Yıldız Technical University
Anabilim Dalı

Eğitim Bilimleri Anabilim Dalı

Yıldız Technical University

5.307

Arşivlenen Tez

5

DOI Atanmış

0%

DOI Oranı

Anabilim Dalı

50 Tez
Yüksek LisansAçık ErişimTR

Psikolojik danışman adaylarının yaşamda anlama ilişkin görüşlerinin incelenmesi

Bu araştırmanın amacı, psikolojik danışman adaylarının yaşamda anlama ilişkin görüşlerinin incelenmesidir. Araştırmaya 2017-2018 eğitim öğretim yılında bir devlet üniversitesinin Psikolojik Danışmanlık ve Rehberlik Bölümü'nde öğrenim görmekte olan 29 psikolojik danışman adayı katılmıştır. Çalışma, psikolojik danışman adaylarının yaşamda anlamı nasıl algıladıkları, yaşamda anlamın oluşmasında nelerin etkili olduğu ve hayattan neler beklediklerini belirlemek amacıyla nitel araştırma modelinde tasarlanmıştır. Araştırmada veri toplama araçlarından yarı yapılandırılmış görüşme tekniği kullanılmıştır. Yapılan görüşmeler araştırmacı tarafından yazılı hale dönüştürülmüştür. Veriler bilgisayar ortamına aktarıldıktan sonra verileri çözümlemek için içerik analizi yöntemi kullanılmıştır. Araştırmanın sonuçlarında psikolojik danışman adaylarının yaşamda anlamını etkileyen kişisel, çevresel ve duygusal temalar tespit edilmiştir. Yaşamda anlamı olumlu yönde etkileyen faktörlerin yanı sıra yaşamda anlamın oluşmasına engel olan temalar da ortaya koyulmuştur. Ayrıca yaşamı anlamlı bulan ve yaşamın anlamsız olduğunu düşünen kişileri etkileyen faktörler tespit edilmiştir. Temalar içerisinden en çok yaşamda anlama yönelik kişisel faktörler başlığında alt tema oluşturulmuştur. Psikolojik danışman adaylarına göre yaşamda anlamı etkileyen kişisel etmenler; bireyin seçim yapabilme özgürlüğü, kişisel inançlar, başarılı olmak, kişinin kendini geliştirmesi, keyif veren etkinlikler, kişinin kendini keşfetmesi, sağlık, hayata olumlu bakma, hedef, sorumluluk ve örnek insan olmaktır. Psikolojik danışman adaylarının en fazla sosyal çevre ve etkileşim gibi alt temalarda paylaşımda bulunduğu görülmüştür.

DanışmanlarEğitim psikolojisiPsikologlar+5
Esra Kılavuz Çalışkan
Bursa Uludağ Üni̇versi̇ty · Eğitim Bilimleri Enstitüsü
2019
00
Yüksek LisansAçık ErişimTR

Danışmanlık ve eğitim tedbiri görevi olan rehber öğretmenlerin bu hizmetlere yönelik görüşleri: Sultanbeyli örneği

Bu araştırmanın amacı, danışmanlık ve eğitim tedbirlerine yönelik rehber öğretmenlerin görüşlerinin incelenmesidir. Araştırmaya 2017-2018 eğitim öğretim yılında İstanbul ilinin Sultanbeyli ilçesindeki devlet okullarında görev yapan 22 rehber öğretmen katılmıştır. Çalışma, rehber öğretmenlerin danışmanlık ve eğitim tedbirleri ile ilgili ne kadar bilgi sahibi olduğunu, ilgili kanun ve yönetmeliklerdeki uygulama usul ve esasları nasıl uyguladıklarını, süreçte karşılaştıkları sorunların neler olduğunu, uygulamaya yönelik görüş ve önerilerini detaylı olarak belirlemek amacıyla nitel araştırma modelinde yapılmıştır. Araştırmada veri toplama araçlarından yarı yapılandırılmış görüşme tekniği kullanılmıştır. Yapılan görüşmelerde ayrıntılı olarak not tutulup bilgisayar ortamına aktarma yapıldıktan sonra MAXQDA programının deneme sürümüne veri girişi sağlanmıştır. Verilerin çözümlenmesi için içerik analizi yöntemi kullanılmıştır. Araştırma sonuçlarına bakıldığında, rehber öğretmenlerin danışmanlık ve eğitim tedbirleri tanımları bağlamında, bilgi düzeylerinin çok yeterli olmadığı anlaşılmıştır. Katılımcıların ifadelerine göre eğitim tedbirine yönelik görevlerin müdür yardımcısı ve sınıf öğretmenlerine veya okulda oluşturulacak bir komisyona verilebileceği sonucu ortaya koyulmuştur. Rehber öğretmenler, tedbirleri uygulama sürecinde plan hazırladıklarını, fakat çeşitli sebeplerden dolayı plana pek sadık kalamadıklarını belirtmişlerdir. Ayrıca uygulama sonrasında hazırladıkları üç aylık raporları aksatmadan mahkemeye göndermelerine rağmen, genelde mahkemeden dönüt alamadıklarını söylemişlerdir. Rehber öğretmenlerin tedbir uygulamaları esnasında birçok kurumla işbirliği yaptıkları, bazı durumlarda ise diğer kurum ve kişilerden pek destek alamadıkları tespit edilmiştir. Tüm bu süreçlerde rehber öğretmenlerin çok çeşitli problemlerle karşılaştıkları görülmüştür. Aile ile irtibat problemi, ailenin isteksizliği ve görüşmelere gelmemesi, rehber öğretmenlerin sayısının azlığı ve görevlendirmeler ile iş yüklerinin artması gibi güçlükler ilk sırada yer almıştır. Bu ve diğer güçlüklerin aşılabilmesi için tedbirlerle ilgili görev ve sorumlulukların paylaşılması, eğitim faaliyetlerinin arttırılması, ailenin bilgilendirilmesi ve gönüllülüğün esas alınması, kurumlar arası iş birliğinin arttırılması, uygulama için özel bir ekip ya da kurum oluşturulması ve rehber öğretmenlere sınırlı sayıda tedbir kararı olan öğrenci verilmesi gibi çeşitli çözüm önerileri ortaya koyulmuştur.

DanışmanlıkKoruma tedbirleriKoruyucu faktörler+6
Süleyman Çalışkan
Bursa Uludağ Üni̇versi̇ty · Eğitim Bilimleri Enstitüsü
2019
00
Yüksek LisansAçık ErişimTR

Lise öğrencilerinin mesleki olgunlukları, kariyer kararı verme güçlükleri ve kariyer kararı verme öz yetkinlikleri arasındaki ilişkilerin incelenmesi

Çalışmanın amacı, lise öğrencilerinin mesleki olgunlukları, kariyer kararı verme güçlükleri ve kariyer kararı verme öz yetkinlikleri arasındaki ilişkileri incelemektir. Diğer bir amaç ise mesleki olgunluğun, kariyer kararı verme öz yetkinliğinin ve kariyer kararı verme güçlüğünün cinsiyete, okul türüne ve sınıf düzeyine göre farklılaşıp farklılaşmadığını araştırmaktır. Çalışma grubunu Bursa ilinde beş farklı lisede öğrenim gören 665 lise öğrencisi oluşturmaktadır. Veriler Kişisel Bilgi Formu, Kariyer Karar Verme Güçlükleri Ölçeği, Meslek Kararı Verme Öz Yetkinliği Ölçeği ve Mesleki Olgunluk Ölçeği kullanılarak toplanmıştır. Mesleki olgunluğun toplam puanının ve kariyer kararı verme güçlüklerinin hazırlık eksikliği alt boyutunun cinsiyete göre farklılaştığı ve bu farklılığın kızların lehine olduğu belirlenmiştir. Okul türüne göre değerlendirildiğinde fen lisesi ve mesleki ve teknik anadolu lisesi öğrencilerinin, anadolu lisesi öğrencilerine göre kariyer kararı verme konusunda daha çok güçlük çektikleri söylenebilir. Sınıf düzeyine göre bir karşılaştırma yapıldığında 10. ve 11. sınıf öğrencilerinin 9. sınıf öğrencilerine göre kariyer kararı verme güçlükleri konusunda daha çok sıkıntı yaşadığı ve bunun da bilgi eksikliği boyutunda var olduğu ifade edilebilir. Analizler sonucunda mesleki olgunluk ölçeğinin toplam puanı ile kariyer kararı verme güçlükleri ölçeğinin toplam puanı ve alt ölçek puanları arasında negatif yönde düşük düzeyde anlamlı ilişki tespit edilmiştir. Kariyer kararı verme güçlükleri ölçeğinin toplam puanı ve alt ölçek puanları ile meslek kararı verme yetkinliği ölçeğinin toplam ve alt ölçek puanları arasında orta ve düşük düzeyde negatif yönde anlamlı ilişki belirlenmiştir. Meslek kararı verme yetkinliğinin aracılık rolünü belirlemek için yapılan analizde ise meslek kararı verme yetkinliğinin kısmi aracılık rolüne sahip olduğu belirlenmiştir. Anahtar Sözcükler: kariyer, mesleki olgunluk, kariyer kararı verme güçlüğü, kariyer karar verme öz yetkinliği.

Eğitim psikolojisiKariyerKariyer karar verme güçlükleri+5
Hazel Duru
Bursa Uludağ Üni̇versi̇ty · Eğitim Bilimleri Enstitüsü
2019
00
Yüksek LisansAçık ErişimTR

Türkiye ve Azerbaycan'da öğretmenlerin hizmetiçi eğitim uygulamalarının karşılaştırılması

Bu araştırmanın genel amacı Türkiye ve Azerbaycan'da öğretmenlerin hizmetiçi eğitim uygulamalarının benzerlik ve farklılıklarını ortaya koyarak karşılaştırmak ve bu bağlamda somut öneriler getirmektir. Çalışma, öncelikle Türkiye ve Azerbaycan'da öğretmen yetiştirilmesi ve hizmetiçi eğitime kronolojik çerçevede bakış açısı getirmekte ve amaç doğrultusunda her iki ülkede hizmetiçi eğitim kurumlarının hizmetiçi eğitim programlarının gereksinimlerini karşılaması için yapılan etkinlikleri ve etkinliklerin öğretmenlere kariyer açısından neler kattığını sorgulamaktadır. Kronolojik bakışla birlikte, özellikle son 5 yılda yapılan uygulamalar ve bu uygulamaların öğretmenlere kariyer olarak katkısını araştırmakta ve 3 Azerbaycanlı ve 3 Türk (toplam 6) akademisyenle yüzyüze görüşerek mülakat yapılarak Türkiye ve Azerbaycan'daki öğretmen yetiştirilmesi ve hizmetiçi eğitimi konu edinmektedir. Araştırma verileri literatür taraması ve 6 akademisyenle nitel araştırma tekniklerinden biri olan mulakatla elde edilmiştir. Sonuç olarak her iki ülke üzerinde yapılan literatür taraması ve her ülkenin akademisyenlerinin hizmetiçi eğitim ile ilgili fikirleri öğretmenlerin çağın gelişme ve yenileşmesine ayakuydura bilmesi için yetersiz kaldığı ve bu merkezlerin yenilikleri takip ederek eğitimler hazırlaması gerektiği kanısına varılmıştır. Literatür taraması sonuçlarında 5 senede yapılmış olan hizmetiçi eğitim programlarının konuları, hizmetiçi eğitim programlarına ayrılmış bütçe ve bu programlara katılmış olan öğretmen sayısı tablolaştırılmış şekilde sunulmaktadır. Ayrıca literatür taraması sonucu olarak, hizmetiçi eğitim programları sonrasında bu eğitimleri almış olmak öğretmenlere kariyer olarak ne gibi özellik sağladığı da ayrı-ayrı ülkelere göre belirtilmiştir. Akademisyenlerden alınan mülakatın sonuçlarında ise her iki ülkede hizmetiçi eğitimler düzenlenirken öğretmenlerin ihtiyaç duydukları ve onların talep etdikleri konular göz önüne alınması ve yapılan eğitimlerin uzman kadrolar yani bu alanda yeterli bilgi ve eğitime sahip olan öğretmenler tarafından düzenlenmesi ile ilgili ortak görüşler görülmektedir. Eğitim sonrasının öğretmenlerde olumlu izler bırakması, uygulama ağırlıklı, gönüllülük ve ihtiyaç odaklı eğitimler düzenlenmesi yönünde ortak fikirler belirtilmiştir. Genel olarak ise, her iki ülke akademisyenleri ait oldukları ülkelerde yapılan hizmetiçi eğitim programlarından memnun değillerdir.

AzerbaycanHizmet içi eğitimHizmet içi eğitim programları+5
Vusala Hasanova
Bursa Uludağ Üni̇versi̇ty · Eğitim Bilimleri Enstitüsü
2019
00
Yüksek LisansAçık ErişimTR

Okul müdürleri ve öğretmenlerin etkili öğretmen niteliklerine ilişkin algıları: Zeytinburnu-Bakırköy örneği

Bu araştırmanın amacı okul yöneticileri ve öğretmenlerin algılarına göre, öğrenci başarısı üzerinde etkili olan öğretmen niteliklerini belirlemektir. Ayrıca, bu araştırmayla bazı demografik faktörler göz önünde bulundurularak müdür ve öğretmenlerin algıları arasındaki farka bakılmıştır. Bu amaçlara ulaşmak için, İstanbul'un Zeytinburnu ve Bakırköy ilçelerinde yer alan okullardan 349 öğretmen ve 52 okul yöneticisi örnekleme alınmıştır. Araştırmada, William (2010)'ın ?Öğretmenlerin ve okul yöneticilerinin etkili öğretmen niteliklerine ilişkin algıları? adlı anketi ölçme aracı olarak kullanılmıştır. Verilerin analizinde betimsel istatistikler, tek yönlü varyans analizi (ANOVA ), T-Testi ve LSD analizi kullanılmıştır.Araştırma bulguları, okul müdürleri ve öğretmelerin, öğrenci başarısı üzerinde etkili öğretmen niteliklerine ilişkin algılarının birbirine benzer olduğu bulunmuştur. Yapılan analizler sonucunda, öğretmenlerin ve okul müdürlerinin etkili öğretmen niteliklerine ilişkin algılarının bazı demografik özelliklerine göre nasıl değiştiği incelenmiş, okul müdürlerinin algılarında cinsiyetlerine göre, öğretmenlerinse cinsiyetleri, kıdemleri ve çalıştıkları okul türüne göre bazı noktalarda anlamlı farklılıklar olduğu bulunmuştur.

Etkili öğrenmeEtkililikEğitim yönetimi+7
Tuğba Olcay Özdemir Şerbet
Yıldız Technical University · Sosyal Bilimler Enstitüsü
2012
00
Yüksek LisansAçık ErişimTR

Program haritalama sürecine ilişkin öğretmen görüşlerinin incelenmesi

Program haritalama sürecini kullanan okullarda görev yapan öğretmenlerin bu yaklaşıma yönelik görüşlerinin belirlenmesi genel amacıyla yapılan bu araştırma, ?program haritalama sürecinin, profesyonel işbirliği, standart hizalama ve değerlendirme boyutları ile incelenmesini? kapsamaktadır.Araştırma, Wilansky (2005) tarafından geliştirilen ?Program Haritalama Ölçeği? ile betimsel tarama yöntemi kullanılarak gerçekleştirilmiştir. Öğretmenlerin (n=136) program haritalama sürecine ilişkin görüşleri, onların eğitim düzeyi, deneyim yılları, branşları, program haritalamayı kullanma süreleri, program haritalamaya ayırdıkları zaman, program haritalama ile ilgili alınan eğitim sayıları ve program haritalama hakkındaki bilgi düzeyleri değişkenlerine göre, fark analizleri yapılarak incelenmiştir. Bu kapsamda, ANOVA, Kruskal-Wallis H ve Mann-Whitney U testleri kullanılmıştır. Araştırma sonucunda öğretmen görüşlerinin, eğitim düzeyi, branşlar ve program haritalamayı kullanma sürelerine göre anlamlı derecede farklılaşmadığı saptanmıştır. Fakat öğretmenlerin deneyim yılları ve program haritalamaya ayırdıkları zamanları arttıkça, onların program haritalamaya karşı genel görüşlerinin, profesyonel işbirliği sağlamaya, değerlendirmeye ve standart hizalamaya katkısının diğer gruplara göre anlamlı düzeyde farklılaştığı ortaya çıkmıştır. Ek olarak, program haritalama ile ilgili alınan eğitim sayılarının artması, öğretmenlerin bu yaklaşıma olan olumlu görüşlerinin arttığını göstermektedir.

Eğitim programlarıProgram geliştirmeProgram haritalama+1
Selçuk Doğan
Yıldız Technical University · Sosyal Bilimler Enstitüsü
2012
00
Yüksek LisansAçık ErişimTR

Lise öğrencilerinin öğrenme stillerinin lise türü, akademik başarı ve cinsiyete göre karşılaştırılması

Bu araştırmada farklı lise türündeki öğrencilerin öğrenme stilleri incelenmiş, öğrencilerin öğrenme stillerinin akademik başarı ve cinsiyete göre farklılaşıp farklılaşmadığı araştırılmıştır. Araştırmanın çalışma grubunu, 2010-2011 eğitim ? öğretim yılında Elazığ ili Merkez ilçesinde öğrenim gören 10. Sınıf öğrencileri oluşturmaktadır. Araştırmada öğrencilerin öğrenme stillerini belirlemek için Grasha ? Reichmann tarafından geliştirilen öğrenme stilleri ölçeği, öğrencilerin akademik başarı düzeylerini belirlemek için okul müdürlüklerinden alınan birinci döneme ait akademik başarı ortalamaları kullanılmıştır. Araştırmanın verileri, bağımsız gruplar için t-testi, tek yönlü varyans analizi (One ? Way Anova) kullanılarak analiz edilmiştir. Araştırmanın sonuçları, lise öğrencilerinin öğrenme stillerinin kaçınan, işbirlikçi, bağımlı, rekabetçi, katılımcı alt boyutlarında anlamlı bir farklılık göstermediğini, yalnızca bağımsız alt boyutunda akademik başarı düzeyine göre anlamlı bir farklılık gösterdiğini ortaya koymaktadır. Akademik başarı düzeyi yüksek olan öğrenciler bağımsız öğrenme stiline sahiptirler. Araştırma sonuçları ayrıca öğrenme stillerinin lise türüne göre farklılık gösterdiği sonucunu ortaya çıkarmaktadır. Son olarak araştırma sonuçlarına göre kız öğrenciler erkek öğrencilere göre daha bağımlı ve işbirlikli öğrenme stiline sahiptir.

