Zonguldak Bülent Ecevit University
Anabilim Dalı

Fen Bilgisi Eğitimi Anabilim Dalı

Zonguldak Bülent Ecevit University

92

Arşivlenen Tez

0

DOI Atanmış

0%

DOI Oranı

Anabilim Dalı

50 Tez
Yüksek LisansAçık ErişimTR

İlköğretim 6. sınıf fen ve teknoloji dersi ?maddenin tanecikli yapısı? ünitesinin öğretiminde, bilgisayar destekli ve bilgisayar temelli öğretim yöntemlerinin, akademik başarı ve kalıcılığa etkisi

Bu araştırma ilköğretim altıncı sınıf fen ve teknoloji dersi ?maddenin tanecikli yapısı? ünitesinin öğretiminde, bilgisayar destekli ve bilgisayar temelli öğretim yöntemlerinin akademik başarıya ve kalıcılığa etkisini sınamak amacıyla yapılmıştır.Araştırma Adana ili merkez Seyhan ilçesindeki bir devlet ilköğretim okulunda öğrenim görmekte olan toplam 78 öğrenci üzerinde gerçekleştirilmiştir. Araştırmanın verileri 2005-2006 öğretim yılı birinci döneminde, yaklaşık olarak on altı saatlik bir sürede toplanmıştır. Veri toplama aracı olarak, ilköğretim 6. sınıf Fen ve Teknoloji dersinin ?Maddenin Tanecikli Yapısı? ünitesi ile ilgili kazanımlar doğrultusunda, araştırmacı tarafından hazırlanan Fen ve Teknoloji akademik başarı testi, deneysel işlem öncesinde öntest, deneysel işlem sonrasında sontest ve uygulamadan dört hafta sonra da kalıcılık testi olarak kullanılmıştır. Araştırma deneysel desenlerden iki deney gruplu deneysel desene göre düzenlenmiştir.Araştırma sonuçlarına göre; hem bilgisayar destekli hem de bilgisayar temelli öğretim yönteminin, öğrencilerin akademik başarılarını ve kalıcılıklarını olumlu yönde etkilediği görülmüştür. Her iki yöntem birbiri ile karşılaştırıldığında akademik başarı ve kalıcılığı artırmada, bilgisayar temelli öğretim yönteminin, bilgisayar destekli öğretim yönteminden daha etkili olduğu belirlenmiştir.

Betül Karaduman
Çukurova University · Sosyal Bilimler Enstitüsü
2008
00
Yüksek LisansAçık ErişimTR

Fen bilgisi öğretmen adaylarının GDO'lu besinler ile ilgili risk algısı ve karar verme mekanizmalarının incelenmesi

Bu çalışmanın amacı fen bilgisi öğretmen adaylarının sosyobilimsel bir konudaki risk algılarıyla karar verme mekanizmalarının ilişkisini incelemektir. Bu amaç için çalışmada nicel ve nitel araştırma tekniklerinin birlikte yer aldığı 'çoklu metot' kullanılmıştır. Bu çalışma, İç Anadolu Bölgesi'nde yer alan bir devlet üniversitesinde öğrenim gören toplam 255 öğretmen adayı arasından amaçlı örneklem yöntemiyle seçilmiş olan 18 öğretmen adayı ile yürütülmüştür. Çalışmada nicel veri toplama aracı olarak Genetiği Değiştirilmiş Besinlerle İlgili Risk Algıları Ölçeği (GBRAÖ), nitel veri toplama aracı olarak Çikolata Seçimi senaryosu ve görüşme soruları kullanılmıştır. Çalışma bulgularına göre, öğretmen adayları üç tip karar verme mekanizma modeli ortaya koymuştur. I. Tip karar verme mekanizmasında, öğretmen adayları kendilerine uygun olmayan alternatifleri doğrudan eleyerek alternatif sayısını azaltmış ve kalan alternatifler arasında avantaj-dezavantaj bakımından kıyaslama yapmıştır. II. Tip karar verme mekanizmasında, öğretmen adayları doğrudan bir kriteri ağırlıklandırma yaparak tercih yapmıştır ve seçtikleri alternatif ile diğer alternatifler arasında avantaj-dezavantaj karşılaştırması yapmıştır. III. Tip karar verme mekanizmasında, öğretmen adayları her bir alternatifi avantaj-dezavantajlarına göre incelemiş ve en sonunda bir kriteri ağırlıklandırma yaparak karar vermiştir. Çalışmada riski yüksek olanlar I. Tip, riski orta olanlar III. Tip ve riski düşük olanlar II. Tip karar verme mekanizmalarını kullandıkları tespit edilmiştir. Öğretmen adaylarına karar verme becerilerini geliştirici öğretimin yapılması, tartışmalı ve riskli konularda riskin orta seviyede tutulması önerilmiştir. Ekim 2018, 81 Sayfa. Anahtar Kelimeler:Fen eğitimi, Fen bilgisi öğretmen adayları, Sosyobilimsel konular, Karar verme, Risk algıları

Hande Türkmenoğlu
Kırşehir Ahi Evran University · Fen Bilimleri Enstitüsü
2018
00
Yüksek LisansAçık ErişimTR

5E Öğrenme Modeline göre hazırlanmış STEM eğitimi etkinliklerinin 7. sınıf öğrencilerinin kuvvet ve enerji ünitesindeki kavramsal anlamalarına etkisi

Bu araştırmanın amacı; 5E öğrenme modeline göre hazırlanmış STEM eğitimi etkinliklerinin 7. Sınıf öğrencilerinin kuvvet ve enerji ünitesindeki kavramsal anlamalarına etkisini incelemektir. Araştırmada eşitlenmemiş kontrol gruplu yarı deneysel desen kullanılmıştır. 2019-2020 eğitim-öğretim yılında gerçekleşen uygulama, Adana ili Yüreğir ilçesinde bir devlet okulunda 7. sınıfta öğrenim gören 43 öğrenci (22 deney, 21 kontrol) ile yapılmıştır. Araştırmanın verileri; araştırmacı tarafından geliştirilen Kuvvet ve Enerji Ünitesi Kavramsal Anlama Testi (KEKAT) ile Kelime İlişkilendirme Testi (KİT) ile toplanmıştır. Uygulama sonunda ise deney grubu öğrencilerinden gönüllü olan 16 öğrenci ile yarı yapılandırılmış görüşme yapılmıştır. KEKAT' dan elde edilen nicel verilerin (KEKAT testin geneli ve alt boyutlarından elde edilen B1-B2-B3-KY3 puan türleri) normal dağılıma sahip olup olmadığı shapiro Wilk testi ile analiz edilmiştir. Normal dağılıma sahip olmayan verilerin analizinde Wilcoxon İşaretli-Sıralar Testi ve Mann Whitney U-testi kullanılmıştır. Normal dağılım gösteren verilerin analizinde ise betimsel istatistiklerden, ANCOVA'dan ve bağımlı gruplar t-testinden yararlanılmıştır. Uygulama sonrası deney grubu öğrencileri ile gerçekleşen yarı yapılandırılmış görüşmeden elde edilen nitel veriler ise içerik analizi ile analiz edilmiş, kodlar ve temalar oluşturularak bulgular yorumlanmıştır. Araştırma sonucunda, deney grubu öğrencilerinin KEKAT ön test ve son test puan ortalamaları karşılaştırıldığında testin genelinden ve iş ile kuvvet-enerji alt boyutlarından elde edilen B1,B2 ve B3 başarı puanları arasında son test lehine anlamlı bir fark tespit edilmiştir. Kontrol grubunda ise testin genelinden elde edilen B2 ve B3 başarı puanları; 'Kütle'' alt boyutunda B1, B2, B3 başarı puanları; '' Kuvvet ve Enerji'' alt boyutunda ise sadece B3 başarı puanı öntest sontest sonuçları arasında son test lehine anlamlı bir fark tespit edilmiştir. Kavram yanılgısı puanlarında (KY3) ; deney grubu öğrencilerinin ön test ve son test puan ortalamaları karşılaştırıldığında testin genelinden ve alt boyutlarından elde edilen KY3 puan ortalamaları arasında sontest puanı lehine anlamlı bir fark tespit edilmiştir. Kontrol grubunda ise testin genelinden ve alt boyutlarından elde edilen KY3 puanları arasında anlamlı bir fark tespit edilmemiştir. KEKAT ön test ve son test kavram yanılgıları verilerinden elde edilen frekans ve yüzdelik dağılımları incelendiğinde deney grubu öğrencilerinin genelinin mevcut kavram yanılgılarını giderdikleri tespit edilmiştir. Kontrol grubu öğrencilerinde ise mevcut kavram yanılgılarını düşük düzeyde giderdikleri, mevcut kavram yanılgılarını devam ettirdikleri ya da sonradan kavram yanılgısı oluşturdukları tespit edilmiştir. Kelime İlişkilendirme Testi (KİT)'nden elde edilen İlişkililik Katsayısı İndeksi (İKİ) incelendiğinde deney grubu öğrencilerinde süreç içerisinde anahtar kavramlar arası ilişkinin arttığı, son testte kavramlar arası ilişkilerin yüksek düzeyde olduğu tespit edilmiştir. Kontrol grubunda ise anahtar kavramlar arasında yüksek düzeyde ilişki kurulamadığı, bazı anahtar kavramlar arasında önceki duruma göre daha düşük bir ilişki kurulduğu ya da ilişkinin kurulamadığı tespit edilmiştir. Deney ve kontrol grupları sontest puanları karşılaştırıldığında ise testin genelinden elde edilen B1 başarı puanında deney grubu lehine anlamlı bir fark bulunmuştur. Testin genelinden elde edilen KY3 puanlarında da deney grubu lehine anlamlı bir fark tespit edilmiştir. Anahtar kelimeler: STEM Eğitimi, Fen Eğitimi, Kavramsal Anlama, Kuvvet ve Enerji

5E ModeliEğitim etkinliğiFen bilgisi dersi+5
Mervegül Ekmekçi
Çukurova University · Sosyal Bilimler Enstitüsü
2022
00
Yüksek LisansAçık ErişimTR

Fen bilgisi eğitiminde pratik ve teknolojik öğretim materyallerinin kullanımı

ÖZET Fen Bilgisi Dersleri Laboratuarsız düşünülemez. Çünkü laboratuar, dersi öğretmede %80 daha etkilidir, öğrenci laboratuar ortamına girdiğinde gördüğü malzemelerden etkilenerek öğrenmeye hazır hale getirir. Deneyler daha görsel ve etkili olduğundan öğrenmeyi en iyi gerçekleştirir. Fakat Türkiye'de ekonomik şartlardan dolayı her yere laboratuar kurma imkanı şu anda yoktur, özellikle birleştirilmiş sınıflı köy okullarında bu imkanlar kısıtlıdır. Türkiye'nin her karesinde yaşayan çocuklarımızı geleceğin bir bilim adamı, mühendisi, doktoru ve buna benzer nitelikli kişisi olarak ülkemize kazandırmak için var olan, maliyeti ucuz olan imkanları onlara sunmalıyız. Onlara sunmadan önce bunların başarı oranlarının da tabi ki araştırılması gerekir. Yaptığımız araştırmada kullandığımız pratik ve teknolojik malzemeler; Almanya'da üretilen bir Minilabor Kimya Deney Seti, VCD eğitim CD'si, power-point fotoğraflı deney sunuşudur. Eğitim CD'si fakültemizin imkanlarını kullanarak kimya laboratuarlarında deney çekimi yapılarak hazırlandı. Çekimin montajları İzmir'de özel bir stüdyoda hazırlandı. Power point sunusu için fotoğraflar aynı şekilde fakültemizin laboratuarlarında hazırlandı. Çalışmamız M.E.B'nın hazırladığı programa uygun olarak ve sadece ilköğretimin II. Kademesi 3. sınıf öğrencilerinin Fen Bilgisi dersinin içeriği olan asit ve bazlar konusu dikkate alınarak yapılmıştır. Uygulama yapılmadan önce öğrenciler 45 dakikadan oluşan sınava tabi tutuldu ve uygulama yapıldı. Uygulamadan sonra aynı sınav sorulan aynı süre ile tekrar öğrencilere sunuldu, örneklem olarak Manisa Merkezde 1, Manisa Muradiye'de 2, Manisa Demirci'de 6, İzmir Menemen'de 2 ilköğretim okulu seçilmiştir. Bu okullarda toplam ilköğretimin II. Kademesinin 700 (3. sınıf) öğrencisi seçildi. Okullar ve yöntemler arasındaki farklar ANCOVA istatistik yöntemi ile saptanmaya çalışıldı. Öğrencilerin sosyal durumları, okullarda bulunan kayıt dosyalarından saptanarak yöntemi etkileyen faktörler araştın İdi. Göze çarpan sonuçlara göre, Bilgisayarı olan öğrenciler sunu programına ilgi gösterirken, bilgisaya rı olmayan öğrenciler eğitim CD'sine ilgi gösterdiler. XIX

Bilgisayar destekli eğitimEğitim araçlarıEğitim teknolojisi+1
Suat Türkoğuz
Manisa Celal Bayar University · Fen Bilimleri Enstitüsü
2002
00
Yüksek LisansAçık ErişimTR

İlköğretim 7. sınıf, maddenin iç yapısına yolculuk ünitesindeki atomun yapısı ve periyodik çizelge konusunun eğitsel oyunlarla bilgisayar ortamında öğretimi ve buna yönelik bir model geliştirme

Bu çalışmada, ilköğretim 7. sınıf Fen Bilgisi dersi ?Maddenin ç Yapısına Yolculuk?ünitesindeki Atomun Yapısı ve Periyodik Cetvel konusunun öğretiminde bilgisayar ortamındatasarlanan eğitsel oyunlar vasıtasıyla, bilgisayarların öğrencilere bireysel olarak kullanılmalarıyoluyla yapılan öğretimin ve geleneksel öğretimin öğrenci başarısına etkileri incelenmiştir.Araştırmada deney grubunda kullanılmak üzere işlenecek konunun özelliklerine uygun,bilgisayar ortamında yeni bir oyun yazılımı hazırlanmıştır.Deney ve kontrol gruplarına uygulama öncesi ön test uygulandıktan sonra, gruplarındenkliğini sınamak amacıyla ön test verilerine ANOVA uygulanmıştır. ANOVA sonucuna göre debilgisayar ortamında tasarlanan eğitsel oyunlar vasıtasıyla, yapılan öğretimin ve gelenekselöğretimin uygulanacağı deney ve kontrol gruplarının giriş düzeyleri arasında anlamlı farkın olmadığıtespit edilmiştir.Her iki gruba da konu farklı yöntemlerle işlendikten sonra son-test yapılmış, elde edilensonuçlara t-testi uygulanmıştır. t-testi sonuçları incelendiğinde, bilgisayar ortamında tasarlananeğitsel oyunlar vasıtasıyla yapılan öğretimin ve geleneksel öğretimin uygulanacağı deney ve kontrolgruplarının testten almış oldukları puanlar arasında anlamlı farkın olduğu tespit edilmiştir.Yapılan bu işlemler sonucunda, bilgisayar ortamında tasarlanan eğitsel oyunlarvasıtasıyla yapılan öğretimin, geleneksel yönteme oranla daha başarılı olduğu görülmüştür.Bilgisayar ortamında eğitsel oyunla öğretimi uygulamasında öğrencilerin öğrenmedüzeyleri ile cinsiyetleri arasında bir ilişki olup olmadığı t-testi ile incelenmiş, bilgisayar ortamındaeğitsel oyunla öğretiminde erkek öğrencilerin daha yüksek puan aldıkları tespit edilmiştir.Ayrıca bilgisayar ortamında eğitsel oyunla öğretimi uygulamasında öğrencilerin evlerindebilgisayar olup olmamasının, öğrenme düzeyine etkisi yine ilişkisiz t-testi ile sınanmış ve anlamlı birfark bulunamamıştır.

Serap Obut
Manisa Celal Bayar University · Fen Bilimleri Enstitüsü
2005
00
Yüksek LisansAçık ErişimTR

Yapısalcı yaklaşımın fen bilgisi eğitimine etkisi ve ilköğretim 2. kademe öğrencilerinin yapısalcı zekaya göre fen algıları

Yapısalcı Yaklaşımın Fen Bilgisi Eğitimine Etkisi ve lköğretim 2. Kademe ÖğrencilerininYapısalcı Zekaya Göre Fen AlgılarıKadriye ErfidanÖZETBu çalışmada "Yapısalcı Öğrenme Modeli"nin ilköğretim 2. kademe öğrencilerinin Fenöğrenmelerine ve tutumlarına etkisi incelenmiştir.Araştırmanın evrenini, Manisa li Köprübaşı lçesi Şehit Şenol Uçtu lköğretim Okulu 6.sınıfında okuyan 24 öğrenci, 7. sınıfında okuyan 53 öğrenci, 8. sınıfında okuyan 34 öğrenci veYavuz Selim lköğretim Okulu 6. sınıfında okuyan 24 öğrenci, 7. sınıfında okuyan 19 öğrencioluşturmaktadır. Araştırmaya toplam 154 öğrenci katılmıştır.Bu çalışmada, her sınıfta öğrenciler rasgele belirlenen iki grupta incelenmiştir. Her sınıfdüzeyinde gruplardan biri kontrol grubu diğeri deney grubu olarak belirlenmiştir.Uygulamadan önce bütün gruplara işlenecek ünite ile ilgili birer hazırbulunuşluk testi ve"Fen Tutum Anketi" uygulanmıştır.Bu çalışma yapılırken uygulama ünitesi olarak 6. sınıflarda "Canlının ç YapısınaYolculuk"; 7. sınıflarda "Maddenin ç Yapısına Yolculuk" ve "Ya Basınç Olmasaydı?"; 8.sınıflarda ise "Maddedeki Değişim ve Enerji" üniteleri kullanılmıştır.Bütün kontrol gruplarına uygulama süresince ünite, geleneksel yaklaşıma göre; deneygruplarına ise yapısalcı yaklaşıma göre anlatılmıştır.Uygulamadan sonra ise her sınıfa uygulama yapılan ünite ile ilgili sorulardan oluşan sontest ve Fen tutumlarında oluşan değişiklikleri saptamak için ise önce uygulanan "Fen TutumAnketi"nin aynısı uygulanmıştır.Uygulanan testlerin sonuçları, Microsoft SSPS 10.00 programında istatistiksel olarakdeğerlendirilmiştir. statistik teknikleri olarak ilişkisiz gruplar için t-testi ve ANCOVA kullanılmıştır.Sonuç olarak; "Yapısalcı Öğrenme Yaklaşımı"nın, geleneksel yönteme göre öğrencilerinbaşarısı ve Fen'e karşı tutum ve algılarını daha olumlu yönde etkilediği görülmüştür.

Kadriye Erfidan
Manisa Celal Bayar University · Fen Bilimleri Enstitüsü
2005
00
Yüksek LisansAçık ErişimTR

İlköğretim 7. sınıf fen bilgisi dersi öğretiminde kullanılan aktif öğretim modellerine uygun ölçme değerlendirme tekniklerinin belirlenmesi

LKÖĞRET M 7. SINIF FEN B LG S DERS ÖĞRET M NDE KULLANILAN AKT F ÖĞRET MMODELLER NE UYGUN ÖLÇME-DEĞERLEND RME TEKN KLER N N BEL RLENMESSerap POYRAZCelal Bayar Üniversitesi, Eğitim FakültesiÖZETBu çalışmada; lköğretim 7. Sınıf Fen Bilgisi dersi öğretiminde kullanılan aktiföğretim modellerinden şbirlikli Öğrenme Yöntemine uygun ölçme-değerlendirme tekniklerininbelirlenmesi amaçlanmıştır.Araştırmanın evrenini, Manisa ili Turgutlu ilçesi Cumhuriyet lköğretimOkulu ve Arif Canpoyraz lköğretim Okulu öğrencilerinden oluşan 910 öğrenci; örneklemini isebu ilköğretim okullarının 8.sınıfındaki toplam 209 öğrenci oluşturmaktadır. Çalışma, Ocak-2004 /Aralık-2004 tarihleri arasında yapılmıştır. Araştırmada son-test gruplu model uygulanmış veçalışma deneysel olarak gerçekleştirilmiştir. Araştırmanın örneklemi, yalnızca deney grubuolmak üzere bir gruba ayrılmıştır. Deney grubuna, aktif öğretim modellerinden şbirlikli ÖğrenmeYöntemi ile Fen Bilgisi dersi öğretiminin ardından, farklı ölçme değerlendirme teknikleriuygulanmıştır.Araştırmada verilerin istatistiksel olarak değerlendirilmesinde; Bağımlı Gruplar çin?t? Testi, Bağımsız Gruplar çin ?t? Testi, Fisher' in Dönüşüm Testi (?z? Testi), Basit TekrarlıÖlçümler çin ANOVA ve Kuder Richardsonn-20 (KR20) Güvenilirlik Katsayısı kullanılmıştır.Araştırmada, kullanılan farklı ölçme-değerlendirme tekniklerinin sonuçları, şbirlikliÖğrenme Yöntemi kullanılarak işlenen Fen Bilgisi dersi hedef-davranışları ile karşılaştırılmış ve;Çoktan Seçmeli Test puanları ile Doğru-Yanlış Soru Cümleleriyle Yapılandırılmış Test puanlarıarasında anlamlı bir farklılık olmadığı, Kısa Cevaplı Test puanları ile Çoktan Seçmeli Testpuanları arasında ise anlamlı bir farklılık olduğu, benzer şekilde Kısa Cevaplı Test puanları ileDoğru-Yanlış Soru Cümleleriyle Yapılandırılmış Test puanları arasında da anlamlı bir farklılıkolduğu yönünde bir takım bulgular elde edilmiştir. Bu durum, Fen Bilgisi dersi öğretiminde,şbirlikli Öğrenme sonucu başarıyı ölçmede Çoktan Seçmeli Testler ile Doğru-Yanlış SoruCümleleriyle Yapılandırılmış Testlerin aynı oranda etkili olduğunu, Kısa Cevaplı Testlerin isediğer iki test tekniğine göre daha az başarı kaydettiğini göstermektedir.Anahtar Kelimeler: lköğretim, Fen Bilgisi, Aktif Öğrenme , şbirlikli ÖğrenmeYöntemi, Ölçme, Değerlendirme.

