Karadeniz Technical University
Discipline

Department of Forestry and Environmental Sciences

Karadeniz Technical University

36

Archived Theses

9

DOIs Assigned

25%

DOI Rate

Discipline

36 Theses
Master'sOpen AccessTR

Trabzon-Galyan Atasu Barajı havzasında Kaçkar granitoyidi üzerindeki farklı arazi kullanımlarının zamansal değişiminin ve erozyon eğilimlerinin belirlenmesi

Bu çalışmada, Trabzon-Galyan Atasu Barajı yağış havzasında kaçkar granitoyidi üzerindeki farklı arazi kullanımının zamansal değişimi ve erozyon eğilimleri araştırıldı. Farklı arazi kullanım şekillerinin havza topraklarının çeşitli özelliklerine, özellikle de erozyon eğilimlerine etkilerinin bilinmesi yağış havzasının yönetimine önemli katkılar sağlayacağı düşünülmektedir. Bu amaçla, yağış havzasında farklı arazi kullanım şeklinden (mera, tarım ve orman) havzayı temsil edecek şekilde toplam 137 örnek alan alındı. Örnek alanlar her arazi kullanım şeklinde aynı anakaya (kaçkar granitoyidi) üzerinde seçildi. Toprak profilleri açılarak, tarım alanlarında derinlik kademelerine göre, mera ve ormanlık alanlarda ise horizonlara göre toprak örnekleri alındı. Laboratuarda çalışmalarında toprak örnekleri üzerinde çeşitli fiziksel (tekstür, dipersiyon oranı, kil dipersiyon oranı, toz dipersiyon oranı, strüktürel stabilite indeksi, kolloid-nem ekivelanı oranı, erozyon oranı, tarla kapasitesi, solma noktası, faydalı su kapasitesi, hacim ağırlığı, tane yoğunluğu, gözenek hacmi) ve kimyasal (organik madde, EC ve pH) özellikleri belirlendi. Arazi kullanım şekline göre toprak özellikleri arasında önemli farklılıklar bulundu. Erozyon eğilim indeksleri (dispersiyon oranı, erozyon oranı, kolloid-nem ekivalanı oranı) araştırma havzası topraklarında sınır değerlerin üzerinde gerçekleşti. Bu sonuç baraj havzasında toprakların erozyona duyarlı olduğunu göstermektedir. Tüm arazi kullanım şekillerinde dispersiyon oranları 15'ten büyüktür. Bununla birlikte dispersiyon oranı en düşük tarım alanında, en yüksek yapraklı orman alanında belirlendi. Arazi kullanım şekli ve anakayanın havza topraklarının çeşitli özelliklerine önemli etkileri bulunduğundan yapılacak çalışmalarda bu özelliklerin dikkate alınması faydalı olacaktır. Anahtar Kelimeler: Arazi kullanım şekli, Erozyon eğilim indeksleri, Geçirgenlik, Toprak özellikleri

Seda Nur İnce Kahveci
Gümüşhane University · Institute of Graduate Studies in Science
2014
00
Master'sOpen AccessTR

Alucra Orman İşletme Şefliğinin sosyo – ekonomik koşullara göre zamansal değişiminin belirlenmesi

Teknoloji çağımızın en büyük gücü haline gelmiştir. Bilim dünyası da bu gücün farkındadır. Bu gücün farkında olan bilim dünyası yapmış olduğu çalışmaların hemen hemen hepsinde bu gücü kullanmaktadır. Teknoloji sayesinde bilim adamları yaptıkları çalışmalarda çok daha gerçeğe yakın ve hata oranı daha az sonuçlar elde ediyor. Bilgi üretmek daha kolay ve hızlı hale gelmiştir. Teknoloji sayesinde ormanların planlaması da kısa sürede daha kolay hale gelmiştir. Orman birçok canlı ve cansız varlıktan oluşmaktadır. Ormanların planlamasının temelini orman amenajman planları oluşturmaktadır. Amenajman planlarında en fazla coğrafi bilgi sistemleri (CBS) ve uzaktan algılama tekniklerinden faydalanmaktadır. Bu çalışmada, Alucra Orman İşletme Şefliği orman amenajman planlarından yararlanarak 1987 ve 2013 yılları arasında orman yapısında ve diğer arazi kullanım sınıflarında meydana gelen değişimler zamansal ve konumsal olarak incelenmiştir. Bunun için amenajman planlarındaki meşcere haritalarından yararlanılarak konumsal veri tabanı oluşturulmuştur. Bu değişimler arazi kullanım sınıfları, çağ sınıfları ve kapalılık sınıfları parametreleriyle ortaya koyulmuştur. Bir de yerleşim yerlerinin etrafına atılan zonlarla nüfus değişiminin ormanlara etkisine bakılmıştır. Buna göre toplam orman alanı 135590.5 ha'dır. Alucra Orman İşletme Şefliği genelinde 1987 yılında orman alnın %38.5'i ziraat, %30.9'u orman toprağı (OT), %20.7'si bozuk orman, %8.3'ü verimli orman, %0.9'u iskân ve %0.4'ü diğer alanlardan oluşmaktadır. 2013 yılında ise şeflik alanın %45.9'u OT, %18.3'ü verimli orman, %17.5'i ziraat, %17'si bozuk orman, %0.9'u iskân ve %0.4'ü de diğer alanlardan oluşmaktadır. Bu bağlamda Alucra Orman İşletme Şefliği genelinde 1987- 2013 yılları arasında verimli ormanlarda %9.9 artış, bozuk ormanlarda %3.9 azalma, orman toprağı alanında %15 artış, ziraat alanlarında %21 azalma ve iskân alanlarında da %0.1'lik bir azalma görülmüştür. En fazla artış OT alanlarında olmuştur. Verimli orman alanları da artmıştır. İskân, ziraat ve bozuk orman alanları azalmıştır. Bir de nüfus genel olarak azalmıştır. Alucra Orman İşletme Şefliği sınırları içerisinde bulunan yerleşim yerleri nüfusu 1990 yılında 22158 iken 2013 yılında nüfus 9811'e gerilemiştir. Bu azalmada orman alanlarının artmasında etkili olmuştur. Yerleşim yerleri etrafına belli aralıklarla atmış olduğumuz zonlar sonucunda nüfusun azalmasının ormanlara etkisi ortaya koyulmuştur. Bunun sonucunda özellikle ziraat alanlarının azaldığı ve orman alanlarının arttığı görülmektedir. Sonuç olarak, çalışma alanında, konumsal veri tabanı sayesinde Alucra Orman İşletme Şefliği orman kaynakları ve diğer arazi kullanımlarının zamansal değişimleri 1987- 2013 yılları arasında belirlenmiş ve düzenli ormancılık faaliyetleri, sosyal baskı ve demografik etmenlere bağlı olarak orman kaynaklarının yapısı ve alan kullanım deseninin zaman içerisinde önemli derecede değiştiği tespit edilmiştir.

Sıtkı Bayram
Gümüşhane University · Institute of Graduate Studies in Science
2014
00
Master'sOpen AccessTR

Arazi kullanımlarındaki değişimin sosyo-ekonomik koşullarla değerlendirilmesi: Şebinkarahisar örneği

Bu çalışmada, Şebinkarahisar Orman İşletme Müdürlüğüne bağlı Şebinkarahisar Orman İşletme Şefliğinin 1987 ve 2013 yıllarına ait orman amenajman planlarından yararlanılarak ormanların arazi kullanım sınıfları, gelişim çağları ve kapalılık sınıfları bazında zamansal ve konumsal olarak meydana gelen değişimler incelenmiştir. Bu değişimlerin incelenebilmesi için amenajman planlarındaki sayısallaşmış meşcere haritalarını kullanarak türettiğimiz arazi kullanım sınıfları, çağ sınıfları ve kapalılık sınıfları haritalarından yararlanılmıştır. Diğer taraftan yerleşim yerlerinin etrafına atılan zonlarla bu alanların etrafındaki arazi kullanım sınıflarının zamanla değişimi incelenmiş ve nüfusun son yıllardaki hızlı azalışı ile ilişkilendirilmiştir. Şebinkarahisar Orman İşletme Şefliğinin toplam alanı 84044,3 hektardır. 1987 Amenajman Planı verilerine göre şeflik alanının % 10.9'u bozuk orman, % 5.68'i verimli orman, % 16.2'si mera alanı, % 9.38'i orman toprağı, % 1.27'si iskan alanı, % 2'si heyelan alanı, % 4.25'i taşlık alan, % 50.3'lük kısmı ziraat alanı ve geriye kalan % 0.002'si sulak alandır. 2013 yılı Amenajman Planın verilerine göre arazi kullanım sınıflarının dağılımına bakıldığında ise 84044.3 hektarlık alanın % 10.7'si bozuk orman, % 10.9'sı verimli orman, % 0.04'ü özel orman, % 1.13'ü iskan alanı, % 51.7'si orman toprağı, % 0.1'i sulak alan, % 1.06'sı taşlık alan, % 0.02'si tesis alanı ve geriye kalan % 24.4'lük alan ziraat alanlarını oluşturmaktadır. Aynı şeflik sınırındaki Amenajman Plan verilerine bakılacak olursa; 2013 yılında verimli ormanlarda % 91.2 gibi büyük bir oranda artış meydana gelmiştir. Ormanlık alanlar 1987 yılında 4775.2 ha iken 2013 yılında 9131.1 ha olarak neredeyse iki katına çıkmıştır. Bu devasa artışın nedenleri, son yıllarda yapılan başarılı ağaçlandırma ve gençleştirme çalışmalarının yanı sıra halkın ormanlar üzerinde sosyal baskının azalmasıdır. Genel olarak yörenin nüfus verilerine bakılacak olursa 1990 yılında 22158 iken 2013 yılında 9811'e gerilemiştir. İskân alanlarının etrafına belirli aralıklarla atılan zonlar ile nüfusun azalmasının ormanlar üzerindeki etkisini araştırılmıştır. Sonuç olarak, çalışma alanında, konumsal veri tabanı sayesinde Şebinkarahisar Orman İşletme Şefliği orman kaynakları ve diğer arazi kullanımlarının zamansal değişimleri 1987-2013 yılları arasında belirlenmiş düzenli ormancılık faaliyetleri ve sosyal baskıya bağlı olarak orman kaynaklarının yapısı ve alan kullanım sınıflarının zaman içerisinde önemli derecede değiştiği görülmüştür.

Mustafa Aybar
Gümüşhane University · Institute of Graduate Studies in Science
2014
00
Master'sCrossrefindexedOpen AccessTR

Orman altı bitkilerinden Rhinanthus angustifolius Subsp. grandiflorus bitkisinde uçucu yağların kimyasal bileşimleri ve antimikrobiyal aktiviteleri; beta pinen'in 2,4-dinitrobenzensülfenil klorür ile katılma tepkimesi ve antioksidan-radikal giderici aktivite ölçümleri

Bu çalışmanın birinci kısmında Rhinanthus angustifolius subsp. grandiflorus bitkisinin uçucu yağının kimyasal bileşimleri ve antimikrobiyal aktiviteleri incelendi. Uçucu yağlar su buharı destilasyonu yöntemi ile bitkinin tüm kısımlarından elde edilerek GC-FID ve GC-MS yöntemi ile analiz edildi. Bitkiden elde edilen toplam yağın %99.46' sını içeren 31 adet bileşiğin yapısı aydınlatıldı. Rhinanthus angustifolius subsp. grandiflorus bitkisindeki ana bileşenler, 1H-Inden, 2,3-dihydro-5-metil- (%25.137), α-Kubeben (%19.27), 1-Hekzadeken (%15.59), n-Hekzadekanoik asit (%12.14) olarak belirlendi. Bitkiden izole edilen uçucu yağların antimikrobiyal aktiviteleri de incelendi. Rhinanthus angustifolius subsp. Grandiflorus bitkisine ait uçucu yağın B. cereus, E. coli, E.coli O157:H7 ve S. aureus mikroorganizmalarına karşı antimikrobiyal aktivite gösterdiği belirlendi. Aynı zamanda Sac. cerevisiae ve C. albicans cinsi mayalar üzerinde de etkili olduğu tespit edildi. Çalışmanın ikinci kısmında ise, β-pinen başlangıç bileşiğinin 2,4-dinitrobenzensülfenil klorür bileşiği ile oda sıcaklığında katılma tepkimesi gerçekleştirildi. Tepkime sonucu elde edilen yeni terpen türevi bileşiklerinin izolasyon çalışması başladı. Uzun çalışmalar sonucu üç farklı reaksiyon ürünü saf olarak elde edildi. Yeni bileşiklerin yapıları NMR, IR, kütle spektral verileri ve elementel analiz teknikleri kullanılarak spektroskopik yöntemlerle belirlendi. Yapılan çalışmada beta pinenin iskelet düzenlenmesi (Wagner-Meerwein) sonucu katılma ürünleri verdiği anlaşıldı. Ayrıca elde edilen üç yeni bileşiğin antioksidan ve radikal giderici etkilerinin ölçümleri yapıldı. Ölçümlerin sonuçlarına sentezlenen üç bileşiğinde antioksidan etkiye sahip olduğu tespit edilmiştir.

