Ondokuz Mayıs University
Faculty

Faculty of Dentistry

Ondokuz Mayıs University

22

Archived Theses

0

DOIs Assigned

0%

DOI Rate

Archived Theses

10 Tez
Dentistry SpecialtyOpen AccessTR

Ortodontik tedavi gören hastalarda akıllı telefon uygulamasının ağız hijyeni motivasyonuna ve ağız sağlığına etkisi

Amaç: Bu çalışmanın amacı, sabit ortodontik tedavi gören hastaların ağız hijyeni motivasyonunu iyileştirmek için geliştirilen akıllı telefon uygulamasının geleneksel sözel anlatımlı hijyen motivasyonu ile karşılaştırıldığında ağız hijyeni motivasyonuna ve ağız sağlığına etkisini değerlendirmektir. Materyal ve Metot: Çalışmamıza 14 ile 22 yaş aralığında iskeletsel ve/veya dişsel Sınıf I, Sınıf II maloklüzyona sahip ve akıllı telefon kullanan, daimi dentisyonunu tamamlanmış 50 hasta dahil edildi. Hastalar, "iTeeth Orthodontics" isimli akıllı telefon uygulaması kullandırılan mobil grubu ve sözel hijyen motivasyonu verilen kontrol grubu olarak iki gruba bölündü. Sabit ortodontik tedavinin 10. gün (T0), 1. ay (T1), 2. ay (T2) ve 3. ayında (T3) üst sağ-sol santral diş, kanin diş ve ikinci premolar dişler plak boyama tableti ile boyanıp ağız içi klinik fotoğraflar alındı. Fotoğraf üzerinde plak içeren boyalı bölgelerin yüzdesel ölçümü yapıldı. Sürekli değişkenlerin dağılımının normal olup olmadığını belirlemek için Saphiro-Wilk testi, varyansların homojenliği ise Levene testi ile araştırıldı. 2 grup için 4 farklı zaman dilimindeki ölçümlerin değerlendirilmesi ve karşılaştırmalarında Tekrarlayan Ölçümler Varyans Analizi (Repeated Measures ANOVA) kullanıldı. Bulgular: Çalışmamızda incelenen tüm dişlerin plak yüzdeleri gruplara ve zaman dilimlerine göre karşılaştırıldığında istatistiksel fark görülmedi (P>0,05). Kontrol grubunda incelenen tüm dişlerin plak yüzdeleri zaman dilimlerine göre karşılaştırıldığında T0–T1, T0–T2, T0–T3, T1–T2 ve T2–T3 arası zaman dilimlerindeki plak yüzdelerinde anlamlı farklar tespit edildi (P<0,05). Mobil grubunda incelenen tüm dişlerin plak yüzdeleri zaman dilimlerine göre karşılaştırıldığında ise sadece T0–T1 arası zaman dilimindeki plak yüzdeleri arasında anlamlı fark izlendi (P=0,018). Sonuç: Bu çalışmanın sonuçları, sabit ortodontik tedavi gören hastaların ağız hijyeni motivasyonunun sağlanmasında akıllı telefon uygulaması kullanımının sözel anlatım ile motivasyona kıyasla tedavi başlangıcından itibaren kısa zaman diliminde daha başarılı olduğunu göstermiştir. Anahtar Kelimeler: Ortodontik tedavi, ağız hijyeni, akıllı telefon uygulaması

Akıllı telefonlarAğız florasıAğız hastalıkları+5
Muhammed Ömer İsen
Ondokuz Mayıs University
2023
00
Dentistry SpecialtyOpen AccessTR

Farklı nikel titanyum döner sistem eğelerinin kesme etkinliklerinin ve şekillendirme yeteneklerinin karşılaştırılması