Akademik başarıCinsel kimlikLise öğrencileri+2
Zeynep Öztekin
Yıldız Technical University · Sosyal Bilimler Enstitüsü
2012
00
Yüksek LisansAçık ErişimTR

İlköğretim okulu yöneticilerinin otantik liderlik ve psikolojik sermaye özelliklerinin karşılaştırlması

Eğitim örgütlerinin değişen toplumsal ihtiyaçları karşılayabilmesi kendilerini yenileyebilmesine bağlıdır. Bu yenilenme sürecinin eğitim örgütlerindeki kilit unsurlarından biri okul yöneticileridir. Okul yöneticileri ihtiyaç duyulan yenilenme süreçlerini işlevsel hale getirmede yeni perspektiflere açık olmalıdır. Bu bağlamda otantik liderlik ve psikolojik sermaye, yeni perspektifler sunan araştırma alanlarıdır. Bu araştırmada da ilköğretim okullarında görev yapan yöneticilerin değişik demografik özellikleri göz önünde bulundurularak otantik liderlik özelliklerinin ve psikolojik sermaye düzeylerinin karşılaştırılması amaçlanmıştır. Bu doğrultuda İstanbul ili Avrupa yakası ilköğretim okulu yöneticilerinin otantik liderlik ve psikolojik sermaye düzeylerinin belirlenmesi hedeflenmiş, otantik liderlik özellikleriyle psikolojik sermaye düzeyleri arasında ilişki olup olmadığı araştırılmıştır. Bu amaçlara ulaşmada, demografik değişkenlere göre gruplar arası farklılaşma olup olmadığını belirlemek için t testi ve Kruskal Wallis H-Testi yapılmış; gruplar arası farklılaşma olması durumunda bu farklılaşmanın hangi gruptan kaynaklandığını belirlemek için Mann Whitney U testi uygulanmıştır. Ayrıca araştırmaya katılan ilköğretim okulunda görev yapan yöneticilerinin otantik liderlik düzeyleri ile psikolojik sermaye düzeyleri arasındaki ilişkiyi belirlemede ?Korelasyon Analizi?, psikolojik sermaye düzeylerinin otantik liderlik düzeyleri üzerine etkisini belirlemede ?Regresyon Analizi? kullanılmıştır. Araştırma sonucunda elde edilen bulgular incelendiğinde araştırmaya katılan ilköğretim okulunda görev yapan yöneticilerin psikolojik sermaye ve otantik liderlik düzeylerinin ortalamalarının yüksek olduğu görülmüştür. Otantik liderlik düzeyleri ile psikolojik sermaye düzeyleri arasındaki ilişkinin ?Korelasyon Analizi? ile incelenmesi sonucunda psikolojik sermaye unsurları ve otantik liderlik unsurları arasında anlamlı ilişki ortaya çıkmıştır. Son olarak psikolojik sermaye düzeylerinin otantik liderlik düzeyleri üzerine etkisini incelemek amacıyla yapılan ?Regresyon Analizi? sonuçları incelendiğinde otantik liderlik unsurlarının, psikolojik sermaye unsurlarından etkilendiği başka bir deyişle psikolojik sermaye unsurlarının otantik liderlik unsurlarının yordayıcısı ya da açıklayıcısı olduğu sonucuna varılmıştır.

Eğitim yönetimiLiderlikLiderlik modelleri+6
Sıtar Keser
Yıldız Technical University · Sosyal Bilimler Enstitüsü
2013
00
Yüksek LisansAçık ErişimTR

Sosyo-ekonomik açıdan farklı bölgelerdeki ilkokul müdürlerinin öfkeli velilerle çatışma durumlarının incelenmesi

Bu araştırmanın genel amacı; sosyo-ekonomik açıdan farklı bölgelerde görev yapan ilkokul müdürlerinin, velilerle yaşadıkları çatışma durumlarının incelenmesidir. Bu genel amaç doğrultusunda; müdürlerin velilerle en sık yaşadıkları potansiyel çatışma durumları, müdürlerin en sık kullandıkları çatışma çözüm stratejileri, tüm çabaları boşa çıktığında müdürlerin öfkeli velilerle başa çıkmak için kullandıkları en stratejiler, müdürlerin öfkeli veli şikayeti karşısında en sık kullandıkları stratejiler, çatışmaların en aza indirilmesi ve ilişkilerin kuvvetlendirilmesi için müdürlerin en işe yarar gördükleri ve en sık kullandıkları stratejiler, öfkeli veliye rehberlik etmede müdürlerin rehber öğretmeni önemli görme dereceleri, farklı alt kültürlerin veli-müdür çatışmasına etki derecesine ilişkin müdürlerin algıları ve müdürlerin çatışma çözümü ile ilgili almış oldukları dersler veya kurslar incelenmiştir.Araştırmanın verileri, İstanbul ili Büyükçekmece, Kadıköy, Fatih, Bakırköy, Tuzla ve Sultanbeyli ilçelerinde bulunan ilkokullarda görev yapan toplam 138 müdüre anket uygulayarak toplanmıştır. Araştırmada verileri toplamak için Sturges (1965)?in ?Analysis of Conflict Situations Communicated Between Parents and The Elementary Principal in The Westminster Elementary School District? isimli yüksek lisans tezinde kullanmış olduğu anketten faydalanılarak, araştırmacının oluşturduğu anket formu kullanılmıştır.Araştırmadan şu sonuçlar elde edilmiştir: (1) Müdürlerin görev yaptığı ilçenin sosyo-ekonomik düzeyi fark etmeksizin, müdürlerin velilerle yaşadıkları çatışma nedenlerinde ilk sırada öğrenciler arası ilişkiler yer almaktadır. (2) Müdürlerin görev yaptığı ilçenin sosyo-ekonomik düzeyi fark etmeksizin, müdürlerin velilerle yaşadıkları çatışmaları çözmede en sık kullandıkları strateji okulda veli-müdür görüşmesidir. (3) Tüm çabaları boşa çıktığında, müdürlerin velilerle yaşadıkları çatışmaları çözmede en son başvurdukları strateji, mümkün olan her şeyi yaptığını açıklama ve taviz vermemedir. (4) Müdürlerin görev yaptığı ilçenin sosyo-ekonomik düzeyi fark etmeksizin müdürlerin, öfkeli veli şikayeti karşısında en sık kullandıkları çatışma çözüm stratejisi önce veliyi dinleme, sonra açıklama yapmadır. (5) Sosyo-ekonomik düzeyi yüksek ilçelerdeki müdürlere göre, çatışmaların en aza indirilmesinde en işe yarar strateji ?veli ile sık sık iletişime geçmesi için öğretmenleri motive etmek? iken, sosyo-ekonomik düzeyi düşük ve orta ilçelerdeki müdürlere göre ?veli eğitim toplantıları? dır. (6) Sosyo-ekonomik düzeyi yüksek ve düşük ilçelerdeki müdürlerin, velilerle çatışmaları en aza indirmek ve ilişkileri kuvvetlendirmek için en sık kullandıkları strateji ?veli ile sık sık iletişime geçmesi için öğretmenleri motive etmek? iken; sosyo-ekonomik düzeyi orta ilçelerdeki müdürlerin en sık kullandıkları strateji?veli eğitim toplantıları? dır. (7) Yüksek, orta ve düşük ilçelerdeki müdürler, öfkeli veliye rehberlik etmede okul rehberlik öğretmenini çok önemli görmektedir.(8) Müdürlerle veliler arasında çatışma durumu oluşmasını farklı alt kültürler, yüksek ve orta sosyo-ekonomik düzeye sahip ilçelerdeki müdürlere göre çatışmayı ?nadiren? etkilerken, sosyo-ekonomik düzeyi düşük ilçelerdeki müdürlere göre?ara sıra? etkilemektedir. (9) Müdürler çatışma ile ilgili kurs veya ders aldıklarını belirtseler de, aldıkları eğitimlerin çatışma haricindeki başka alandaki eğitimler olduğu görülmüştür. Anahtar Kelimeler: Çatışma, Veli-Müdür Çatışması, İlkokul.

Eğitim yönetimiMüdürlerOkul-aile ilişkisi+6
Esra Çakmak
Yıldız Technical University · Sosyal Bilimler Enstitüsü
2013
00
Yüksek LisansAçık ErişimTR

Eğitim programları ve öğretim lisansüstü programının öğretim elemanlarının görüşlerine göre değerlendirilmesi

Bu araştırma, Eğitim programları ve öğretimi anabilim dalında yürütülen lisansüstü programın var olan durumunu öğretim elemanlarının görüşleri alınarak ortaya koymak ve eğitim bilimleri alanına, yapacağı katkı beklentisiyle planlanmıştır. Araştırma da 2012-2013 eğitim öğretim yılında Türkiyede Eğitim Programları ve Öğretim Anabilim dalı lisansüstü programının (Tezli Yüksek lisans programı ve doktora programı) mevcut durumuna yönelik öğretim elemanlarının görüşleri alınmıştır. Veri toplama aracı olarak araştırmacı tarafından uzman görüşü alınarak, iki bölümden oluşan tam yapılandırılmış görüşme formu geliştirilmiştir. Araştırma nitel araştırma desenlerinden fenomenolojik desende gerçekleştirilmiştir. Bu doğrultuda araştırmacı 2012-2013 yılları arasında Türkiyede Eğitim Programları ve Öğretim anabilim dalında yüksek lisans ve/veya doktora programlarının bulunduğu devlet üniversitelerinde çalışmakta olan öğretim elemanlarına ulaşmayı amaçlamıştır Araştırmanın evrenini Türkiye deki devlet üniversitelerinde bulunan Eğitim Programları ve Öğretim Anabilim dalındaki 261 öğretim elemanı oluşmaktadır. Bu amaçla öğretim elemanlarının üniversitelerin web sayfalarında yer alan iletişim bilgileriyle kendilerine ulaşmıştır. Gönüllük esas alınarak yürütülen çalışmaya 90 öğretim elemanı katılmış ve çalışma grubu olarak belirlenmiştir. Araştırmadan elde edilen sonuçlar EPÖnün amacının kamu ve özel sektörde çalışmak üzere bilimsel yeterliliklere, alana özgü donanıma ve eğitim sistemindeki sorunlara çözüm üretebilme becerisine sahip Program Uzmanı yetiştirmek, EPÖnün işlevinin ise lisansüstü düzeyde eğitim vermek, eğitim fakültesindeki diğer bölümlere öğretmenlik meslek bilgisi derslerini vermek kamu ve özel sektörle eğitim programlarının geliştirilmesi, uygulanması ve değerlendirilmesi işlerini yerine getirmek olduğu belirlenmiştir. EPÖ alanında, EPÖnün diğer çevrelerce algılanan profiline yönelik sorunların olduğu belirlenirken mezunların genellikle yeterli donanıma sahip olamadıkları bunun nedeni olarak da EPÖ alanına yönelik becerilere sahip olmadan lisansüstü eğitime başvurmaları neden olduğu belirlenmiştir. Araştırmadan elde edilen diğer bir sonuç ise EPÖ alanında yapılan tezlerin alan eğitiminde yapılan tezlerle çokça benzer yönlerinin olduğu ve bunun eğitim çalışmanın doğal bir sonucu olduğu tespit edilmiştir. Ayrıca katılımcıların büyük bir kısmı EPÖ alanında verilen lisansüstü eğitimi yeterli görerek lisans eğitiminin açılmasını gerekli görmemekte ve EPÖ alanını gelecekteki durumunu parlak gördüklerini ifade etmişlerdir.

Eğitim bilimleriEğitim programlarıLisansüstü öğretim+3
Belkıs Karabıyık Çeri
Yıldız Technical University · Sosyal Bilimler Enstitüsü
2013
00
DoktoraAçık ErişimTR

Öğretmen adaylarının zihinsel stil tercihlerinin (Düşünme stillerinin)incelenmesi

Zihinsel stil, alan yazında öne sürülen bütün stil yapılarının anlamını içine alan genel bir kavram olarak kullanılmaktadır. Zihinsel Stiller Sternberg (1997) tarafından geliştirilen Zihinsel Öz-Yönetim Kuramına dayandırılmaktadır. Bu kuramın ayırt edici özellikleri şöyle sıralanabilir, stiller tek boyut altında değil, beş farklı boyut altında toplanmıştır, tanımlanan stiller kendi içlerinde iki zıt kutba ayrılmak yerine süreklilik biçiminde algılanır, hiçbir stil iyi ya da kötü değildir, her birey için tek bir stil tanımlanmaz, stil profili çıkarılır (Zhang, 2001, 548). Bu araştırmanın amacı öğretmen adaylarının zihinsel stillerinin bir öğretim yarıyılı içinde farklılaşma durumunu ortaya koymaktır. Bu amaç doğrultusunda çalışmada şu sorulara yanıt aranmıştır: (1) Öğretmen adaylarının zihinsel stilleri arasında (a) cinsiyet (b) akademik disiplin ve (c) sınıf düzeyine göre istatistiksel olarak anlamlı fark var mıdır (2) Öğretmen adaylarının zihinsel stilleri arasında bir öğretim yarıyılı içinde istatistiksel olarak anlamlı fark var mıdır (3) Öğretmen adaylarının zihinsel stilleri arasında bir öğretim yarıyılı içinde (a) cinsiyet (b) akademik disiplin ve (c) sınıf düzeyine göre anlamlı fark var mıdır? (4) Farklı yöntemlerle öğrenim gören öğretmen adaylarının zihinsel stilleri arasında istatistiksel olarak anlamlı bir fark var mıdır Araştımada üç farklı ölçme aracı kullanılmıştır. Bunlardan ilki Kişisel Bilgi Formu?dur. Stillerin ölçülmesinde Sternberg ve Wagner tarafından geliştirilen Düşünme Stilleri Ölçeği kullanılmıştır. Öğretmen adaylarının lisans eğitimleri süresince kullanılan yöntemlerin belirlenmesinde ise araştırmacı tarafından geliştirilen Yöntem Belirleme Ölçeği kullanılmıştır. Düşünme Stilleri Ölçeği bir öğretim yarıyılının başında ve sonunda farklı bölümlerde öğrenim gören 794 öğretmen adayına uygulanmıştır. Yapılan analizler ile I. ve II. uygulama sonuçları incelendiğinde ayrıntısal alt ölçeği dışındaki tüm alt ölçeklerde istatistiksel olarak anlamlı bir fark bulunmuştur. Bu sonuç, öğretmen adaylarının zihinsel stil tercihlerinin bir öğretim yarıyılı içinde değişebileceğini göstermektedir. Ayrıca öğretmen adaylarının zihinsel stil tercihlerinin cinsiyet, akademik disiplin, sınıf düzeyi ve kullanılan yönteme göre de farklılaştığı bulgulanmıştır.

Aday öğretmenlerBireysel farklılıkDüşünme+5
Elif Esmer
Yıldız Technical University · Sosyal Bilimler Enstitüsü
2013
00
Yüksek LisansAçık ErişimTR

Fatih Projesi nin İstanbul ilinde uygulamasına ilişkin yönetici ve öğretmenlerin görüşleri

Bu araştırmanın amacı Fırsatları Arttırma ve Teknolojiyi İyileştirme Hareketi (FATİH) Projesi'nin uygulanmasına ilişkin yönetici ve öğretmenlerin görüşlerini belirlemektir. Tarama modelinin kullanıldığı araştırmanın çalışma grubunu 2013-2014 eğitim öğretim yılında İstanbul ilinde bulunan pilot okullarda görev yapmakta olan 172 öğretmen ve 19 okul yöneticisi oluşturmaktadır. FATİH Projesinin uygulanmasına ilişkin yönetici ve öğretmen görüşleri; dijital bölünme boyutuna ilişkin görüşler, yaşanan sorunlara ilişkin görüşler ve değişim yönetimi açısından görüşler olmak üzere üç alt boyutta incelenmiştir. Verilerin toplanmasında araştırmada belirlenen alt boyutlara ilişkin 36 maddeden oluşan, araştırmacı tarafından geliştirilen anket formu kullanılmıştır. Araştırmada elde edilen bulgulara göre öğretmen ve yöneticiler; FATİH Projesi sayesinde Türkiye'de bilgisayar ve internet kullanımının artacağını, e-devlet ve e-ticaret gibi hizmetlerden yararlananların sayısının da artacağını düşünmektedirler. Bununla birlikte öğretmen ve yöneticiler FATİH Projesi kapsamında okullara yeterli teknik donanımın sağlandığını ancak tablet bilgisayar ve etkileşimli tahta arasında etkileşim kurulamadığını, tablet bilgisayarların derslerde kullanılamadığını ifade etmişlerdir. Projenin bileşenlerinden biri hizmet içi eğitim faaliyetlerinin de yönetici ve öğretmen görüşlerine göre etkili olmadığı sonucu ortaya çıkmıştır. Araştırmaya katılan öğretmen ve yöneticiler proje kapsamında yeterli teknik desteğin kendilerine sağlanmadığını ve proje kapsamındaki değişim faaliyetlerinin de planlanan zaman içinde gerçekleştirilmediğini düşünmektedirler. Yönetici ve öğretmenler aynı zamanda okul üyelerinin proje ile ilgili görüşlerinin bakanlık tarafından değerlendirmeye alınmadığını ve projenin işleyişinin kontrol edilmediğini düşünmektedirler. Anahtar Kelimeler: FATİH Projesi, Dijital Bölünme, Değişim Yönetimi, Eğitimde Teknoloji Kullanımı

Bilgisayar destekli eğitimBilgisayar destekli öğretimDeğişim yönetimi+5
İbrahim Hörküç
Yıldız Technical University · Sosyal Bilimler Enstitüsü
2014
00
DoktoraAçık ErişimTR

Bireysel ve işbirlikli blogla bütünleştirilmiş yazma öğretiminin normal ve üstün zekalı öğrencilerin yazma performanslarına etkisi

Bu araştırmada karma öğretim tasarımına dayalı bireysel ve işbirlikli blogla bütünleştirilmiş yazma öğretiminin, ilköğretim 5.sınıf düzeyindeki üstün ve normal zekalı öğrencilerin Türkçe dersindeki yazma performanslarına etkisi incelenmiştir. Araştırmada deneysel desenlerden 'öntest sontest kontrol gruplu desen' uygulanmıştır. Araştırmanın çalışma grubu ilköğretim 5. sınıf düzeyinde deney 1 grubunda 9, deney 2 grubunda 12 ve kontrol grubunda 9 olmak üzere 30 üstün zekalı ve deney 1 grubunda 9, deney 2 grubunda 12 ve kontrol grubunda 9 olmak üzere 30 normal zekalı toplam 60 öğrenciden oluşmuştur. Uygulama deney 1 gruplarında karma öğretim tasarımına dayalı bireysel blogla bütünleştirilmiş yazma öğretimiyle, deney 2 gruplarında ise karma öğretim tasarımına dayalı işbirlikli blogla bütünleştirilmiş yazma öğretimiyle ve kontrol gruplarında yüzyüze yazma öğretimiyle sürdürülmüştür. Öntest ve sontest olarak uygulanan sınav kağıtları, 'Yazma Performansı Değerlendirme Ölçeği' kullanılarak üç sınıf öğretmeni tarafından değerlendirilmiştir. Değerlendirmeci uyumu Pearson korelasyon analiziyle incelenmiş olup yüksek düzeyde, pozitif yönlü anlamlı korelasyon bulunmuştur. Veriler Mann Whitney U testiyle analiz edilmiştir. Araştırmanın birinci hipotezi kapsamında üstün, ikinci hipotezi kapsamında normal zekalı öğrencilere ilişkin elde edilen bulgularda deney 1 ve kontrol grubu öğrencilerinin yazma performansları arasında deney 1 grubu lehine istatistiksel olarak anlamlı fark görülmüştür. Araştırmanın üçüncü hipotezi kapsamında üstün zekalı öğrencilere ilişkin elde edilen bulgularda deney 2 ve kontrol grubu öğrencilerinin yazma performansları arasında deney 2 grubu lehine istatistiksel olarak anlamlı fark görülmüştür. Araştırmanın dördüncü hipotezi kapsamında normal zekalı öğrencilere ilişkin elde edilen bulgularda deney 2 ve kontrol grubu öğrencilerinin yazma performansları arasında anlamlı fark görülmemiştir. Araştırmanın beşinci hipotezi kapsamında üstün zekalı, altıncı hipotezi kapsamında normal zekalı öğrencilere ilişkin elde edilen bulgularda deney 2 ve deney 1 grubu öğrencilerinin yazma performansları arasında deney 1 grubu lehine istatistiksel olarak anlamlı fark görülmüştür. Araştırmanın yedinci hipotezi kapsamında ise üstün zekalı, sekizinci hipotezi kapsamında normal zekalı öğrencilere ilişkin elde edilen bulgularda deney 1, deney 2 ve kontrol gruplarındaki öğrencilerin yazma performanslarının cinsiyete göre anlamlı fark göstermediği bulunmuştur.

