Manisa Celal Bayar University
Departman

Kimya Bölümü

Manisa Celal Bayar University

184

Arşivlenen Tez

1

DOI Atanmış

1%

DOI Oranı

Arşivlenen Tez

10 Tez
Yüksek LisansAçık ErişimTR

Geldanamycin uygulanmış kolon kanseri hücre dizinlerinde apopitozis mekanizmasının araştırılması

Kanser; hücrenin çoğalmasını, farklılaşmasını, sağ kalımını denetleyen kritik genlerde meydana gelen değişikliklerden kaynaklanan hastalıktır. Kanser ve apoptosise, hücre popülasyon dinamiğinde karşılıklı olgu olarak sık sık rastlanmaktadır. Kontrolsüz hücre proliferasyonunun yanında azalmış apoptozis kolon kanseri gelişimine katkı sağlamaktadır. Geldanamisin, anti-kanserojen etki gösteren, benzokinon ansamisin antibiyotiktir. Isı şok proteinleri, ısı stresine yanıt olarak sentezlenen, hücresel homeostaziyi düzenleyen, hücrenin sağ kalımını artıran, moleküler şaperonlardır. HSP?90 hücre koruyucu özelliğinden dolayı programlı hücre ölümünün (apopitozisin) gerçekleşmesini engelleyen ısı şok proteinidir. Çalışmamızda, geldanamisin deviresi olan 17?AAG?nin, kolon kanseri hücre dizini Colo?205 kültüründe apopitozis üzerine etkilerini araştırmak için, öncelikle MTT yöntemiyle hücrelerin canlılık ve çoğalma özelliklerini, ardından TUNEL yöntemiyle apopitotik hücre oranı belirlemeyi, daha sonra 17-AAG?nin apopitozis sinyal yolu üzerindeki etkisi için, mitokondriyal yolun anahtar proteinleri olan sitokrom-c, bcl?2, kaspaz?9, APAF?1 ekspresyonlarına RT PCR yöntemiyle incelemeyi amaçladık. 17-AAG uygulaması sonrasında MTT analizleri ile hücre çoğalmasının durduğu ölümün gerçekleştiği, RT-PCR gen ekspresyonlarına bakıldığında ise Sitokrom c, Apaf?1, kaspaz 9 proteinlerin ekspresyonu istatistiksel olarak belirgin şekilde artarken (p<0,05), Bcl?2 ekspresyonun ise istatistiksel olarak belirgin şekilde azaldığını (p<0,05) gördük. Dolayısıyla, 17AAG uygulaması kolon kanseri tedavisinde katkı sağlayabilecek ajan olarak gözükmektedir. Bu konuyla ilgili daha fazla çalışmalarla da bu bulguların desteklenmesi yararlı olacaktır. Anahtar Kelimeler: Apopitozis, Hücre Kültürü, 17-AAG, Sitokrom c, Kaspaz 9, Bcl 2, Apaf–1

Zeynep Kasar
Manisa Celal Bayar University · Fen Bilimleri Enstitüsü
2013
00
Yüksek LisansAçık ErişimTR

Metal nanoparçacık ve iletken polimer modifiye karbon nanotüp elektrotta hidrazinin elektrokimyasal davranışı