Uçucu yağlar
Sinan Öztürk
Gümüşhane University · Institute of Graduate Studies in Science
2015
10
doi.org/10.71008/gumushane.thesis.2015.132
Master'sCrossrefindexedOpen AccessTR

Bazı tanenler ve borlu bileşikler ile emprenye edilen doğu kayını ( Fagus orientalis L.) odununun fiziksel ve mekanik özelliklerinin belirlenmesi

Son yıllarda orman ürünleri sanayisinde önemli bir yer işgal eden ahşap malzemelerin korunmasında kullanılan kimyasal emprenye maddelerinin yerine alternatif doğal emprenye maddeleri aranmaktadır. Bu çalışmada, Ülkemizde hammadde olarak bol bulunan borlu bileşikler (boraks ve borik asit) ile doğal emprenye maddelerinden bazı tanenler (tara ve kebrako) beraber kullanılmıştır. Emprenye çözeltisi bir borlu bileşik ve bir tanen karıştırılarak hazırlanmıştır. Hazırlanan çözeltiler ile doğu kayını örneklerine 12 ayrı emprenye işlemi yapılmıştır. Emprenye işleminde borlu bileşiklerin % 1, % 3 ve % 5'lik, tanenlerin ise % 5 sulu çözeltileri kullanılmıştır. Böylece çevreye ve insan sağlığına zarar vermeyen, daha ekonomik, daha fazla koruyucu etkiye sahip yeni emprenye maddelerin kullanılmasının arttırılması amaçlanmıştır. Deney örneklerinin emprenyesi ASTM D 1413-76 esaslarına göre yapılmıştır. Her bir emprenye işleminde hazırlanan 10 adet örnek önce emprenye düzeneğinde 30 dakika ön vakum, daha sonra 30 dakika basınç altında emprenye işlemine tabi tutulmuştur. Emprenye sonrası örnekler bir hafta kondisyonlama için bekletildikten sonra bazı fiziksel ve mekanik özellikleri incelenmiştir. Emprenyeli örneklerin testleri yapılarak kontrol örnekleri ile kıyaslanmıştır. Tam kuru yoğunluk (TS 2472), retensiyon miktarı (ASTM D 1413-07), eğilme direnci (TS 2474), elastikiyet modülü (TS 2478), liflere paralel basınç direnci (TS 2595), liflere paralel yapışma direnci (TS EN 205) ve vida tutma direnci (TS EN 13446) standartlarına göre yapılmıştır. Sonuç olarak, yapılan testler sonucunda retensiyon, tam kuru yoğunluk, liflere paralel basınç ve vida tutma dirençleri kontrol örneklerinden daha yüksek çıkmıştır. Eğilme direnci, elastikiyet modülü ve liflere paralel yapışma dirençlerinde ise kontrol örneklerinden daha düşük çıktığı tespit edilmiştir. Emprenye sonrası deney örneklerinde borlu bileşiklerin konsantrasyonları arttıkça mekanik özelliklerde düşüş, fiziksel özelliklerde ise artış görülmektedir. Borlu bileşiklerden boraks ile emprenye edilen örneklerde değerler borik asit ile emprenye edilenlerden daha yüksek çıkmıştır. Bu sonuca göre boraks emprenye işleminde tavsiye edilebilir. Ayrıca ağaç malzemenin mekanik dirençlere maruz kalacağı yerlerde düşük konsantrasyonlu çözeltiler ile emprenye edilmesi, fiziksel etkilere maruz kalacağı yerlerde ise yüksek konsantrasyonlu çözeltiler ile emprenye edilmesi tavsiye edilebilir. Anahtar Kelimeler: Borlu bileşikler, Doğal emprenye maddesi, Doğu kayını, Emprenye

Hakan Adanur
Gümüşhane University · Institute of Graduate Studies in Science
2015
10
doi.org/10.71008/gumushane.thesis.2015.111
Master'sCrossrefindexedOpen AccessTR

Kürtün orman işletme şefliğinin zamansal değişiminin sosyo-ekonomik açıdan incelenmesi

Doğal kaynakların zamansal değişimlerinin incelenmesi gelecek yıllardaki planlamalara destek sağlar. Karar verme mekanizmasında plan yapıcıların ormanlardaki değişimin nedenlerini bilmeleri önemlidir. Bu çalışmada Trabzon Orman Bölge Müdürlüğü, Torul Orman İşletme Müdürlüğüne bağlı Kürtün Orman İşletme Şefliğinin 1987 ve 2006 yıllarına ait orman amenajman planlarından yararlanılarak; gelişim çağı, kapalılık ve arazi kullanım sınıflarının zamansal değişimleri incelenmiştir. Çalışma alanı içeresinde 2004 yılında faaliyete geçen Kürtün Barajı bulunmaktadır. Barajının ormanlar üzerindeki etkileri tespit edilmiştir. Barajın yörede yaşayan insanlar üzerindeki sosyo-ekonomik etkileri, orman amenajman planlarındaki değişimleriyle birlikte araştırılmıştır. Ayrıca sosyo ekonomik değişimin; nüfus, iklim, tarım, hayvancılık açısından da ilişkilendirilip ormanlara olan etkisi belirlenmiştir. Ormanlara olan talep ve beklentileri belirleyerek bunları karşılayabilecek öneriler verilmiştir. Kürtün Orman İşletme Şefliğinin toplam alanı 15525.9 hektardır. 1987 amenajman planları verilerine göre % 32.0'ı verimli orman, % 19.6'sı bozuk orman, % 33.2'si mera alanı, % 2.1'i iskan alanı ve %10.0'ı ziraat alanıdır. 2006 yılında şeflik sınırlarında bir değişiklik olmamıştır. Arazi kullanım sınıflarında ise 2006 yılına ait amenajman plan verilerine göre arazi kullanım sınıflarının dağılımına bakıldığında ise, % 32.2'si verimli orman, %16.7'si bozuk orman, % 36.3'ü ise orman toprağı, % 0.4 iskan alanı ve %13.5'i de ziraat alanı oluşmaktadır. Sonuç olarak; verimli orman alanlarında 33.9 hektar artış, bozuk orman alanlarında ise 447.5 ha azalma görülmektedir. Bu azalmanın nedenlerinden birisi Kürtün Barajından sonra 104.9 ha bozuk orman alanının su alanına dönüşmesidir. Mera kanunu ile meradan çıkartılan yerler büyük bir oranda orman toprağına ve ziraat alanına dönmüştür. Sosyo ve ekonomik açıdan olumlu gelişmeler yaşanmıştır. Kürtün Barajı içerisinde balık üretim çiftlikleri yanında baraj etrafında konaklama tesisleri ve yürüyüş yolları yapılmıştır. Balıkçılık da halkın geçim kaynaklarından biri haline gelmiştir.

Arazi kullanımıOrman amenajman planlarıSayısal haritalar
Derya Narin
Gümüşhane University · Institute of Graduate Studies in Science
2015
10
doi.org/10.71008/gumushane.thesis.2015.129
Master'sCrossrefindexedOpen AccessTR

Kızılçam (Pinus brutia Ten.) talaşı kullanılarak sulu çözeltilerden kadmiyum (II) iyonlarının adsorpsiyonla uzaklaştırılması

Bu çalışmada, toksik ağır metallerden biri olan Cd(II) iyonlarının sulu çözeltilerden adsorpsiyon yöntemiyle uzaklaştırılmasında etkili ve ucuz bir adsorban olarak kızılçam (Pinus brutia Ten.) talaşının kullanılabilirliği araştırılmıştır. Adsorpsiyon deneylerinde kullanılan kızılçam talaşı hiçbir fiziksel veya kimyasal ön işleme tabi tutulmadan doğal olarak kullanılmıştır. Kızılçam talaşı, FTIR, pHpzc ve nem miktarı tayini gibi yöntemlerle karakterize edildikten sonra adsorpsiyon verimi üzerine başlangıç sulu çözelti pH'ı, denge süresi, adsorban miktarı ve başlangıç Cd(II) konsantrasyonu gibi deneysel parametrelerin etkileri incelenmiş ve ayrıca endüstriyel atık sularda bulunabilecek bazı tuzların etkileri araştırılmıştır. Elde edilen sonuçlardan optimum pH 6.0 ve denge süresi 240 dakika olarak belirlenmiştir. Adsorpsiyon mekanizmasının aydınlatılabilmesi için elde edilen verilere çeşitli kinetik (yalancı birinci ve ikinci mertebeden kinetik model ile parçacık içi difüzyon modeli) ve izoterm modelleri (Langmuir, Freundlich, Temkin ve Dubinin Radushkevich) uygulanmıştır. Sonuçlardan, adsorpsiyon hızının açıklanmasında yalancı ikinci mertebeden kinetik modelin uygun olacağı görülmüştür. Kızılçam talaşının maksimum adsorpsiyon kapasitesi Langmuir izoterm modeli kullanılarak 11.88 mg/g olarak hesaplanmıştır. Sonuç olarak kızılçam (Pinus brutia Ten.) talaşının atık sulardan Cd(II) iyonlarının uzaklaştırılmasında etkili bir adsorban olarak kullanılabileceği ortaya konulmuştur.

Erdem Torun
Gümüşhane University · Institute of Graduate Studies in Science
2015
10
doi.org/10.71008/gumushane.thesis.2015.135
Master'sCrossrefindexedOpen AccessTR

Krom (vı) iyonlarının uludağ göknarı (abies nordmanniana ssp. bornmuelleriana) talaşı üzerine adsorpsiyonunun denge ve kinetik açıdan incelenmesi

Doğal özelliklerini, içerdiği ağır metal iyonları ile kaybeden atıksular, günümüzde en önemli çevre sorunlarından biri haline gelmiştir. Bu nedenle, bu tez kapsamında toksik ağır metal iyonlarından biri olan Cr(VI)'nın atıksulardan adsorpsiyon yöntemiyle uzaklaştırılmasında, Uludağ göknarı (Abies nordmanniana ssp. Bornmuelleriana) talaşının adsorban olarak kullanılabilirliği araştırılmıştır. Adsorpsiyon çalışmalarında kullanılan Uludağ göknarı talaşı, hiçbir fiziksel ya da kimyasal ön işleme tabi tutulmadan doğal olarak kullanılmıştır. Uludağ göknarı talaşı çeşitli yöntemlerle karakterize edildikten sonra, kesikli sistemle yürütülen adsorpsiyon işlemleriyle Cr(VI)'nın atıksulardan giderim şartları araştırılmıştır. Bu amaçla; başlangıç sulu çözelti pH'sı, denge süresi, başlangıç Cr(VI) konsantrasyonu, adsorban miktarı ve tuz etkisi gibi parametrelerin adsorpsiyon verimi üzerine etkileri incelenmiştir. Elde edilen sonuçlara göre Cr(VI)'nın uzaklaştırılmasında optimum sulu çözelti pH'ı 2.0 ve denge süresi 240 dakika olarak bulunmuştur. Adsorpsiyon kinetiği; birinci ve ikinci mertebeden hız ifadeleri ile tanecik içi difüzyon modeli kullanılarak incelenmiştir. Adsorpsiyon mekanizmasını açıklamak için elde edilen verilere Langmuir, Freundlich, Dubinin-Radushkevich (D-R) ve Temkin izoterm modelleri uygulanmıştır. Langmuir izoterm modelinden faydalanılarak Uludağ göknarı talaşının maksimum adsorpsiyon kapasitesi 15.74 mg/g olarak bulunmuştur. Sonuç olarak, bu tez çalışması ile atıksulardan Cr(VI) iyonlarının adsorpsiyon yöntemiyle uzaklaştırılmasında Uludağ göknarı talaşının etkili ve ucuz bir adsorban olarak kullanılabileceği ortaya konulmuştur.