Serap Poyraz
Manisa Celal Bayar University · Fen Bilimleri Enstitüsü
2005
00
Yüksek LisansAçık ErişimTR

İşbirlikli grupların cinsiyet kompozisyonunun öğrencilerin başarı, motivasyon ve sosyal becerilerine etkisi

Bu çalışmanın amacı, işbirlikli öğrenmede çoğunlukla kız, çoğunlukla erkek ve eşit oranlı cinsiyet grup kompozisyonlarının 6. sınıf öğrencilerinin Elektriğin İletimi/Fiziksel Olaylar ünitesindeki akademik başarılarına, sosyal becerilerine yönelik algılarına ve motivasyonlarına etkisini incelemektir. Çalışma, 2023-2024 eğitim öğretim yılı bahar döneminde Adana'da bir ortaokulda eğitim gören 6.sınıf düzeyinde 78 öğrenci ile gerçekleştirilmiştir. Çalışmada kontrol grubu bulunmayıp üç tane deney grubu vardır. Üç deney grubuna da Elektriğin İletimi ünitesi, işbirlikli öğrenme yöntemine uygun olacak şekilde uygulanmış ve öğrenciler verilen deney föyleri doğrultusunda deneylerini yaparak föyleri doldurmuşlardır. Çalışmaya ait veriler, Elektriğin İletimi/Fiziksel Olaylar Ünitesi Başarı Testi (EİBT), Öğrenmede Güdüsüsel Stratejiler Anketi (ÖGSÖ) ve Sosyal Beceri Ölçeği (SBÖ) kullanılarak elde edilmiştir. Bu ölçeklerin hepsi 3 deney grubuna da uygulamadan önce ön test, uygulamadan sonra son test olacak şekilde uygulanmıştır. Toplanan verilerin analizinde ANOVA kullanılmıştır. Çalışmanın sonucunda, cinsiyet grup kompozisyonlarının (çoğunlukla kız, çoğunlukla erkek ve eşit oranlı) akademik başarı, motivasyon ve sosyal beceri üzerinde anlamlı bir etkisinin olmadığı bulunmuştur

Gamze Öz
Çukurova University · Sosyal Bilimler Enstitüsü
2025
00
Yüksek LisansAçık ErişimTR

Normal zamanlı ve yatılı bölge okullarında okuyan ortaokul öğrencilerinin problem çözme becerileri ile günlük hayat problemi çözme becerilerinin incelenmesi

Günümüzde bilgiye ulaşmanın kolaylaşması, bireylerin bilgiyi anlamlandırma, ‎değerlendirme ve problem çözme kapasitelerine daha fazla ihtiyaç duyulmasına neden ‎olmuştur. Özellikle ortaokul çağındaki öğrenciler, gelişimsel olarak soyut düşünme ‎becerilerinin geliştiği, sosyal ilişkilerin çeşitlendiği ve akademik başarı baskısının arttığı bir ‎dönemden geçmektedirler. Bu dönemde öğrencilerin problem çözme becerileri sadece ‎akademik alanlarla sınırlı kalmayıp, günlük yaşamın içinde karşılaştıkları sorunlarla da ‎yakından ilişkilidir. Problem çözme becerisi, bireyin karşılaştığı bir sorunu tanımlayabilmesi, ‎çözüm yolları üretebilmesi, alternatifleri değerlendirebilmesi ve etkili bir çözüm yolu ‎belirleyerek uygulamaya koyabilmesi sürecini içerir. Problem çözme becerisi, bu beceriler ‎arasında oldukça kritik bir yer tutmakta, bireyin hem okul ortamında hem de okul dışı ‎yaşantısında karşılaştığı sorunlara karşı daha etkili stratejiler üretmesini sağlamaktadır. Bu araştırmada normal zamanlı ve yatılı bölge ‎okullarında okuyan ortaokul 6., 7. ve 8. sınıf öğrencilerinin problem çözme becerileri ile günlük ‎hayat problemi çözme becerilerinin demografik özellikler ve sınıf düzeyi açısından ‎karşılaştırılması amaçlanmıştır. Araştırmada nicel araştırma yöntemlerinden ilişkisel tarama modeli kullanılmıştır. Araştırmanın katılımcılarını rasgele örnekleme yöntemi ile aynı ilçede bulunan bir ‎normal zamanlı okulda ve bir yatılı bölge okulunda öğrenim gören 355 öğrenci ‎oluşturmaktadır. Öğrenciler araştırmaya gönüllü olarak dahil edilmiştir. ‎Araştırmada veri toplama aracı olarak 18 sorudan meydana gelen "Günlük Yaşama Dayalı ‎Problem Çözme Becerileri Testi" ve 21 sorudan meydana gelen "Mantıksal Düşünme Grup ‎Testi" kullanılmıştır. Araştırma verileri SPSS24 veri analiz programının deneme sürümü ile analiz edilmiş ve ‎verilerin normal dağılım göstermesi nedeniyle istatistiksel karşılaştırmalarda parametrik ‎istatistiksel teknikler kullanılmıştır. Bu testler cinsiyet ve öğrenim türüne göre yapılan karşılaştırmalarda bağımsız örneklem t testi, ‎sınıf düzeyine göre yapılan karşılaştırmalarda ANOVA testi, değişkenler arası ilişki ve etkinin ‎belirlenmesinde ise Pearson korelasyon analizi ve regresyon analizi şeklindedir.‎ Araştırma sonucunda öğrencilerin Mantıksal Düşünme ve ‎Günlük Yaşama Dayalı Problem Çözme Becerileri arasında orta düzeyde pozitif yönlü anlamlı ‎ilişki meydana geldiği belirlenmiştir (p<,05). Erkek öğrencilerin, kız öğrencilere kıyasla hem mantıksal düşünme hem de günlük ‎hayat problemi çözme becerileri bakımından daha yüksek düzeyde oldukları ‎sonucuna ulaşılmıştır. ‎Yatılı bölge okullarında öğrenim gören öğrencilerin, normal zamanlı okullardaki ‎öğrencilerden mantıksal düşünme ve günlük hayat problemi çözme becerilerinde ‎daha yüksek düzeye sahip oldukları sonucuna ulaşılmıştır. ‎Sınıf düzeyi yükseldikçe, öğrencilerin hem mantıksal düşünme hem de günlük hayat problemi ‎çözme beceri düzeylerinde anlamlı bir artış meydana geldiği belirlenmiştir. ‎ Mantıksal düşünme becerileri testine göre öğrencilerin mantıksal düşünme düzeylerinin somut düzeyde olduğu, yatılı bölge okullarındaki öğrencilerde geçiş düzeyine ulaşan öğrencilerin ‎normal zamanlı okullara göre daha fazla olduğu sonucuna ulaşılmıştır.‎

Gamze Can Özdağlı
Zonguldak Bülent Ecevit University · Fen Bilimleri Enstitüsü
2025
00
Yüksek LisansAçık ErişimTR

Harmanlanmış öğrenme ortamının fen bilgisi öğretmen adaylarının bilimin doğası ve bilimsel araştırmayı anlamaları üzerine etkisi

Bu çalışmada, yüz yüze öğrenme ortamına kıyasla sosyal yapılandırmacılığa dayalı oluşturulan harmanlanmış öğrenme ortamının, Fen Bilgisi (FB) öğretmen adaylarının bilimin doğası ve bilimsel araştırmayı anlamaları üzerine etkisini araştırılmıştır. Ön test ? son test kontrol grup desenli bu çalışmaya, Fırat Üniversitesi Eğitim Fakültesi Fen Bilgisi Öğretmenliği Anabilim Dalında öğrenim gören 3.sınıf I. ve II. öğretim öğretmen adayları katılmıştır. Öğretmen adayları seçkisiz atama yapılarak deney ve kontrol grubu olarak ikiye ayrılmıştır. I. öğretim öğretmen adayları kontrol grubu (11 erkek, 31 kız), II. öğretim öğretmen adayları da deney grubu (12 erkek, 26 kız) olarak belirlenmiştir.Bu çalışma, 2010-2011 eğitim öğretim yılının 14 haftalık ders dönemi sürecinde, ?Bilimsel Araştırma Yöntemleri? ve ?Fen Öğretimi Laboratuvar Uygulamaları-I? dersleri kapsamında gerçekleştirilmiştir. ?Bilimsel Araştırma Yöntemleri? ve ?Fen Öğretimi Laboratuvar Uygulamaları-I? dersleri kapsamındaki uygulamalar, deney grubu için sosyal yapılandırmacı bakış açısına dayalı oluşturulan harmanlanmış öğrenme ortamına göre, kontrol grubu için ise yüz yüze öğrenme ortamına göre tasarlanmıştır. Deney grubu için tasarlanan ?Harmanlanmış Öğrenme Ortamı?, yüz yüze ve çevrimiçi öğrenme ortamlarının güçlü yönleri dikkate alınarak bütünleştirilmiş ve web destekli araştırma projesi uygulamaları ile desteklenerek dinamik bir öğrenme ve öğretme süreci oluşturulmuştur. Kontrol grubu için ise yüz yüze öğrenme ortamı, araştırma projesi uygulamaları ile desteklenerek yürütülmüştür.Araştırmada yüz yüze öğrenme ortamına kıyasla harmanlanmış öğrenme ortamının öğretmen adaylarının bilimin doğası ve bilimsel araştırmalara ilişkin görüşleri üzerine etkisi, ?Bilimin Doğası İle İlgili Görüş Anketi (BDİGA)? ile ?Bilimsel Araştırma İle İlgili Görüş Anketi (BAİGA)? çalışmanın başında ve sonunda uygulanarak belirlenmiştir. Anketlerin ön ve son uygulamalarından hemen sonra daha derinlemesine veri elde etmek, özellikle son uygulamalardan sonra öğrencilerin bilimin doğası ve bilimsel araştırmalara ilişkin görüşlerindeki değişim ve değişimin nedenlerini ayrıntılı bir şekilde belirlemek amacıyla deney ve kontrol grubundaki tüm öğretmen adaylarıyla bireysel yarı yapılandırılmış mülakatlar yapılmıştır. Mülakatlar anketlerdeki sorularla paralel bir şekilde yürütülmüştür. Verilerin analizinde, nitel ve nicel yaklaşımlar birlikte kullanılmıştır. Nitel veriler daha önce yapılan çalışmalarda kullanılan bir yaklaşımla nicel veri haline dönüştürülmüştür (Kaya, 2009; Vazquez-Alonso ve Manassero-Mas, 1999). Bu sayede anketler ile mülakatlardan elde edilen veriler bütüncül bir yaklaşımla analiz edilmiştir.Çalışmada, harmanlanmış öğrenme ortamının yüz yüze öğrenme ortamına kıyasla öğretmen adaylarının bilimin doğası ve bilimsel araştırma ile ilgili kavramları anlamaları üzerine etkisini araştırmak için çalışma sonucunda elde edilen verilere çok değişkenli kovaryans (MANCOVA) analizi uygulanmıştır. Araştırmada ayrıca, deney ve kontrol gruplarındaki öğrencilerin bilimin doğası ve bilimsel araştırmalar ile ilgili görüş anketlerindeki her soruya verdikleri cevaplar arasındaki muhtemel farklılıkları detaylarıyla incelenmek için, Kay-Kare Testi (Crosstabs) uygulanmıştır.Yapılan istatistiksel analizler sonucunda, deney grubu öğretmen adaylarının bilimin doğası ve bilimsel araştırmalara ilişkin görüşlerinde kontrol grubuna kıyasla istatistiksel olarak daha anlamlı bir farklılık meydana geldiği belirlenmiştir (p<0,001). BDİGA ve BAİGA ön testlerine uygulanan Kay-Kare testi sonucunda, sadece BDİGA 1. ve 5. soruları dışında deney ve kontrol grubu arasında istatistiksel olarak anlamlı bir farklılığın olmadığı görülmüştür. BDİGA ve BAİGA son testlerine uygulanan Kay-Kare testi sonucunda ise, BDİGA 3., 5. ve 7. sorular ile BAİGA 2. ve 3(b). soruları dışındaki diğer tüm sorularda deney grubu lehine anlamlı farklılıklar çıkmıştır (p<0,05). Buna ilaveten, BDİGA 3., 5. ve 7. ile BAİGA 2. ve 3(b). sorularında deney ve kontrol grubu arasında anlamlı bir fark görülmemiştir. Elde edilen sonuçların deney grubu lehine çıkması, yapılan son mülakatlarda nedenleri ile birlikte açığa çıkarılmıştır. Deney grubu öğretmen adayları, son mülakatlarda bilimin doğası ve bilimsel araştırmalara ilişkin görüşlerindeki değişimin gerekçesi olarak genellikle çevrimiçi uygulamaların etkili olduğunu ifade etmişlerdir. Ayrıca harmanlanmış öğrenme ortamının öğrenmeyi daha anlamlı ve kalıcı yaptığını ve akranlar ile öğretim üyesi arasındaki iletişimi ve etkileşimi olumlu bir şekilde arttırdığını ifade etmişlerdir.

Aday öğretmenlerBilimin doğasıBilimsel araştırmalar+6
Selçuk Aydemir
Fırat University · Eğitim Bilimleri Enstitüsü
2012
00
Yüksek LisansAçık ErişimTR

Fen bilgisi öğretmen adaylarının küresel boyuttaki çevresel sorunlara ilişkin teknolojik pedagojik alan bilgisi ve sınıf içi uygulamalarının araştırılması

Bu çalışmanın amacı, Fen Bilgisi (FB) öğretmen adaylarının küresel boyuttaki çevresel sorunlar (KBÇS) (küresel ısınma, asit yağmurları, ozon tabakasının seyrelmesi) kapsamındaki Teknolojik Pedagojik Alan Bilgisi (TPAB) ve sınıf içi uygulamalarını araştırmaktır. Tarama metodunun kullanıldığı bu çalışma, 2010-2011 eğitim öğretim yılının bahar döneminde, Fırat Üniversitesi, Fen bilgisi öğretmenliği programı, 4. sınıfta öğrenim gören rastgele seçilmiş 54 (29 Kız ve 25 Erkek) öğretmen adayı ile yürütülmüştür. Bu çalışmada FB öğretmen adaylarının TPAB`ı; konu alan bilgisi, pedagojik bilgi ve teknolojik bilgi olmak üzere üç farklı bilginin bileşimi olarak ele alınmıştır. FB öğretmen adaylarının konu alan bilgisi; kavramsal bilgi, bilimin doğası ve bilimsel araştırma bileşenlerinden; fen'e özgü pedagojik alan bilgisi (FPAB); FT program bilgisi, ilköğretim öğrencilerinin öğrenme güçlükleri ile ilgili bilgi, öğretim strateji ve yöntem bilgisi ve değerlendirme bilgisi bileşenlerinden; teknolojik bilgi ise genel ve fen öğretimi için olmak üzere iki bileşenden oluşmaktadır. Çalışmada, öğretmen adaylarının TPAB`ı ve sınıf içi uygulamaları nitel ve nicel veri toplama araçlarının birlikte kullanıldığı üçgenleme yaklaşımı ile araştırılmıştır. FB öğretmen adaylarının konu alan bilgisini belirlemek için KBÇS kavram testleri, bilimin doğasına ilişkin görüş anketi (BDİGA), bilimsel araştırmaya ilişkin görüş anketi (BAİGA); fen'e özgü pedagojik alan bilgisi (FPAB) ve teknolojik bilgilerini belirlemek için bireysel yarı-yapılandırılmış mülakatlar; pedagojik alan bilgisi (PAB), teknolojik alana bilgisi (TAB), teknolojik pedagojik bilgi (TPK) ve TPAB bilgisini belirlemek için vignetteye dayalı mülakatlar ile ders planı hazırlama metodu kullanılmıştır. FB öğretmen adaylarının, ilköğretim fen sınıflarındaki uygulamalarının değerlendirilmesinde ise veri toplama aracı olarak, gözlem notları, ders video kayıtları ve Likert yapıdaki Geliştirilmiş Öğretim Gözlem Ölçeği kullanılmıştır.Verilerin analizinde, nitel ve nicel yaklaşımlar birlikte kullanılmıştır. Nitel veriler daha önce yapılan çalışmalarda kullanılan bir yaklaşımla nicel veri haline dönüştürülmüştür. (Kaya, 2009; Vazquez-Alonso ve Manassero-Mas, 1999). Elde edilen verilerin analizi, öğretmen adaylarının KBÇS konularındaki sahip oldukları kavramsal bilgi, bilimin doğası ve bilimsel araştırmayla ilgili görüşlerinin kısmen bilimsel olarak yeterli düzeyde olduğunu, ayrıca konu alan bilgisi kapsamında genel kavram yanılgılarına sahip olduklarını göstermiştir. FB öğretmen adaylarının FPAB ve teknolojik bilgi seviyelerinin yeterli düzeyde olduğu, fakat özellikle PAB'ın alt bileşenlerinden ilköğretim öğrencilerinin konuya özgü öğrenme güçlükleri bilgilerinin, TAB ve TPB seviyelerinin de oldukça yetersiz düzeyde olduğu belirlenmiştir. TPAB'ın beş bileşeninde ise öğretmen adaylarının, KBÇS'ye ilişkin konuların öğretiminde kullanılan teknoloji destekli strateji ve yöntem bilgisi bileşeninde yeterli düzeyde olduklarını diğer dört bileşende yetersiz oldukları tespit edilmiştir. FB öğretmen adaylarının öğretmenlik uygulamalarını yaptıkları okullarda KBÇS konularını işledikleri derslerden elde edilen sınıf içi uygulama verileri, küresel ısınma konusunda; ders tasarımı ve uygulaması için %62,04, kavramsal bilgi %63,80, işlemsel bilgi %61,85, etkileşimsel iletişim %62,96 ve öğretmen öğrenci ilişkisi %73,80 oranında başarılı olduklarını göstermiştir. Asit yağmurları konusunda; ders tasarımı ve uygulaması için %63,98, kavramsal bilgi %61,67, işlemsel bilgi %62,13, etkileşimsel iletişim %61,02 ve öğretmen öğrenci ilişkisi %75,93 oranında başarılı olduklarını göstermiştir. Ozon tabakasının seyrelmesi konusunda ise; ders tasarımı ve uygulaması için %59,44, kavramsal bilgi %56,20, işlemsel bilgi %55,65, etkileşimsel iletişim %52,13 ve öğretmen öğrenci ilişkisi %74,63 oranında başarılı olduklarını göstermiştir.Araştırma sonuçlarının istatistiksel analizleri, FB öğretmen adaylarının küresel ısınma konusunda; konu alan bilgisinin, PAB ve sınıf içi uygulamaları arasında istatistiksel olarak anlamlı bir ilişkinin olduğunu (p<0,01); ancak alan bilgisi ve TPAB arasında anlamlı bir ilişkinin olmadığını göstermiştir (p>0,05). Asit yağmurları konusunda; alan bilgisi ile PAB (p<0,01) arasında istatistiksel olarak anlamlı bir ilişkinin olduğunu; fakat alan bilgisinin TPAB ve sınıf içi uygulamalar arasında anlamlı bir ilişkinin olmadığı belirlenmiştir (p>0,05). Ozon tabakasının seyrelmesi konusunda ise; alan bilgisinin, PAB ve TPAB arasında anlamlı bir ilişkinin (p<0,01) olduğu tespit edilmiştir. Buna karşın alan bilgisi ve sınıf içi uygulama arasında istatistiksel olarak anlamlı bir ilişkinin bulunmadığı belirlenmiştir (p>0,05).

