
1.952
Arşivlenen Tez
0
DOI Atanmış
0%
DOI Oranı
Anabilim Dalı
Ekolojik vatandaşlık kavramının fen eğitiminde bütüncül bir yaklaşımla değerlendirilmesi
Bu çalışmada; doğanın da anayasalarda yer alan temel hak ve ödevler gibi bir hak öznesi olarak kabul edildiği ekolojik bakış ve ekolojik vatandaşlık kavramı üzerinde durulmuştur. Ekolojik bakış ve çevre korumacılık kavramları karşılaştırılmıştır. Ekolojik vatandaşlığın; fen, sosyal, ekonomi, sanat, hukuk ve eğitim gibi farklı alanlarla ilgisi bulunmaktadır. Dolayısı ile ekolojik vatandaşlık kavramı eğitiminin de disiplinler arası yaklaşımla ele alınması gereklidir. Tez çalışmamızda çevre okur yazarlığı kapsamında düşünebileceğimiz ekolojik vatandaşlık eğitimi için bütünleştirilmiş fen eğitimi yaklaşımı tercih edilmiştir. Bu amaçla konuların ekolojik bakış açısı ile ele alındığı ders içeriklerinin hazırlanarak farklı disiplinler arasında ele alınmasının ekolojik vatandaşlık eğitimine katkısı üzerine kuramsal bir çalışma yapılmış ve bir çerçeve çizilmiştir.
Kastamonu ili cumhuriyet dönemi ortaöğretim kurumları (1923-1950)
Araştırmanın konusu, 1923-1950 yılları arasında Kastamonu'daki orta öğretim kurumlarıdır. Öğretmen Okulu, Lise ve Sanat Okulu gibi imparatorluktan Cumhuriyete miras kalan eğitim kurumlarının yanında; Kız Ortaokulu, Köy Enstitüsü ve Kız Sanat Enstitüsü gibi okullar da 1923-1950 arasında açılmıştır. Araştırmanın giriş kısmında eğitim tarihimiz hakkında kısa bilgi verilmiş; özellikle Tanzimat ve I. Meşrutiyet dönemi eğitiminin nitelikleri tanıtılmıştır. Birinci bölümde klasik eğitim veren kurumlardan Kastamonu Lisesi ile Kız Ortaokulu ele alınmıştır. Kastamonu Lisesi 1885 yılında kurulmuş olup Türkiye'de açılan ilk resmi lise özelliğini taşımaktadır. 1924'de Kız Lisesi açılmış; ancak ülke genelinde karma eğitime geçilmesinden dolayı işlevini ortaokul olarak sürdürmüştür. Kızların kısa yoldan meslek sahibi olmaları için Akşam Kız Sanat Okulu ile başlatılan çalışmalar 1945'de Kız Sanat Enstitüsü'nün açılmasıyla daha nitelikli bir duruma getirilmiştir. Cumhuriyet öncesinde kurulan Sanayi Mektebi, araştırdığımız dönem içinde de eğitimöğretim çalışmalarını başarıyla sürdürmüş, çeşitli adlar değiştirerek günümüze kadar gelmiştir. 6 İmparatorluk döneminde açılan öğretmen okullarından Darülmuallimat 1923'de; Darülmuallimin de ekonomik gerekçelerle 1931'de kapatılmıştır. Devlet; öğretmen ihtiyacının sürekli artması üzerine önce kurslarla soruna çözüm aramış; yeterli olmayınca 1940 yılında Köy Enstitüleri uygulamasını başlatmıştır. Bunun üzerine aynı yıl Kastamonu'da Gölköy Köy Enstitüsü açılmıştır. Okullarda yüksek düzeyde nitelikli eğitim-öğretim yapılmıştır. Cumhuriyet döneminin önemli şair ve yazarlarında Orhan Şaik Gökyay, Arif Nihat Asya ve Rıfat Ilgaz orta öğrenimlerini Kastamonu'daki okullarda yapmışlardır. Sosyal ve kültürel etkinlik olarak müsamere, sergi ve anma geceleri düzenlenmiştir. Ayrıca çevre gezileri ve izcilik çalışmaları da dikkat çekmektedir. Yerel basın tüm bu çalışmalara geniş şekilde yer ayırmıştır. Önemle belirtmek istediğimiz bir husus da şudur: Valiler okulların çalışmalarıyla yakından ilgilenmiş, düzenlenen her türlü etkinliğe devamlı katılmışlardır. Anahtar kelimeler: Kastamonu, Cumhuriyet Dönemi, Ortaöğretim Kurumları.
Öğrenme amaçlı yazma aktivitelerinde çoklu modsal betimleme kullanımının 5. sınıf öğrencilerinin öğrenmelerine, bilimsel süreç becerilerine, eleştirel düşünmelerine ve fen bilimlerine yönelik tutumlarına etkisi
Bu çalışmada çoklu modsal betimleme kullanılarak oluşturulan öğrenme amaçlı yazma aktivitelerinin öğrencilerin fen başarılarına, bilimsel süreç becerilerine, eleştirel düşünme ve fen bilimlerine yönelik tutumlarına olan etkisini araştırmak hedeflenmiştir. Araştırma nitel ve nicel desenlere sahiptir. Çalışma 2013-2014 eğitim öğretim yılında, Kastamonu ili' nde bir ilköğretim okulunda aynı öğretmenle öğrenim gören iki farklı beşinci sınıf öğrencileri ile gerçekleştirilmiştir. Araştırmaya katılan sınıflardan biri kontrol diğeri ise deney grubu olarak, rastgele belirlenmiştir. Her iki gruptaki öğrenciler de derslerini öğretmenin anlatıcı konumda olduğu; bilginin doğrudan verildiği düz anlatım, soru cevap, tartışma gibi geleneksel öğretim tekniklerinin kullanıldığı ortamda görmüşlerdir. Uygulama öncesinde her iki grupta bulunan bütün öğrencilere çoklu modsal betimlemeler tanıtılmıştır. "Kuvvetin Büyüklüğünün Ölçülmesi" ünitesi (Ü1) ile "Işığın ve Sesin Yayılması" ünitesinin (Ü2) başlangıcında ve sonunda gruplar arasında fen başarı durumlarını belirlemek ve karşılaştırmak için Ünite Tabanlı Akademik Başarı Testleri (ÜTABT), öğrencilerin özet olarak yazdıkları öğrenme amaçlı yazma aktiviteleri, Bilimsel Süreç Beceri Testi, Eleştirel Düşünme Testi ve Tutum Ölçeği ölçme aracı olarak kullanılmıştır. Her iki ünite için uygulama öncesinde yapılan ÜTABT sonuçlarının analizi gruplar arasında anlamlı bir fark olmadığını göstermiştir. Son testler analiz edildiğinde yazma aktivitelerinde çoklu modsal betimleme kullanan deney grubu kontrol grubuna göre fen bilimlerine yönelik tutumlarında anlamlı farklılık göstermezken; ünitelerin akademik başarı testlerinde, bilimsel süreç beceri testinde ve eleştirel düşünme testinde deney grubunun daha başarılı olduğu belirlenmiştir.
Sosyal bilgiler dersinde güncel olaylardan yararlanmanın öğrencilerin karar verme becerilerine etkisi
Bu araştırmanın amacı, ilkokul 4. sınıf sosyal bilgiler dersinde güncel olaylardan yararlanarak hazırlanan öğretim etkinliklerini uygulamanın, öğrencilerin karar verme becerileri üzerindeki etkisini saptamaktır. Araştırmada öntest-sontest kontrol gruplu deneysel desen kullanılmıştır. Deney grubunda güncel olaylardan yararlanılarak hazırlanmış öğretim etkinlikleri kullanılmış, kontrol grubunda ise programın öngördüğü öğretim etkinlikleri uygulanmıştır. Araştırma 2012-2013 eğitim-öğretim yılının ikinci yarıyılında Kazan Ortaokulu?nda öğrenim görmekte olan 4/A ve 4/B sınıflarında gerçekleştirilmiştir. Araştırmada veri toplama araçları olarak, deney ve kontrol gruplarını denkleştirmek, uygulama öncesi ve sonrasında öğrencilerin karar verme becerilerini belirlemek amacıyla uzman görüşlerine başvurularak ve Swartz ve Parks (1996) ve Garcia ve Michaelis (2001)?ın ortaya koyduğu karar verme sürecinden yararlanarak araştırmacı tarafından oluşturulan ?Karar Verme Formu? (Ek 2), Karar Verme Formu puanlarının hesaplanmasında kullanılmak üzere uzman görüşlerine başvurularak hazırlanan ?Karar Verme Becerisi Rubriği? (Ek 3) kullanılmıştır. Öntest-sontest kontrol gruplu deneysel desen modeline uygun olarak ?Karar Verme Formu? deneysel uygulamanın başlangıcında ve bitiminde olmak üzere iki kez uygulanmıştır. Elde edilen veriler SPSS16.0 paket programında analiz edilmiştir. Verilerin analizi sonucu elde edilen bulgular incelendiğinde, güncel olaylardan yararlanarak hazırlanan öğretim etkinlikleri uygulamasının, MEB tarafından hazırlanan öğretmen kılavuz kitabı etkinliklerine dayalı öğretime göre, öğrencilerin karar verme becerisi puanlarını anlamlı bir şekilde arttırdığı tespit edilmiştir. Araştırmada, sosyal bilgiler dersinde güncel olaylardan yararlanarak hazırlanan öğretim tasarımının öğrencilerin karar verme becerilerini geliştirdiği sonucu ortaya çıkmıştır. Bu sonuç doğrultusunda önemli görülen öneriler sunulmuştur. Anahtar Kelimeler: Sosyal Bilgiler Eğitimi, Karar Verme Becerisi, Güncel Olaylar.
