
376
Arşivlenen Tez
0
DOI Atanmış
0%
DOI Oranı
Arşivlenen Tez
Personel güçlendirmenin iş tatmini üzerine etkisi: İstanbul otelcilik sektörü araştırması
Bu çalışmada emeğe dayalı bir sektör olması ve insan kaynağının diğer sektörlere göre daha fazla önem arz ettiği düşünülen hizmet sektörünün bir alt bileşeni konumundaki otelcilik sektöründe personel güçlendirmenin iş tatmini üzerindeki etkileri araştırılmıştır. Bu araştırma kapsamında ilgili literatür eleştirel boyutta detaylı bir şekilde incelenerek araştırmaya ikincil veriler ışığında teorik arka plan oluşturulmuştur. Oluşturulan teorik arka plan tez içerisinde toplam üç bölümden oluşmaktadır. Birinci bölümde personel güçlendirme konusu, ikinci bölümde iş tatmini konusu detaylı bir şekilde incelenmiştir. Son bölüm olan uygulama safhasına ilişkin verilerin analiz edilerek yorumlandığı uygulama bölümünde ise otelcilik sektörü çalışanları üzerinde birincil veriler elde etmek üzere gerçekleştirilen anket uygulamasının detaylı analizi bulunmaktadır. Anketlerden elde edilen veriler sistematik bir şekilde düzenlenerek sonuç bölümünde yorumlanmıştır. Araştırmanın sonuçlarına göre otelcilik sektöründe personel güçlendirmenin iş tatmini üzerinde olumlu bir etkisi olduğu kanısına varılmıştır. Anahtar Kelimeler: Personel Güçlendirme, İş Tatmini, Konaklama İşletmeleri.
Sağlık hizmetlerinde toplam kalite yönetim anlayışının araştırılması ve İstanbul ilinde faaliyet gösteren bir hastanede uygulanması
Küreselleşme ile birlikte dünyada çok önemli değişimler yaşanmıştır. Uluslararası arenada rekabet edebilmek için, ilk sırada ekonomi olmak üzere ülkelerin her alanda güçlü olmaları gerekmektedir. Ülkemizin uluslararası arenada hedefine ulaşabilmesi, rekabet etme gücünü artıran faaliyetleri hızlandırması ile mümkün olacaktır. Bu doğrultuda Toplam Kalite Yönetimi çalışmaları ilk sırada yer almaktadır. Günümüz şartlarında her alanda yaşanan hızlı değişimlere bağlı olarak insan ihtiyaçları ve beklentileri de sürekli değişiklik göstermektedir. İnsanlar ihtiyaçları ve beklentileri karşılığında ise aldıkları hizmetin kaliteli olmasına önem vermektedirler. Sağlıkta kalite kavramı ise insanların en çok önem verdiği alanların başında gelmektedir. Hasta tedavi ve bakım hizmetlerinde yeni gelişim ve değişimlerin oluşması ile birlikte, insanların tedavi süresinin kısa olması yönündeki istekleri, daha sağlıklı ve daha uzun yaşama istekleri ve sağlıklarını koruma yönünde olan çabalar, insanlara sunulan sağlık hizmetlerinde kalitenin önemini ortaya çıkarmıştır. İnsanlara sunulan yetersiz ve hatalı sağlık hizmetleri ve bu hizmetlerin insanların hayatına olan etkileri sağlık hizmetlerinde kalitenin öneminin artmasına neden olmaktadır. Buradan hareketle sağlık hizmetinin ne şekilde sunulduğu ve daha kaliteli sağlık hizmetinin nasıl sunulabileceğine ait sorulara cevap bulunması gerekmektedir. Çünkü sağlık hizmetleri sunulurken gerçekleşmiş olan hatanın geri dönüşü yoktur. Sağlık hizmeti veren kuruluşların daha kaliteli hizmet sunabilmeleri ancak tüm sağlık personelinin sağlık hizmetleri hakkında eğitim almaları ile ve konusunda eğitimli kişilerden oluşması ile mümkündür. Bu konuda sağlık hizmetlerinin sunumunda uygulanan puanlama yönteminin kullanılmaması yönünde öneriler bulunmaktadır.