Aday öğretmenlerFen bilgisi dersiFen bilgisi eğitimi+3
Didem Karakaya
Fırat University · Eğitim Bilimleri Enstitüsü
2012
00
Yüksek LisansAçık ErişimTR

İlköğretim okullarında (devlet?özel) ve dershanelerde görev yapan fen ve teknoloji öğretmenlerinin kullandıkları öğretim yöntem ve teknikleri ile ilgili öğrenci görüşleri

Günümüz bilgi çağında, bir alanla ilgili çok fazla bilgi bulunmaktadır. Dolayısıyla bu kadar fazla bilgiyi öğrencilere öğretmek çoğu kez mümkün olmamaktadır. Okul ve sınıf ortamı, kullanılan materyaller, kullanma şekilleri, öğretme yöntemleri, öğrenci, öğretmen arasındaki ilişkiler, öğretmenin özellikleri, öğrencilerinin özellikleri gibi birçok şey öğrenme ve öğretmeyi etkilemektedir.Müfredatın genişliği dolayısıyla, kısıtlı ders saatleri çok verimli kullanılmalıdır. Ancak bu şekilde öğrenciler amaçlanan bilgi düzeyine ulaştırılabilirler. Fakat genellikle öğretmenlerin hangi öğretim yöntemlerini hangi konuda kullanacaklarını ,hangi çeşit malzeme ve yardımcı kaynaklardan yararlanacaklarını bilmediklerinden ötürü müfredat bitimi sonunda öğrencilerin beklenen bilgi düzeyine ulaştırılamadığı görülmektedir.Bu çalışmada Fen ve Teknoloji Öğretmenlerinde bulunması gereken nitelikler ve Fen Eğitiminin amaçları ile önemi belirtilmiştir. Fen Biliminin öğretimi sırasında hangi öğretim yöntemlerinin kullanılabileceği, yöntemlerin avantajları ve dezavantajları açıklanmıştır. Ayrıca araç gereçlerin hangi özelliklere sahip olduğu ve nasıl kullanılacağı da belirtilmiştir.Sonuç olarak bu çalışmada kolej ve devlet ilköğretim okulları ile dershanelerde kullanılan öğretim yöntemleri, öğretmen özellikleri, sınıf ortamı, kullanılan ders kaynakları, araç ve gereçler karşılaştırılmıştır.Her üç kurumda da farklı ya da benzer eğitim ve öğretim durumuna rastlanmıştır. Araştırma öğrencilerin kolej ya da dershanelere paralı da olsa devam etmelerinin nedenlerine de ışık tutmaktadır.Dünyada meydana gelen değişmeler tüm kesimleri etkilediği gibi eğitimle ilgili unsurlarında hızlı bir değişim göstermesine neden olmaktadır. Toplumda değişim sürecini başlatma sorumluluğu bulunan eğitim kurumlarının kendi yapısal özelliklerine, içinde bulunduğu çevrenin öğretmen, öğrenci ve velilerinin beklentilerine uygun değişim uygulamaları yapması zorunla hale gelmektedir.

Fen bilgisiFen ve teknoloji dersiÖzel dershaneler+7
Celal Kılıç
Gazi University · Eğitim Bilimleri Enstitüsü
2010
00
DoktoraAçık ErişimTR

Fen bilgisi öğretmen adaylarının biyoetik eğitimiyle ilgili uygulama ve görüşlerinin değerlendirilmesi

Bu çalışmada fen bilgisi öğretmen adaylarının, fen ve teknoloji dersinde biyoetik konularının öğretiminin gerekli olup olmadığına, biyoetik konularının ele alındığı derslerde karşılaşılabilecek sorunlara ve bu sorunların çözümüne yönelik uygulama ve görüşlerinin değerlendirilmesi amaçlanmıştır.Araştırmada tek grup öntest-sontest araştırma modeli kullanılmıştır. Bunun için Gazi Üniversitesi Gazi Eğitim Fakültesi İlköğretim Bölümü Fen Bilgisi Öğretmenliği Anabilim Dalı'nda öğrenim gören üçüncü sınıflardan toplam 80 öğretmen adayı ile uygulama yapılmıştır. Yapılan çalışmalar sırasında biyoetik öğretimi konusunda öğretmen adaylarının aktif katılımını gerektiren öğrenci merkezli öğretim etkinlikleri düzenlenmiştir.Araştırmada veri toplama aracı olarak ?Biyoetik Görüşme Formları? ve ?Biyoetik Eğitimi Değerlendirme Anketi? kullanılmış, ayrıca öğretmen adaylarından bazıları ile görüşme yapılmıştır. Veri toplama araçları ile hem öğretmen adaylarının biyoetik öğretimine hem de uygulamalar sırasında karşılaşılabilecek sorunlar ile bu sorunların çözümüne yönelik görüşleri alınmıştır. Elde edilen veriler için nitel ve nicel analiz birlikte yapılmıştır. Nitel veriler için içerik analizi yapılmıştır. Nicel verilerin analizi için de verilerin yüzde frekans değerleri alınmıştır.Yapılan analizlerden elde edilen sonuçlar şunlardır:?Öğretmen adaylarının ahlâk, etik ve biyoetik konularındaki bilgileri artmıştır.?Öğretmen adayları etiğin öğretilebilir olduğunu düşünmektedir.?Öğretmen adayları biyoetik eğitiminin gerekli olduğuna inanmaktadır.?Öğretmen adayları biyoetik konularına farklı açılardan bakmanın önemini kavramışlardır.?Öğretmen adayları biyoetik konularının derslerde ele alınması sırasında ortaya çıkabilecek sorunlar bakımından daha bilinçli hale gelmişlerdir.?Öğretmen adayları derslerde hem işleyiş hem de değerlendirme sırasında bireysel farklılıkların önemini kavramışlardır.Araştırma sonunda biyoetik konularının fen ve teknoloji derslerinde ele alınması, bunun sadece ilköğretimle değil ortaöğretim biyoloji derslerinde de dikkate alınması ve biyoetik öğretimi konusunda öğretmenlere hizmet içi eğitimlerin düzenlenmesi gibi çeşitli öneriler yapılmıştır.Anahtar Kelimeler: etik, ahlâk, biyoetik, fen ve teknoloji öğretimi

Aday öğretmenlerBiyoetikFen bilgisi+3
Elif Bakar
Gazi University · Eğitim Bilimleri Enstitüsü
2010
00
DoktoraAçık ErişimTR

Web destekli probleme dayalı öğrenme ortamlarının bilişsel ve duyuşsal öğrenme ürünlerine etkisi: Gazi Üniversitesi Kastamonu Eğitim Fakültesi örneği

Bu araştırmanın amacı, web destekli probleme dayalı öğrenme ortamı kullanımının öğrencilerin "Isı ve Sıcaklık" konusundaki akademik başarılarına, problem çözme becerilerine ve internet kullanımına yönelik tutumlarına etkisini belirlemektir. Araştırmanın deneysel uygulaması 2006-2007 eğitim-öğretim yılında Gazi Üniversitesi Kastamonu Eğitim Fakültesi Sınıf Öğretmenliği 3. sınıf B-C şubelerinde öğrenim gören 68 öğrenci üzerinde gerçekleştirilmiştir. Deney grubunda 30, kontrol grubunda 38 öğrenci yer almıştır. Araştırma ön test-son test kontrol gruplu deneysel desen ile gerçekleştirilmiştir.Araştırmanın verileri "Isı ve Sıcaklık" konusu akademik başarı testi, problem çözme becerisi tutum ölçeği ve internet kullanımına yönelik tutum ölçeği ile toplanmıştır.Akademik başarı testi ve tutum ölçeklerinden elde edilen veriler SPSS 15.0 programında korelasyon, bağımsız gruplar için t testi, tek faktörlü varyans analizi ve tekrarlı ölçümler için iki faktörlü varyans analizi ile değerlendirilmiştir.Araştırmanın nicel bölümünün sonuçlarına göre, "Isı ve Sıcaklık" konusunda web destekli probleme dayalı öğrenme ortamı kullanımı öğrencilerin akademik başarılarında istatistiksel açıdan anlamlı bir farklılık oluşturmuştur [F(1-119) = 145.48, p<0,05)]. Web destekli probleme dayalı öğrenme ortamı problem çözme beceri düzeyi üzerinde istatistiksel açıdan anlamlı bir farklılığın oluşmasına neden olmuştur [F(1-119) = 19.55, p<0,05)]. Web destekli probleme dayalı öğrenme ortamı kullanımı, öğrencilerin internet kullanımına yönelik tutumları üzerinde istatistiksel açıdan anlamlı bir farklılık oluşturmuştur [F(1-119) = 38.31, p<0,05)].Araştırmada öğrencilerin akademik başarı, problem çözme beceri düzeyi ve internet kullanımına yönelik tutumları cinsiyet ve mezun olunan lise türü değişkenine göre de incelenmiştir. Araştırmanın sonucunda Web Destekli Probleme Dayalı Öğrenme Ortamının öğrencilerin akademik başarı, problem çözme beceri düzeyi ve internet kullanımına yönelik tutumlarında artışın meydana geldiği görülmüştür.

Aday öğretmenlerAkademik başarıBilişsel öğrenme+7
Alper Altunçekiç
Gazi University · Eğitim Bilimleri Enstitüsü
2010
00
Yüksek LisansAçık ErişimTR

İlköğretim 6.sınıf öğrencilerinin maddenin tanecikli yapısı ünitesindeki başarılarına, tutum ve algılamalarına çoklu zeka kuramının etkisi

Bu çalışmanın amacı, ilköğretim 6. sınıf öğrencilerinin maddenin tanecikli yapısı ünitesindeki başarılarına, tutum ve algılamalarına geleneksel öğretim yöntemine kıyasla Çoklu Zeka Kuramı' nın etkisini araştırmak ve Çoklu Zeka Kuramı' nın ilköğretim 6. sınıf fen ve teknoloji müfredatı açısından uygulanabilirliğini göstermektir.Ön test-son test kontrol grup tasarımının kullanıldığı bu çalışma, 2007-2008 eğitim-öğretim yılının ilk döneminde Van ili Merkez ilçesi İsmail Hakkı Tonguç İlköğretim Okulu'ndaki 6/A (N=25) ve 6/B (N=25) sınıflarında öğrenim gören toplam 50 öğrenci ile haftada 4 ders saati olmak koşuluyla yaklaşık olarak 7 hafta boyunca yürütülmüştür. İlk hafta boyunca ön testler ve son haftada ise son testler uygulanmıştır. İki sınıfta rasgele seçilen kontrol grubundaki öğrencilerle geleneksel öğretim yöntemine göre, deney grubundaki öğrencilerle ise Çoklu Zeka Kuramına göre hazırlanmış öğretim etkinlikleri ile dersler işlenmiştir.Her iki gruptaki dersler araştırmacı tarafından yürütülmüş olup, kontrol grubunun eğitim çalışmaları 4 ders saatinde tamamlanabilmiştir. Deney grubuna ise uygulamaya başlamadan önce 1 ders saati ayrılmış ve Çoklu Zeka Kuramı anlatılmıştır. Deney grubunun eğitim çalışmaları 5 ders saatinde tamamlanabilmiştir.Çalışmanın başlangıcında her iki gruptaki öğrencilerin hazır bulunuşluklarını ölçmek için ön bilgi testi uygulanmıştır. İki farklı yöntemin (geleneksel öğretim yöntemi ve Çoklu Zeka Kuramı) öğrencilerin başarıları, tutum ve algılamaları üzerine etkisini tespit etmek için başarı testi ile tutum ve algılama anketi tüm öğrencilere son test olarak uygulanmıştır.Çalışma sonucunda elde edilen veriler SPSS 16.0 yazılımı kullanılarak değerlendirilmiştir. Hipotezlerin değerlendirilmesinde bağımlı (eşleştirilmiş) ve bağımsız gruplarda t-testi kullanılmıştır. Çalışmadaki veriler hakkında tanımlayıcı bilgiler sağlamak için ayrıca frekans dağılımı ve yüzdelerle birlikte test tablolarının yanında, tanımlayıcı istatistikler (ortalama, standart sapma vb.) tablosu da verilmiştir. Ortalamalara ilişkin karşılaştırmaları görsel olarak vermek için ortalama grafiği (mean pluts) elde edilmiş ve bağımlı gruplar için değişkenler arasında korelasyon katsayıları verilerek yorumlanmıştır.Elde edilen verilere göre; gruplar arası karşılaştırmalarda hem ön bilgi testi, hem de başarı testi bakımından kontrol ve deney grupları arasında istatistiksel olarak anlamlı bir fark olduğu görülmüştür. Diğer ikili karşılaştırmalar da ise istatistiksel olarak anlamlı bir farklılık görülmemektedir.Yapılan istatistiksel analizler sonucunda, Çoklu Zeka Kuramına dayalı öğretim etkinliklerinin öğrencilerin maddenin tanecikli yapısı ünitesindeki başarılarına, fene olan tutum ve algılamalarına anlamlı bir katkı sağladığı görülmüştür.

Ayşenur Pelen Değirmenci
Gazi University · Eğitim Bilimleri Enstitüsü
2009
00
DoktoraAçık ErişimTR

Fen bilgisi dersinde bilimsel tartışma odaklı öğretimin etkililiğinin incelenmesi

Bu araştırma, 2006-2007 öğretim yılında Amasya Fatih İlköğretim Okulu 7.- 8. sınıf öğrencilerine ve 2007-2008 öğretim yılında aynı okulda önceki sene 7. sınıfta kendileriyle çalışılan ve 8. sınıfa geçen öğrencilerle yapılmıştır. Çalışmada öğrencilerin seçilen fen konularındaki başarıları, fene karşı tutumları, bilimin doğasıyla ilgili kavramları anlamaları ve tartışmaya katılma istekliliklerinin bilimsel tartışma odaklı fen öğretimi ile değişimi incelenmiştir. Uygulama süresi iki yıldır. İlk yılda 7. sınıf öğrencileri ile seçilen fen konularının öğretimi bilimsel tartışma odaklı fen etkinlikleri ile yapılmış ve öğrencilerin yönteme alışması sağlanmıştır. 7. sınıflara ait bulgular, her iki yıla ait 8. sınıfların bulgularıyla birlikte değerlendirilmiştir. Ön test-son test kontrol gruplu deneysel tasarıma göre uygulanan araştırmada, öğrencilerden fen bilgisi ve bilimin doğasıyla ilgili olarak yapılan mülakatlarla da bilgi toplanmıştır.Bilimsel tartışma odaklı fen öğretimi ile geleneksel yöntemin uygulandığı sınıflardaki öğrencilerin akademik başarılarında anlamlı fark gözlenmiştir. İki yıl süresince bilimsel tartışma odaklı fen öğretimi yapılan sınıfın akademik başarı puanlarının, bir yıl süreyle aynı yöntemin uygulandığı sınıftan daha yüksek olduğu; aralarında anlamlı bir fark oluşmadığı tespit edilmiştir. Bilimsel tartışma odaklı fen öğretimi ve geleneksel yöntemin uygulandığı sınıflar arasında, öğrencilerin fene karşı tutumlarında anlamlı farklılık olmadığı görülmüştür. Bilimin doğasıyla ilgili kavramları anlamalarında, bilimsel tartışma odaklı fen öğretiminin yapıldığı sınıflarda geleneksel yöntemin uygulandığı sınıflara göre daha yüksek başarı ve sınıflar arasında anlamlı farklılık elde edilmiştir. Bilimsel tartışma odaklı fen öğretiminin uygulandığı sınıflarda uygulama öncesi ve sonrasında öğrencilerin tartışma becerilerinde anlamlı farklılık olduğu belirlenmiştir.Öğrencilerin başarıları, tutumları, bilimin doğası ile ilgili kavramları anlamaları ve tartışma becerileri cinsiyete göre incelendiğinde, kız ve erkek öğrenciler arasında istatistiksel olarak anlamlı farkın olmadığı tespit edilmiştir.

Şafak Uluçınar Sağır
Gazi University · Eğitim Bilimleri Enstitüsü
2008
00
Yüksek LisansAçık ErişimTR

İlköğretim 7. sınıf öğrencilerinde atom kavramı hakkında imaj oluşturmada rol oynama yönteminin etkisi

Bu çalışmada, ilköğretim 7. sınıf öğrencilerinin atom kavramı hakkında imaj oluşturmalarında rol oynama yönteminin etkisi, geleneksel öğretim yöntemiyle karşılaştırılarak araştırılmıştır. Bu çalışma, 2005?2006 öğretim yılında Aksaray ili Güzelyurt ilçesi Gaziemir-Yakacık İlköğretim Okulunda öğrenim gören iki farklı sınıftan 46 öğrenci ile yapılmıştır. Okullarda eğitim-öğretim yönetmeliğinin yeni gruplar oluşturulmasına olanak vermemesi nedeniyle yarı deneysel ön test-son test kontrol grup deseninin uygulandığı çalışmada sınıflardan biri rastgele olarak deney grubu diğeri ise kontrol grubu olarak seçilmiştir. Aynı öğretmen tarafından dersler, kontrol grubunda geleneksel öğretim yöntemiyle, deney grubunda rol oynama yöntemiyle işlenmiştir. Uygulamaya başlamadan önce her iki gruba da geçerliliği uzman kişilerce yüksek bulunan ön bilgi testi ve atom hakkında imaj belirleme testi uygulanmış, bu testlerden imaj belirleme testi uygulama sonrasında tekrar öğrencilere yaptırılmıştır. Çalışmada elde edilen veriler SPSS (Statistical Package for Social Science) bilgisayar programında t-testi ve ANCOVA analiziyle değerlendirilmiştir. Analizler sonucunda rol oynama yönteminin atom kavramının öğretilmesinde geleneksel öğretim yöntemine göre daha etkili bir yöntem olduğu görülmüştür.