ÖZET Hidrazin (N2H4) ve türevleri endüstriyel uygulamalar ve yakıt pillerinde, patlayıcılarda, antioksidanlarda, roket yakıtlarında, korozyon inhibitörü olarak, insektisitlerde, bitki büyüme regülatörlerinde yaygın olarak kullanılır. Hidrazin çevreye zarar vermediği için (CO2 gibi) direk hidrazin yakıt pillerinde kullanılan ideal bir yakıttır. Buna ek olarak yapılan çalışmalar hidrazinin elektro-oksidasyon sürecinin herhangi bir zehirlenme etkisi göstermediğini ortaya koymuştur. Karbon nanotüperin (CNTs) geniş yüzey alanı, yüksek elektriksel iletkenlik, kimyasal kararlılık ve önemli mekaniksel özellikler gibi birçok özelliği vardır. Elektron transferlerini hızlandırmak için elektrokimyasal cihazlarda elektrot malzemesi olarak kullanılabilir. Son yıllarda elektrokimyasal yöntemlerle sentezlenen iletken polimelerler elektrot yüzeylerinde kullanılmaktadır. Ayrıca bu polimer yüzeylere modifiye edilen metal nano parçacık yüklü elektrotlar için yoğun bir araştırma vardır. Çünkü nano boyutlarda maddenin fiziksel ve kimyasal özelliklerinin değiştirilmesi maddenin birim ve aktif yüzey alanının artmasına neden olur. Elektrokimyasal metodlarla daha saf metal nano parçacıklar elde edilebilir. Pt ve Au gibi metal nano parçacıklar anotta hidrazin yükseltgenmesinde katalitik aktivite göstermektedir. Bromkresol Purple (BCP) bir pH indikatörüdür. Bu çalışmada, Pt ve Au metal nanoparçacıklarla modifiye edilen poli(BCP)/CNT/GCE'de hidrazinin yükseltgenmesinin elektrokimyasal davranışı incelenmiştir. Ayrıca hidrazin tayini için voltammetrik yöntem geliştirilmiştir. Önce camımsı karbon elektrot yüzeyine karbon nanotüp damlatılarak CNT/GC elektrot oluşturulmuştur. Bromkresol monomeri elektrokimyasal olarak bu elektrot yüzeyine modifiye edilerek poli(BCP)/CNT/GC elektrot oluşturulmuştur. Daha sonra bu polimer film üzerine sırasıyla Pt ve Au nano parçacıklar güçlü asidik koşullarda döngüsel voltammetri kullanılarak biriktirilmiştir. Modiye elektrotlar elektrokimyasal impedans spektroskopisi (EIS), taramalı elektron mikroskobu (SEM) ve X-ışınları dağılım spektroskopisi (EDX) ve X-ışınları fotoelektron spektroskopisi (XPS) kullanılarak karekterize edilmiştir. Hidrazin yükseltgenmesinin elektrokimyasal davranışı Pt ve Au metal nano parçacıklarla modifiye edilmiş poli(BCP)/CNT/GC elektrotta fosfat tamponu içinde incelendi. Sonuçlar yalın camımsı karbon elektrot ve modifiye edilen diğer elektrotlarla karşılaştırıldı. Hidrazin oksidasyon pikini en negatif potansiyele kaydıran ve en yüksek akım elde edilen, dolayısıyla en yüksek katalitik aktivite gösteren Ptnano/poli(BCP)/CNT/GC ve Aunano/poli(BCP)/CNT/GC elektrotlar olarak gözlemlendi. 1.0 mM hidrazinin yükseltgenmesine ilişkin pik potansiyelleri ve pik akımları: Ptnano/poli(BCP)/CNT/GCE (-447 mV, 175,6 µA), Ptnano/CNT/GCE (-461 mV, 133,1 µA) Ptnano/poli(BCP)/GCE (-470 mV, 59,2 µA), Aunano/poli(BCP)/CNT/GCE (-28 mV, 189,4 µA), Aunano/CNT/GCE (-38 mV, 154,7 µA) Aunano/poli(BCP)/GCE (173 mV, 41,4 µA) olarak bulundu. Bu sonuçlar Aunano/poli(BCP)/CNT/GC ve Ptnano/poli(BCP)/CNT/GC elektrodun yakıt pillerinde anot materyali olarak kullanılabileceğini gösterdi. Sonuç olarak Karaçay Nehrinden alınan atık su örneğinde hidrazin tayini için Aunano/poli(BCP)/CNT/GC elektrot kullanıldı. Bu elektrot iyi bir kararlılık, duyarlılık, tekrarlanabilirlik ve seçicilik göstermiştir. Önerilen yöntem pratik ve başarı bir şekilde hidrazin tayini için uygulanmıştır.

Burak Aslışen
Manisa Celal Bayar University · Fen Bilimleri Enstitüsü
2014
00
Yüksek LisansAçık ErişimTR

Metal nanoparçacık modifiye iletken polimer film elektrotta voltammetrik hidrazin tayini

