Master'sOpen AccessTR
Allame Mirza Nâinî'nin Tenbihu'l-Ümme ve Tenzihu'l-Mille isimli eserinin İran meşrutiyet hareketi açısından tahlil ve değerlendirmesi
Avrupa'da 19. yüzyılda ulus devletlerin ortaya çıkmasıyla sonuçlanan tarihsel akış içinde monarşileri değişime zorlayan ve anayasa hareketlerinin doğmasını sağlayan temel faktör meşruiyet meselesi veya tartışmasıydı. Siyaset felsefesi açısından meşruiyet, siyasî iktidarı makbul kılan, diğer bir ifadeyle gücü iktidara dönüştüren rasyonel etkendir. Şiî ulemanın ondokuzuncu yüzyıldan itibaren siyaset sahnesinde etkin biçimde yer almasıyla İran'da devlet önce meşrutî idareye ve nihayet 1979'daki devrimle de cumhuriyete evrildi. Bu süreçlerde aslî oyuncu din âlimleri olduğundan Şiîliğin teorik tartışmaları aynı zamanda siyasetin de tartışması oldu. 1979 devriminin referansı olan ünlü meşrutiyet önderi Mirza Nainî (1860-1936), Şia'nın siyaset düşüncesinde yenilik bahsinin de önemli aşamasını temsil ediyor. Nainî'nin Tenbihu'l-Ümme isimli eseri, 1905'te harekete geçen meşrutiyet devriminin manifestosuydu. Ama aynı zamanda Nainî, ortaya koyduğu teoriyle Şiî siyaset düşüncesinde de devrim yaptı ve Onikinci İmam'ın yokluğunda (gaybet) ulemanın ve halkın siyasete katılımını temellendirdi. İran meşrutiyetinin içinde oluşan tartışmalar, düşünceler ve birikim 1979'daki İran İslam devrimine kadar kesintisiz biçimde gelişerek devam etti. Denebilir ki, 1979 devrimi, 1906 meşrutiyet devriminde hız kazanan siyasal iktidarın meşruiyeti sorusunu "cumhuriyet" ile cevaplamaktan ibarettir.
AnayasaMeşruiyetMirza Naini+2