486
Arşivlenen Tez
1
DOI Atanmış
10
Enstitü
0%
DOI Oranı
Son Eklenen Tezler
Tümünü GörEBÛ HANÎFE’NİN DELİLLER HİYERARŞİSİNDE SAHÂBÎ KAVLİNİN KONUMU
Bu çalışma, Hanefî mezhebinin deliller hiyerarşisinde sahâbî kavlinin kıyas karşısındaki konumunu tespit etmeyi amaçlamaktadır. Çalışmada, öncelikle sahâbî ve sahâbî kavli kavramları ele alınmış, daha sonra Hanefî mezhebinin kurucu imamlarının ve Hanefî usulcülerin konuyla ilgili görüşleri ortaya konulmuştur. Son olarak kurucu imamların sahâbî kavli konusunda çelişkili tutum sergilediği iddia edilen üç mesele ve Ebû’l-Hasen el-Kerhî’nin sahâbî kavlinin delil değeri konusunda Hanefî mezhebinden farklı bir görüş ileri sürmesinin olası nedenleri analiz edilmiştir. Çalışmanın bulgularına göre Hanefî mezhebinin kurucu imamları, gerek akıl/kıyas ile anlaşılamayan gerek anlaşılabilen konularda sahâbî kavlini referans almış ve sahâbî kavlini kıyasa tercih etmişlerdir. Kaynaklarda her iki durumda sahâbî kavlini kıyasa takdim ettiklerine yönelik kurucu imamlardan nakledilen çok sayıda rivâyet bulunmaktadır. Ayrıca pek çok Hanefî usulcü, imamların sahâbî kavline yaklaşımının bu yönde olduğunu ifade etmiştir. Öte yandan Hanefî usûl bilginleri de kurucu imamlar gibi sahâbî kavlinin her iki durumda kıyasa takdim edilmesi gerektiğini savunmuştur. Ancak, Kerhî bu konuda farklı bir görüş ortaya koymuş, sahâbî kavlinin akıl yoluyla anlaşılamayan konularda delil değeri olmakla birlikte akıl yoluyla anlaşılabilen meselelerde kıyas karşısında herhangi bir üstünlüğünün bulunmadığını ileri sürmüştür. Onun bu görüşü benimsemesinde Mutezile düşüncenin etkisi olduğunu gösteren bazı kanıtlar bulunmaktadır. Ayrıca kurucu imamların çelişkili tutum sergilediği iddia edilen üç mesele, onların sahâbî kavlini kıyastan öncelikli kabul ettiklerini gösteren rivayetlerle uyumlu bir şekilde yorumlanabilir.
İsmâil Rüsûhî Ankaravî'nin Câmiu'l-âyât'ı : Metin-inceleme (Vr. 96b-179b)
İsmail Rüsûhî Ankaravî'nin (ö. 1041/1631) Câmiu'l-âyât'ı Mesnevî'de geçen ayet, hadis ve Arapça ibarelerin bulunduğu beyitlerin tespit ve izahlarının yapıldığı bir eserdir. Tez çalışması Mesnevî'nin dört, beş ve altıncı defterlerinde yer alan söz konusu beyitleri derleyip izah eden Câmiu'l-âyât'ın vr. 96b-179b arasının neşri ve incelemesini kapsamaktadır. Çalışmanın birinci bölümünde Mesnevî'deki bilginin dini kaynakları, Mevlana'nın sufi hermenötiği, 'Mesnevî beyitlerinde ayet, hadis ve Arapça ibareleri kullanma yöntemi bir mesele olarak incelenmiştir. İkinci bölümde Câmiu'l-âyât'ın genel özellikleri, içeriği ve kaynakları ortaya koyulmuştur. Aynı zamanda müellifin Mesnevî şerhi olan Mecmûatü'l-letâif ile Câmiu'l-âyât arasındaki benzerlik ve farklılıkların ortaya çıkması adına nakiller yapılmıştır. Câmiu'l-âyat'taki tasavvufî muhtevanın gösterilmesi için hakikat ve tarikat kavramlarına dair bazı unsurlar yazarın diğer eseri olan Minhâcu'l-fukarâ ve Nisâbu'l-Mevlevî ile karşılaştırılarak değerlendirmeye tabi tutulmuştur. Câmiu'l-âyât'ın ilgili varakları arasında yer alan metnin çeviri yazımında kullanılan nüshaların ve diğer tüm yazmaların tanıtımı, neşirde izlenen yöntem ikinci bölümün son konusudur. Üçüncü bölümde ise Câmiu'l-âyât'ta Mesnevî'nin son üç cildine denk gelen kısmın çeviri yazısı yer almaktadır.
Türkiye'de Çingene/Romanların yoksulluk ve sosyal dışlanma ile mücadelesinde Roman derneklerinin rolü
Çingene/Romanların yoksulluk ve sosyal dışlanma sorununu konu alan bu tez çalışmasında bu temel sorunlar "etnik yoksulluk" kavramından hareketle analiz edilmiştir. Temel sorunsalı "Türkiye'de Çingene/Romanların yoksulluk ve sosyal dışlanma ile mücadelesinde Çingene/Roman Derneklerinin rolü" olarak belirlenen tez çalışmasında mevcut literatürden geniş ölçüde yararlanılmış, ayrıca bir alan araştırması yürütülmüştür. Alan araştırmasında niteliksel yöntem tekniklerinden yarı yapılandırılmış görüşme tekniği kullanılmıştır. Görüşülecek kişilerin seçiminde hem kartopu (zincirleme) örnekleme kullanılmış hem de internet üzerinden iletişim bilgilerine ulaşılmıştır. Bu çerçevede 4 ayrı şehirde 8'i dernek yöneticisi, 2'si anahtar kişi olmak üzere toplam 10 kişi ile görüşme yapılmıştır. Çalışmanın tüm verileri ışığında, Türkiye'de Çingene/Roman derneklerinin 2004 yılı sonrası sayılarının hızla artmaya başlaması ile Çingene/Romanların yoksulluk ve sosyal dışlanma başta olmak üzere birçok sorunlarını görünür kılmaya başladıkları ve çözüm yolları ürettikleri saptanmıştır. Faaliyetlerini yürütmede ve sonuç almakta bir dizi sorun yaşamakla ve sorunlarının çözümündeki etkileri göreli olmakla birlikte, Çingene/Romanlar örgütlenerek seslerini daha fazla duyurmuşlar ve sorunlarını ilgili kurum ve kuruluşlara iletmeye başlamışlardır. Bu bakımdan yoksulluk ve sosyal dışlanmaya dünyada ve Türkiye'de en fazla maruz kalan, etnikleşen yoksulluk olgusunun somut bir örneği olan Çingene/Romanlar açısından Türkiye'deki mevcut örgütlenme düzeyi önemli bir ilk adım olarak ele alınmalıdır.