Hidrazin (N2H4) ve türevleri; yakıt pilleri, patlayıcılar, roket yakıtları, kitle silahlarını yok etme, korozyon inhibitörleri, emülgatörler, böcek ilaçları, katalizleyici ve bitki büyümesini düzenleyici olarak kimyasal ve farmasötik endüstrisinde ve tarım alanlarında geniş çaplı bir kullanım alanı bulmaktadır. Hidrazin yapısında karbon içermediği ve reaksiyon sonucunda CO ve CO2 gibi ürünler oluşturmadığı için sera etkisi yaratmaz. Son yıllarda elektrokimyasal yöntemlerle sentezlenen iletken polimelerler elektrot yüzeylerinde kullanılmaktadır. Ayrıca bu polimer yüzeylere modifiye edilen metal nano parçacık yüklü elektrotlar yoğun bir şekilde çalışılmaktadır. Çünkü nano boyutlarda maddenin fiziksel ve kimyasal özelliklerinin değiştirilmesi maddenin birim ve aktif yüzey alanının artmasına neden olur. Elektrokimyasal metodlarla daha saf metal nano parçacıklar elde edilebilir. Bu çalışmada hidrazinin yükseltgenmesini katalizleyen elektrokatalitik yüzeylerin oluşturulması yoluna gidilmiştir. Ayrıca hidrazin tayini için voltammetrik yöntem geliştirilmiştir. Camımsı karbon elektrot yüzeyine L-serin ve Alanin aminoasitleri elektrokimyasal olarak polimerleştirilmiş ve güçlü asidik koşullarda Pt ve Au nanoparçacıklar ile modifiye edilmiştir. Modifiye yüzeyler elektrokimyasal empedans spektroskopisi (EIS), taramalı elektron mikroskobu (SEM) ve enerji dağılımlı X-ışınları spektroskopisi (EDX) yöntemleriyle karakterize edilmiştir. Daha sonra bu yüzeylerin hidrazinin yükseltgenmesine etkisi araştırıldı ve sonuçlar yalın camımsı karbon elektrotla karşılaştırıldı. Ptnano/poli(L-serin)/GCE yüzeyinde 1,0 mM hidrazinin yükseltgenme pik potansiyeli -395 mV'dadır, yani yalın elektroda göre 1196 mV, Aunano/poli(L-serin)/GCE elektrotta hidrazinin yükseltgenmesi +128 mV'da yani 673 mV negatif yönde kayma göstermiştir. Ptnano/poli(alanin)/GCE yüzeyinde hidrazinin yükseltgenme pik potansiyeli -185 mV'dadır yani yalın elektroda göre 986 mV, Aunano/poli(alanin)/GCE elektrotta hidrazinin yükseltgenmesi +289 mV'da yani 512 mV negatif yönde kayma göstermiştir. Bu sonuçlara göre en büyük potansiyel kayması Pt nanoparçacık modifiyeli poli(L-serin) ve poli(alanin) elektrotta meydana gelmiştir. Sonuç olarak Karaçay Nehri'nden alınan atık su örneğinde hidrazin tayini için yöntem geliştirilmiştir. Ptnano/poli(L-serin)/GCE yüzeyinde 1,0 mM hidrazin için lineer aralık 40 – 1000 μM (R2=0,9974) ve LOD değeri 10,0 μM ve Aunano/poli(L-serin)/GCE yüzeyinde lineer aralık 5 – 1000 μM (R2=0,9988) ve LOD değeri 2,0 μM'dır. Ptnano/poli(alanin)/GCE yüzeyinde lineer aralık 40 – 1000 μM (R2=0,9977) ve LOD değeri 15,0 μM ve Aunano/poli(alanin)/GCE yüzeyinde lineer aralık 60 – 1000 μM (R2=0,9998) ve LOD değeri 20,0 μM'dır. L-serin, alanin, Pt ve Au nanoparçacık modifiyeli elektrotlar iyi bir kararlılık, duyarlık, tekrarlanabilirlik ve seçicilik göstermiştir. Önerilen yöntem hidrazin tayini için pratik ve başarılı bir şekilde uygulanmıştır ve bu modifiye elektrotlar yakıt pilinde anot materyali olarak kullanılabileceklerdir.

Aylin Altın
Manisa Celal Bayar University · Fen Bilimleri Enstitüsü
2014
00
Yüksek LisansAçık ErişimTR

Simitsonit (znco3)' ten çinko nitrat üretiminin optimizasyonu

Bu çalışmada, nitrik asit çözeltisi içinde, Hakkari yöresinden temin edilen simitsonit ZnCO3) cevherindeki çinkonun çözünme koşullarının optimizasyonu Taguchi metodu yardımıyla belirlenmiştir. Optimum koşullar altında çözünen çinko miktarından yola çıkarak, üretime farklı bir bakış açısı kazandırmak amacıyla tekstil, ilaç, kimya gibi birçok sektörde kullanım alanı olan çinko nitratın üretimi amaçlanmıştır. Çalışmanın optimum koşulları belirlemek için Taguchi' nin geliştirdiği standart deney planlarından, 5 parametre ve 5 seviyeli L25 (55) ortogonal deney tasarım planı seçilmiştir. Çözünme prosesine ait parametreler; reaksiyon sıcaklığı, katı-sıvı oranı, asit konsantrasyonu, reaksiyon süresi ve karıştırma hızı olarak belirlenmiştir. Kullanılan cevherin tanecik boyutu -200 +160 μm aralığında seçilmiştir. Yapılan deneyler sonucu çözeltiye geçen çinko derişimi, Atomik Absorpsiyon Spektrometresi (AAS) ve voltammetri cihazlarıyla tayin edilmiştir. AAS ve voltammetri cihazlarıyla elde edilen sonuçlar kıyaslanmış ve birbiriyle uyumlu olarak bulunmuştur. Taguchi metoduna göre istatistiksel hesaplamalar Minitab 16 paket programı kullanılarak yapılmıştır. AAS ve voltammetri analiz sonuçları baz alınarak elde edilen optimum koşullar reaksiyon sıcaklığı 50oC, katı-sıvı oranı 1/100 (g/mL), asit konsantrasyonu %15, reaksiyon süresi 60 dakika ve karıştırma hızı 1000 devir/dk (rpm) şeklindedir. Çözünme prosesinde en etkin parametre sıcaklık olup diğer parametrelerin etkisi sırasıyla karıştırma hızı, asit konsantrasyonu, reaksiyon süresi ve katı-sıvı oranı şeklindedir. Optimum çözünme koşulları altında, doğrulama deneyleri çinkonun çözünme miktarını AAS ile % 99,98, voltammetri ile %99,66 olarak göstermiştir. Taguchi metoduna göre tahmini çözünme miktarı AAS için %99,80 olurken, voltammetri için ise %99,24' dür. Bu sonuçlara göre Taguchi metoduyla hesaplanan tahmin değeri ile AAS ve voltammetri sonuçlarının uyumlu olduğu görülmüştür. Optimum koşullarda çinko nitrat bileşiği simitsonit cevherinden üretilmiş ve bileşiğin yapısı XRF ve XRD analizleriyle doğrulanmıştır.