Sosyal bilgiler derslerindeki değerler eğiitmi uygulamalarına ilişkin öğretmen görüşleri
Bu araştırmanın amacı, sosyal bilgiler öğretmenlerinin sosyal bilgiler derslerindeki değerler eğitimi uygulamalarına ilişkin görüşlerini belirlemektir. Sosyal bilgiler öğretmenlerinin, değerler eğitimi konusundaki farkındalıkları, uygulamaları hangi yaklaşımlar, yöntem ve teknikler ile yaptıkları, değerleri kazandırma düzeyleri ve kazanılan bu değerleri hangi yollarla ölçüp değerlendirdikleri belirlenmeye çalışılmıştır. Araştırmada nitel araştırma deseninde betimsel yöntem kullanılmıştır. Araştırmanın verileri araştırmacı tarafından hazırlanan yarı yapılandırılmış görüşme formu ile toplanmıştır. 2012-2013 eğitim-öğretim yılında Ankara ili Keçiören ilçesinde bu kapsamda 31 öğretmen ile görüşme yapılmıştır. Katılımcılardan elde edilen verilerin çözümlenmesinde ve yorumlanmasında betimsel analiz kullanılmıştır. Araştırma sonucunda elde edilen bulgulara göre; Değer kavramı hakkında yeterli bilgiye sahip olmadıkları belirlenen sosyal bilgiler öğretmenleri değerlerin eğitimde yeri olduğunu ifade etmişlerdir. Araştırmaya katılan öğretmenlerin %54,8?i değerler eğitimi konusunda herhangi bir eğitim almamışlardır. Hizmet içi eğitim faaliyetlerinin yaygınlaştırılması gerektiği belirlenmiştir. Öğretmenler programda yer alan değerlerden en çok sorumluluk değerine ilişkin etkinlikler düzenlerken en az barış ve dayanışma değerlerine yer verilmektedir. Öğretmenlerin değerleri kazandırmak için en çok değer açıklama yaklaşımını kullandıkları belirlenmiştir. En az ise telkin yaklaşımı kullanılırken ahlaki muhakeme yaklaşımına yer vermedikleri belirlenmiştir. Sosyal bilgiler öğretmenleri değerler eğitimi uygulamalarında öğretim yöntem ve tekniklerinden en çok örnek olay incelemesi yöntemini kullanmaktadırlar. Bu yöntemi yaratıcı drama ve problem çözme yöntemi izlemektedir. İş birliğine dayalı öğrenme yöntemi en az tercih edilen yöntem olmuştur. Öğrencilerin değerleri yaparak ve yaşayarak öğrenmesini önemseyen öğretmenler gezi-gözlem gibi yöntemleri de kullanmaktadırlar. Sosyal bilgiler dersi değerler eğitimi uygulamalarında öğretmenler ölçme ve değerlendirme etkinliklerinden gözlem, aile ile görüşme, örnek olay incelemesi ve tartışma yöntemlerini kullanmaktadırlar. Öğretmenler öğrencilerin değerleri kazanıp kazanmadığını en çok (%87,09) gözlem yolunu kullanarak belirlemektedirler. Katılımcılar uygulamaların eksik yönlerini belirtirken en çok idareden veya öğretmenin kendinden ya da diğer öğretmenlerden kaynaklanan eksiklikleri dile getirmişlerdir. Bunu aileden (veliden) kaynaklanan eksiklikler ve müfredattan kaynaklanan eksiklikler izlemiştir. Son olarak öğretmenler değerler eğitimi uygulamalarının daha etkili uygulanabilmesi için değerlerin yaparak ve yaşayarak öğretilmesini, ilgili kişi veya kurumların arasında koordinasyon sağlanması ve iş birliğinin yapılmasını ve ders saatinin arttırılmasını önermişlerdir. Anahtar Kelimeler: Değer, Değerler Eğitimi, Sosyal Bilgiler Dersi, Sosyal Bilgiler Öğretmeni
İlköğretim 8. sınıf öğrencilerinin 3-boyutlu geometride uzamsal yeteneklerini kullanma durumları
Öğrencilerin, 3-boyutlu geometri etkinliklerinde uzamsal yeteneklerinden yararlanıp yararlanmadıkları ve eğer yararlanıyorlarsa nasıl yararlandıkları ve 3-boyutlu geometri bilgileri ile uzamsal yeteneklerinin etkileşimi bu araştırmanın amacını oluşturmaktadır. Araştırma 7 sekizinci sınıf öğrencisi ile yapılmıştır. Veriler görüşme tekniğiyle toplanılmıştır ve görüşme soruları araştırma problemlerine uygun olarak araştırmacı tarafından oluşturulmuştur. Veriler, gömülü (grounded) teorinin veri çözümleme tekniklerinden olan açık, eksensel ve seçici kodlama ile analiz edilmiştir. Araştırma sonuçları öğrencilerin daha sık karşılaştıkları geometrik cisimlerle ilgili uzamsal işlemlerin genel olarak daha rahat üstesinden geldiklerini göstermiştir. Bu nedenle 3-boyutlu geometri konularındaki bilgilerinin ve 3-boyutlu geometri etkinliklerindeki tecrübelerinin uzamsal yeteneklerini etkilediği sonucuna varılmıştır. Bunun yanında öğrencilerin 3-boyutlu geometri etkinliklerinde bazen 2-boyutta çalışacakları çözüm yolları buldukları yani uzamsal işlem yapmadıkları görülmüştür; örneğin hiçbir uzamsal işlem yapmadan bir geometrik cisim oluşturacak şekilde bir açılımın kapanıp kapanamayacağını belirleyebilmişlerdir. Bu nedenle eğitimcilere, hazırladıkları veya seçtikleri etkinliklerin öğrencileri uzamsal yeteneklerini kullanmak zorunda bırakacak nitelikte olmasına dikkat etmeleri önerilmiştir. Anahtar Kelimeler: Uzamsal yetenek, 3-boyutlu geometri, 3-boyutlu geometri yeteneği.
Jigsaw tekniğinin 6.sınıf Fen ve Teknoloji Dersi Maddenın Tanecikli Yapısı Ünitesinın öğretiminde öğrenci başarısına etkisi
Bu araştırmanın amacı işbirlikli öğrenme yöntemi jigsaw tekniğinin, 6.sınıf Maddenin Tanecikli Yapısı Ünite'sinin öğretiminde öğrencilerinin Fen ve Teknoloji dersindeki akademik başarılarına ve bilginin kalıcılığına etkisini incelemektir. Araştırmada ayrıca jigsaw tekniği ile ilgili öğrenci görüşleri de tespit edilmiştir. Araştırmanın örneklemini, Konya ili Kulu ilçesinde bulunan bir devlet ortaokulunun 6.sınıflarında okuyan, 34 kız ve 36 erkek öğrenci oluşturmuştur. Araştırma 2012-2013 öğretim yılının birinci döneminde, beş hafta boyunca uygulanmıştır. Sınıflar seçkisiz atama yöntemiyle deney ve kontrol grubu olarak belirlenmiştir. Öğretilmek üzere "Maddenin Tanecikli Yapısı Ünitesi" seçilmiştir. Ünite deney grubunda jigsaw tekniği, kontrol grubunda ise geleneksel öğretim yöntemlerine göre işlenmiştir. Araştırmada ölçme araçları olarak araştırmacı tarafından hazırlanmış ve güvenirliği 0.88 olarak hesaplanmış 35 sorudan oluşan Maddenin Tanecikli Yapısı akademik başarı testi (mABT) kullanılmıştır. Jigsaw tekniği hakkındaki görüşleri belirlemek için ise 15 sorudan oluşan ve güvenirliği 0.70 olarak hesaplanmış Jigsaw Görüş Ölçeği (JGÖ) kullanılmıştır. Araştırmanın verilerinin çözümlenmesinde ise bağımsız örneklem t-testinden faydalanılmıştır. Araştırma sonucunda, iki grubun akademik başarı seviyelerinde deney grubu lehine anlamlı farklılık bulunmuştur (p=.043). Ayrıca uygulanan öğretim tekniğinin etki büyüklüğü (Cohen's d) 0.49 olarak bulunmuştur. mABT son test olarak uygulandıktan 12 hafta sonra kalıcılık testi olarak tekrar uygulanmış ve deney grubu lehine istatistiksel olarak anlamlı bir fark bulunmuştur. Bu sonuçlardan yola çıkılarak, 6.sınıf Fen ve Teknoloji Dersi Maddenin Tanecikli Yapısı Ünitesi'nin öğretiminde jigsaw tekniğinin geleneksel öğretim yöntemlerine göre daha etkili olduğu ve anlamlı bir öğrenme gerçekleştiği için kalıcılık puanlarında da deney grubu lehine anlamlı bir fark oluştuğu söylenebilir. Buna ek olarak, öğrencilerin işbirlikli öğrenme ile ilgili görüşlerinin genellikle olumlu olduğu belirlenmiştir.
Matematik öğretmen adaylarının matematiksel muhakeme bağlamında matematik zihin alışkanlıklarının belirlenmesi
Bu araştırmanın genel amacı, İlköğretim Matematik öğretmenliğinde öğrenim gören öğretmen adaylarının matematiksel muhakeme bağlamında matematik zihin alışkanlıklarının, sorularda Polya'nın (1957) problem çözme basamaklarından faydalanarak işlenen ders kapsamında nicel ve nitel olarak değerlendirilmesi yapılmıştır.Araştırma, 2012-2013 eğitim-öğretim yılı bahar döneminde Gazi Üniversitesi, Gazi Eğitim Fakültesi İlköğretim Matematik Öğretmenliği bölümü 2. Sınıf öğrencilerinin "Problem Çözme" seçmeli dersinde gerçekleştirilmiştir. Araştırmada nicel veri toplama aracı olarak, araştırmacı tarafından hazırlanan akademik başarı sınavı, nitel veri toplama aracı olarak da yine araştırmacı tarafından geliştirilen 15 sorudan oluşan görüş formu kullanılmıştır.Araştırma içerisindeki sorularda Polya'nın (1957) problem çözme basamaklarından faydalanarak yapılan öğretim 14 hafta sürmüştür. Bu süreçte öğrencilere Polya'nın (1957) problem çözme basamakları tanıtılmış ve buna uygun problemler çözülmüştür. Uygulama öncesi ve sonrası araştırmacı tarafından geliştirilen akademik başarı sınavı ile yine araştırmacı tarafından geliştirilen görüşme formu uygulama sonrasında öğrencilere verilmiştir. Veri toplama araçları olarak nicel ve nitel yöntemlerden yararlanılmıştır. Elde edilen sonuçlar incelendiğinde, öğretmen adaylarının uygulama sonucunda akademik başarılarının arttığı belirlenmiştir. Ayrıca, öğrencilerin problem çözme basamakları üzerinde kendilerini geliştirdikleri ve bunu kullanacaklarını belirtmişlerdir. Anahtar Kelimeler: Matematik Eğitimi, Zihin Alışkanlıkları, Problem Çözme
Algılanan akademik yeterlik ve algılanan özerklik desteğinin özerk akademik motivasyon ve akademik başarıyla ilişkisi
Merak, insanoğlu için temel bir eğilimdir. Keşfetme, öğrenme, anlama veya bilme arzusu, insanın doğasında vardır ve potansiyel olarak eğitim sürecinin ana motive edicisidir. Eğitim literatüründe motivasyon ve motivasyonun akademik başarı, iyi olma, yaratıcılık gibi çeşitli değişkenlerle ilişkisini inceleyen birçok çalışma yapılmıştır. Bu çalışmaların önemli bir kısmına kuramsal kaynaklık eden Öz Belirleme Kuramı (Self Determination Theory), üç temel psikolojik ihtiyaç ve içsel motivasyon üzerindeki odağıyla eğitim literatüründe önemli bir yere sahip olmuştur. Kuramda evrensel olduğu ileri sürülen üç psikolojik ihtiyaçtan söz edilmektedir. Bu ihtiyaçlardan biri olan özerklik, bireyin kendisini eylemlerinin merkezinde hissetmesidir. Kuramda bahsedilen psikolojik ihtiyaçlardan bir diğeri yeterlik, çevreyle etkili bir biçimde etkileşimde bulunma ve çevreye uyum sağlama kapasitesi olarak tanımlanmaktadır. Üçüncü ihtiyaç ilişkili olma ise, bireyin başkaları ile bağlantılı olma ve içinde bulunduğu sosyal çevreyle ilgili "aidiyet" hissini yaşama isteğidir. Bu çalışma, yeterlik algısı, özerklik ve özerklik desteği gibi öz belirleme kuramı kaynaklı çeşitli değişkenlerin özerk akademik motivasyon ve akademik başarıya etkisine odaklanmıştır. Bu çalışmada ilköğretim beşinci sınıf öğrencilerinin algıladığı öğretmen ve yakın arkadaş özerklik desteğinin, akademik yeterlik, akademik özerklik ve özerk akademik motivasyona, özerk akademik motivasyonun da akademik başarıya etkisi araştırılmıştır. Araştırmanın genel amacı, akademik başarıyla ilgili, öz belirleme kuramı temelli bir motivasyonel modeli test etmektir. Araştırmada ayrıca öğrencilerin açık uçlu sorulara cevap vermek suretiyle paylaştıkları düşünceleri ile ölçek maddelerine verdikleri tepkilerin örtüşüp örtüşmediğini belirlemek ikincil bir amaç olarak düşünülmüştür. Bu amaçla öğrencilere açık uçlu yedi