BlogHarmanlanmış öğrenmeKendi kendine öğrenme+6
Hanife Gülhan Karsak
Yıldız Technical University · Sosyal Bilimler Enstitüsü
2014
00
Yüksek LisansAçık ErişimTR

Fatih Projesine ilişkin öğrenci, öğretmen ve veli görüşleri

Bu araştırmanın amacı, Milli Eğitim Bakanlığı tarafından "Fırsatları Artırma Teknolojiyi İyileştirme Hareketi" kısaca FATİH Projesi olarak adlandırılan çalışmanın uygulandığı kurumlardan birindeki etkililiğini ortaya koymaktır. Araştırmada nitel araştırma yöntemlerinden durum çalışması kullanılmıştır. Nitel yöntemlerden ise en çok kullanılanları olan görüşme ve gözlem tercih edilmiştir. Veri toplama aracı olarak ise araştırmacı ve danışmanının birlikte geliştirdiği yarı yapılandırılmış görüşme formu ve gözlem formu kullanılmıştır. Görüşme formu her bir paydaş grubu için ayrı ayrı ve grubun özelliğine uygun sorulardan oluşacak şekilde üç farklı form olarak düzenlenmiştir. Görüşme formları için ayrıca uzman görüşü alınmıştır. Bu sayede FATİH Projesi'nin uygulayıcıları olan paydaşlardan en detaylı bilgiler elde edilmeye çalışılmıştır. Gözlem formunda ise FATİH Projesindeki öğretim teknolojilerinin kullanılma sıklığına yer verilmiştir. Araştırmada, durum çalışması tekniği kullanıldığı için örneklem seçilmemiş, bunun yerine bir çalışma grubu oluşturulmasına karar verilmiştir. Bu amaçla 2012-2013 eğitim-öğretim yılında İstanbul ili Avrupa yakasındaki FATİH Proje'si kapsamında projenin başından bu yana projede yer alan bir lisede görev yapan 3 idareci, 7 öğretmen ve okulun 10 öğrencisi olmak üzere toplam 20 kişi çalışma grubu olarak seçilmiştir. Görüşmeler araştırmacı tarafından çalışmanın yapıldığı okulda birebir olarak yapılmıştır. Gözlemler ise araştırmanın yapıldığı okulda ve öğrencilerin kaldığı yurtta yine araştırmacı tarafından yapılmıştır. Çalışmada her bir paydaş grubu ile yapılan görüşmeler ayrı ayrı ele alınıp incelenmiş olup gözlem formları ile birlikte irdelenmiştir. Sonuç ve öneriler kısmı ise tüm paydaşların ve araştırmacının ortak görüşünü ifade edecek şekilde düzenlenip çalışmanın sonunda ifade edilmiştir. Anahtar Kelimeler: FATİH Projesi, Öğretim Teknolojisi, Durum Çalışması

Eğitim teknolojisiFatih ProjesiOrtaöğretim okulları+4
Mecit Cücü
Yıldız Technical University · Sosyal Bilimler Enstitüsü
2014
00
Yüksek LisansAçık ErişimTR

İlköğretim matematik öğretmenliği programının değerlendirilmesi: Bir durum çalışması

Bu araştırma İlköğretim matematik öğretmenliği lisans programının yapılandırmacılık felsefesine dair kazandırmış olduğu becerilerin, Milli Eğitim Bakanlığı'nın kendi bünyesinde çalışan öğretmenler için belirlemiş olduğu yeterlikler ile uyumlu olup olmadığını tespit etmek üzere planlanmıştır. Bu amaçla araştırmada bir devlet üniversitesi belirlenmiş ve belirlenen bu devlet üniversitesinde çalışmakta olan öğretim üyelerinin, bu üniversitede İlköğretim Matematik Öğretmenliği Lisans Programı'nda son sınıfta okumakta olan aday öğretmenlerin ve araştırmanın yapıldığı üniversiteden mezun olan ilköğretim matematik öğretmenlerinin görüşleri alınmıştır. Görüşmeler esnasında veri toplama aracı olarak araştırmacı tarafından Milli Eğitim Bakanlığı Öğretmen Yeterlikleri esas alınarak ve uzman görüşüne başvurularak yarı yapılandırılmış görüşme formları kullanılmıştır. Araştırmada görüşmelerle birlikte doküman incelemesi de yapılmıştır. Bu çalışmada nitel araştırma yöntemlerinden gerçek durum çalışması kullanılmıştır. Araştırmanın evrenini araştırmanın gerçekleştirildiği devlet üniversitesinde İlköğretim Matematik Öğretmenliği Anabilim dalında görev yapmakta olan 7 öğretim üyesi, yine bu üniversitede İlköğretim Matematik Öğretmenliği lisans programına kayıtlı olan 62 son sınıf öğrencisi ve bu üniversitenin İlköğretim Matematik Öğretmenliği lisans programından mezun olmuş öğretmenler oluşturmaktadır. Evreni oluşturan paydaşlardan öğretim üyelerinin ve son sınıfta okumakta olan aday öğretmenlerin tamamına ulaşılmış ve 4 öğretim üyesi ile 11 aday öğretmen çalışmaya katılmaya gönüllü olmuşlardır. Çalışmaya katılan 6 öğretmene de kartopu örnekleme yöntemi ile ulaşılmıştır. Program değerlendirme çalışması olan bu araştırma Alkin'in UCLA değerlendirme modeli esas alınarak yürütülmüştür. Araştırmadan elde edilen sonuçlara göre İlköğretim Matematik Öğretmenliği Lisans Programının yapılandırmacı yaklaşımın ilkelerini kazandırması bakımından hem aday öğretmenler, hem öğretim üyeleri hem de programdan mezun olan öğretmenler tarafından eksiklerinin olduğu tespit edilmiştir. Katılımcılar programda daha çok uygulamanın yapılabildiği derslere önem verilmesi gerektiğini, Ölçme ve Değerlendirme, Öğretim Teknolojileri ve Materyal Tasarımı ve Bilimsel Araştırma Yöntemleri derslerinin içeriklerinde düzenleme yapılması gerektiğini, üniversitelerin teknolojik olarak her türlü donanıma sahip hale getirilmesi gerektiğini, lisans programında yer alan staj derslerinin hem sayısının arttırılması hem de içerik olarak daha verimli hale getirilmesi gerektiğini belirtmişlerdir. Anahtar Kelimeler: Program Değerlendirme, İlköğretim Matematik Öğretmenliği Lisans Programı, Öğretmen yeterlikleri, Yapılandırmacı yaklaşım

Aday öğretmenlerEğitim programlarıMatematik dersi+6
Ceyda Çavuşoğlu
Yıldız Technical University · Sosyal Bilimler Enstitüsü
2014
00
Yüksek LisansAçık ErişimTR

Kamu Personeli Seçme Sınavı ve Alan Bilgisi sınavına ilişkin öğretmen görüşlerinin ve metaforik algılarının belirlenmesi

Bu araştırmanın amacı; İngilizce öğretmenlerinin KPSS ile ÖABS kavramlarına ilişkin zihinlerinde yer alan algıları metaforlar aracılığıyla ortaya koymak ve İngilizce öğretmenlerinin Kamu Personeli Seçme Sınavı ve Alan Bilgisi Sınavına ilişkin görüşlerini tespit etmek ve daha sonra da elde edilen bulguları analiz edip yorumlayarak olası sorunlara çözüm önerilerinde bulunmaktır. Bu amaçla oluşturulan görüşme formu Türkiye'nin çeşitli fakültelerinden mezun olmuş ve 2013 KPSS ve ÖABS'ye giren İngilizce öğretmenlerine mail aracılığıyla ulaştırılmıştır. Bu araştırma kapsamında İngilizce öğretmenlerinin "KPSS" ve "ÖABS" kavramına ilişkin sahip oldukları metaforlar (zihinsel imgeler) incelenmiştir. Bu amaç için katılımcılar tarafından "KPSS ...... gibidir. Çünkü ........" ve "ÖABS ….. gibidir, çünkü ……." ibarelerini tamamlanmıştır. Ayrıca katılımcılara 5 adet açık uçlu soru yöneltilmiştir. Veriler, nitel analizlerden içerik analizi ve betimsel analiz veri çözümleme teknikleri kullanılarak analiz edilmiştir. Araştırmanın bulgularına göre, katılımcılar tarafından KPSS kavramına ilişkin kullandıkları metaforlarda öne çıkanlar; "At Yarışı, Kabus, Karpuz Seçme, Maraton, Ömür Törpüsü, Sırat Köprüsü. ÖABS kavramını yönelik ise "Elek, Meyve Seçme, Samanlıkta İğne Aramak, Sürpriz Yumurta, Vitamin gibi metaforlar yaygındır. Açık uçlu sorulara ilişkin tüm bulgular incelendiğinde, İngilizce öğretmenleri KPSS'nin kendilerini psikolojik, sosyolojik ve fiziksel olarak yıprattığını ve tek başına yeterli ve güvenilir bir ölçme sağlayamadığını vurgulamaktadır. İngilizce öğretmenleri alan bilgisi sınavı ile bu eksikliğin ve olumsuzluğun büyük miktarda olmasa da giderildiği ancak yeterli olmadığı ve bu yüzden alan bilgisi sınavında da bazı düzenlemelerin yapılması gerektiği inancındadır. Ayrıca İngilizce öğretmenleri bu iki sınava ek olarak da öğretmen adayı seçiminde çeşitli uygulamaların getirilmesinin nitelikli ve donanımlı öğretmen seçimi için daha güvenilir ve geçerli sonuçlar doğuracağını düşünmektedirler. Anahtar Kelimeler: alan sınavı, KPSS, metafor öğretmen seçimi, öğretmen atamaları.

AlgıKamu Personeli Seçme SınavıMetaforik algı+6
Samet Elmacı
Yıldız Technical University · Sosyal Bilimler Enstitüsü
2015
00
Yüksek LisansAçık ErişimTR

Üstün yetenekli çocuklara ilişkin sınıf öğretmenlerinin bilgi düzeylerinin incelenmesi

Bu araştırma, üstün yetenekli çocuklara ilişkin sınıf öğretmenlerinin bilgi düzeylerini belirlemek amacıyla yapılmıştır. Genel tarama modeli yöntemi kullanılarak gerçekleştirilen araştırmanın Evrenini 2012-2013 Eğitim-Öğretim yılında İstanbul İli Küçükçekmece İlçesinde görev yapan sınıf öğretmenleri, Örneklemini ise Üstün Yetenekli Çocukları Tanıma Ölçeği ve Kişisel Değişkenler Formu'nu yanıtlayan 363 sınıf öğretmeni oluşturmuştur. Verilerin toplanmasında, alan taraması yapılarak araştırmacı tarafından geliştirilen geçerlik ve güvenirlik çalışması sonucu Kaiser-Meyer- Olkin (KMO) değeri 0,847, Cronbach alfa değeri 0.877 bulunan Üstün Yetenekli Çocukları Tanıma Ölçeği ve sınıf öğretmenlerinin görev yaptıkları okul, sınıf düzeyleri, hizmet yılları, cinsiyetleri, üstün yetenekli raporu alan öğrenci sayıları, eğitim düzeyleri, ilgili kurumlara yönlendirdikleri öğrenci sayıları ile ilgili bilgi toplamayı amaçlayan Kişisel Değişkenler Formu kullanılmıştır. Veriler betimsel istatistik, Tek Yönlü Manova, Games-Howell gibi istatistiksel yöntemler kullanılarak SPSS 15.0 ile analiz edilmiştir. Araştırmanın sonucunda sınıf öğretmenlerinin üstün yetenekli çocuklara ilişkin bilgi düzeylerinde cinsiyetlerine, sınıf düzeylerine, eğitim düzeylerine, hizmet yıllarına, ilgili kurumlara yönlendirilen öğrenci sayılarına göre anlamlı düzeyde fark oluşmadığı gözlenmiştir. Bu durum araştırmanın örnekleminde olan sınıf öğretmenlerinin benzer görüşte olmaları ile yorumlanmıştır. Araştırmada sınıf öğretmenlerinin üstün yetenekli çocuklara ilişkin bilgi düzeyi üstün yetenekli çocuk raporu alan öğrenci sayılarına göre anlamlı farklılık gösterdiği tespit edilmiştir. Bulgular doğrultusunda, sınıf öğretmenlerinin üstün yetenekli çocukların aday gösterilme ve üstün yetenekli çocuklara uygulanan eğitim-öğretim modelleri başlıklarında hizmet içi eğitime ayrıca uzmanlık gerektirmeyen sınıf içinde kullanabilecekleri standartlaştırılmış testlere ihtiyaç duydukları söylenebilir. Anahtar Kelimeler: Üstün Yetenek, Üstün Yetenekli Çocuk, Sınıf Öğretmeni, Kişisel Değişkenler

BilgiBilgi yapısıMesleki yeterlilik+6
Taner Şayir
Yıldız Technical University · Sosyal Bilimler Enstitüsü
2015
00
Yüksek LisansAçık ErişimEN

An Identification and description of the reading strategies used by freshmen students through think-aloud protocols

ABSTRACT This study explored the processes involved in a reader's mind while searching for meaning through think-aloud protocols. In think-aloud procedure, subjects verbalize their thoughts during the solution of a task. The reason for using think-aloud protocols in this study was to determine the reading strategies of the participants. In doing so, the study was mainly concerned with identifying and describing reading strategies used by Freshmen students at the ELT Department, Faculty of Education, Çukurova University. A total of twenty freshmen students- ten of whom were exempted from the preparatory class and ten prep-studied were gathered into two different groups accordingly. These students were randomly chosen among those whose reading section scores of the proficiency exam were similar. At the beginning of the academic year, these two groups of readers were asked to read an authentic text and report their thinking and understanding while reading. Immediately after the think-aloud process, the subjects were asked to answer ten multiple choice questions in order to help the researcher to gain insight about the information comprehended by the participants. The verbalisations of the participants during the think-aloud process were audio-taped, and subsequently transcribed. In order to analyse the collected data, the researcher developed a taxonomy based on the reading strategies of the twenty participants. This research characterised 51 different strategies which were studied under five main categories, pre-reading, vocabulary, comprehension-gathering, comprehension-monitoring andevaluation. The results of this study indicate that exempted participants used much more strategies in terms of type and nature when compared with prep-studied participants. While there was no particular evidence indicating a significant difference between the two groups related to the frequency of the employed strategies which were identified throughout this research, with reference to means and standard deviations, more participants in Group B were found to be consistent related to that matter. Regarding the performance level of the participants in the multiple choice test, this study also revealed some of the strategies which successful participants had a tendency to use.

ThinkingReading strategiesReading-comprehension+2
Seden Tuyan
Çukurova University · Sosyal Bilimler Enstitüsü
1998
00
DoktoraAçık ErişimEN

Portfolio assessment in writing classess: Implementation and assessment

In this thesis, we have evaluated four hypotheses about portfolio assessment: 1) Implementation of portfolio assessment in a writing class improves students' writing abilities. 2) Portfolio assessment leads students to improve their metacognitive skills and to be autonomous learners. 3) Portfolio assessment system is a reliable system to be utilized in evaluating students' writing abilities. Portfolio assessment system is a valid system to be utilized in evaluating 4) students writing abilities. The analyses of data about the implementation and utility of portfolio assessment supports Hypothesis 1 and Hypothesis 2. Thus, we can say that using portfolio assessment system in writing classes helps students improve their writing ability as well as their metacognitive skills. Analysis of the portfolio rubric used to evaluate students' portfolio tasks supports Hypothesis 3 and 4. Accordingly, we can state that the criteria is both reliable and valid to use in evaluating portfolio tasks.Key Words: Portfolio Assessment Metacognitive Skills Autonomy Reliability Validity

Cognitive abilityEvaluationFiling systems+5
Şehnaz Şahinkarakaş
Çukurova University · Sosyal Bilimler Enstitüsü
1998
00
Yüksek LisansAçık ErişimTR

Parçalanmış veya tam aileye sahip çocukların öz-kavramı depresyon düzeyleri ve akademik başarılarının yaş ve cinsiyet yönünden karşılaştırılması

Bu araştırmada 10-15 yaşları arasındaki ilköğretim düzeyinde okula devam eden parçalanmış veya tam aileye sahip çocukların öz-kavramları ve depresyon düzeyleri aile yapısı, cinsiyet ve yaş değişkenleri yönünden karşılaştırılmış ve ayrıca akademik başarı puanlarının yordanmasında aile yapısı, yaş ve cinsiyetin etkili olup olmadığı incelenmiştir. Uygulamalar Adana il merkezindeki ilköğretim okulları arasından seçilen 317 tam aileye, 315 parçalanmış aileye sahip toplam 632 öğrenci üzerinde gerçekleştirilmiştir. Çalışmada, çocukların öz-kavramları hakkında veri toplamak amacıyla Piers-Harris Çocuklar için Öz-Kavramı ölçeği, depresyon düzeyini ölçmek amacıyla da Çocuklar için Depresyon ölçeği (ÇDÖ) ve araştırmaya katılacak öğrencilerin aile yapılarının tespiti için de Bilgi Formu kullanılmıştır. Bulgular; aile yapıları cinsiyet ve yaşa göre çocukların depresyon düzeylerinde anlamlı bir farklılık olduğunu göstermiştir. Analizler parçalanmış aileden gelen kızların depresyon düzeylerinin yüksek olduğunu ortaya koymuştur. Öz-Kavramı Ölçeğinin Mutluluk, Kaygı, Fiziki Görünüm, Okul Durumu alt ölçeklerinde aile yapısı ve cinsiyete göre anlamlı farklılaşma olduğu gözlenmiştir, öğrencilerin akademik başarı puanlarında aile yapısı ve cinsiyete göre anlamlı farklılıklar VIolduğu gözlenmiştir. Yaş gruplarına göre öğrencilerin depresyon düzeylerinde anlamlı farklılık bulunamazken, Öz- Kavra mı Mutluluk alt ölçeğinde 11-12 yaş grubundaki öğrenciler lehine anlamlı farklılık bulunduğu gözlenmiştir. Okul Durumu alt ölçeği puanlarında ise birinci yaş grubu (11-12) lehine anlamlı farklılık bulunmuştur. Sonuç olarak, araştırmacı ve uygulamacılar için önerilere yer verilmiştir. Anahtar Kelimeler:Öz-Kavramı, Boşanma, Depresyon, Parçalanmış Aile, Akademik Başarı

AileAile sorunlarıAkademik başarı+7
Meryem Neslihan Aslıhan
Çukurova University · Sosyal Bilimler Enstitüsü
1998
00
Yüksek LisansAçık ErişimTR