Melike Bozoğlu
Gazi University · Eğitim Bilimleri Enstitüsü
2007
00
Yüksek LisansAçık ErişimTR

Bütünleştirici öğrenme kuramına uygun bilgisayar destekli dijital deney araçları ile fen laboratuar deneyleri tasarlama ve uygulama

ÖZET Fen laboratuarlarında kullanılan geleneksel deney araçların öğrencileri sınırlı bir alanda çalışmak zorunda bırakması ve teknolojiye kolay adapte olabilecek bireyler yetiştirme zorunluluğu, fen laboratuarlarını bilgisayar destekli modern araçlarla donatmayı zorunlu hale getirmiştir. Bu amaçla fen laboratuarlarında kullanılabilecek bilgisayar destekli dijital deney araçlarından biri Data Logger' dır. Data Logger, sensörleri aracılığıyla gerçek ortamdan aldığı verileri, sanal ortamda grafik ve tablolarla işleyen bir deney aracıdır. Bu çalışma, geleneksel deney araçları yerine Data Logger ile yapılan deneylerin, öğrenci başarısı üzerindeki etkisini araştırmak ve öğrencilerin Data Logger ile yapılan deneyler hakkındaki görüşlerini ortaya koymak amacıyla düzenlenmiştir. Çalışma 2004-2005 eğitim öğretim yılı bahar yarıyılında gerçekleştirilmiştir. Çalışmada öğrenci başarısını test etmek amacıyla deneysel yöntem; öğrencilerin uygulamalar ve Data Logger hakkındaki görüşlerini ortaya çıkarmak amacıyla özel durum yöntemi kullanılmıştır. Araştırmanın örneklemini, Karadeniz Teknik Üniversitesi, Fatih Eğitim Fakültesi, fen bilgisi öğretmenliği programı, birinci sınıfta, 2004-2005 öğretim yılı, bahar yarıyılında öğrenim gören ve Temel Fizik-2 dersi kapsamında yürütülen laboratuar uygulamalarına katılan 100 öğretmen adayı oluşturmaktadır. Deney grubunu örneklemdeki bir şube oluştururken, (N=50) kontrol grubunu da, başka bir şube (N=50) oluşturmuştur. Şubelerden hangisinin deney, hangisinin kontrol grubu olacağı şans yoluyla tayin edilmiştir. Çalışmada veri toplamak amacıyla 22 sorudan oluşan çoktan seçmeli bir test, yan yapılandırılmış mülakat ve yapılandırılmamış gözlem kullanılmıştır. Uygulamada, deney grubuna bütünleştirici laboratuar yaklaşımı doğrultusunda Data Logger ile yürütülen deneyler yaptırılırken, kontrol grubuna aynı yaklaşıma uygun geleneksel deney araçlarıyla yürütülen deneyler yaptırılmıştır. Araştırma sonunda, deney grubundaki öğrencilerin kontrol grubundakilere göre daha başarılı oldukları ortaya çıkmıştır. Ayrıca, mülakat ve gözlemlerden Data Logger ile yapılan deneylerin öğrencilerin ilgisini çektiği, anlamlı öğrenme için fırsatlar sağladığı da tespit edilmiştir. Anahtar Kelimeler: Data Logger, Bilgi ve İletişi Teknolojileri, Bütünleştirici Laboratuar Yaklaşımı, Fizik Laboratuarı V

Miraç Aydın
Karadeniz Technical University · Fen Bilimleri Enstitüsü
2005
00
Yüksek LisansAçık ErişimTR

İşbirlikli öğrenme yoluyla kavramsal anlamaya yönelik öğretimin öğrencilerin çevre kavramlarını anlamalarına ve çevre farkındalıklarına etkisi:7. sınıf ?insan ve çevre? ünitesi örneği

İşbirlikli Öğrenme Yoluyla Kavramsal Anlamaya Yönelik Öğretimin Öğrencilerin Çevre Kavramlarını Anlamalarına ve Çevre Farkındalıklarına Etkisi: 7. Sınıf ?İnsan ve Çevre? Ünitesi ÖrneğiBu çalışmanın amacı, kavramsal anlamaya dayalı işbirlikli öğrenme yönteminin; öğrencilerin kavramsal anlama düzeylerine, çevre farkındalıklarına, kavramsal anlama ve çevreye yönelik tutumlarıyla ilgili kalıcılıklarına etkisini araştırmaktır.Uygulama, 2008- 2009 yılı bahar döneminde, İzmir ili Buca İlçesi Mehmet Emin Yurdakul İlköğretim Okulu, 7. sınıfında deney grubu olarak 29 öğrencinin bulunduğu 7/B ve kontrol grubu olarak 30 öğrencinin bulunduğu 7/C sınıflarında yürütülmüştür. Yaklaşık, 4 hafta boyunca, deney sınıfında fen ve teknoloji dersi işbirlikli öğrenme yoluyla kavramsal anlamaya dayalı olarak işlenirken, kontrol sınıfında ise Fen ve Teknoloji programına uygun olarak işlenmiştir. Araştırmada veri toplama aracı olarak; öğrencilerin kavramsal anlama düzeylerini belirlemek için kavramsal anlama düzeyi belirleme testi, çevre farkındalıklarını ölçmek için çevre tutum ölçeği ve çevre farkındalığı görüşme formu, deney grubu öğrencilerinin denel işlem boyunca sürdürülen yöntem hakkındaki görüşlerini tespit etmek için; kavramsal anlamaya dayalı işbirlikli öğrenme görüşme formu kullanılmıştır. Uygulanan veri toplama araçlarından, kavramsal anlama düzeyi belirleme testi, çevre farkındalığı görüşme formu ve kavramsal anlamaya dayalı işbirlikli öğrenme görüşme formu araştırmacı tarafından geliştirilmiştir. Uygulama öncesinde ve sonrasında her iki sınıfa da kavramsal anlama düzeyi belirleme testi, çevre tutum ölçeği uygulanmıştır. Her iki sınıftan 5'er öğrenci ile uygulama öncesinde ve sonrasında araştırmacı tarafından geliştirilen çevre farkındalığı görüşme formu kullanılarak çevre farkındalığı konusunda ve ayrıca uygulama sonunda deney grubunda yer alan 5 öğrenci ile kavramsal anlamaya dayalı işbirlikli öğrenme görüşme formu kullanılarak denel işlem boyunca sürdürülen yöntem konusunda yarı yapılandırılmış görüşmeler yapılmıştır. Denel işlem sona erdikten 4,5 ay sonra kavramsal anlama düzeyi belirleme testi ve çevre tutum ölçeği her iki gruba kalıcılık testi olarak tekrar uygulanmıştır.Araştırmada, deney ve kontrol sınıfı öğrencileri arasında kavramsal anlama düzeyi açısından deney grubu lehine anlamlı farklılıklar olduğu görülmüştür. Öğrencilerin çevre farkındalıkları konusunda iki grup arasında nicel olarak deney grubu lehine anlamlı fark görülürken aynı zamanda nitel olarak da deney grubu lehine gelişme izlenmiştir. Araştırma sonucunda işbirlikli öğrenme yoluyla kavramsal anlamaya dayalı öğretimin yürürlükte olan fen ve teknoloji programına göre kavramsal anlama ve çevreye yönelik tutumlarla ilgili kalıcılığı sağlamada daha etkili olduğu sonucuna ulaşılmıştır. Ayrıca deney grubu öğrencilerinin işbirlikli öğrenme ile ilgili olumlu düşünceler taşıdığı tespit edilmiştir.Anahtar Kelimeler: İşbirlikli öğrenme, kavramsal anlama, fen eğitimi, çevre farkındalığı, çevreye yönelik tutum, kalıcılık

Fen bilgisi eğitimiFen bilgisi öğretimiKavram öğretimi+7
Gonca Solmaz
Dokuz Eylül University · Eğitim Bilimleri Enstitüsü
2010
00
Yüksek LisansAçık ErişimTR

Fen eğitiminde sanal gerçeklik programları üzerine bir çalışma: "Güneş sistemi ve ötesi: Uzay bilmecesi" ünitesi örneği

Araştırmada sanal gerçeklik programlarının sunmuş olduğu üç boyutlu görsel malzemelerin, ilköğretim 7. sınıf öğrencilerinin fen ve teknoloji dersindeki astronomi konusundaki başarılarına ve kalıcılıklarına etkisini araştırmak amaçlanmıştır. Bu amaç doğrultusunda ilköğretim 7. Sınıf öğrencilerinin zihinlerinde astronomi konularını daha iyi yapılandırabilmek amacıyla sanal gerçeklik programlarına uygun etkinlik yaprakları geliştirilmiştir. Hazırlanan etkinlik yaprakları sanal gerçeklik programları kullanılarak Aydın ilindeki alt sosyoekonomik düzeyde seçilen bir İlköğretim okulundaki yedinci sınıf öğrencilerine uygulanmıştır. Araştırmanın modeli; öntest-sontest eşleştirilmiş kontrol gruplu modeldir Araştırmanın çalışma grubunu deney grubunda 30, kontrol grubunda 30 öğrenci olmak üzere toplam 60 öğrenci oluşturmaktadır. Çalışma grubuna güvenirlik katsayısı .73 olan 20 maddeden oluşan astronomi başarı testi uygulama öncesi ön test, uygulama sonrası son test ve uygulamadan üç ay sonra kalıcılık testi olarak uygulanmıştır. Deney ve kontrol grupları arasında uygulanan yönteme göre anlamlı farklılığın olup olmadığını belirlemek üzere ?karışık ölçümler için iki faktörlü anova? analizi kullanılmıştır. Deney ve kontrol gruplarında Sanal gerçeklik programları destekli yapılan uygulama ile ders işleme sürecine hiçbir etki yapılmadan yapılan öğretimin öğrencilerin başarılarındaki kalıcılığa etkisini belirlemek amacı ile ilişkili örneklemler için tek faktörlü anova analizi yapılmıştır. Uygulama sonucuna göre sanal gerçeklik programları kullanılarak yapılan öğretim sonucunda deney grubunun akademik başarısının kontrol grubuna göre daha fazla arttığı görülmüştür.Anahtar sözcükler: Astronomi öğretimi, fen öğretimi, sanal gerçeklik

Fen bilgisi öğretimiSanal gerçeklik
Volkan Aydın Arıcı
Aydın Adnan Menderes University · Fen Bilimleri Enstitüsü
2013
00
DoktoraAçık ErişimTR

Fen ve teknoloji dersinde kullanılan farklı deney tekniklerinin öğrencilerin bilimsel süreç becerilerine, bilimin doğasına yönelik görüşlerine, laboratuvara yönelik tutumlarına ve öğrenme yaklaşımlarına etkileri

Bu çalışmanın amacı, fen ve teknoloji dersinde kullanılan araştırmaya dayalı ve açık uçlu deney tekniklerinin öğrencilerin bilimsel süreç becerilerine, bilimin doğasına yönelik görüşlerine, laboratuvara yönelik tutumlarına ve öğrenme yaklaşımlarına etkilerini incelemektir.Çalışmaya, İzmir ili Buca ilçesi Vali Rahmi Bey İlköğretim Okulunda açık uçlu deney tekniğinin uygulandığı 30 kişilik deney?1 grubu, araştırmaya dayalı deney tekniğinin kullanıldığı 31 kişilik deney?2 grubu ve fen ve teknoloji öğretim programının uygulandığı 30 kişilik kontrol grubu öğrencileri katılmıştır. Uygulama, yaklaşık 8 hafta boyunca ?Kuvvet ve Hareket? ve ?Yaşamımızdaki Elektrik? ünitelerinde gerçekleştirilmiştir. Çalışma öncesinde ve sonrasında, Bilimsel Süreç Becerileri Ölçeği, Bilimsel Bilgi Ölçeği, Fen Laboratuvarına Yönelik Tutum Ölçeği ve Fen'i Öğrenme Yaklaşımları Ölçeği üç çalışma grubuna da uygulanmıştır. Ayrıca, deney?1 ve deney?2 gruplarından 5'er öğrenci ile uygulama sonrasında bilimsel bilgi ve feni öğrenme yaklaşımları konularında görüşme yapılmıştır. Bunlara ilaveten, deney?1 ve deney?2 gruplarında yer alan öğrenciler, uygulama boyunca bilimsel süreç becerilerini kullanma düzeylerini belirlemek için gözlem formu (BSB-GF) aracılığıyla tek tek gözlenmiştirÇalışma sonuçları, deney?1, deney?2 ve kontrol sınıfları arasında bilimsel süreç becerileri ve fen'i öğrenme yaklaşımları açısından deney?1 ve deney?2 grubu lehine anlamlı farklılıkların olduğunu, deney?1 ve deney?2 grupları arasında anlamlı farklılıkların olmadığını göstermiştir. Ayrıca, deney?1 grubu öğrencilerinin bilimsel süreç becerilerinin kullanımına yönelik gözlem formundan elde ettikleri puanlar ile bilimsel süreç becerileri ölçeğinden elde ettikleri puanlar arasında orta düzey bir ilişki (r=0.556) olduğu, deney?2 grubu öğrencilerinin bilimsel süreç becerilerinin kullanımına yönelik gözlem formundan elde ettikleri puanlar ile bilimsel süreç becerileri ölçeğinden elde ettikleri puanlar arasında orta düzey bir ilişki (r=0.656) olduğu görülmüştür. Bunlara ilaveten görüşmeye katılan deney?1 ve deney?2 grubu öğrencilerin görüşme sonuçlarıyla, uygulama sonunda elde ettikleri ölçek puanlarının genel olarak bir paralellik içinde olduğu görülmüştür.

Bülent Aydoğdu
Dokuz Eylül University · Eğitim Bilimleri Enstitüsü
2009
00
Yüksek LisansAçık ErişimTR

Ortaokul 6. sınıflarda uygulamalı çevre eğitimi: Halkalama çalışması değerlendirilmesi örneği

Yapılan bu araştırmada, ortaokul 6. sınıf öğrencilerinin çevreye yönelik bilgi, duygusal yaklaşım ve davranış eğilimlerinin uygulamalı çevre eğitimi yoluyla incelenmesi ve uygulamalı eğitimlerin bunlar üzerinde olumlu bir etkide bulunup bulunmadığının tespit edilmesi amaçlanmıştır. Araştırma, tarama modelinde gerçekleştirilmiştir. Ayrıca, araştırma ön test-son test kontrol gruplu deneysel desen olarak tasarlanmıştır. Araştırmanın evrenini 2018-2019 eğitim – öğretim yılında Antalya ilinde öğrenim görmekte olan ortaokul 6. sınıf öğrencileri oluşturmaktadır. Örneklem ise Antalya ilinin Serik ilçesinde bulunan toplam 7 ortaokulda öğrenim gören 350 öğrenciden meydana gelmiştir. Örneklem içerisinde yer alan öğrencilerin seçiminde "basit rastgele örnekleme" yöntemi kullanılmıştır. Veri toplama aracı olarak Avan (2011) tarafından geliştirilen "Çevre Eğitimine Yönelik Bilgi, Duygu ve Davranış Ölçeği" kullanılmıştır. Çevre Eğitimine Yönelik Bilgi, Duygu ve Davranış Ölçeği'nin geçerlik ve güvenirlik çalışmaları yapılmıştır. Uygulamaya başlamadan önce deney ve kontrol grubundaki öğrencilere ölçekler ön test olarak uygulanmıştır. Ardından deney grubu öğrencilerine 4 saatlik teorik ve yine 4 saatlik uygulamalı çevre eğitimi verilmiştir. Uygulamalı çevre eğitimi bittikten yaklaşık bir hafta sonra ilgili okulun deney ve kontrol grubu öğrencilerine ölçekler son test uygulanarak veri toplama aşaması tamamlanmıştır. Toplanan veriler nicel analiz yöntemleri kullanılarak değerlendirilmiştir. Deney ve kontrol gruplarının karşılaştırılmasında ilişkisiz örneklemler t-testi, ön test ve son test puanlarının karşılaştırılmasında ilişkili örneklemler t-testi, cinsiyete göre karşılaştırmada ilişkisiz örneklemler t-testi, korelasyon analizlerinde ise Pearson Korelasyon Analizi kullanılmıştır. Uygulamalı çevre eğitimi öncesinde ön test uygulanan kontrol ve deney grubunun bilgi, duygu ve davranış eğilimlerinin birbirine eşdeğer olduğu yani anlamlı bir fark olmadığı tespit edilmiştir. Uygulamalı çevre eğitimi sonrası ise öğrencilerin çevreye yönelik bilgi, olumlu duygusal yaklaşım ve davranış eğilimlerine anlamlı bir katkı sağlamıştır. Deney grubundaki öğrencilerin eğitim öncesindeki ortalama puanları eğitim sonrasında anlamlı bir artış gösterirken kontrol grubunda anlamlı bir artış görülmemiştir. Ayrıca deney ve kontrol grubunda yer alan erkek ve kız öğrenciler arasında yani cinsiyete göre anlamlı bir fark tespit edilmemiştir.

Abdullah Emre Tuna
Alanya Alaaddin Keykubat University · Fen Bilimleri Enstitüsü
2019
00
Yüksek LisansAçık ErişimTR

Fizik-eğitim-öğretimine bilgisayar destekli yaklaşım

ÖZET Bu çalışmada, bilgisayarın eğitimde, özellikle fizik eğitiminde kullanılması hakkında literatür taraması yapılarak ayrıntılı bilgi verilmiştir. Öğretmenlerin bilgisayar destekli fizik derslerinde hazırlayacakları öğretim materyallerine örnek olabilecek düzlemsel hareketler konusu ile ilgili bir materyal hazırlanmıştır. Ülkemizde bazı Müfredat Laboratuar Okullarında çalışan fizik öğretmenleri için geliştirilen bir anket yardımı ile, bilgisayar destekli fizik öğretiminde karşılaşılan problemler belirlendi ve örneklemdeki öğretmenlerin daha etkin bir bilgisayar destekli öğretim için düşünceleri ve önerileri alındı. Öğretmenlerin cinsiyetleri, bilgisayara karşı özel meraklan, bilgisayar başına düşen öğrenci sayısı, bilgisayarların öğrenmede etkili birer teknolojik araç oldukları hakkındaki görüşleri, bilgisayar destekli fizik öğretiminde karşılaştıkları problemlerde kendilerine yardım edebilecek kurum veya kişilerin varlığı, öğretmenlerin lisans döneminde aldıkları dersler ve hizmetiçi kursları ile fizik dersini bilgisayar destekli uygulamaları arasındaki ilişki %2 tekniği ile incelendi. Her bir tablo için, değişkenler arasındaki ilişkinin derecesi C (Contingency Confident) sabiti ile tespit edildi. Bu çalışmada elde edilen en ilginç sonuç, öğretmenlerin hizmet öncesi eğitim ve hizmetiçi eğitimleri döneminde aldıkları bilgisayarla ilgili ders veya kurslar ile öğretmenlerin sınıf içi uygulamaları arasında istatistiksel olarak bir anlamlılığın çıkmamasıdır. Anahtar Kelimeler: Bilgisayar Destekli Eğitim, Fizik, Örnek Öğretmen Rehberi, Öğretmen Yetiştirme

Bilgisayar destekli öğretimEğitimFizik+1
Nedim Alev
Karadeniz Technical University · Fen Bilimleri Enstitüsü
1997
00
Yüksek LisansAçık ErişimTR

Fen eğitiminde kavramsal ve işlemsel öğrenme üzerine akademisyen görüşleri

Öğretim elemanlarının kavramsal ve işlemsel öğrenmenin dengelenmesinin önemi üzerine görüşleri ve bu görüşler doğrultusunda fizik problemlerinin çözümünde işlem basamaklarının oluşturulması amaçlanmıştır. Araştırmanın örneklem gurubunu, Ağrı İbrahim Çeçen Üniversitesi ve Atatürk Üniversitesi Fen ve Fizik eğitimi alanlarında görev yapan 8 öğretim elemanı oluşturmaktadır. Bu araştırmada kavramsal ve işlemsel öğrenme tanımlarının ve basamaklarının belirlenmesi amacıyla hazırlanan 12 adet görüşme sorusu yorumlayıcı bir yaklaşım olan fenomenografik yaklaşıma göre gruplandırılmıştır. Gruplandırma sonucunda 4 farklı kategori (A, B, C ve D) ortaya çıkmıştır. A grubunda kavramsal bilgi ile işlemsel bilginin arasındaki ilişkilerin belirlenmesi, B grubunda fen eğitiminde kavramsal bilgi ve işlemsel bilginin öneminin belirlenmesi, C grubunda kavramsal ve işlemsel öğrenmenin anlamlı olması kalıcılık konusunda birbirleri üzerine etkilerinin sorgulaması, D grubunda ise fizik öğrenme ve matematik öğrenmenin birbirleri üzerine etkisini sorgulanması amaçlanmıştır. Görüşmeler sonunda elde edilen verilere göre fen eğitiminde kavramsal öğrenme ve işlemsel öğrenmenin çok önemli olduğu, işlemsel bilginin kavramsal bilgiyi, kavramsal bilginin de işlemsel bilgiyi içerisinde barındırdığı, kavramsal bilginin kazanılmış olmasının işlemsel bilginin kazanılmasına etki edeceği ancak işlemsel bilginin kazanılmış olmasının kavramsal bilgi edinmeye etki etmeyebileceği, kavramsal öğrenme ve işlemsel öğrenmenin dengelenmesi gerektiği, dengenin olduğu öğrenmelerde öğrencilerin anlamlı ve kalıcı öğrenmeleri ile pozitif bir ilişki kurulabileceği, öğrencilerin fizik problemlerini çözerken matematik kullanmada zorluk yaşamalarının nedeni olarak da eğitim sistemi, öğretmen ve öğrenciden kaynaklanan çeşitli faktörlerin etkili olduğu belirtilmiştir. Fen ve matematik eğitiminde kavramsal ve işlemsel bilginin dengeli kullanılması sonucunda öğrenme daha sağlıklı, kalıcı ve anlamlı olacaktır.

