştir. Elde edilen bileşenler ile %75 La0.7Ca0.3MnO3 +%25 La0.7Ag0.3MnO3, %50 La0.7Ca0.3MnO3 +%50 La0.7Ag0.3MnO3 ve %25 La0.7Ca0.3MnO3 +%75 La0.7Ag0.3MnO3 kompozitler oluşturularak onların yapısal, manyetik ve manyetokalorik özellikleri incelenmiştir. %50 La0.7Ca0.3MnO3 +%50 La0.7Ag0.3MnO3 ve %25 La0.7Ca0.3MnO3 +%75 La0.7Ag0.3MnO3 kompozitlerin, tez konusunun da temel hedefi olan oda sıcaklığı civarında geniş bir sıcaklık aralığında yüksek MCE gösteren malzemeler için, ümit vaad ettiği gösterilmiştir.

Elektromanyetik geçişlerFerromanyetikParamanyetik maddeler
Nurefşan Yiğiter
İnönü University · Fen Bilimleri Enstitüsü
2021
00
Yüksek LisansAçık ErişimTR

Öklidyen uzayların helis altmanifoldları üzerine

Bu tez, altı alt bölümden oluşmuştur. İlk bölümde literatör taraması yapılırken, ikinci bölümde ana konuya temel olan tanım ve teoremler verilmiştir. Üçüncü bölümde, öncelikle Rn deki helis hiperyüzeyleri incelenmiştir. Birim hızlı düzlemsel bir eğriden elde edilen helis hiperyüzeyi için eğriliklere bakılmış, ardından R3 te verilen eğrilerin Darboux çatıları göz önüne alınarak incelemeler yapılmış ve Rn deki helis hiperyüzeylerinin Gauss dönüşümü verilmiştir. Dördüncü bölümde, Yüksek Boyutlu Öklid Altmanifoldları başlığı altında Öklidyen uzayların helis altmanifoldları çalışılmıştır. Ayrıca bu bölümde, helis altmanifold kavramı verilmiş ve bu manifoldların çarpımı incelenmiştir. Beşinci bölümde, helis altmanifoldların yapısına bakılmış ve minimal regle helisler çalışılmıştır. Son bölümde ise, helis hiperyüzeyleri ve düzlemsel eğrilerin tensör çarpımlarının karakterizasyonlarına yer verilmiştir.

Musab Safa Özkan
İnönü University · Fen Bilimleri Enstitüsü
2021
00
Yüksek LisansAçık ErişimTR

Osseoentegrasyon ve antibakteriyel özellikleri artırılmış titanyum implantların üretilmesi

Bu çalışma kapsamında; titanyum ve titanyum alaşımlı kaplamalardaki sorunların çözümüne güçlü bir alternatif oluşturabilme yönünde; yara iyileşimi, kemik doku oluşumu yanında biyomedikal ürün sektöründe yaygın ve etkili bir kullanım alanına sahip olabilecek, antibakteriyel ve osseoentegrasyon özellikleri arttırılmış titanyum implantlar elde edildi. Öncelikle, titanyum yüzeylerinde nano hidroksiapatit (nHA) yapıları büyütüldü, bu yapıların eldesinde sol-jel ve tabaka-tabaka "lbl" tekniği kullanıldı. Gözenekli olarak elde edilen bu yapılar içerisine E. coli K4 suşundan üretilen kondroitin sülfat eklendi. Elde edilen bu kaplamaların yüzey ve morfolojik özellikleri, atomik kuvvet mikroskobu (AFM), sıvı temas açısı ölçümleri ve taramalı elektron mikroskobu (SEM) ile yapıldı. Kimyasal içerik fourier dönüşümlü kızıl ötesi spektroskopisi (FTIR) ve enerji yayılımlı x-ışını analizi (EDX) yöntemi kullanılarak belirlendi. Elde edilen yüzeylerin morfolojik karakterizasyonları, atomik kuvvet mikroskobu (AFM) ve taramalı elektron mikroskobu (SEM) ile belirlendi. Kimyasal içerik ile ilgili analizler X ışını fotoelektron spektroskopisi (XPS) ve X ışını kırınım yöntemi (XRD) kullanılarak gerçekleştirildi. Antibakteriyel ve biyouyumluluğu belirlemede sırasıyla oldukça yaygın kullanılan broth mikrodilüsyon ve MTT yöntemleri kullanıldı. İmplantın osseoentegtasyon özellikleri ise in vivo deneysel hayvan çalışması ile gerçekleştirildi. Çalışma sonuçlarının histo-patolojik değerlendirmesi ile de üretilen biyomalzemenin canlı doku ile uyumu değerlendirildi. Değerlendirme sonuçlarına göre proje sonucu tasarlanan implant yüzey kaplama ürününün; antibakteriyel, biyouyumlu osseoentegrasyonu geliştirerek hasta refahına katkı sunan ortopedik ve diş implant yüzey kaplamlarında yaygın bir kullanım potansiyeli göstereceği aşikardır.

