Kastamonu University
Anabilim Dalı

Zooloji Anabilim Dalı

Kastamonu University

9

Arşivlenen Tez

0

DOI Atanmış

0%

DOI Oranı

Anabilim Dalı

9 Tez
Yüksek LisansAçık ErişimTR

Sağmal ineklerde yaz aylarında duş ve fan uygulamasının süt verimi, kompozisyonu ve fizyolojik parametreler üzerine etkileri

Bu çalışmada duş, fan ve duş+fan uygulamalarının Siyah-Alaca süt ineklerinin yem tüketimi, süt verimi, süt kompozisyonu ve bazı fizyolojik parametreler (deri sıcaklığı,rektal sıcaklık ve solunum sayısı) üzerine etkileri konusunda 2 deneme yürütülmüştür. Denemeler Çukurova Üniversitesi Ziraat Fakültesi Döner Sermaye İşletmesi Süt Sığırcılığı Tesislerinde 2012 yılı Temmuz ve Ağustos aylarında yapılmıştır. Her deneme toplam 3 hafta sürmüş ve ilk 10 gün adaptasyon dönemi olarak kabul edilmiştir. Birinci denemede duş başlıklarının, debisi 0.3 L/dakika ikinci denemede ise 0.5 L/dakika?dır. Her iki denemede de, gruplar, duş ve fan uygulanmayan (Kontrol), fan ile serinletilen (Fan), duş ile serinletilen (Duş) ve duş+fan ile serinletilen (Duş+Fan) şeklinde düzenlenmiştir. Deneme I?de duş. fan ve interaksiyon etkileri yem farkı (YF) ve VKPD değerleri üzerine etkileri önemli (P<0.05) olarak tespit edilirken, diğer parametreler üzerine ise önemsiz (P>0.05) bulunmuştur. Ancak YF üzerine fan ve duş+fanın interaksiyon etkisi önemli (P<0.05) olarak tespit edilmiştir. Deneme II?de SVE üzerine duşun etkisi önemli (P<0.05) bulunmasına karşın diğer parametreler üzerine duş. fan ve interaksiyon etkileri önemli bulunmamıştır (P>0.05). Deneme I çalışmada rektal sıcaklık, solunum sayısı ve deri sıcaklığı için yapılan analizler sonucu gruplar arası fark bakımından akşam saatlerinde ölçülen rektal sıcaklık değerlerinde duş etkisi önemli (P<0.05) olarak tespit edilirken deri sıcaklığında ise akşam saatlerinde ölçülen değerlerde duş, fan ve interaksiyon etkisi önemli (P<0.05) olarak tespit edilmiştir. Deneme II?de ölçümün yapıldığı akşam saatlerinde rektal sıcaklık üzerine duşun etkisi önemli (P<0.05) bulunmuştur. Solunum sayısı için akşam saatlerinde yapılan ölçümlerde duşun etkisi önemli (P<0.05) olarak tespit edimiştir. Her iki deneme döneminde de sonuçlarına göre süt verim ve kompozisyonu açısından fark olmamasına rağmen hayvanların fizyolojik parametre ölçüm sonuçlarının yüksek olması ve muamele grupları bölmelerinde tespit edilen SNİ eşik değerlerininde stres eşik değeleri üzerinde olması hayvanlarda hafif ve orta şiddette sıcaklık stresi oluşmuştur. Süt verim düzeylerinin yüksek verim düzeyinde olmaması etkilerin önemli çıkmamasında bir neden olarak düşünülebilir. Ayrıca, çalışmanın kullanılan duş ve fan çalışma sürelerinin uzatılması ve kapasitelerinin artırlmasıyla birlikte gece serinletmenin yapılasının faydalı olabileceği düşünülmektedir. Anahtar Kelimeler: süt sığırı, sıcaklık stresi, serinletme, fizyolojik parametreler

Cihan Çakmakçı
Çukurova University · Fen Bilimleri Enstitüsü
2013
00
Yüksek LisansAçık ErişimTR

Yozgat ilinde meyve sinekleri (Diptera:Tephritidae) faunası ve sistematiği üzerine araştırmalar

