Yıldız Technical University
Departman

Şehir ve Bölge Planlama Bölümü

Yıldız Technical University

32

Arşivlenen Tez

0

DOI Atanmış

0%

DOI Oranı

Arşivlenen Tez

10 Tez
DoktoraAçık ErişimTR

Üretimi azaltılmış maden kentlerinin gelişim süreci ve geleceği: Zonguldak örneği

Kömür, 18.yy.da buhar makinesinin bulunuşuyla devrin en önemli kaynağı haline gelmiş, bu özelliğiyle tarım toplumundan endüstri toplumuna geçişte büyük rol oynamıştır. Sanayi devrimiyle makinelerin insanın yerini almasına, çalışma koşullarının büyük ölçüde iyileştirilmesine karşın, kömür endüstrisi emek-yoğun özelliğini korumuştur. 19.yy.da sanayi gelişimini sağlayan önemli ürün olan kömür, bölgeselliği, emek-yoğun üretim nitelikleri sayesinde, bulunduğu bölgelerin coğrafyasının hızla değişmesinde ve kömür havzalarında yeni fiziki-beşeri mekanlar ile yeni toplumsal ilişkilerin yaratılmasında etkili olmuştur. Bu dönemde maden işletmelerinin ihtiyaç duyduğu işgücünün temin edilmesi, işgücünün istikrarlı hale getirilmesi, disipline edilmesi ve üretimin devamlılığının sağlanması için çeşitli tedbirler alınması gibi gereklilikler ortaya çıkmıştır. Üretim artışı ve sermayenin üretim yapılan bölgeye aktarılması, ocakların etrafında maden işletmelerinde çalışan işçilerin, idari ve teknik personellerin yaşayabileceği yeni yaşam alanlarının oluşmasına neden olmuştur. Bu noktadan yola çıkılarak Zonguldak Havzası'nın 19.yy. sanayi devriminin ürettiği yeni mekanlardan biri olduğu ve havzada fiziki ve beşeri yapının hızla dönüşmesinde etkili olduğu görülmektedir. Süreç içerisinde, Osmanlı Devleti'nden itibaren alınan kararlar sonucunda, Zonguldak ve çevresinde istihdam olanakları oluşturulmuş ve kömür çıkartılan havzanın zamanla çekim gücü artmıştır. Çekim merkezi haline gelen bir bölgenin oluşmaya başlamasıyla da kırsalın itici ve istihdamın çekici gücüyle Zonguldak ve bölgesinin ekonomik, mekansal ve sosyal yapısında değişiklikler gözlenmeye başlamıştır. Yaşanan değişimlerin mekansal organizasyonuna olan etkileri günümüzde bile kent içinde kendini göstermektedir. Tez kapsamında, Zonguldak kentinde taşkömürü madenciliğinin tarihsel sürecine dayanan, maden odaklı gelişen kent mekanını belirleyen faktörler ve bu sektörün öneminin azalmasıyla ortaya çıkan değişimler, sorunlar ve geleceğe yönelik olarak kullanılabilecek potansiyellerin neler olabileceğinin ortaya çıkarılarak üretimi azaltılmış maden kentlerine, gelecek vizyonu oluşturulması amaçlanmıştır.

Zonguldak
Özge Yüksel
Yıldız Technical University · Fen Bilimleri Enstitüsü
2014
00
Yüksek LisansAçık ErişimTR

Kentsel açık alan kavramı bağlamında iskele meydanlarının incelenmesi, İstanbul örneği