Dental implantasyon-subperiostal
Hamit Turgut Durmaz
İnönü University · Fen Bilimleri Enstitüsü
2021
00
DoktoraAçık ErişimTR

Olivin bazlı şarj edilebilir pillerin üretimi ve elektrokimyasal performanslarının geliştirilmesi

Bu doktora tezinde elektriksel aygıtlarda kullanılmak amacıyla lityum ve sodyum bazlı katot malzemeleri üretildi. Üretimi yapılan katot malzemeleri için katıhal reaksiyon yöntemi kullanıldı. Saf LiFePO4 ve NaFePO4 katot malzemeleri üretildi ve daha sonra Rutenyum (Ru) ve Holmiyum (Ho) elementi katkılaması yapıldı. LiFe1-xRuxPO4 katot malzemesi için (x=0, 0.01, 0.03, 0.05, 0.07, 0.09, 0.12) oranları kullanıldı. LiFe1-xHoxPO4, NaFe1-xRuxPO4 ve NaFe1-xHoxPO4 katot malzemeleri için (x= 0, 0.01, 0.03, 0.05, 0.07) oranları kullanıldı. Sentezlenen katot malzemeleri için % 99 saflıkta Li2CO3, FeC2O4.2H2O, NH4H2PO4, Na2O2, RuO2 ve Ho2O3 metal tozlarına %10 glikoz (C6H12O6) katılarak homojen olarak karıştırılması sağlandı. Bu karışımın daha iyi çözülmesi için 3 gr olarak üretilen malzemede her bilyalı öğütme işlemi sırasında 2-3 ml aseton ilave edildi. Daha sonra kütlece 1/4 oranında çelik bilyeler ilave edilerek 350 rpm hızında 5 saat homojen olarak karıştırıldı ve ardından 60 0C 'de 1 gün etüvde kurutulması sağlandı. Katot malzemeleri için 350 0C 'de 10 saat dakikada 5 0C ısıtma ve soğutma hızında % 7 saflıkta H2/Ar gazı ortamında kuvars tüpünde birinci ısıl işlem yapıldı. Bu işlemin ardından tekrar 2-3 ml aseton ilave edilerek 500 rpm hızında 5 saat tekrar bilyalı öğütme işlemi yapıldı. Daha sonra son ısıl işlem 650 0C sıcaklıkta 12 saat dakikada 5 0C ısıtma ve soğutma hızı uygulanarak üretim tamamlandı. Üretimi yapılan bu katot malzemelerinin fiziksel karakterizasyonu ve bu katot malzemelerinin CR2032 jeton pil haline getirilerek elektrokimyasal özellikleri incelenmiştir. Ru ve Ho katkılı LiFe1-xMxPO4 ve NaFe1-xMxPO4 (M=Ru, Ho) katot malzemelerinin XRD analizlerinde safsızlık fazları oluşmamıştır. Katot malzemelerinin Ru ve Ho katkılama miktarına bağlı olarak etkin manyetik momentleri artmıştır. Katot malzemelerinden üretilen jeton pillerin şarj edilebilir oldukları CV analizlerinden anlaşılmıştır. Li-iyon pillerde x=0.07 oranı için 147.58 mAh/g kapasite değeri elde edilmiştir. Pillerin 100 döngü sonunda kapasite değerlerinin kararlı olduğu anlaşılmıştır. Na-iyon pillerde yapılan Ru ve Ho katkılama ile birlikte kapaside değerleri azalmıştır. Ru katkılı Li-iyon pillerde elde edilen başarı sonucunda bu pillerin ticari olarak kullanılması için büyük ümit vaat etmektedir.