Melike Ünal
Manisa Celal Bayar University · Fen Bilimleri Enstitüsü
2014
00
DoktoraAçık ErişimTR

Türkiye'de yetişen bazı tahıl türlerinden elde edilen fenolik antioksidanların tespiti ve farklı yöntemlerle elde edilen doğal ekstraktların gıda endüstrisinde koruyucu olarak kullanılması

ÖZET Araştırmamızda Ege Bölgesinde yetişen 5 farklı tahıl çeşidi; (esmer durum buğdayı; Triticum turgidum L., kırmızı buğday; Triticum aestivum ssp.macha., sert beyaz buğday; Triticum aestivum ssp.vavilovi; Arpa; Hordeum vulgare L., Arpa-çavdar; Secale vulgare L.) kullanıldı ve bu tahıllar aynı koşullarda çimlendirildi. Bu çalışmada çimlerin doğal fenolik antioksidanların tespit edilmesi ve çimlerden elde edilen doğal ekstraktların sentetik antioksidan yerine kullanılması amaçlandı. Böylece gıda güvenliğinde sentetik antioksidanların kullanımındaki risklerin ortadan kalkacağı düşünülmektedir. Bu şekilde sentetik antioksidanlardan daha ekonomik olarak görülen tahıl çimi ekstraktlarını değerlendirmiş olacağız. Bu amaçla kurutulmuş ve öğütülmüş tahıl çimlerinin farklı polaritelerdeki su, etil asetat, etanol, çözücüleriyle ekstraksiyonu yapılıp tüm bitkilerin ekstrakte edilebilen madde miktarları 21,66-488,35 mg/g kurutulmuş bitki materyali aralığında bulundu. En yüksek ekstraksiyon verimi su ekstraktında gözlendi. Örneklerin antioksidan aktiviteleri, β-karoten/ linoleik asit yöntemi, DPPH serbest radikali giderme aktivitesi ve H2O2 giderme aktivitesi yöntemleriyle tespit edildi. Ayrıca farklı tahıl çimi ekstraktlarının her birinin Folin-Ciocalteu ayıracı ile toplam fenolik madde miktarı ve toplam flavonoit bileşik miktarı tayini spektrofotometrik yöntemle yapıldı. Sonuçlar askorbik asit, BHA, BHT gibi standart maddelerle kıyaslanarak değerlendirildi. Elde edilen sonuçlara göre tüm ekstraktlar etkili ve yüksek oranlarda antioksidan aktivite gösterdi. Esmer, kırmızı, beyaz buğday çiminin antioksidan ve antiradikalik aktivitesi arpa ve arpa- çavdar çimi ekstraktlarından yüksek bulundu. Çimlendirilmiş tahıllardan ekstrakte edilen fenolik antioksidan bileşiklerin kromatografik profili belirlendi. Fenolik bileşikler LC-MS/MS ve HPLC sistemleriyle kıyaslamalı olarak, uçucu yağlar GC-MS/MS ile analiz edildi. Analizler sonucunda tahıl çimlerinde gallik asit, ferulik asit, ellagik asit, şiringik asit, para kumarik asit, kafeik asit, benzoik asit, quersetin, oleuropein, klorojenik asit, apigenin, luteolin, hidroksityrosol bileşiklerinin bulunduğu para hidroksibenzoik asit, bileşiğinin bulunmadığı gözlendi. Çimlerde en fazla bulunan fenolik bileşik, ferulik asit olarak tespit edildi. Ferulik asit miktarı en çok esmer buğday çiminde (1809,8 mg/g kuru madde olarak) tespit edildi. Saf fenolik bileşikler olarak ferulik asit, şiringik asit, kafeik asit, sinapik asit buğday kepeği ve buğday özünden kolon kromatografisiyle izole edildi. Bu saf bileşiklerden vanilik asit şiringik asit ve kafeik asitin benzil esterleri sentezlendi. Sinapik asitin bromlanması ve şiringik asitin asetillenmesi gerçekleştirildi. Bu bileşiklerin yapıları erime noktası, IR, 1H NMR ve 13C NMR ile aydınlatıldı. Bu sentezlenmiş bileşiklerin antioksidan ve antiradikalik aktiviteleri saf fenolik bileşiklere göre kıyaslandı. Araştırmamızda tahıl çimi ekstraktlarının doğal gıda koruyuculuğunu değerlendirmek için, çimlerin sıcak su ekstraktları hazırlandı. Manisa Demirci yöresinde yetişen koyun ve keçi eti etinden hazırlanan köftelere bu ekstraktların ilavesiyle, +4°C ve –20°C 'de farklı sürelerde depolanması sırasında, lipit oksidasyonu ve renk özellikleri, pH değeri, peroksit sayısı, TBA sayısı, renk değeri ve duyusal özellikler yönünden etkileri incelendi. En yüksek antioksidan etkiyi esmer, kırmızı ve beyaz buğday çimi ekstraktları gösterirken, arpa ve arpa-çavdar ekstraktlarının etkisi daha düşük bulundu. Sonuçlar, koyun ve keçi eti köftelerinin muhafazası sırasında lipit oksidasyonu ve renk değişikliklerinin önlenmesi amacıyla azalan sıraya göre esmer, kırmızı, beyaz buğday çimi, arpa, arpa-çavdar çimi yapraklarından elde edilen sıcak su ekstraktlarının % 0,2 oranında kullanılabileceğini ortaya koymuştur. Anahtar Kelimeler: Tahıl çimleri, antioksidanlar, fenolik