soru sorulmuş ve elde edilen veriler betimsel analize tabi tutulmuştur. Araştırma, tarama modelinde betimsel bir çalışma olup hem nicel hem de nitel veriler toplanmıştır. Araştırmanın çalışma grubunu, Ankara ili Etimesgut ilçe Merkezi ve Eryaman semtinden seçilmiş 17 ilköğretim okulundaki 849 ilköğretim beşinci sınıf öğrencisi oluşturmaktadır. Verilerin toplanması dört aşamada gerçekleştirilmiştir. İlk aşamada çeviriler yapılmış ve uzman değerlendirmesi sağlanmıştır. İkinci aşamada denemelik ölçek maddeleri ve açık uçlu sorularla ilk pilot uygulama yapılmıştır. Üçüncü aşamada istatistiksel çözümlemelerin yapıldığı ikinci pilot uygulama, dördüncü ve son aşamada ise görüş birliğiyle son şekli verilen ölçek maddeleri ve açık uçlu sorular kullanılarak asıl uygulama gerçekleştirilmiştir. Araştırma kapsamında test edilen modeldeki değişkenleri ölçmek için "Yaşam Alanlarında Algılanan Özerklik Ölçeği", "Kişilerarası Davranışlar Ölçeği (Öğretmen davranışlarını sorgulamak için)", "Kişilerarası Davranışlar Ölçeği (Yakın arkadaş davranışlarını sorgulamak için)", "Akademik Motivasyon Ölçeği (İlkokul Seviyesinde)" ve "Çocuklar için Benlik Algısı Profili" kullanılmıştır. Nicel veri toplamak amacıyla işe koşulan ölçek maddelerine verilen tepkiler, yapısal eşitlik modeliyle analiz edilmiştir. Nitel veri toplamak amacıyla işe koşulan açık uçlu sorulara verilen cevaplar, iki grup için ayrı ayrı değerlendirilmiştir. Bu değerlendirmede çalışma grubu, başarı düzeylerine göre ortalamanın altında ve yüksek başarılı olmak üzere ikiye bölünmüş ve betimsel analiz bu bölümlemeye göre yapılmıştır. Nicel ölçümlere ait sonuçlar, ilköğretim beşinci sınıf öğrencilerinin okulla ilgili konularda öğretmenlerinden aldığı özerklik desteğinin akademik yeterlik algısını doğrudan etkilediğini; ancak arkadaşlardan alınan özerklik desteğinin akademik yeterliliği etkilemediğini göstermektedir. Öğrencilerin okulla ilgili konularda öğretmenlerinden aldığı özerklik desteği onların akademik özerkliklerini doğrudan etkilemektedir. Okulla ilgili konularda yakın arkadaşlardan alınan özerklik desteği, öğrencilerin akademik özerkliklerini doğrudan fakat zayıf etkilemektedir. Okulla ilgili konularda öğretmenlerinden ve yakın arkadaşlarından aldığı özerklik desteği öğrencilerin özerk akademik motivasyonlarını doğrudan etkilemektedir. Öğrencilerin kendileriyle ilgili algıladıkları akademik yeterlik, özerk (öz belirlenmiş) akademik motivasyonlarını kuvvetli ve doğrudan etkilemektedir Ancak kendileriyle ilgili algıladıkları akademik özerkliğin öğrencilerin özerk (öz belirlenmiş) akademik motivasyonlarına etkisi, doğrudan olmakla beraber düşüktür. Son olarak ilköğretim beşinci sınıf öğrencilerinin özerk (öz belirlenmiş) akademik motivasyonları, onların okul performansını (akademik başarı) doğrudan etkilemektedir. Literatürde yaygın olarak kullanılan RMSEA, RMR AGFI, GFI, NFI gibi uyum indeksleri incelendiğinde modelin kabul edilebilir uyum düzeyinde olduğunu söylemek mümkündür. Nitel verilere ilişkin sonuçlara göre ise başarılı öğrencilerin % 71'i, öğretmenleri tarafından az da olsa özerklik desteği almaktadır. Vasat ya da vasatın altında başarı düzeyinde olan öğrenciler ise, öğretmenlerinden başarılı öğrencilere göre çok daha az özerklik desteği almaktadır. Başarılı öğrencilerin % 68'inin arkadaşları tarafından özerklik desteği hissetmediği bulgusuna ulaşılmıştır. Vasat ya da vasatın altında başarı düzeyinde olan öğrencilerin % 82'si arkadaşlarının özerklik destekleyiciliğini hissetmediklerini ifade etmektedir. Bulgular, başarı düzeyi iyi ve yüksek olan öğrencilerin % 94'ünün özerklik duygusu yaşadığı; başarı düzeyi vasat ya da vasatın altında zayıf olan öğrencilerin ise % 59'unun hiç bir zaman özerklik duygusu hissetmediğini ortaya çıkarmıştır. Nitel araştırma bulguları, vasat ya da vasatın altında başarı düzeyinde olan öğrencilerin kendilerini, seçimlerini yapma noktasında özgür hissetmediklerini açığa çıkarmıştır. Başarılı öğrencilerin % 94'ünün kendini akademik alanda yeterli hissettiği, bir başka deyişle kendine ve yapabileceklerine inandığı sonucuna ulaşılmıştır. Başarı düzeyi vasat ya da vasatın altında zayıf olan öğrencilerde ise durum tam tersidir. Bu gruptakilerin % 81'i kendini akademik alanda yetersiz hissetmektedir. Başarılı öğrencilerin en çok okula gitmek için içsel güdülere sahip olduğu anlaşılmaktadır. Başarı düzeyi vasat ya da vasatın altında zayıf olan öğrenciler ise, iki kişinin öğretmeni dinlemek için sahip olduğunu dile getirdiği başarma güdüsü dışında, hiçbir içsel motive ediciye sahip değildir. Çocuğun doğal merakı ve ilgisiyle öğrendiği her zaman, içsel güdülenmenin varlığından söz edilebilir. Eğitimsel çevre yoluyla elverişli fırsatlar, uyaranlarla zenginleştirilmiş kaynaklar ve özerklik sağlandığında bu motivasyonel öğrenme kaynağının zenginleşmesi muhtemeldir. Araştırma sonuçları doğrultusunda ailelere ve öğretmenlere özgür seçimler yapabilen, kendi kararlarını kendi veren, kendi davranışlarını dışsal bir kontrol olmadan düzenleyebilen ve onların sorumluluğunu üstlenen bireyler yetiştirebilmek için çocukların özerkliğini destekleme yanında onların yeterlik ve aidiyet duygusunu doyuracak bir atmosfer oluşturmaları önerilmektedir.
Basit makineler konusunun dayandığı fizik ilkeleri hakkındaki ilköğretim 7.sınıf öğrencilerinin akademik başarı düzeyleri ile bilişötesi farkındalık düzeylerinin incelenmesi
Bu araştırmanın temel amacı, ilköğretim 7.sınıf öğrencilerinin basit makineler konusunun dayandığı fizik ilkeleri hakkındaki akademik başarı düzeyleri ve bilişötesi farkındalık düzeylerinin incelenmesidir. Araştırmada 7.sınıf öğrencilerinin bilişötesi farkındalık düzeylerinin ve akademik başarı düzeyleri aralarında anlamlı bir ilişki olup olmadığı araştırılmıştır. Aynı zamanda öğrencilerin akademik başarıları ve bilişötesi farkındalık düzeylerinin cinsiyete göre farklılıkları da incelenmiştir. Araştırma modeli, ilişkisel tarama modelidir. Araştırmanın evrenini 2010-2011 eğitim öğretim yılı Ankara ilköğretim okulları 7.sınıfta öğrenim gören öğrenciler oluşturmaktadır. Araştırmanın örneklemini Çankaya ve Yenimahalle ilçelerindeki örnek 10 ilköğretim okulunda öğrenim gören 414 7.sınıf öğrencisi oluşturmaktadır. Araştırmada veri toplama araçları olarak araştırmacı tarafından geliştirilen Basit Makineler Akademik Başarı Testi ve Bilişötesi Farkındalık Envanteri (Abacı, Çetin ve Akın, 2006) kullanılmıştır. Araştırma pilot ve asıl olmak üzere iki basamakta gerçekleştirilmiştir. Pilot uygulama 2010-2011 eğitim öğretim yılı I. yarıyıl ilköğretim 8.sınıf öğrencileri (N=100) ile yürütülmüştür. Asıl uygulama ise II. yarıyıl ilköğretim 7.sınıf öğrencileri (N=414) ile yürütülmüştür. Araştırmada elde edilen verilerin analizinde; 7.sınıf öğrencilerinin akademik başarı düzeyleri ve bilişötesi farkındalık düzeyi arasındaki ilişkiler pearson momentler korelasyon katsayısı ve çoklu doğrusal regresyon analiziyle, akademik başarı ve bilişötesi farkındalık açısından cinsiyete göre farklılıklar t testi tekniği ile incelenmiştir. Araştırma bulguları öğrencilerin akademik başarı düzeyleri ile bilişötesi farkındalık düzeyleri arasında ilişki olduğunu göstermiştir. Akademik başarı açısından cinsiyet farklılıklarının kızlar lehine olduğu bulunmuştur. Buna rağmen bilişötesi farkındalıklarının cinsiyet değişkeni açısından farklılaşmadığı saptanmıştır. Sonuç olarak ilköğretim 7.sınıf öğrencilerinin bilişötesi farkındalık düzeylerinin akademik başarı düzeylerine etkisi olabileceği ve aynı şekilde akademik başarı düzeyinin bilişötesi farkındalık düzeyine etkisi olabileceği söylenebilir. Anahtar Kelimeler: Fen Eğitimi, Bilişötesi Farkındalık, Akademik Başarı
İlköğretim öğrencilerinin öğrenme stillerine göre okuma güçlüklerinin giderilmesi
Bu araştırmada ilköğretim 4. ve 5. Sınıf öğrencilerinin sesli okuma hatalarını düzeltmede ve okuduğunu anlama becerilerini geliştirmede öğrenme stillerinin etkisi incelenmiştir. Araştırma, Zonguldak ili Kdz. Ereğli ilçesinde Kışla Mahmut Likoğlu ve Mehmet Akif Ersoy İlköğretim Okulundan araştırmanın amacına uygun olarak seçilen 4 öğrenci ile yürütülmüştür. Seçilen öğrenciler zeka, işitsel ve görsel yönden herhangi bir problemi olmamasına rağmen okuma güçlüğü yaşayan öğrencilerdir. Araştırma, örneklemde yer alan her öğrenciyle 32'şer saat olmak üzere, sekiz haftada toplam 128 saat yürütülmüştür. Araştırmada Talim Terbiye Kurulu tarafından onaylanmış İlköğretim 1,2,3,4,5 ve birinci sınıf düzeyinde ilkokuma kitapları ile alıştırma kitapları kullanılmıştır. Belirlenen 4 öğrenciye Marmara Öğrenme Stilleri Ölçeği uygulanarak öğrencilerin öğrenme stilleri tercihleri belirlenmiştir. Dört öğrenciden üçü işitsel, biri görsel öğrenme stillerini tercih etmişlerdir. İşitsel öğrenme stilini tercih eden 3 öğrenci için belirlenen metinlerden kullanılarak araştırmacı tarafından öğrencilerin okuma düzeylerine uygun vurgu ve hızda ses kayıtları oluşturulmuştur. Öğrencilere metin okunmadan önce bu ses kayıtları kulaklıklar yardımı ile dinletilerek aynı anda metinleri takip etmeleri sağlanmıştır. Uzun metinler için 2 kez dinleme fırsatı verilmiştir. Dinledikten sonra kulaklıklar çıkarttırılarak sesli okuma yapmaları istenmiştir. Eğer öğrenci okuduğu metni, bir önceki okuduğu metinden daha alt bir düzeyde okuduysa öğrencinin metni bir daha kulaklık ile dinlemesi sağlanmış ve tekrar sesli okuma yaptırılmıştır. Bunun yanında kelime kutusu stratejisi kullanılarak okuma esnasında yaptığı hatalar belirlenerek bu kelimeleri düzeltmeleri sağlanmıştır. Görsel öğrenme stilini tercih eden öğrenci için ise; resimle desteklenmiş metinler, renkli harfler ile vurgulanmış kelime, hece ve cümlelerin yer aldığı altı çizilmiş kelimelerin yer aldığı metinler kullanılarak ve öğrencinin kendisinin de gerekli görüldğü yerde renkli kalemler kullanarak altlarını çizdiği metinler kullanılarak öğretim yapılmıştır. Bunun yanında kelime kutusu stratejisi kullanılarak okuma esnasında yaptığı hatalar belirlenerek bu kelimeleri düzeltmesi sağlanmıştır. Araştırmadan elde edilen sonuçlara göre; görsel öğrenme stiline sahip öğrenci B.C 'nın çalışma sonunda yapılan son okuma sonucu endişe düzeyinde (%90), işitsel öğrenme stiline sahip öğrenci B.G ve K.D.'nin son okuma sonuçları öğretim düzeyine, öğrenci M.Ş.'nin ise serbest okuma düzeyine geçtiği belirlenmiştir. Araştırma sonuçlarına göre, öğrencilere uygulanan öğrenme stillerine göre düzenlenmiş okuma ve anlama etkinliklerinin ilköğretim öğrencilerinde okuduğunu güçlüğünün giderilmesinde etkili olduğu bulunmuştur.