Bu çalışmanın temel amacı Yozgat ilinde yayılış gösteren meyve sineği türlerini belirlemektir. Çalışma da, Yozgat ili içerisinden 2015-2018 yılları arasında toplam 983 meyve sineği örneği toplanmıştır. Örnekler muhtemel konukçu bitkiler üzerinden atrap ile toplanmış ve etil asetatlı öldürme şişelerinde öldürülmüştür. Elde edile ergin meyve sinekler laboratuvara getirilerek peraparasyonları yapılmış ve tür teşhisi için hazır hale getirilmiştir. Teşhis işlemleri sonucunda Tephritidae familyasından 3 alt familya (Myopitinae, Tephritinae ve Terellinae) içerisinden 12 cins ve toplam 38 tür tespit edilmiştir. Yozgat ilinden tespit edilen meyve sineği türleri için altfamilya, cins ve tür teşhis anahtarları hazırlanmıştır. Ayrıcaher bir tür için morfolojik tanımlamalar yapılmış ve türlerinergin, kanat ve aculeus fotoğrafları sunulmuştur. Bu çalışmanın sonuçları daha sonra yapılacak çalışmalara önemli bir kaynak oluşturacaktır.

Mehmet Torbalı
Gaziantep University · Fen Bilimleri Enstitüsü
2018
00
DoktoraAçık ErişimTR

Kurutulmuş yumurtacı tavuk gübresinde yetiştirilen Spirulina platensis'in yumurtacı tavuk rasyonlarında yem katkı maddesi olarak kullanımının performans, kalite ve kan parametreleri üzerine etkileri

Mevcut çalışma iki aşamada yürütülmüştür. Denemenin birinci aşamasında Spirulina platensis kurutulmuş yumurtacı tavuk gübresinde yetiştirildikten sonra ikinci aşamada yumurtacı tavuk rasyonlarına ilave edilmiştir. Sekiz haftalık deneme, 38 haftalık yaştaki her birinde 18 hayvan bulunan 4 yumurtacı tavuk grubundan oluşmuştur. Yem katkı maddesi olarak Spirulina, grupların rasyonlarına %0, %0.5, %1 ve %2 oranlarında ilave edilmiştir. Canlı hayvan denemesinde rasyona Spirulina ilavesinin canlı ağırlık, yem tüketimi ve yemden yararlanma oranlarında gruplar arasındaki fark istatistiki olarak önemsiz bulunmuştur (p>0.05). İstatistiki açıdan yumurta veriminde 4. haftada (p<0.05), yumurta kalitesinde, sarı genişliği (p<0.01), sarı indeksi (p<0.05), renk skor L ve a değerlerinde (p<.0001) önemli derecede fark gözlenmiştir. Spirulina ilavesinin yumurta sarısı kolesterol seviyesi üzerine etkisi olmazken yağ asit kompozisyonuna bakıldığında stearik asit, linoleik asit, omega-6 ve çoklu doymamış yağ asitleri etkilenmiştir (p<0.05). Yumurta sarısı antioksidan düzeyi 1 ve 6. haftalarda etkilenmiştir (p<0.05). Yumurta raf ömrüne en olumlu etkinin rasyona %1 Spirulina unu ilave edilen muamele grubunda olduğu tespit edilmiştir (p<0.05). Kan parametrelerine etkisi gözlenmemiştir (p>0.05).

Meltem Tufan
Çukurova University · Fen Bilimleri Enstitüsü
2018
00
Yüksek LisansAçık ErişimTR

Sarıkamış ormanları Paederinae ve Xantholinini (Coleoptera:Staphylinidae) türleri üzerinde faunistik ve taksonomik araştırmalar

Bu çalışmada Doğu Anadolu Bölgesinin Kars ili Sarıkamış ilçesi sınırlarında bulunan Sarıkamış Ormanları'nın Paederinae altfamilyası ve Xantholinini tribüsüne bağlı türler Mayıs 2016 - Temmuz 2017 tarihleri arasında araştırılmıştır. Araştırma sonucunda 14 cinse bağlı 20 tür tespit edilmiştir. Lathrobium fulvipenne (Gravenhorst, 1806), Paederus littoralis (Gravenhorst, 1802) ve Xantholinus audrasi (Coiffait, 1956) dışındaki 17 türün tamamı Sarıkamış ilçesi için yeni kayıt olmasının yanında Astenus bulgaricus Coiffait, 1971 Astenus gracilis (Paykull, 1789) Astenus lyonessius (Joy, 1908 Astenus procerus (Gravenhorst, 1806) Pseudomedon dido (Saulcy, 1865) Lathrobium longulum (Koch, 1937) Leptacinus formicetorum (Märkel, 1841) ve Leptacinus nigerrimus (Coiffait, 1971) türleri Doğu Anadolu Bölgesi için, Achenium humile (Nicolai, 1822), Paederus littoralis (Gravenhorst, 1802), Paederus fuscipes (Curtis, 1826) Pseudomedon obsoletus (Nordmann, 1837) Sunius khnzoriani (Coiffait, 1970) Rugilus similis (Erichson, 1839) ve Gyrohypnus angustatus (Stephens, 1833) türleri ise Kars ili için ilk kez kaydedilmiştir. Endemik olan Tetartopeus korgei (Assing, 2014) türü ise ilk deskripsiyonundan beri ilk kez kaydedilmiştir.