Türkiyede kamu kurumlarında çalışanların mobbing algıları üzerine bir araştırma
Mobbing çağımızın en büyük işyeri hastalığıdır.Mobbing mağduru,mobbinci,izleyici kitlelerinin oluşturduğu bu hastalık işletmelerin performanslarını düşürmekte ve insan kaynakları politikalarının uygulanmasını imkansızlaştırmaktadır. Mobbingin Kamu sektöründe varlığını tesbit etmek için yaptığımız bu araştırmanın sonuçları genel görünümü ifade etmektedir.Yapmış olduğumuz analizler rasyonel ölçütlerle yorumlanmış olup bireysel kanatlerden çok kişilerin davranışına yönelik tutumlardan oluşmaktadır.Mobbing evreleriyle ,uygulanma biçimiyle modern çağın hasta çocuğudur.Bu çocuk büyümeden önlem alınmalı ve karşı koyma tepkileri topluca oluşturulmalıdır.
Hizmet sektöründe kalitenin önemi ve uygulanabilirliğinin araştırılması
Bireylerin kalite hususuna ait beklentilerinin sürekli gelişmesi ve değişmesi ile birlikte kalite, hizmet veren tüm kuruluşlarda olduğu gibi, otel işletmeciliği yapan kuruluşlar için de vazgeçilmez bir rekabet unsuru haline gelmiş ve stratejik bir kavram olmuştur. Otel işletmeciliği yapan kuruluşlar, ürünlerde meydana gelen çeşitliliklerin artması ve müşteri doyumunun ulaştığı noktada, rakip kuruluşlardan üstün olabilmek ve varlıklarını devam ettirebilmek adına misafirlerinin beklentilerine yönelik olan bir kalite anlayışı geliştirmek ve benimsemek durumunda kalmışlardır. Bu araştırmanın amacı; hizmet alanında faaliyet gösteren otel işletmesi müşterilerinin mükemmel bir hizmet şirketinden beklentileri ile otel hakkındaki tutumlarını karşılaştırılarak; bu durum ve algılamalar ile ilgili bir fark bulunup bulunmadığını ortaya koymak çalışılmaktadır. Araştırmada elde edilen veriler SPSS (Statistical Package for Social Sciences) for Windows 22.0 programı kullanılarak analiz edilmiştir. Verilerin değerlendirilmesinde tanımlayıcı istatistiksel yöntemleri olarak sayı, yüzde, ortalama, standart sapma kullanılmıştır. Demografik değişkenler ile kalite algıları arasındaki ilişkileri belirlemek üzere ki-kare analizi uygulanmıştır. Elde edilen bulgular %95 güven aralığında, %5 anlamlılık düzeyinde değerlendirilmiştir.
İşçi Sağlığı ve İş Güvenliği uygulamalarının iş kazalarını önlemedeki rolü
Sağlıklı, güvenli çalışma konusundaki bilinçsizliğin ve eğitimsizliğin iş kazalarının en önemli nedenleri olduğu ve bunların önlenebilir nitelikte oldukları yapılan araştırmalarda ortaya çıkmıştır.İşçi Sağlığı ve İş Güvenliği dinamik bir süreçtir ve İSG Uygulamalarının bu süreçteki etkisi her zaman sorgulanmalı, uygulamalarının geçmişten günümüze gelişimi ile günümüzde Türkiye'de ve dünyada gelinen durumda mevcut uygulamalar incelenmelidir.İşçi Sağlığı ve İş Güvenliği Uygulamalarının ülkeler arası/kurumlar arası farklılıkları veya varlık/yoklukları karşılaştırıldığında elde edilmiş istatistiksel çalışmalarla ilişkilendirilerek uygulamaların iş kazalarını önlemedeki rolüne ilişkin geçerli sonuçlara varılacaktır.Elde edilen sonuçlarla İş Sağlığı ve İş Güvenliği Uygulamalarının eğitimlerle oluşturulan güvenlik kültürü sayesinde ne denli önemli olduğu ya da çalışma yerlerinin güvenli bir ortama dönüştürülmesi konusunda nasıl bir farkındalık yarattığı çok daha iyi görülebilecektir.