Leyla Aydın
Ağrı İbrahim Çeçen University · Fen Bilimleri Enstitüsü
2015
00
Yüksek LisansAçık ErişimTR

İşbirlikli öğrenme yönteminin ilköğretim 7. sınıf öğrencilerinin karışımlar konusunu anlamalarına etkisi

Bu çalışma işbirlikli öğrenme yönteminin 7. sınıf öğrencilerinin fen ve teknoloji dersi karışımlar konusu başarısına, fen ve teknoloji dersine yönelik tutumlarına ve motivasyonlarına etkisini incelemek amacıyla yapılmıştır. Bu amaç doğrultusunda çalışmanın örneklemi, Sakarya ili Karasu ilçesinde bir ilköğretim okulunda bulunan 61 yedinci sınıf öğrencisinden oluşmaktadır. Bu ilköğretim okulunda bulunan sınıflarından biri deney, biri de kontrol grubuna rastgele atanmıştır.Araştırma, 2007?2008 öğretim yılının 2. döneminde, ilköğretim 7. sınıf fen ve teknoloji dersi ?Karışımlar? konusu üzerinde yapılmıştır. Deneysel uygulamalar başlamadan önce her iki gruba da karışımlar konusu başarı testi, fen ve teknoloji dersine yönelik tutum ölçeği ve öğrenci motivasyon ölçeği uygulanmıştır. Kontrol grubunda dersler programda belirtilen mevcut öğretimle; deney grubunda ise işbirlikli öğrenme yönteminin birlikte öğrenme tekniğiyle işlenmiştir. Uygulama sonunda, yapılan etkinliklerin; öğrencilerin fen ve teknoloji dersi karışımlar konusu başarısına, fen ve teknoloji dersine yönelik tutumlarına ve motivasyonlarına etkisini değerlendirmek amacıyla her iki grupta da başarı, tutum ve motivasyon testleri son test olarak tekrar uygulanmıştır.Çalışmada hipotezlerin test edilmesine yönelik olarak, gruplar arasındaki farklılıkların anlamlı olup olmadığını saptamak için ilişkisiz t-testi, Mann-Whitney U testi, varyans analizi (ANOVA) ve kovaryans analizi ( ANCOVA) yapılmıştır. Araştırmadan elde edilen sonuçlar, işbirlikli öğrenme yönteminin programdaki mevcut öğretime göre öğrencilerin fen ve teknoloji dersi karışımlar konusunu anlamalarında ve fen ve teknoloji dersine yönelik motivasyonlarının artmasında daha etkili olduğunu göstermiştir. Fakat deney ve kontrol grubu öğrencilerinin fen ve teknoloji dersine yönelik tutumlarında anlamlı bir fark görülmemiştir.

Asiye Asuman Genç
Sakarya University · Fen Bilimleri Enstitüsü
2009
00
Yüksek LisansAçık ErişimTR

Fen bilgisi öğretiminde programlı öğretimin öğrenci başarısı ve tutumu üzerindeki etkisi

Fen eğitimi bireyin gelecekteki yaşamını yönlendirme açısından oldukça önemli bir yere sahiptir. Bu eğitim sürecinde bireyler kendi yaşamlarında kullanacakları bilimsel bilgi ve becerileri kazanmaya başlarlar. Ancak bu süreçte öğrenciler okulda öğretilen bazı kavramları günlük yaşamda karşılaştıkları durumlarla ilişkilendirememektedirler. Bu konulardan biri de kuvvet ve harekettir. Bu araştırmanın amacı fen öğretiminde programlı öğretim yönteminin öğrenci başarısı ve tutumu üzerindeki etkisini incelemektir. Araştırma ön test-son test deney kontrol gruplu deneysel desende yürütülmüştür. Çalışma grubunu ilköğretim altıncı sınıfta okuyan 58 öğrenci oluşturmaktadır. Beş hafta süren deneysel işlemler sırasında deney grubunda fen ve teknoloji dersinin işlenmesinde geleneksel işlenen dersle birlikte programlı öğretim yöntemi kullanılmıştır. Kontrol grubunda ise düz anlatım, soru-cevap ve alıştırma uygulama yöntemleriyle ders işlenilmiştir. Verilerin toplanmasında geçerlik ve güvenirlik çalışmaları yapılmış kuvvet ve hareket konusu başarı testi ve fen ve teknoloji tutum ölçeği kullanılmıştır. Verilerin analizinde ilişkisiz örneklemler t testi, ANCOVA ve ilişkili örneklemler t-testi uygulanmıştır. Araştırma sonuçları dersle birlikte kullanılan programlı öğretim basılı materyalinin kontrol grubuna göre öğrenci başarısını ve tutumunu anlamlı olarak artırdığını göstermektedir. Fen öğretiminde kuvvet ve hareket ve benzeri konularda öğrencilerin zamandan ve sınıf/okul ortamından bağımsız olarak kullanabilecekleri programlı öğretim materyallerinin geliştirilmesi ve kullanılması önerilmektedir.

Basılı materyallerFen bilgisi öğretimiProgramlı öğretim
Betül Toplu
Sakarya University · Fen Bilimleri Enstitüsü
2008
00
Yüksek LisansAçık ErişimTR

Fen bilgisi öğretmen adaylarının kan bağışına yönelik tutumlarının incelenmesi

Bu araştırmanın amacı, fen bilgisi öğretmenliği bölümü öğrencilerinin kan bağışına yönelik tutumlarını araştırmak ve öğrencilerin tutum puanları üzerinde çeşitli değişkenlerin etkisini incelemektir. Araştırma, 2018–2019 eğitim-öğretim yılında Anadolu'nun sosyokültürel ve ekonomik olarak orta gelişmişlik düzeyine sahip iki ilindeki üniversitelerde (Aksaray Üniversitesi ve Afyon Kocatepe Üniversitesi) 1, 2, 3 ve 4. sınıf düzeyinde öğrenim gören 283 fen bilgisi öğretmen adayı ile gerçekleştirilmiştir. Çalışmada nicel araştırma yöntemlerinden tarama modeli kullanılmıştır. Veri toplamak amacıyla "Kan Bağışına Yönelik Tutum Anketi" kullanılmıştır. Bu anket; "Kişisel Bilgi Formu'' ve 5'li likert tipi 24 sorudan oluşan Çelik ve Güven (2015) tarafından geliştirilen "Kan Bağışı Tutum Ölçeği''ni içermektedir. Verilerin analizi için SPSS 22.0 istatistik programı kullanılmıştır. Analizlerde; betimsel istatistik, Mann Whitney U-Testi ile Kruskal Wallis H-Testi kullanılmıştır. Araştırma sonucunda fen bilgisi öğretmen adaylarının kan bağışına yönelik tutum seviyelerinin yüksek düzeyde olduğu bulunmuştur. Cinsiyet, sürekli ve düzenli olarak kan bağışında bulunma durumu ve öğretmen adaylarının öğrenim gördüğü sınıf seviyelerine göre kan bağışına yönelik tutum düzeyleri arasında anlamlı bir farklılık görülmüştür. Kadın öğretmen adaylarının erkek öğretmen adaylarına göre, 1.ve 3.sınıf öğretmen adaylarının 4.sınıf öğretmen adaylarına göre, sürekli ve düzenli olarak kan bağışında bulunan öğretmen adaylarının bulunmayanlara göre tutum puanları istatistiksel olarak anlamlı düzeyde yüksek bulunmuştur. Daha önce kan bağışında bulunma durumu, ailesinde sürekli ve düzenli olarak kan bağışına ihtiyaç duyan birey bulunma durumu, anne ve baba eğitim durumları, aile gelir durumu ile kan bağışına yönelik tutum düzeyleri arasında anlamlı bir farklılık görülmemiştir. Çalışmada ayrıca, kan bağışına yönelik tutumun alt boyutları olan ''toplumsal ve sosyal sorumluluk'' , ''endişe''ve ''toplumsal görüş ve anlayış'' boyutlarına ait bazı istatistik sonuçları da sunulmuştur. Çalışmanın sonunda öğretmen adaylarının kan bağışına yönelik tutum düzeyleri ve kan bağışı konusunda fen eğitimi alanına katkı sağlayabileceği düşünülen bazı öneriler sunulmuştur.

Değerler eğitimiFen bilgisi eğitimiKan bileşenleri transfüzyonu+2
Enver Kılınç
Aksaray University · Fen Bilimleri Enstitüsü
2019
10
Yüksek LisansAçık ErişimTR

REACT temelli etkinliklerin fen bilgisi öğretmen adaylarının çevre bilinci gelişimleri ile antroposentrik-ekosentrik yaklaşımları üzerine etkisinin incelenmesi ve görüşlerinin değerlendirilmesi

Günümüzde çevre sorunlarının artışı, bireylerin çevresel farkındalığını ve bilinç düzeyini önemli bir hale getirmiştir. Özellikle eğitim, bireylerin çevre bilincini geliştirme ve çevresel sorunlara daha bilinçli yaklaşımlar kazandırma açısından kritik bir rol oynamaktadır. Fen bilgisi öğretmen adayları, gelecekte çevre bilinci oluşturma sürecinde önemli bir köprü vazifesi görmektedir ve bu sebeple bireylerin çevresel yaklaşımlarını şekillendiren eğitim metodolojileri ile şimdiden tanıştırılmaları gerekmektedir. Bu amaç doğrultusunda, fen bilgisi öğretmen adaylarının çevre bilinci gelişimlerini desteklemek için farklı yaklaşımlar denenmektedir. Antroposentrik ve ekosentrik yaklaşımlar, bireylerin çevreye bakış açılarını anlamada ve bu bakış açılarını eğitim aracılığıyla dönüştürmede önemli bir çerçeve sunmaktadır. Bu çalışma, REACT modeli kullanılarak hazırlanan çevre etkinliklerinin, fen bilgisi öğretmen adayları üzerindeki etkilerini araştırarak, çevre bilinci gelişimleri ve çevresel yaklaşımlarındaki değişimleri incelemeyi ve adayların görüşlerini almayı amaçlamaktadır. Araştırma, yarı deneysel desen çerçevesinde, nicel ve nitel veri toplama teknikleri bir arada kullanılarak karma yöntem çalışması olarak gerçekleştirilmiştir. Bu çalışma 2024-2025 güz yarıyılında gerçekleştirilmiştir. Araştırmanın çalışma grubunu, devlet üniversitesinde öğrenim görmekte olan, 35 kişilik fen bilgisi öğretmenliği son sınıf öğretmen adayları oluşturmaktadır. Katılımcılara ön test ve son test olarak uygulanan "Çevre Bilinci Ölçeği" ve "Ekosentrik, Antroposentrik ve Çevreye Yönelik Antipatik Tutum Ölçeği" kullanılarak veriler toplanırken, aynı zamanda derinlemesine görüşmeler yapılarak bireysel görüşleri de çalışmanın bulgularına dâhil edilmiştir. REACT temelli etkinliklerin uygulama süreci tamamlandıktan sonra, veriler dijital ortamda arşivlenmiştir. Bu etkinlikler, katılımcıların çevre bilincini destekleyen ve bu bilinci güçlendiren farklı çevresel durum senaryoları üzerine kurulmuştur. Fen bilgisi öğretmen adaylarının çevreye yönelik algılarını değiştirme potansiyeline sahip olup olmadığı yönünde bilgiler vermesi beklenen bu etkinlikler, bireylerin düşünme süreçlerini şekillendirmeye yönelik etkileşimli uygulamalar içermektedir. Araştırma bulguları, REACT temelli etkinliklerin fen bilgisi öğretmen adaylarının çevre bilinci üzerinde olumlu bir etkisi olduğunu ortaya koymuştur. "Çevre Bilinci Ölçeği" ve "Ekosentrik, Antroposentrik ve Çevreye Yönelik Antipatik Tutum Ölçeği" kullanılarak elde edilen verilere yapılan nicel analizler, etkinliklerin öncesine kıyasla, sonrasında çevresel duyarlılık ve bilinç seviyelerinde belirgin bir artış olduğunu göstermiştir. Uygulama sürecinin sonlanmasının ardından yapılan yarı yapılandırılmış görüşmelerden elde edilen nitel bulgular ise, fen bilgisi öğretmen adaylarının REACT modeli kullanılarak hazırlanmış olan çevre etkinlikleri sayesinde, çevre sorunlarını daha genç yaşlardan öğretmeye istekli hale geldiklerini, toplumsal bilinçlenmeye önem verdiklerini ve çevre sorunları konusunda yüksek farkındalık sahibi olduklarını ifade ettiklerini ortaya koymuştur. Fen bilgisi öğretmen adaylarının çevresel konulardaki görüşlerinde antroposentrik yaklaşımlardan ekosentrik yaklaşımlara doğru bir kayma olduğu, çalışmanın dikkat çeken bir diğer bulgusudur. Sonuç olarak, REACT modeli ile gerçekleştirilen çevre etkinlikleri, fen bilgisi öğretmen adaylarının çevre bilincini arttırma potansiyeline sahip etkili bir araç olarak değerlendirilmiştir. Bu etkinlikler, sadece bireysel bilinç seviyesini arttırmakla kalmamış, aynı zamanda öğretmen adaylarının çevresel yaklaşımlarını özellikle ekosentrik perspektiften dönüştürmeyi de başarıyla gerçekleştirmiştir. Araştırma sonuçları, gelecekte eğitim politikalarında yenilikçi yaklaşımlara daha fazla yer verilmesi gerekliliğini ortaya koymaktadır ve farklı branşlarda ve daha geniş örneklem gruplarıyla çalışmaların yapılması tavsiye edilmektedir.

Bilim eğitimiÇevre eğitimiÇevresel sürdürülebilirlik+2
Zekiye Merve Öcal
Bartın University · Lisansüstü Eğitim Enstitüsü
2025
00
DoktoraAçık ErişimTR

STEM eğitiminin ortaokul öğrencilerinin STEM mesleklerine yönelik ilgilerine, bilimsel yaratıcılıklarına ve fen öğrenmeye yönelik motivasyonlarına etkisinin araştırılması

Bu araştırmanın amacı; ortaokul sekizinci sınıf öğrencileriyle Bilim Uygulamaları dersi kapsamında yapılan STEM uygulamalarının öğrencilerin STEM mesleklerine yönelik ilgisine, bilimsel yaratıcılıklarına ve fen öğrenmeye yönelik motivasyonlarına etkisini araştırmaktır. Aynı zamanda, öğrencilerin STEM etkinliklerine ve uygulama sürecine yönelik görüşleri de incelenmiştir. Araştırma nicel ve nitel araştırma tekniklerinin birlikte kullanıldığı karma araştırma deseni ile yürütülmüştür. Araştırmanın nicel bölümünde öntest-sontest kontrol gruplu yarı deneysel desen, nitel bölümünde durum çalışması kullanılmıştır. Araştırmanın katılımcılarını, bir devlet ortaokulunda son sınıfta öğrenim gören, toplam 98 sekizinci sınıf öğrencisi oluşmaktadır. Araştırmaya altı sınıf dâhil edilmiş olup, bu sınıflardan üç deney grubu ve üç kontrol grubu seçkisiz olarak atanmış ve araştırma süreci, bilim uygulamaları dersinde on iki haftada gerçekleştirilmiştir. Deney grubuna STEM etkinlikleriyle öğretim uygulanırken, kontrol grubuna bilim uygulamaları dersi öğretim programı içeriği uygulanmıştır. Gruplar birbirinden etkilenmeyerek, tüm gruplarda ders süreleri eşit şekilde işlenmiştir. Uygulama süreci 2018-2019 eğitim-öğretim yılının bahar döneminde yapılmıştır. Araştırma kapsamında etkinlikler "Uzay Araştırmaları, İnsan ve Çevre İlişkisi, Evsel Atıklar ve Geri Dönüşüm, Madde ve Isı, Canlıları Tanıyalım, Ampullerin Bağlanma Şekilleri, Elektrik Devreleri ve Enerji Dönüşümleri" konuları ile sınırlandırılmıştır. Araştırmanın nicel verileri; "Fen, Teknoloji, Matematik ve Mühendislik Mesleklerine Yönelik İlgi Ölçeği"nden, "Bilimsel Yaratıcılık Testi"nden ve "Fen Öğrenmeye Yönelik Motivasyon Ölçeği"nden elde edilmiştir. Araştırmanın nitel verileri ise; "Etkinlik Görüş Formu"ndan, "Etkinlik Değerlendirme Formu"ndan ve öğrencilerle yapılan "Odak Grup Görüşmesi"nden elde edilmiştir. Deney ve kontrol grupları arasında STEM mesleklerine yönelik ilgi, bilimsel yaratıcılık ve fen öğrenmeye yönelik motivasyon değişkenleri arasında anlamlı bir farklılık olup olmadığını test etmek amacıyla, elde edilen veriler bağımsız gruplar için t-testi ile analiz edilmiştir. Deney ve kontrol gruplarının kendi içinde ön-test ve son-test puanları arasındaki farklılığı test etmek için de bağımlı gruplar için t-testi kullanılmıştır. Araştırma sürecinde elde edilen nitel veriler, nitel veri analiz tekniği olan betimsel analiz kullanılarak analiz edilmiştir. Araştırma sonuçları incelendiğinde; deney grubunun STEM mesleklerine yönelik ilgi, bilimsel yaratıcılık ve fen öğrenmeye yönelik motivasyonlarında kontrol grubuna göre anlamlı düzeyde bir artış olduğu belirlenmiştir. Bu sonuçlara göre çalışmada gerçekleştirilen STEM etkinlik uygulamalarının öğrencilerin STEM mesleklerine yönelik ilgilerine, bilimsel yaratıcılıklarına ve fen öğrenmeye yönelik motivasyonlarına katkı sağladığı söylenebilir. Öğrenci görüşlerinden elde edilen sonuçlara göre; öğrencilerin çoğunluğunun yapılan etkinliklerde başarılı oldukları ve yüksek bir motivasyonla etkinliklere katılım sağladıkları tespit edilmiştir. Yapılan STEM etkinliklerinin öğrencilerin olaylara bakış açısını değiştirerek, fen konularına yönelik yorum ve analiz yeteneklerini geliştirdiği belirlenmiştir. Bununla birlikte öğrenciler yapılan STEM etkinliklerinin, diğer derslerde yaptıkları etkinliklerden farklı olduğunu, bu süreçte kendi kararlarını ve sorumluluklarını aldıklarını da vurgulamışlardır.

Bilim uygulamaları dersiBilimsel yaratıcılıkFeTeMM+4
Emine Kahraman
Gazi University · Eğitim Bilimleri Enstitüsü
2021
00
Yüksek LisansAçık ErişimTR

Öğretmen adaylarının çevreye yönelik bilinçlerinin sosyo - kültürel ve ekonomik faktörler açısından incelenmesi

Çalışmada, ilköğretim öğretmen adaylarının çevreye yönelik bilinçleri ile mezun oldukları ortaöğretim türü, anne ve baba eğitim durumu, anne ve baba meslek durumları ve ikamet edilen yerleşim yerleri ilişkileri incelenmiştir.Araştırmanın örneklemini 2006-2007 öğretim yılında eğitim gören 110 erkek ve 146 kızdan oluşan toplam 256 ilköğretim bölümü öğretmen adayları oluşturmaktadır.Çalışmada; Ak, Keser ve Öznur tarafından 2007 yılında Türkçeye uyarlanması yapılmış olan Çevre Bilinci Ölçeği (ÇBÖ) , 7'li likert tipi ölçek kullanılmıştır. 53 maddeden oluşan Çevre Bilinci Ölçeği; Doğanın Tadı (9 madde), Çevresel Eylemler (9 madde), Çevresel Tehdit (10 madde), İnsanların Doğadan Faydalanması (10 madde), Bilim ve Teknolojiye Güven (8 madde) ve Nüfus Artışı Politikalarına Destek (7 madde) olmak üzere 6 alt başlıktan oluşmaktadır. Ölçeğin cevap seçenekleri; 1'den (Kesinlikle katılmıyorum) 7'ye (Kesinlikle katılıyorum) kadar derecelendirilmiş olup, olumsuz olan ifadeler ters çevrilerek kodlanmıştır.Verilerin istatistiksel analizlerinde her bir bağımsız değişkenin bağımlı değişkene etkisini belirlemek için varyans analizinden (ANOVA) yararlanılmıştır. Ayrıca çevre bilincine etki eden etmenleri ölçmek için frekans tablolarından yararlanılmıştır.Elde edilen bulgulara göre Çevre Bilinci Ölçeği (ÇBÖ) ile Kişisel Bilgi Anketi analiz sonuçları dikkate alındığında, öğretmen adaylarının mezun oldukları ortaöğretim türünde başarı düzeyi yüksek okullardan ( üniversiteye yerleştirme düzeyi yüksek okullar; Fen lisesi, kolej, özel okullar) mezun olanların çevre bilincinin daha yüksek olduğu gözlenmiştir. Öğrencinin anne ve babalarının sahip olduğu meslek türleri ile çevreye yönelik bilinçleri arasında istatiksel olarak anlamlı bir ilişki olduğu tespit edilmiştir. Öğrencilerin anne ve babalarının eğitim durumlarının yükselmesi ile öğrencinin sahip olduğu çevre bilinci arasında pozitif yönde bir ilişki olduğu görülmüştür. Öğretmen adaylarının ikamet ettikleri yerleşim yerlerinin, çevreye yönelik bilinçleri üzerinde anlamlı bir etkisi vardır. İkamet yerleri daha büyük il olan öğrencilerin, çevre sorunlarıyla daha fazla yüz yüze gelmiş olmalarının çevreye karşı olan bilinçlerine olumlu etki yaptığı düşünülmektedir.Bu çalışmanın sonuçları incelendiğinde öğretmen adaylarının sahip oldukları çevre bilincinin, üniversitede okurken aldıkları çevre derslerinden etkilenmediği tespit edilmiştir. Ayrıca öğretmen adaylarının çevreye yönelik yayın, makale ve TV programlarını çok fazla takip etmediği, hatta medyada çevre ile ilgili haberlerin farkında olmadığı da görülmüştür. Bu bağlamda tüm eğitim kurumlarında çevre bilincine yönelik öğrencilerin aktif katılımının sağlanacağı çalışmaların artırılması, ayrıca gönüllü çevre kuruluşlarının da yaptığı çalışmaları daha fazla tanıtmasının toplumumuzun, çevre konusunda bilgi ve bilinçlendirilmesi konusunda yardımcı olacağı düşünülmektedir.