Hayat bilgisi dersinde bazı sosyal becerilerin kazandırılmasında yaratıcı drama yönteminin etkisi

Bu çalışma Hayat Bilgisi Dersi kapsamındaki 'Köyü Tanıyalım' ünitesinde selam verme, çevreyi koruma ve paylaşma-işbirliği sosyal becerilerinin kazandırılmasında yaratıcı drama yönteminin etkisini araştırmak amacıyla gerçekleştirilmiştir. Araştırma bir deney, iki kontrol grubu modeline göre desenlenmiştir. Çalışma Adana İli Seyhan İlçesinde bulunan Özel Büfen Okulunun İlköğretim üçüncü sınıflarında yürütülmüştür. Deney grubunda 19, düz anlatım yönteminin kullanıldığı birinci kontrol grubunda 17 ve ikinci kontrol grubunda 15 olmak üzere toplam 50 öğrenci ile çalışılmıştır. Deney grubuna program haftada 4 gün, birer ders saati olmak üzere 16 ders saatinde uygulanmıştır. Birinci kontrol grubunda düz anlatım yöntemi kullanılmış, ikinci kontrol grubunda hiçbir işlem yapılmamış dersler sınıf öğretmeni tarafından işlenmiştir. Ön ölçüm ve son ölçüm olarak araştırmacı tarafından hazırlanan Sosyal Beceriler Gözlem Formu (SBGF) kullanılmıştır. Bu formun geçerlik ve güvenirlik çalışmaları araştırmacı tarafından yapılmıştır. Ayrıca çalışma grubunun kişisel özelliklerini belirlemek için Kişisel Bilgi Formu (KBF) dağıtılmıştır. Ön ölçüm ve son ölçümden elde edilen veriler üzerinde kovaryans analizi uygulanmıştır. Bulgular, Hayat Bilgisi Dersi'nde selam verme ve paylaşma-işbirliğini becerilerini kazandırmada yaratıcı drama yönteminin etkili olduğunu, çevreyi koruma sosyal becerisini kazandırmada ise etkinin anlamlı olmadığım ortaya çıkarmıştır.Anahtar Sözcükler : Drama, Eğitimde Drama, Yaratıcı Drama, Öğretim Yöntemleri, Sosyal Beceriler, Sosyal Beceriler Eğitimi, Sosyal Beceriler Öğretimi

BeceriDers programlarıDrama+5
Özlem Kaf
Çukurova University · Sosyal Bilimler Enstitüsü
1999
00
Yüksek LisansAçık ErişimTR

Adana ili Seyhan ilçesi çıraklık eğitim programlarının değerlendirilmesi

Bu araştırmada, 3308 sayılı Çıraklık ve Mesleki Eğitim Kanunu hükümlerine göre uygulanmakta olan Adana ili Seyhan ilçesindeki çıraklık eğitim programlarının Öğrenci, Öğretmen ve Usta öğretici (İşveren) görüşlerine dayanılarak değerlendirilmesi ve öğrencilerin en son mezun oldukları okul, yaşları, cinsiyetleri, sosyo ekonomik düzeyleri ve Adana'daki ikamet süreleri açısından Çıraklık Eğitimi Merkezlerinde verilen teorik eğitimdeki başarıları arasında farkların olup olmadığını sınamaktır. Araştırma genel tarama türünde betimsel bir alan araştırması şeklinde yapılmıştır. Araştırmada Çıraklık Eğitimi programı hakkında 3 gruptan (öğrenci, öğretmen ve usta öğretici) yansız (random) örneklem yoluyla veriler toplanmıştır. Tek yönlü varyans analizi ( one way ANOVA) sonuçlarına göre; 1- Öğrencilerin yaşları, sosyo ekonomik düzeyleri, Adana' daki ikamet süreleri iie teorik eğitimdeki başarıları arasında anlamlı bir farklılık görülmemesine karşın, 2- öğrencilerin cinsiyetleri ve en son mezun oldukları okul ile teorik eğitimdeki başarıları arasında anlamlı bir farklılık görülmüştür.IV 3- Bayan Berberliği ve Oto Motor Tamirciliği meslek dallarında uygulanan eğitim programları hakkında öğrenci, ve usta öğretici görüşleri arasında benzeşiklik olduğu halde, öğretmenlerin görüşleri farklılık göstermektedir. -i- Öğrenci ve usta öğreticilerin uygulanan programlar hakkında yeterli bilgi sahibi olmadıkları ortaya çıkmıştır. Anahtar kelimelenÇıraklık ve Mesleki Eğitim, Aday Çırak, Çırak, Usta, Usta Öğretici, Beceri Eğitimi, Teorik Eğitim, Koordinatör.

Adana-SeyhanBeceri kazandırmaEğitim+3
Çidem Türkoral Gültekin
Çukurova University · Sosyal Bilimler Enstitüsü
1999
00
Yüksek LisansAçık ErişimTR

Yabancı dil olarak İngilizceyi öğrenen orta öğretim 9. sınıf öğrencileriyle, üniversite hazırlık sınıfı öğrencilerinin kullandıkları dil öğrenme stratejilerinin karşılaştırılması

ÖZETDil öğrenme stratejileri konusunda yapılmış olan bu araştırma, yabancı dil olarakİngilizceyi yeni öğrenen iki ayrı yaş grubu (16 ve 19-20 yaş) öğrenicisinin kullandığı dilöğrenme stratejilerinin karşılaştırılması amacı ile gerçekleştirilmiştir. Bu yaş grubuöğrenicileri, Dede Korkut Anadolu Lisesi (D.K.A.L.) 9.sınıf ile Yıldız Teknik Üniversitesi(Y.T.Ü.) hazırlık C kuru öğrenicileridir. Uygulama, her iki eğitim kurumundaki 25öğreniciden elde edilen verilere dayalı olarak yürütülmüştür.Bu araştırmada, niceliksel araştırma yöntemi temel alınmıştır. Verilerin toplanmasıamacı ile Oxford'un (1990) 50 soruluk Dil Öğrenme Stratejileri Ölçeği kullanılmıştır. Eldeedilen veriler, her iki kurum öğrenicilerinin kullandıklarını belirttikleri dil öğrenmestratejilerini ortaya koyacak biçimde çözümlenmiştir. Bu çözümlemeye bağlı olarak, ikikurum öğrenicilerinin strateji kullanımlarındaki benzerlik ve farklılıklar belirlenmiştir.Araştırma sonucunda, D.K.A.L. öğrenicileri ile Y.T.Ü. öğrenicilerinin stratejikullanımları arasında benzerlik ve farklılıkların neler olduğu saptanmıştır. Yabancı dil olarakİngilizceyi öğrenmede iki kurumdaki toplam 50 öğrenicinin Oxford (1990) tarafındanbelirlenmiş olan altı strateji grubunda yer alan stratejilerden değişik oranlarda yararlanmışoldukları saptanmıştır. Tüm öğrenicilerin genel strateji kullanımlarının orta düzeyde olduğuanlaşılmıştır. Ancak, D.K.A.L. öğrenicilerinin Y.T.Ü. öğrenicilerine kıyasla strateji kullanımgenel ortalamasının daha yüksek olduğu ve daha fazla strateji grubundan yararlandıklarıbelirlenmiştir.

Arzu Hiçyılmaz
Yıldız Technical University · Sosyal Bilimler Enstitüsü
2006
00
DoktoraAçık ErişimTR

İngilizce öğretmen adaylarının İnglizce ve öğretmenlik becerilerine ilişkin öz-yeterlik inançları arasındaki ilişki

Öz yeterlik inancı, insanın bir işi yapmak için gerekli becerilere sahip olduğuna ilişkininancıdır. Öz yeterlik inancının insan davranışlarını etkilediği, çünkü davranışların, büyükölçüde, gerçekte doğru olandan çok, insanların neyin doğru olduğu yolundaki inançlarınadayandığı düşünülmektedir. Öğretmen öz yeterliği ise öğrencilerin başarılarını etkilemekonusunda öğretmenin kendi becerilerine olan yargısı şeklinde tanımlanmaktadır.Bu araştırmada, ngilizce öğretmen adaylarının öğretmenlik ve yabancı dil olarak ngilizcekullanma becerilerine ilişkin öz yeterlik inançları arasında anlamlı bir ilişki olup olmadığınabakılmıştır. Bu bağlamda, öğretmen adaylarının öğretmenliğe ilişkin öz yeterliklerindeöğrenci katılımı/ öğretim stratejileri ve sınıf yönetimi alt boyutları ve yabancı dil olarakngilizce kullanmaya ilişkin okuma, dinleme, konuşma ve yazma olmak üzere dört temelbeceride öz yeterlik düzeyleri incelenmiştir. Genel olarak, öğretmenlik ve ngilizce özyeterliğinde aday öğretmenlerin öğrenim görmekte oldukları üniversiteye görekarşılaştırmaları yapılmıştır Bunun yanı sıra, öğretmen adaylarının öğretmenlik ve ngilizceöz yeterliklerinde öğrenim görmekte oldukları üniversite ve mezun oldukları lise türününetkili olup olmadığı araştırılmıştır. Araştırmanın örneklem grubunu, Türkiye'nin ngilizceöğretmeni yetiştiren 20 farklı üniversitesindeki toplam 1182 öğretmen adayı oluşturmuştur.Veriler, Tschannen-Moran ve Hoy tarafından geliştirilen ?Öğretmen Öz Yeterliği Ölçeği? vearaştırmacı tarafından geliştirilen ?Yabancı Dil Olarak ngilizce Becerisine Yönelik ÖzYeterlik Ölçeği? ile toplanmıştır.Araştırma sonucu elde edilen bulgular, öğretmen adaylarının, öğretmenlik ve ngilizce özyeterliğine ilişkin öz yeterlik inançları arasında anlamlı ilişki olmadığını ortaya koymuştur.Öğretmenliğe ve ngilizceye ilişkin öz yeterlik inancında bazı üniversiteler arasında anlamlıfarkın olduğu saptanmıştır. Mezun olunan lise türünün ngilizce öğretmen adaylarınınöğretmenlik ve yabancı dil olarak ngilizce kullanma becerilerine ilişkin öz yeterlikinançlarında anlamlı bir fark yaratmadığı saptanmıştır.Anahtar Sözcükler: Öz-yeterlik inancı, aday öğretmen, öğretmen eğitimi, yabancı dil olarakngilizce öğretimi.

Figen İlke Büyükduman
Yıldız Technical University · Sosyal Bilimler Enstitüsü
2006
00
Yüksek LisansAçık ErişimTR

İlköğretim ikinci kademe 7. sınıflarda İngilizce öğretiminde öykünün canlandırılması yolu ile öğrencilerin yaratıcılığı ve eleştirel düşünme yeteneğini arttırma

ÖZHayat boyu devam eden bir süreç olan eğitim, eleştirel düşünme ve düş gücümüzü besleyeceknitelikte olmalıdır. Bildiklerimizi yaşama geçirebilmek için düşlememiz, düşlemek için de onubesleyen, kaynağını yaşamdan alan eğitime zengin içeriğiyle yardımcı olan yaratıcı drama gibietkinlikleri etkin olarak uygulamamız gerekir.Öğrenicilerin hangi yaşta olursa olsunlar doğrudan doğruya kendi yaşantıları yoluyla dahakolay ve kalıcı öğrendikleri düşüncesinin altını çizersek, yaratıcı drama etkinliklerinin etkili biröğretim için eğitim programlarında konuların planlanması ve işlenmesi aşamalarında bir yöntemve teknik olarak geliştirilip kullanılması gerekir. Burada amaç, yabancı dil öğretimini öğrencilerindüş gücünü ve yaratıcılıklarını geliştirmelerine katkıda bulunarak daha etkili biçimdegerçekleştirebilmektir.Bu çalışma, lköğretim ikinci kademe 7. sınıflarda ngilizce öğretiminde öykününcanlandırılması yolu ile öğrencilerin yaratıcılığını ve eleştirel düşünme yeteneğini arttırmaaçısından nasıl bir model olarak uygulanabildiğini örneklendirmeyi, uygulanan bu çalışmalarınöğrenci ve uygulamayı yapan öğretmen tarafından nasıl değerlendirildiğini ve ulaşılan sonuçlarınne yönde olabileceğini ortaya koymayı amaçlamaktadır. Öğrencilerin uygulamaya ilişkingörüşlerini öğrenebilmek için belirlenen zamanda sormaca ve görüşme tekniği uygulanmış çalışmasüresince değerlendirme bölümlerinde öğrencilerin sözlü ifadeleri dinlenerek kaydedilmiştir.lköğretim ikinci kademe 7. sınıflarda ngilizce öğretiminde öykünün canlandırılması yolu ileöğrencilerin yaratıcılığı ve eleştirel düşünme yeteneğini arttırma açısından uygulanan çalışmanınngilizce öğretimine katkı sağlayacağı düşünülmektedir.i

Burcu Çalışkan
Yıldız Technical University · Sosyal Bilimler Enstitüsü
2006
00
Yüksek LisansAçık ErişimTR

Ergenlerde Karar Verme Ölçeği`nin (Adolescent decision making questionnaire) uyarlama çalışması

ÖZET ERGENLERDE KARAR VERME ÖLÇEĞİ'NİN (ADOLESCENT DECISION MAKING QUESTIONNAIRE) UYARLAMA ÇALIŞMASI Oğuzhan ÇOLAKKADIOĞLU Yüksek Lisans Tezi, Eğitim Bilimleri Anabilim Dalı Danışman: Doç. Dr. S. Sonay GÜÇRAY Eylül, 2003, 124 sayfa Bu araştırma; Karar vermede öz-saygı ve karar verme stillerini belirlemek amacıyla Mann, Harmoni ve Beswick (1989) tarafından geliştirilmiş olan Ergenlerde Karar Verme Ölçeğim (EKVÖ) Türk kültürüne uyarlamak amacıyla yapılmıştır. Araştırma, 13-15 yaşlan arasındaki 1332 kız, 1457 erkek olmak üzere toplam 2789 öğrenciden toplanan veriler üzerinde gerçekleştirilmiştir. Çalışmada ilk önce EKVÖ'nün Türkçe'ye çevirisi gerçekleştirilmiş, yapılan çeviri, dil bilim uzmanlarınca değerlendirilmiş, geri çeviri yöntemi aracılığı ile orijinal formla eşdeğerliği sınanmıştır. EKVÖ'nün yapı geçerliği için faktör analizi, benzer ölçeklerle korelasyonlarım incelemek için ölçüt bağıntılı geçerliği, madde ve güvenirlik analizleri için Cronbach alfa ve test tekrar güvenirliği incelenmiştir. Varimaks dönüştürme yöntemi ile yapılan açıklayıcı faktör analizinde EKVÖ'nün orijinalinde olduğu gibi beş faktörden oluştuğu ve 30 maddenin orijinal İngilizce formda yer aldıkları faktörlere yüklendikleri görülmüştür. Ölçüt bağıntılı geçerlik için EKVÖ'nün Çocuklar için Depresyon ölçeği (Kovacs, 1980), Çocuklar için Durumluk-Sürekli Kaygı Envanteri (Speilberger, 1973) ve Öz-Saygı Envanteri (Coopersmith, 1967) ile olan ilişkisi incelenmiştir. EKVÖ'nün uyumlu stilleri ile ÇDÖ arasında negatif yönde, ÖSE arasında pozitif yönde anlamlı ilişki bulurken, ÇDSKE ile bir ilişki bulunmamıştır. EKVÖ'nün uyumsuz stilleri ile ÇDÖ arasında pozitif yönde, ÖSE arasında negatif yönde anlamlı ilişki bulunmuştur. EKVÖ'nün uyumsuz stillerinden panik ile ÇDSKE arasında pozitif yönde bir ilişki bulunurken diğer uyumsuz karar verme stilleri arasında bir ilişki bulunmamıştır. Madde ve güvenirlik analizlerinde alt ölçeklerin Cronbach alfa11 değerleri, madde-toplam puan korelasyonları ve test tekrar test güvenirlik katsayılarının yüksek olduğu görülmüştür. EKVÖ ile ilgili yapılan istatiksel analizler, EKVÖ'nün ergenlerde karar vermede öz-saygı ve karar verme stillerini ölçmede kullanılabilecek geçerli ve güvenilir bir ölçek olduğunu göstermiştir. Anahtar Kelimeler: Ergenlerde karar verme, karar verme stilleri, karar verme ölçekleri

ErgenlerKarar vermeÖlçekler
Oğuzhan Çolakkadıoğlu
Çukurova University · Sosyal Bilimler Enstitüsü
2003
00
Yüksek LisansAçık ErişimTR

Ortaöğretim kurumlarında çalışan öğretmenlerin demokratik tutumları

Bu araştırma, ortaöğretim kurumlarında çalışan öğretmenlerin demokratik tutumlarım belirlemek amacıyla yapılmış tarama modelinde betimsel bir çalışmadır. Araştırmanın evrenini 2002-2003 eğitim-öğretim yılında Adana ili Yüreğir ve Seyhan merkez ilçelerindeki ortaöğretim kurumlan oluşturmuştur. Bu evren içerisinden tesadüfi küme örnekleme yöntemi ile seçilen 1 1 orta öğretim kurumunda görev yapan 207 branş öğretmeni araştırmanın örneklemini oluşturmuştur. Bu araştırma için gerekli veriler araştırmacı tarafından geliştirilen ölçeğin uygulanması ile elde edilmiştir. Ölçek iki bölümden oluşmaktadır. Birinci bölüm kişisel bilgiler, ikinci bölüm 19 maddeden oluşan demokratik tutum cümlelerinden oluşmaktadır. Araştırmadan elde edilen bulgular şu şekilde özetlenebilir: 19 maddelik tutum ölçeğinin Katılım, Bilimsellik, Eşitlik, Devletin Bireye Karşı Sorumlukları, Ayrımcılık ve Adalet alt ölçeklerine ilişkin olarak aldıkları tutum puanlarına göre ortaöğretim kurumlarında çalışan öğretmenlerin; katılımcı, bilimsel düşüncelere sahip, eşitlikçi, hoşgörülü (ırk, dil, din, toplumsal sınıf Vb. aynım gözetmeyen), adalete ve devletin bireye karşı sorumluluklarını yerine getirmesine önem veren tutumlara sahip oldukları söylenebilir. Çalıştıkları lise türüne, mezun oldukları kurum düzeyine, hizmet içi eğitim programlarına katılıp katılmamalarına, kıdem ve medeni durumlarına göre ortaöğretim kurumlarında görev yapan öğretmenlerin Katlimi, Bilimsellik, Eşitlik, Devletin Bireyen Karşı Sorumlulukları, Ayrımcılık, Adalet ak ölçeklerine ilişkin olarak tutumları arasında anlamlı bir farklılık bulunmamıştır. Ortaöğretim kurumlarında görev yapan öğretmenlerin branşlarına göre Katılım, Eşitlik, Devletin Bireye Karşı Sorumlulukları, Ayrımcılık, Adalet alt ölçeklerinden aldıkları tutum puanları arasında anlamlı bir farklılık bulunmamıştır. Bilimsellik alt ölçeğinden aldıkları tutum puanlan arasındaki fark Resim-Müzik-Beden Eğitimi öğretmenleri lehine anlamlı bulunmuştur. Ortaöğretim kurumlarında çalışan öğretmenlerin yaşlarına göre Katılım, Bilimsellik, Devletin Bireye Karşı Sorumlulukları, Ayrımcılık, Adalet alt ölçeklerinden aldıkları tutum puanlan arasında anlamlı bir fark bulunamamıştır. Eşitlik alt faktöründen aldıkları tutum puanlan arasındaki fark ise (p<.05 anlamlılık düzeyi) 21-25 yaş grubu lehine anlamlı bulunmuştur. Öğretmenlerin cinsiyetine göre Katılım, Bilimsellik, Eşitlik, Devletin Bireye Karşı Sorumlulukları, Adalet alt ölçeklerinden aldıkları tutum puanlan arasındaki fark anlamlı bulunmamıştır. Ayrancılık alt faktöründen alman tutum puanlan arasındaki fark bayan öğretmenler lehine anlamlı bulunmuştur. Anahtar Kelimeler: Demokratik tutum, Ortaöğretim