Amaç: Bu tez çalışmasının amacı farklı nikel titanyum döner sistemlerinin kesme etkinliklerinin ve şekillendirme yeteneklerinin karşılaştırılmasıdır. Gereç ve Yöntem: Farklı ısıl işlemlerle üretilmiş TruNatomyTM (Dentsply Maillefer, Ballaigues, İsviçre), VDW.ROTATETM (VDW, Münih, Almanya), Endostar E3 Azure (Poldent, Varşova, Polonya), EdgeFile® X3/X7 (EdgeEndo, Albuquerque, NM, ABD) döner sistemleri n=12 olacak 4 gruba ayrıldı; kesme etkinlikleri 150 gram serbest ağrılık uygulanarak lateral eksende pleksiglas örnekler üzerinde, şekillendirme yetenekleri her bir döner sistemin uygun hız ve tork değerlerinde 70°lik eğrilik açısına sahip J-şekilli yapay kök kanallarında değerlendirildi. Pleksiglas örnekler ve şeffaf rezin bloklar dijital olarak görüntülendi ve Adobe Photoshop 2022 (Adobe, San Jose, CA, ABD) görüntü işleme yazılımıyla örnekler üzerinde ölçümler yapıldı. Elde edilen bulgular SPSS 25.0 (IBM, Chicago, IL, ABD) istatistik programına aktarılarak için tek yönlü varyans analizi (One-Way ANOVA) ve Post-Hoc Tukey's HSD testleriyle değerlendirildi. Bulgular: Kesme etkinliği değerlendirildiğinde EdgeFile® X3 C2 döner aletinin diğer döner aletlere göre anlamlı derecede daha çok alan ve derinlik kestiği bulundu (p<0.05). Şekillendirme yeteneği değerlendirildiğinde TruNatomyTM döner sisteminin diğer döner sistemlerden daha az rezin uzaklaştırdığı; EdgeFile® X7 döner sisteminin TruNatomyTM döner sistemine göre özellikle orta üçlüde yüksek transportasyon oluşturduğu ve düşük merkezde kalma oranına sahip olduğu bulundu (p<0.05). Sonuç: Döner aletlere yüksek kesme etkinliği sağlayan Fire-Wire alaşımının, klinik kullanımda şekillendirme sırasında transportasyon ve strip perforasyon gibi prosedürel hataların oluşmasına neden olabileceği; TruNatomyTM döner sisteminin eğimli kanalların şekillendirilmesinde güvenle kullanılabileceği sonucuna varılmıştır. Anahtar Kelimeler: Endodonti, kesme etkinliği, nikel titanyum, şekillendirme yeteneği

Dental eğelerKesme aletleriNikel titanyum+1
Onur Kömeç
Ondokuz Mayıs University
2023
00
Dentistry SpecialtyOpen AccessTR

Üst keser dişlerin kuron boylarındaki asimetrik değişimlerin estetik algıya etkisinin incelenmesi