Aday öğretmenlerSosyoekonomik etkiSosyoekonomik faktörler+7
Lütfi Yalçın
Bolu Abant İzzet Baysal University · Sosyal Bilimler Enstitüsü
2009
00
Yüksek LisansAçık ErişimTR

Fen bilgisi öğretmen adaylarının bilim tarihinden kesitler incelemelerinin bilimin doğası hakkındaki görüşlerine etkisi

Bu çalışmanın amacı, ilköğretim Fen Bilgisi öğretmen adaylarının bilim tarihinden kesitler incelemelerinin bilimin doğası hakkındaki görüşlerine etkisini belirlemektir. Bu amaca ulaşmak için Abant İzzet Baysal Üniversitesi Eğitim Fakültesi 4. sınıfında öğrenim gören 56 öğrenci ile Fen-Teknoloji ve Toplum dersinde 4 haftalık bir uygulama yapılmıştır.Bilimin doğası hakkındaki görüşleri ortaya çıkarmak için Aikenhead, Ryan ve Fleming (1989) tarafından geliştirilen ?Bilimin Doğası Hakkındaki Görüşler? (Views on Science Technology and Society, VOSTS) anketinin Dogan Bora, Arslan ve Çakıroğlu (2006) tarafından Türkçe'ye adapte edilen 25 maddesi seçilerek kullanılmıştır. VOSTS-Tr anketi uygulamadan önce öntest ve bilim tarihinden kesitler irdelendikten sonra da sontest olarak verilmiştir. Dört haftalık ders süresince Tübitak yayınlarından ve Cemal Yıldırım'ın kitaplarından seçilen 13 bilim tarihi makalesi okutulmuştur.Sonuçlar öğretmen adaylarının hali hazırda bilim, toplumun bilim ve teknoloji üzerine etkisi ve bilim insanlarının karakteristik özellikleri bildikleri ve modern bir bilim anlayışına sahip oldukları görülmüştür. Öntestte ve sontestte çok yüksek olmayan fakat olumlu etki gözlenmiştir.Genel olarak, Fen Bilgisi öğretmen adaylarının bilim tarihinden kesitler incelemelerinin, bilimin doğası hakkındaki görüşlerini olumlu yönde etkilediği görülmüştür.Anahtar Kelimeler: Bilimin Doğası, Bilim Tarihi, Bilimin Doğası Hakkında Görüşler Anketi (VOSTS)

Beyhan Beşli
Bolu Abant İzzet Baysal University · Sosyal Bilimler Enstitüsü
2008
00
Yüksek LisansAçık ErişimTR

İlköğretim öğretmen adaylarının çevreye yönelik bilinçlerinin bazı demografik değişkenler açısından incelenmesi

Bu çalışmada i) ilköğretim öğretmen adaylarının çevre yönelik bilinçleri ileokudukları bölümün ve ii) cinsiyetlerinin ilişkisi incelenmiştir.Araştırmanın örneklemini 2006-2007 öğretim yılında Abant İzzet BaysalÜniversitesinde eğitim gören 110 erkek (%42.9) ve 146 kız (%57.1)'dan oluşantoplam 256 katılımcı oluşturmaktadır.Çalışmada; Milfont ve Duckitt (2006)'in Çevre Bilinci Ölçeği adaptasyonçalışmaları yapılarak öğretmen adaylarına uygulanmıştır. Çevre Bilinci Ölçeğiöğretmen adaylarının çevreye ilişkin tutumlarını tespit etmek amacıylauygulanmıştır. Çevre Bilinci Ölçeği (ÇBÖ), 7'li likert tipi ölçek olarakdüzenlenmiştir. Adaptasyon çalışmaları tamamlanmış, 53 maddeden oluşan ÇevreBilinci Ölçeği; Doğanın Tadı (9 madde), Çevresel Eylemler (9 madde), ÇevreselTehdit (10 madde), İnsanların Doğadan Faydalanması (10 madde), Bilim veTeknolojiye Güven (8 madde) ve Nüfus Artışı Politikalarına Destek (7 madde) olmaküzere 6 alt boyuttan oluşmaktadır. Ölçeğin cevap seçenekleri; 1'den (Kesinliklekatılmıyorum) 7'ye (Kesinlikle katılıyorum) kadar derecelendirilmiş, olumsuz olanifadeler ters çevrilerek kodlanmıştır.Uygulama sonucunda elde edilen veriler SPSS 15.00 paket programıkullanılarak analiz edilmiştir. Verilerin istatistiksel analizlerinde her bir bağımsızdeğişkenin bağımlı değişkene etkisini belirlemek için varyans analizi (ANOVA)yararlanılmıştır. Cinsiyetin çevre bilinci üzerindeki etkisi de t-testi kullanılarakanaliz edilmiştir.Elde edilen bulgulara göre Çevre Bilinci Ölçeği (ÇBÖ)'nin analizi dikkatealındığında Çevre Bilinci Ölçeğinin bazı alt bölümleri ile İlköğretim Ana BilimDalları (Fen ve Teknoloji Öğretmenliği, Sosyal Bilgiler Öğretmenliği, SınıfÖğretmenliği, İlköğretim Matematik Öğretmenliği ve Okul Öncesi Öğretmenliği )arasında istatistiksel olarak anlamlı farklılıklar tespit edilmiştir. Bu anlamlı farkçevreye yönelik ders almayan bölümler yönündedir. Çevreye yönelik derslerin yoğunolduğu Fen ve Teknoloji bölümü yönünde olması beklenen bu anlamlı farklılığındiğer bölümler yönünde olması ilgi çekicidir. Ayrıca cinsiyet ile Çevre BilinciÖlçeğinin bazı alt bölümleri arasında anlamlı farklılığın olduğu tespit edilmiştir. Buanlamlı farklılık erkekler lehinedir.Yapılan çalışmada öğretmen adaylarının sahip oldukları çevre bilincininaldıkları çevre derslerinden etkilenmediği ortaya çıkmıştır. Bu bağlamda üniversitedeÇevre Eğitimine yönelik görüş, politika ve programların tekrar gözden geçirilmesi veyeniden yapılanmaya gidilmesi gerekliliği öngörülebilir.Anahtar Kelimeler; Çevre eğitimi, cinsiyet, çevre bilinci ölçeği, ilköğretim.

Çevre eğitimi
Süleyman Ak
Bolu Abant İzzet Baysal University · Sosyal Bilimler Enstitüsü
2008
00
Yüksek LisansAçık ErişimTR

Fen bilgisi öğretmen adaylarının çevreye karşı tutumları

Bu çalışmada i) ilköğretim fen bilgisi öğretmen adaylarının çevre yönelik bilinçleri ile okudukları sınıfın ve ii) cinsiyetlerinin ilişkisi incelenmiştir.Araştırmanın örneklemini 2006-2007 öğretim yılında Abant İzzet Baysal Üniversitesinde eğitim gören 84 erkek (%36,8) ve 144 kız (%63,2)'dan oluşan toplam 228 katılımcı oluşturmaktadır.Çalışmada; adaptasyon çalışmaları tamamlanan Çevre Bilinci Ölçeği (ÇBÖ) , 7'li likert tipi ölçek olarak düzenlenmiştir. 53 maddeden oluşan Çevre Bilinci Ölçeği; Doğanın Tadı (9 madde), Çevresel Eylemler (9 madde), Çevresel Tehdit (10 madde), İnsanların Doğadan Faydalanması (10 madde), Bilim ve Teknolojiye Güven (8 madde) ve Nüfus Artışı Politikalarına Destek (7 madde) olmak üzere 6 alt başlıktan oluşmaktadır. Ölçeğin cevap seçenekleri; 1'den (Kesinlikle katılmıyorum) 7'ye (Kesinlikle katılıyorum) kadar derecelendirilmiş olup, olumsuz olan ifadeler ters çevrilerek kodlanmıştır.Uygulama sonucunda elde edilen veriler SPSS 15.00 paket programı kullanılarak analiz edilmiştir. Verilerin istatistiksel analizlerinde her bir bağımsız değişkenin bağımlı değişkene etkisini belirlemek için varyans analizi (ANOVA) yararlanılmıştır. Cinsiyetin çevre bilinci üzerindeki etkisi de t-testi kullanılarak analiz edilmiştir.Elde edilen bulgulara göre Çevre Bilinci Ölçeği (ÇBÖ)'nin analizi dikkate alındığında Çevre Bilinci Ölçeğinin bazı alt bölümleri ile sınıflar arasında istatistiksel olarak anlamlı farklılıklar tespit edilmiştir. Bu anlamlı fark 4. Sınıflar yönündedir. Ayrıca cinsiyet ile Çevre Bilinci Ölçeğinin bazı alt bölümleri arasında anlamlı farklılığın olduğu tespit edilmiştir. Bu anlamlı farklılık erkekler lehinedir.Yapılan çalışmada öğretmen adaylarının sahip oldukları çevre bilincinin aldıkları çevre derslerinden etkilenmediği ortaya çıkmıştır. Bu bağlamda üniversitede Çevre Eğitimine yönelik görüş, politika ve programların tekrar gözden geçirilmesi ve yeniden yapılanmaya gidilmesi gerekliliği öngörülebilir.

Çevre eğitimi
Serhan Keser
Bolu Abant İzzet Baysal University · Sosyal Bilimler Enstitüsü
2008
00
Yüksek LisansAçık ErişimTR

Öğretim stillerinin farklı zeka türlerine sahip 6. sınıf öğrencilerinin fen ve teknoloji ders başarısı ile ilişkisi

Bu çalışmada, öğretmenlerin öğretim stillerinin farklı zeka türlerindeki 6. sınıf öğrencilerinin fen ve teknoloji ders başarısına etkisi incelenmiştir.Çalışmaya İstanbul ilindeki değişik ilçelerde bulunan resmi ve özel toplam 20 okuldan, 32 öğretmen ve bu öğretmenlerin 6. sınıflarından toplam 659 öğrenci çalışmaya katılmıştır. 2007-2008 eğitim öğretim yılında güz döneminde öğretmenlerin öğretim stillerini tespit etmek için öğretmenlere Öğretim Stili Ölçeği (ÖSÖ), örencilere zeka türlerini belirlemek için Çoklu Zeka Envanteri (ÇZE) ve Fen ve Teknoloji Dersi Başarı Testi (FTDBT) uygulanmıştır. Çalışmada elde edilen veriler analiz edildiğinde şu sonuçlar ortaya çıkmıştır:?Araştırmada farklı öğretim stilindeki öğretmenlerin öğrencilerinin Fen ve Teknoloji Dersi başarı testi puan ortalamaları arasında anlamlı bir farkın olduğu görülmüştür.?Farklı zeka türlerine sahip öğrencilerin Fen ve Teknoloji Dersi başarı puanları arasında anlamlı bir farkın olduğu görülmüştür.?Farklı öğretim stillerindeki öğretmenlerin, farklı zeka türüne sahip öğrencilerinin Fen ve Teknoloji başarı puan ortalamaları arasında anlamlı bir fark görülmemiştir.Bu çalışmada elde edilen bulgular ışığında, öğretmenlerin öğretim stillerinin, farklı zeka türlerindeki öğrencilerin fen ve teknoloji ders başarısı üzerindeki etkisi eleştirel bir bakış açısıyla incelenmiştir.Anahtar Kelimeler: Öğretim Stili, Çoklu Zeka Kuramı, Fen ve Teknoloji Ders Başarısı

BaşarıÖğretim yöntemleri
Elif Deveci
Bolu Abant İzzet Baysal University · Sosyal Bilimler Enstitüsü
2008
00
Yüksek LisansAçık ErişimTR

Yaz bilim kampında uygulanan yönlendirilmiş araştırma ve bilimin doğası etkinliklerinin ilköğretim 6. ve 7. sınıftaki çocukların bilimin doğası hakkındaki düşüncelerine etkisi

Bilimin doğası genellikle bilim, bilimsel bilgi ve bilimsel bilginin üretim sürecinin özünde olan değerler ve varsayımlar olarak ifade edilmektedir (Lederman, 1992). ?Bilimin doğası nedir?? sorusu, ?Bilim nedir?? sorusu ile birlikte ele alınması gereken ve cevaplanması gereken bir sorudur. Bilim genellikle bilgiler bütünü, yöntemler veya bilme yolu olarak ifade edilmektedir. Bilimin doğası ise bilimin epistemolojisini yansıtan bilgiyi oluşturma yolunu ve bilimin üretilmesinde yer alan inanışları ve değerleri temsil eder (Lederman, 2007).Bu araştırmanın amacı bilimin doğada yönlendirilmiş araştırma ve bilimin doğası etkinliklerinden oluşan bir yöntemle tanıtılmasını amaçlayan bir yaz bilim kampı programının çocukların bilimin doğası hakkındaki düşüncelerini nasıl etkilediğini araştırmaktır. Bu amaçla çocukların bilimin sürecini, doğasını, diğer alanlarla ilişkisini doğada ve zevkli etkinlikler yoluyla tanımalarını sağlayacak bir Yaz bilim kampı programı araştırmacılar tarafından geliştirilmiştir. Yaz bilim kampına Bolu şehir merkezindeki 10 farklı ilköğretim okulundan 24 6. ve 7. sınıf öğrencisi gönüllü olarak katılmıştır. Programın ana yöntemi, bilimin sürecini öğrenmelerine yönelik yönlendirilmiş araştırma (guided-inquiry) uygulaması ve bilimin doğasını tanıtmaya yönelik ve sonuçta açık mesajlarla biten bilimin doğası etkinliklerinin (explicit approach) bir bileşimidir. Araştırmada çocukların bilim, bilimsel bilginin değişebilirliği, bilimsel bilginin üretilmesinde gözlem ve çıkarım arasındaki fark, bilimsel bilginin subjektif yapısı, bilimsel bilginin üretilmesinde hayal gücü ve yaratıcılığın rolü ve bilimsel modeller hakkındaki düşünceleri araştırılmıştır.Araştırmada nitel bir yöntem kullanılmıştır. Bu araştırmada kullanılan nitel veriler anket ve yarı-yapılandırılmış görüşmeler yoluyla toplanmıştır. Çocukların bilimin doğası hakkındaki düşüncelerini ve kamp süresince aldıkları eğitimin düşüncelerine etkisini belirlemek için Lederman ve Khishfe (2002) tarafından geliştirilen Çocukların Bilimin Doğası Hakkındaki Görüşleri Anketi (Views of the Nature of Science Version D, VNOS-D) ön ve son-test olarak kullanılmıştır. Araştırma süresince elde edilen nitel verilerin fazlalığı nedeniyle, verilerin analiz sürecinde nitel araştırma programı kullanılmıştır. Nitel verilerin analizinde yorumlayıcı (interpretive) yöntem (LeCompte ve Preissle, 1993) uygulanmıştır. Veriler sürekli sınıflanarak yorumlanmıştır.Araştırma bulguları, bilimin doğada yönlendirilmiş araştırma ve bilimin doğası etkinliklerinden oluşan bir yöntemle tanıtılmasını amaçlayan Yaz Bilim Kampı'nın, doğrudan-yansıtıcı yaklaşımın kullanıldığı bilimin doğası etkinlikleri ve yönlendirilmiş araştırma modelinden oluşan yönteminin İlköğretim 6. ve 7. sınıfta okuyan çocuklara bilimin doğasını tanıtmakta etkili olduğunu göstermiştir. Çocuklardaki en büyük değişim bilimin deneysel ve veriye dayalı olma özelliğinde gözlenmiştir. Kampın başında bilimi araştırma, inceleme, gözlem yapmak olarak yüzeysel tanımlayan çocuklar kampın sonunda araştırma ve gözlemlerin nasıl yapıldığını ve toplanan verileri yorumlayarak bilgi oluşturulduğunu açıklayan daha derin ifadelerle bilimi anlatmışlardır. Kamp programının en az etkili olduğu nokta çocukların gözlemle çıkarım arasındaki farkı anlamaları olmuştur. Kampın başında çocukların, literatürde `görmek bilmektir' şeklinde ifade edilen bilimsel bilgilerin sadece gözlem yoluyla oluştuğunu, görmedikleri şeyleri bilemeyeceklerini belirten anlayışa sahip oldukları görülmüştür. Kampın sonunda ise `çıkarım yapıyorlar' diye belirtmeseler bile bilim insanlarının verileri bulduktan sonra düşünsel süreçler yaşayarak ve elde olan başka verilerle karşılaştırarak sonuca vardıklarını belirten ifadeler artmıştır.Kamp programının çocuklara bilimsel bilginin değişebilirliğini anlamalarında etkili olduğu görülmüştür. Bilimsel bilgide teknolojik gelişmelere ve icatlara bağlı değişmelerin farkında olan çocuklar, kamp sonunda verilerin değişmesine ve verilerin artmasına bağlı değişimlerin de olabileceğinin farkına varmışlardır.Bilimde hayal gücü ve yaratıcılığın kullanıldığını kabul eden fakat nasıl etkilediğini fazla açıklayamayan çocuklar, bilim kampı sonunda hayal gücü ve yaratıcılığın araştırmanın her aşamasında kullanıldığını anlamaya başlamışlar, fakat bilim insanlarının verideki eksikleri hayal güçleri ve yaratıcılıklarıyla tamamladıkları gibi pek yanlış olmayan fakat pek de doğru olmayan bir fikir geliştirmişlerdir.Bilimsel modelleri kampın başında hemen hemen hiç tanımayan çocuklar, kampın sonunda bilimsel modellerin veriye dayalı olarak geliştirildiklerini ve veri değiştiğinde değişebileceğini anlayarak bilimsel modellerin bir bilimsel bilgi türü olduğunu fark etmişlerdir.Çocuklar bilimin subjektif yapısını kampın başında anlamakta güçlük çekerken, kampın sonunda bilim insanlarının aynı verilere bakarken dahi farklı fikirler öne sürebileceklerini belirtmişler ve bunun nedenini basitçe düşünce farklılığı olarak değil de, eğitimlerinin, yaşadıkları toplumların ve hayal gücü ve yaratıcılıklarının farklı olması olarak açıklamışlardır.Sonuç olarak, bilimi doğada araştırmalarla tanıtan ve doğrudan-yansıtıcı bilimin doğası etkinlikleriyle bilimin doğası özelliklerini daha da açık ve anlaşılır kılan kamp programının, bu araştırmada araştırılan bilimin doğasının altı özelliğini tanıtmakta etkili olduğu sonucuna varılmıştır.Anahtar Kelimeler: Bilimin Doğası, Yaz Bilim Kampı, İlköğretim Öğrencileri

BilimBilimin doğasıBilimsel beceri+5
Duygu Metin
Bolu Abant İzzet Baysal University · Sosyal Bilimler Enstitüsü
2009
00
Yüksek LisansAçık ErişimTR

Fen ve teknoloji öğretmenlerinin yapılandırmacı yaklaşımın sınıf içi uygulamalarına yönelik görüşleri (Diyarbakır ili örneği)

Bu araştırma, Diyarbakır ilinde görev yapan Fen ve Teknoloji öğretmenlerinin yapılandırmacı yaklaşımın sınıf içi uygulamalarına yönelik görüşlerini belirlemek amacıyla yapılmıştır. Fen ve Teknoloji öğretmenlerinin görüşleri doğrultusunda sınıflarında yapılandırmacı öğretimi ne ölçüde uyguladıkları ve hangi noktalarda problem yaşadıkları konuları tespit edilmeye çalışılmıştır. Çalışmada nitel araştırma yöntemlerinden fenomonolojik desen kullanılmış olup, öğretmenler amaçlı örnekleme yöntemlerinden maksimum çeşitlilik örneklemesi ile belirlenmiştir. Araştırmanın çalışma grubunu Diyarbakır ilinde görev yapan 30 Fen ve Teknoloji öğretmeni oluşturmaktadır. Öğretmenlere yönelik veriler yarı yapılandırılmış görüşme formu kullanılarak toplanılmıştır. Görüşme verilerinin yorumlanması sürecinde betimsel analiz tekniği kullanılmıştır. Araştırmada elde edilen bulgular sonucunda Fen ve Teknoloji öğretmenlerin yapılandırmacı yaklaşımı benimsediklerini ancak okulun alt yapısının yetersiz olması, öğrencilerin hazır bulunuşluk düzeylerinin düşük olması, sınıf mevcutlarının fazla olması, öğrencilerin birinci kademede aldığı eğitimin yetersiz olması, derse ayrılan zamanın yetersiz olması, programın yoğun olması, öğrencilerin bu türden eğitim uygulamalarına alışık olmaması, programın öğretmenlere yeterince tanıtılmaması gibi nedenlerden dolayı geleneksel yöntemlerle ders işledikleri anlaşılmıştır.