Demokratik tutumLise öğretmenleriLiseler+2
Reyhan Yurtseven
Çukurova University · Sosyal Bilimler Enstitüsü
2003
00
Yüksek LisansAçık ErişimTR

İlköğretim 3. 4. ve 5. sınıf çocuklarının arkadaşlık konusundaki görüşleri ve arkadaş seçimlerinin etkileyen etmenler

ÖZET İLKÖĞRETİM 3. 4. VE 5. SINIF ÇOCUKLARININ ARKADAŞLIK KONUSUNDAKİ GÖRÜŞLERİ VE ARKADAŞ SEÇİMLERİNİ ETKİLEYEN ETMENLER Rezzan GÜNDOGDU Yüksek Lisans Tezi, Eğitini Bilimleri Anabilim Dalı Danışman : Yard. Doç. Dr. Meral Atıcı Şubat - 2003, 145 sayfa Bu araştırmanın amacı, ilköğretim 3. 4. ve 5 sınıf öğrencilerinin arkadaşlık konusundaki görüşleri ve arkadaş seçimlerini etkileyen etmenlerin neler olduğunun ortaya çıkarılmasıdır. Bu çalışma, 2001-2002 eğitim-öğretim yılında Niğde İl Merkez' inde bulunan alt, orta ve üst sosyo-ekonomik düzeyi temsil eden 3 ilköğretim okulundaki 355 öğrenci üzerinde yürütülmüştür. Araştırmanın verileri öğrenciler için hazırlanan anket formu ile, araştırmanın amaçları doğrultusunda ve uzmanların denetiminde toplanmıştır. Araştırmada öncelikle açık uçlu sorulara öğrencilerin verdiği yanıtlar içerik analizi yöntemiyle çözümlenmiştir. Bu analiz sonucunda ortaya çıkan temaların okul, cinsiyet ve sınıf düzeylerine göre ayrı ayrı yüzde ve frekans değerleri hesaplanmıştır. Ortaya çıkan bu yüzde ve frekans değerleri arasındaki ilişkiler incelenmiştir. Sonuçta, çocukların arkadaşı; iyi olan, dürüst olan, çalışkan olan kişi olarak tanımladıkları görülmüştür. Arkadaş tanımında kız ve erkek öğrencilerin benzer özelliklere dikkat ettiği görülmüştür. Ancak sınıf düzeylerine göre farklılıklar olduğu görülmüştür. Sınıf düzeyi yükseldikçe, çocukların arkadaşı tanımlamada kullandıkları özelliklerin de arttığı bulunmuştur. vıuÇocukların arkadaş seçiminde etkili olan faktörler incelenmiş, fark etmez cevabının en fazla tercih edilen madde olduğu, kendi cinsinden birini seçme eğilimlerinin, karşı cinsten birini seçme eğiliminden daha fazla olduğu bulunmuştur. Yine arkadaş seçiminde aynı yaşta olup-olmamaya ise, araştırmaya katılan öğrencilerin yarısı önem verirken diğer yarısı bunun o kadar önemli olmadığı yönünde görüş bildirmişlerdir. Anne-baba ve öğretmenlerin çocukların arkadaş seçimine karıştıkları yönünde bir sonuç çıkmıştır. Anne-baba ve öğretmenlerin çocukların arkadaş seçiminde önem vermelerini istedikleri özelliklerin aynı olduğu bulunmuştur. Bu özellikler ise, iyi olma, dürüst olma, çalışkan olma ve kötü olmamadır. Anahtar Kelimeler: Arkadaş, Arkadaşlık ıx

Arkadaş seçimiArkadaşlıkÇocuklar+1
Rezzan Gündoğdu
Çukurova University · Sosyal Bilimler Enstitüsü
2003
00
Yüksek LisansAçık ErişimTR

Mizah Tarzları Ölçeği`nin (Humor Styles Questionnaire) uyarlama çalışması

Bu araştırma mizah kullanımındaki bireysel farklılıklarla ilişkili dört boyutu ölçen çok boyutlu bir ölçeği (Humor Styles Questionnaire) Türk kültürüne uyarlamak amacıyla yapılmıştır. Ölçeğin uyarlama çalışmaları içinde çevirisi gerçekleştirilmiş, yapılan çeviri uzmanlarca değerlendirilip, geri çeviri yöntemi aracılığı ile orijinal formla eşdeğerliği sınanmış, yapı geçerliği, ölçüt bağıntılı geçerlik ile iç tutarlık ve test-tekrar test güvenirliği ile ilgili çalışmalar yapılmıştır. Araştırma, Çukurova Üniversitesinin farklı fakültelerine devam eden toplam 1363 üniversite öğrencisi ile gerçekleştirilmiştir. Yapı geçerliği için gerçekleştirilen ilk çalışma 530 kişilik bir örneklemde, ikinci çalışma 495 kişilik bir örneklemde, ölçüt bağıntılı geçerlik çalışmaları 137 ve 138 kişilik iki ayrı örneklemde ve test-tekrar test güvenirliği 15 gün arayla 63 kişilik bir örneklemde gerçekleştirilmiştir. Ölçeğin geçerlik ve güvenirliğini sınamak için yapılan analizlerde ölçeğin orijinalindeki gibi dört faktörden oluştuğu ve 32 maddenin orijinal İngilizce formda yer aldıkları faktörlere yüklendikleri görülmüştür. Anahtar Kelimler: Mizah, mizah duygusu, mizah tarzları, mizah ölçekleri

MizahMizah duygusuMizah tarzları+1
E. Ercüment Yerlikaya
Çukurova University · Sosyal Bilimler Enstitüsü
2003
00
Yüksek LisansAçık ErişimTR

İlköğretim 5. 6. ve 7. sınıflarda görülen duygusal ve davranışsal sorunların bazı değişkenler açısından incelenmesi (Adana ili Merkez örneği)

ÖZET İLKÖĞRETİM 5.,6. VE 7. SINIFLARDA GÖRÜLEN DUYGUSAL VE DAVRANIŞSAL SORUNLARIN BAZI DEĞİŞKENLER AÇISINDAN İNCELENMESİ (ADANA İLİ MERKEZ ÖRNEĞİ) Ferah ÇEKİCİ Yüksek Lisans Tezi, Eğitim Bilimleri Bölümü Danışman: Doç.Dr. S.Sonay GÜÇRAY Ocak, 2003, 85sayfa Bu çalışmada 11-14 yaşlan arasında olan öğrencilerin duygusal ve davranışsal sorunlarını belirlemede öğrencilerin kendilerini değerlendirmeleri ile öğretmenlerin öğrencileri değerlendirmeleri açısından yaş, sosyoekonomik düzey ve cinsiyete göre gruplar arasında farklılaşma olup olmadığını belirlemek amaçlanmıştır. Ayrıca, öğrenci değerlendirmeleri ile öğretmen değerlendirmeleri arasında görüş birliği olup olmadığı da araştırılmıştır. Araştırmanın örneklemini 2001-2002 eğitim ve öğretim yılında Adana ili merkez ilçelerinde (Yüreğir ve Seyhan) ilköğretim 5.,6. ve 7. sınıfa devam etmekte olan dokuz okuldan toplam 767 öğrenci ve bu öğrencilerin sınıf rehber öğretmenleri olan 27 öğretmen oluşturmaktadır. Araştırmada, gençlerin duygusal ve davranışsal sorunlarını belirlemek için 11-18 Yaş Grubu Gençler İçin Kendini Değerlendirme Ölçeği (YSR) öğretmenlerin öğrencilerine ilişkin duygusal ve davranışsal sorunlarını ölçmeleri için ise Çocuk ve Ergenlerde Davranış Değerlendirme Ölçeği Öğretmen Bilgi Formu (TRF) kullanılmıştır. Ayrıca, araştırmanın amaçlan doğrultusunda araştırmacının kendisi tarafından Öğrenci Kişisel Bilgi Formu hazırlanırken, sosyo-ekonomik düzeyleri belirlemek amacıyla Bacanlı (1997) tarafından geliştirilen Sosyo-ekonomik Düzey Belirleme Ölçeği, araştırmanın amaçlan gözönüne alınarak değişikliğe uğratılarak kullanılmıştır.Araştırma sonucunda, hem öğretmenler hem de öğrenciler erkeklerde dışsallaştırma sorunlarının, kızlarda ise içselleştirme sorunlarının daha fazla görüldüğü sonucuna varmışlardır. Ayrıca alt sosyoekonomik düzeyden olan öğrencilerin, diğer sosyoekonomik düzeyden olan öğrencilere göre daha fazla problem davranış gösterdikleri öğretmenler ve öğrenciler tarafindan ifade edilmektedir. İçselleştirme, Dışsallaştırma ve Toplam Problem davranışlar yönünden, öğretmen ve öğrenci değerlendirmeleri karşılaştırıldığında ise, öğrencilerin öğretmenlerine kıyasla kendilerinde daha fazla sorun davranış ifade etmişlerdir. Anahtar Kelimeler: içselleştirme sorunları, dışsallaştırma sorunları, 11- 14 yaş grubu öğrenciler

Davranış bozukluklarıDuygusal sorunlarDışsallaştırma+2
Ferah Çekici
Çukurova University · Sosyal Bilimler Enstitüsü
2003
00
DoktoraAçık ErişimTR

Bilişsel farkındalık stratejilerinin Türkçe dersine ilişkin tutum, okuduğunu anlama ve kalıcılığa etkisi

Araştırmada geliştirilen BFOA stratejisinin uygulandığı deneysel yapıdaki Türkçe öğretimi ile, kontrol grubunda uygulanan geleneksel yapıdaki Türkçe öğretiminin öğrencilerin; bilişsel farkındalık becerilerinin gelişimine, okuduğunu anlama başarılarına, ve derse ilişkin tutumlarına olan etkisi ve bunların kalıcılığı karşılaştırılmıştır. Araştırma öntest- sontest kontrol gruplu deneme modelinde tasarlanmıştır. BFOA stratejisi araştırmanın bağımsız değişkenini oluştururken, okuduğunu anlama başarısı ve Türkçe dersine ilişkin tutumlar ise bağımlı değişkenini oluşturmaktadır. Stratejinin kullanılabilir olup- olmadığını sınamak için bir ay süreyle pilot uygulama yapılmıştır.Asıl uygulama ise farklı gruplarda bulunan deney ve kontrol grupları üzerinde bir yarıyılda yapılmıştır. Araştırma Hatay- Antakya merkez ilçede tanımlanan B.G.ve H.M. İlköğretim Okullarının 7. sınırlarındaki deney ve kontrol grupları üzerinde gerçekleştirilmiştir. Örneklem, amaçlı örneklem yöntemlerinden benzeşik örnekleme yöntemi ile belirlenmiştir. Çalışma evreninde belirlenen 8 okulda birbirine; basan, sosyoekonomik düzey, tutum ve bilişsel farkındalık becerileri açısından en çok benzeyen iki denk grup deney ve kontrol grubu olarak tanımlanmıştır. Deney grubunda BFOA stratejisi uygulanırken, kontrol grubunda geleneksel yapıdaki Türkçe öğretimi uygulanmıştır. Araştırmada; BFOA Ölçeği, IOWA Okuduğunu Anlama Başarı Testi, Türkçe Dersi Tutum Ölçeği, SED Ölçeği, Bilişsel Farkındalık Görüşme Formu, Bilişsel Farkındalık Gözlem Formu, Araştırma Güncesi, Öğrenci Değerlendirmesi ve Haftalık İzleme Testleri olmak üzere toplam 9 adet ölçme aracı kullanılmıştır. Böylece nicel olarak elde edilen bulgular, nitel olarak da kontrol edilmiş ve desteklenmiştir. Bu ölçme araçlarından "BFOA Ölçeği" deney grubunda uygulanan stratejinin etkililiğini ölçmek için, bu araştırmada geliştirilmiştir. Ölçeğin Cr. Alpha değeri.83 ve ölçümler arası Pearson Momentler çarpım korelasyonu.77 olarak hesaplanmıştır. Nicel verilerin analizinde; frekans, yüzde, aritmetik ortalama, standart sapma, eşli gruplar t testi, bağımsız gruplar t testi, yinelenmiş ölçümler varyans analizi (ANOVA) ve kovaryans analizi (ANCOVA) istatistiksel teknikleri kullanılmıştır. Nitel verilerin analizinde ise her ölçme aracının yapısına özgü nitel veri analiz yöntemleri kullanılmıştır. Elde edilen sonuçlarda deney grubunda uygulanan BFOA stratejisinin, kontrol grubunda uygulanan geleneksel öğretime göre;. öğrencilerin Türkçe dersindeki bilişsel farkındalık düzeylerini hem artırmada (p=.000), hem de bunun kalıcılığını sağlamada (p=.0O0) anlamlı fark oluşturduğu,. öğrencilerin okuduğunu anlama becerilerini hem artırdığı (p-.000), hem de kalıcılığını sağlayarak (p=.000) anlamlı fark oluşturduğu,. öğrencilerin Türkçe ders tutumlarını olumlu ve anlamlı olarak etkilediği (p=.000), ancak tekrar geleneksel eğitime dönüş ile birlikte bu tutumların olumsuz yönde etkilendiği (p=.50) ortaya çıkmıştır. Sonuç olarak; bilişsel farkındalık stratejisinin Türkçe dersinde; öğrencilerin bilişsel farkındalık becerilerini artırdığı, öğrencilerin okuduğunu anlama başarısını artırdığı, öğrencilerin derse ilişkin tutumlarını olumlu yönde artırdığı ve buna ek olarak bilişsel farkındalık becerileri ve okuduğunu anlama başarıları açısından kalıcılığı sağladığı söylenebilir.Anahtar Kelimeler: Bilişsel Farkındalık, Strateji, Okuduğunu Anlama, Türkçe Eğitimi, Düşünme Becerileri, Öğrenme, Öğretme

Bilişsel farkındalıkFarkındalıkOkuma-anlama+5
İsmail Gelen
Çukurova University · Sosyal Bilimler Enstitüsü
2003
00
Yüksek LisansAçık ErişimTR

İlköğretim okullarında görev yapan 1., 2., 3., 4. ve 5. sınıf öğretmenlerinin 2005 öğretim programlarına ilişkin görüşleri

Bu araştırmada 2005 öğretim programlarına yönelik 1., 2., 3., 4. ve 5. sınıf öğretmenlerinin2005 öğretim programlarına ilişkin görüşleri arasındaki farkın belirlenmesi amaçlanmıştır.Araştırmanın evrenini İstanbul İlinde görev yapan 40395 sınıf öğretmeni oluşturmaktadır.Araştırmanın örneklemini ise evren içerisinde küme örnekleme yöntemi ile belirlenen 8 ilçedegörev yapan 386 öğretmen oluşturmaktadır.Bu araştırmada betimsel araştırma yöntemlerinden genel tarama modeli kullanılmıştır. VerilerDoç. Dr. Seval Fer, Serkan Demir ve Abdülkadir İnan tarafından geliştirilen 94 soruluk biranket yoluyla elde edilmiştir. Anketin faktör analizi, geçerlik ve güvenirlik yapılmış ve tekyönlü varyans analizi için SPSS ( Statistical Package for social sciences ) bilgisayar programıkullanılmıştır.Araştırma bulgularına göre 2005 öğretim programlarının hazırlık boyutuna ilişkin 1., 2., 3., 4.ve 5. sınıf öğretmenlerinin görüşleri arasında farklılık olmadığı tespit edilmiştir. Buna karşınkazanımlar ve temalar, öğrenme süreçleri ve izleme ve değerlendirme boyutlarına ilişkin 1.,2., 3., 4. ve 5. sınıf öğretmenlerinin görüşleri arasında farklılığın olduğu tespit edilmiştir.Araştırmanın bulgularına göre, 2005 öğretim programı ile ilgili hizmet içi eğitimlerinyapılması, bu eğitimlere öğretmenlerin katılması için gerekli girişimlerde bulunulması vezümre toplantılarının daha fazla ve etkili bir şekilde yapılması, diğer sınıf zümre öğretmenleriile paylaşımın arttırılması için girişimlerde bulunulması önerilmiştir.

Serkan Demir
Yıldız Technical University · Sosyal Bilimler Enstitüsü
2006
00
DoktoraAçık ErişimTR

İş birliğine dayalı öğretim tasarımının öğrencilerin öğrenme yaklaşımlarına, akademik başarılarına ve öğrenmenin kalıcılığına etkisi

Son yıllarda özellikle okulların öğrencilerine en iyi eğitimi sunma yolundaki artan çabalan, heterojen sınıflarda öğretimin en etkili şekilde nasıl sağlanabileceği yönündeki çalışmaların artmasına neden olmuş ve bu çalışmalar da öğretim tasannu alanında yoğunlaşmıştır. Öğretim tasannu alanında yapılan çalışmalar ile ortaya konan öğrenen merkezli tasarımlardan biri olan işbirliğine dayalı öğretim tasarımları bu çalışmanın odak noktasını oluşturmaktadır. Çalışma işbirliğine dayalı öğrenmeyi merkeze alarak öğrenme-öğretme süreci açısından önemli olan öğrenme yaklaşımları, akademik basan ve öğrenmenin kalıcılığı değişkenleri üzerindeki etkisini belirlemeyi hedeflemiştir. Kontrol gruplu öntest- sontest-tekrartest modeline göre gerçekleştirilen araştırma Sultanahmet Anadolu Teknik Lisesi Tesviye Bölümü "Cisimlerin Dayanımı" dersini alan üçüncü sınıf öğrencileri üzerinde yürütülmüştür. Deney ve kontrol gruplan 15 'er kişiden oluşmaktadır. Çalışmada, araştırmacı ve uzmanlar tarafından hazırlanarak, geçerlik ve güvenilirlik çalışmaları yapılmış akademik basan testi, uygulamadan önce, uygulamadan hemen sonra ve öğrenmenin kalıcılığım belirlemek amacıyla iki ay sonra olmak üzere üç kez uygulanmıştır. Öğrencilerin öğrenme yaklaşımların belirlemek üzere Biggs tarafından geliştirilen Öğrenme Yaklaşımları Envanteri kullanılmıştır. Envanterin dilsel eşdeğerlik, geçerlik ve güvenirlik çalışmaları araştırmacı tarafından gerçekleştirilmiştir. Araştırma sonucunda; "Akademik başarı öntestinden alınan puanlar kontrol edildiğinde, işbirliğine dayalı öğretim tasannu ile ders alan öğrencilerin akademik basan son test puanlan, anlatım temelli öğretim tasannu ile ders alan öğrencilerin puanlarından yüksektir." denencesi ispatlanmıştır. "Akademik basan son testinden alman puanlar kontrol edildiğinde, işbirliğine dayalı öğretim tasarımı ile ders alan öğrencilerin akademik basan kalıcılık testi puanlan, anlatım temelli öğretim tasarımı ile ders alan öğrencilerin puanlarından yüksektir." denencesi ispatlanamamıştır. "Denel işlem öncesi alman derin öğrenme puanlan kontrol edildiğinde, işbirliğine dayalı öğretim tasannu ile ders alan öğrencilerin derin öğrenme puanlan, anlatım temelli öğretim tasannu ile ders alan öğrencilerin puanlarından yüksektir" denencesi ispatlanmıştır. "Denel işlem öncesi alman yüzeysel öğrenme puanlan kontrol edildiğinde, işbirliğine dayalı öğretim tasannu ile ders alan öğrencilerin yüzeysel öğrenme puanlan, anlatım temelli öğretim tasarımı ile ders alan öğrencilerin puanlarından düşüktür"; denencesi ispatlanamamıştır.Anahtar kelimeler: öğretim tasannu, işbirliğine dayalı öğrenme, öğrenme yaklaşımı, derin öğrenme, yüzeysel öğrenme.