Bu çalışmada, iskele meydanlarının kentlerin gelişim süreci içerisinde meydana gelen farklı koşullar ve değişimlerden etkilenerek geçirdiği mekansal değişimlerin incelenmesi amaçlanmıştır. Bu kapsamda İstanbul örneği incelenerek, bir tipoloji oluşturulabilmesi adına İstanbul'un farklı bölümleri ele alınmıştır.İlk aşamada belirlenen hedefler, izlenen yöntem anlatılmaktadır. İkinci aşamada genel kavram tanımlamaları, mekan, açık alan, kıyı alanları, meydanlar ve İstanbul kıyı alanının yasal süreç içinde gelişimi kısaca ele alınmıştır.Üçüncü aşamada kıyı alanlarının ulaşım açısından önemi, liman alanları, bir kentte liman gelişiminin tipolojik modeli ele alınmış, sonrasında İstanbul liman ve iskelelerinin tarihi süreç içinde gelişimi anlatılmıştır.Çalışmanın dördüncü aşamasında tez çalışması kapsamında belirlenen bölgeler incelenirken, her bölgenin konumu, genel özellikleri ve tarihsel gelişimi incelenmiştir. Tarihi süreç içindeki değişimi incelemek adına genel olarak pervititch haritalarından ve günümüz hava fotoğraflarından faydalanılmıştır.Sonuçta ise İstanbul'un farklı bölgelerindeki farklı iskele meydan örneklerinin bölgeye ve gelişimlere göre korunması, canlandırılması ve yaşatılmasının önemi vurgulanmıştır.Anahtar Kelimeler: İskele, meydan, kıyı, tipoloji

Beste Erel
Yıldız Technical University · Fen Bilimleri Enstitüsü
2007
00
Yüksek LisansAçık ErişimTR

İstanbul'da yayalaştırma projelerinin farklı kullanıcı grupları üzerinde yarattığı etkilerin karşılaştırmalı analizi

Bu çalışmanın amacı; yayalaştırma projelerinin, karşılaştırmalı bir analiz yapılarak, planlama ve tasarım yönleriyle irdelenmesi, farklı kullanıcı grupları üzerindeki etkilerinin değerlendirilmesi ve kente katkılarının belirlenmesidir. Bu amaç doğrultusunda öncelikle yayalaştırmanın ve yaya kavramının tanımları yapılmış, yayalaştırmaya şekil veren yaya davranışları çeşitli yönleriyle incelenmiştir. Daha sonra, farklı şekillerde gerçekleştirilen yayalaştırma faaliyetleri planlama ve tasarım boyutlarıyla ele alınmış ve yayalaştırmanın kente olan çeşitli etkileri vurgulanarak dünyadan ve İstanbul'dan öne çıkan bazı uygulama örneklerine yer verilmiştir.İstanbul genelinde mevcut yayalaştırılmış caddeler arasından yayalaştırma amaçları ve bu amaçların beraberinde getirdiği düzenlemeler bakımından birbirine göre farklılıklar gösteren Marmara Caddesi ve Davutpaşa Caddesi örnek alanlar olarak seçilmiştir. Bu örnekler üzerinde çeşitli mekansal analizler ve kullanıcı anketleri yapılarak kullanıcılar üzerinde yayalaştırmanın etkilerinin nasıl değişim gösterdiği belirlenmiştir. Elde edilen sonuçlar doğrultusunda, tüm kullanıcıların yayalaştırma uygulamasından optimum fayda sağlaması için mevcut duruma eleştiriler ve önerilerle yaklaşılarak, planlama ve tasarımda etkili olabilecek bazı ipuçlarına yer verilmiştir.Anahtar Kelimeler: Yaya, Yayalaştırma, Yaya Alanları, Yaya Bölgeleri Planlaması ve Tasarımı.

Yaya alanlarıYayalarYayalaştırma
Aslıhan Yıldırım
Yıldız Technical University · Fen Bilimleri Enstitüsü
2007
00
DoktoraAçık ErişimTR

Kentsel yaşam kalitesinin belediye hizmetleri kapsamında belirlenmesine ve geliştirilmesine yönelik bir yaklaşım : Orta ölçekli kent örnekleri