Fen eğitiminde argümantasyon tabanlı bilim öğrenme yaklaşımı ve çoklu modsal betimleme kullanımının öğrencilerin akademik başarılarına ve eleştirel düşünme becerilerine etkisi
Bu çalışmada fen eğitiminde argümantasyon tabanlı bilim öğrenme yaklaşımı (ATBÖ) ve çoklu modsal betimleme (ÇMB) kullanımının 6. sınıf öğrencilerinin akademik başarı ve eleştirel düşünme becerilerine etkisini araştırmak hedeflenmiştir. Çalışmada nicel araştırma yöntemlerinden yarı deneysel desen kullanılmıştır. Bu kapsamda biri kontrol, üçü deney grubu olmak üzere dört grup çalışmaya dâhil edilmiştir. Gruplar rastgele seçilmiştir. Kontrol grubu herhangi bir deneysel müdahaleye uğramamış, öğretmen merkezli bir öğretim ile dersleri yürütülmüştür. Deney A grubunda ATBÖ yaklaşımıyla beraber ÇMB, Deney B grubunda sadece ATBÖ yaklaşımı, Deney C grubunda ise öğretmen merkezli öğretimle birlikte ÇMB kullanımı, iki farklı ünitede (Ü1 ve Ü2), öğretim uygulamaları olarak gerçekleştirilmiştir. Veri toplama aracı olarak uygulamaların başlangıcında ve sonunda her iki ünite için Ünite Tabanlı Akademik Başarı Testi ve Eleştirel Düşünme Beceri Testi (EDT) kullanılmıştır. Ayrıca ATBÖ yaklaşımı ile öğretim yapılan gruplardaki öğrencilerin deney raporları ile ÇMB kullanımının gerçekleştirildiği gruplardaki öğrencilerin poster ödevleri analiz edilmiştir. Pilot uygulamada karşılaşılan sorunlar analiz edilmiş, uzman görüşleri/önerileri doğrultusunda değişiklikler yapılmış ve uygulamaya geçilmiştir. Ön test analizi Ü1 çoktan seçmeli sorular toplam puanı haricinde gruplar arasında anlamlı bir farklılık olmadığını göstermiştir. Son testler analiz edildiğinde Ü1 ünitesinde Deney A grubunun diğer gruplara göre anlamlı farklılaştığı ve daha başarılı olduğu belirlenmiştir. Ü1 ünitesinde Deney B ve Deney C grupları arasında istatistiksel, anlamlı bir farklılık olmazken hem Deney B hem de Deney C grubunun kontrol grubuna göre anlamlı farklılaşarak daha başarılı olduğu belirlenmiştir. Ü2 ünitesinde ise Deney A grubunun kontrol ve Deney C gruplarına göre anlamlı farklılaştığı ve daha başarılı olduğu belirlenmiştir. Eleştirel düşünme becerileri bakımından ATBÖ yaklaşımı yapılan Deney A ve Deney B grupları lehine kontrol grubuna göre istatistiksel olarak anlamlı farklılılık tespit edilmiştir. Deney B ile Deney C grubunda EDT son test puanı bakımından Deney B grubu lehine istatistiksel anlamlı farklılık olduğu belirlenmiştir. ATBÖ ve ÇMB kullanımının ayrı ayrı gerçekleştirildiği grupların kontrol grubuna göre akademik başarıda etkili sonuçlar ortaya çıkardığı; ATBÖ yaklaşımı ve ÇMB birlikte kullanıldığında ise akademik başarıda etkinin daha büyük olduğu görülmektedir. Bununla beraber ATBÖ yaklaşımının eleştirel düşünme becerisini olumlu yönde etkilediği, öğrencilerin ÇMB kullanmalarının eleştirel düşünme becerilerine anlamlı bir etkisinin olmadığı sonucuna varılmıştır. Anahtar Kelimeler: Fen eğitimi, argümantasyon, argümantasyon tabanlı bilim öğrenme, çoklu modsal betimleme, akademik başarı, eleştirel düşünme
Teknoloji destekli argümantasyon tabanlı öğretimin öğretmen adaylarının teknolojik pedagojik alan bilgisi öz değerlendirmelerine ve kavramsal anlayışlarına etkisi
Bu araştırmanın amacı, uygulama öncesinde öğretmen adaylarının dönüşüm geometrisi ile ilgili bilgilerinin ve TPAB öz değerlendirmelerinin hangi düzeyde olduğunu belirlemek, teknoloji destekli argümantasyon tabanlı bir dönüşüm geometrisi öğretiminin, öğretmen adaylarının dönüşüm geometrisi konusundaki akademik başarılarına, TPAB öz değerlendirme düzeylerine, dönüşüm geometrisi konusundaki kavramsal anlayışlarına etkisini araştırmak ve öğretmen adaylarının dönüşüm geometrisi öğretimi sürecinde gerçekleştirilen öğretim uygulamalarına ilişkin görüşlerini incelemektir. Araştırmada iç içe (gömülü) karma araştırma deseni kullanılmıştır. Araştırmanın nitel boyutunda nitel araştırma desenlerinden durum çalışması, nicel boyutunda ise deneysel araştırma desenlerinden ön test-son test kontrol gruplu yarı deneysel desen kullanılmıştır. Araştırma Analitik Geometri-I dersi kapsamında yürütülmüştür. Araştırmanın çalışma grubunu üçüncü sınıfta öğrenim görmekte olan 43 ortaokul matematik öğretmen adayı oluşturmuştur. Deney grubunda 21 öğretmen adayı, kontrol grubunda ise 22 öğretmen adayı yer almıştır. Veri toplama aracı olarak, uygulama öncesinde ve sonrasında Teknolojik Pedagojik Alan Bilgisi Öz-Değerlendirme Ölçeği (TPAB-ÖDÖ), Dönüşüm Geometrisi Başarı Testi (DGBT) kullanılmıştır. Ayrıca, uygulama sonrasında açık uçlu anketler kullanılmış ve her bir gruptan ikişer öğretmen adayı ile görüşmeler yapılmıştır. Uygulama sürecinde, deney grubunda teknoloji destekli argümantasyon tabanlı dönüşüm geometrisi öğretimi, kontrol grubunda ise mevcut öğretim yöntemi ile dönüşüm geometrisi öğretimi gerçekleştirilmiştir. Uygulama süreci haftada 3 ders saati olmak üzere toplam dört hafta (12 ders saati) sürmüştür. Nicel verilerin analizinde, grup içi karşılaştırma yapmak için bağımlı gruplar t testi ve gruplar arası karşılaştırma yapmak için bağımsız gruplar t testi kullanılmıştır. DGBT'den ve görüşmelerden elde edilen nitel verilerin analizinde betimsel analiz tekniğinden yararlanılmıştır. Açık uçlu anketlerden elde edilen nitel veriler içerik analizi yöntemi ile analiz edilmiştir. Araştırmada, başlangıçta öğretmen adaylarının dönüşüm geometrisi ile ilgili sahip oldukları bilgi birikiminin düşük düzeyde olduğu görülmüştür. İki grubun başlangıçtaki TPAB öz değerlendirmelerine bakıldığında, AB ve TB dışındaki tüm alt boyutlara ilişkin öz değerlendirmelerinin yüksek düzeyde olduğu, AB ve TB alt boyutlarına ilişkin öz değerlendirmelerinin ise orta düzeyde olduğu anlaşılmıştır. Uygulama süreci sonrasında, teknoloji destekli argümantasyon tabanlı dönüşüm geometrisi öğretiminin, öğretmen adaylarının bu konudaki akademik başarılarına ve kavramsal anlayışlarına olumlu etkisi olduğu, fakat TPAB öz değerlendirmelerine herhangi bir etkisi olmadığı sonucuna ulaşılmıştır. Ayrıca, deney grubundaki öğretmen adaylarının teknoloji destekli argümantasyon tabanlı dönüşüm geometrisi öğretimiyle ilgili görüşlerinin genellikle olumlu, kontrol grubundaki öğretmen adaylarının mevcut öğretim yöntemiyle yapılan dönüşüm geometrisi öğretimiyle ilgili görüşlerinin ise genellikle olumsuz olduğu belirlenmiştir. ANAHTAR KELİMELER: Argümantasyon, teknoloji destekli öğretim, dönüşüm geometrisi, teknolojik pedagojik alan bilgisi (TPAB), öz değerlendirme
TÜBİTAK 4004 – doğa eğitimi ve bilim okulları destekleme programı projelerinin çeşitli değişkenler açısından incelenmesi ve paydaş görüşlerinin belirlenmesi
Bu araştırmada TÜBİTAK 4004-Doğa Eğitimi ve Bilim Okulları destekleme programı kapsamında yapılan projelerin çeşitli değişkenler açısından incelenmesi ve paydaş görüşlerinin belirlenmesi amaçlanmıştır. Ayrıca araştırma kapsamında STEM temelli etkinlikler ile hazırlanan proje uygulamalarının, öğrencilerin astronomiye yönelik ilgilerine, bilimsel süreç becerilerine, eleştirel düşünme ve problem çözme becerilerine, robotik tutumlarına, STEM tutumlarına ve STEM uygulamalarına yönelik kalite standartları düşüncelerine etkisi ve paydaş görüşlerinin incelenmesi amaçlanmıştır. Araştırma, 2018 ve 2019 proje çağrı dönemlerinde desteklenmeye hak hazanmış iki adet proje sürecini kapsamaktadır. Araştırmaya Kastamonu ili ve ilçelerinde 7. ve 8. sınıflarda öğrenim gören toplam 90 öğrenci katılım sağlamıştır. Araştırmada nitel ve nicel yaklaşımlar bir arada kullanılmıştır. Nicel yaklaşımlardan deneysel yöntem olan yarı deneysel tek grup ön test-son test uygulamaları ile tarama yöntemi bir arada kullanılmıştır. Nitel yaklaşımlardan ise durum çalışması yöntemi kullanılmıştır. Araştırmada nicel veri toplama aracı olarak daha önce alan yazında geçerliği ve güvenirliği bulunan birçok ölçek ile araştırmacı tarafından geliştirilen ölçekler kullanılmıştır. Nitel veri toplama araçları olarak, yarı yapılandırılmış görüşme, grupla çalışma gözlem formu, saha notları, günlükler ve kelime ilişkilendirme formu kullanılmıştır. Araştırma sonuçları analiz edildiğinde, TÜBİTAK 4004 projelerinin öğrencilerin, astronomiye yönelik ilgilerine, bilimsel süreç becerilerine, eleştirel düşünme ve problem çözme becerilerine, robotik tutumlarına, STEM tutumlarına ve STEM uygulamalarına yönelik kalite standartları düşüncelerine olumlu yönde etki yaptığı belirlenmiştir. Paydaş görüşlerinin analizinde ise bu projelerin sorunları ve çözüm önerilerine yönelik çeşitli görüşler bulunmuştur.