Türk tersane işletmelerinde yaşanan iş güçlüklerinin işgücü devir oranı açısından değerlendirilmesi
Bu çalışmada, Türk tersane işletmelerinde yaşanan iş güçlüklerinin işgücü devir oranı üzerine etkisi konusu ele alınmıştır. Tersanelerde yapılan işler, iş güvenliği ve işçi sağlığı açısından çok önemli riskler taşımaktadır. İş kazaları ve bu kazalarda yaşanan can ve mal kayıpları ile tersane çalışanlarının karşılaştıkları meslek hastalıkları başta olmak üzere, Tersane işletmelerinin iş tanımlarının geniş yelpazede ve çoğunlukla kar merkezli amaç gütmesinden dolayı tersane çalışanlarının işgücü devir oranı üzerinde önemli etkisi olduğu değerlendirilmektedir. Sektördeki mevcut durum, tersane işçilerinin sosyal, kültürel ve ekonomik durumları, yaşanan sorunlar ve bunların giderilmesi hususunda yasal mevzuatlar da dahil olmak üzere işletmelerde ele alınan konular incelenmiştir. Tezde; literatür tarama, yorumlama ve gözlem gibi nitel araştırma teknikleri kullanılmıştır. Çalışmada elde edilen sonuçlara göre, Türk tersane işletmelerinde işgücü devir oranını etkileyen temel faktörler; işçi sağlığı ve güvenliği sorunları, sendikal hak ve özgürlüklerden yoksunluk, tersane işçilerinin sosyal ve ekonomik sorunları, kalifiye ve eğitimli işgücünün eksikliği, istihdam ve verimlilik sorunları, taşeron işçi oranının yüksekliği ve çalışma koşullarının ağırlığı ve işletme içi iletişim eksikliği olarak tespit edilmiştir.
Türkiye denizcilik sektörünün mevcut durumu, sorunları ve çözümlerine yönelik teklifler
Bu tez çalışmasında Türkiye Denizcilik Sektörünün mevcut ekonomik göstergeler ve elde edilen istatistiksel veriler ışığında analizinin yapılarak mevcut sorunlarına yönelik çözüm önerileri ve alınabilecek tedbirlerin ortaya konulması amaçlanmıştır. Ancak Denizcilik Sektörü ile Küresel ve Ülke ekonomisinin ayrılmaz bir bütün olduğu ve birbirlerini doğrudan etkiledikleri gerçeğinden yola çıkılarak sektörün analizinden önce ekonomik bir analize ihtiyaç duyulmuştur. Birinci ve ikinci bölümde Dünya ve Türkiye ekonomisinin analizleri ile denizcilik sektörünün çeşitli kaynaklardan elde edilen verilere göre detaylı bir analizi yapılmış ve mevcut verilere göre ileriye dönük olarak tahminlerde bulunulmuştur. Yapılan analiz kapsamında IMF verileri, düzenli yayınlanan Platou Report verileri, Deniz Ticaret Odası yayınları ve Ulaştırma Denizcilik ve Haberleşme Bakanlığı ile diğer Bakanlıkların yayınları değerlendirilerek küresel ekonominin ve denizcilik sektörünün analizi yapılmıştır. Çalışmada sektör ile ekonomik göstergeler arasındaki bağlantılar özellikle değerlendirilmiştir.Üçüncü bölümde düzenlenen panellerde konu olan, Devlet Teşkillerinin ileriye dönük planlamalarında bulunan ve Deniz Ticaret Odası tarafından ilgili Bakanlıklara teklif götürülen sorunlar ortaya konarak çözümlerine yönelik teklifler sunulmuştur.Sonuç Bölümünde Türkiye Denizcilik Sektörünün genel bir değerlendirilmesi yapılmış ve önümüzdeki yıllara yönelik tavsiyelerde bulunulmuştur.