Kentlerde sosyal, ekonomik ve fiziksel çevrenin karşılıklı etkileşmesiyle belirlenen yaşam kalitesi yerel düzeydeki politika ve uygulamalardan etkilenmekte; bu nedenle belediyelere önemli görevler düşmektedir. Bu kapsamda çalışmanın konusu, yerel yöneticilerin ve kent plancılarının temel ilgi alanı olan yaşam kalitesinin belediye hizmetleri kapsamında belirlenmesi ve geliştirilmesine yönelik bir yöntem oluşturmaktır.Bu çalışma ile, kentlerin planlanması ve yönetilmesi süreçlerine yol göstermek açısından kentlerin yaşam kalitesi performansını belirlemek, değişimleri izlemek ve gelişmeleri takip etmek için kentsel yaşam kalitesi gösterge ve ölçütlerinin belirlenerek bir rehber oluşturulması ve belediyelerin sundukları hizmetler kapsamında kentlerin yaşam kalitesi portresi ile kentsel yaşam kalitesini etkileyen unsurların ortaya konulması amaçlanmaktadır.Belediye hizmetleri ile ilgili 9 temel kategori ve bu kategoriler altında yer alan toplam 19 gösterge ve 43 ölçütten oluşan bir yaşam kalitesi rehberi hazırlanmış ve 22 adet orta ölçekli il merkezi belediyesinde alan çalışması yapılmıştır. Alan çalışmasında toplanan verilerin değerlendirilmesi ile; (1) maksimize etme tekniği ile kentler göreli olarak analiz edilmiş ve örümcek ağı şemaları ile yaşam kalitesi portreleri belirlenmiş, (2) faktör analizi yöntemi ile kentlerin yaşam kalitesi endeks değerleri elde edilerek kentler sıralanmış ve (3) çok boyutlu ölçekleme analizi ile kentlerin konumlandırma haritası yapılmıştır.Son olarak ise, kentsel yaşam kalitesini etkilediği varsayılan unsurların yaşam kalitesini ne düzeyde etkiledikleri ortaya konulması amacıyla regresyon analizi yapılmıştır. Bu kapsamda kentlerde yaşam kalitesinin geliştirilmesi doğrultusunda politikalar ve müdahalelerin yapılması için öncelikli alanlar belirlenmiştir. Belediyelerin bütçesinin, nüfusun eğitim düzeyinin, kentlilerin ekonomi ve işgücü düzeyinin ve belediyelerin sundukları iletişim ve katılım olanaklarının artırılmasının kentlerde kentsel hizmetlere bağlı yaşam kalitesini de arttıracağı sonucuna ulaşılmıştır.

Belediye hizmetleriKent planlamaKent yönetimi+3
Zeynep Aslı Gürel Üçer
Gazi University · Fen Bilimleri Enstitüsü
2009
00
Yüksek LisansAçık ErişimTR

Kentsel sit alan yönetimi İstanbul Beyoğlu örneği

Değişen dünya düzeninde, her ülke bazı yasal düzenlemelerle kültür politikaları ile birlikte, koruma politikalarını da geliştirmektedir. Bu düzenlemelerin ekseninde, kentsel koruma alanlarında sürdürülebilir, etkin ve bütüncül yaklaşımlarla ?kültürel miras yönetimi? yer almaktadır. Bu süreçte Türkiye, yüzyılı aşkın bilgi birikimi ve deneyime dayalı bir sisteme sahip olmasına karşın, kentsel sit alanlarında sorunlar süregelmektedir. Bu sorunların çözümünde, yasal düzenlemelerle ?alan yönetimi? öngörülmektedir.Alan yönetimiyle, koruma sürecinin, kentsel sit alanının özelliklerine göre şekillenmesi, sorunların bütüncül ve katılımcı bir yaklaşımla giderilmesi ve uygulama yöntemlerinin de aynı yaklaşımla süreç içerisinde belirlenmesi amaçlanmaktadır. Ancak, Türkiye'de henüz alan yönetimini uygulama sonuçları elde edilemediği için, uygulama süreç ve yöntemlerinin başarı(sızlık) düzeyi değerlendirilememektedir. Bu nedenle, alan yönetiminin ilk uygulama alanlarından Beyoğlu kentsel sit alanı, çalışma alanı olarak seçilmiş ve bu alanda yürütülen projeler, miras yönetimi bağlamında değerlendirilmiş ve alan yönetimi süreç ve aşamaları, organizasyon şeması ve işleyiş döngüsü tanımlanmıştır. Böylece, kentsel korumada başarıya yönelik ipuçları elde edilmeye çalışılmıştır. Bu amaçla tezde, öncelikle alan yönetimine ve çalışma alanına ilişkin literatür taraması yapılmış, ilgili kanun ile kültürel miras ve miras yönetimi, farklı kriterler, modeller ve planlar incelenmiştir. Çalışma alanında uygulanan alan yönetimi de bu konuda başarılı Edinburgh, Liverpool ve Corfu kentlerindeki koruma alanları yönetim planlarına göre analiz edilmiştir.Sonuçta; kentsel sit alanlarında koruma, yaşatma ve kentsel yaşama ya da işlevlere ilişkin sorunların ve/veya gereksinimlerin giderilmesinde, alan yönetiminin etkinliği, çalışma alanı üzerinden genelleme iddiası taşımadan tanımlanmış ve Türkiye'de miras yönetimi konusunda, mevzuattaki eksiklikler ve yetersizlikler belirlenmiştir.