Fen ve teknoloji dersiGeleneksel öğretim yöntemiYapılandırmacı öğretim yöntemi+1
Mehmet Ali Pınar
Muş Alparslan University · Fen Bilimleri Enstitüsü
2013
00
Yüksek LisansAçık ErişimTR

üstün yetenekli öğrencilerin fen ve teknoloji dersine yönelik tutumlarının incelenmesi

Bu çalışmanın amacı, Bilim Sanat Merkezi (BİLSEM)'nde eğitim gören üstün yetenekli çocukların Fen ve Teknoloji dersine yönelik tutumlarını belirlemek ve bu tutumları etkileyen faktörleri ortaya çıkarmaktır. Bu çalışma, nicel araştırma yöntemlerinden ilişkisel tarama deseni ile yürütülmüştür. Araştırma evrenini, Türkiye genelinde Bilim-Sanat Merkez'lerine kayıtlı 5., 6., ve 7. sınıfa giden üstün yetenekli öğrenciler oluşturmaktadır. Araştırma örneklemini ise, Muş, Elazığ, Malatya, Ankara, Gaziantep, İstanbul, Trabzon ve Antalya'daki Bilim ve Sanat Merkez'lerine kayıtlı 266 öğrenci oluşturmaktadır. Fen ve Teknoloji Dersi tutum ölçeği ve kişisel bilgi formu, veri toplama araçları olarak kullanılmıştır. Elde edilen sonuçlar, üstün yetenekli öğrencilerin Fen ve Teknoloji dersine yönelik tutumları ile cinsiyetleri (p=0.888 > 0.05), yaş grupları F(3-262)=2.506, p >.05, anne eğitim düzeyleri F(4-261)=.643, p >.05, baba eğitim düzeyleri F(4-261)=,697 p >.05, ailenin aylık toplam gelirleri F(2-263)=,261 p >.05, sınıf seviyeleri F(2-263)=2.193, p >.05. arasında anlamlı bir ilişki bulunmadığını göstermektedir. Ayrıca, ortalamalara bakılarak öğrencilerin fen ve teknoloji dersine yönelik tutumlarının düşük; orta ve yüksek düzey tutuma sahip gruplar olarak ayrılması durumunda; düşük grup 24, orta düzeydeki grup 209, üst düzeydeki grup da öğrenci sayısı ise 33 kişi olarak ortaya çıkmıştır.

Nihat Özdemir
Muş Alparslan University · Fen Bilimleri Enstitüsü
2014
00
Yüksek LisansAçık ErişimTR

5., 6., 7., 8. sınıfların fen ve teknoloji dersine ait sınav sorularının bloom taksonomisine göre değerlendirilmesi

Araştırmanın amacı, ortaokul 5, 6, 7 ve 8. sınıf Fen Bilimleri dersi sınav sorularının Bloom'un Bilişsel Alan Taksonomisine ve soru biçimlerine göre analizini yapıp, soruların nasıl bir dağılım gösterdiğini bulmaya çalışmaktır. Araştırmada nitel araştırma yaklaşımı çerçevesinde doküman inceleme Metoti kullanılmıştır. Bu amaçla, 2013–2014 eğitim öğretim yılında Muş merkezde bulunan toplam 29 Fen Bilimleri öğretmenlerinden, Fen Bilimleri derslerine ait 4868 adet yazılı sınav sorusu elde edilmiştir. Elde edilen bu sınav sorularından 1. döneme ait 3, 2. döneme ait 3 yazılı sınav sorusu alınmıştır. Bu soruların analizleri uzman görüşleri doğrultusunda yapılmıştır. Bloom'un Bilişsel Alan Taksonomisine göre yapılan analizler neticesinde toplam soruların %59,5'i bilgi, %20,4'ü kavrama, %13,4'ü uygulama, %5,2'i analiz, %1,5'i sentez ve %0'ı değerlendirme düzeyinde olduğu saptanmıştır. Aynı zamanda soru biçimlerin analiz sonucuna göre, soruların %21'i doğru-yanlış, %6 eşleşmeli, %27,5'i boşluk doldurma, %43,4'ü çoktan seçmeli ve %2,1'i de klasik soru türünde hazırlandığı görülmüştür. Bu analizlerinin sonucunda ortaokul 5, 6, 7 ve 8. sınıf Fen Bilimleri dersi sınav sorularının %93,38'i alt düzey; %6,62'i da üst düzey düşünme becerilerini ölçmeye yönelik olarak hazırlanmıştır.

Hasan Güleryüz
Muş Alparslan University · Fen Bilimleri Enstitüsü
2016
00
Yüksek LisansAçık ErişimTR

6., 7. ve 8. sınıf öğrencilerinin fen bilimleri dersine yönelik tutumlarını etkileyen faktörlerin yapay sinir ağları yöntemi ile modellenmesi: Muş ili örneği

Bu araştırmanın amacı, ortaokul öğrencilerinin (6., 7. ve 8. sınıf), Fen Bilimleri dersine yönelik tutumlarını belirlemek ve bu tutumlar üzerinde etkili olan değişkenleri Çok Katmanlı Yapay Sinir Ağları yöntemi ile incelemektir. Araştırmaya başlamadan önce İl Milli Eğitim Müdürlüğü'nden alınan verilere göre 2015-2016 Eğitim Öğretim yılında Muş il merkezindeki ortaokullarda (6., 7. ve 8. sınıf) okuyan toplam erkek öğrenci sayısı 3135, toplam kız öğrenci sayısı 3330 olmak üzere toplam öğrenci sayısı 6465, İlçe merkezlerdeki ortaokullarda (6., 7. ve 8. sınıf) okuyan toplam erkek öğrenci sayısı 3767, toplam kız öğrenci sayısı 3595 olmak üzere toplan öğrenci sayısının 7362 olduğu belirlenmiştir. Yapılan bu araştırma 2015-2016 eğitim-öğretim yılı, il ve ilçe merkezlerinde bulunan Muş il Milli Eğitim Müdürlüğü'ne bağlı 9 farklı ortaokulun 6., 7. ve 8. sınıflarında okuyan ve rasgele (random) yöntemle seçilen 295 erkek öğrenci ve 322 kız öğrenci olmak üzere toplam 617 öğrenciye kişisel bilgi formu ve Bilime Karşı Tutum Ölçeği uygulanarak yapılmıştır. Merkeze bağlı ortaokullarda 134 erkek öğrenci ve 157 kız öğrenci olmak üzere toplam 291 öğrenci, ilçelere bağlı ortaokullarda ise 161 erkek öğrenci ve 165 kız öğrenci olmak üzere toplam 326 öğrenci örneklem grubunu oluşturmaktadır. Araştırmaya katılan öğrencilerin Fen Bilimleri dersine yönelik tutumlarını belirlemek için Duran (2008) tarafından hazırlanan ve güvenirlik katsayısı 0.79 olan Bilime Karşı Tutum Ölçeği ve tutumun hangi değişkenlerden etkilendiğini belirlemek üzere çeşitli sosyo-demografik değişkenlerin yer aldığı 19 maddelik Kişisel Bilgi Formu uygulanmıştır. Verilerin analizinde SPSS ve Excel programlarından faydalanılmıştır. Araştırma sonucunda Öğrencilerin Fen Bilimleri tutum puanı üzerinde en etkili değişkenin "Fen Bilimleri dersinde çözemediği soruyu öğretmene sorma sıklığı" olduğu (önem seviyesi: %100; önem değeri = 0.101); yordanan değişken üzerinde etkili olan ikincil değişkenin "Fen Bilimleri ders konularını internetten araştırma sıklığı" (önem seviyesi: % 90.9; önem değeri = 0.092); üçüncü sırada etkili olan değişkenin "Geçen yıl Fen Bilimleri dersi geçme notu" (önem seviyesi: % 78.7; önem değeri = 0.079) dördüncü derecede etkili olan değişkenin "Merkezde veya İlçede okuma (önem seviyesi: %77.0; önem değeri = 0.078)"; beşinci derecede etkili olan değişkenin ise "zor problemlerle uğraşmayı sevme (önem seviyesi: % 74.6; önem değeri = 0.075)" olduğu bulunmuştur. Önem derecesi orta düzeyde olan yordayıcılar ise "Fen Bilimleri dersinde işlenen konuyu farklı kaynaklardan okuma", "Belgesel İzlemeyi sevme", "Babanızın Mesleği" dir. Fene karşı tutum üzerinde etkisi az olan değişkenler ise; "Bilgisayarda sevilen oyun türü", "Kendine ait bir odaya sahip olma", "Bilgisayarı kullanma amacı", "Kaçıncı sınıfta okuma (6., 7., 8.)". "İlerdeki meslek hayali", "Baba öğrenim durumu", "Anne öğrenim durumu", "Kardeş sayınız", "Aile aylık ortalama gelir", "Cinsiyetiniz" değişkenidir. Ayrıca, öğrencilerin Fen Bilimleri dersine karşı tutum puanlarının yüksek olduğu görülmüştür. Anahtar sözcükler: Çok Katmanlı Algılayıcı, Fen Bilimleri, Tutum, Yapay Sinir Ağları, Ortaokul.

Fen bilgisi dersiHücresel yapay sinir ağlarıÇok katmanlı ağlar+1
Mahfuz Ercan
Muş Alparslan University · Fen Bilimleri Enstitüsü
2016
00
Yüksek LisansAçık ErişimTR

Fen bilimleri dersi öğretiminde proje tabanlı öğrenme yönteminin uygulanmasına yönelik öğretmen ve öğrenci görüşleri: Muş örneği

Bu araştırmanın amacı Muş İlindeki ilköğretim okullarında Fen Bilimleri dersinde Proje Tabanlı Öğrenme Yönteminin uygulanmasıyla ilgili Fen Bilimleri öğretmenlerinin ve öğrencilerinin görüşlerini ortaya koymak olarak belirlenmiştir. Bu bağlamda merkez ilçedeki 14 ilköğretim okulunda öğrenim gören 1409 öğrenci ve bu okullarda çalışan 75 öğretmene ölçek uygulanmıştır. Elde edilen veriler SPSS paket programı ile analiz edilmiştir. Öğrenci ölçeği ile elde edilen verilere ANOVA ve t-testi; öğretmen ölçeğinden elde edilen verilere Kruskal Wallis H ve Mann Whitney U testleri uygulanmıştır. Sonuçlar öğrencilerin projeler konusunda bilinçli olduğunu ve proje tabanlı öğrenmenin bakış açılarını farklılaştırdığını ya da arkadaşları ile yardımlaşmasını sağlayarak kendilerini geliştirdiklerini göstermiştir. Proje Tabanlı Öğrenme Yöntemi değerlendirmesinin öğrencilerin sınıfına, kardeş sayısına ve anne eğitim düzeyi gibi demografik verilerine göre farklılık gösterdiği; ancak cinsiyeti, baba eğitim durumu ve çalışma odası olup olmaması gibi demografik verilerine göre farklılık göstermediği bulunmuştur. Öğretmenler arasında yapılan ölçek sonuçları da, öğretmenlerinde proje tabanlı öğrenime olumlu baktıkları tespit edilmiştir. Proje Tabanlı Öğrenme Yönteminin öğretmenlerin cinsiyet, mesleki deneyim ve okuttukları sınıf gibi demografik verilerine göre değişkenlik gösterme durumunun farklılık göstermediği bulunmuştur.

Nazan Turan Kızıltaş
Muş Alparslan University · Fen Bilimleri Enstitüsü
2017
00
Yüksek LisansAçık ErişimTR

Fen eğitiminde ters yüz sınıf modelinin öğrenci başarısına ve görüşlerine etkisinin incelenmesi

Bu çalışmanın amacı Ters Yüz Sınıf Eğitim(TYSE) modeliile gerçekleştirilen öğretimin öğretmen adaylarının akademik başarılarına etkisinin incelenmesi ve bu modele karşı öğretmen adaylarının görüşlerini ortaya çıkarmaktır. Araştırmanın çalışma grubunu 2017-2018 Eğitim-Öğretim yılında Muş Alparslan Üniversitesi Eğitim Fakültesi Matematik ve Fen Bilimleri Eğitim Bölümü Fen Bilgisi Anabilim Dalında 2. sınıfta öğrenimlerine devam eden deney grubu 20 ve kontrol grubu21 olmak üzere toplamda 41 öğrenci oluşturmaktadır. Araştırmada veriler nicel ve nitel olan karma yöntemler çerçevesinde toplanarak analizler yapılmıştır. Nicel verilerin analizinde Bağımsız örneklem t-testi (ön test son test yarı deneysel desen) ve nicel verilerde grupların başarı puanlarının homojen dağılım gösterdiğini tespit etmek amacı ile grup büyüklüğü 50 den küçük olduğu için Shapiro-Wilks testi kullanılmıştır. Araştırmada uygulanan son testte p değerinin hem kontrol hem de deney grubunda a= 0.05'ten küçük çıkması gruplar arasında anlamlı bir fark olduğunu göstermektedir. Ayrıca tanımlayıcı istatistik analizinden Q-Q normal grafiği dağılımları sonucunda grupların başarı puanlarının grafiksel olarak normal dağılım gösterdiği yani homojen dağıldığı tespit edilmiştir. Elde edilen sonuçların analizine bakıldığında deney ve kontrol grubu öğrencilerinde deney grubunun ön test öD=7.05, son test aritmetik ortalama değerinin sD= 22.20 ile büyük bir artışın olduğu, kontrol grubunun ön test öK= 7.61, son test aritmetik ortalama sonucunun sK=16.19 olduğu bulunmuştur. Nitel verilerin analizinde ise betimsel analiz yöntemi (yarı yapılandırılmış görüşme formu) kullanılmıştır. Araştırma sonunda deney gurubuna ait akademik başarı testi sonuçlarının kontrol grubuna göre anlamlı derecede yüksek çıktığı görülmüştür. Aynı şekilde uygulanan modele karşı öğrencilerinin görüş, ilgi ve tutumlarının olumlu yönde eğilim gösterdiği yarı yapılandırılmış görüşme formlarında açıkça ifade edilmiştir. Sonuç olarak TYSE uygulamasının geleneksel sınıf uygulamasına göre daha anlamlı bir sonuç verdiği istatistiksel olarak görülmüştür.

Sabri Yurtlu
Muş Alparslan University · Fen Bilimleri Enstitüsü
2018
00
Yüksek LisansAçık ErişimTR

STEM eğitimi yaklaşımının sınıf öğretmeni adaylarının mühendislik tasarım süreçlerine, mühendislik ve teknoloji algılarına etkisinin incelenmesi

Bu çalışmada, STEM Eğitimi dâhilinde hazırlanmış olan ders planlarının sınıf öğretmeni adaylarının mühendislik tasarım süreci basamaklarını kullanma becerilerine, mühendislik ve teknoloji algılarına etkisinin belirlenmesi amaçlanmıştır. Araştırma 2016-2017 eğitim öğretim yılının bahar döneminde yapılmıştır. Karma araştırma yöntemi kullanılmıştır. Bu çalışmada mühendislik algı ölçeği geliştirilmiştir. Karma araştırma yönteminin nitel boyutunda öğretmen adayları STEM uygulamalarında mühendislik tasarım süreci döngüsü çerçevesinde çalışırlarken gözlemlenmiş, öğretmen adaylarından bu süreçte dokümanlar toplanmış ve ses kayıt cihazı ile süreç kayıt altına alınmıştır. Nicel boyutunda ise mühendislik ve teknoloji algı ölçekleri kullanılmıştır. Bu süreçte öğretmen adaylarına dönem boyunca STEM etkinlikleri yaptırılmış fakat öğretmen adayları dönemin başındaki iki, ortasındaki iki ve sonundaki iki etkinlik göz önünde bulundurularak toplamda altı STEM etkinliği ile değerlendirilmişlerdir. Yapılan çalışmada neticesinde elde edilen verilerden sınıf öğretmeni adaylarının süreç içerisinde mühendislik tasarım süreci basamaklarını kullanma becerilerinde gelişim gösterdikleri tespit edilmiştir. Ayrıca öğretmen adaylarının bu süreçte 21.yy becerileri olarak adlandırılan yaşam becerilerinin çoğunda da gelişim gösterdikleri görülmüştür. Nicel kısımdan elde edilen bulgular ise sınıf öğretmeni adaylarının STEM uygulamalarının ve mühendislik tasarım süreci ile geçirdikleri zamanın onların mühendislik ve teknoloji algılarını pozitif yönde geliştirdiği sonucuna ulaşılmıştır. Anahtar Kelimeler: Karma Araştırma Yöntemi, Mühendislik Algısı, Mühendislik Tasarım Süreci, 21. Yüzyıl becerileri, STEM Eğitimi, Teknoloji Algısı

Seda Altaş
Muş Alparslan University · Fen Bilimleri Enstitüsü
2018
00
Yüksek LisansAçık ErişimTR

Fen, teknoloji, mühendislik ve matematik (STEM) uygulamalarının farklı bağımlı değişkenler üzerinden incelenmesi

Bu araştırmanın amacı, Fen, Teknoloji, Mühendislik ve Matematik (STEM) uygulamalarının, öğretmen adaylarının pedagojik alan bilgileri ve fen öğretimine yönelik öz yeterlilik inançları üzerine etkilerini incelemektir. Pilot ve uygulama olmak üzere iki basamakta gerçekleştirilen bu araştırmanın çalışma grubunu 20 fen bilimleri öğretmen adayı oluşturmaktadır. Bu çalışma 2016-2017 eğitim-öğretim yılı bahar döneminde 10 haftada (haftada 4 saat) tamamlanmıştır. Araştırma nitel ve nicel araştırma yöntemlerinin beraber kullanıldığı karma araştırma yöntemlerinden yakınsayan paralel desene göre tasarlanmıştır. Çalışma kapsamında nicel araştırma yöntemlerinden ön-test son-test tek gruplu yarı deneysel desen kullanılmıştır. Nitel araştırma yöntemlerinden ise, durum çalışması yöntemi kullanılmıştır. Araştırmada nicel veri toplama aracı olarak "Fen Öğretiminde Öz-Yeterlik İnancı Ölçeği", nitel veri toplama aracı olarak ise, araştırmacı tarafından geliştirilen "Öğretmen Adayı Görüşme Formu (ÖAGF)" kullanılmıştır. Elde edilen nicel veriler SPSS paket programı ile analiz edilmiştir. Nitel verilerin analizinde ise, içerik analizinin basamaklarına uygun olarak analiz edilmiştir. Araştırmanın sonucunda STEM eğitimi uygulamalarının fen öğretimine yönelik öz yeterlilik inançları üzerine olumlu etki yaptığı tespit edilmiştir. Bunun yanında, STEM uygulamalarının öğretmen adaylarının pedagoji bilgi ve alan bilgisi üzerine olumlu etki yaptığı anlaşılmıştır. Elde edilen bu sonuçlar doğrultusunda, öğretmen eğitimlerinde STEM eğitimine yeterince yer verilebilir. STEM eğitiminin pedagoji bilgisi ve alan bilgisi üzerine etkilerinin incelendiği başka çalışmalar da yapılabilir.