Mehtap Köroğlu
Gümüşhane University · Institute of Graduate Studies in Science
2015
20
doi.org/10.71008/gumushane.thesis.2015.119
Master'sCrossrefindexedOpen AccessTR

Doğal emprenye maddeleri ve borlu bileşikler ile emprenye edilen sarıçam (Pinus sylvestris L.) odununun fiziksel ve mekanik özelliklerinin incelenmesi

Bu çalışmada; ülkemizde büyük bir potansiyele sahip sarıçam (Pinus sylvestris L.) odunu borlu bileşiklerden boraks, borik asit ve boraks+borik asit ile doğal emprenye maddelerinden kebrako ve tara birlikte kullanılarak hazırlanan deney örnekleri üç farklı (% 1, % 3, % 5) çözelti konsantrasyonu ile ASTM 1413-76 standardına göre emprenye edilmiş ve bazı fiziksel-mekanik özelliklerde değişimleri araştırılmıştır. Emprenye sonrası örneklerin testleri yapılarak kontrol örnekleri ile kıyaslanmıştır. Böylece çevreye ve insan sağlığına zarar vermeyen, daha ekonomik ve daha fazla koruyucu etkiye sahip doğal emprenye maddeleri ve borlu bileşiklerin kulanım olanaklarının arttırılması amaçlanmıştır. Doğal emprenye maddesi olarak tanen bakımından zengin tara ve kebrako, borlu bileşik olarak boraks ve borik asit kullanılmıştır. Borlu bileşiklerden boraks ve borik asittin % 1, % 3 ve % 5'lik sulu çözeltileri kullanılmıştır. Her bir emprenye işleminde hazırlanan 15 adet örnek önce emprenye düzeneğinde 30 dakika ön vakum, daha sonra 30 dakika basınç altında emprenye işlemine tabi tutulmuştur. Emprenye sonrası örnekler bir hafta kondisyonlama için bekletildikten sonra bazı fiziksel ve mekanik özellikleri incelenmiştir. Bu çalışmada yapılan fiziksel ve mekanik testlerden tam kuru yoğunluk TS 2472, retensiyon miktarı ASTM D 1413-07, eğilme direnci TS 2474, elastikiyet modülü TS 2478, liflere paralel basınç direnci TS 2595 ve vida tutma direnci TS EN 13446 standartlarına göre yapılmıştır. Deney sonuçlarına göre; en yüksek hava kurusu özgül ağırlık değeri % 1 boraks ile emprenye edilen kebrakolu örneklerde (0.5 g/cm3), tam kuru özgül ağırlık % 5 tara ile emprenye edilen örneklerde (0.59 g/cm3) gerçekleşirken, mekanik özelliklerde en yüksek eğilme direnci değeri kebrako ile emprenye edilen örneklerde (90.05 N/mm2), elastikiyet modülü % 3'lük borik asit+boraks ile emprenye edilen kebrakolu örneklerde (11222 MPa), liflere paralel basınç direnci % 3'lük borik asitle emprenye edilen kebrakolu örneklerde (60.69 N/mm2), vida tutma direnci kebrako ile emprenye edilen örneklerde (107.7 N/mm2) gerçekleşmiştir. Anahtar Kelimeler: Boraks, Borik Asit, Emprenye, Kebrako, Sarıçam, Tara

Elif Alkan
Gümüşhane University · Institute of Graduate Studies in Science
2016
20
doi.org/10.71008/gumushane.thesis.2016.113
Master'sOpen AccessTR

Zengin mineralli konsantre suların böcek ve mantar zararlılarına karşı odun korumadaki etkinliği: Gümüşhane ili örneği

Bu çalışmada, Gümüşhane ilinde doğal olarak yerden çıkan zengin mineralli bazı suların odunda zarar yapan iki tür mantar ve bir tür böceğe karşı antimikrobial ve insektisit özellikleri araştırılmıştır. Gümüşhane Tekke, Yeşildere ve Zigana yörelerinden alınan zengin mineralli sular buharlaştırma yoluyla konsantrasyonlar (%10, %25, %50, %75, %100) olacak şekilde 5 farklı yoğunlukta hazırlanarak sarıçam odun örneklerine dolu hücre yöntemiyle emprenye edilmiştir. Sarıçamdan (Pinus sylvestris L.) hazırlanan odun örneklerinin beyaz çürüklük (Coriolus versicolor) ve esmer çürüklük (Gloeophyllum trabeum) mantarlarına karşı (antifungal) etkileri, Lyctus brunnes böcek larvalarına karşı insektisit aktivitesi incelenmiştir. Suların yapılan kimyasal analizinde Ca, Na, K, Mg, Mn, Co metallerini içerdikleri tespit edilmiştir, sularda ayrıca odun çürüten mantarlar için toksik etki gösterebilecek bor ve arsenik gibi elementlere rastlanmamıştır. Deney sonunda doğal mineralli suların konsantre edilmeden kullanıldığında mantarların gelişimini durdurmada diğer konsantre edilen sulara göre daha başarılı olduğu görülmüştür. Kaynatma esnasında sudaki kalsiyumun diğer mineral maddeler ile birlikte çökmesi mineral içeriğinin etkisinin azalmasına neden olmuştur. Ayrıca suların mantarlara karşı daha etkili bakır ve bor mineralleri içermemesinden dolayı toksik etki düşük seviyede kalmıştır. Böcek deneyinde Lyctus brunnes larvaları, Fraxinus excelsior (adi dişbudak) diri odunundan hazırlanan odun örneklerine yerleştirilmiştir. Odun örnekleri içerisinde larvaların büyüme ve beslenmeleri incelenmiştir. Larvaların mineral içerikleri bakımından zengin olan sularda beslenemedikleri dolayısıyla galeri oluşturamadıkları gözlenmiştir. Çok az oranda larvanın mineral içerik bakımından daha düşük olan sularda yaşam mücadelesini bir süre daha devam ettirebildiği gözlenmiştir.

Ayşe Öz
Gümüşhane University · Institute of Graduate Studies in Science
2017
00
Master'sOpen AccessTR

Gümüşhane ilinde ağır metal kirliliği tespiti için sarıçam (Pinus sylvestris L.) bitkisinin biyomonitör olarak kullanılması

Bu çalışma, sarıçam (Pinus sylvestris L.) bitkisi yapraklarının ağır metal kirliliğinde biyomonitor olarak kullanılabilirliğini belirleyerek, bu bitki aracılığıyla Gümüşhane ilinde Pb, Cd, Cu, Zn, Fe, Mn, Ni, Cr, Al, Co, As ve Hg gibi ağır metallerin seviyelerinin nicel olarak saptanması amacıyla yapılmıştır. Bu amaçla ağır metal kirliliğinin yüksek seviyede olabileceği şehir merkezi, organize sanayi bölgesi, transit yol ve sanayi bölgelerinden 35 farklı lokaliteden sarıçam örnekleri toplanmıştır. Ayrıca kirliliğin en az olabileceği 7 farklı kontrol noktasından örnekler alınmıştır. Ağır metal analizlerinden önce yaprak örnekleri, uygun çözücü karışımları kullanılarak kapalı sistem mikrodalga cihazında çözünürleştirilmiştir. Daha sonra örnekler uygun hacme seyreltilip, indüktif eşleşmiş plazma-kütle spektrofotometrisi (ICP-MS) cihazı yardımıyla ağır metallerin analizleri yapılmıştır. Çalışmamızda en yüksek ortalama Pb, Cr, Al, Mn ve Co seviyeleri sırasıyla 7,44 µg g-1, 1,09 µg g-1, 764,6 µg g-1, 144,2 µg g-1 ve 0,17 µg g-1 olarak sanayi bölgesinden alınan numunelerde, en yüksek ortalama Cd, Cu, Ni ve Zn miktarları sırasıyla 0,25 µg g-1, 4,69 µg g-1, 0,93 µg g-1 ve 53,5 µg g-1 olarak transit yol üzerinden alınan numunelerde, en yüksek ortalama Fe miktarı 379,3 µg g-1 olarak şehir merkezinden alınan numunelerde ve en yüksek ortalama As miktarı ise 0,78 µg g-1 olarak organize sanayi bölgesinden alınan numunelerde gözlemlenmiştir. Analizi yapılan bitki yapraklarının tamamında Hg seviyelerinin tayin sınırının altında olduğu tespit edilmiştir. Yaprak örneklerinde Pb, Cd, Cu, Ni, Cr ve Co konsantrasyonlarının bitkilerde tolere edilebilir üst sınırdan daha düşük olduğu görülmesine rağmen, Al seviyeleri tüm örneklerde bitkilerde tolere edilebilir üst sınırdan daha yüksek değerlerde tespit edilmiştir.

Murat Aydın
Gümüşhane University · Institute of Graduate Studies in Science
2017
00
Master'sOpen AccessTR

Sulu çözeltilerden ağır metal iyonlarının uzaklaştırılmasında doğal ve H2SO4 ile modifiye edilmiş meşe talaşının kullanılabilirliğinin araştırılması

Bu çalışmada, sulardan ve atık sulardan ağır metal iyonlarının adsorpsiyon yöntemiyle uzaklaştırılmasında adsorban olarak doğal ve H2SO4 ile modifiye edilmiş meşe (Quercus L.) talaşının adsorban olarak kullanılabilirliği araştırılmıştır. Bu amaçla meşe talaşı H2SO4 ile modifiye edildikten sonra, hem doğal (DMT) hem de modifiye edilmiş (MMT) adsorbanlar FTIR, Boehm titrasyonu, pHpzc ve nem miktarı tayini gibi yöntemlerle karakterize edilmiştir. Uzaklaştırma şartları incelenecek olan ağır metal iyonlarına karar verebilmek için öncelikle adsorpsiyon verimi üzerine başlangıç sulu çözelti pH etkisi incelenmiştir. Elde edilen sonuçlar dikkate alınarak, pH 4.0'da Cd(II) iyonlarının ve pH 2.5'te Cr(VI) iyonlarının DMT ve MMT üzerine adsorpsiyon şartlarının incelenmesine karar verilmiştir. Cd(II) ve Cr(VI) iyonlarının DMT ve MMT üzerine adsorpsiyonunda deneysel şartların optimizasyonu için denge süresi, başlangıç adsorbat derişimi, adsorban miktarı ve tuz etkisi gibi deneysel parametreler detaylı bir şekilde incelenmiştir. Adsorpsiyon mekanizmasının aydınlatılabilmesi için Langmuir, Freundlich, Temkin ve Dubinin-Radushkevich izoterm modelleri incelenmiş olup, adsorpsiyon kinetiği ise; birincimertebeden ve ikinci mertebeden kinetik modeller ile parçacık içi difüzyon modelinin uygulanmasıyla değerlendirilmiştir. Sonuçlardan, Cd(II) ve Cr(VI) iyonlarının hem DMT hem de MMT üzerine adsorpsiyon hızlarının açıklanmasında yalancı ikinci mertebeden kinetik modelin uygun olacağı görülmüştür. Ayrıca ağır metal iyonlarının adsorpsiyon verilerinin hem Langmuir hem de Freundlich izoterm modelleriyle uyum halinde olduğu tespit edilmiştir. DMT'nin maksimum Cd(II) ve Cr(VI) adsorpsiyon kapasitesi sırasıyla 47.62 ve 48.07 mg g-1 olarak, MMT'nin maksimum Cd(II) ve Cr(VI) adsorpsiyon kapasitesi ise sırasıyla 64.52 ve 100.0mg g-1 olarak hesaplanmıştır. Sonuç olarak, hem doğal hem de H2SO4 ile modifiye edilmiş meşe talaşının atık sulardan Cd(II) ve Cr(VI) iyonlarının uzaklaştırılmasında etkili ve ucuz adsorbanlar olarak kullanılabileceği ortaya konulmuştur.