Akademik başarıKavram kalıcılığıÖğrenme+4
Esma Çolak
Yıldız Technical University · Sosyal Bilimler Enstitüsü
2006
00
Yüksek LisansAçık ErişimTR

İlköğretim 2. kademe öğrencilerinin saldırgan davranışlar gösterme düzeylerine göre boş zaman değerlendirme etkinliklerinin incelenmesi

11 ÖZET İLKÖĞRETİM 2. KADEME ÖĞRENCİLERİNİN SALDIRGAN DAVRANIŞLAR GÖSTERME DÜZEYLERİNE GÖRE BOŞ ZAMAN DEĞERLENDİRME ETKİNLİKLERİNİN İNCELENMESİ Ersim ÇIPLAK Yüksek Lisans Tezi, Eğitim Bilimleri Anabilim Dalı Danışman: Yard. Doç. Dr. Sabahattin Çam Nisan, 2004, 96 Sayfa Bu çalışmada, ilköğretim 2. kademe öğrencilerinin saldırgan davranışlar gösterme düzeylerine ve cinsiyetlerine göre boş zaman değerlendirme etkinliklerinin farklılaşıp farklılaşmadığı incelenmiştir. Örneklem, Adana'nın Seyhan ilçesinde bulunan ilköğretim okullarının 6., 7. ve 8. sınıflarına devam eden 346 öğrenciden oluşmaktadır. Araştırmada veriler, "Boş Zaman Değerlendirme Anketi" ile toplanmıştır. Verilerin analizinde frekans, yüzde ve ki-kare tekniklerinden yararlanılmıştır. Araştırmanın bulgularına göre, saldırganlık düzeyi yüksek olan Öğrencilerin daha çok sportif etkinliklerle boş zamanlarım değerlendirdikleri bulunmuştur. Saldırganlık düzeyi düşük olanların ise, sanatsal/yaratıcı etkinlikler yaptıkları tespit edilmiştir. Pasif boş zaman değerlendirme etkinliklerine bakıldığında, saldırganlık düzeyi yüksek ve saldırganlık düzeyi düşük öğrencilerin en çok eğlendirici ve dinlendirici etkinlikleri yaptıkları saptanmıştır.Cinsiyete göre, kızların daha çok sanatsal yaratıcı etkinlikleri yaptıkları bulunmuştur. Erkeklerin ise, sportif etkinlikleri daha çok yaptıkları saptanmıştır. Pasif boş zaman değerlendirme etkinliklerine bakıldığında, kızların ve erkeklerin en çok eğlendirici ve dinlendirici etkinlikleri yaptıkları tespit edilmiştir. Anahtar kelimeler: Boş zaman, Boş zaman değerlendirme, Aktif boş zaman değerlendirme, Pasif boş zaman değerlendirme, Saldırganlık

Boş zamanları değerlendirmeSaldırganlıkÖğrenci davranışı+2
Ersun Çıplak
Çukurova University · Sosyal Bilimler Enstitüsü
2004
00
Yüksek LisansAçık ErişimTR

İlköğretim I. kademe öğretmenlerinin sınıf içi problem davranışlara yönelik müdahalelerinin incelenmesi

ÖZET İLKÖĞRETİM I. KADEME ÖĞRETMENLERİNİN SINIF IÇI PROBLEM DAVRANIŞLARA YÖNELİK MÜDAHALELERİNİN İNCELENMESİ Ahmet ATÇI Yüksek Lisans Tezi, Eğitim Bilimleri Anabilim Dalı DanışmanYrd. Doç. Dr. Meral ATICI Nisan,2004, 90 sayfa Bu araştırmada; ilköğretim I. kademe 4. ve 5. sınıf öğretmenlerinin sınıflarında karşılaştıkları problem davranışlar ve bu davranışlara karşı müdahalelerinin neler olduğu incelenmiştir. Ayrıca problem davranışların, okulun sosyo-ekonomik düzeyine, sınıf düzeyine, öğretmenin deneyimine ve sınıftaki öğrenci sayısına göre farklılaşıp farklılaşmadığına bakılmıştır. Ayrıca problem davranışlara müdahalelerin öğretmenin cinsiyetine ve deneyimine göre değişip değişmediği, problem davranışı yapan öğrencinin cinsiyetinin ve basan durumunun öğretmenin müdahalesini etkileyip etkilemediği ve öğretmenlerin problem davranışlarla başetmede okul psikolojik danışmanıyla ne tür işbirliği yaptığı da incelenmiştir. Araştırmanın çalışma evrenini, 2003-2004 eğitim öğretim yılında Adana İli Yüreğir ve Seyhan ilçelerindeki ilköğretim okullarında görev yapan sınıf öğretmenleri oluşturmaktadır. Bu çalışmada olasılık temelli olmayan örneklem tekniklerinden amaçlı örneklem tekniği kullanılmıştır. Amaçlı örneklem tekniklerinden maksimum çeşitlilik örneklemesi yoluyla alt, orta ve üst sosyo-ekonomik düzey 9 okuldan 16 sınıf öğretmeni araştırmaya katılmıştır. Araştırma için gerekli olan veriler nitel araştırma yöntemlerinden gözlem ve görüşme yoluyla toplanmıştır. Gözlem ve görüşmeler araştırmacı tarafından geliştirilen yan yapılandırılmış gözlem ve görüşme formu kullanılarak gerçekleştirilmiştir. 16 öğretmenin sınıfında toplam 48 gözlem yapılmış ve öğretmenlerle de birer kez görüşülmüştür.Verilerin içerik analiziyle çözümlenmesi sonucunda, söz almadan konuşma ve arkadaşıyla konuşma sınıflarda en çok gözlenen problem davranışlar olarak ortaya çıkmıştır. Bunun yanında gürültü yapma, derse ilgisizlik, yerinden kalkıp dolaşma ve sesli parmak kaldırma da sınıflarda sıkça gözlenmiştir. Arkadaşıyla kavga etme, başkasının eşyasına zarar verme ve araç gereç getirmeme davranışları en az gözlenen problem davranışlardır. Okulun sosyo-ekonomik düzeyine, sınıfın düzeyine, öğretmenin deneyimine ve sınıftaki öğrenci sayısına göre problem davranışlarda büyük farklılıklar görülmemekle birlikte bütün sınıflarda söz almadan konuşma ve arkadaşıyla konuşma en çok gözlenen problem davranışlar arasında yer almaktadır. Emir verme, işaret kullanma ve görmezden gelme öğretmenlerin problem davranışlarla baş etmede en çok kullandıkları yöntemlerdir. Bununla birlikte öğretmenler tarafından sıkça kullanılan yöntemler; göz iletişimi kurma, ismini söyleme, azarlama, soru sorma, tehdit etme, fiziksel yakınlık, mizah kullanma ve eleştirmedir. Problem davranışlara müdahaleler, öğretmenin cinsiyetine ve deneyim yılına göre benzerlik göstermekle birlikte bazı faklılıklarda vardır. Anahtar Kelimeler: İstenmeyen Davranış, Müdahale Stratejisi, Sınıf Yönetimi

Problem davranışSınıf içi davranışlarSınıf öğretmenleri+4
Ahmet Atcı
Çukurova University · Sosyal Bilimler Enstitüsü
2004
00
Yüksek LisansAçık ErişimTR

Eğitimde toplam kalite yönetim anlayışına göre hizmet içi eğitime katılan öğretmen ve yöneticilerin iş motivasyonuna ilişkin durum ve görüşlerinin araştırılması

Bu araştırma eğitimde toplam kalite yönetimiyle ilgili hizmet içi eğitime (HÎE) katılan öğretmen ve yöneticilerin iş motivasyonuna ilişkin durumlarını ve görüşlerini belirlemek amacıyla yapılmıştır. Bu amaçla kalite eğitimi programlarının öğretmen ve3 yöneticilerin iş motivasyonu üzerinde nasıl ve ne derece etkili olduğu belirlenmiştir. Araştırmanın çalışma evrenini, adana il seyhan ve yüreğir merkez ilçelerinde bulunan ilköğretim okulları oluşturmuştur.. Araştırma örneklemini 231'i müfredat Laboratuar ilköğretim okullarından (MLO) 89'u müfredat laboratuar okulu olmayan diğer resmi okullardan (MLOOİO) olmak üzere toplam 288 öğretmen ve 32 yönetici oluşturmuştur. Araştırmada veriler, araştırmacı tarafından hazırlanan anket formu ve yan yapılandırılmış görüşme formu kullanılarak toplanmıştır. Araştırma verilerinin analizinde yüzde, frekans ve ki-kare testi kullanılmıştır. Araştırmada elde edilen bulgulardan şu sonuçlar çıkartılmıştır: 1. TKY eğitimleri genellikle il formatörleri tarafından verilmiştir. Öğretmen ve yöneticilere göre TKY eğitimi konulan kısmen verilmiştir. 2. Öğretmen ve yöneticilerin TKY eğitimi öncesi eğitimden beklentisi yüksektir. 3. Eğitim öncesinde karar verilen etkinliklerin yerine getirilmesine ilişkin öğretmen ve yöneticilerin görüşleri arasında birkaç madde dışında anlamlı fark bulunmamıştır. 4. eğitimde toplam kalite yönetimiyle (ETKY) ilgili HİE programlan öğretmen ve yöneticilerin iş motivasyonu düzeylerini kısmen etkilemiştir. Ancak öğretmen ve yöneticilerin TKY çalışmalarına gönüllü ve etkin katılımları düşüktür.5. Öğretmen ve yöneticilerin TKY uygulamasında karşılaştıkları sorunlar, iş motivasyonu düzeylerini düşürmüştür. 6. ETKY uygulamasında öğretmen ve yöneticilerin iş motivasyonunun sürekliliğini sağlayacak etkinlikler hiç yerine getirilmemekte yada kısmen getirilmektedir. 7. TKY uygulamasında hem maddi hem de maddi olmayan ödüllerin kullanılmasına ilişkin öğretmen ve yöneticilerin beklentileri yüksektir. Maddi olan ve olmayan ödüllerin iş motivasyonuna etkisine ilişkin öğretmen ve yönetici görüşleri birkaç madde dışında anlamlı fark göstermemektedir. Anahtar Sözcüler: Hizmet İçi Eğitim, Toplam Kalite Yönetimi, İş Motivasyonu, Eğitimde Toplam Kalite

EğitimEğitim yönetimiHizmet içi eğitim+5
Mükerrem Taş Akbulut
Çukurova University · Sosyal Bilimler Enstitüsü
2004
00
DoktoraAçık ErişimTR

İlköğretim dördüncü sınıf sosyal bilgiler dersinde proje yaklaşımlı öğretimin öğrencilerin çözme becerilerine, tutumlarına, akademik başarılarına ve kalıcılığa etkisi

Bu çalışmada, proje yaklaşımlı öğretimin ilköğretim dördüncü sınıf öğrencilerinin sorun çözme becerilerine, sosyal bilgiler dersine yönelik tutumlarına, akademik başarılarına ve kalıcılığa etkisi araştırılmıştır. Araştırma "Deneysel model" de, öntest - sontest kontrol gruplu desene göre yapılmıştır. Yansız atama ile üç grup oluşturulmuştur. Bu gruplardan birisi deney, diğerleri kontrol grubu olarak alınmıştır. Araştırmacı deney grubu ile bir kontrol grubunun derslerine girmiştir. Araştırma 11 haftalık bir sürede Adana İli Seyhan İlçesi Şehit İlbey Gülbey İlköğretim Okulu dördüncü sınıf öğrencileri üzerinde gerçekleştirilmiştir. Deney grubunda 32, birinci kontrol grubunda 33 ve ikinci kontrol grubunda 32 öğrenci olmak üzere, toplam 97 öğrenci çalışma grubunda yer almıştır. Gruplar; okuldaki akademik başarıları, sosyal bilgiler akademik başarı öntest puanları ve sosyal bilgiler tutum ölçeği öntest puanlarına göre eşitlenmiştir. Araştırma sürecinde elde edilen veriler, SPSS 10.0 istatistik paket programı aracılığıyla çözümlenmiştir. Verilerin aritmetik ortalamaları, standart sapmaları betimsel olarak verildikten sonra, tek yönlü varyans analizleri (Anova) ve kovaryans analizleri (Ancova) yapılmıştır. Araştırma bulgularından elde edilen sonuçlar şöyle özetlenebilir: 1. Sosyal bilgiler akademik başarı sontest puanları açısından proje yaklaşımlı öğretim uygulanan deney grubunun aritmetik ortalaması, geleneksel yöntemle öğretim gören kontrol gruplarından daha yüksektir. Yapılan istatistiksel analizler aradaki bu puan farkının anlamlı düzeyde olmadığım gösterdiğinden, sontest puanları açısından yaklaşımlı öğretim ve geleneksel öğretim yöntemlerinin akademik başarı üzerinde eşit etkiye sahip olduğu belirlenmiştir.IV 2. Proje yaklaşımlı öğretim uygulanan deney grubu ile geleneksel yöntemle öğretim gören kontrol gruplarının, sosyal bilgiler akademik başarı kalıcılık puanları arasında, birinci denencede olduğu gibi, deney grubunun ortalaması yüksek olmasına rağmen, istatistiksel olarak anlamlı bir farklılık olmadığından, kalıcılık puanları açısından proje yaklaşımlı öğretim ve geleneksel öğretim yöntemi akademik başarı üzerinde eşit etkiye sahip olduğu belirlenmiştir. 3. Proje yaklaşımlı öğretim uygulanan deney grubu ile geleneksel yöntemle öğretim gören kontrol gruplarının sosyal bilgiler tutum ölçeğinden almış oldukları sontest puanları arasında deney grubu lehine istatistiksel olarak anlamlı bir farklılık görüldüğünden, tutum ölçeği sontest puanları açısından proje yaklaşımlı öğretimin sosyal bilgiler dersine yönelik tutumlar üzerinde geleneksel yönteme göre daha etkili olduğu belirlenmiştir. 4. Proje yaklaşımlı öğretim uygulanan deney grubu ile geleneksel yöntemle öğretim gören kontrol gruplarının, sosyal bilgiler tutum ölçeğinden almış oldukları kalıcılık puanları arasında istatistiksel olarak anlamlı bir farklılık görüldüğünden, tutum ölçeği kalıcılık puanları açısından proje yaklaşımlı öğretimin sosyal bilgiler dersine yönelik tutumlar üzerinde geleneksel yönteme göre daha etkili olduğu belirlenmiştir. Proje yaklaşımlı öğretimin öğrenci tutumları üzerindeki etkisi devam etmektedir. 5. Proje yaklaşımlı öğretim uygulanan deney grubundaki öğrencilerin Sorun Çözme Becerileri Değerlendirme Formu'ndan almış oldukları 1., 2., 3., 4. ve 5. hafta puanlarının ortalamaları arasında istatistiksel anlamlı farklılıklar olduğundan, proje yaklaşımlı öğretimin öğrencilerin sorun çözme becerileri üzerinde etkili olduğu belirlenmiştir.. Anahtar Sözcükler: Proje yaklaşımlı öğretim, yaratıcılık, eleştirel düşünme, sorun çözme, sosyal bilgiler, öğrenme ve öğretme.

Akademik başarıBaşarıProblem çözme becerisi+6
Mehmet Karakuş
Çukurova University · Sosyal Bilimler Enstitüsü
2004
00
Yüksek LisansAçık ErişimTR

Öğrenmede öz-düzenleme yetkinlik algısına ilişkin bir ölçek geliştirme çalışması

ÖZET ÖĞRENMEDE ÖZ-DÜZENLEME YETKİNLİK ALGISINA İLİŞKİN BİR ÖLÇEK GELİŞTİRME ÇALIŞMASI Huriye TÜRKMEN Yüksek Lisans Tezi, Eğitim Bilimleri Anabilim Dalı Danışman: Yrd. Doç. Dr. Meral ATICI Nisan, 2004, 107 Sayfa Bu çalışma, lise öğrencilerinin öğrenmede öz-düzenleme yetkinlik algılarını ölçmeye yönelik bir ölçme aracı geliştirmek amacıyla yapılmıştır. Ölçeğin geliştirilmesi altı aşamada gerçekleştirilmiştir: Birinci aşamada, lise öğrencilerinin öğrenmede öz-düzenleme yetkinliği hakkında madde havuzu oluşturmak amacı ile nitel araştırma yöntemlerinden görüşme kullanılarak, başarı düzeyi yüksek ve düşük toplam 8 öğrenciye öğrenme ve akademik görevlerini yerine getirme davranışlarını etkileyen faktörlerle ilgili sorular yöneltilmiştir. Elde edilen nitel verilerden ve literatürden yararlanılarak madde havuzu oluşturulmuştur. İkinci aşamada, 100 maddeden oluşan ve 5 noktalı derecelendirmeyle taslak ölçeğe dönüştürülen madde havuzu, farklı cinsiyet, okul, sınıf düzeyi ve alanlardan 593 kişilik bir örnekleme uygulanmıştır. Elde edilen verilerle yapılan açıklayıcı faktör analizi sonuçlan doğrultusunda 5 faktörlü ve 14 maddeli bir ölçek oluşmuştur. Üçüncü aşamada, 5 faktör yapışma sahip ve 14 maddeden oluşan ölçek 858 kişilik bir örnekleme uygulanmıştır. Elde edilen veriler rastlantısal bir biçimde ikiye ayrılmış, ilk yansıyla açıklayıcı ve Cronbach Alfa güvenirlik katsayıları hesaplanmıştır, ikinci yansında ise, doğrulayıcı faktör analizi öğrencilerin ölçekten aldıkları puanlar ile cinsiyet, sınıf düzeyi ve alanlar arasında anlamlı bir farklılık olup olmadığı11 araştırılmıştır. Öğrencilerin yıl sonu ortalamaları ile ölçekten aldıkları puanlar arasındaki ilişki incelenmiştir. Dördüncü aşamada, benzer ve ayırdedici geçerlik çalışmaları yapılmıştır. Ölçek, 86 kişilik bir öğrenci grubuna, benzer ölçek olarak Matematik Yetkinlik Beklentisi Bilgilendirici Kaynaklar Ölçeği ve ayırdedici ölçek olarak Smav Kaygısı Envanteri ile birlikte uygulanmış. MYB-BKÖ alt ölçeklerinden kişisel performanslar alt ölçeği ile ÖDYAÖ Bilişsel Düzenlemeler alt ölçeği arasında.42 (p<01) düzeyinde, Model Alma alt ölçeği ile Sınıf Ortamına İlişkin Düzenlemeler alt ölçeği arasında.37 (p<.01), Yetişkin ve Akran Görüşü Alma arasında.46 (p<.01) ve Planlama ile İlgili Düzenlemeler alt ölçeği arasında.31 (p<.01) düzeyinde anlamlı bir ilişki olduğu görülmüştür. MYB-BKÖ Cesaretlendirilme alt ölçeği ile ÖDYAÖ Bilişsel Düzenlemeler alt ölçeği arasında.36 (p<05) düzeyinde, Heyecanlanma ile Yetişkin ve Akran Görüşü Alma arasında da.35 (p<.01) düzeyinde anlamlı bir ilişki olduğu görülmüştür. SKE toplam puan ve Duyuşsal alt ölçeği ile ÖDYAÖ alt ölçeklerinden Yetişkin ve Akran Görüşü Alma arasında.28 ve Kuruntu alt ölçeği ile ise.23 (p<.01) düzeyinde anlamlı bir ilişki olduğu görülmüştür. SKE -Kuruntu alt ölçeği ile ÖDYAÖ- Bilişsel Düzenlemeler alt ölçeği arasında ise -.20 (p<.05) düzeyinde anlamlı bir ilişki olduğu ortaya çıkmıştır. Beşinci aşamada, ölçeğin 81 kişilik test-tekrar test çalışması, ölçeğin iki hafta ara ile uygulanması sonucu gerçekleştirilmiştir. Test-tekrar test korelasyon değeri ÖDYAÖ alt ölçekleri için sırasıyla Sınıf Ortamına İlişkin Düzenlemeler için.64, Bilişsel Düzenlemeler için.73, Yetişkin ve Akran Görüşü alma için.62 ve Planlama ile İlgili Düzenlemeler için.50 olarak bulunmuştur. Son aşamada ise, ölçekten yüksek ve düşük puan alan 8 öğrenciyle görüşme yapılmış, ve ölçeğin geçerliği nitel verilerle desteklenmiştir. Anahtar kelimeler: Öğrenmede Öz-Düzenleme Yetkinliği, Yetkinlik Beklentisi, Akademik Yetkinlik Beklentisi, Öz-Düzenleme Stratejileri, Akademik Basan.