Kentsel korumaKorumaKoruma alanları+3
Neslihan Yürü
Gazi University · Fen Bilimleri Enstitüsü
2009
00
Yüksek LisansAçık ErişimTR

Yayalaştırmanın sosyal, ekonomik, ekonomik, fiziksel ve çevresel etkileri Adapazarı Çark Caddesi örneği

Yayalaştırma sadece fiziksel olarak taşıt yollarının trafiğe kapatılarak, yayalar için yürünebilen yollar haline getirilmesi değil aynı zamanda sosyal, ekonomik, çevresel ve mekansal etkileriyle önemli bir planlama aracıdır.Avrupa ve Amerika'da döneme ve coğrafyaya, kentin şartlarına bağlı olarak farklılık gösteren, genel anlamda ise sosyal ekonomik, fiziksel ve mekansal sorunlara çözüm sağlamak amacıyla birçok yayalaştırma çalışması yapılmıştır.Avrupa'da 2. Dünya Savaşı sonrası tahrip olan kent merkezinin yeniden yapılandırılması ve tarihi kent merkezinin tekrar canlandırılıp odak haline gelmesi için yayalaştırma uygulamaları kullanılırken Amerika'da ise Avrupa'dan farklı olarak kent merkezlerinin banliyö alışveriş merkezleri karşısındaki rekabeti sağlamak amacıyla başlatılmıştır.Adapazarı'nda yaşanan 17 ağustos 1999 depremi belleklerimize binlerce insanın hayatını kaybettiği, birçok sanayi kuruluşu, konut ve işyerinin yıkıldığı acı bir anı olarak kazınmıştır.Çalışma kapsamında, Adapazarı'nın en önemli caddesi olan Çark caddesinde yapılan yayalaştırma projesinin, sosyal, ekonomik, çevresel ve mekansal etikleri araştırılmış.Depremle yaşanan problemlerin aşılmasında, Çark caddesi ve çevresi yayalaştırma projesinin en önemli planlama uygulamalarından birisi olduğu ortaya konmuştur.

Kent merkeziYayalaştırma
Oğuzhan Postalcıoğlu
Gazi University · Fen Bilimleri Enstitüsü
2009
00
Yüksek LisansAçık ErişimTR

Metropoliten alanlarda trafik kazası müdahale birimlerinin yer seçimi; Ankara örneği