Amaç: Ağız içi fotoğraflarda, üst keser dişlerin görüntülerinde yapılan kuron boylarındaki asimetrik değişimlerin katılımcıların estetik algılarına olan etkisinin incelenmesidir. Materyal ve Metot: 1 kadın ve 1 erkek gönüllüden alınan standardize intraoral fotoğraflar üzerinde bilgisayar programı yardımıyla düzenlemeler yapılmıştır. Sol orta ve yan dişler üzerinde insizal kenardan kısaltma ve diş eti marjinini uzatma şeklinde 0.5 mm'lik asimetriler oluşturuldu. Bunun sonucunda ortaya çıkan 40 adet görsel 22 restoratif diş tedavisi anabilim dalında uzmanlık programına devam eden araştırma görevlisi diş hekimi, 22 diş hekimliği 5. sınıf öğrencisi ve 22 meslekten olmayan bireylerden oluşan katılımcılar tarafından değerlendirilmiştir. Bu katılımcılar 40 adet modifiye edilmiş fotoğrafı bilgisayar ekranında VAS (Görsel Analog Skalası)'a göre puanlayarak estetik olup olmadıklarını değerlendirmişlerdir. Araştırmada katılımcıların vermiş oldukları puanlar normallik varsayımı açısından Shapiro-Wilk testi ile değerlendirilmiştir (p > 0,05). Yapılan puanlamaların farklı gruplardaki katılımcılara ve asimetrik değişimlere göre farklılıkları tek yönlü Varyans analizi (one-way ANOVA) ve Tukey çoklu karşılaştırma testi ile belirlenmiştir. Bulgular: Görseller üzerinde yapılan tüm asimetrik değişimleri puanlayan katılımcıların puanlamalarında istatistiki olarak anlamlı bir farklılık tespit edilmiştir (P<0,001). Asimetrik değişimler arttıkça katılımcılar tarafından verilen puanlamaların düştüğü belirlenmiştir. Ayrıca, asimetrik değişim içi verilen puanlamalar incelendiğinde en düşük puanlamayı restoratif diş tedavisi anabilim dalında uzmanlık eğitimine devam eden diş hekimlerinin verdiği belirlenmiştir. Sonuç: Restoratif diş tedavisinde uzmanlık eğitimi alan diş hekimlerinin estetik olarak farklılıkları daha iyi fark ettiği için daha hassas değerlendirdiği ve daha düşük puanlama yaptığı görülmüştür. Ancak meslekten olmayan bireylerin ise asimetrik değişimlere estetik değerlendirme konusunda diğer katılımcılara göre daha pozitif yaklaştığı bulunmuştur. Anahtar Kelimeler: Algı; Asimetrik değişim; Estetik; Keser dişler

Emre Kuru
Ondokuz Mayıs University
2023
00
Dentistry SpecialtyOpen AccessTR

Yeni nesil bulk-fill kompozit rezinlerin su emilimi ve suda çözünürlük düzeylerinin incelenmesi

Amaç: Bu çalışmanın amacı yeni nesil bulk-fill kompozitlerin distile suda bekletilmesi sonrasında su emilimi ve suda çözünürlük değerlerinin, geleneksel ve bulk-fill kompozitlerle karşılaştırılmalı olarak incelenmesidir. Materyal ve Metot: Çalışmada 1 adet geleneksel tipte mikrohibrit kompozit (Filtekᵀᴹ Z250), 1 adet geleneksel akışkan kompozit (Filtekᵀᴹ Supreme Flowable), 2 adet yüksek viskoziteli bulk-fill kompozit (Tetric Powerfill, Filtekᵀᴹ One Bulk Fill) ve 2 adet düşük viskoziteli bulk-fill kompozit (Tetric Powerflow, Filtekᵀᴹ Bulk Fill Flowable) kullanılarak 8 mm çap ve 2 mm kalınlığında örnekler hazırlanmıştır. Örnekler BluePhase PowerCure polimerizasyon cihazının standart modunda (1200 mW / cm2 ) 10 s polimerize edilerek hazırlanmıştır. Daha sonra Tetric Powerfill ve Tetric Powerflow kompozitlerinden tekrar hazırlanan örnekler aynı cihazın 3s Powercure modunda (3050 mW/cm2 ) 3 s polimerize edilerek 2 grup daha oluşturulmuştur. Her grupta 13 olmak üzere toplam 104 adet örnek hazırlanmıştır. 30. Günün sonunda su emilimi, çözünürlük ve kütle değişim yüzdeleri ISO 4049:2009 spesifikasyonuna göre hesaplanmıştır. Verilerin istatistiksel olarak değerlendirilmesinde İki Yönlü Varyans Analizi ve Tukey çoklu karşılaştırma testi kullanılmıştır. Bulgular: Tüm gruplar arasında en düşük su emilimi Tetric Powerflow 10 s grubunda görülürken en yüksek su emilimi değeri ise Filtek One Bulk Fill kompozit grubunda görülmüştür. Tetric Powerfill ve Tetric Powerflow kompozitlerin 10 s ve 3 s grupları arasında su emilimi ve çözünürlük değerleri açısından herhangi bir istatistiksel farka rastlanmamıştır. Tüm kompozit gruplarının kütle değişim yüzdeleri 30. güne kadar artış göstermiştir. Sonuç: Tetric Powerfill ve Tetric Powerflow kompozitler diğer test edilen kompozitlere oranla daha düşük su emilimi göstermiştir. Bu kompozitlerin yüksek ışık gücünde polimerizasyon süresinin kısaltılması (3 saniye) su emilim ve çözünürlük açısından herhangi bir dezavantaj oluşturmamıştır.