Popüler kültür bağlamında sosyal medya ve din: Sözler Köşkü örneği
Bu çalışma popüler kültür açısından sosyal medya ve din ilişkisini Sözler Köşkü isimli topluluk üzerinden incelemektedir. Frankfurt Okulu'nun kültür endüstrisi yaklaşımı bu çalışmada popüler kültür tanımı olarak kabul edilmektedir. Çalışmanın birinci bölümünde popüler kültür kavramı açıklanmakta ve popüler kültüre yönelik literatürde öne çıkan iki yaklaşıma yer verilmektedir. Çalışmanın ikinci bölümünde sosyal medya ve din ilişkisi ele alınmaktadır. Çalışmanın son bölümünde Sözler Köşkü isimli topluluğun çevrimiçi faaliyetlerinin incelenmesi amaçlanmıştır. Nitel araştırma yöntemlerinden netnografi yöntemi belirlenerek topluluğun çevrimiçi kültürüne yönelik derinlemesine bir analiz gerçekleştirilmiştir. Analiz sonucunda Sözler Köşkü'nün sosyal medyada ürettikleri dini içeriklerde dinin bir popülerleşme sürecinde olduğu, ancak tam anlamıyla Frankfurt Okulu'nun kültür endüstrisi yaklaşımı ile uygunluk göstermediği sonucuna ulaşılmıştır.
Filistin'de bir Şâzelî kolu: Fâtıma el-Yeşrutî'nin metinlerinde Yeşrutî kültürünün inşâsı
Fâtıma el-Yeşrutî, 1891-1979 yılları arasında Filistin-Akka, Şam, Kahire, Beyrut gibi İslâm şehirlerinde yaşamış bir hanım sûfîdir. Rıhle ile'l-Hak, Nefehâtü'l-Hak, Mevâhibü'l-Hak, Mesîretî fî Tarîki'l-Hak adlı dört eseri mevcuttur. Çalışmalarında temel amacı babası Ali Nûreddin el-Yeşrutî'yi (1794-1899), yolu olan Şâzeliyye'nin Yeşrutiyye kolunu ve tasavvufa bakışını tanıtmaktır. Metinlerde tarikatın pîri Ali Nûreddin el-Yeşrutî'nin kimlik inşâsı kerâmetlerle örülü menkıbe anlatılarıyla sağlanır. Eserlerin bazı bölümleri otobiyografik özellikler taşır. Söz konusu dört çalışma Yeşrutîlik tarihinin birincil kaynaklarıdır. Filistin-Akka'da doğan Yeşrutîlik süreç içerisinde Lübnan, Suriye, Mısır, Doğu Afrika sahilleri, Komor Adaları, Uganda, Zengibar, Madagaskar, Tanzanya, Brezilya, Kanada gibi çok çeşitli bölgelere ve ülkelere ulaşmıştır. Bu tez, Türkçe literatürde daha önce hakkında kapsamlı bir akademik çalışma olmayan Fatıma el-Yeşrutî, Ali Nûreddin el-Yeşrutî ve Yeşrutiyye konularını ele almaktadır. Giriş ve üç bölümden oluşan tezin birinci bölümünde Fâtıma el-Yeşrutî'nin hayatı; eserleri, ilmî çevresi, tasavvuf algısı ve algının dayanağı olan başlıca sûfî literatür açısından ele alınmıştır. İkinci bölüm, Ali Nûreddin el-Yeşrutî'nin biyografisi, kerâmetleri ve tasavvuf anlayışına tahsis edilmiştir. Üçüncü bölümün konusu ise Şâzeliyye-Medeniyye'nin alt kolu olan Yeşrutiyye tarikatının kuruluşu, intişârı ve kartografyası, âdâp ve erkânıdır. Çalışmanın sonunda Fâtıma el-Yeşrutî ve Ali Nûreddin el-Yeşrutî'ye ait kronolojiler ile tarikata dair muhtelif görseller sunulmuştur.
Malezya dini kurumlarının tasavvufi konulara yaklaşımı: Kurumsal fetvaların analizi
This research aims to study the approach of the Malaysian Islamic Authorities on Sufism through the national and state-level fatwas (Islamic legal opinions). The study also will uncover the reasons behind the contradictions and standardisation of the fatwas. The fatwas on Sufi beliefs and practices discussed in the study include Wahdat al-Wujud, Nur Muhammad, Sufi Sama', Rabita, Khalwa, Yaqazah, Tabarruk, and Istighasa. The details of several Sufi orders affected by the fatwas are also included. The methodology used throughout the paper is based on an analytical approach, involving the explanations and details of selected fatwas, in relations to the Malay scholars' opinions and the Fatwa authorities' decision.