İbrahim Yıldırım
Gümüşhane University · Institute of Graduate Studies in Science
2018
00
Master'sOpen AccessTR

Ahşap ve mobilya imalatı yapan bir işyerinde risklerin belirlenmesi ve örnek risk analiz çalışması

Ülkemizdeki iş kollarında önemli bir yere sahip olan mobilya imalat sektöründe kullanılan makinalar sanayi devrimi ile oldukça gelişmiştir. Çok çeşitli ürün yelpazesine sahip olan mobilya sektörü iş güvenliği açısından tehlikeli sınıfta yer almaktadır. Alanda kullanılan makine ve ekipmanlar, çalışanların maruz kaldığı gürültü, toz ve kimyasallar iş sağlığı ve güvenliğinin bu sektörde ne kadar önemli olduğunun bir göstergesidir. Sektör iş kazalarının en çok yaşandığı işyerlerinin sıralamasında maden, inşaat, nakliyat, metal sektörlerinden sonra 5.sırada yer almaktadır. Bu çalışmada ahşap ve mobilya imalatı yapan bir işyerinde mevcut riskler belirlenmiş ve risk değerlendirme karar matrisinden olan L tipi Matris kullanılarak risk analiz çalışması gerçekleştirilmiştir. Çalışma neticesinde analiz edilen risklerin ortadan kaldırılması veya en aza indirilmesi için önerilerde bulunulmuştur.

Kubilay Pedis
Gümüşhane University · Institute of Graduate Studies in Science
2018
00
Master'sOpen AccessTR

Sarıçam doğal gençleştirme ve ağaçlandırma sahalarında ökseotunun artım-büyüme ilişkileri ve ekonomik sonuçları: Gümüşhane örneği

Ökseotu (Viscum album L.) sarıçam, göknar ve tüm yapraklı ağaç türünde büyüme ve artıma olumsuz etkisi olan yarı parazit bir bitkidir. Bu özelliği ile ökseotları sarıçam odun kalitesini düşürmekte ve elde edilecek ürünlerin ekonomik değerini kayba uğratmaktadır. Yapılan literatür taramasında, ökseotunun neden olduğu ekonomik değer kaybını konu edinen az sayıda çalışma olduğu görülmüştür. Yapılan çalışmaların genel itibariyle d çağındaki meşçereleri kapsadığı anlaşılmıştır. Bu araştırmada daha önce yapılan çalışmalardan farklı olarak genç bireylerden oluşan meşçereleri konu edinmiştir. Çalışma, ağaçlandırma ve doğal gençleştirme sahaları üzerinde gerçekleştirilmiştir. Bu kapsamda ökseotu bulaşıklığı belirlenmesi için hem doğal gençleştirme sahalarında hem de ağaçlandırma sahalarında sahayı en iyi şekilde yansıtacak toplamda 16 adet örnek alan seçilmiştir. Bu örnek alanlarda bulaşma durumu ve ökseotu morfolojik yaş tayini yapılmıştır. Daha sonra her iki sahadan alınan hem sağlıklı hem ökseotu gözlenen 2'şer adet sarıçam bireyinde gövde analizi yapılıp hacim artım ilişkisi irdelenmiştir. Ökseotuna maruz kalma durumu ile ağaç boy ve çap ilişkisi yapılan t testi ile ortaya konulmuştur. Yapılan basit doğrusal regresyon analizi ile sağlıklı ve ökseotu gözlenen sarıçam bireylerinin çap ve boy artım ilişkisi modellenmiştir. Sahalardaki bakım ve ağaçlandırma masrafları saptandıktan sonra meşçerenin ağaç serveti maliyet değeri ve sarıçam bireylerinin 1 m³ hedef orman ürününden edeceği zarar tespit edilmiştir. Çalışma sonuçlarının, ekonomik anlamda Orman İşletmelerine ve ökseotu gözlenen alanlarda yaşayan yöre halkına önemli katkılar sağlaması beklenmektedir.

Murat Han Ertuğrul
Gümüşhane University · Institute of Graduate Studies in Science
2018
00
Master'sOpen AccessTR

Nano partiküllü koruyucu maddelerin bazı ağaç türlerinin fiziksel ve mekanik özeliklerine etkileri

Ahşap, hafif, mekanik direnci yüksek, iç-dış dekorasyonda yaygın kullanım alanları bulabilen bir hammaddedir. İç mekân uygulamalarında yaygın koruyucu malzemelerden olan bor bileşikleri açık havada yıkanma durumlarından ötürü uzun vadeli koruma sağlamazlar. Nano teknolojik uygulamalar bilgisayar, elektronik, robotik teknolojilerin yanı sıra malzeme biliminde yüzey kaplama ve nano kompozit üretimi gibi alanlarda da kullanılmaktadır. Çalışmada kullanılan nano maddelerin ahşaba daha derin nüfus edeceği, homojen dağılıp yıkanma miktarlarını azaltacağı düşünülmektedir. V Çalışmada ülkemizde yaygın kullanılan ağaç türlerinden iğne yapraklı ağaçlardan sarıçam (Pinus sylvetsris L.), Doğu ladini (Picea orientalis) ve geniş yapraklı ağaçlardan Anadolu kestanesi (Castanea sativa M.) odunları 1. Sınıf keresteler içinden rast gele yöntemlerle seçilmiştir. Koruyucu madde olarak seçilen nano hegzagonal bor nitrür %1,5 konsantrasyon da ahşap malzemeye emprenye edilmiştir. Emprenye uygulamalı ve kontrol örneklerine bazı fiziksel ve mekanik testler uygulanıp; odunun hava kurusu yoğunluğu (ISO 3131), eğilme direnci (ISO 3133) ve elastikiyet modülü (ISO 3349) değerleri belirlenmiştir. Retensiyon değerleri bakımından sarıçam ladin ve kestaneye göre daha yüksek retensiyon değeri göstermiştir. Anadolu kestanesinin yüksek oranda tül oluşumu ihtiva etmesi geçirgenlik oranında düşüşün sebebi gösterilebilir. Emprenye uygulaması sonrası nano hegzagonal bor nitrür hava kurusu yoğunluk değerlerinde %1.5-%5 arasında bir artışa neden olmuştur. Tüm ağaç türleri için emprenye uygulaması eğilme direnci değerlerinde azalmaya sebep olmuştur. Kontrol örneklerine göre h-BN uygulaması sonrası sarıçamda %25, ladinde %18,5 ve kestanede %9 oranında eğilme direnci değerlerinde düşüş tespit edilmiştir. Elastikiyet modülü değerleri bakımından kestane odunun da farklı sonuçlar elde edilmiştir. Emprenye uygulaması elastikiyet modülü değerlerinde sarıçam ve ladinde sırasıyla %18 ve %1'lik azalmaya sebep olurken, kestanede %4'lük bir artışa neden olmuştur.

Ağaç malzemelerEmprenyelerFiziksel özellikler+1
Mehmet Irkılata
Gümüşhane University · Institute of Graduate Studies in Science
2019
00
Master'sOpen AccessTR

Açık artırmalı satışlarda muhammen bedel artırma oranının bazı faktörlere göre değişimi: amasya ve giresun orman bölge müdürlükleri örneği

Orman ürünleri pazarında tekel özelliğini kaybetmesi Orman Genel Müdürlüğünün gelirlerinin azalmasına neden olmuştur. Devlet Orman İşletme Müdürlüklerinin odun emvali satış ihalelerini münferit olarak düzenlemekte ve her işletmenin başarı düzeyi yine münferit olarak değerlendirilmektedir. Açık artırmalı satışlarda muhammen bedel artırma oranının bazı faktörlere göre değişimi yakın işletmelerin satış ihalelerinde etkilenme durumu satış etkinliği yönünden önem arz etmektedir. Bu çalışmada, farklı değişkenlerin coğrafi konumları yakın Devlet Orman İşletmelerinin gelirleri üzerine etkileri irdelenmiştir. Bu kapsamda, Amasya ve Giresun Orman Bölge Müdürlükleri bünyesinde yer alan işletmelerin 2014-2018 yılları arasındaki ihale sonuçları incelenmiştir. Bu bağlamda, işletmelerin dikili ağaç satışı ve geleneksel depodan satış yöntemlerin kullanıldığı emval satış ihalelerinde elde edilen muhammen bedel artış oranları belirlenmiş ve karşılaştırılmıştır. Bu karşılaştırmalar, Orman Bölge Müdürlüğü ve Orman İşletme Müdürlüğü düzeylerinde satış yöntemi, yıllar ve aylar değişkenlerine göre yapılmıştır. Çalışma sonucunda, sanayi tesislerine yakınlık, ihale yılı, ihale ayı, ihaleye çıkan Orman İşletme Müdürlüğü, dikili ağaç satışı ve geleneksel depodan satışlar değişkenlerinin, Muhammen Bedel Artırma Oranı üzerinde istatistiksel düzeyde anlamlı farklılıklar oluşturduğu tespit edilmiştir.

Serpil Santo
Gümüşhane University · Institute of Graduate Studies in Science
2019
00
Master'sOpen AccessTR

Orman köylülerinin güneş enerjili su ısıtma sistemlerini kullanmasıyla ortaya çıkan sosyo ekonomik durumun değerlendirilmesi Gümüşhane örneği

Bu çalışmada Gümüşhane'deki bazı orman köylülerinin güneş enerjili su ısıtma sistemlerini kullanmasıyla ortaya çıkan sosyo-ekonomik durum değerlendirilmiştir. Bunun için 70 orman köylüsü aile üzerinde anketler yapılarak sonuçlar analiz edilmiştir. Araştırma kapsamında Gümüşhane Orman İşletme Müdürlüğü ORKÖY şubesinden güneş enerjisi verilen aile bilgileri neticesinde yüz yüze anketler yapılmıştır. Anketlerdeki verileri sayısal ortama aktarılmış ve istatistiki analizler SPSS (11.5) programı ile gerçekleştirilmiştir. Gümüşhane'deki orman köylerinde yaşayan insanların güneş enerjili su ısıtma sistemi kullanması, "t" analizi ve yüzde frekans dağılımı yöntemleri açıklanmaya çalışılmıştır. Sonuç olarak güneş enerjisi su ısıtma sistemleri orman köylerinde ısınma amaçlı yakacak odun tüketimi üzerine olumlu etkisi sağlamamış. Yemek pişirme ve su ısıtma amaçlı fark edilir tasarruflar söz konusu olmuştur. Ankete katılanların cinsiyet durumu %4 kadın ve % 96 erkektir. İleri ve orta yaşlı ve daha yüksek yaşlı katılımcının oranı % 60'dır. Eğitim olarak ilkokul mezunlarının oranı %64'tür. Ormanların çoğunda köylüler, gelecekteki ekonomik beklentilerden endişe duymaktadırlar.