Dental materyallerKompozit malzemelerKompozit reçineler+3
Hatice Bulut
Ondokuz Mayıs University
2023
00
Dentistry SpecialtyOpen AccessTR

Ondokuz Mayıs Üniversitesi Diş Hekimliği Fakültesi restoratif diş tedavisi anabilim dalı kliniğine başvuran hastaların anksiyete düzeyinin değerlendirilmesi

Amaç: Dental anksiyeteyi ölçmek için sıklıkla kullanılan Modifiye Dental Anksiyete Skalası (MDAS) ve Dental Anksiyete Sorusu ölçeklerinin restoratif diş tedavisi için başvuran hastalardaki korelasyonun ölçülmesi, MDAS'a göre ölçülen dental anksiyete düzeylerinin demografik değişkenler ve hasta bilgi formu verilerine göre ne şekilde farklılaştığının belirlenmesi amaçlanmıştır. Materyal ve Metot: Dental anksiyetenin ölçülmesiyle ilgili daha önce yapılan çalışmalar ve yayınlar incelenmiş olup anket soruları bu doğrultuda hazırlanmıştır.Çalışmanın evrenini Ondokuz Mayıs Üniversitesi Diş Hekimliği Fakültesi Restoratif Diş Tedavisi Anabilim Dalı'na başvuran 18 yaş üzeri ve 65 yaş altı hastaların sayısı evren olarak kabul edilip güç analizi yapılmış,örneklem 140 kişi olarak belirlenmiştir.Anket anabilim dalımıza tedavi olmak için başvuran hastalara araştırmacı tarafından uygulanmıştır.Verilerin toplanmasından sonra SPSS 22.0 (IBM Corporation, Armonk, NY,USA) paket programı kullanılarak Ki kare, Kolmogorov-Smirnov, Spearman, Mann-Whitney U, Kruskal-Wallis, Bonferroni testleri ile istatistiksel analizler yapılmıştır. Bulgular: Çalışmaya Ondokuz Mayıs Üniversitesi Diş Hekimliği Fakültesi Restoratif Diş Tedavisi Anabilim Dalı'na başvuran 140 kişi katılmıştır.Çalışmada yer alan bütün bireylere ait,MDAS medyan değeri 10.00 idi.Katılımcıların yaş ortalaması 31,26 dır.Kadın ve erkek hastaların anksiyete düzeyleri karşılaştırıldığında kadınların daha yüksek anksiyeteye sahip oldukları görülmüştür. (p<0.05) Hastalar en son diş hekimini ziyaret etme zamanı, son 5 yıl içindeki diş hekimi ziyaretlerinde yaptırdığı işlemler,sigara kullanımı, ve diş ipi /ara yüz fırçası kullanımına göre değerlendirildiklerinde anksiyete düzeyleri bu gruplar içerisinde anlamlı olarak farklılaşmamaktadır. (p>0.05) Diş fırçalama sıklığına göre hastalar karşılaştırıldığında düzenli fırçalamayan hastaların daha yüksek anksiyeteye sahip oldukları görülmüştür. Sonuç: Diş hekimliği pratiğinde dental anksiyete düzeyinin belirlenmesinde MDAS ve DAS basit,güvenilir ve pratik ölçeklerdir.

