Yüksek LisansAçık ErişimTR
Toplumsal hafızada bir ifade aracı olarak srebrenitsa çiçeği imgesi
Bu tez çalışmasında, 1995 yılında Srebrenitsa'da gerçekleşen soykırımın ardından failler tarafından gizlenmeye çalışılan toplu mezarların, adli ve doğal çevrede meydana gelen ekolojik göstergeler yoluyla nasıl gün yüzüne çıkarıldığı, ayrıca Srebrenitsa çiçeğinin kültürel ve imgesel anlamları farklı boyutlarıyla incelenmektedir. Soykırım faillerinin cesetleri parçalayıp farklı noktalara gömmesi, mezarları elektromanyetik taramalardan gizlemek için metal parçalar yerleştirmesi ve doğal bitki örtüsüyle üzerlerini kamufle etmesi gibi sistematik örtbas yöntemlerine rağmen, doğada meydana gelen olağan dışı gelişmeler bu suçun izlerinin ortaya çıkmasına katkı sağlamıştır. Soykırım sonrası Srebrenitsa Çiçeği olarak anılan Artemisia vulgaris (pelin otu) bitkisinin bazı bölgelerde yoğunlaşması ve yalnızca bu bitkiyle beslenen Polyommatus icarus (mavi kelebek) türünün söz konusu alanlarda çoğalması, araştırmacılar için biyolojik birer göstergeye dönüşmüştür. Bu biyolojik göstergeler yaklaşık 300 toplu mezarın tespitine olanak sağlamış, böylelikle adli arkeolojiye yeni bir yaklaşım kazandırmıştır. Doğal verilerle şekillenen bu keşif süreci yalnızca bilimsel değil, aynı zamanda etik, sembolik ve kültürel bir tanıklık işlevi de üstlenmiştir. Bunlarla birlikte tezimin en önemli odak noktası, bu doğal tanıklıkların toplumsal hafızada nasıl imgesel hale dönüştüğüdür. Srebrenitsa çiçeği olarak adlandırılmaya başlanan Artemisia vulgaris, halk arasında "ölüm çiçeği" veya "hafıza çiçeği" olarak da kullanılmaktadır. Bu çiçekle simbiyotik bir ilişki içinde varlık gösterdiğine inanılan mavi kelebekler, Bosna halkı nezdinde yas, umut ve direnç gibi duyguların taşıyıcısına dönüşmüştür. Bu imgeler, anma törenlerinden sanat eserlerine, belgesellerden edebi metinlere kadar birçok mecrada travmanın aktarımında ve toplumsal hafızanın canlı kalmasında etkin rol oynamaktadır. Çalışmada, adli bilimsel veri setleri ile çevresel biyolojik göstergelerin kesişiminden doğan hafıza üretimi; kültürel çalışmalar, bellek teorileri ve ekolojik tanıklık ekseninde çözümlenmiştir. Srebrenitsa çiçeği imgesinin toplumsal hafızada nasıl bir anlam dünyası inşa ettiğini ortaya koymayı amaçlamaktadır. Böylelikle, insan eliyle gizlenmeye çalışılan bir soykırımın, doğanın tanıklığıyla bir çiçekle nasıl ifşa edildiği hem bilimsel hem de insani boyutlarıyla ortaya konmaya çalışılmıştır.