bileşikler, ekstraksiyon yöntemleri, serbest radikal süpürme aktivitesi, doğal antioksidan, renk stabilitesi, lipit oksidasyonu ÖZET Araştırmamızda Ege Bölgesinde yetişen 5 farklı tahıl çeşidi; (esmer durum buğdayı; Triticum turgidum L., kırmızı buğday; Triticum aestivum ssp.macha., sert beyaz buğday; Triticum aestivum ssp.vavilovi; Arpa; Hordeum vulgare L., Arpa-çavdar; Secale vulgare L.) kullanıldı ve bu tahıllar aynı koşullarda çimlendirildi. Bu çalışmada çimlerin doğal fenolik antioksidanların tespit edilmesi ve çimlerden elde edilen doğal ekstraktların sentetik antioksidan yerine kullanılması amaçlandı. Böylece gıda güvenliğinde sentetik antioksidanların kullanımındaki risklerin ortadan kalkacağı düşünülmektedir. Bu şekilde sentetik antioksidanlardan daha ekonomik olarak görülen tahıl çimi ekstraktlarını değerlendirmiş olacağız. Bu amaçla kurutulmuş ve öğütülmüş tahıl çimlerinin farklı polaritelerdeki su, etil asetat, etanol, çözücüleriyle ekstraksiyonu yapılıp tüm bitkilerin ekstrakte edilebilen madde miktarları 21,66-488,35 mg/g kurutulmuş bitki materyali aralığında bulundu. En yüksek ekstraksiyon verimi su ekstraktında gözlendi. Örneklerin antioksidan aktiviteleri, β-karoten/ linoleik asit yöntemi, DPPH serbest radikali giderme aktivitesi ve H2O2 giderme aktivitesi yöntemleriyle tespit edildi. Ayrıca farklı tahıl çimi ekstraktlarının her birinin Folin-Ciocalteu ayıracı ile toplam fenolik madde miktarı ve toplam flavonoit bileşik miktarı tayini spektrofotometrik yöntemle yapıldı. Sonuçlar askorbik asit, BHA, BHT gibi standart maddelerle kıyaslanarak değerlendirildi. Elde edilen sonuçlara göre tüm ekstraktlar etkili ve yüksek oranlarda antioksidan aktivite gösterdi. Esmer, kırmızı, beyaz buğday çiminin antioksidan ve antiradikalik aktivitesi arpa ve arpa- çavdar çimi ekstraktlarından yüksek bulundu. Çimlendirilmiş tahıllardan ekstrakte edilen fenolik antioksidan bileşiklerin kromatografik profili belirlendi. Fenolik bileşikler LC-MS/MS ve HPLC sistemleriyle kıyaslamalı olarak, uçucu yağlar GC-MS/MS ile analiz edildi. Analizler sonucunda tahıl çimlerinde gallik asit, ferulik asit, ellagik asit, şiringik asit, para kumarik asit, kafeik asit, benzoik asit, quersetin, oleuropein, klorojenik asit, apigenin, luteolin, hidroksityrosol bileşiklerinin bulunduğu para hidroksibenzoik asit, bileşiğinin bulunmadığı gözlendi. Çimlerde en fazla bulunan fenolik bileşik, ferulik asit olarak tespit edildi. Ferulik asit miktarı en çok esmer buğday çiminde (1809,8 mg/g kuru madde olarak) tespit edildi. Saf fenolik bileşikler olarak ferulik asit, şiringik asit, kafeik asit, sinapik asit buğday kepeği ve buğday özünden kolon kromatografisiyle izole edildi. Bu saf bileşiklerden vanilik asit şiringik asit ve kafeik asitin benzil esterleri sentezlendi. Sinapik asitin bromlanması ve şiringik asitin asetillenmesi gerçekleştirildi. Bu bileşiklerin yapıları erime noktası, IR, 1H NMR ve 13C NMR ile aydınlatıldı. Bu sentezlenmiş bileşiklerin antioksidan ve antiradikalik aktiviteleri saf fenolik bileşiklere göre kıyaslandı. Araştırmamızda tahıl çimi ekstraktlarının doğal gıda koruyuculuğunu değerlendirmek için, çimlerin sıcak su ekstraktları hazırlandı. Manisa Demirci yöresinde yetişen koyun ve keçi eti etinden hazırlanan köftelere bu ekstraktların ilavesiyle, +4°C ve –20°C 'de farklı sürelerde depolanması sırasında, lipit oksidasyonu ve renk özellikleri, pH değeri, peroksit sayısı, TBA sayısı, renk değeri ve duyusal özellikler yönünden etkileri incelendi. En yüksek antioksidan etkiyi esmer, kırmızı ve beyaz buğday çimi ekstraktları gösterirken, arpa ve arpa-çavdar ekstraktlarının etkisi daha düşük bulundu. Sonuçlar, koyun ve keçi eti köftelerinin muhafazası sırasında lipit oksidasyonu ve renk değişikliklerinin önlenmesi amacıyla azalan sıraya göre esmer, kırmızı, beyaz buğday çimi, arpa, arpa-çavdar çimi yapraklarından elde edilen sıcak su ekstraktlarının % 0,2 oranında kullanılabileceğini ortaya koymuştur. Anahtar Kelimeler: Tahıl çimleri, antioksidanlar, fenolik bileşikler, ekstraksiyon yöntemleri, serbest radikal süpürme aktivitesi, doğal antioksidan, renk stabilitesi, lipit oksidasyonu