Özge Arslan
Muş Alparslan University · Fen Bilimleri Enstitüsü
2018
00
Yüksek LisansAçık ErişimTR

Fen bilimleri öğretmen ve öğretmen adaylarının birim sistemleri, ön çarpan ve boyut analizi konularındaki bilgi yeterlilikleri

Birim sistemleri, ön çarpanlar ve boyut analizi konuları, Fen Bilimleri dersleri için dolaylı ve/veya direkt olarak çok yaygın bir şekilde kullanılmakta ve önemli bir yere sahiptir. Bu çalışmada, Muş ili Merkez ilçesinde çalışan öğretmenlerin ve Türkiye'deki üç farklı devlet Üniversitesinde öğrenim gören Fen Bilgisi öğretmen adaylarının "Birim Sistemleri, Ön Çarpanlar ve Boyut Analizi" Konularındaki Bilgi Yeterlilikleri araştırılmıştır. Araştırmanın örneklemi, 3 farklı devlet üniversitesinin fen bilgisi öğretmenliği bölümünde okuyan 235 gönüllü 2., 3. ve 4. sınıf öğrencileri ve Muş ili merkez ilçesindeki okullarda çalışan 30 fen bilgisi öğretmenlerinden oluşmaktadır. Bu araştırmada, fen bilimleri öğretmenliği bölümünde okuyan 2., 3. ve 4. Sınıf öğrencileri ile bölüm mezunlarına uygulanan kestirimsel analiz yöntemi kullanıldı. Bu aşamada, birim sistemleri, ön çarpanlar ve boyut analizi konuları ile ilgili üç bölümden oluşan 27 soruluk akademik başarı testi hazırlanmıştır. Bu başarı testi, üç farklı devlet üniversitesinde fen bilimleri öğretmenliği bölümünde öğrenim gören 143 öğrenciye uygulanmıştır. Araştırmada uygulanan 27 soruluk akademik başarı test verilerinin Kolmogorov-Smirnov normallik testi sonucuna göre, test puanlarının normal dağılım (p<.05) göstermediği tespit edilmiştir. Akademik başarı testi, normal dağılım göstermediğinden ve kullanılan grupların sayısı ikiden fazla olduğundan grupların akademik başarı testi, Non-parametrik testlerden Kruskal-Wallis testi ile analiz edilmiştir. Araştırma sonucunda, öğretmen ve öğretmen adaylarının çalışılan konulardaki bilgi yeterlilikleri; üniversite, sınıf ve öğretmenler açısından anlamlı farklılık gösterdiği tespit edilmiştir. Anahtar Kelimeler: Birim Sistemleri, Boyut Analizi, Fen Bilimleri, Fen Bilimleri Öğretmenleri, Fen Bilimleri Öğretmen Adayları, Ön Çarpanlar, Yeterlilik.

Aday öğretmenlerBilimFen bilgisi+7
Bilal Özdemir
Muş Alparslan University · Fen Bilimleri Enstitüsü
2019
00
Yüksek LisansAçık ErişimTR

Fen bilgisi öğretmen adaylarının yaşam becerileri ile ilgili algılarının çeşitli değişkenler açısından incelenmesi

Güncellenen eğitim programları öğrencilerden akademik bilgilerin yanı sıra karşılaşılan problem durumlarına çözüm yolları bulma, pratik ve çok yönlü düşünme, sosyal yaşamda aktif olma gibi başarı için gerekli olan becerileri kazanarak mezun olmalarını beklemektedir. Fen bilimleri dersi müfredatında bilimsel süreçler, yaşam becerileri, teknoloji ve tasarım becerileri Milli Eğitim Bakanlığının 21. yy. becerileri altında toplanmıştır. Fen bilgisi öğretmen adaylarının yaşam becerilerini betimlemek ve bu becerileri etkilediği düşünülen bazı değişkenlere göre inceleme amacı olan bu araştırmanın verileri nicel araştırma yöntemlerinden ilişkisel tarama modeli ile elde edilmiştir. Araştırmanın çalışma grubunu farklı üniversitelerin 1,2,3. ve 4. sınıflarından toplamda 404 gönüllü fen bilgisi öğretmen adayı oluşturmaktadır. Araştırma verileri Yaşam Becerileri Ölçeği kullanılarak toplanmıştır. Verilerin analizinde tanımlayıcı istatistikler ve bağımsız t-testi ile ANOVA kullanılmıştır. Elde edilen sonuçlardan genel anlamda fen bilgisi öğretmen adaylarının yaşam becerilerinin yüksek olduğu belirlenmiştir. Diğer bir sonuç ise fen bilgisi öğretmen adaylarının yaşam becerileri cinsiyet, sınıf, yaş grubu ve günlük internette geçirilen süreye göre farklılaşmaktadır. Elde edilen sonuçlar doğrultusunda fen bilgisi öğretmenliği lisans programlarında yaşam becerilerini geliştirmeye yönelik dersler açılması ve öğretmenlere yaşam becerilerini kazandırmaya yönelik hizmet içi eğitimler verilmesi önerilmiştir.

Aday öğretmenlerFen bilgisi dersiFen bilgisi eğitimi+5
Beyzanur Aksu
Muş Alparslan University · Fen Bilimleri Enstitüsü
2023
00
Yüksek LisansAçık ErişimTR

Birlikte öğrenme ve grup araştırması yöntemlerinin ortaokul 5. ve 6. sınıf öğrencilerinin "Elektrik Devre Elemanları" ve "Elektriğin İletimi" ünitelerindeki bilişsel ve duyuşsal kazanımlarına etkilerinin incelenmesi

Bu araştırmada grup araştırması yönteminin ortaokul 5. ve 6. sınıf öğrencilerinin "Elektrik Devre Elemanları" ve "Elektriğin İletimi" ünitelerindeki bilişsel ve duyuşsal kazanımlarına etkilerinin incelenmesi amaçlanmıştır. Araştırma Doğu Anadolu Bölgesinde yer alan Muş ilinin Merkez İlçesine bağlı iki köy ortaokulunda gerçekleşmiştir. Her sınıf düzeyinde bir deney ve bir kontrol grubu seçilmiştir. Deney grubu öğrenim faaliyetleri Grup Araştırması Yöntemi (GAY), kontrol grubu öğrenim faaliyetleri ise MEB Tanımlı Yönteme uygun şekilde gerçekleştirilmiştir. Araştırmanın uygulama süreci 2021-2022 ve 2022-2023 eğitim ve öğretim yılları kapsamında iki yıl boyunca sürmüştür. 2021-2022 eğitim ve öğretim yılı "birinci uygulama", 2022-2023 eğitim ve öğretim yılı ise "ikinci uygulama" şeklinde kategorize edilmiştir. Deney grubu öğrenim faaliyetleri birinci uygulama sürecinde yedek öğretmen tarafından ikinci uygulama sürecinde ise ders öğretmeni tarafından yürütülmüştür. Kontrol grubu öğrenim faaliyetleri ise her iki uygulamada aynı ders öğretmeni tarafından yürütülmüştür. Araştırmada veri toplama araçları olarak öz yeterlik ölçeği (ÖYÖ), derse devam tutum ölçeği (DDTÖ), işbirlikli öğrenme değerlendirme ölçeği (İÖDÖ) ve akademik başarı testleri (ABT) kullanılmıştır. Araştırma sürecinden elde edilen verilerden normal dağılıma sahip olanların analizi t-testi, normal dağılıma sahip olmayanların analizi ise Mann-Whitney U testi ile yapılmıştır. ÖYÖ'nden elde edilen veriler doğrultusunda beşinci sınıf deney ve kontrol grupları arasında birinci uygulama öncesi ve sonrasında istatistiksel olarak anlamlı farkın bulunmadığı ortaya çıkmıştır. Beşinci sınıf grupları arasında ikinci uygulama öncesinde anlamlı farkın olmadığı sonucuna ulaşılmışken uygulama sonrası deney grubu lehine anlamlı farkın olduğu tespit edilmiştir. İlgili ölçek kapsamında altıncı sınıf grupları arasında birinci uygulama öncesinde anlamlı fark olmadığı ortaya çıkmışken uygulama sonrasında kontrol grubu lehine anlamlı farkın olduğu tespit edilmiştir. Altıncı sınıf gruplar arasında ikinci uygulama öncesinde ve sonrasında anlamlı fark bulunmadığı ortaya çıkmıştır. ÖYÖ'nden elde edilen bu sonuçlar GAY'nin ders öğretmeni tarafından yürütüldüğünde öğrencilerin öz yeterlik algılarına etkisi olabileceği belirlenmiştir. DDTÖ'nden elde edilen veriler doğrultusunda beşinci sınıf deney ve kontrol grupları arasında birinci ve ikinci uygulama öncesi ve sonrasında istatistiksel olarak anlamlı farkın bulunmadığı ortaya çıkmıştır. İlgili ölçek kapsamında altıncı sınıf grupları arasında birinci uygulama öncesinde deney grubu lehine anlamlı farkın olduğu tespit edilirken uygulama sonrasında anlamlı farkın olmadığı sonucuna ulaşılmıştır. Altıncı sınıf grupları arasında ikinci uygulama öncesinde anlamlı fark bulunmadığı ortaya çıkmışken uygulama sonucunda deney grubu lehine anlamlı farkın olduğu tespit edilmiştir. DDTÖ'nden elde edilen bu sonuçlar doğrultusunda GAY'nin öğrencilerin derse devam durumlarına olumlu etkisi olabileceği belirlenmiştir. ABT'nden elde edilen veriler doğrultusunda beşinci sınıf deney ve kontrol grupları arasında birinci uygulama öncesi istatistiksel olarak anlamlı farkın bulunmadığı ortaya çıkmışken uygulama sonrası deney grubu lehine anlamlı farkın olduğu tespit edilmiştir. Beşinci sınıf grupları arasında ikinci uygulama öncesi ve sonrasında istatistiksel olarak anlamlı fark bulunmadığı sonucuna ulaşılmıştır. İlgili ölçek kapsamında altıncı sınıf grupları arasında birinci uygulama öncesinde anlamlı fark bulunmadığı ortaya çıkmışken uygulama sonrasında deney grubu lehine anlamlı farkın olduğu tespit edilmiştir. Altıncı sınıf ikinci uygulama sonrasında deney grubu lehine anlamlı farkın olduğu tespit edilmiştir. Bu sonuçlar GAY'nin öğretme branşından bağımsız olarak öğrencilerin akademik başarılarını artırmada etkili olduğu ortaya çıkmıştır. Ayrıca araştırmada öğrencilerin derse devam durumları ve akademik başarıları arasında anlamlı bir ilişkinin olabileceği belirtilmiştir. Araştırmanın ikinci uygulama sonrasında İÖDÖ'nden elde edilen verilerin Cronbach alfa katsayı değeri 0,60 değerinden daha düşük çıktığı için güvenirliği düşük kabul edilerek analizlerine devam edilmemiştir.

Selda Koç
Muş Alparslan University · Fen Bilimleri Enstitüsü
2023
00
Yüksek LisansAçık ErişimTR

Madde ve ısı ünitesinde argümantasyon temelli mühendislik tasarım süreci uygulamaları : ortaokul 6. sınıf öğrencilerinin görüş ve deneyimleri

Bu araştırmanın amacı; 6. sınıf öğrencilerinin Madde ve Isı ünitesinde uygulanan argümantasyon temelli mühendislik tasarım sürecine ilişkin görüşlerini alma ve deneyimlerini belirlemektir. Bu araştırmada nitel çalışma yöntemlerinden biri olan durum çalışması gerçekleştirilmiştir. Çalışma, 2023-2024 eğitim-öğretim döneminin güz yarıyılında Muş ilinin Korkut ilçesinde bulunan bir devlet yatılı bölge ortaokulunda, 25 erkek öğrencinin yer aldığı 6. sınıf öğrencileri ile gerçekleştirilmiştir. Araştırmacı tarafından hazırlanan, nitel veri toplama araçları olan yarı yapılandırılmış görüşme formu ve öğrenci günlükleri ile veriler toplanmıştır. Toplamda 5 hafta süren argümantasyona dayalı mühendislik tasarım süreci etkinliklerinin bitiminde yarı yapılandırılmış görüşme soruları uygulanmış ve yapılan her etkinlik sonunda öğrenci günlükleri tutulmuştur. Toplanan bu veriler içerik analizi yöntemi ile analiz edilmiş olup bulgular tablolar halinde sunulmuştur. Araştırma sonucunda öğrencilerin argümantasyona dayalı mühendislik tasarım süreci hakkında olumlu görüşlere sahip olduğu belirlenmiş ve öğrenciler ileride bu yöntemi kullanmak istediklerini belirtmişlerdir. Öğrenciler deneyimleri kapsamında grup çalışması gerçekleştirmeyi sevdiklerini söylemişlerdir. Ayrıca argümantasyona dayalı mühendislik tasarım süreci uygulaması yürütülürken bir takım sorunlarla karşılaşılmış ve bu sorunlar sonuç kısmında açıklanmıştır. Araştırmadan edinilen bulgular neticesinde derslerde argümantasyona dayalı mühendislik tasarım çalışmaları yaptırılması önerilmektedir.

Dilara Kurt
Muş Alparslan University · Fen Bilimleri Enstitüsü
2024
00
Yüksek LisansAçık ErişimTR

LGS fen bilimleri soruları ile fen bilimleri öğretmenlerinin yazılı sınav sorularının bloom taksonomisine göre karşılaştırılmalı analizi

Bu çalışma, 2018-2022 yılları arasında Milli Eğitim Bakanlığı tarafından yapılan LGS Fen Bilimleri sınav soruları ile Fen Bilimleri öğretmenlerinin 2017-2018 ve 2021-2022 eğitim-öğretim yılı yazılı sınav sorularının bilişsel seviyelerini Bloom Taksonomisine göre karşılaştırmayı amaçlamaktadır. Bu doğrultuda doküman incelemesi yöntemi kullanılarak, Muş il merkezi ve ilçelerinde 2017-2018 eğitim – öğretim yılında 20 okulda ve 2021-2022 eğitim – öğretim yılında ise 23 okulda Fen Bilimleri öğretmenlerinin 8. sınıf öğrencilerine uyguladığı 4623 adet yazılı sınav sorusu ile 2018-2022 yılları arasında LGS sınavlarında çıkmış 100 adet Fen Bilimleri sınav sorusu incelenmiştir. Çalışma sonunda, Fen Bilimleri öğretmenlerinin yazılı sınav sorularının %50,35'inin bilgi, %35,75'inin kavrama, %13,19'unun uygulama, %0,56'sının analiz, %0,34'ünün sentez ve %0,02'sinin değerlendirme basamağında hazırlandığı belirlenmiştir. LGS Fen Bilimleri sorularının %2'si bilgi, %30'u kavrama, %9'u uygulama, %49'u analiz, %10 değerlendirme basamağında yer almaktadır. Ayrıca, öğretmenlerin yazılı sınav sorularının %54,81'i çoktan seçmeli, %14,08'i boşluk doldurma, %17,80'i doğru-yanlış, %5,54'ü açık uçlu ve %7,76'sı ise eşleştirme ve kısa cevaplı soru türlerinden oluşurken, LGS sorularının tamamı çoktan seçmeli sorulardan oluşmaktadır. Çalışmada, Fen Bilimleri öğretmenlerinin yazılı sınav sorularının alt düzey düşünme becerilerini ölçerken, 2018-2022 yılları arasında yapılan LGS sınav sorularının üst düzey düşünme becerilerini ölçtüğü tespit edilmiştir.

Sancak Gündoğdu
Muş Alparslan University · Fen Bilimleri Enstitüsü
2024
00
Yüksek LisansAçık ErişimTR

Ortaokul öğretmenlerinin metaverse farkındalıkları ve tutumları'nın farklı değişkenler açısından incelenmesi

Bu araştırmada ortaokul öğretmenlerinin metaverse uygulamalarına ilişkin farkındalıklarını ve eğitimde metaverse kullanımına yönelik tutumlarını belirlemek amaçlanmıştır. Çalışmada bu kapsamda öğretmenlerinin metaverse farkındalık düzeyi ve bu uygulamaların eğitsel kullanımına yönelik tutum düzeyi tespit edilmiş, çeşitli değişkenler açısından farklılık gösterip göstermediği incelenmiştir. Ayrıca öğretmenlerin bu konulardaki görüşleri alınmıştır. Araştırmada nitel ve nicel yöntemlerin birlikte kullanıldığı karma yöntem tercih edilmiştir. Nicel boyutunda araştırmaya 205 ortaokul öğretmeni katılmış; nitel boyutunda ise 12 öğretmen katılımcı olarak belirlenmiştir. Çalışmanın nicel verileri "Metaverse Ölçeği" ve "Metaverese Kullanımı Tutum Ölçeği" ile nitel verileri ise yarı yapılandırılmış görüşme formu ile toplanmıştır. Nicel Verilerin analizinde tanımlayıcı istatistikler ve bağımsız t-testi ile ANOVA kullanılmıştır. Nitel veri analizi ise içerik analizi ile çözümlenmiştir. Araştırma sonunda öğretmenlerin Metaverse farkındalıklarının kısmen yüksek düzeyde olduğu ve cinsiyet değişkeni açısından memnuniyet alt boyutunda, bilgisayar eğitimi değişkeni açısından ölçek genelinde anlamlı fark oluşturduğu tespit edilmiştir. Ayrıca öğretmenlerin Metaverse'ün eğitsel kullanımı tutumlarının orta düzeyde olduğu ve bilgisayar eğitimi alma değişkeni açısından "Algılanan fayda" alt boyutunda ve ölçek genelinde, tasarım eğitimi alma açısından ölçek genelinde, derslerinde dijital materyal geliştirme açısından "Algılanan fayda", "Hazırbulunuşluk" ve ölçek genelinde anlamlı fark oluşturduğu ortaya konmuştur. Çalışmadan elde edilen nitel bulgular, ortaokul öğretmenlerinin metaverse'ü ağırlıklı olarak sanal evren ve dijital etkileşim alanı olarak algıladıklarını, kavrama ilişkin deneyimlerinin ise oldukça sınırlı olduğunu ortaya koymuştur. Ayrıca öğretmenlerin metaverse'ün sanal laboratuvarlar, sanal müzeler ve sanal sınıflar aracılığıyla eğitimde erişilebilirlik ve fırsat eşitliği sağlayabileceğini düşündükleri; ancak güvenlik, mahremiyet, sağlık riskleri ve pedagojik bağlamda sınıf etkileşiminin zayıflaması gibi olası olumsuzluklar nedeniyle metaverse'e temkinli bir yaklaşım sergiledikleri ortaya çıkmıştır. Çalışmada metaverse'ün eğitimde etkili ve güvenli biçimde kullanılabilmesi için öğretmenlere yönelik uygulamalı hizmet içi eğitimlerin yaygınlaştırılması önerilmiştir.

Çilem Karasu Köybaşı
Muş Alparslan University · Fen Bilimleri Enstitüsü
2025
00
Yüksek LisansAçık ErişimTR

TRIZ ile desteklenmiş tasarım temelli öğrenmenin öğrencilerin mühendislik algı, bilgi, stem tutum veproblem çözme becerileri üzerine etkilerinin incelenmesi

Bu araştırmanın amacı, TRIZ (Yaratıcı Problem Çözme Tekniği) ile desteklenmiş tasarım temelli öğrenmenin öğrencilerin mühendislik algı, bilgi, STEM tutum ve problem çözme becerileri üzerine etkileri incelenmektedir. Bu çalışmada karma araştırma yöntemlerinden iç içe gömülü desen yöntemi kullanılmıştır. Araştırmaya 2023-2024 eğitim öğretim yılında Muş il merkezinde bulunan bir ortaokulda öğrenim görmekte olan 56 sekizinci sınıf öğrencisi katılmıştır. Çalışma kapsamında nicel araştırma yöntemlerinden ön test son test kontrol gruplu yarı deneysel desen kullanılmıştır. Nitel araştırma yöntemlerinden ise durum çalışması yöntemi kullanılmıştır. Araştırmada nicel veri toplama aracı olarak "Mühendislik Bilgi Ölçeği, Problem Çözme Beceri Ölçeği, STEM Tutum Ölçeği, Mühendislik Algı Anketi" kullanılmıştır. Elde edilen nicel verilerin analizinde SPSS 25 paket programı kullanılmıştır. Nitel verilerin analizinde ise tümevarımsal içerik analizi yöntemi kullanılmıştır. Verilerin analizi sonucunda, TRIZ ile desteklenmiş tasarım temelli öğrenmenin öğrencilerin mühendislik bilgileri ve problem çözme becerileri üzerine istatistiksel olarak anlamlı bir farklılık oluşturmadığı, TRIZ ile desteklenmiş tasarım temelli öğrenmenin öğrencilerin STEM tutumları üzerine istatistiksel olarak anlamlı bir farklılık oluşturduğu tespit edilmiştir. Dahası, öğrencilerin görüşleri incelendiğinde TRIZ ile desteklenmiş tasarım temelli öğrenmenin öğrencilerin mühendislik algıları üzerine olumlu yansımalarının olduğu tespit edilmiştir. Elde edilen bu sonuçlar doğrultusunda araştırmacılar ve politika yapıcılar için önerilerde bulunulmuştur.

Zennure Al
Muş Alparslan University · Fen Bilimleri Enstitüsü
2025
00