Süleyman Aykut Tonyalı
Gümüşhane University · Institute of Graduate Studies in Science
2019
00
Master'sOpen AccessTR

Rodamin 6g Boyarmaddesinin Karaağaç (Ulmus Glabra) ve Dut (Morus Alba) talaşı üzerine adsorpsiyonla atık sulardan uzaklaştırılması

Bu tez kapsamında, katyonik bir boyarmadde olan Rodamine 6G'nin (R6G) sulu çözeltilerden uzaklaştırılmasında; düşük maliyetli, bol miktarda bulunan ve çevre dostu adsorban olarak karaağaç (KAT) ve dut (DT) talaşı kullanılmış ve mevcut pahalı yöntemlere alternatif sunulmaya çalışılmıştır. Adsorbanların karakterizasyonları Boehm titrasyonu, pHpzc ve nem miktarı tayini gibi yöntemlerle gerçekleştirilmiştir. R6G'nin KAT ve DT üzerine adsorpsiyon verimini etkileyebilecek; sulu çözelti pH'ı, denge süresi, adsorban miktarı ve başlangıç R6G konsantrasyonu gibi çeşitli faktörlerin etkileri incelenmiş ve optimum deneysel koşullar belirlenmiştir. Ayrıca iyonik şiddetin adsorpsiyon süreci üzerindeki etkileri de incelenmiştir. R6G'nin her iki adsorban üzerine adsorpsiyonu için optimum sulu çözelti pH'ının 7.0 ve denge süresinin 180 dakika olduğu görülmüştür. Adsorpsiyon kinetiğinin, ikinci dereceden kinetik modeli takip ettiği ve deneysel verilerin hem Langmuir hem de Freundlich izoterm modellerine iyi bir uyum gösterdiği tespit edilmiştir. KAT ve DT'nin monolayer adsorpsiyon kapasitesi Langmuir izoterm modeli kullanılarak sırasıyla 50.5 ve 31.8 mg g-1 olarak bulunmuştur. Literatürde verilen diğer adsorbanlarla karşılaştırma sonucunda karaağaç ve dut talaşının boyarmadde gideriminde kullanılacak etkili ve düşük maliyetli seçenek olabileceği sonucuna varılmıştır.

AdsorpsiyonBoyar maddelerDut+3
Ceyhun Reis
Gümüşhane University · Institute of Graduate Studies in Science
2019
00
Master'sOpen AccessTR

Nano partiküllü koruyucu maddelerin bazı ağaç türlerinin yanma özelliklerine etkileri

Ahşap malzeme yenilenebilir, hafif, mekanik direnci yüksek, iç-dış dekorasyonda yaygın kullanım alanına sahip, kolay işlenebilen ve estetik görünüme sahip bir hammadde kaynağıdır. Ancak ağaç malzeme organik yapısından kaynaklı böcek-mantar tahribatına uğraması, güneş, nem, sıcaklık farkı ve ateşe karşı sınırlı dayanımı gibi zayıf sayılabilecek bazı olumsuz özelliklere sahiptir. Ahşabın bu olumsuz yönlerini iyileştirmek için çeşitli kimyasal maddelerle muamele edilip, kullanım yerine uygun katman yapıcı malzemelerle üst yüzey işlemlerden geçirilmesi yaygın kullanılan koruma yöntemlerindendir. Günümüzde yanmayı engelleyici olarak kullanılan bor, amonyum ve azotlu bileşiklerin ağaç malzemenin higroskopitesinde artışa sebep olduğu bilinmektedir. Nano teknoloji bilgisayar, elektronik, robotik teknolojilerin yansıra malzeme biliminde yüzey kaplama ve nano kompozit üretimi gibi alanlarda da kullanılmaktadır. Çalışmada kullanılan nano maddelerin boyutlarından dolayı ahşaba daha derin nüfuz edeceği, homojen dağılıp yıkanma miktarlarını azaltacağı düşünülmektedir. Bu çalışma, nano hekzagonal bor nitrür (h-BN) ile emprenye edilen farklı ağaç türlerinin yanma özelliklerini tespit etmek için yapılmıştır. Çalışmada ağaç türü olarak ağaç işleri endüstrisinde yaygın olarak kullanılan iğne yapraklı ağaçlardan Sarıçam (Pinus sylvetsris Lipsky ), Doğu ladini (Picea orientalis) ve geniş yapraklı ağaçlardan Anadolu kestanesi (Castanea sativa Mill) odunları seçilerek, %1,5 konsantrasyonlu h-BN ile ASTM-D 1413-76 (1976) standartlarına göre emprenye edilmiştir. Deney örneklerinin yanma özelliklerinin ölçülebilmesi için ASTM E 160–50 (1975) esaslarına uyularak yanma test cihazında ölçümler yapılmıştır. Çalışma sonucunda alev kaynaklı yanma (AKY), kendi kendine yanma (KKY) ve kor halde yanma (KHY) sıcaklıkları, yanmada ağırlık kaybı, yıkılma süresi ve toplam yanma süresi belirlenmiştir. Sonuç olarak; test ve ölçüm için alınan ahşap numunelerde en yüksek retensiyon miktarı ladinde en az ise kestanede ölçülmüştür. Kontrol örneklerine göre h-BN uygulaması KKY ve daha yüksek oranlarda da AKY sıcaklıklarında artışa neden olmuştur. Kor halde yanma sıcaklığı kontrol örneklerine göre h-BN uygulanan örneklerden kestane ve ladinde artış Sarıçamda ise azalma gözlemlenmiştir. Yıkılma süreleri kontrol örneklerine göre h-BN uygulanan örneklerde artış; toplam yanma sürelerinde, kestane ve ladinde artış Sarıçamda azalmaya neden olmuştur. Yanmada ağırlık kaybı kontrol örneklerine göre h-BN uygulanan örneklerden ladinde ve Sarıçamda artış kestanede azalma belirlenmiştir.

AhşapAğaç işleriAğaç malzemeler+2
Eyüp Çiçek
Gümüşhane University · Institute of Graduate Studies in Science
2019
00
Master'sOpen AccessTR

Primula veris subsp. columnae bitkisinin uçucu yağının kimyasal içeriği, metanol ekstraktlarının eldesi ve biyolojik aktiviteleri

Bu çalışma Primula veris subsp. columnae türünün uçucu yağ oranları, uçucu yağ bileşenlerinin belirlenmesi, metanol ekstraktlarının elde edilerek antioksidan, antifungal ve antimikrobiyal özelliklerinin belirlenmesi amacıyla yapılmıştır. Çalışma 2019 yılında, Gümüşhane ilinde doğal olarak yetişen Primula veris subsp. columnae bitkisinin çiçek ve yaprak uçucu yağları çıkartılarak ana bileşenleri ve yüzde oranları belirlenmiştir. Çiçek uçucu yağında en fazla bulunan ana bileşik Metil 4-methoksisalisilat (%37.30), yaprak uçucu yağında en fazla bulunan ana bileşik Linoleik asid (%40.08) elde edilmiştir. Çiçek ve yapraklarının metanol ile ekstraksiyonu sonucu yüzde olarak çiçekte ekstraktif madde %34.54, yaprakta ise %28.81 olarak elde edilmiştir. Metanol ekstraksiyonu sonucu Primula veris subsp. columnae bitkisi genel olarak değerlendirildiğinde antioksidan özelliklerinin oldukça yüksek olduğu tespit edilmiştir. Primula veris subsp. columnae türünün çiçeklerin ve yaprakların uçucu yağları üzerinde yapılan antimikrobiyal aktivite testinde bunlardan sadece çiçek uçucu yağının zayıf inhibite özellik gösterdiği tespit edilmiştir. Anahtar Kelimeler: Antimikrobiyal Aktivite, Antioksidan Aktivite, GC-MS, Odun Dışı Orman Ürünleri, Tutya(Çuha çiçeği), Uçucu yağ

Çağrı Karapınar
Gümüşhane University · Institute of Graduate Studies in Science
2020
00
Master'sOpen AccessTR

Gümüşhane ili tarihi konakları sürdürülebilirliği üzerine bir inceleme-Bağlarbaşı mahallesi restorasyon örneği

Asya'yı Avrupa'ya bağlayan tarihi İpek Yolu üzerinde bulunan Gümüşhane, birçok kültür ve medeniyete ev sahipliği yapmıştır. Bu çalışmada incelediğimiz Bağlarbaşı Mahallesi, Doğu Karadeniz'de bulunan Gümüşhane'nin Merkez İlçe'sine bağlı bir yerleşim alanıdır. Bağlarbaşı Mahallesi içerisinden belirlenen A, B ve C olmak üzere üç bölge, tescilli yapıları, yeşil alanları, patika sokakları ve Harşit Çayı'nın verdiği doğal güzellikleri açısından incelenerek, kültür turizmi açısından sürdürülebilirliği sorgulanmıştır. Çalışma alanı içerisinde yer alan 6 adet tescilli konak, İl genelinde yer alan tarihi Gümüşhane Konakları referans alınarak incelenmiştir. Bağlarbaşı'nda yıllar içerisinde yapılacak kentsel dönüşüm aşikardır. Amacımız Türkiye'nin diğer bölgelerinde bulunan ve koruma altına alınan konaklar kadar kıymetli, yapıların Gümüşhane'de de var olduğunu göstermektir. Yapıların koruma altına alınmadan imara açılarak betonlaştırılması ve doğal yaşamın kaybedilmesi tehlike arz etmektedir. Mimari yaklaşımın sokağa, caddeye ve bulunduğu her ortama sosyal ve kültürel etkileri ortadır. Elde edilen veriler ışığında çalışma alanının geleneksel mimariyle uyumlu olarak alternatif turizme açılabilmesi için sürdürülebilir tasarımlar yapılması amaçlanmıştır. Tasarım parsel ölçeğinde dönüşümden ziyade geleneksel dokuyu kaybetmeden yenilikçi biçimlemeler içermektedir. Bütüncül bir yaklaşımla ele alınan bölgede sıradan imar planlarından ziyade, koruma amaçlı imar düzenlemesi gerekli olduğu ön görülmüştür. Sürdürülebilirliği açısından bu yenilikçi yaklaşımın yerel halk ve turistik amaçlı gelen misafirleri kucaklaması hedeflenmiştir. Bölgenin gereksinimlerinin analiz edilmesi, eski doku içinde oluşmaya başlayan modern yapılaşma ve eski-yeni konut mimarisi arasındaki çatışmayı engellemek için sürdürülebilir bir yapılaşma oluşturulması önemlidir. Çalışmada SWOT analizi ile geleneksel yapıların durumları, yenilenebilirliği ve yeşil alanlar kültür turizmi açısından sürdürülebilirliği incelenmiştir. Mevcut yeşil dokuyu koruyarak dönüşümden zarar görmemiş tarihi yapıları ve yeni kullanım alanlarının yaratılabileceğini ortaya konmuştur. Çalışma alanı her anlamda değerlidir. Müze, sosyal tesis, yürüyüş alanları, çocuk parkları, kafe ve restoran için çevrilmesi mümkündür. Doğaya saygılı bir duruş ile korumanın olabileceği ve sonraki nesillere bunun aktarılabileceğini göstermesi beklenmektedir.