Gerek doğal, gerekse teknolojik afetler beklenmedik anda oluşmakta ve oluşan zararı asgariye indirmek ancak acil müdahale ile sağlanabilmektedir. Etkin acil müdahale ise, ancak doğru acil durum yönetimi ile mümkündür. Acil durum yönetimi; hazırlıklı olma, zarar azaltma, müdahale ve iyileştirme olmak üzere 4 temel evreden oluşmaktadır. Hazırlıklı olma evresi alınacak önlemler bütününü, yani acil müdahale işlevlerini ortaya çıkarmaktadır. Temel acil müdahale işlevleri; yangına müdahale birimleri (itfaiye), acil tıbbi müdahale birimleri (ambulans) ve güvenlik birimleri (polis) olarak sayılabilir. Tüm acil müdahale hizmetlerinde olduğu gibi trafik kazalarına müdahale hizmetinde de hizmetin topluma en kısa zamanda, en etkili ve en güvenli şekilde erişebilmesinde hizmet merkezinin ?konumu?; yani ?erişilebilirlik düzeyi? en önemli etkendir. Ayrıca trafik kazası gibi saniyelerin bile çok önemli olduğu acil müdahale gerektiren olaylarda, erişilebilirliğin önemi katlanmaktadır. Çalışmada trafik kazalarına müdahale hizmetleri / erişilebilirlik arasındaki bu yakın ilişki göz önüne alınarak; Ankara Kenti örneklem çalışma alanında, 2005 yıllarında meydana gelen ölümlü, yaralamalı trafik kazalarının mekânsal verileri değerlendirilerek, trafik kazalarına müdahale birimlerinin yer seçiminin nasıl olabileceği erişilebilirlik analizleri uygulanarak tartışılmıştır. Çalışmada acil durum, trafik kazası, erişilebilirlik ve coğrafi bilgi sistemi kavramları ve bu kavramların birbiriyle olan ilişkisi teorik olarak irdelenmiştir. Alan çalışması kapsamında, müdahale birimlerinin yer seçiminde, iki yöntem kullanılmıştır. İlk yöntemde, mevcut kaza ve erişilebilirlik verileri; ikinci yöntemde ise, potansiyel kaza ve erişilebilirlik verileri analiz edilmiş ve müdahale birimlerinin yer seçimi yapılmıştır.

Ömür Kaygısız
Gazi University · Fen Bilimleri Enstitüsü
2008
00
Yüksek LisansAçık ErişimTR

Planlamada afet bilgi sistemi ve yönetiminin coğrafi bilgi sistemleri ile modellenmesi: Adana örneği

Ülkemizde deprem, sel, taşkın, heyelan, çığ gibi doğal olaylar sıkça yaşanmaktadır ve bedeli ağır olmaktadır. Bu doğal olayları afete dönüştürmemek, önceden alınan önlemlerle zararları en aza indirgemek yerbilimci, mühendis, mimar ve şehir plancıların mesleki uygulamalarında birincil yaklaşımlar olmalı ve bu yaklaşımlar doğrultusunda çok katmanlı ve çok aşamalı bir süreç olan afet yönetimi oluşturulmalıdır. Afet yönetiminde Coğrafi Bilgi Sistemleri çok etkin bir araçtır. Bu çoklu katmanların ve çoklu süreçlerin analizinde CBS doğru karar verme sürecini hızlandırarak, afet öncesi ve sonrası zarar azaltma ve kayıp önlemede mekana bağlı analizlerin yapıldığı tartışmasız bir bilgi sistemidir. CBS destekli kurulan çok disiplinli bir Afet Bilgi Sistemi, özellikle plancılara, afet öncesinde yapılan planlama kapsamında, konut alanlarının yerseçiminde çok önemli bir yol gösterici ve afet sonrasında ise sorgulama ve analiz yeteneği sayesinde Acil Yardım Planları'nın en hızlı ve etkin şekilde gerçekleştirilmesini sağlayıcı bir bilgi sistemidir. CBS, deprem öncesi ve sonrası kentsel verileri ortaya çıkararak, afete dayanıklı kentler yaratma ilkesinden hareketle kentsel kaliteyi, etkin afet yönetimiyle geliştirmekte, kent yönetimini sağlamak için mekana bağlı analizleriyle etkin ve doğru karar verebilme mekanizması oluşturmaktadır. Bu tezde seçilen Adana ili, kaya düşmesi, heyelan, taşkın gibi doğal olayları içermesinin yanı sıra öncelikli deprem ağırlıklı olarak, planlama kapsamında incelenmiştir. Özellikle gelişme konut alanlarında deprem duyarlı ölçütlerle yerseçimi, depreme karşı güvenli konut alanları yaratma sürecinin ilk evresidir. Bu nedenle Adana iline ait veriler; çeşitli kurum, kuruluş ve üniversitelerden sağlanan verilerden faydalanılarak sayısal ortama aktarılmıştır. Afet duyarlı planlama kapsamında ilk olarak, Afet Bilgi Sistemi oluşturma sürecinin afet öncesi evresi ve bölge planlarına altlık oluşturacak olan 1/100 000 ölçekli yerleşilebilirlik amaçlı analiz ve sentezler yapılmış ve bölgesel gelişme yönleri belirlenmiştir. İkinci aşamada ise kentsel planlama amaçlı çalışmalara altlık oluşturacak 1/25 000 ölçekli yerleşilebilirlik analiz ve sentezleri yapılmıştır. Yerleşilebilirlik analizi kapsamında, çok ölçütlü karar verme problemlerinin çözümünde kullanılan Analitik Hiyerarşi Süreci (AHP), istatistiksel bir model olarak kullanılmıştır. Bu analizler neticesinde, kentin afet tehlike ve risk durumları ortaya çıkarılarak yeni yerleşim alanlarının seçiminde planlamaya yön verilmiş ve mevcut yerleşimlerin durum analizleri yapılarak olası riskleri değerlendirilmiştir. CBS destekli olan bu analizlerde bölge ve kentsel ölçekteki deprem duyarlı yerleşilebilirlik ölçütleri göz önüne alınmıştır. Mevcut yerleşimlerin olası riskleri ortaya çıkarılırken bu ölçütlerle değerlendirme yapılmıştır.