Abdurrahman Yolun
İnönü University · Fen Bilimleri Enstitüsü
2021
00
Yüksek LisansAçık ErişimTR

Fisyon reaktör tasarım optimizasyonları için üç boyutlu nötronik hesaplamalar

Bu tez çalışmasında, reaktör koru 8×8 tipinde kare kafeslere bölünerek üç boyutlu kaynar su reaktörünün (BWR) modellemesi Monte Carlo metodu kullanılarak tasarlanmıştır. Kare kafesler dört küçük kare bölgeye ayrılıp her kare bölge 7×7 tipinde küçük kare kafeslere bölünmüştür. Bu çalışmada tasarlanan BWR'de yakıt olarak NpO2 ve NpF4 yakıt çubukları, yakıt zırhı olarak Zr-2 ve SiC ve soğutucu olarak su kullanılmıştır Tasarlanan BWR modellemesinde %0,2–1 oranlarında NpO2 ve NpF4 yakıt çubukları, Zr-2 ve SiC yakıt zırhları için keff, fisyon enerjisi ve depolanan ısı enerjisi nötronik değerleri hesaplanmıştır. MCNPX-2.7.0 Monte Carlo metodu ve ENDF/B-VII.0 nükleer veri kütüphanesi kullanılarak BWR sisteminin üç boyutlu modellemesi tasarlanmıştır. Tasarlanan BWR modellemesinde yakıt yüzdeleri arttıkça nötronik değerlerinde arttığı görülmüştür. Yapılan nötronik hesaplamalar sonucunda SiC zırhlı NpO2 yakıt çubuğunun BWR reaktörü için daha elverişli olduğu sonucuna ulaşılmıştır. Anahtar Kelimeler: BWR, Nötronik Değerler, MCNPX-2.7.0, ENDF/B-VII.0

Selcan İnal
İnönü University · Fen Bilimleri Enstitüsü
2021
00
Yüksek LisansAçık ErişimTR

Endüstriyel atıkların geopolimerler eldesinde kullanılabilirliği ve karakterizasyonu

Bu çalışma ile farklı endüstriyel atıkların geopolimer eldesinde kullanılabilirliğinin incelenmesi amaçlanmıştır. Bu amaçla termik santrallerin atığı olan uçucu külden yararlanılarak oluşacak malzemeler için farklı süreler, sıcaklıklarda ve oranlarda deneysel işlemler gerçekleştirilmiştir. Sodyum hidroksit ve sodyum metasilikat alkali çözeltilerinin geopolimer eldesindeki etkinliği farklı oranlar kullanılarak incelenmiştir. Kayısı reçinesi, kayısı kabuğu, bentonit ve kilin geopolimer eldesinde kullanımı ve etkilerine bakılmıştır. Elde edilen farklı özellikteki geopolimerlerin karakterizasyonu XRD, FTIR, SEM analizleri ile yapılmıştır. Bu analizler ile yapıdaki fonksiyonel gruplar amorf ve kristal yapılar belirlenmiştir. TiO2'in geopolimer yapı üzerindeki etkisi incelenip, fotokatalitik özelliği araştırılmıştır. Aynı çalışma kapsamında kinetik modeller incelenmiştir. Yapılan çalışmalar sonrasında TiO2 ile etkin yapıların fotokatalitik etki gösterdiği, yalancı ikinci mertebe kinetik modele uyduğu saptanmıştır. Adsorpsiyon deneyleri sonrasında % 80 nin üzerinde metilen mavisi giderimi hesaplanmıştır. Elde edilen geopolimerlerin fiziksel dayanımı yüksek olanların yapı malzemesi olarak kullanılabileceği, adsorban karakteri yüksek olan örneklerin ise özellikle atık gideriminde kaplama malzemesi olarak kullanılabileceği belirlenmiştir.

Abdulkadir Bakırdöven
İnönü University · Fen Bilimleri Enstitüsü
2021
00