Akademik başarıAkademik yetkinlikLise öğrencileri+7
Huriye Türkmen
Çukurova University · Sosyal Bilimler Enstitüsü
2004
00
Yüksek LisansAçık ErişimTR

Olumlu ve olumsuz mükemmeliyetçilik ölçeği geliştirme çalışması

Bu çalışmanın amacı ilköğretim okulu ikinci kademede öğrenim gören önergenlerin olumlu ve olumsuz mükemmeliyetçilik özelliklerini ölçmeye yönelik bir ölçme aracı geliştirmektedir. Ölçeğin geliştirilme aşamaları içinde kapsam geçerliği, yapı geçerliği ve ölçüt bağlantılı geçerlik türleri ile iç tutarlık ve test-tekrar test güvenirliği çalışmaları yapılmıştır. Madde havuzunun oluşturulmasında kuramsal temel ve ilgili araştırmalarla birlikte 80 öğrenciye yazdırılan kompozisyon ve 10 öğretmenle yapılan görüşme sonucunda elde edilen verilerden de yararlanılmıştır. Birinci yapı geçerliliği çalışması 382, ikinci yapı geçerliği çalışması ise 648 öğrenciden oluşan bir örneklemde gerçekleştirilmiştir. Ölçüt bağıntılı geçerlik çalışmasında toplam 242 öğrenciden Çocuklar için Depresyon Ölçeği (ÇDÖ), Coopersmith Benlik Saygısı Ölçeği (CBSÖ- Kısa Form) ve Sürekli Kaygı Ölçeği (SKÖ) yardımıyla veriler toplanmıştır. Test- tekrar test güvenirliği çalışma verileri 82 öğrenciden oluşan bir örneklem üzerinden dört haftalık bir arayla elde edilmiştir. Yapı geçerliliği için gerçekleştirilen açıklayıcı faktör analizleri sonucunda 17 madde kalmış ve iki faktörlü bir yapı ortaya çıkmıştır. Bu iki faktörlü yapı doğrulayıcı faktör analizi sonucunda desteklenmiştir. Her iki faktörde altölçek olarak kabul edilmiş, içerikleri incelenerek olumlu mükemmeliyetçilik ve olumsuz mükemmeliyetçilik olarak adlandırılması uygun görülmüştür.11 Altölçeklerin iç tutarlık Cronbach alfa değerleri, madde toplam puan korelasyonları ve test tekrar test güvenirlik katsayılarının yüksek olduğu görülmüştür. Ölçüt bağıntılı geçerlik çalışmaları sonucunda elde edilen ilişki değerleri ölçeğin geçerliliğini destekler niteliktedir. Anahtar Kelimeler: Mükemmeliyetçilik, Olumlu Mükemmeliyetçilik, Olumsuz Mükemmeliyetçinle

Coopersmith Benlik Saygısı EnvanteriMükemmeliyetçilikOlumlu sosyal davranış+5
Oğuzhan Kırdök
Çukurova University · Sosyal Bilimler Enstitüsü
2004
00
Yüksek LisansAçık ErişimTR

Yıldız Teknik Üniversitesi, Yabancı Diller Yüksek Okulu stratejik planlama çalışması

Bu araştırmanın amacı, Yıldız Teknik Üniversitesi, Yabancı Diller Yüksek Okulu,Temel İngilizce Hazırlık Bölümü'nün stratejik planlamasını yapmaktır. Araştırma için alanyazın taraması ile öncelikle stratejik planlama kavramı,süreç ve modelleri hakkında nitel veritoplanmış ve Hunt, Oosting, Stevens, Loudon ve Migliore'nin eğitim örgütleri için önerdiğisüreç basamakları izlenerek Yıldız Teknik Üniversitesi, Yabancı Diller Yüksek Okulu, Temelİngilizce Hazırlık Bölümü'nün stratejik planlaması yapılmıştır. Bu süreç basamakları çeşitliteknik, araç ve analizleri de kapsamaktadır.Araştırmada, eğitim örgütleri için en yaygın olarak kullanılan süreçler ve modellertanıtılmış ve kullanılan sürecin her basamakta içermesi gereken konular detaylandırılmıştır.Temel İngilizce Hazırlık Bölümü'nün yapısı, operasyon ve hizmetlerini yürütmemekanizmaları hakkında toplanan verilerle genel amaç, politika ve ilkeleri, misyonu, vizyonuve mevcut durum tablosu belirlenmiş ve gelecek, bir ile üç yıl ağırlıklı olmak üzere, beş yılvadeli planları, stratejileri, hedef ve hedeflerin eylem planları belirlenmiştir.Sonuç olarak, kurum eğitim öğretim, öğretim kadrosu, yönetim, bina, alt yapı ve bütçekonularını ilgilendiren pek çok gelişimi ve iyileşmeyi hedeflemektedir.

Meltem Yalçın
Yıldız Technical University · Sosyal Bilimler Enstitüsü
2007
00
Yüksek LisansAçık ErişimTR

Karşı cinsle ilişkide sosyal yetkinlik beklentisi ölçeği

Bu araştırma, Türkiye'deki lise öğrencilerinin karşı cinsle yaşadıkları çıkma ilişkilerini, ilişkiyi başlatabilme, sürdürebilme ve sonlandırabilme boyutlarında sosyal yetkinlik beklentilerini ölçebilmek amacıyla yapılmıştır. Ölçeğin geliştirilmesi esnasında; kapsam geçerliği, yapı geçerliği, ölçüt bağıntılı geçerliği ile test-tekrar test güvenirliği sınanmışlar. 91 maddeden oluşan madde havuzunun kapsam ve yapı geçerliliğinin denendiği ilk çalışma 3 farklı okuldan 379 öğrenci ile gerçekleştirilmiştir. Bu ön çalışma sonrasında yapı geçerliliğini belirlemek için de 4 farklı okuldan 433 öğrenciye ulaşılmıştır. Ölçüt-bağıntılı geçerlik için 65 öğrenciden, test-tekrar test güvenirliğini denemek için de geliştirilen Karşı Cinsle İlişkide Başlatabilme, Sürdürebilme ve Sonlandırabilme Boyutlarında Sosyal Yetkinlik Beklentisi Ölçeği'nin üç hafta arayla iki kez uygulandığı 83 öğrenciden toplanan veriler kullanılmıştır. Araştırmanın sonucunda, geliştirilen ölçeğin Başlatabilme, Sürdürebilme ve Sonlandırabilme boyutlarında sosyal yetkinlik beklentisini geçerli ve güvenilir olarak ölçtüğünü ortaya koymuştur. Geliştirilen ölçek toplam puan olarak değerlendirilmeyecek, yukarıda sözü edilen boyutlarda birer alt ölçek olarak kullanılacaktır. Anahtar Kelimeler: Çıkma-Flört, Sosyal Yetkinlik Beklentisi, Yetkinlik Beklentisi, Karşı Cins, Sosyal Yetkinlik Beklentisi Ölçeği

Cinsel ilişkiFlörtLise öğrencileri+4
Vehbi Ünlü
Çukurova University · Sosyal Bilimler Enstitüsü
2004
00
DoktoraAçık ErişimTR

Üniversite öğrencilerinde öznel ve psikolojik iyi olmanın yordayıcılarının incelenmesi

ÖZET ÜNİVERSİTE ÖĞRENCİLERİNDE ÖZNEL VE PSİKOLOJİK IYI OLMANIN YORDAYICILARININ İNCELENMESİ Fulya CENKSEVEN Doktora Tezi, Eğitim Bilimleri Anabilim Dalı Danışman : Prof. Dr. Turan AKBAŞ Kasım, 2004, 210 sayfa Bu çalışmada üniversite öğrencilerinin öznel ve psikolojik iyi olmalarının dışadönüklük, nevrotizm, kontrol odağı, öğrenilmiş güçlülük, sosyal ilişkilerine, boş zaman etkinliklerine ve akademik durumlarına ilişkin hoşnutluk düzeyleri, cinsiyet, sosyo-ekonomik statü ve algılanan sağlık durumu tarafından ne oranda yordandığını belirlemek amaçlanmıştır. Araştırmanın evrenini 2002-2003 Öğretim Yılı'nda Çukurova Üniversitesi' nde okuyan lisans öğrencileri oluşturmaktadır. Araştırmanın örneklemini ise, Çukurova Üniversitesi' nin tüm fakültelerinden oranlı küme örnekleme yöntemi ile seçilen öğrencilerden oluşturmuştur. Uygulama 17-28 yaşları arasında yer alan (X= 21.76) 205 kız, 295 erkek olmak üzere toplam 500 öğrenci üzerinde yapılmıştır. Araştırmada üniversite öğrencilerinin psikolojik iyi olma düzeylerini belirlemek amacıyla "Psikolojik İyi Olma Ölçekleri", öznel iyi olma düzeylerini belirlemek için "Olumlu-Olumsuz Duygu Ölçeği" ve "Yaşam Doyumu Ölçeği" kullanılmıştır. "Psikolojik İyi Olma Ölçekleri"nin araştırmacı tarafından Türkçe'ye uyarlaması yapılmıştır. Ayrıca dışadönüklük ve nevrotizmi belirlemek amacıyla "Eysenck Kişilik Envanteri", kontrol odağı inançlarını belirlemek için "Rotter İç-Dış Kontrol Odağı Ölçeği" ve öğrenilmiş güçlülük düzeylerini belirlemek için ise "Rosenbaum Öğrenilmiş Güçlülük Envanteri" kullanılmıştır. Demografik değişkenleri belirlemek amacıyla "Kişisel Bilgi Formu" hazırlanmıştır. Araştırma sonucunda üniversite öğrencilerinin sosyo-ekonomik düzeylerine göre "yaşam doyumu" ve "öznel iyi olma", "diğerleriyle olumlu ilişkiler", "özerklik", "çevresel hakimiyet" "kendini kabul" ve "psikolojik iyi olma" puanlarının yükseksosyo-ekonomik düzey lehinde farklılaştığı belirlenmiştir. Cinsiyete göre de öznel ve psikolojik iyi olmanın bazı boyutlarında anlamlı farklılıklar elde edilmiştir. Üniversite öğrencilerinin dış kontrol odağı ve öğrenilmiş güçlülük düzeylerine göre hem "öznel iyi olma" ve bileşenleri, hem de "psikolojik iyi olma" ve boyutlarının anlamlı biçimde farklılaştıkları belirlenmiştir. Sonuçlar yüksek öğrenilmiş güçlülük ve iç kontrol odağı düzeyine sahip kişilerin daha fazla öznel ve psikolojik iyi olma ifade ettiklerini göstermektedir. Ayrıca, cinsiyet ve öğrenilmiş güçlülük etkileşiminin öznel ve psikolojik iyi olmanın bazı boyutları üzerinde etkili olduğu belirlenmiştir. Üniversite öğrencilerinde öznel iyi olmayı yordayan değişkenleri saptamak amacıyla yapılan aşamalı regresyon analizi sonucunda açıklanan toplam varyansa katkılarına göre ilk olarak nevrotizm, sonra dışadönüklük, akademik başarıdan algılanan hoşnutluk, öğrenilmiş güçlülük, ebeveyni ve flörtü ile ilişkisinden algılanan hoşnutluk, sosyo-ekonomik statü, cinsiyet, algılanan sağlık durumu, dış kontrol odağı inancı, boş zaman etkinliklerinden algılanan hoşnutluk değişkenleri öznel iyi olmanın anlamlı yordayıcılarıdır. Bu değişkenlerin tamamı toplam varyansın % 63.9'unu açıkladığı belirlenmiştir. Ancak analiz sonucunda arkadaşlarla ilişkilerden algılanan hoşnutluğun öznel iyi olmanın anlamlı yordayıcısı olmadığı görülmüştür. Aşamalı regresyon analizi sonucunda açıklanan toplam varyansa katkılarına göre sırasıyla öğrenilmiş güçlülük, dışadönüklük, nevrotizm, flört ve arkadaşlarla ilişkiden algılanan hoşnutluk, dış kontrol odağı inancı, cinsiyet, ebeveynle ilişkilerinden ve boş zaman etkinliklerinden algılanan hoşnutluk değişkenleri psikolojik iyi olmanın anlamlı yordayıcılarıdır. Bu değişkenlerin tamamı toplam varyansın % 59'unu açıkladığı belirlenmiştir. Ancak analiz sonucunda algılanan sağlık durumu, sosyo-ekonomik statü ve akademik başarıdan algılanan hoşnutluğun psikolojik iyi olmanın anlamlı yordayıcıları olmadığı görülmüştür. Anahtar Kelimeler: Öznel İyi Olma, Psikolojik İyi Olma, Yaşam Doyumu, Olumlu Duygu, Olumsuz Duygu, Diğerleriyle Olumlu İlişkiler, Özerklik, Çevresel Hakimiyet, Bireysel Gelişim, Yaşam Amacı, Kendini Kabul, Dışadönüklük, Nevrotizm, Kontrol Odağı, Öğrenilmiş Güçlülük.

Eğitim psikolojisiPsikolojik iyi oluşÖznel iyi oluş+1
Fulya Cenkseven
Çukurova University · Sosyal Bilimler Enstitüsü
2004
00
Yüksek LisansAçık ErişimTR

Sınıf öğretmenlerinin öğretme-öğrenme süreçlerinde pekiştireç kullanmaya ilişkin tutumlarının değerlendirilmesi

ÖZET SINIF ÖĞRETMENLERİNİN ÖĞRETME-ÖĞRENME SÜREÇLERİNDE PEKİŞTİREÇ KULLANMAYA İLİŞKİN TUTUMLARININ DEĞERLENDİRİLMESİ Atınç ULAY Yüksek Lisans Tezi, Eğitim Bölümleri Bölümü Danışman: Prof. Dr. Adil TÜRKOĞLU Nisan-2004, 111 sayfa Bu araştırmanın genel amacı; ilköğretim I. kademe öğretmenlerinin öğretme- öğrenme süreçlerinde pekiştireç kullanmaya ilişkin tutumlarım çeşitli değişkenlere göre belirlemektir. Bu temel amaç doğrultusunda aşağıdaki sorulara yanıt aranmıştır: Öğretmenlerin "Olumlu Pekiştireç", "Ceza" ve "Kayıtsız Kalma" tutumları; cinsiyet, kıdem, okuttukları sınıfın düzeyi, mezun oldukları okul türü ve öğretmenlerin görev yaptığı okulların sosyo-ekonomik düzeyi (SED) değişkenlerine göre anlamlı farklılık göstermekte midir? Araştırmanın çalışma evreni, 2002-2003 eğitim-öğretim yılında Adana ili Seyhan ve Yüreğir ilçeleri merkez ilköğretim okullarında görev yapan I. kademe sınıf öğretmenleridir. Tesadüfi küme örnekleme yöntemi ile seçilen 24 ilköğretim okulunda görev yapan 311 sınıf öğretmem araştırmanın örneklemini oluşturmuştur. Sınıf öğretmenlerinin öğretme-öğrenme süreçlerinde pekiştireç kullanmaya ilişkin tutumlarını belirlemek amacıyla, Özcan (1998) tarafından hazırlanmış ve uygulanmış "Pekiştireç Kullanmayla İlgili Tutum Ölçeği"nden aslına uygun şekilde yararlanılmıştır. Tutum ölçeğinin yapı geçerliğiyle ilgili faktör analizi ve diğer analizler Özcan tarafından yapılmıştı. Bu araştırmada da ölçeğin yapı geçerliğiyle ilgili faktör analizi ve güvenirlik çalışması (Cronbach-alfa) araştırmacı tarafından tekrarlanmıştır. Faktöranalizi sonucunda ölçek; "Ceza", "Olumlu Pekiştireç" ve "Kayıtsız Kalma" alt boyutlarına ayrılmıştır. Kişisel bilgi formu ve tutum ölçeğinden elde edilen verilerin değerlendirilmesinde; t-testi, tek yönlü varyans analizi, % ve frekans teknikleri kullanılmıştır; Araştırmalardan elde edilen sonuçlar şu şekilde özetlenebilir: 1. Sınıf öğretmenlerinin pekiştireç kullanma tutumları ile; cinsiyetleri ve okuttukları sınıf düzeyleri arasında anlamlı bir fark bulunmamıştır. 2. Sınıf öğretmenlerinin pekiştireç kullanma tutumları ile; kıdemleri ve okulun sosyo ekonomik düzeyi (SED) arasında anlamlı farklar bulunmuştur. 3. Sınıf öğretmenlerinin pekiştireç kullanma tutumları ile mezun oldukları okul türü arasında sadece "Kayıtsız Kalma" alt boyutunda anlamlı bir fark bulunmuştur. Anahtar Kelimeler: Sınıf öğretmenleri, pekiştireçler ve tutum

PekiştireçlerTutumlarÖğretim süreçleri+2
Atınç Ulay
Çukurova University · Sosyal Bilimler Enstitüsü
2004
00
Yüksek LisansAçık ErişimTR