Yenilikçi fen eğitimi yaklaşımlarında öğrenci beceri düzeylerinin belirlenmesi ve değerlendirilmesi
Okullarda verilen eğitim bireyi günlük hayata hazırlayan, karşılaştıkları problemleri çözmek için temel becerileri kazandıran ve bireyin davranışında kazanımlar doğrultusunda istendik değişimler oluşturan bir süreçtir. Bu süreç disiplinler arası bir yapıya sahiptir. 21. yüzyıl, gerek getirdiği yenilik ve değişikliklerle gerekse bireylerin sahip olması gereken becerilerdeki artış ve değişmelerle eğitim dünyasını etkilemektedir. Z çağı bireyleri olarak da adlandırılan bu nesil, aslında bir bilgi bombardımanı ile karşı karşıyadır. Disiplinler arası yaklaşımların ön plana çıkması ile STEM, Endüstri 4.0 ve girişimcilik gibi farklı bakış açılarını kapsayan, üst düzey zihinsel becerileri ön plana çıkaran ve teknolojiyi hayatının her alanında kullanabilen bireyler çağa ayak uydurabilecektir. Üst düzey zihinsel becerilerin ölçülmesi ve değerlendirilmesinde klasik ölçme değerlendirme yöntemlerinin kullanılması içerik ve amaç açısından yeterli değildir. Özellikle STEM eğitim yaklaşımının uygulanmaya konulması ile bu sorun daha da artmaktadır. Çalışma kapsamında inovatif eğitim yaklaşımlarıyla öğrencilere kazandırılmaya çalışılan üst düzey zihinsel beceriler, bilimsel sorgulama yöntemlerini kullanma düzeyleri, bulguları bilimsel olarak yorumlama yetenekleri ve 21. Yüzyıl becerilerini kazanma düzeylerini değerlendirecek bir araç oluşturmak amaçlanmıştır. Çalışmada karma bir model kullanılmıştır. Öncelikle 379 öğretmen ile durum analizi yapılmıştır. Elde edilen bulgulara göre fen bilimleri beceri testi oluşturulmuş ve 421 öğrenciye uygulanarak klasik test kuramı uygun olarak analizler yapılmıştır. Başarı testinin düzey olarak zor ve yüksek ayrıcılığa sahip olduğu tespit edilmiştir. Test sonuçları ile öğretmen gözlemleri ve öğrenci tutumları arasındaki ilişkiler de incelenmiştir. Tezin son aşamasında ise ölçek 159 öğrenciye uygulanarak doğrulayıcı faktör analizi yapılmıştır. Sonuç olarak fen bilimleri beceri testi sonuçları ile gözleme dayalı ölçülen bilimsel süreç becerileri, yaşam becerileri, 21. yüzyıl becerileri, üst düzey zihinsel becerileri kullanma düzeyleri, bilişsel düzeyde STEM ve uygulama düzeyinde STEM becerileri ile yüksek korelasyon tespit edilmiştir. Hazırlanan başarı testinin amacına yönelik olarak çalıştığı görülmüştür.
Fen bilimleri öğretmenlerinin mühendislik, tasarım ve girişimcilik becerileri hakkındaki görüş ve uygulamaları
Fen Bilimleri Öğretim Programı'nın temel amacı; fen okuryazarı bireyler yetiştirmektir. Genel amacı ise öğrencilere yaşam becerileri kazandırmaktır. 2018 yılında güncellenen Fen Bilimleri Öğretim Programı'nın önceki programlar (2004 ve 2013) ile temel felsefi yapısı, öğretmen öğrenci rolleri, ölçme ve değerlendirme süreçleri, öğretim yöntemleri bakımından benzerlik gösterdiği söylenebilir. Fakat mevcut programın (2018) mühendislik, tasarım ve girişimcilik süreçlerinin yanı sıra yaşam becerileri kapsamında da farklılık gösterdiği düşünülmektedir. 2018 Fen Bilimleri Öğretim Programı'nda mühendislik, tasarım ve girişimcilik uygulamaları konulu bir bölüm olarak sunulan öğrenme alanının kazanım düzeyinde programda yer almaması, bu becerilerin geliştirilmesi sürecinde öğretmen görüş ve tercihlerinin değişken ve belirleyici olacağı şeklinde değerlendirilmektedir. Bu noktada bu çalışmanın amacı, fen bilimleri öğretmenlerinin mühendislik, tasarım ve girişimcilik becerileri hakkında ki görüşleri ve uygulamalarını ortaya koyarak, bu uygulamaların fen bilimleri öğretim programının temel amacı olan fen okuryazarı bireyler yetiştirme süreçlerine olan katkısının ve de Fen Bilimleri Öğretim Programı'nın başarısının ortaya konulmasıdır. Bu çalışmada çoklu durum deseni kullanılmış olup 2019 Bahar ve 2019 Güz yarıyıllarında bir devlet ortaokulunda görev yapmakta maksimum çeşitlilik yöntemine göre belirlenen üç fen bilimleri öğretmeni ile gerçekleştirilmiştir. Yapılandırılmış ve yarı yapılandırılmış görüşmelerin yanı sıra, gözlem formları ve sınıf içi uygulamalarda yapılan tasarımların (öğrenci çalışmalarının) incelenmesi ile elde edilen veriler, betimsel analiz yöntemi ile analiz edilmiştir. Bu analizin neticesinde ortaya konulan bulgulara göre, araştırmaya katılan öğretmenlerin mühendislik, tasarım ve girişimcilik uygulamaları hakkındaki görüşlerinin olumlu olduğu anlaşılmıştır. Çalışmadan elde edilen bulgulara göre öğretmenlerin tasarım, mühendislik ve girişimcilik alanına dair görüşleri ile uygulamaları arasında farklılık olduğu anlaşılmıştır. Ayrıca katılımcı öğretmenlerin sınıf içi uygulamalarında öğretim programında yer alan tasarım odaklı kazanımları mühendislik, tasarım ve girişimcilik öğelerinin alanının ötesinde bağımsız kazanımlar olarak uyguladıkları tespit edilmiştir. Bulgular ışığında uygulamaya ve araştırma yöntemlerine dair öneriler sunulmuştur.
İlköğretim öğrencilerinin demokrasi algılarının çeşitli değişkenler açısından incelenmesi
Bu çalışmada ilköğretim öğrencilerinin demokrasi algılarının tespit edilmesi, bunları etkileyen faktörlerin ortaya çıkarılması, ortaya çıkan sonuçların yurt içinde elde edilen verilerle ve diğer ülkelerde elde edilen verilerle karşılaştırılması amaçlanmıştır. Araştırma 2011-20112 eğitim öğretim yılında, Türkiye geneli 26 ilden tabakalı örneklem modeli ile seçilen 6., 7. ve 8. sınıflarda öğrenim gören toplam 1667 öğrenci ile tarama modeli kullanılarak gerçekleştirilmiştir. Araştırmada veri toplama aracı olarak ?Demokrasi Algısı Ölçeği? kullanılmıştır. Verilerin çözümlenmesinde yüzde frekans tabloları, korelasyon analizi, tek faktörlü Varyans Analizi (Anova), regresyon analizi ve bağımsız gruplar için t testi kullanılmıştır.Araştırmadan elde edilen bulgulara göre ilköğretim öğrencilerinin demokrasiyi tam olarak anlamadıkları ve bazı yanlış algılara sahip oldukları sonucuna ulaşılmıştır. Türkiye'de öğrenim gören öğrencilerin ölçekteki olumlu ifadeler ile ilgili algılarının düşük olduğu, olumsuz maddelerde ise Türkiye'de öğrenim gören öğrencilerin demokrasi algısının diğer 28 ülkedeki öğrencilere göre daha yüksek olduğu sonucuna ulaşılmıştır. İlköğretim öğrencileri ulusal ve uluslar arası konuları aile bireyleri, öğretmenleri ve akranları ile fazla tartışmamaktadır. İlköğretim öğrencilerinin demokrasi algıları cinsiyet, sınıf düzeyi, anne-baba eğitim durumu, ailenin gelir durumu, yaşadığı yer değişkenlerine göre farklılık göstermektedir. Öğrencilerin okulda herhangi bir soysal kulüpte görev alma durumu ve evlerine günlük gazete alma durumuna göre demokrasi algıları farklılaşmamaktadır. Öğrenciler, okul tarafından kendilerine bazı demokratik fırsatların sağlandığını düşünmektedirler. Türkiye'de öğrenim gören öğrencilerin demokratik fırsatlar ile ilgili düşünceleri bazı maddelerde uluslar arası ortalamanın altında bazı maddelerde ise uluslar arası ortalamanın üzerindedir.
Farklı öğretim deneyimine sahip fen ve teknoloji öğretmenlerinin kimyasal tepkimeler konusundaki pedagojik alan bilgilerinin incelenmesi
Bu araştırmanın amacı, farklı öğretim deneyimine sahip fen ve teknoloji öğretmenlerinin kimyasal tepkimeler konusundaki pedagojik alan bilgilerinin incelenmesidir. Araştırmada durum çalışması yöntemi kullanılmıştır. Araştırma farklı öğretim deneyimine sahip altı fen ve teknoloji öğretmeninin katılımı ile gerçekleştirilmiştir. Katılımcıların seçiminde, kimyasal tepkimeler konusunu birinci, üçüncü ve beşinci kez anlatacak olmaları ve çalışmaya katılmada gönüllülük kriterleri aranmıştır. Öğretmenlerin pedagojik alan bilgilerini belirlemek amacıyla görüşme, gözlem ve doküman incelemesi teknikleri kullanılmıştır. Elde edilen nitel verilerin analizinde HyperResearch programı kullanılmıştır.Nitel verilerden elde edilen bulgular öğretmenlerin konu ile ilgili pedagojik alan bilgileri üzerine öğretim deneyimlerinin olumlu bir etkisi olduğunu ve deneyimli öğretmenlerin, mesleğe yeni başlayan öğretmenlere göre konunun öğretimindeki pedagojik alan bilgilerinin daha gelişmiş olduğunu göstermiştir. Ayrıca öğretmenlerin tamamının pedagojik alan bilgisinin bileşenlerinden biri olan fen öğretimine yönelik yönelimler ile ilgili olarak yapılandırmacı yönelime sahip oldukları bulunmuştur. Öğretmenlerin fen öğretimine yönelik yönelimlerinin pedagojik alan bilgisinin diğer bileşenlerini (öğretim stratejileri bilgisi, öğrencilerin anlamalarını bilme bilgisi, değerlendirme bilgisi ve müfredat bilgisi) etkilediği tespit edilmiştir. Öğretmenlerin tamamının konunun öğretiminde çeşitli öğretim stratejilerini ve temsilleri kullandıkları belirlenirken, özellikle deneyimli öğretmenlerin konunun öğretimi ile ilgili öğretim stratejilerini iyi bir biçimde uyguladıkları gözlenmiştir. Ayrıca deneyimli öğretmenlerin mesleğe yeni başlayan öğretmenlere göre konu ile ilgili öğrenci zorluklarını tahmin etmede bilginin iyi bir düzeyine sahip oldukları bulunmuştur. Bununla birlikte, öğretmenlerin tamamının konu ile ilgili öğrencilerin kavram yanılgılarını belirleme ve öğrenmelerini değerlendirmede benzer değerlendirme yöntemlerini kullandıkları tespit edilmiştir. Çalışmadan elde edilen bulgular neticesinde öğretmen eğitimine yönelik önerilerde bulunulmuştur.
İlköğretim kurumlarında örgüt kültürü ile bürokrasi arasındaki ilişki
Bu araştırmanın amacı ilköğretim kurumlarında görev yapan öğretmenlerin algılarına göre örgüt kültürü ile bürokrasi arasındaki ilişkiyi belirlemektir.Araştırma ilişkisel tarama modelindedir. Araştırmada örneklem seçiminde oranlı örnekleme yöntemi kullanılmıştır. Bu bağlamda Ankara ili merkez ilçelerinde (Yenimahalle, Çankaya, Altındağ, Keçiören) bulunan okul ve öğretmen sayısına göre oranlamaya gidilerek toplamda 23 ilköğretim okulu ve 2010-2011 eğitim öğretim yılında bu okullarda görev yapan 396 öğretmen, örneklem grubunu oluşturmuştur. Araştırmada ilköğretim okullarında görev yapan öğretmenlerin algılarına göre örgüt kültürünü belirlemek amacıyla Şişman (1993) tarafından geliştirilen ?Örgüt Kültürü Anketi? Okuldaki bürokratik örgüt yapısının etkili işleyiş derecesini tespit etmek amacıyla, Hoy ve Sweetland (2000) tarafından geliştirilen, Okul Yapısının Etkililiği ?Enabling School Structure (ESS)? anketi kullanılmıştır. Verilerin analizinde betimsel istatistik yöntemlerinden aritmetik ortalama ( ), standart sapma (s), yüzde (%), frekans (f) işlemleri ile Pearson Momentler çarpımı korelasyon katsayısı (r) ve çoklu doğrusal regresyon analizi teknikleri kullanılmıştır.Araştırma bulgularına göre örneklem grubunun cevapları doğrultusunda öğretmenlerin, örgüt kültürüne ilişkin görüşlerinin yüksek düzeyde olduğu görülmüştür. Bürokratik okul yapısına ilişkin görüşlerinin de yüksek düzeyde olduğu görülmüştür. Bürokratik okul yapısının etkililiği ile örgüt kültürü arasında pozitif yönde, yüksek düzeyde anlamlı ilişkiler bulunmuştur. Bu sonuca göre; örgüt kültürüne ilişkin algılamalar arttıkça bürokratik okul yapısının etkin işleyişi de aynı oranda artmaktadır.Örgüt kültürünün tüm boyutları ile bürokrasi arasında yüksek düzeyde pozitif yönde anlamlı ilişkiler bulunmuştur. Regrasyon analizi sonuçlarına göre amaçta birlik ve yarışma boyutları, bürokratik okul yapısının anlamlı yordayıcılarıdır.