Bina ve tesis yönetiminde iş sağlığı ve güvenliği uygulamalarının önemi
Bina ve tesis yönetimi özellikle büyük şehirlerde nüfusun artması ve taleplerin değişmesi ile birlikte önem arz eden bir konu haline gelmiştir. Nitelikli bina projeleri, profesyonel yönetim hizmetleri ihtiyacını gündeme getirmiştir. Apartman/bina/sitelerde teknolojinin daha yoğun kullanılmasına paralel olarak tasarımların da modernleştiği görülmektedir. Aynı zamanda, profesyonel yönetim sistemlerinin uygulanmakta olduğu konutlar, satış aşamasında vaad edilen hizmetlerin sorunsuz sağlanması ve sosyal aktivitelerin kalitesi sebebiyle, hem yatırım hem de yaşam amaçlı olarak yerli ve yabancı yatırımcıların ilgi odağı haline gelmiştir. Entegre tesis yönetiminin kapsamı tüketicilerden gelen talepler doğrultusunda gelişmiş, concierge hizmetlerinin de eklenmesiyle evlerde otel konforu sunulmaya başlanmıştır. Bina ve tesis yönetimi hizmetleri, kişilerin hayatlarını kolaylaştırıp konfor alanlarını genişletirken tehlikeli/çok tehlikeli işler kapsamına giren hizmetleri de bünyesinde barındırmaktadır. Bu noktada günümüzde birden fazla iş kategorisinin bulunduğu bina ve tesis yönetimi sürecinde iş sağlığı ve güvenliği uygulamaları üzerinde önemle durulması gereken bir konu haline gelmiştir. Bu tez kapsamında bina ve tesis yönetimi sürecinde karşılaşılabilecek riskler, kazalar, meslek hastalıkları üzerinde durulacak ve alınması gereken önlemler 6331 Sayılı İş Sağlığı ve Güvenliği Kanunu çerçevesinde değerlendirilecektir.
Kentte ve kırsalda yetişmiş ortaokul öğrencilerinin benlik saygısı ile saldırganlık düzeylerinin incelenmesi
Araştırmanın temel amacı, kentte ve kırsalda yetişmiş ortaokul öğrencilerinin benlik saygıları ile saldırganlık düzeyleri arasındaki ilişkiyi ortaya koymaktır.Araştırmanın diğer bir amacı da, çeşitli değişkenler açısından öğrencilerin benlik saygısı düzeyleri ile saldırganlık düzeylerinin değişip değişmediğini ortaya koymaktır. Araştırmanın modeli ilişkisel tarama modelidir. Bu modelde iki ya da daha çok değişkenin birbiriyle olan ilişkisi incelenmektedir. Araştırmaya 212 kız ve 205 erkek olmak üzere toplam 417 öğrenci katılmıştır. Örneklem seçimi yapılırken tabakalı örnekleme yoluyla okullar belirlenmiş ve öğrenciler seçkisiz olmayan örnekleme yöntemlerinden uygun örnekleme yöntemi ile belirlenmiştir. Veriler kişisel bilgi formu, benlik saygısı ölçeği, saldırganlık ölçeği ile toplanmıştır. Veriler SPSS 21 paket programı yardımı ile analiz edilmiştir. Kolmogorov Smirnov testi, Mann Whitney U testi, Kruskall Wallis H testi kullanılarak veriler analiz edilmiştir. Benlik saygısı ile saldırganlık düzeyleri arasındaki ilişkiyi test etmek içi ise Spearman korelasyon katsayısı hesaplanmıştır Benlik saygısı ile yaş ilişkisi bakımından kentte anlamlı sonuç bulunamamıştır. Cinsiyet, kardeş sayısı, anne eğitim durumu, baba