Sonay Güzel Özçubukçu
Gümüşhane University · Institute of Graduate Studies in Science
2020
00
Master'sOpen AccessTR

Türkiye'de yayılış gösteren bazı otbiçen (Arachnida: Opiliones) türlerinin element analizi

Doku ve hücrelerde ozmotik dengenin ayarlanması, protein, nükleik asit ve yağ gibi önemli moleküllerin oluşumunda görev alan elementlerin ozmotik, yapısal ve biyokimyasal olmak üzere üç önemli işlevleri bulunur. Ülkemizin farklı yaşam alanlarından toplanan Gilijarovya tenebricosa, Histricostoma caucasicum, Mitopus morio, Nelima pontica ve Odiellus zecariensis türlerinin erkek ve dişi bireylerin de XRF de elemental analizi yapıldı. Sonuçta 16 inorganik element (Kalsiyum (Ca), Kükürt (S), Klor (Cl), Fosfor (P), Mangan (Mn), Çinko (Zn), Demir (Fe), Bakır (Cu), Sodyum (Na), Krom (Cr), Magnezyum (Mg), Nikel (Ni), Potasyum (K), Alüminyum (Al), Titanyum (Ti), ve Silisyum (Si)) tespit edildi. Tespit edilen Mg, Al, Si ve Ni konsantrasyonlarının türler arasında istatistiksel açıdan önemli bir fark olduğu belirlenmiştir (p<0.01). Diğer taraftan analizi yapılan erkek ve dişi örneklerde K ve Zn konsantrasyonun istatistiksel açıdan önemli olduğu bulunmuştur (p<0.05). Dişi bireylerde K ve Zn konsantrasyonun erkeklere oranla daha fazla olduğu görülmüştür.

Adem Altıntaş
Gümüşhane University · Institute of Graduate Studies in Science
2021
00
Master'sOpen AccessTR

Kâğıt fabrikası atık çamurunun yonga levha üretiminde değerlendirilmesi

Kâğıt fabrikaları kağıdı üretebilmek için üretim akışı boyunca suyu bol miktarlarda tüketmektedirler. Bu gibi tesislerde suyun arıtılması sonucunda atık çamur oluşmaktadır. Bu atık çamur geri yıkama suyu ile birlikte doğaya bırakılmaktadır. Bu atık çamura önce içeresindeki nemden uzaklaştırılması için kurutma işlemi yapılmıştır. Daha sonra kurutulan bu atık çamur üzerinde öğütülme işlemi yapılmıştır. Bunun yanında odun materyali de yonga haline getirilip kurutma fırınında kurutulmuştur Sonrasında ise belli oranlarda ki atık çamura yine belli oranlarda odun materyali ve bazı katkı maddeleri katılarak hamurlaştırma işlemi yapılmıştır. Karışım çamuru belirli boyutlarındaki kalıp ile 18 mm kalınlıkta üretilmiştir. Elde edilen Levha taslakları prese sokularak belirlenen sıcaklık ve sürede preslenmiş tir. Bu işlemlerin sonrasında ise elde edilen levhalar üzerinde bazı fiziksel ve mekaniksel testler yapılmıştır. Levhalar 0.69 ve 0.71 g/cm3 yoğunlukta elde edilmişlerdir. Elde edilen levhalar daha sonra fiziksel (su alma, kalınlık artımı) ve mekaniksel testlere ( eğilme direnci, eğilmede elastikiyet modülü, yüzeye dik yönde çekme direnci) alınmışlardır. Çalışma sonunda ise, elde edilen levha taslaklarının standartlara göre uygunluğu araştırılmış ve bu levhaların genel amaçlar için kullanılabileceği tespit edilmiştir.

Endüstriyel atıklarOrganik atıklar
Muharrem Tekel
Gümüşhane University · Institute of Graduate Studies in Science
2021
00
Master'sOpen AccessTR

Doğal koruyucular ile modifiye edilmiş bazı ahşap türlerinin üst yüzey özelliklerinin belirlenmesi

Doğal ortamında ağacı koruyan tanen, ülkemiz de yaygın olarak yetiştirilen ceviz ağacının meyve ve yapraklarında bol miktarda bulunmaktadır. Bu çalışmada odun korumada kullanılan ceviz taneninin, odunun üst yüzey özelliklerine etkisinin, tespit edilmesi amaçlanmıştır. Araştırmalar sonucunda elde edilen verilerle ceviz taneninin ekonomik değerinin ve yaygın kullanım alanlarının artırılması hedeflenmiştir. Bu amaçla sarıçam (Pinus sylvetsris L.) ve ceviz (Juglans regia L.) ağacı deney parçalarına fırça ile ceviz taneni nüfuz ettirilmiş ve yüzeyinde su bazlı vernik ve poliüretan vernik ile koruyucu katman oluşturulmuş ve bu katmanın yüzey sertliği ve yüzey parlaklığı değerleri ölçülmüştür. Ölçümler yapılmadan evvel deney parçaları TS 2470., (1976) standartlarına göre birinci sınıf keresteler içinden rastgele seçilip, TS 2479., (1976) ve TS 6956 EN ISO 4287 (2004) standartlarına göre yüzey sertliği ve yüzey parlaklığı ölçümleri yapılmıştır. Bu ölçme işlemleri tanen öncesi ve sonrası ölçümler ile vernik öncesi ve sonrası ölçümleri kapsamaktadır. Tanenin ahşap yüzeyine tatbik edilmesi, fırça ile üç kat (liflere paralel – liflere dik ve yine liflere paralel olacak şekilde) sürülerek ve tanenin kuruması için katlar arasında ikişer saat beklenerek uygulama yapılmıştır. Bu uygulamalar sonunda elde edilen deney sonuçlarına göre en yüksek yüzey sertlik değerleri sırasıyla ceviz+kontrol+poliüretan vernikli (100,4 N/mm2), ceviz+tanen+poliüretan vernikli (98,4 N/mm2) ve sarıçam+kontrol+poliüretan vernikli (93,2 N/mm2) olmuştur. En düşük yüzey sertlik değerleri ise sırasıyla sarıçam+kontrol+su bazlı vernikli (36,2 N/mm2), sarıçam+tanen+su bazlı vernikli (38,4 N/mm2) ve ceviz+tanen+su bazlı vernikli (42,6 N/mm2) örneklerinde elde edilmiştir. Vernik uygulaması yapılan örneklerde, liflere dik en yüksek parlaklık değeri; sarıçam+kontrol+poliüretan vernikli (91,34 L), en düşük ceviz+kontrol+su bazlı vernikli (52,84 L) örneklerde rastlanmıştır. Vernikli örneklerde liflere paralel en yüksek parlaklık değeri; sarıçam+kontrol+poliüretan vernikli (100,98 L), en düşük ceviz+tanen+poliüretan vernikli (73,27 L) örneklerde görülmüştür. Yüzey sertliği ve yüzey parlaklığı değerlerinde tanen uygulaması yapılmayan kontrol parçalarında ölçüm değerleri oldukça yüksek çıkmıştır. Yüzey sertliği ve yüzey parlaklığı değerleri açısından vernik çeşidi seçiminin daha etkin olduğu görülmüştür. Deneyde kullanılan ağaç türüne göre; poliüretan vernikli sarıçamın yüzey parlaklığı değerinin cevize göre daha yüksek çıktığı görülürken, yüzey sertliği bakımından ise ceviz odununun yüzey sertlik değeri daha yüksek çıkmış olup, kontrol örneklerine göre sarıçamdaki yüzdesel (%) değişimin daha fazla olduğu tespit edilmiştir.

Alaattin Uzun
Gümüşhane University · Institute of Graduate Studies
2021
00
Master'sOpen AccessTR

Gümüşhane yöresi juniperus excelsa M. Bieb. (boylu ardıç) bitki kısımlarından elde edilen uçucu yağların kimyasal içeriği ve biyolojik aktiviteleri

Bu çalışma Juniperus excelsa M. Bieb. bitki kısımlarından elde edilen uçucu yağının kimyasal içeriği ile antioksidan, antifungal ve antimikrobiyal özelliklerinin belirlenmesi amacıyla yapılmıştır. Çalışmada, Gümüşhane ilinde doğal olarak yetişen Juniperus excelsa M. Bieb. bitkisinin kozalak, yaprak ve dal odunlarının uçucu yağları elde edilerek ve uçucu yağların yüzde oranları ve kimyasal bileşenleri belirlenmiştir. Elde edilen uçucu yağların antioksidan aktivite tayinleri, DPPH serbest radikal temizleme aktivitesi tayini, Demir (III) iyonu indirgeyici antioksidan gücü (FRAP) tayini ve ABTS●+ radikal katyonu giderme aktivitesi yöntemine göre yapılmıştır. Ayrıca toplam antioksidan madde içeriği analizi, toplam flavonoid madde tayini ve toplam fenolik madde tayini analizleri yapılmıştır. Uçucu yağların antimikrobiyal aktivite testleri ise disk difüzyon yöntemi ile 23 farklı mikroorganizmaya karşı belirlenmiştir. Juniperus excelsa M. Bieb. türünün uçucu yağ analiz sonucunda yüzde olarak uçucu yağ verimi kozalak, yaprak ve dallardaki uçucu yağ oranları sırasıyla; % 5.88, % 2.00 ve % 0.62 olarak belirlenmiştir. Kozalak, yaprak ve dal uçucu yağlarında en fazla bulunan ana bileşik α-pinen ve yağ analizleri sonucunda % miktar olarak en fazla bulunan kimyasal sınıf, monoterpenler olmuştur. Juniperus excelsa M. Bieb. bitkisinin genel olarak uçucu yağların antioksidan aktivite tayini sonuçları değerlendirildiğinde antioksidan özelliklerinin oldukça yüksek olduğu tespit edilmiştir. Juniperus excelsa M. Bieb. türünün kozalak, yaprak ve dal uçucu yağları üzerinde yapılan antimikrobiyal aktivite testinde kozalakların, yaprakların ve dalların bakteri, maya ve küflere karşı önemli antimikrobiyal etki gösterdiği belirlenmiştir.

Antimikrobiyal aktiviteAntioksidan aktiviteJuniperus excelsa+1
Emrah Saruhan
Gümüşhane University · Institute of Graduate Studies in Science
2022
00
Master'sOpen AccessTR

Gümüşhane florasında doğal olarak yetişen alıç'ın (Crataegus tanacetifolia (Lam.) Pers.) in vitro çoğaltımı üzerine bir araştırma

Günümüzde, kuraklığın gittikçe büyümesi, sürdürülebilir bitkilendirme çalışmalarının ivedilikle hayata geçirilmesini gerektirmektedir. Bu bağlamda kuraklığa dayanıklı alıçın (Crategus L.); ağaçlandırma çalışmaları, erozyon kontrolü, kurakçıl peyzaj, tarım ve hayvancılık, insan beslenmesi, tıp, kozmetik endüstrisi gibi geniş alanlardaki kullanım imkanı bu bitkinin önemini gittikçe artırmaktadır. Türkiye'nin genelinde alıçın doğal olarak yetiştiği dikkate alınır ise ülke ekonomisi ve ekolojisine katkıları daha iyi anlaşılacaktır. Kullanım alanlarının genişliği alıçın uygun generatif ve vejetatif üretim tekniklerinin belirlenmesini önemli kılmaktadır. Vejetatif çoğaltıma göre genetik kaynakların çoğaltılması ve korunmasını kolaylaştıran, işçilik maliyetlerinde ve depolama alanlarında kazanımlar sunan in vitro çoğaltım daha cazip görülmektedir. Çalışmamızda Gümüşhane'de doğal yayılışı olan endemik Crataegus tanacetifolia (Lam.) Pers.'dan alınan eksplantlar, kallus ve sürgün teşvikini sağlamak amacıyla bitki büyüme düzenleyici oksin ve sitokinin hormonlarının farklı konsantrasyon ve kombinasyonlarından oluşan ortamlara aktarılmıştır. Sonuç olarak; 2 mg/l NAA ve 0.5 mg/l KIN içeren kallus teşvik ortamı en yüksek değeri (23.33 g/10 eksplant) vermiştir. Sürgün teşvik ortamlarında ise en yüksek sürgün sayısı yüzde değeri (%47) 8 µM BAP, 6 µM IAA ve 2 µM GA3 içeren ortamdan elde edilmiştir. Alıç mikroçoğaltımı ile ilgili bu çalışmanın literatüre katkı sağlanması beklenmektedir.