AnksiyeteDental anksiyeteDental restorasyon
Esra Duman Karakaşlı
Ondokuz Mayıs University
2023
00
Dentistry SpecialtyOpen AccessTR

Farklı adezivlerin ve ofis tipi beyazlatma uygulamasının braketli dişlerde minenin renk değişikliği üzerine etkisinin spektrofotometrik incelemesi: bir in vitro çalışma

Amaç: Bu in vitro çalışmanın amacı, iki farklı ortodontik bonding adezivinin ve braketli dişlerde ofis tipi beyazlatma uygulaması yapmanın, debond sonrası mine renk değişikliği üzerine etkisini spektrofotometrik inceleme ile karşılaştırmaktır. Materyal ve Metot: 80 adet insan premolar dişi braketlerin bondlandığı adezivlere, beyazlatma uygulamasına ve renklendirme solüsyonlarına göre dört gruba bölündü: Grup 1, yüksek oranda doldurucu içeren kompozit adeziv ve distile su (Transbond XT=TRXT+DS); Grup 2, yüksek oranda doldurucu içeren kompozit adeziv ve kahve solusyonu (Transbond XT=TRXT+KH); Grup 3, yüksek oranda doldurucu içeren kompozit adeziv ve kahve solüsyonu sonrasında ofis tipi beyazlatma uygulaması (Transbond XT=TRXT+ KH +Opalacence Boost) ve Grup 4, renk bozulmasına dirençli primersiz adeziv ve kahve solusyonu (Orthocem=OC + KH). Dişlerin L*a*b* değerleri, Spectro Shade Micro cihazı ile braket bondingi öncesinde (T0), solüsyonda bekletildikten sonra (T1), Grup 3 için ayrıca beyazlatma uygulamasından sonra (T1B) ve bütün gruplarda debond sonrasında (T2) ölçüldü. Ölçümler kronun insizal, orta ve gingival bölgeleri için ayrı ayrı yapıldı ve T1-T0, T1B-T0 ve T2-T0 farkları kullanılarak ΔE değerleri hesaplandı. Elde edilen verilerin normal dağılıma uygunluğu Shapiro-Wilk testi ile incelendi. Normal dağılan verilerin karşılaştırılmasında Tamhane's T2 testi ve Tukey HSD testi, normal dağılmayan verilerin karşılaştırılmasında Kruskall Wallis H testi kullanıldı ve çoklu karşılaştırmalar Dunn testi ile incelendi. Analiz sonuçları ortalama ± standart sapma ve ortanca (minimum– maksimum) şeklinde sunuldu. Önem düzeyi p<0,050 olarak alındı. Bulgular: Gruplar arası karşılaştırmalarda, T1-T0 ve T2-T0 aşamalarında Grup 1' in ΔE değerleri Grup 2,3 ve 4' ün ΔE değerlerine göre, insizal (p<0,001), orta (p<0,001) ve gingival (p<0,001) bölgelerde istatistiksel olarak anlamlı derecede düşüktü. T2-T0 aşamasında Grup 3' ün ΔE değerleri Grup 2' ye göre orta (p<0,001) ve gingival (p<0,001) bölgelerde istatistiksel olarak anlamlı derecede düşüktü. T2-T0 aşamasında, Grup 4' ün ΔE değerleri ile Grup 2 ve Grup 3' ün ΔE değerleri arasında istatistiksel olarak anlamlı bir fark oluşmadı (p>0,050). Sonuçlar: Bu in vitro çalışmanın sonuçlarına göre; debond sonrası minede oluşan kahve kaynaklı renk değişikliğini klinik olarak kabul edilebilir düzeyde tutmak için Transbond XT ile bondlanmış braketli dişlere Opalacence Boost ile beyazlatma uygulamak, bonding adezivi olarak Orthocem ya da Transbond XT kullanmaktan daha etkilidir.