AfetlerAnalitik hiyerarşi süreciCoğrafi bilgi sistemleri
Nazan Duygu Yiğiter
Gazi University · Fen Bilimleri Enstitüsü
2008
00
Yüksek LisansAçık ErişimTR

Yerel yönetimler ölçeğinde planlamaya kadın katılımı: ?Ankara örneği?

Yerel yönetimlerin demokratikleşmenin bir gereği olarak insan haklarını gözeten, daha şeffaf bir yapıya dönüştüğü ve bu dönüşümün gerçekleşmesi için katılım kavramını ön plana çıkardığı bilinmektedir. Katılımın sağlanmasına ve artırılmasına yönelik çalışma yapan yerel yönetimler, toplumun her katmanında yer alan dezavantajlı gruplar için çeşitli düzenlemeler yaparken kadınları çoğu zaman göz ardı etmektedir. Kentsel ve kamusal mekanın eşit kullanılabilmesi, yaşam çevreleriyle ilgili görüşlerin aktarılabilmesi ve kenti kadınların da sahiplenebilmesi için yerel yönetimlerde ve planlamada kadın katılımına destek verilmelidir. Bu çalışmada planlama disiplininde kadın katılımına yönelik olarak Ankara metropoliten alanındaki belediyelerin imar ve şehircilik birimlerinde çalışan teknik personel görüşleri toplumsal cinsiyet yönünden ele alınmakta, çalışma yaşamında karşılaşılan güçlükler, temsil sorunsalı, kentsel katılımın boyutu, kentsel problemlerin algılanma düzeyi ile cinsiyet duyarlı planlama konuları irdelenmektedir. Çalışmada teknik personel ve plancı olarak kadınların erkek meslektaşlarına nazaran farklı hassasiyete ve farklı mesleki görüşlere sahip olduğu varsayımından hareket edilmektedir. Çalışmanın amacı kadınların erkek egemen toplum yapısı içerisinde ikincilleştirildiğinin ve toplumsal cinsiyet ayrımına maruz kaldığının saptanarak kentsel yaşamda sorun, istek ve beklentilerinin erkeklerden farklılık gösterdiğinin ortaya konmasıdır. Dünya ülkeleri örnekleri incelendiğinde kadınlar için planlama ve katılımın feminizm hareketleriyle birlikte geliştiği görülmektedir. Ancak Ankara örneğinden yola çıkarak ülkemizdeki durum değerlendirildiğinde henüz cinsiyet duyarlı planlama ve aktif bir katılımdan söz etmek mümkün değildir. Kadınların planlama sürecinde yer alarak aktif kadın katılımının sağlanması için yerel yönetimlerde örnek modellerin oluşturulması, belediyeler ile kadın örgütleri arasında işbirliğinin sağlanarak katılımın öneminin vurgulanması ve en önemlisi cinsiyet eşitliği konusunda halkın duyarlılığının ve bilincinin yükseltilmesi gerekmektedir.