İlköğretim 6, 7 ve 8. sınıflar seçmeli ders programlarının öğretmen ve öğrenci görüşleri doğrultusunda değerlendirilmesi

ÖZET İLKÖĞRETİM 6, 7 VE 8. SINIFLAR SEÇMELİ DERS PROGRAMLARININ ÖĞRETMEN VE ÖĞRENCİ GÖRÜŞLERİ DOĞRULTUSUNDA DEĞERLENDİRİLMESİ Büğe Sonay TAŞ Yüksek Lisans Tezi, Eğitim Bilimleri Anabilim Dalı Danışman: Prof. Dr. Adil TÜRKOĞLU Ekim- 2004, 132 sayfa Bu araştırma ilköğretim 6, 7 ve 8. sınıflar seçmeli ders programlarını öğretmen ve öğrenci görüşleri doğrultusunda değerlendirmek amacıya yapılmıştır. Tarama modelinde betimsel bir çalışmadır. Araştırmanın amaçlarına uygun olarak öğretmen ve öğrencilerin, seçmeli derslerin amaçlan, içeriği, öğrenme öğretme süreçleri ve değerlendirme süreçlerine ilişkin görüşleri ile seçmeli dersler programı uygulamalarına ilişkin genel görüşleri alınmıştır. Çalışma, Adana ili merkez ilçeleri Seyhan ve Yüreğir' deki ilköğretim okullarında yapılmıştır. Küme örnekleme yöntemi ile 17 ilköğretim okulu örnekleme alınmıştır. Örneklem okulların SED' leri de göz önüne alınarak belirlenmiş böylece evreni temsil etme düzeyi artırılmaya çalışılmıştır. Çalışma, bu okullardaki seçmeli derslere giren öğretmenler ile 8. sınıf öğrencileri üzerinde yapılmıştır. Okutulan her bir seçmeli ders için farklı bir şubeye anket uygulanmıştır. Bu araştırmada kullanılan anket formu araştırmacı tarafından, uzman görüşlerine başvurularak hazırlanmıştır, Anket formu iki bölümden oluşmuştur. Birinci bölümde kişisel bilgilere ilişkin sorular, ikinci bölümde seçmeli derslere ilişkin sorular yer almıştır. Öğretmen ve öğrenci anketleri genel olarak aynı olmakla birlikte farklı sorulara da yer verilmiştir.n Araştırma sonucunda okutulan seçmeli derslerin okul idaresi ve öğretmenler kurulu tarafından belirlendiği görülmüştür. Öğretmen ve öğrenciler yeterli olanaklar sağlanır ise bu derslerin öğrenciler tarafından seçilmesi gerektiğini düşünmektedir. Genel olarak seçmeli derslerin öğrenciler için gerekli ve yararlı olduğu ifade edilmiştir. Buna karşılık hem öğretmen hem de öğrencilerin seçmeli derslerin daha da verimli yürütülmesini istedikleri belirlenmiştir. Ders anlatımında genellikle düz anlatım ve soru cevap yöntemleri kullanılmaktadır. Değerlendirme yöntemi olarak da en çok yazılı yoklamalar ve yazılı anlatımın kullanıldığı görülmüştür. Seçmeli dersler programında yenileşme ve gelişme çalışmalarına ihtiyaç duyulduğu belirlenmiştir. Anahtar Kelimeler: Seçmeli dersler, ilköğretim okulu, öğretim programı, program değerlendirme

Ders programlarıSeçmeli ders seçimiÖğrenci görüşleri+4
Bilge Sonay Taş
Çukurova University · Sosyal Bilimler Enstitüsü
2004
00
Yüksek LisansAçık ErişimTR

Çukurova ve Mersin Üniversiteleri sınıf öğretmenliği programlarının değerlendirilmesi

ÖZET Ç.Ü. VE MERSİN ÜNİVERSİTELERİ SINIF ÖĞRETMENLİĞİ PROGRAMININ DEĞERLENDİRİLMESİ SONGÜL TÜRKOĞLÜ Yüksek Lisans Tezi, Eğitim Bilimleri Anabilim Dalı Danışman : Prof. Dr. Adil TÜRKOĞLÜ Aralık 2004, 133 sayfa Bu araştırmada, sınıf öğretmeni yetiştiren Eğitim Fakültelerinde uygulanmakta olan eğitim programlarının değerlendirilmesine yönelik; üniversitelerde okuyan son sınıf öğrencilerinin görüşleri yardımıyla programın etkiliğinin saptanması amaçlanmıştır. Araştırma; giriş, ilgili araştırmalar, yöntem, bulgular ve yorumlar, sonuç ve öneriler olmak üzere beş bölümden oluşmaktadır. Bu araştırma betimsel tarama modelindedir. Araştırmada anket kullanılmıştır. Anketin ön denemesi 25 kişiye uygulanmıştır. Tez danışmanı ve uzmanların görüşleri ile son halini almıştır. Anket 53 soru maddesinden oluşmaktadır. Anket formları; Çukurova ve Mersin Üniversitesinde okuyan toplam 243 son sınıf öğrencisine uygulanmış ve bu anketler geçerli sayılmıştır. Anket uygulaması sonucunda elde edilen veriler amaçlara uygun olarak frekans (f ) ve yüzde (%) testleri kullanılarak analiz edilmiş ve tablolaştırılmıştır. Araştırma sonucunda Çukurova ve Mersin Üniversiteleri Eğitim Fakülteleri Bölümü son sınıf öğrencileri nitelikli bir öğretmenin sahip olması gereken mesleki davranışları programda yer aldığım düşünmektedirler. Öğrenciler programda yer alan alan derslerini yeterli bulmaktadırlar. Genel Kimya, Soyut Matematik ve Fizik gibi sayısal ağırlıklı dersleri istememektedirler. Psikoloji alam ile ilgili dersleri istemektedirler. Öğrenciler haftalık ders saatlerini yetersiz bulmaktadır. Derslerdeanlatım yöntemini ve yazılı yoklamanın her zaman kullanıldığını düşünmektedirler. Öğrenciler sorunlarıyla hiç kimsenin ilgilenmediğini düşünmektedirler. Sosyal etkinlikleri yetersiz bulmaktadırlar. Sınıf öğretmenliği bölümünü Anadolu Öğretmen Lisesi mezunları alınmalıdır. ÖSS'den sonra mülakat yapılmalıdır. Programda yer alan amaç ve davranışlar açık ve net olarak belirtilmelidir. Okul deneyimi için ayrılan süre artırılmalıdır. Rehberlik servisi hakkında bilgi verilmelidir. Anahtar Kelimeler : Sınıf öğretmenliği, program değerlendirme

Ders programlarıMersin ÜniversitesiProgram değerlendirme+6
Songül Türkoğlu
Çukurova University · Sosyal Bilimler Enstitüsü
2004
00
Yüksek LisansAçık ErişimTR

Yabancı dil dersi kitap kitap seçiminde öğrenici ve öğretmen gereksinimleri çözümleme modeli ve bir uygulama

Esra Aydın
Yıldız Technical University · Sosyal Bilimler Enstitüsü
2007
00
DoktoraAçık ErişimTR

Yıldız Teknik Üniversitesi öğrencilerinin, matematik başarıları ile algıladıkları problem çözme becerileri, özyeterlik algıları, bilişüstü özdüzenleme stratejileri ve ÖSS sayısal puanları, arasındaki açıklayıcı ve yordayıcı ilişkiler örüntüsü

Bu çalışmada, Yıldız Teknik Üniversitesi öğrencilerinin matematik başarılan ile öğrenci seçme sınavındaki (ÖSS) sayısal puanlan, algıladıkları problem çözme becerileri, özyeterlik algılan ve bilişüstü özdüzenleme stratejileri arasındaki açıklayıcı ve yordayıcı ilişkiler örüntüsü belirlenmeye çalışılmıştır. Araştırmanın deneklerini, 2005- 2006 öğretim yılında Yıldız Teknik Üniversitesinin farklı bölümlerinde okuyup "Matematik F dersini alan 208'i kız 598'i erkek olmak üzere toplam 806 öğrenci oluşturmuştur. İlişkisel tarama türünde olan araştırmada öğrencilerin bilişüstü özdüzenleme stratejilerini ve özyeterlik algılannı belirlemek amacıyla Pintrich, Smith, Garcia ve McKeachie tarafından geliştirilen ve dilsel eşdeğerlik, geçerlik ve güvenirlik çalışması Altun ve Erden (2006) tarafından yapılan "Öğrenmede Motive Edici Stratejiler Ölçeği" kullanılmıştır. Öğrencilerin algıladıklan problem çözme becerilerini belirlemek amacıyla, Heppner ve Petersen tarafından geliştirilen, dilsel eşdeğerlik, geçerlik ve güvenirlik çalışması, Şahin, Şahin ve Heppner (1993) tarafından yapılan "Problem Çözme Envanteri" kullanılmıştır. Öğrencilerin ÖSS sayısal puanlan YTU Öğrenci İşleri Daire Başkanlığından alınmıştır. Öğrencilerin "matematik F' dersindeki dönem sonu basan ortalamaları, matematik basan puanı olarak kabul edilmiştir. Araştırma bulgularında, öğrencilerin; özyeterlik algılan ile algıladıklan problem çözme becerileri arasında, bilişüstü özdüzenleme stratejileri ile algıladıklan problem çözme becerileri arasında, özyeterlik algılan ile bilişüstü özdüzenleme stratejileri arasında doğrusal yönde anlamlı ilişki olduğu ortaya çıkmıştır. Öğrencilerin, özyeterlik algılan, bilişüstü özdüzenleme stratejileri ve ÖSS sayısal puanlannm matematik başansını yordamada anlamlı bir güce sahip olduğu, diğer taraftan algıladıklan problem çözme becerilerinin matematik başansını yordamda anlamlı bir güce sahip olmadığı belirlenmiştir. Aynca bu bulgulara dayalı olarak söz konusu değişkenler arasındaki ilişkiyi gösteren model, öğrencilerin ÖSS'ye giriş yıllarına göre ayn ayrı doğrulanmıştır.Anahtar Sözcükler: Algılanan problem çözme becerisi, bilişüstü özdüzenleme, stratejileri, öz-yeterlik algısı, ÖSS, matematik başarısı

Bülent Alcı
Yıldız Technical University · Sosyal Bilimler Enstitüsü
2007
00
Yüksek LisansAçık ErişimTR

Orta öğretim öğrencilerinin okula yabancılaşma düzeylerinin bazı değişkenler açısından incelenmesi

Bu araştırmada, orta öğretim öğrencilerinin okula yabancılaşma düzeylerini,öfke ifade tarzları ve bazı sosyo-demografik değişkenler (cinsiyet, okulun içindebulunduğu sosyo-ekonomik düzey) açısından incelenmiştir. Araştırmada taramamodeli kullanılmıştır.Araştırma örneklemi, devam edilen okulun sosyo-ekonomik düzeylerigöz önünde bulundurularak 300 kız, 298 erkek olmak üzere toplam 598 orta öğretimöğrencisinden oluşturulmuştur. Katılımcıların yaş ortalaması 17,6'dır.Araştırmada veri toplamak amacıyla Kişisel Bilgi Formu, ?Sürekli Öfke veÖfke ifade Tarzları Ölçeği? ve ?Öğrenci Yabancılaşma Ölçeği? kullanılmıştır.Araştırmada cinsiyet, okulun içinde bulunduğu sosyo-ekonomik düzey veöfke ifade tarzlarına bağlı yabancılaşma verilerini karşılaştırmak amacıyla çokdeğişkenli varyans analizi uygulanmıştır. Anlamlı etkileri test etmek amacıylavaryans (MANOVA) analizi uygulanmıştır.Anlamlılık kontrolü için hata payı p<.01 olarak alınmıştır.Araştırma sonuçları öğrencilerin öfke ifade tarzlarına göre okulayabancılaşma düzeyleri arasında anlamlı bir fark olduğunu göstermektedir.Anahtar Sözcükler: Okula yabancılaşan öğrenci, Anlamsızlık, Kuralsızlık, Sosyaluzaklık, Güçsüzlük, öfke, Sosyo-demografik değişkenler.

Fırat Çelik
Çukurova University · Sosyal Bilimler Enstitüsü
2005
00
DoktoraAçık ErişimTR

İlköğretim öğretmenlerinin öz-oluşum türleriyle, mesleki etkililik algıları ve tercih ettikleri öğretme stilleri arasındki ilişki

İlköğretim Öğretmenlerinin Öz-Oluşum Türleriyle, Mesleki Etkililik Algıları ve Tercih Ettikleri Öğretme Stilleri Arasındki İlişkiAraştırmanın amacı, İlköğretim öğretmenlerinin öz-yeterlik algılarının öz-oluşum türlerine ve tercih ettikleri öğretme stillerine göre incelenmesidir. Araştırmanın modeli ilişkisel tarama modeli olarak seçilmiştir.Araştırmanın evrenini, İstanbul'da resmi ve özel ilköğretim okullarında görev yapan sınıf öğretmenleri ile 6.-8. sınıflarda görev yapan Türkçe, Matematik, Sosyal Bilgiler, Fen ve Teknoloji, Müzik, Resim, Beden Eğitimi, Yabancı Dil, Bilgisayar, Sosyal Bilgiler, Din Kültürü ve Ahlak Bilgisi öğretmenleri oluşturmuştur. Araştırmada örneklem tayini oransız küme yöntemi kullanılarak belirlenmiştir. 1691 öğretmen araştırmanın örneklemini oluşturmuştur.Araştırmada kullanılan birinci ölçek, öğretmenlerin öz-oluşum türlerini saptamak amacıyla Singelis (1994) tarafından geliştirilen ve Çukur tarafından Türkçe'ye uyaranan ?Öz-oluşum Ölçeği?dir. Araştırmacı tarafından ölçeğin Cronbach Alpha güvenirlik katsayısı .72 olarak hesaplanmıştır. İkinci ölçek öğretmenlerin öz-yeterliklerini saptamak amacıyla Gibson ve Dembo (1984) tarafından geliştirilen ve daha sonra Guskey ve Passaro (1994) tarafından yeniden gözden geçirilen ?Öğretmen Yeterlik Ölçeği? dir. Ölçeğin Türkçe uyarlaması, yapı geçerliği ve güvenirlik çalışması Diken (2005) tarafından yapılmıştır. Ölçeğin iç tutarlılık katsayısı .71 olarak hesaplanmıştır. Ölçme araçlarından üçüncüsü, öğretmenlerin öğretme stillerini saptamak amacıyla Mamchur (1996) tarafından geliştirilen ve Türkçe uyarlaması Saban tarafından yapılan ?Yetişkinler İçin Tip Göstergesi Envanteri? dir. Envanterin güvenirlik çalışması, araştırmacı tarafından yaplmıştır. Test-tekrar test yöntemi ile elde edilen güvenirlik katsayısı .68; Cronbach Alpha güvenirlik katsayısı ise .79 olarak hesaplanmıştır. Araştırmada öğretmenlerin kişisel bilgilerini saptamak amacıyla kullanılan bir diğer veri toplama aracı da ?Kişisel Bilgi Formu?dur.Araştırma sonucunda, ilköğretim öğretmenlerinin öz-yeterlik algıları ile cinsiyetleri, okul türü, mesleki kıdemleri arasında anlamlı farklılaşma saptanmıştır.Öğretmenlerin öz-yeterlik algıları ile mezun oldukları okul türü ve branşları arasında anlamlı farklılık bulunamamıştır.Ayrıca öğretmenlerin öz-yeterlik algı düzeyleri öğretim stillerine göre anlamlı bir farklılık göstermezken, öğretmenlerin öğretme stilleri ile öz-oluşum türleri arasında anlamlı farklılık bulunmuşturAnahtar Kelimeler: İlköğretim öğretmeni, öz-oluşum, öz-yeterlik algısı, öğretme stili.

Öğretmen algısıÖğretmen yeterliliği
Seval Eminoğlu Küçüktepe
Yıldız Technical University · Sosyal Bilimler Enstitüsü
2007
00
Yüksek LisansAçık ErişimTR

İlköğretim okulu müdürlerinin yöneticilik görevlerine ayırdıkları zaman ile etkili zaman kullanımını engelleyen etkenler arasındaki ilişki

Bu araştırmada, ilköğretim okulu müdürlerinin yönetici görevlerine ayırdıkları zaman ve etkili zaman kullanımını engelleyen etkenlerden etkilenme düzeylerinin yaş, cinsiyet, bitirdiği eğitim düzeyi, toplam hizmet süresi, yöneticilik kıdemi, yöneticiliğe atanma şekli, yöneticilik ve zaman yönetimi eğitimi alıp almaması, yöneticilik eğitiminin kaynağı değişkenlerinin etki edip etmediği, ayrıca okul müdürlerinin yöneticilik görevlerine ayırdıkları zaman ile etkili zaman kullanımını engelleyen etkenler arasında bir ilişki olup olmadığının ortaya konulması amaçlanmıştır.Tarama modelindeki araştırmada araştırmacı tarafından geliştirilen ?Yönetici Görevleri Ölçeği? ve Aksoy tarafından geliştirilen ?Etkili Zaman Kullanımını Engelleyen Etkenler Ölçeği? kullanılmıştır. Araştırma verileri 2006?2007 öğretim yılında İstanbul ili Gaziosmanpaşa, Fatih ve Şişli ilçelerinde 130 ilköğretim okulu müdürüne uygulanan anketle elde edilmiştir. Veriler, aritmetik ortalama, t-testi, bir boyutlu varyans analizi, LSD testi ve pearson korelasyon katsayısı yöntemleri ile bilgisayarda SPSS paket programı kullanılarak analiz edilmiştir.Araştırma sonucunda okul müdürlerinin yöneticilik görevlerine ayırdıkları zaman, alt boyutlarının tümünde ?çok?, zaman yönetim engellerinden etkilenme düzeyleri genel olarak ?orta? düzeyde çıkmıştır. Yaş, cinsiyet, bitirdikleri eğitim düzeyi, toplam hizmet süreleri, yöneticilik kıdemleri, yöneticiliğe atanma şekli, yöneticilik eğitimlerinin kaynağı ve zaman yönetimi eğitimi alıp almamaları değişkenlerine göre yönetici görevleri için ayırdıkları zaman arasında anlamlı fark bulunamamış, yöneticilik eğitimi alıp almamaları değişkenine göre anlamlı fark bulunmuştur. Yaş, cinsiyet, toplam hizmet süresi, yöneticilik kıdemleri, yöneticiliğe atanma şekilleri, zaman yönetimi eğitimi alıp almamaları değişkenlerine göre zaman yönetimi engellerinden şikayet düzeyleri arasında anlamlı fark bulunamamış, bitirdikleri eğitim düzeyi, yöneticilik eğitimlerinin olup olmaması, yöneticilik eğitimlerinin kaynağı değişkenlerine göre anlamlı fark bulunmuştur. Araştırmada ayrıca ?işgören hizmetleri? ile ?toplantıların gereksiz yere uzaması? ve ?okunacak belgelerin çokluğu? ile ?öğrenci hizmetleri? arasında negatif ilişki bulunmuştur.Anahtar Kelimeler: Zaman Yönetimi, Yönetici Görevleri, İlköğretim Okulu

Zaman yönetimiİlköğretim okulları
Abdurrahman Terzi
Yıldız Technical University · Sosyal Bilimler Enstitüsü
2007
00