Dental bondingDental materyallerDental mine+4
Hasan Karadeniz
Ondokuz Mayıs University
2023
00
Dentistry SpecialtyOpen AccessTR

All on four tekniği için özel olarak geliştirilmiş 30 derece açılı implant dizaynının implant ve çevre doku üzerinde oluşturduğu stresin üç boyutlu sonlu elemanlar stres analiz yöntemiyle incelenmesi

Amaç: Bu çalışmada, All-on-Four tekniği için özel olarak geliştirilmiş 30° açılı implant tasarımının, implant ve çevre kemik dokuda meydana gelen stresi azaltmadaki etkinliğinin, sonlu elemanlar stress analiz (SESA) yöntemiyle incelenmesi ve implantların uzun dönem başarısına etkisinin değerlendirilmesi amaçlanmaktadır. Materyal ve Metot: All-on-Four tekniğine göre anterior bölgeye vertikal pozisyonda ve 4.3x11mm boyutlarında geleneksel dizayn (Quattrocone, Medentika) implantlar yerleştirilirken, posterior bölgeye 30° açılı pozisyonda 3.8x13mm ve 4.3x13mm boyutlarında geleneksel dizayn (Quattrocone, Medentika) ve özel dizayn (Quattrocone30, Medentika) implantlar yerleştirildi. Toplam dört implant grubu, titanyum alt yapılı akrilik hibrit protez ve dişsiz mandibula modeli bilgisayar ortamında deneysel olarak hazırlandı. İmplantlar All-on-Four tekniğine göre mandibula modeline yerleştirilerek titanyum alt yapılı akrilik hibrit protez ile model tamamlandı. Birinci premolar, 2. premolar ve 1. molar dişlerin bukkal tüberkül tepelerine, oblik olarak her bir noktadan 100N olmak üzere toplamda 300N kuvvet uygulanarak implantlar ve çevre kemik üzerindeki stres değerleri SESA yöntemiyle incelendi. Bulgular: All-on-Four tekniği için özel olarak geliştirilmiş boyun yapısına ve 30° açıya sahip implantlara gelen Von Mises stres değerlerinin hem 3.8mm hem de 4.3mm çapta daha yüksek olduğu, buna karşın çevresindeki kortikal ve spongioz kemikte daha az sıkışma kuvvetlerinin oluştuğu gözlendi. Sonuç: Bu çalışmanın verilerine göre; All-on-Four tekniği için özel olarak geliştirilmiş boyun yapısına ve 30° açıya sahip implant tasarımının, geleneksel implant tasarımına göre çevre kemik dokuda daha az stres oluşturduğu görüldü. Anahtar Kelimeler: Dental implant, All-on-Four, açılı implant, sonlu elemanlar analizi, Ekrem CANBULAT, Uzmanlık Tezi Ondokuz Mayıs Üniversitesi-Samsun, Ekim-2022

All on four yöntemiDental implantasyonDental implantlar+1
Ekrem Canbulat
Ondokuz Mayıs University
2023
00
Dentistry SpecialtyOpen AccessTR

COVID-19 pandemisinin 7-12 yaş arası çocukların dental anksiyete düzeyine etkisinin değerlendirilmesi

Amaç: Bu çalışmanın amacı, COVID-19 pandemisinde 7-12 yaş arasındaki çocukların ve ebeveynlerinin dental anksiyete varlığını ve dental anksiyeteye etki eden faktörleri belirlemektir. Materyal ve Metot: Bu Çalışma Ondokuz Mayıs Üniversitesi Diş Hekimliği Pedodonti Anabilim Dalı Kliniği'ne başvuran 7-12 yaş aralığındaki çocuk ve ebeveynlerinin, bilgi edinme formunu ve dental anksiyete ölçekleri olan CFSS-DS ve MDAS'ı doldurmaları ile gerçekleştirilmiştir. Veriler; Kruskal Wallis H testi, Mann-Whitney U testi, Ki-Kare uyum iyilik testi ve Ki-Kare bağımsızlık testiyle, istatistiksel olarak analiz edilmiştir (p<0,05). Bulgular: 687 çocuğun CFSS-DS puan ortalamasının 28,9 ve çocukların %17,5'unun dental anksiyetesi olduğu gösterilmiştir. Çocukların dental anksiyetesi ile yaş, cinsiyet, aile geliri, ebeveynin son diş hekimi ziyaret sebebi, ailesinde COVID-19 enfeksiyonuna yakalanan olması, ebeveynlerin COVID-19 salgını döneminde çocuklarını diş hekimine götürmekten endişe duyması ve çocukların şeker tüketim sıklığının artması arasında istatistiksel olarak anlamlı bir ilişki olduğu görülmüştür (p<0,05). Sonuç: COVID-19 döneminde olduğu gibi olası bir pandemi döneminde dental anksiyeteye neden olabilecek faktörlerin belirlenmesi, bu dönemde davranış yönlendirmesi tekniklerinin seçimi, dental anksiyetenin önlenmesi ve çocukların ilerleyen yaşlarında diş hekimi kontrol ve tedavilerinin sağlanması açısından önemlidir.

