
2
Archived Theses
0
DOIs Assigned
0%
DOI Rate
Discipline
Yabancı uyruklu kadınların şiddet deneyimlerinin 6284 sayılı Kanun kapsamında incelenmesi: Trabzon ili örneği
Şiddet, özellikle kadınları etkileyen en büyük toplumsal sorunların başında gelmektedir. Bu sorun, göçmen kadınlar açısından çok daha karmaşık ve derin bir boyut kazanmaktadır. Şiddet ve göç olgularının iç içe geçmiş yapısı ve karşılıklı etkileşimi, her iki konunun birlikte ele alınmasını önemli bir hale getirmektedir. Göç sürecinde kadınlar göçün beraberinde getirdiği ekonomik, sosyal ve kültürel zorlukların yanında kadın olmaktan kaynaklanan sorunlarla da karşı karşıya kalmaktadırlar. Böyle bir ortam kadınların, şiddetin farklı biçimlerine karşı daha savunmasız kalmasına yol açmakta ve korunma mekanizmalarına duyulan ihtiyacın da artmasına sebep olmaktadır. Bu bağlamda bu çalışma, Türkiye'de yürürlükte olan 6284 sayılı Ailenin Korunması ve Kadına Karşı Şiddetin Önlenmesine Dair Kanun'un yabancı uyruklu kadınların şiddet deneyimleri üzerindeki etkisini Trabzon ili örneğinde ortaya koymayı amaçlamaktadır. Çalışmada, Trabzon ilinde ikamet eden yabancı uyruklu kadınların şiddet deneyimleri, maruz kalınan şiddet karşısındaki davranışları, şiddet olgusuna yönelik düşünceleri ve kültürel değerleri, Türkiye'ye geldikten sonra yaşadıkları ve gözlemledikleri değişimler ile 6284 Sayılı Kanun kapsamından yararlanma süreçleri incelenmektedir. Bu kapsamda, nitel araştırma yöntemi kullanılmış ve görüşmecilerle yarı yapılandırılmış görüşmeler gerçekleştirilmiştir. Görüşmecilere kartopu örneklemi yöntemiyle ulaşılmış ve veriler içerik analizi yöntemiyle yorumlanmıştır. Afganistan, Irak, İran, Rusya ve Suriye ülkelerinden Türkiye'ye göç etmiş on beş yabancı uyruklu şiddet mağduru kadın ile görüşülmüştür. Bu süreçte şiddet mağdurlarının şiddeti tanımlama biçimleri, şiddet uygulayan kişilerin profilleri, şiddetin mağdur üzerindeki duygusal etkileri, şiddet sonrası yardım isteme davranışı, kök ülkenin şiddete karşı tutumu ve yardım arama imkanları, Türkiye ile kök ülke arasındaki farklar, 6284 Sayılı Kanun hakkındaki bilgi düzeyi ve hizmet alma durumu, hizmet alımında karşılaşılan zorluklar, memnuniyet durumu ve şiddetle mücadeleye ilişkin önerilere dair çeşitli konularda görüşleri değerlendirilmiştir. Elde edilen bulgular, yabancı uyruklu şiddet mağduru kadınların 6284 Sayılı Kanun'dan kısmen yararlandıklarını, Kanun'un uygulanma süreçlerinde çeşitli değişikliklere gidilmesi ve süreçte, yabancı uyruklu kadınların birtakım özel durumlarının dikkate alınması gerektiğini göstermektedir. Anahtar Sözcükler: Şiddet, Göç, Yabancı Uyruklu Kadın, Kadına Yönelik Şiddet, 6284 Sayılı Kanun
Kadın öğretmenlerin yöneticilikten ayrılma deneyimlerinin incelenmesi: Bir fenomenolojik çalışma
Bu araştırma, kadın öğretmenlerin yöneticilikten ayrılma nedenlerini fenomenolojik bir yaklaşımla derinlemesine incelemeyi amaçlamaktadır. Farklı branşlarda ve eğitim kademelerinde görev yapmış, yaşları 35 ile 54 arasında değişen ve daha önce yöneticilik deneyimi bulunan 13 kadın öğretmenden oluşan çalışma grubundan elde edilen veriler, yarı yapılandırılmış görüşme formu aracılığıyla toplanmış ve tematik analiz tekniğiyle çözümlenmiştir. Bulgular, kadın eğitim yöneticilerinin görevden ayrılma kararlarının yönetim kadrosuyla yaşanan sorunlar, toplumsal cinsiyet rollerine ilişkin zorluklar, toplumsal cinsiyet eşitsizliğine maruz kalma, yöneticilikte yaz tatili süresinin azlığı, iş tatmini yetersizliği, eğitim sistemindeki sık değişikliklere bağlı rahatsızlık hissi ve psikolojik yıpranma gibi yedi ana tema etrafında şekillendiğini göstermektedir. Katılımcılar, üst yönetimle iletişim sorunları, erkek egemen örgüt kültürü, destek eksikliği, aile ve çocuk bakım sorumluluklarının yoğunluğu, iş-yaşam dengesizliği, cinsiyet temelli önyargılar ve kurum içi adaletsizlikler gibi nedenlerin görevden ayrılma kararlarında etkili olduğunu belirtmişlerdir. Ayrıca kadın emeğinin görünür olmaması, yöneticilik pozisyonlarının toplumsal cinsiyet kalıpları doğrultusunda dağıtılması ve kariyer ilerleme fırsatlarının sınırlı görülmesi gibi etkenler de ayrılma sürecini besleyen unsurlar arasında yer almaktadır. Sonuç olarak araştırma, kadın eğitim yöneticilerinin yöneticilikten ayrılma kararlarının bireysel tercihlerden çok yapısal ve toplumsal cinsiyet temelli engellerle ilişkili olduğunu ortaya koymakta; bu durum, eğitim yönetimi alanında toplumsal cinsiyet eşitliğini güçlendirmeye yönelik politikaların geliştirilmesi ve kadın yöneticilerin kurumsal olarak daha güçlü biçimde desteklenmesi gerektiğine işaret etmektedir.