Tuğba Kardaş
Manisa Celal Bayar University · Fen Bilimleri Enstitüsü
2014
00
Yüksek LisansAçık ErişimTR

Pankreatik lipaz enziminin kompozit taşıyıcılarda immobilizasyonu ve karakterizasyonu

Lipazlar (triaçilgliserol hidrolazlar, EC 3.1.1.3), yağların hidrolizini veya sentezlenmesini katalizleyen enzimlerdir. Biyokimyasal ve fizyolojik özelliklerinin yanında endüstriyel uygulamaları nedeniyle de araştırma konusu olmaktadırlar. Lipazlar, katı ve sıvı yağları, serbest yağ asitleri, diaçilgliseroller, monoaçilgliseroller ve gliserollere hidroliz eden, oldukça yaygın olarak bulunan enzimlerdir. Bunun yanı sıra organik çözgenlerde esterifikasyon, transesterifikasyon, aminoliziz gibi çok çeşitli reaksiyonun katalizini de gerçekleştirirler. Katalizledikleri bu çok çeşitli reaksiyonlar nedeniyle rasemik karışımların ayrılması, yeni sürfaktanların ve farmasötiklerin sentezi, yağ dönüşümleri, deterjan üretimi gibi oldukça geniş endüstriyel kullanım alanına sahiptirler. Ekonomik açıdan düşünüldüğünde, lipazın endüstriyel ölçekte kullanımı immobilizasyonunu gerektirmektedir. İmmobilize enzimler birçok kez ve uzun süre kullanılabilmesi, sürekli işlemlere uygulanabilmesi, kararlı olması, çevre koşullarına(pH, sıcaklık, vs) dayanıklı olması gibi sebeplerden dolayı doğal enzimlere göre daha çok tercih edilirler. Bu çalışmada porsin pankreatik lipaz enzimi doğada bol miktarda bulunan, ekonomik ve ucuz bir biyopolimer olan kitosan ile hazırlanan kompozit taşıyıcılar üzerine kovalent olarak immobilize edildi. Kitosan laboratuvar ölçekli çalışmalarda enzim immobilizasyonu için yaygın olarak kullanılmasına rağmen endüstriyel uygulamalarda bazı engeller vardır. Çapraz bağlı kitosan boncukları büyük mekanik dayanıklılığa sahiptir ancak yine de operasyonel uygulamalarda sorunlarla karşılaşılmaktadır. Boncuk yoğunlukları suya çok yakındır ve dokusu çok yumuşaktır. Bu çalışmada kitosan, mekanik kararlılığı artırmak için karbon nanotüp (Multiwalled carbon nanotube, MWCN) ve perlit gibi materyaller ile karıştırıldı, hazırlanan süspansiyon tripolifosfat içerisine damlatılıp kompozit boncuklar oluşturuldu. Bu şekilde kitosan boncukların yoğunluk ve mekanik gücü artacak ve uygulama alanları genişleyecektir. Hazırlanan kompozit taşıyıcıların kararkterizasyonu fourier transform infrared (FTIR) spektroskopisi, taramalı elektron mikroskopu (SEM) ve termal gravimetrik analiz (TGA) ile yapıldı. İmmobilizasyon koşulları optimizasyonu amacıyla çapraz bağlama süresinin etkisi, enzim bağlama süresinin etkisi ve enzim konsantrasyonunun etkisi incelendi. ECH ile optimum çapraz bağlama süresi kitosan-perlit kompozit boncuklar için 4 saat, kitosan-MWCNTs kompozit boncuk için 17 saat bulundu. Lipaz enziminin optimum bağlanma süresi çapraz bağlı her iki kompozit boncuk içinde 24 saat ve optimum enzim konsantrasyonu 2 mg/ml bulundu. Bununla birlikte hem serbest hem de immobilize lipaz aktivitesi üzerine pH'ın etkisi ve sıcaklığın etkisi incelendi. Optimum pH değeri serbest enzim için pH 7,0, iki farklı taşıyıcıya immobilize edilmiş enzim için ise bir birim alkali bölgeye kayarak pH 8,0 bulundu. Serbest enzim için optimum sıcaklık düzeyi 40 °C olarak belirlenirken kitosan-perlit ve kitosan-MWCNTs için bu değer 50 °C olarak belirlendi. Serbest ve immobilize enzimin sıcaklık, pH ve depolama stabiliteleri karşılaştırılarak, immobilize lipaz enziminin tekrar kullanılabilirliği incelendi. Kompozit taşıyıcılar üzerine immobilize edilen lipaz enziminin yüksek sıcaklıklarda serbest enzime göre daha stabil olduğu görüldü. Geliştirilen yöntemle immobilize lipazın her pH düzeyinde stabilitesinin arttığı ve pH stabilite aralığının genişlediği görüldü. Serbest ve immobilize enzimlerin depolama stabiliteleri incelendiğinde, immobilize enzimlerin serbest enzime kıyasla daha yüksek stabilite gösterdiği gözlemlendi. 40 günün sonunda; +4 °C de kitosan-perlit kompozit boncuk üzerine immobilize edilen lipaz için % kalan aktivite değeri %59; kitosan-MWCNTs kompozit boncuklar üzerine immobilize edilen lipaz için % kalan aktivite değeri %63 olarak hesaplanırken bu değer serbest enzimde %20 olarak ölçüldü. Oda sıcaklığında ise kitosan-perlit kompozit boncuk üzerine immobilize edilen lipaz için % kalan aktivite değeri %48; kitosan-MWCNTs kompozit boncuklar üzerine immobilize edilen lipaz için % kalan aktivite değeri %55 olarak belirlenirken bu değer serbest enzimde %5 olarak bulundu. Ayrıca immobilize lipazın tekrar kullanılabilirliği incelendiğinde; kitosan- perlit ve kitosan- MWCNTs kompozit taşıyıcı üzerine immobilize edilen lipaz enziminin sırasıyla 15 kez ve 13 kez tekrar kullanım sonrasında % 50 aktivitesini koruduğu gözlendi.