ColeopteraKars
Çağatay Altın
Manisa Celal Bayar University · Fen Bilimleri Enstitüsü
2018
00
Yüksek LisansAçık ErişimTR

Beyler baraj gölü (Kastamonu-Devrekani) Trichoptera (insecta) faunası

Beyler baraj gölünün Trichoptera faunasının taksonomik kompozisyonu, biyoçeşitliliği ve bolluğunun tespit edilebilmesi için 2016 ve 2017 yılları Haziran-Eylül ayları arasında 5 istasyonda örnekleme yapılmıştır. Bu çalışmada 24 erişkin, 673 larva ve 11 pupa toplanmış ve 5 familyanın (Glossosomatidae, Psychomyiidae, Hydropsychidae, Limnephilidae, Leptoceridae) 9 cinsine ait toplam 15 takson tespit edilmiştir. Trichopterlerin en yüksek çeşitliliği ve bolluğu 1. istasyonda bulunurken, en düşük çeşitlilik ve bolluk 5. istasyonda bulunmuştur. Ayrıca, Trichoptera taksonlarının bolluğu ve çeşitliliği Haziran ayında en yüksek ve Eylül ayında en düşük olarak belirlenmiştir. Tespit edilen türlerden Agapetus nimbulus McLachlan, 1879 (Glossosomatidae) ve Anabolia nervosa Curtis, 1834 (Limnephilidae) Türkiye Trichoptera faunası için yeni kayıttır. Bunlara ek olarak 5 trichopter türü de Kastamonu Trichoptera faunası için yeni kayıttır. Bu çalışma sonucunda Türkiye'de bulunan Trichoptera takson sayısı 484'e, Kastamonu'da bulunan Trichoptera taksonu sayısı ise 76'ya yükselmiştir.

Fatih Güneş
Kastamonu University · Fen Bilimleri Enstitüsü
2018
00
Yüksek LisansAçık ErişimTR

Yapay besin ile beslenen Galleria mellonella L. (Lepidoptera: Pyralidae) larvalarının yaşama ve gelişimine triklabendazolun etkisi

Benzimidazol grubu bir antihelmintik olan triklabendazolun yapay besinler kullanılarak Büyük bal mumu güvesi Galleria mellonella L. larvalarının ergin evreye kadar farklı gelişme evrelerinde yaşama oranına ve bu evrelere ulaşmak için gerekli süreye etkisi incelendi. Triklabendazol yapay besine % 0,001, 0,01 ve 0,1 oranlarında ilave edilerek birinci evre larvaları bu besinlerde ergin oluncaya kadar yetiştirildi. Kontrol besini ile karşılaştırıldığında bu antihelmintik antibiyotiğin belirtilen düşük konsantrasyonları (0.001 ve 0,01 g/100 g besin) son evre larva oranını ve ergin olma oranını önemli derecede düşürmüş ancak pup olma oranını önemli derecede etkilememiştir. Bunun tersine bu antihelmintik madde en yüksek besinsel konsantrasyonda 7. evreye ulaşan larva oranını etkilemezken, pup evresine ve ergin evreye ulaşma oranını önemli derecede düşürmüştür. Triklabendazol içermeyen kontrol besininde larvaların % 94,8 ± 2,77'i 7. evreye ulaşırken besine % 0,001 (0,001 g/100 g besin) oranında triklabendazol ilave edilmesi larvaların % 77,9 ± 7,45'unun 7. evreye ulaşmasını sağlamıştır. Antihelmintik maddenin en yüksek konsantrasyonu (0,1g/100 g besin) pup olma oranını % 81,6 ± 4,32'den 43,3 ± 7,45'e, ergin olma oranını % 73,3 ± 2,36 den 13,3 ± 2,36'ya azaltmıştır. Bu antihelmintik maddenin besine ilave edilen düşük miktarlarının larvaların yedinci evreye (7. evre) kadar gelişmeleri için gerekli olan süre üzerinde önemli derecede etkili olmadığı gözlenmiştir. Bu antihelmintik maddenin besindeki en yüksek konsantrasyonu 7. evreye ulaşma süresini yaklaşık 3,8 gün uzatarak 22,8 ± 1,54 güne ulaştırmıştır. Kontrol besini ile karşılaştırıldığında bu antihelmintik antibiyotiğin besine katılan düşük konsantrasyonları (% 0,001 ve 0.01) pup ve ergin evreye ulaşma süresini önemli derecede etkilememiştir. Kontrol besininine % 0,1 oranında triklabendazol ilave edildiğinde ise pup ve ergin evreye ulaşma süresi kontrol besinine göre önemli derecede uzamıştır. Bu besin kontrol besinindeki 24,6 ± 1,24 olan pup olma süresini 28,4 ± 1,24 güne, 35,3 ± 1,27 olan ergin olma süresini 42,0 ± 1,62 güne uzatmıştır. Bu çalışma farklı kimyasal yapı ve etki mekanizmasına sahip antihelmintiklerin zararlı böceklerin mücadelesinde kullanılabilirliğini göstermesi açısından önemlidir. Antihelmintik antibiyotiklerin yaygın olarak kullanılan zararlı insektisitlere alternatif olarak kullanılması aynı zamanda hedef olmayan canlılara ve çevreye karşı zararın azaltılmasında da katkısı olacaktır.