Bilim ve sanat merkezlerindeki (BİLSEM) laboratuvar yeterliliklerinin ve uygulamalarının değerlendirilmesi
Bu araştırma Türkiye'de üstün yetenekli öğrencilere eğitim veren bilim ve sanat merkezlerinin (BİLSEM) fen laboratuvarlarındaki mevcut durumun betimlenmesi amacıyla yapılmıştır. Nitel bir araştırma olan bu çalışmada tarama (survey) yöntemi kullanılmıştır. Araştırmamızda 2008 yılı ve öncesi açılmış, kurumsal yapılanmasını tamamladığı ve kadrosunda deneyimli öğretmenler bulundurduğu varsayılan 19 Bilim ve Sanat Merkezi'nde görev yapan ve kendi rızalarıyla ankete katılan 80 Fen Grubu öğretmeninin Bilim ve Sanat Merkezleri'ndeki laboratuvar şartları ve uygulamaları hakkındaki görüşleri belirlenmiştir.Veriler BİLSEM'lerde görev yapan Fen Bilgisi, Fizik, Kimya ve Biyoloji öğretmenlerine anket uygulaması sonucu elde edilmiştir. Veri toplama aracı olarak daha önce Uluçınar ve diğerleri (2008) tarafından geliştirilmiş ve 6 bölümden oluşan anket araştırmanın amacına uygun olarak BİLSEM'lere uyarlanarak kullanılmıştır. Verilerin anlamlandırılmasında SPSS paket programından faydalanılmıştır.Araştırma sonucunda, Bilim ve Sanat Merkezlerindeki laboratuvarların fiziksel ve donanımsal altyapısı, güvenlik altyapısı ve araç-gereç altyapısı bakımından yetersiz oldukları anlaşılmıştır. Fen dersleri öncesi yapılan ön hazırlık ile etkinlikler sırasında başvurulan yöntem ve tekniklerin zenginliği bakımından, öğretmenlerin cinsiyeti, eğitim durumları ve üstün yetenekli öğrencilerin eğitimiyle ilgili katıldıkları seminer ve programların, anlamlı bir fark oluşturduğu anlaşılmıştır. Ancak; mesleki kıdem ve branşlar bazında, fen dersleri öncesi yapılan ön hazırlık ile etkinlikler sırasında başvurulan yöntem ve tekniklerin zenginliği bakımından anlamlı bir fark oluşmadığı görülmüştür. Öğrencilerin deneysel etkinlikler sırasında daha mutlu olduğu ve öğrenmenin de daha kalıcı olduğu sonucuna ulaşılmıştır.Anahtar Kelimeler: BİLSEM, Bilim, Sanat, Üstün Yetenekliler, Laboratuvar uygulamaları, Laboratuvar yeterlilikleri.
Okul öncesi eğitim öğretmenlerinin çocuk merkezli yaklaşım uygulamalarının değerlendirilmesi
Günümüzde okul öncesi eğitimde etkili olan çağdaş yaklaşımların çocuk merkezli yaklaşımlar olduğu ilgili alan yazında görülmektedir. Bunlar çocukların ilgi, gereksinim ve beklentilerinin ön plana alınması, çocuğun kendi ilgi, yetenek ve yeterliliklerinin farkına varması için ona olabildiğince farklı etkinlikler ve öğrenme yaşantıları sunulmasını gerektirmektedir. Öğretmenin de bir öğrenen olarak görüldüğü çocuk merkezli yaklaşımlarda, çocuk kendi öğrenmesinden sorumludur ve ona sunulan özel çevre olanaklarıyla bilgiyi kendisi yapılandırır.Türkiye'de 2006 yılından itibaren uygulanan Milli Eğitim Bakanlığı Okul Öncesi Eğitim Programı bazı özellikleri açısından çocuk merkezli yaklaşımı temel almaktadır. Programda, problem çözme, iletişim, akıl yürütme, ilişkilendirme, karar verme, sorumluluk alma vb pek çok becerinin öğrenme ortamları ve eğitim süreci aracılığıyla, oyun merkezli etkinliklerle, etkin katılımı ve bilgiyi kendisinin yapılandırması yoluyla çocuk tarafından kazanılması gerektiği vurgulanmaktadır. Ayrıca, Programın temel ilkeleri ve özellikleri çocuk merkezli yaklaşımların temel özellikleri ile örtüşmektedir. Ancak programın uygulamadaki başarısı okul öncesi eğitim öğretmenlerinin bilgi ve becerileri yanında çocuk merkezli yaklaşımı benimseme durumlarına göre de değişebilmektedir. Bu bağlamda, okul öncesi eğitim öğretmenlerinin çocuk merkezli yaklaşımı uygulamalarına nasıl yansıttıkları sorusuna yanıt aramak önem kazanmaktadır.Bu araştırma, okul öncesi eğitim öğretmenlerinin çocuk merkezli yaklaşımı uygulamalarına nasıl yansıttıklarını belirlemek amacıyla gerçekleştirilmiştir. Araştırma, tarama modelinde nicel ve nitel yöntemlerin bir arada kullanıldığı karma yöntemlerden eş zamanlı zenginleştirilmiş desen üzerinde planlanmıştır. Araştırmanın nicel boyutunda öncelikle ?Okul Öncesi Eğitimde Çocuk Merkezli Yaklaşım Öğretmen Ölçeği? geliştirilmeye çalışılmıştır. Bu amaçla 81 ilde toplam 519 okul öncesi eğitim öğretmenine ölçeğin ön deneme formu uygulanarak elde edilen verilerle faktör analizi ve diğer gerekli istatistiksel işlemler gerçekleştirilmiştir. Son biçimi verilen ölçek Eskişehir il merkezindeki Milli Eğitim Bakanlığı'na bağlı resmi okul öncesi eğitim kurumlarında görev yapan kadrolu ve sözleşmeli 133 okul öncesi eğitim öğretmenine uygulanarak ölçek puanları hesaplanmıştır.Araştırmanın nitel boyutu, ölçekten en üst (210) ve en alt (168) sınırda puan alan ve araştırmada yer almaya gönüllü olan iki okul öncesi eğitim öğretmeni ile gerçekleştirilmiştir. Bu amaçla her iki öğretmenin sınıfında 10 gün ve toplamda 15'er saatlik gözlemler gerçekleştirilmiştir. Gözlemler sırasında gözlem günlüğü tutulmuş ve araştırmacı tarafından geliştirilen yapılandırılmış gözlem formu doldurulmuştur. Gözlemlere ait verilerin çözümlemesinde, öncelikle her bir gözlem, kullanılan form temel alınarak ayrı ayrı analiz edilmiş daha sonra gözlemlerin bütününe ilişkin veriler gözlem formlarında yer alan her bir maddenin toplam frekans ve yüzdeleri belirlenerek nicel olarak ifade edilmiştir. Ayrıca, gözlem süreci sonunda öğretmenlerle yarı yapılandırılmış görüşmeler gerçekleştirilmiş aynı zamanda öğretmenlerin gözlem günlerine ait günlük planları incelenmiştir. Görüşmeler sonucunda elde edilen verilerin çözümlenmesinde betimsel analiz, günlük planlar için doküman incelemesi tekniği kullanılmıştır.Araştırmanın bulguları, öğretmenlerin çoğunluğunun (%3.0'ü 168 %11.30'u 169?178, %17.29'u 179?188, %19.54'ü 189 ? 198, %36.07'i 199 ? 209 ve %12.8'i 210 puan) ?Okul Öncesi Eğitimde Çocuk Merkezli Yaklaşım Öğretmen Ölçeği?nden yüksek puan aldıklarını ve çocuk merkezli yaklaşımın gerektirdiği ilkelerden yararlanma düzeylerinin de yüksek olduğunu göstermektedir.Öğretmenlerin sınıflarında yapılan gözlemler, görüşmeler ve günlük planlarının incelenmesi sonucunda, ölçekten en alt sınırda puan alan öğretmenin Okul Öncesi Eğitim Programı'nı çocuk merkezli bir program olarak yorumladığı, ancak etkinliklerin planlanması, uygulanması, değerlendirilmesi ve eğitim ortamının oluşturulması sırasında bu yaklaşımın gereklerini yeterince uygulamadığı görülmüştür. Öğretmenin ?Okul Öncesi Eğitimde Çocuk Merkezli Yaklaşım Öğretmen Ölçeği?nden aldığı puan ile bu sonuç doğru orantılıdır.Ölçekten en üst sınırda puan alan öğretmen de Okul Öncesi Eğitim Programı'nı çocuk merkezli bir program olarak değerlendirmektedir. Etkinliklerin planlanması, uygulanması, değerlendirilmesi ve eğitim ortamının oluşturulması sırasında bu yaklaşımın gereklerini uygulamaya çalıştığı ancak kimi eksikliklerinin olduğu belirlenmiştir. Öğretmenin sınıfında yapılan gözlemler, günlük planlarının incelenmesi ve görüşmeden elde edilen sonuçların öğretmenin ?Okul Öncesi Eğitimde Çocuk Merkezli Yaklaşım Öğretmen Ölçeği?nden aldığı puan ile doğru orantılı olduğu söylenebilir. Ancak, öğretmenin uygulamalarını çocuk merkezli yaklaşıma göre şekillendirme konusundaki düşünceleri ve kendisini algılayış biçimi ile uygulamaları arasında fark olduğu görülmüştür. Araştırmanın bulguları ışığında uygulamaya ve ileride yapılabilecek bilimsel araştırmalara yönelik öneriler sunulmuştur.
Akıcı okuma yöntemlerinin okuma becerileri üzerindeki etkisi
Bu araştırmanın amacı; eşli okuma, koro okuma ve yapılandırılmış akıcı okuma yöntemlerinin, ilköğretim dördüncü sınıf öğrencilerinin akıcı okuma becerileri üzerindeki etkisinin ne olduğunu incelemektir.Bu araştırmada, eşitlenmemiş ön test-son test kontrol gruplu yarı deneysel model kullanılmıştır.Araştırma örneklem seçimi ve deney uygulaması olmak üzere iki aşamada gerçekleştirilmiştir. Örneklem seçimi, 2010-2011 öğretim yılında 172 ilköğretim dördüncü sınıf öğrencisi ile yürütülmüştür. Deneysel uygulama, örneklem seçimine dâhil edilen öğrenciler arasından, okuma hızı, doğru okuma, prozodik okuma ve okuduğunu anlama becerileri yönünden endişe düzeyinde kalan 39 öğrenci ile yürütülmüştür. Her iki uygulamada öğrencilerin bir dakikada okudukları doğru kelime sayısı ile okunan doğru kelime sayısının yüzdesi hesaplanmıştır. Prozodik okuma becerileri için ?prozodik okuma ölçeği? ve anlama becerileri için ?basit ve derin anlama?yı ölçen açık uçlu sorular kullanılmıştır. Hem örneklem çalışması hem de deney uygulama sürecindeki okuma çalışmaları video ortamına kayıt edilerek değerlendirmeler bu görüntüler üzerinde yapılmıştır.Eşli okuma grubu (n=10), koro okuma grubu (n=11) ve yapılandırılmış okuma grubu (n=9) olmak üzere üç deney grubu ile bir kontrol grubu (n=9) oluşturulmuştur. Gruplara uygulanan yöntemler ve ölçmeler araştırmacı tarafından yürütülmüştür.Çalışmada, parametrik olmayan istatistiksel analiz yöntemlerinden, bağımsız ikiden fazla grubun karşılaştırılmasında Kruskal Wallis H testi,bağımsız ikigrubun karşılaştırılmasında Mann Whitney U testi,çoklu karşılaştırmalarda Dunn testi, deney ve kontrol grubunun ön test-son test sonuçlarının karşılaştırılmasında Wilcoxon İşaretli Sıralar Testi, güvenirlik katsayılarının belirlenmesinde Cronbach's Alfa, grupların tekrarlı ölçümlerinde ise Friedman testi kullanılmıştır. Friedman Testi post-hoc verisi için Nemenyi Testi uygulanmış ve Bonferroni düzeltmesi yapılmıştır.Araştırma verileri analiz edildiğinde; Eşli okuma yönteminin öğrencilerin okuma hızı ve doğru okuma becerilerinde; Koro okuma yönteminin okuma hızı, doğru okuma ve prozodi becerilerinde; yapılandırılmış okuma yönteminin de okuma hızı, doğru okuma ve prozodi becerilerinde etkili olduğu görülmüştür. Okuduğunu anlama üzerinde koro okuma, eşli okuma ve yapılandırılmış okuma yöntemlerinin herhangi bir etkisi olmamıştır. Kontrol grubunda ise okuma hızı, doğru okuma, prozodi ve okuduğunu anlama boyutlarında gelişme gözlenmemiştir.Araştırma sonuçlarına göre, okuma hızını ve prozodik okumayı geliştirmede en etkili yöntem yapılandırılmış okuma; doğru okumayı geliştirmede en etkili yöntemin eşli okuma yöntemi olduğu görülmüştür.ANAHTAR KELİMELER: akıcı okuma yöntemleri, prozodik okuma, okuma hızı, doğru okuma, okuduğunu anlama.