Alıç
Aynur Günaydın
Gümüşhane University · Institute of Graduate Studies
2023
00
Master'sOpen AccessTR

Orman köylerine yapılan desteklerin sosyal hayat üzerindeki etkilerinin araştırılması Gümüşhane ili örneği

Ormancılık çalışmaları orman köylüleri ile birlikte yapılmaktadır. Orman köylülerinin sosyo-kültürel ve ekonomik durumları ormanlar üzerinde oldukça fazla etkiye sahip olmaktadır. Bu etkilerin olumlu yönde dönüştürülmesi için orman köylülerinin kalkınmalarını sağlamak amacıyla kamu kurumları tarafından farklı çalışmalar yapılmaktadır. Tez çalışmasında orman köylülerine sağlanan imkânların ormanlar üzerindeki etkilerin belirlenmesi için gerçekleştirilmiştir. Orman köylerinde ekonomik faydaların sağlanması sosyal baskıları azaltarak ekosistem sürekliliğine katkı sağlamaktır. Ana hipotez, ORKÖY'ün (Orman Köy İlişkileri Genel Müdürlüğü) 2012 ila 2022 yılları arasında gerçekleştirilen sosyo–ekonomik nitelikli projelerin Gümüşhane'deki orman köylülerinin yaşamları üzerindeki etkilerini araştırılmayı amaçlamaktadır. Çalışma kapsamında 16 orman köyünde 121 adet orman köy hanesindeki bireyler ile yüz yüze görüşme yoluyla anketler yapılmıştır. Anketlerdeki veriler sayısal ortama aktarılmış ve istatistiki analizler SPSS 28.0 istatistik yazılımıyla yapılmıştır. Verilerin; frekans ve yüzde dağılımları belirlenmiş ve anket soruları arasındaki ilişkiler ki-kare testi ile analiz edilmiştir. Sonuç olarak katılımcıların ORKÖY desteklerinden sırasıyla süt sığırcılığı, besi sığırcılığı, güneş enerjisi ile su ısıtma sistemi, süt koyunculuğu ve mikro kredi desteği aldıkları belirlenmiştir. Orman köylülerinin ORKÖY kredilerinin faydalı olduğunu ifade etmelerine rağmen, kredi miktarlarını düşük bulduklarını söylemişlerdir. Sonuçların orman köylüsü üzerindeki olumlu sonuçlarının ilgili kurumlara faydalı izlenimler vereceği kaçınılmazdır. Anahtar Kelimeler: Sosyo-Ekonomi, Orman Köylüsü, Güneş Enerjisi, Kalkınma.

Mevla Kubay
Gümüşhane University · Institute of Graduate Studies in Science
2024
00
Master'sOpen AccessTR

Bakır krom bor (CCB) ile emprenye edilen bazı fındık türü odunlarının toprakla temasta dayanıklılık değerlerinin incelenmesi

Fındık bahçelerinde her yıl yapılan budama ve aralama kesimlerinde ortaya önemli miktarda taze sürgünler, genç ve yaşlı ağaççıklar ortaya çıkmaktadır. Bu fındık kesim atıklarından düzgün olanları az bulunmakla birlikte; yaygın olarak bahçe ve seralarda sırık olarak kullanılmaktadır. Geri kalan büyük kısmı da ancak yakacak olarak kullanılmaya elverişlidir. Hızlı büyüyen tür olması yanında doğal dayanıklılığının düşük olması nedeniyle hızlı çürüyerek beklentiyi karşılayamayan sırıklar her yıl değiştirilmek zorunda kalınmaktadır. Giresun yöresinden temin edilen 5 farklı fındık odun türünden hazırlanan 35x2x2 cm boyutlarındaki odun örnekleri CCB (Bakır Krom Bor) ile emprenye edilerek açık alan denemelerine tabi tutulmuştur. Bir yıl süre ile sebze bahçelerinde yarısına kadar gömülü olarak bekletilecek fındık odun örneklerinden altı ayda bir test örnekleri alınarak laboratuarda direnç değer testlerine tabi tutulacaktır.

Haşim Kır
Gümüşhane University · Institute of Graduate Studies in Science
2024
00
Master'sOpen AccessTR

İç mekanda kullanılan geri dönüştürülmüş ahşap malzemelerin kullanımına yönelik tüketici algısı: Türkiye'de bir araştırma

Ahşabın geri dönüşümü, son yıllarda artan çevre sorunları ve doğal kaynakların sınırlı olması nedeniyle giderek daha önemli hale gelmektedir. Bu nedenle, ahşabın geri dönüşümü hakkında yapılan araştırmaların sayısı da artmaktadır. Ahşabın geri dönüşümünün insan üzerindeki algısı ise, bu malzemenin geri dönüşümünün ne kadar önemli olduğunu anlamak açısından oldukça önemlidir. Ahşabın geri dönüşümünün insan üzerindeki algısı hakkında yazacağımız tezin özgün değeri, Türkiye özelinde pandemi sonrası oluşan yeni düzen ve ekonomik verileri ele alarak tüketicilerin geri dönüştürülmüş ahşap malzemeleri hakkındaki farkındalıklarını ve algılarını belirleyecek olmasıdır. Bu tez, insanların geri dönüştürülmüş ahşap malzemeleri kullanımı hakkındaki farkındalıklarını ve algılarını artırmaya yardımcı olabilir ve ahşap endüstrisi için sürdürülebilir bir gelecek sağlayabilir. Literatürde, ahşabın geri dönüşümü hakkında yapılan araştırmaların sayısı giderek artmaktadır. Bununla birlikte, ahşabın geri dönüşümünün insan üzerindeki algısı hakkında yeterli araştırma yapılmamıştır. Bu nedenle, yapacağınız tezin literatürdeki yeri oldukça önemlidir. Ahşabın geri dönüşümü, aslında çok eski bir tarihe sahiptir. Tarihte, ahşap malzemelerin geri dönüşümü, sadece ekonomik bir ihtiyaçtan değil, aynı zamanda savaş zamanlarında da önemli bir rol oynamıştır. Ancak, günümüzde, ahşabın geri dönüşümü daha çok kaygılar nedeniyle yapılmaktadır. Ahşabın geri dönüşümü, sadece çevre dostu olmakla kalmaz, aynı zamanda kaynakların daha sürdürülebilir bir şekilde kullanılmasını da sağlar. Tezin ana konusunu oluşturan tüketici algısını ölçmek için anket çalışması yapılacaktır.

Emirhan İnce
Gümüşhane University · Institute of Graduate Studies in Science
2024
00
Master'sOpen AccessTR

Orman ürünleri sanayi kuruluşlarının sertifikasyon sürecinin incelenmesi: Samsun ili örneği

Orman ürünleri sektörü, sürdürülebilirlik ve çevresel koruma açısından büyük öneme sahiptir. Bu sektörde faaliyet gösteren işletmelerin ürünlerinin çevresel ve sosyal standartlara uygunluğunu belgelemek için sertifikasyon süreci önemli bir adımdır. Bu çalışma, Samsun ili orman ürünleri sektöründe faaliyet gösteren işletmelerin sertifikasyon süreçlerini incelemeyi ve değerlendirmeyi amaçlamaktadır. Araştırmanın odak noktası, işletmelerin sertifikasyon sürecine olan yaklaşımları, süreçte karşılaştıkları zorluklar, sertifikasyonun maliyetleri üzerindeki etkisi ve işletmelerin pazarlama stratejilerine olan etkilerini anlamaktır. Çalışma kapsamında, orman ürünleri sanayi kuruluşlarının sertifikasyon sürecine ilişkin algıları, bu sürecin çalışanları ve ormancılık teşkilatının sürdürülebilir orman yönetimindeki etkileri, sertifikasyon giderleri ve orman ürünleri piyasası üzerine olan katkıları, sertifikasyon sürecinde karşılaşılan zorluklar, genel kanaat ve sürecin geliştirilmesi ile ilgili öneriler detaylı olarak ele alınmıştır. Veriler, Samsun ilinde faaliyet gösteren orman ürünleri sanayi kuruluşlarından anket yöntemiyle toplanmıştır. Anket, işletmelerin yöneticileri aracılığıyla gerçekleştirilmiş ve verilerin doğru ve güvenilir olması için titizlikle işlenmiştir. Anket sonuçları, işletmelerin sertifikasyon sürecine ilişkin tutumlarını, deneyimlerini ve beklentilerini detaylı bir şekilde yansıtmaktadır. Bu veriler, çalışmanın analizlerinde temel kaynak olarak kullanılmış ve araştırmanın sonuçlarına yön vermiştir. Araştırmanın sonuçlarına dayanarak, Samsun ili orman ürünleri sanayileri sektöründeki işletmelerin sertifikasyon süreçlerinin geliştirilmesine yönelik sürecin avantajları ve önemi konusunda işletmelerin bilgilendirici programlar düzenlenmesi, sertifikasyon sürecine katılımı artırabilir. Sertifikasyon sürecinde yaşanan zorlukların azaltılması için işletmeler arasında işbirlikleri ve kaynak paylaşımı teşvik edilmeli, ortak sertifikasyon süreci uygulamaları geliştirilmelidir. Bu öneriler arasında, işletmelerin sertifikasyon sürecine daha fazla katılımını sağlamak için bilgilendirme programları düzenlenmesi, işbirliklerinin ve kaynak paylaşımının teşvik edilmesi, ortak sertifikasyon süreci uygulamalarının geliştirilmelidir. Bu önerilerin dikkate alınması, sertifikasyon süreçlerinin daha etkin ve verimli bir şekilde yönetilmesine katkı sağlayabilir.

Orman işletmeciliğiOrman ürünleri endüstrisi
Ayfer Akbulut
Gümüşhane University · Institute of Graduate Studies in Science
2024
00
Master'sOpen AccessTR

Gümüşhane ili Torul ilçesi Altınpınar Gölü'nün ekoturizm potansiyelinin SWOT analizi ile değerlendirilmesi

Ekoturizm, yerel halkın refanının sürekliliğini sağlama ve çevre koruma amacıyla doğal alanlara yapılan sürdürürlebilir bir turizm çeşididir. Bu kapsamda; Gümüşhane, Türkiye'nin kalkınma alanında öncelikli şehirleri arasında bulunmaktadır. Kalkınması konusunda özellikle turizm, tarım ve madencilik sektörlerinin öne çıktığı görülmektedir. Gümüşhane'nin turizm çeşitliliği açısından oldukça zengin olduğunu söylemek mümkündür. Bu turizm türlerinden bazılarının daha fazla öne çıktığı görülmektedir. Yayla turizmi, ekoturizm ve kış turizmi Gümüşhane'de öne çıkan turizm çeşitleridir. Kentin sahip olduğu doğal zenginliklerin turizme önemli katkıları vardır. Dipsiz, Aygır ve Zigana Limni Gölü ile beraber Altınpınar Gölü'nün oluşumunda yöredeki iklim koşullarına göre, arazinin eğim şartının da katkısıyla gün yüzüne çıktığı görülmektedir. Dolayısıyla bu çalışmada, Gümüşhane ili Torul ilçesi Altınpınar Gölü'nün doğal ortam özellikleri, ekoturizm kapasitesini araştırarak mevcut durumun değerlendirilmesi ve bu değerlendirmenin SWOT analizi ile desteklenerek incelenmesi amaçlanmıştır. Bu çerçevede güçlü ve zayıf yönleri ile fırsatları ve tehditleri belirlenmiştir. Altınpınar Gölü ekoturizme yönelik büyük bir potansiyele sahiptir. Olumlu özelliklere sahip doğa olaylarının yaşandığı Altınpınar Gölü ve çevresinin önemli bir turizm destinasyonu haline gelmesi için trafik, eğlence tesisleri gibi insan eliyle iyileştirilebilecek konuların planlanması ve uygulanması gerekmektedir. Altınpınar Gölü ve çevresinde rekreasyonel faaliyetlerin daha iyi yürütülebilmesi ve bu alanın turizme kazandırılabilmesi için koruma ve kullanma dengesinin gözetilerek bazı düzenlemelerin yapılması oldukça önemlidir. Dolayısyla söz konusu amaç için, günümüzde orman parkı konumunda olan Altınpınar Gölü'nün beşeri ve doğal kaynaklarının dikkate alınarak, geleceğin tabiat parkı ilan edilmesine aday söz konusu alanın potansiyelinin değerlendirilmesi gerekmektedir. Anahtar Kelimeler: Ekoturizm, Gümüşhane, Altınpınar Gölü, SWOT analizi