eğitim durumu ile benlik saygısı arasında anlamlı bir ilişki bulunamamıştır. Anne babası birlikte ve sağ olan öğrencilerin benlik saygıları daha yüksek bulunmuştur. Akademik Başarı algısı yükseldikçe benlik saygısının da arttığı belirlenmiştir. Kardeş sayısı, baba eğitim durumu, sosyo-ekonomik durum algısı, anne baba birliktelik durumu ile genel saldırganlık arasında anlamlı farklılık bulunmamıştır. Genel saldırganlık ile benlik saygısı arasında negatif yönlü anlamlı ilişki bulunmuştur. Saldırganlığın alt boyutlarına bakıldığında ise kırsalda atak, sinirli, negatif saldırganlıkta erkeklerin kızlara göre daha saldırgan olduğu belirlenmiştir. Anne eğitim durumunun yükselmesiyle saldırganlığın da arttığı bulunmuştur. Kentte yetişen öğrencilerde akademik başarı algısı yükseldikçe saldırganlık azalmaktadır. Araştırma sonucunda benlik saygısı ile saldırganlık düzeyi arasında anlamlı farklar olduğu sonucuna ulaşılmıştır. Bu farka göre benlik saygısı azaldıkça saldırganlık artmaktadır.
Erkek eşcinsel bireylerde sosyal ve duygusal yalnızlığın araştırılması
Bu araştırmanın amacı, erkek eşcinsel bireylerin yaşadıkları sosyal ve duygusal yalnızlığı, yalnızlığa yükledikleri anlamları, yalnızlıkla baş etme stratejilerini ve sosyal desteklerini araştırmaktır. Bu araştırmada nitel ve nicel araştırma yöntemlerinin birlikte kullanılmasına dayanan Karma Yöntem (Mixed Method) araştırmasına ve Gömülü (Embedded) Desen Yöntemine başvurulmuştur. Nitel araştırma yöntemleri araştırmada, ağırlıklı olarak kullanılmış bunun yanı sıra araştırma verilerinin desteklenmesi ve teyit edilmesi amacı ile nicel araştırma yöntemlerine de başvurulmuştur. Araştırma verileri, araştırmacı tarafından yarı yapılandırılmış görüşme formu ve Sosyal ve Duygusal Yalnızlık Ölçeği Kısa Formu (SELSA-S) aracılığıyla her katılımcıya ayrılan ikişer saatlik görüşmelerde toplanmıştır. Erkek eşcinsel bireylere ulaşma da yaşanan zorluk ve nitel araştırmanın derin odaklı bir çalışma gerektirmesi ile araştırmanın çalışma grubu, amaçlı (olasılığa dayalı olmayan) örnekleme yöntemlerinden kasti (kararsal) örnekleme yöntemi ile seçilmiş, 19-34 yaş aralığında olan 10 erkek eşcinselle sınırlandırılmıştır. Veri analizi basamağında içerik analizi yöntemine başvurulmuş, temalar, alt temalar ve kategoriler oluşturulmuştur bunun yanı sıra içerik analizi ile ortaya çıkarılan kodların frekans değerleri belirlenerek veriler sayısallaştırılmıştır. Tartışma boyutunda nitel veriyi desteklemek amaçlı kullanılan SELSA-S ölçeği bulguları ile sayısallaştırılmış veri karşılaştırılmış ve tartışmaya dâhil edilmiştir. Araştırma sonuçlarına göre katılımcılar kendilerini sosyal kuruluş, yakın arkadaş ve partnerleri ile beraberken daha az yalnız hissetmekte bunun yanı sıra aile, iş ilişkileri ve sosyal topluluklar ile beraberken ise yalnızlık hissetme düzeyleri artmaktadır.