Ana-babaAnksiyeteCOVID 19+4
Eda Tuncel
Ondokuz Mayıs University
2023
00
Dentistry SpecialtyOpen AccessTR

OMÜ Diş Hekimliği Fakültesi ı̇lk muayeneye başvuran hastalarda ortodonti uzmanı ve diş hekimi arasındaki farkı algılama düzeyini ı̇nceleme

Amaç: Çalışma amacımız OMÜ Diş Hekimliği Fakültesi Ağız Diş ve Çene Radyolojisi bölümüne gelen hastalarda ortodonti uzmanı ve diş hekimi arasındaki ayrıma ilişkin farkındalık düzeyini ölçmektir. Materyal ve Metot: OMÜ Diş Hekimliği Fakültesi Ağız Diş ve Çene Radyolojisi bölümüne muayene olmak için Mart-Kasım 2022 tarihleri arasında başvuran 400 kişiye yüz yüze anket yöntemiyle ortodonti uzmanı ve diş hekimi arasındaki farka ilişkin sorular soruldu. Çalışma grupları ortodontik tedavi olanlar ve olmayanlar şeklinde oluşturuldu. Ortodonti uzmanı ve diş hekimi arasındaki farka ilişkin sorulara verilen cevaplar ve yaş, cinsiyet, eğitim durumu gibi demografik bilgilerden oluşan veriler IBM SPSS v23 ile analiz edildi. Normal dağılıma uygunluk Kolmogorov-Smirnov ve Shapiro-Wilk testleri; gruplara göre kategorik verilerin karşılaştırılmasında Pearson's ki-kare testi ve Yates düzeltmesi; çoklu karşılaştırmalar Bonferroni düzeltmeli Z testi; yaş ortalamasına ilişkin veriler Mann Whitney U testi; bağımsız değişkenler ise binary lojistik regresyon analizi ile incelendi. Analiz sonuçları nicel veriler için ortalama ± standart sapma ve ortanca (min.-maks.) şeklinde, kategorik veriler ise frekans (yüzde) şeklinde sunulmuştur. Önem düzeyi p<0,050 olarak alındı. Bulgular: Ankete katılanların büyük çoğunluğu (>%85) ortodontik tedavi sağlayan bir diş hekiminin aynı zamanda ortodonti uzmanı olması gerektiğini düşünüyordu. Bir ortodonti uzmanının ortodontik tedavi uygulamak için en nitelikli kişi olduğunu daha önce ortodontik tedavi olmayanların %63,3'ü; daha önce ortodontik tedavi olanların ise %74,3'ü düşünüyordu. Ortodonti uzmanının eğitim süresinin daha fazla olduğunu düşünenler ve eğitim süresi hakkında bilmiyorum diyenlerin oranı birbirine yakındı. Ortodontik tedavi için karar vermede en popüler faktör, hekimin ortodonti uzmanı olup olmamasıydı ve bunu takip eden seçenek önceden tedavi alan hasta yorumları oldu. Ortodontik tedavisini yapması için bir diş hekimini seçenler %7'lik bir orana sahipti. Tedavisinde ortodonti uzmanını seçenler genellikle kadın, gelir düzeyi iyi olan ve eğitim seviyesi yüksek kişilerdi. Önceden ortodontik tedavi geçmişi olanlar, olmayanlara göre daha bilinçli bulundu. Sonuç: Sonuçlar katılımcıların ortodonti uzmanı ile diş hekimi arasında fark olduğunu anladıklarını ancak tedavileri için uygulayıcı seçiminde yeterince bu farka dikkat etmediklerini göstermektedir. Mevcut bulgular vatandaşların bu konuda daha iyi eğitilmeleri gerektiğini göstermektedir. Null hipotezi reddedilmiştir. Anahtar kelimeler: Diş hekimi, farkındalık, ortodontik tedavi, ortodonti uzmanı.