Galleria mellonellaHayvanlarda beslenme
Ali Kılıç
Zonguldak Bülent Ecevit University · Fen Bilimleri Enstitüsü
2015
00
DoktoraAçık ErişimTR

Lacertılıa subordosunun (reptılıa: saurıa) Güneydoğu Anadolu Bölgesi'ndeki dağılışı ve morfolojisi

Bu çalışmada Squamata (Sürüngenler) subordosundan Lacertilia (Kertenkeleler) grubunun Güneydoğu Anadolu Bölgesi'ndeki dağılışı ve morfolojik durumunun araştırılmıştır. Bölgenin batısında çalışmalar son dönemlerde artmış olsa da, bölgenin doğu kısmını ve bütününü ele alan çalışmalar sınırlıdır. Bu çalışmada, sınırlı çalışmaların olduğu alanlara ağırlık verilerek bölgedeki dağılış eksiklikleri giderilmeye çalışılmıştır. 2015-2021 yılları arasında 528 lokalitede arazi çalışması gerçekleştirilmiş ve toplam 1205 örnek doğrudan gözlemlenmiştir. Arazi çalışmalarında örnek gözlenen lokaliteler her tür için ayrı ayrı değerlendirilmiş ve gözlem bilgileri verilmiştir. Gözlenen örneklerden incelemek için minimum sayıda örnek alınmış, diğerleri fotoğraflandıktan sonra kendi habitatlarına geri bırakılmıştır. Literatürde bölgede dağılış gösterdiği belirtilen ancak arazide gözlenemeyen örnekler ZMADYU'da (Adıyaman Üniversitesi Zooloji Laboratuvarı) incelenmiştir. Arazi çalışmalarından elde edilen örnekler ile müze örneklerinden oluşan 176 örnek morfometrik ve meristik olarak incelenmiştir. Bölgede dağılış gösteren 25 türden 24'üne ulaşılmıştır. Bunlar, Mediodactylus heterocercus, Mediodactylus orientalis, Cyrtopodion scabrum, Stenodactylus grandiceps, Asaccus barani Hemidactylus tursicus, Eublepharis angramainyu, Heremites auratus, Heremites vittatus, Chalcides ocellatus, Eumeces schneideri, Ablepharus budaki, Ablepharus chernovi, Ophisops elegans, Apathya cappadocica, Timon kurdistanicus, Acanthodactylus harranensis, Acanthodactylus boscianus, Phoenicolacerta ciyanisparsa, Lacerta media, Laudakia stellio, Trapelus ruderatus, Chamaeleo chamaeleon ve Varanus griseus'tur. Kaynaklarda bölgede bulunduğu ifade edilen Mesalina microlepis örneğine ulaşılamamıştır. Bölgede dağılış gösteren her tür IUCN (Uluslararası Doğa ve Doğal Kaynakların Koruma Birliği), BERN (Avrupa'nın Yaban Hayatı ve Doğal Yaşama Ortamlarının Korunması Sözleşmesi) ve CITES (Nesli Tehlike Altındaki Türlerin Ticaretine İlişkin Sözleşme) kriterlerine göre tehlike ve koruma durumları göz önüne alınarak değerlendirilmiştir. Çalışma sonunda bölgede dağılış gösteren türlere birçok yeni lokalite eklenerek boşluklar doldurulmaya çalışılmış ve grubun bölgedeki dağılış sahası genişletilmiş ve güncellenmiştir. Anahtar Kelimeler: Lacertilia, Dağılış, Morfoloji, Güneydoğu Anadolu Bölgesi.