İrfan Faruk Özten
Gümüşhane University · Institute of Graduate Studies
2024
00
Master'sCrossrefindexedOpen AccessTR

Orman endüstrisinde emprenyeli ürünlerin geri dönüşümünde tüketici algısı: Gümüşhane ili örneği

Günümüzde, çevre sorunlarının artması ve doğal kaynakların sınırlı olması nedeniyle geri dönüşüm, sürdürülebilir kalkınma hedefleri doğrultusunda önemli bir konu haline gelmiştir. Bu bağlamda, orman endüstrisinde kullanılan emprenyeli ahşap ürünlerin geri dönüşümü, çevresel etkilerinin azaltılması ve doğal kaynakların korunması açısından büyük bir öneme sahiptir. Ancak, tüketicilerin bu konudaki algı, tutum ve davranışlarının, geri dönüşüm uygulamalarının başarısını doğrudan etkilediği görülmektedir. Bu çalışma, Gümüşhane ili örneğinde, tüketicilerin emprenyeli ahşap ürünlerin geri dönüşümüne yönelik bilgi düzeylerini, algılarını ve tutumlarını belirlemeyi amaçlamaktadır. Araştırma, yüz yüze anket yöntemi kullanılarak gerçekleştirilmiştir. Anket, tüketicilerin demografik özelliklerini, emprenyeli ürünlere ilişkin bilgi düzeylerini ve geri dönüşüm konusundaki tutumlarını ölçmeye yönelik iki bölümden oluşmaktadır. Elde edilen bulgular, tüketicilerin çevresel bilinç düzeylerinin, emprenyeli ürünlerin geri dönüşümüne ilişkin bilgi ve tutumlarını etkilediğini göstermektedir. Ayrıca, geri dönüşümle ilgili farkındalık düzeylerinin artmasının, çevresel sürdürülebilirlik çabalarına olumlu katkılar sağlayabileceği sonucuna varılmıştır. Bu çalışmanın bulguları, orman endüstrisinde geri dönüşüm uygulamalarının daha etkili bir şekilde planlanması ve tüketici farkındalığını artırmaya yönelik stratejilerin geliştirilmesi için önemli bir kaynak sağlayabilir. Ayrıca, literatürdeki boşlukları doldurarak emprenyeli ürünlerin geri dönüşümü konusundaki mevcut bilgi birikimine katkıda bulunmayı hedeflemektedir.

Said Yaşar Tosun
Gümüşhane University · Institute of Graduate Studies
2025
20
doi.org/10.71008/gumushane.thesis.2025.285
Master'sCrossrefindexedOpen AccessTR

Orman köylülerinin ormancılık mevzuatı farkındalığına ilişkin bir değerlendirme: Torul ve Kürtün orman işletme müdürlükleri örneği

Bu araştırmada, orman köylülerinin orman suçları, ormanların korunması ve orman köylüsünün ormanlardan faydalanmalarına ilişkin mevzuat hükümleri hakkındaki farkındalığının belirlenmesi amaçlamıştır. Araştırma, Trabzon Orman Bölge Müdürlüğü Torul ve Kürtün Orman İşletme Müdürlükleri sorumluluk sahasında yer alan orman köylerinde gerçekleştirilecek şekilde planlanmıştır. Çalışmada, Torul ilçesine bağlı 17 köyde 66 katılımcı, Kürtün ilçesine bağlı 27 köyde 111 katılımcı olmak üzere toplam 177 katılımcıya yüz yüze görüşme esasına dayalı anket uygulaması gerçekleştirilmiştir. Veri toplama aracında yer alan araştırma ölçeğinde önermeler 5'li likert ölçeğine göre tasarlanmıştır. Araştırmanın sonuçları, katılımcıların orman suçları ve ormandan faydalanma hususunda yeterli bilgi ve farkındalık düzeyinde bulunmadığını göstermiştir. Orman suçlarının en önemli türleri olarak orman yakma, kaçakçılık ve ağaç kesme öne çıkmıştır. Katılımcılar, ormanlardan faydalanmada geçim kaygısıyla yapılan eylemleri kabul edebilir bulurken, orman köylüsünün ormanlardan uzak tutulması gerektiği fikrine katılmamışlardır. Diğer yandan, mülkiyet değişiminin ormanların korunmasına olumlu katkı sağlayacağı hususunda görüş birliği olduğu tespit edilmiştir. Ayrıca, katılımcılar orman işletme personeliyle ilişkilerinin çoğunlukla iyi veya normal olduğunu belirtmişlerdir. Ormanların korunması gerekliliği konusundaki görüşler, yaşa göre farklılık göstermektedir; 51-65 yaş arası katılımcılar, orman köylülerinin ormanlardan uzak tutulması gerektiği fikrine daha olumsuz yaklaşırken, 65 yaş üzeri katılımcılar daha olumlu düşüncelere sahiptir. Genel olarak, ormanların korunması ve yönetimi konusunda katılımcılar arasında belirgin görüş farklılıkları ve yaşa dayalı tutum farklılıkları gözlemlenmiştir.

Musa Gümüş
Gümüşhane University · Institute of Graduate Studies
2025
10
doi.org/10.71008/gumushane.thesis.2025.117
Master'sOpen AccessTR

Kemaliye ilçesine özgü zetrin baharatının üretimi ve ekonomik öneminin SWOT analizi ile incelenmesi

Bu tez çalışmasında, Kemaliye ilçesine özgü Zetrin baharatının içeriği, üretim süreci ve ekonomik önemi SWOT analizi ile incelenmiştir. Zetrin baharatı başlıca Origanum acutidens, kekik türü olmak üzere, diğer bir takım bitki kısımlarının karışıma ilave edilmesiyle üretilen bir baharattır. Mevsimlere göre içeriği değişmekle birlikte birçok bitki türünün çeşitli kısımlarının baharatın üretiminde kullanılabildiği belirtilmektedir. Çalışma, zetrin baharatı üretiminde kullanılan bitkiler, üretim süreci, ayrıca Kemaliye ilçesine ekonomik katkıları bir SWOT analizi ile detaylı olarak incelenmeye çalıılmıştır. Baharat üretimindeki sürekliliğin Güçlü yönleri arasında doğal ve sağlıklı içeriğinin insanların kullamımına sunulması, zengin biyoçeşitliliğin devamı, geleneksel ve kültürel bir gıda maddesi olarak devamlılığının sağlanması, yöreye ekonomik katkısı yer almaktadır. Zayıf yönleri ise üretim sürecinin zorluğu ve emek yoğunluğu, sınırlı üretim kapasitesi, pazarlama ve dağıtım sorunları, yüksek üretim maliyetleri, mevsimsel üretim ve stoklama zorlukları, bilinirlik ve marka değeri eksikliği ile rekabet ve pazar dinamikleridir. Fırsatlar arasında artan sağlıklı beslenme eğilimleri, yerel ve ulusal pazarlarda büyüme potansiyeli, uluslararası pazarlara açılma imkanı, turizm ve gastronomi sektörleri ile işbirliği, coğrafi işaret tescili ve marka değeri, eğitim ve bilinçlendirme faaliyetleri, Ar-Ge ve ürün geliştirme çalışmaları ile sürdürülebilir tarım ve üretim yöntemleri bulunmaktadır. Tehditler ise çevresel değişiklikler ve iklim değişikliği, rekabetin artması, üretim maliyetlerinin artması, doğal kaynakların sürdürülebilirliği, pazarlama ve dağıtım sorunları, yasal düzenlemeler ve standartlar ile tüketici bilinçsizliği ve yanlış bilgilendirmedir. Bu analizler, zetrin baharatının sürdürülebilir gelişimi ve ekonomik katkısının artırılması için stratejik öneriler sunmaktadır.

Betül Demirci
Gümüşhane University · Institute of Graduate Studies
2025
00
Master'sCrossrefindexedOpen AccessTR

Gümüşhane ilindeki korunan alanların turizme katkısının belirlenmesi

Doğal alanlar içerisindeki parklar; Uluslararası Doğayı Koruma Birliği (IUCN) kriterlerine göre sınıflandırılmış ve ayrılmıştır. İçerisinde barındırdığı endemik ve nadir türlerin korunmasında özel önlemler alınması hedeflenmiştir. Ayrıca, yerel halkın ekonomik ve sosyal refahının artırılması, stratejik hedefler arasında önemli bir yer tutmaktadır. Korunan alanlar içerisinde yaşayan haklın katılımcı yaklaşımla sürdürülebilir turizm uygulamaları içerisinde yer almaları teşvik edilmektedir. Böylelikle doğal alanlar sosyo kültürel gelişmeye katkı sağlamış olacaktır. Tez çalışması, Gümüşhane ili içerisinde bulunan Tomara Şelalesi, Limni Gölü, Çağlayandibi Şelalesi ve Artabel Gölleri tabiat alanını içine alan bölgelerdir. Çalışma kapsamında; korunan alanlar içerisinde sürdürülebilir yönetim stratejileri oluşturmaya yardımcı olmak, biyolojik çeşitliliğin ve ekolojik bütünlüğün korunması hakkında karar vericilere yardımcı olmak hedeflenmiştir. Korunan alanların stratejik hedefleri çerçevesinde, ekolojik yapılarının korunması için somut veriler gerekmektedir. 2016-2019 yılları arasında Tomara Şelalesi ve Limni Gölü en çok ziyaret edilen alanlar olurken, 2019'da ziyaretçi sayıları zirveye ulaşmıştır. Bu dönemde Tomara Şelalesi 143.330, Limni Gölü 87.714, Çağlayandibi Şelalesi 10.910 ve Artabel Gölleri 2.680 ziyaretçiye ev sahipliği yapmıştır. Ancak 2020 yılında COVID-19 pandemisi nedeniyle tüm alanlarda ziyaretçi sayılarında belirgin bir düşüş yaşanmış, bu rakamlar sırasıyla 34.960, 34.960, 2.100 ve 100'e gerilemiştir. Ziyaretçi sayılarında yaşanan düşüş, 2021 yılı itibarıyla toparlanma sürecine girmiştir. Pandemi dönemindeki ziyaretçi ekonomik açıdan korunan alanlardaki turizm katkısını göz önüne sermiştir. Gümüşhane ilindeki koruan alanların ekoturizm faaliyetleri neticesinde etkilenme oranları tespit edilerek gelecek dönemlerde koruma hedeflerini planlayıcılara sunulacaktır. Alternatif çözüm önerileri ile korunan alanların ekonomiye katkıları ekosistem dengesi altında planlanacaktır. Anahtar Kelimeler: Ekoturzim, Koruma alanı, Tabiat parkı, Ziyaretçi sayısı

Haydar Tekin
Gümüşhane University · Institute of Graduate Studies
2025
30
doi.org/10.71008/gumushane.thesis.2025.183
DoctorateOpen AccessTR

Orman işletmelerinin planlanmasında yöneylem araştırması yöntemlerinden yararlanma olanakları

Selahattin Köse
Karadeniz Technical University · Institute of Graduate Studies in Science
1986
00