AlgıDiş hekimleriFarkındalık+3
Zeynep Arslan
Ondokuz Mayıs University
2023
00
Dentistry SpecialtyOpen AccessTR

Modelasyon likiti olarak kullanılan farklı materyallerin kompozit rezin artık monomer miktarına etkisi

Amaç: Modelasyon sıvısı kullanılarak hazırlanan rezin kompozitlerden salınan artık monomer miktarının değerlendirilmesidir. Materyal ve Metot: Filtek Ultimate Universal (3M™ ESPE™ St. Paul, ABD) kompozit rezin farklı modelasyon sıvıları ile dört farklı grup oluşturularak hazırlanmışır [Grup GM: GC Modeling Liquid (GC Corparation, Tokyo,Japonya), Grup BM: Bisco Modeling Resin (Bisco, Schaumburg, IL ABD), Grup SB: Adper Single Bond 2 Adhesive (3M™ ESPE™ St. Paul, ABD) ve Grup K: Modelasyon sıvısı uygulanmayan kontrol grubu]. Örnekler 2 tabaka halinde hazırlandı ve modelasyon sıvısı tabakaların sadece üst kısmına uygulandı. Kontrol grubuna herhangi bir uygulama yapılmadı. Her grupta 12 adet olacak şekilde, 5 mm çapında ve 2 mm kalınlığında 48 adet kompozit disk hazırlanmış ve %75 ethanol/su çözeltisinde bekletildi. 1. gün, 15. gün ve 30. gün sonra alınan ekstraksiyon solüsyonlarındaki bisfenol A diglisidil eter metakrilat (Bis-GMA), üretan dimetakrilat (UDMA) ve tri etilen glikol dimetakrilat (TEGDMA) artık monomerlerinin miktarı, yüksek basınçlı sıvı kromatografisi (HPLC) kullanılarak analiz edildi. Veriler Tukey testi, Tek Yönlü ve Tekrarlanan Ölçümlü Varyans Analizi kullanılarak analiz edildi (p < 0,05). Bulgular: Tüm grupların toplam artık monomer salınım miktarları arasında istatistiksel bir fark tespit edilememiştir (p=0,753). Gruplar arasında toplam UDMA salınım miktarlarında da istatistiksel bir fark tespit edilememiştir (0,049). Toplam Bis-GMA ve TEGMA monomerlerinin salınım miktarlarında ise istatistiksel bir fark tespit edilmiştir (p < 0,01). Her bir monomer için artık monomer salınım miktarı 1. günde en fazla iken 30. gün sonun en düşük seviye tespit edilmiştir. 15. ve 30. günün sonunda tüm gruplarda TEGDMA salınımı tespit edilememiştir. Sonuç: Modelasyon sıvılarının içerisindeki monomerler ilgili monomerin salınım miktarını artırabilir. Çalışmamızın sınırları dahilinde farklı modelasyon sıvısı uygulamaları tüm monomerlerin toplam artık monomer miktarını etkilememektedir.

Dental materyallerDental restorasyonKompozit reçineler+1
Gökhan Gökçe
Ondokuz Mayıs University
2023
00