DağılımGüneydoğu Anadolu bölgesiLacertilia+1
Nedret Yakalı Evsen
Dicle University · Fen Bilimleri Enstitüsü
2022
00
Yüksek LisansAçık ErişimTR

Susurluk Çayı ve Karadere (Balıkesir)'nin su kalitesinin, makrozoobentik omurgasızlar ve biyotik indeksler kullanılarak belirlenmesi

Susurluk Çayı ve Karadere'nin su kalitesini belirlemek amacıyla yapılan bu çalışmada 2021 tarihinde yılın 2 farklı zaman diliminde (Temmuz ve Eylül), belirlenen 14 farklı lokasyondan 5207 birey toplanarak incelenmiş ve 15 takıma ait 37 familya (Baetidae, Caenidae, Corixidae, Gerridae, Naucoridae, Nepidae, Hydrometridae, Pleidae, Mesovelidae, Coenagrionidae, Libellulidae, Calopterygidae, Cordulegasteridae, Gomphidae, Chironomidae, Stratiomyidae, Sciomyzidae, Ceratopogonidae, Simulidae, Hydropsychidae, Erpobdellidae, Glossiphonidae, Asellidae, Gammaridae, Physidae, Lymnaeidae, Melanopsidae, Planorbidae, Hydrobiidae, Viviparidae, Dytiscidae, Hydrophilidae, Hygrobiidae, Haliplidae, Curculionidae, Noteridae ve Unionidae) tespit edilmiştir. Insecta, Malacostraca, Gastropoda, Clitellata ve Bivalvia sınıfları içerisinde en baskın grup Insecta olmuştur. Su kalitesinin belirlenmesi amacıyla BMWP Orijinal, BMWP Turkish, BMWP Spanish ve ASPT biyotik indeksleri kullanılmış olup her bir istasyon için birinci ve ikinci dönem olarak indeks sonuçları tespit edilmiştir. Tespit edilen kirliliğin sebepleri tartışılmıştır. İndeks sonuçlarına göre 5 farklı su kalitesi basamağı belirlenmiştir.

Buse Özalp
Eskişehir Technical Üniversity · Lisansüstü Eğitim Enstitüsü
2023
00
DoktoraAçık ErişimEN

Suprakiyazmatik nukleus ile leptin hormonu arasındaki etkileşim ve puberte üzerine etkileri

In the first study, hamsters were SCN lesioned, exposed to different feeding regimes, adrenalectomized and implanted with cortisol implants and leptin levels were examined. The results showed that the diurnal rhythm of leptin hormone release is directly regulated by the SCN. In the second study, animals were SCN lesioned, pinealectomized and melatonin infused. Infusions suppressed the leptin levels independently from the duration of the infusion (p<0,05). In the third study, five experiments were performed. In the first four experiment, animals were injected, subcutaneously infused, and intracerebroventrically infused with leptin at CT 10. Leptin hormone phase advanced the locomotor activity (p<0,05). In the fifth experiment, hamsterswere SCN lesioned and received timed leptin infusions. Infusions restored the arrhythmic locomotor activity of the SCN lesioned animals. In the fourth study, two experiments were performed. In the first, female hamsters were paired and injected with leptin, insulin, melatonin and saline. After weaning, the prepubertal hamsters were examined for their body, testes, adipose, epididymis and seminal vesicle weights. All parameters were heavier in hamsters borned to leptin injected mothers (p<0,01). In the second experiment, pregnant hamsters were injected with leptin. After parturition, the newborn pups were decapitated and their brains were examined for their weight, volume and the number of the neurons. Leptin accelerated the development of the brains. In the fifth study, photoperiodic control of leptin rhythm was investigated in hamsters with intact or pinealectomized groups. The leptin levels were the lowest in lipectomy group at the first week however leptin levels were similar to each other in lipectomy and leptin injected groups at the eighth week of the experiment.Key words: SCN, leptin, rhythm, feeding, adrenalectomy, lipectomy, maternal transfer

Alper Karataş
Bolu Abant İzzet Baysal University · Fen Bilimleri Enstitüsü
2005
00