Dilek Günal
Manisa Celal Bayar University · Fen Bilimleri Enstitüsü
2014
00
Yüksek LisansAçık ErişimTR

Termoplastik polimerler üzerine peroksit etkisi ve reolojik davranışlarının incelenmesi

Polimer ürünler, sanayide tek başlarına üretime katılabildikleri halde çoğu zaman çeşitli katkı ilaveleriyle güçlendirilerek kullanılırlar. Bu katkıların birçoğu polimerin yapısına katılmadan işlev görürken bir kısmı ise polimerin yapısal, dolayısıyla fiziksel özelliklerinde değişikliğe yol açarak fayda sağlar. Literatürde organik peroksit katkıların polietilen molekülünde çapraz bağlanmaya, polipropilende ise degredasyona yol açtığı bilinmektedir. Bu çalışmada Petkim Petrokimya Holding A.Ş de tübüler yöntemle üretilen (AYPE-T) F2-21T, (AYPE-T) I22-19T, (AYPE-T) F5-21T gibi polimerlerin içerisine farklı oranlarda peroksit eklenerek her bir polimerin farklı sıcaklıklardareoljik davranışları (Kaymada deformasyon hızı, viskozite, vizkoelastisite, shear stres) incelendi. Polimerlerin gösterecekleri newtonian, plastik akış, pseudoplastik akış, dilatant akış gibi davranışları incelendi. Farklı molekül ağırlığı dağılımına (MWD) sahip AYPE türlerine çok az ilave edilen organik peroksit etkisi ile yapılarında çapraz bağlanma meydana gelmiştir. Çapraz bağlanma sonucunda numunelerin viskozitesinde, shear stress değerlerinde değişim gözlenmiştir. F2-21T numunesi incelendiğinde %0 peroksit katkılı numunenin viskozite ile %0,12 peroksit katklılı numunenin viskozitesi değişik değerler göstermiştir. Numune içindeki peroksit miktarı artırıldıkça meydana gelen çapraz bağlanma arttığından viskozite değerleri artış göstermiştir. Bu değişim aynı numunenin farklı sıcaklık değerlerinde de gözlenmiştir. Sabit peroksit miktarında sıcaklık artırılarak ölçüm yapıldığında viskozitenin düştüğü gözlenmiştir. Aynı miktarda peroksit katkılı farklı numunelerin viskozitelerinin sıralaması I22-19T < F5-21T< F2-21T olarak görülmüştür. Peroksit miktarı artışıyla en fazla değişim F2-21T numunesinde en az değişim ise I22-19T numunesinde gözlenmiştir. Peroksit etkisiyle çapraz bağlanma F2-21T numunesinde diğerlerine göre daha fazla gerçekleşmiştir.