İlköğretim I. kademe öğrencilerinin akıcı okuma becerilerinin çeşitli değişkenler açısından incelenmesi
Bu araştırmada, ilköğretim birinci kademe (2-5 arası sınıflar) öğrencilerinin akıcı okuma becerileri ile okuduğunu anlama ve yazma becerileri arasındaki ilişki incelenmiştir. Ayrıca öğrencilerin akıcı okuma becerileri ve anlama becerileri cinsiyet, sınıf düzeyi, sosyoekonomik düzey ve metin türü değişkenleri açısından karşılaştırılmıştır. Araştırma tarama modelinde gerçekleştirilmiştir.Araştırmaya Konya ili, Kulu İlçesinde bulunan bir ilköğretim okulundaki birinci kademe öğrencileri katılmıştır. Çalışma grubu farklı cinsiyet ve başarı düzeylerinde bulunan ikinci, üçüncü, dördüncü ve beşinci sınıfta öğrenim gören her sınıf düzeyinden 18 olmak üzere toplam 72 öğrenciden oluşmuştur.Araştırmada veri toplama aracı olarak, ?Prozodik Okuma Ölçeği?, ?Okuduğunu Anlama Testleri? ve ?6+1 Analitik Yazma ve Değerlendirme Ölçeği? Kullanılmıştır. Ayrıca Öğrencilerin doğru okuma ve okuma hızlarına ait veriler, video kamera kayıtları üzerinden formlara puanlanmıştır. Toplanan verilerin analizinde betimleyici istatistiklerden ortalama; hipotez testlerinden tek yönlü anova, t-testi, Kruskal Wallis testi, Mann Whitney U testi, korelasyon, basit doğrusal regresyon ve çoklu doğrusal regresyon analizleri kullanılmıştır. Analizler SPSS 16.0 programında yapılmıştır.Araştırma sonucunda ilköğretim birinci kademe öğrencilerinin akıcı okuma becerileri (doğru okuma, okuma hızı ve prozodi) ile okuduğunu anlama ve yazma becerilerine ait başarılarının genel olarak düşük olduğu görülmüştür. Öğrencilerin akıcı okuma becerileri ve okuduğunu anlamaları cinsiyete göre istatistiksel olarak farklılaşmamıştır. Diğer taraftan sosyoekonomik düzeyi yüksek olan öğrencilerin bu becerilerdeki başarısı da yüksek çıkmıştır. Aynı şekilde öğrencilerin akıcı okuma becerileri (doğru okuma hariç) ve okuduğunu anlama becerilerinin sınıf düzeyine göre anlamlı bir şekilde farklılaştığı görülmüştür. Öğrencilerin doğru okuma becerilerinde ise ikinci sınıftan beşinci sınıfa kadar birbirine yakın değerler çıkmıştır.Öğrencilerin akıcı okuma becerileri (doğru okuma, okuma hızı ve prozodi) ve okuduğunu anlama becerileri metin türüne göre karşılaştırılmıştır. Bu becerilerden sadece prozodi becerisi hikâye edici ve bilgi verici metinler arasında istatistiksel olarak anlamlı bir şekilde farklılaşmıştır. Prozodi ortalamaları, hikâye edici metinlerde daha yüksek çıkmıştır.Öğrencilerin akıcı okuma becerileri (doğru okuma, okuma hızı ve prozodi), anlama ve yazma becerileri arasında korelasyona bakılmıştır. Doğru okuma, okuma hızı ve prozodi birbiriyle önemli derecede ilişkili çıkmıştır. Korelasyon sonuçlarına göre prozodi becerisiyle okuma hızı yakından ilişkilidir. Akıcı okuma becerileri ile okuduğunu anlama ve yazma becerileri de ilişkili çıkmıştır. Okuduğunu anlama ile yazma becerisi arasında en yüksek ilişki gösteren akıcı okuma becerisi, prozodidir. Yapılan çoklu regresyon sonuçlarına göre doğru okuma ve okuma hızı, prozodi becerisini önemli derecede yordamaktadır. Bunlar arasında okuma hızının, prozodi becerisini en iyi yordayan akıcı okuma becerisi olduğu görülmüştür. Diğer taraftan akıcı okuma becerilerinin okuduğunu anlamayı ve yazma becerisini önemli ölçüde yordadığı görülmüştür. Çoklu regresyon sonuçlarına göre bu iki bağımlı değişkeni de en iyi yordayan akıcı okuma becerisi prozodidir.Anahtar Kelimeler: akıcı okuma, doğru okuma, okuma hızı, prozodi, anlama ve yazma.
İlköğretim 7. sınıf matematik dersi ?dönüşüm geometrisi? alt öğrenme alanının öğretiminde dinamik geometri yazılımlarından sketchpad ile Geogebra'nın kullanımlarının öğrencilerin başarısına ve öğrenmelerin kalıcılığına etkilerinin karşılaştırılması
Bu araştırmanın amacı, ilköğretim 7.sınıf matematik öğretimi programına ait ?dönüşüm geometrisi? alt öğrenme alanının öğretiminde, Geometer's Sketchpad ve GeoGebra dinamik geometri yazılımlarının kullanımının akademik başarıya ve kalıcılığa etkilerini karşılaştırmaktır.Araştırma, gerçek deneysel desenlerden ön-test son-test kontrol gruplu desene uygun olarak yürütülmüştür. Araştırma, Yozgat ili Aydıncık ilçesinde bulunan bir devlet okulunda öğrenim gören 3 ayrı sınıftaki 7. sınıf öğrencileriyle gerçekleştirilmiştir. Araştırmanın çalışma grubunda deney(N=48) ve kontrol(N=24) olmak üzere toplam 72 öğrenci yer almıştır. Sınıflardan 7-A ve 7-B deney, 7-C kontrol grubu olarak rastgele seçilmiştir.Seçilen gruplara dönüşüm geometrisi konusu; deney gruplarında 1.Deney grubuna GeoGebra Dinamik Geometri Yazılımı ile 2.Deney Grubuna ise Sketchpad Dinamik Geometri Yazılımı ile bilgisayar destekli öğretim ve kontrol grubunda öğretmen kılavuz kitabına uygun geleneksel yöntemle öğretim yapılmıştır.Araştırmacı tarafından hazırlanan çalışma yaprakları ve etkinliklerle altı hafta süren uygulamalar yapılmıştır.Araştırma sonucunda dönüşüm geometrisi konusunun öğrenilmesinde başarı açısından bilgisayar destekli öğretimin kullanıldığı deney gruplarının geleneksel yöntemlerin kullanıldığı kontrol grubundan daha başarılı olduğu ve kalıcılık açısından daha uzun süre bilgiyi akılda tuttukları gözlenmiştir.
Sürdürülebilir çevre eğitimi kapsamında gerçekleştirilen tarım uygulamalı bahçe temelli eğitim modelinin değerlendirilmesi
Bu çalışmanın amacı, tarım uygulamalı bahçe temelli eğitim modelinin, ilköğretim 7. sınıf öğrencilerinde, sürdürülebilir bir çevre anlayışına yönelik farkındalık, tutum, davranış ve fen başarılarına olan etkisini incelemektir.Çalışmada kullanılan araştırma yöntemi nitel ve nicel veri toplama yöntemlerinin bir arada kullanıldığı karma yöntemdir. Araştırmanın çalışma grubunu 2009-2010 öğretim yılında Tokat il merkezinde bulunan bir ilköğretim okulunun 7. sınıfında öğrenim gören 18 öğrenci oluşturmaktadır. Uygulama süreci 12 hafta süren bu araştırmada, Gazi Osman Paşa Üniversitesi zirai uygulama alanında, öğrencilerin aktif katılımını içeren sürdürülebilir tarım uygulamaları gerçekleştirilmiştir. Uygulama sürecine dair öğrenciler ve velileri ile görüşmeler yapılmıştır.Araştırmada veri toplama aracı olarak kullanılan ?Sürdürülebilir Çevre Başarı Testi?, ? Çevre Bilinci Ölçeği? araştırmacı tarafından geliştirilmiştir. Araştırmada elde edilen verilerin analizi için SPSS (Statictical Package for Social Sciences Program, Version 18.0) paket programı kullanılmıştır. İstatistiksel veri analizinde, korelasyon yöntemi ve ilişkili örneklem için t testi uygulanmıştır. Araştırma sonuçlarına göre, sürdürülebilir tarım uygulamalı bahçe temelli eğitim modelinin, öğrenci başarısı üzerinde etkili olduğu görülmüştür. Ayrıca sürdürülebilir çevre anlayışına yönelik tutum, farkındalık ve davranış olgularının gelişimini olumlu yönde etkilediği ortaya çıkmıştır.
İlköğretim 8. sınıf öğrencilerinin fen ve teknoloji dersine karşı tutumlarının fen ve teknoloji dersini günlük hayatla ilişkilendirebilmedeki başarılarına etkisi
Bu araştırma, ilköğretim sekizinci sınıf öğrencilerinin fen ve teknolojiye karşı tutumlarının fen ve teknolojiyi günlük hayatla ilişkilendirebilmedeki başarılarına etkisini incelemek amacıyla yapılmıştır. Betimsel türde ilişkisel tarama modeli ile gerçekleştirilen araştırmanın evreni, Ankara İl'indeki tüm ilköğretim 8. sınıf öğrencileri, örneklemi ise Ankara İl Merkezi'nde bulunan muhtelif okullarda öğrenim gören toplam 162 ilköğretim 8. sınıf öğrencisidir. Araştırmada öğrencilerin fen ve teknoloji ile günlük hayatı ilişkilendirebilme düzeylerini belirlemek amacıyla başarı testi, öğrencilerin fen ve teknolojiye yönelik tutumlarını belirleyebilmek amacıyla tutum ölçeği kullanılmıştır. Kullanılan başarı testi, fen programının içeriği, amaçları, hedefleri, öğrenci kazanımları ve uzman görüşleri dikkate alınarak; fizik, kimya ve biyoloji alanlarından dört seçenekli çoktan seçmeli toplam 30 sorudan oluşmaktadır. Bu testin güvenirliği ve geçerliliğini araştırmak ve ayrıca öğrenciler tarafından anlaşılmayan ifade ve soruları tespit etmek amacıyla yapılan pilot çalışma, ilköğretim 8. sınıf öğrencilerinden toplam 77 kişiye uygulanmıştır. Pilot çalışmadan elde edilen verilerle testin güvenirliğini hesaplamak için SPSS 11.5 paket programı kullanılmış olup, elde edilen analiz sonuçlarına göre testin güvenirlik katsayısı 0.78 olarak bulunmuştur. Araştırmanın bulgularına göre, erkek öğrencilerin fene yönelik tutumlarının kız öğrencilerden daha olumlu olduğunu, kız öğrencilerin feni günlük hayatla ilişkilendirebilmedeki başarılarının erkek öğrencilere göre daha yüksek olduğu, erkek öğrencilerin fene yönelik tutumları ile feni günlük hayatla ilişkilendirebilmedeki başarıları arasında, kızlara göre daha yüksek bir korelasyon olduğu görülmüştür. Bulgular, ilköğretim 8. sınıf öğrencilerinin fen ve teknoloji dersine yönelik tutumları ile fen ve teknoloji dersini günlük hayatla ilişkilendirebilmedeki başarıları arasında pozitif yönde orta düzeyde bir ilişkinin olduğunu göstermektedir.