Cinsel kimlikKadınlarKatılım+1
Seher Polat
Gazi University · Fen Bilimleri Enstitüsü
2008
00
Yüksek LisansAçık ErişimTR

Kent, güvenlik ve güvenli kent planlaması; Bursa örneği

Günümüz kentlerinin ekonomik, sosyal ve teknolojik değişim ve gelişimlerine bağlı olarak her geçen gün artan kentsel suç ve toplumdaki suç korkusu, kent yaşamını önemli ölçüde tehdit etmektedir. Aslında suç, modern toplumun en önemli sonuçlarından ve sorunlarından bir tanesidir. Yaşamın modernleşmesi ile birlikte her geçen gün artan suç olaylarının engellenmesi ya da azaltılmasında, toplum kendi müdahalesini kanunlarla koymaya çalışmış ve en eski dönemlerden günümüze kadar yaşam çevresini güvenli kılmada yargı sistemleri ve polisiye hizmetler rol almıştır. Fakat son yıllarda tüm dünyada ve Türkiye'de giderek artan suç oranları, suçun insan yaşamından çıkarılmasında kanunların ya da güvenlik güçlerinin kendi başına yeterli olmadığını ortaya koymaktadır. Bu da kent güvenliğinin, kentlerin öncelikli problemlerinden biri haline gelmesine neden olmakta ve kentlerde yaygınlaşan suçun engellenmesinde ya da azaltılmasında yapılacak disiplinlerarası çalışmalar, suçun çok boyutlu tanımı nedeniyle de önem kazanmaktadır. Bu bağlamda tüm kentlerin olduğu gibi Türkiye'nin de önemli problemlerinden biri haline gelen kentsel suçun çözümünde, yargı sistemleri ve emniyet güçlerinin yanı sıra, mekanı düzenlemeye yönelik kalıcı kararlar veren kent planlama disiplininin de etkinliği tartışılmaktadır. Buradan yola çıkılarak bu tez çalışmasının amacı, suç ve mekan arasındaki ilişkinin ortaya konulması ve kentsel suçun engellenmesinde/azaltılmasında kent planlama disiplini çerçevesinde, mekana yönelik düzenlemelerin öneminin vurgulanması olarak belirlenmiştir. Bu nedenle çalışmada, suç ve kentsel mekan arasındaki ilişkiler ve bu ilişkilerin kurulmasında kullanılacak yöntem ve analizler belirlenerek, güvenli kent planlamasını sağlayacak aşamalar ortaya konmuştur. Bunun için öncelikle suç ve kentsel suç tanımları farklı disiplinlerce tanımlanmış, suçun kentlerde nasıl yaygınlaşmaya başladığı ve yaşanan süreçler incelenmiş ve kentsel mekanda suçun önlenmesine yönelik teoriler, yöntem ve yaklaşımlar değerlendirilerek güvenli kent planlaması kavramı ele alınmıştır. Elde edilen teorik bilgiler Bursa Osmangazi İlçesi'nde uygulamada sınanmış ve Emniyet Genel Müdürlüğü ve Bursa Emniyet Müdürlüğü'nden alınan suç verilerine dayalı, Coğrafi Bilgi Sistemleri kullanarak yapılan niteliksel ve niceliksel suç analiz ve yöntemleri ile güvenli mekan planlamasına yönelik öneriler sunulmuştur. Tez çalışması, kentlerde güvenliğin sağlanmasında, kent plancıları, kentsel tasarımcılar, güvenlik birimleri ve sosyologlar başta olmak üzere pek çok farklı disipline de yardımcı olabilecek ve güvenlik kavramına yeni bir boyut getirebilecek niteliktedir.

BursaGüvenlikSuç
Ela Ataç
Gazi University · Fen Bilimleri Enstitüsü
2008
00