Mert Açıkgöz
Manisa Celal Bayar University · Fen Bilimleri Enstitüsü
2014
00
Yüksek LisansAçık ErişimTR

Kloraloz türevi semikarbazonların ve tiyosemikarbazonların sentezi

Pentodialdo-1,4-furanozlar (12-15), semikarbazit ve tiyosemikarbazit ile ayrı ayrı tepkimeye sokularak, sırasıyla 1,2-O-(R)-trikloroetiliden-α-D-ksilo-pentodialdo-1,4-furanoz semikarbazon (26), 1,2-O-(S)-trikloroetiliden-α-D-ksilo-pentodialdo-1,4-furanoz semikarbazon (27), 1,2-O-(S)-trikloroetiliden-β-L-arabino-pentodialdo-1,4-furanoz semikarbazon (28), 1,2-O-(R)-trikloroetiliden-β-D-likso-pentodialdo-1,4-furanoz semikarbazon (29) ve 1,2-O-(R)-trikloroetiliden-α-D-ksilo-pentodialdo-1,4-furanoz tiyosemikarbazon (30), 1,2-O-(S)-trikloroetiliden-α-D-ksilo-pentodialdo-1,4-furanoz tiyosemikarbazon (31), 1,2-O-(S)-trikloroetiliden-β-L-arabino-pentodialdo-1,4-furanoz tiyosemikarbazon (32), 1,2-O-(R)-trikloroetiliden-β-D-likso-pentodialdo-1,4-furanoz tiyosemikarbazon (33) bileşikleri iyi verimle sentezlenmiştir. Söz konusu bileşiklerin yapıları, NMR, FTIR ve elementel analiz yöntemleri kullanılarak aydınlatılmıştır. Ayrıca 26-33 bileşiklerinin antimikrobiyel özellikleri, Escherichia coli, Staphylococcus aureus, Staphylococcus epidermidis, Pseudomonas aeroginosa, Bacillus cereus, Enterobacter aerogenes, Sarcina lutea, Salmonella typhimurium, Enterococcus faecalis ve Candida albicans mikroorganizmalarına karşı ağar çukur difüzon yöntemi kullanılarak incelenmiştir. İlgili bileşiklerin gram pozitif, gram negatif bakteriler ile Candida albicans fungisidi üzerine geniş aralıkta bir antimikrobiyal aktiviteye sahip oldukları ve MIC değerlerinin 260-1510 μg/mL aralığında olduğu saptanmıştır. Sentezlenen semikarbazon ve tiyosemikarbazon türevlerinden en yüksek aktiviteye sahip olan bileşiklerin ikisinin de (26 ve 30) α stereokimyaya sahip ksilokloraloz'dan türevlendirilmiş bileşikler olduğu belirlenmiştir.

Can Emre Yetgin
Manisa Celal Bayar University · Fen Bilimleri Enstitüsü
2014
00
Yüksek LisansAçık ErişimTR

Gediz Nehri Aşağı Gediz Havzası'ndan alınan su ve sediment örneklerinde bazı kirlilik parametrelerinin incelenmesi

Ege Bölgesinin Büyük Menderesten sonra ikinci büyük akarsuyu olan Gediz Nehri, bölgedeki sanayi kuruluşları, evsel atıklar ya da tarımsal alanlardan gelen tarım ilaçları ve suni gübrelerle kirlenme tehdidi altındadır.Su ve sedimentlerde bulunabilecek her türlü madde kullanım amacına göre belirli bir konsantrasyonun üzerinde sağlık için zararlıdır. Eser miktarda bile sakıncalı olabilen bu maddeler arasında en önemli gurubu Ağır Metaller oluşturur. Bu nedenle çalışmamızda Gediz Nehri ve buna karışan bazı kirlilik kaynağı olarak belirlenen 5 ayrı noktada bazı fiziksel parametrelerle buradan alınan su ve sediment numunelerinde Atomik Absorpsiyon Spektrofotometresi kullanılarak bazı ağır metal derişimleri ölçülmüştür. Çalışılan dönem ve istasyonlarda sonuçlar Su Kirliliği Kontrolü Yönetmeliği Su Kalite kriterleri ile karşılaştırıldığında Gediz Nehir suyunun IV. sınıf su kalitesinde olduğu tespit edilmiştir.

Alevli atomik soğurma spektrometresiAtık suAğır metal kirliliği+2
Özge Öner
Manisa Celal Bayar University · Fen Bilimleri Enstitüsü
2008
00
Yüksek LisansAçık ErişimTR

Singlet O2 oluşturabilecek yüksek fotoaktiviteye sahip perilendiimidlerin sentezi

Bu çalışmada, kanser hücrelerinin fotodinamik terapi yöntemiyle yok edilmesinde kullanılmak üzere; yüksek derecede ışık toplayabilen, yüksek singlet oksijen kuantum verimine sahip, organizmaya uyumluluk gösteren yeni fotosensörlerin tasarlanıp sentezlenmesi amaçlanmaktadır. Moleküler yapılar tasarlanırken, literatürde önceden fotodinamik reaktif olarak kullanılan ana yapılar esas alınmış ve bunlar üzerinde ihtiyaca göre yeni model tasarlanmasına gidilmiştir. Fotodinamik reaktif olabilme özelliği kanıtlanan perilen diimid yapılarının uygun türevlerinin hazırlanması ile yüksek verimde singlet oksijen üretebilecek ürünler elde edilmiştir.

Şevki Kızılok
Manisa Celal Bayar University · Fen Bilimleri Enstitüsü
2008
00