İlköğretim 5. sınıf öğrencilerine dünya ve evren öğrenme alanının bilimsel tartışma (argümantasyon) odaklı yöntem ile öğretimi
Değişen günümüz şartlarını göz önüne aldığımızda insanoğlu bilimin ve tekniğin artık gerisinde kalmaktadır. Bilim ve teknik o kadar hızlı ilerlemektedir ki birçok akademisyen ve eğitimciler bu hızlı akışı takibe alamamaktadırlar. Bu süratli ilerleyişte eğitim alanında öğrencilerin daha aktif ve kalıcı öğrenmeler yapabilmesi için bilimi tartışmaya ve yorumlamaya ihtiyaçları vardır. Çoğu araştırmacı tarafından fen eğitiminde bilimsel tartışma yöntemi ile öğretimin önemine giderek artan bir şekilde vurgu yapılmasına rağmen, bilimsel tartışma ile öğretim fen sınıflarında son derece az uygulanmaktadır. Uygulama yeteri kadar fazla olmamasının sebepleri arasında fen öğretmenlerinin geleneksel yöntemlere olan bağlılığı, öğretmenlere bilimsel tartışma ile öğretim konusunda hizmet içi eğitimin verilmemesi ya da verilen eğitimlerin azlığı gösterilebilir. Bunların yanında öğretmenlerin bilimsel tartışma yöntemi hakkında bilgisi olsa da geleneksel bir öğretim metoduyla eğitim almalarından dolayı, öğrendiği gibi değil, gördüğü gibi eğitime devam etmesi, bu öğretim metodunun nasıl uygulanabileceği konusundaki örnek materyal sayısının yetersiz olması, MEB tarafından yeteri kadar materyal desteğinin olmaması ve bilimsel tartışma ile öğretim yönteminin etkililiğini inceleyen deneysel çalışmaların az olması da sayılabilir. Bununla beraber fen eğitiminin amaçlarından biri olan bilimin ve dünyanın doğası hakkındaki bilgileri yapılandırma sürecinde bilimi öğrenenler olarak bireylerin bilimsel tartışma ile nasıl meşgul oldukları konusunda da çok az şey bilinmektedir.Bu çalışmanın amaçlarından birisi bilimsel tartışma yöntemi ile öğretimin 5. sınıf öğrencilerinin Dünya ve Evren konusundaki kavramları anlamalarına, kavram ve prensiplerle ilgili soruları çözebilme başarılarına ve fen bilgisine yönelik tutumlarına etkilerini incelemektir. Çalışmanın diğer amacı bilimsel tartışma odaklı ders materyallerinin öğrencilerin bilimin doğası ile ilgili anlayışlarına etkilerini inceleyerek, onların eleştirel düşünme becerilerini geliştirmek, bilime ve bilimsel bilgiye eleştirel bir gözle bakmalarını sağlamak ve varsa bilimin doğası ile ilgili yanlış kavramalarını gidermektir. 2010-2011 eğitim-öğretim yılının ikinci döneminde yapılan bu çalışmanın örneklemini Çorum ili Sungurlu ilçesi Fevzi Çakmak İlköğretim Okulu 5. sınıf şubelerinde öğrenim gören 37 öğrenci oluşturmaktadır. Örneklem kolay ulaşılabilir örneklem metoduyla seçilmiş ve çalışmaya katılan her iki sınıftaki öğrencileri değiştirme imkanı olmadığından sınıflardan biri deney diğeri kontrol grubu olarak rastgele atanmıştır. Çalışmada yarı deneysel öntest-sontest kontrol grubu dizaynı kullanılmıştır. Kontrol grubunda geleneksel öğretim metodu (Düz anlatım, Soru-cevap yöntemi) kullanırken deneysel grupta bilimsel tartışma metodu kullanılmıştır.Bu çalışmanın verileri nicel ve nitel verilerden oluşmaktadır. Nicel veriler `Dünya ve Evren Başarı Testi', `Bilimsel Bilginin Doğası Ölçeği', `Fen ve Teknoloji Dersine Karşı Tutum Ölçeği' ölçeklerinden elde edilmiştir. Nitel veriler ise `Dünya ve Evren Görüşme Formu' kullanılarak toplanmıştır.Bu çalışmadaki verilen analizinde SPSS 16 paket programı kullanılmıştır. Analiz sonuçlarına göre bilimsel tartışma metoduyla eğitim verilen deney ile geleneksel öğretim metodu kullanılan kontrol grubunun akademik başarıları arasında deney grubu lehine (p<0,05) anlamlı bir fark bulunmuştur. Ancak deney ve kontrol grubunun fen ve teknooji dersine karşı tutumları arasında ve bilimsel bilginin doğası anlayışlarında anlamlı bir farkın olmadığı görülmüştür.Bu çalışmanın bulguları ışığında 5. sınıf öğrencilerinin Dünya ve Evren konusundaki kavramları anlamalarına, bu konudaki kavram ve prensiplerle ilgili soruları çözebilme başarılarına, bilimsel tartışma metoduyla öğretimin daha etkili olduğu sonucuna varılabilinir.Anahtar Kelimeler: Bilimsel Tartışma (Argumantasyon), Dünya ve Evren, Bilimin Doğası
İlköğretim 5. sınıf fen ve teknoloji dersi ünitelerinde kavramsal değişim yaklaşımının öğrenci başarısına etkisinin incelenmesi
Araştırmanın amacı, öğrencilerin ?Canlıların Dünyasını Gezelim, Tanıyalım? ve ?Işık ve Ses? ünitelerindeki konularda yer alan kavramları öğrenmeleri, fen bilimlerine yönelik tutumları ve motivasyonları üzerinde kavramsal değişim yaklaşımı içerisine giren kavramsal değişim metinlerinin ve kavram haritalarının etkisini incelemektir. Çalışma grubu olarak, Kırşehir İl merkezinde bulunan Zernişan Vakkas Yaşar İlköğretim okulunda bulunan iki tane beşinci sınıf şubesi seçilmiştir. Bu sınıflardan biri araştırmanın deney grubu (25 öğrenci) olarak, diğeri ise kontrol grubu (25 öğrenci) olarak belirlenmiştir.Araştırmada veri toplama araçları olarak, her iki ünite için araştırmacı tarafından geliştirilen başarı testleri ile Fen ve teknoloji dersi tutum ölçeği, Öğrencilerin fen öğrenimine yönelik motivasyonları ölçeği ve Kolb öğrenme stilleri envanteri kullanılmıştır. Bu araçlardan elde edilen veriler SPSS istatistik programıyla analiz edilmiştir. Veriler değerlendirilirken, öncelikle deney ve kontrol grubu öğrencilerinin kavram başarılarının, tutumlarının ve motivasyonlarının yapılan öğretimden ne şekilde etkilendiği belirlenmiştir. Daha sonra, başarı, tutum ve motivasyonları ile öğretim şekli arasındaki ilişkinin, öğrenme stillerine göre nasıl bir değişim gösterdiği saptanmıştır.Araştırma verilerinin analiziyle ulaşılan sonuçlar şu şekilde özetlenebilir;1. Deney ve kontrol gruplarına uygulanan öğretim sonunda, kavramsal değişim yaklaşımının uygulandığı deney grubu öğrencilerinin sontest puanları, ilköğretim programına uygun öğretimin uygulandığı kontrol grubu öğrencilerinin sontest puanlarından anlamlı düzeyde yüksek çıkmıştır (t(48)kavram1= 2.933*, p < 0.05; t(48)kavram2= 3.437*, p< 0.05). Bu sonuç, kavram öğrenimi üzerinde kavramsal değişim yaklaşımının, ilköğretim programına uygun öğretime oranla daha başarılı sonuçlar verdiğini göstermektedir.2. Deney ve kontrol gruplarına uygulanan öğretim sonunda, kavramsal değişim yaklaşımının uygulandığı deney grubu öğrencilerinin sontest tutum puanları ve motivasyon puanları ile kontrol grubu öğrencilerinin sontest puanları arasında anlamlı bir farklılık oluşmamıştır (t(48)tutum= 1.105, p > 0.05; t(48)motivasyon= 1.835 p>0.05). Bu sonuç, tutumlar ve öğrenci motivasyonu üzerinde kavramsal değişim yaklaşımının bir etkisinin olmadığını göstermektedir.3. Kavram öğrenimi üzerinde, kavramsal değişim yaklaşımı, son test puanlarına göre yerleştiren, değiştiren ve ayrıştıran öğrenme stillerine sahip öğrencilerin fen bilimlerine yönelik olumlu tutum geliştirmelerinde ve fen başarılarında bir artış sağlayamamış ama özümseyen öğrenme stillerine sahip öğrencilerin motivasyonlarının artmasına neden olmuştur.Araştırmanın genel sonucu olarak, kavramsal değişim metinleri ve kavram haritalarıyla birlikte verilen kavramsal değişim yaklaşımının, öğrencilerin kavram başarılarını artırdığı sonucunu ulaşılmıştır.
Ortaokul matematik dersinde verilen ev ödevlerine yönelik veli görüşlerinin bazı değişkenler açısından incelenmesi
Bu araştırmanın amacı ortaokul matematik dersinde verilen ev ödevlerine yönelik veli görüşlerini bazı değişkenler açısından incelemektir. Yapılan araştırma tarama modelindedir. Araştırmanın örneklemini Malatya ili Battalgazi ilçesinde bulunan üç ortaokulda öğrenim gören 174 öğrencinin velisi oluşturmaktadır. Velilerin görüşlerini belirleyebilmek amacıyla "Matematik Ödevlerine Yönelik Veli Görüş Formu " hazırlanmıştır. Görüş formunun birinci bölümünde velilerin kişisel bilgilerinin yer aldığı sorular ve ikinci bölümünde ise ev ödevlerine yönelik görüşlerini açıkladıkları açık uçlu sorular bulunmaktadır. Velilerin kişisel bilgileri frekans ve yüzde değerleri kullanılarak tablolar ve grafikler ile sunulmuş, açık uçlu sorular ise içerik analizi ile kategori ve kodlar bağlamında incelenmiştir. Araştırma verilerinden elde edilen üç tema (akademik başarı, kontrol ve dönüt, yardım) kapsamındaki kodlar, farklı değişkenlere göre açıklanmış ve yorumlanmıştır. Araştırmada akademik başarı teması kapsamında elde edilen bulgular doğrultusunda, velilerin ev ödevi kavramına; konuların tekrarını ve pekiştirme sağlaması, bilgilerin daha iyi kavranmasını ve kalıcılığı sağlaması, öğrencilerin bakış açılarını değiştirmesi ve zihinlerini geliştirmesi ile işlemsel akıcılık kazandırması şeklinde anlamlar yükledikleri görülmüştür. Ayrıca, matematik dersindeki ev ödevlerinin akademik başarıyı arttırdığı görüşünün çoğunluk olarak kadın, ilkokul mezunu, diğer mesleklerle uğraşan, 1400 TL'den az geliri olan ve 38-42 yaş aralığındaki veliler tarafından benimsendiği tespit edilmiştir. Kontrol ve dönüt teması kapsamında elde edilen bulgulara göre ortaokul matematik dersinde verilen ev ödevlerinin kontrol edilmesi gerekliliğine; dönüt ve düzeltme sağlaması, öğretmen kontrolü olmazsa öğrencinin ev ödevi yapmaması, ev ödevinin kontrolünde uzman dönütünün gerekli olması ve öğretmene öğretim sürecinde yansıtma sağlaması gibi nedenlere dayalı olarak velilerin görüş bildirdiği belirlenmiştir. Ayrıca, matematik dersindeki ev ödevlerinin öğretmenler tarafından kontrol edilmesi gerektiği görüşünün çoğunluk olarak kadın, ilkokul mezunu, diğer mesleklerle uğraşan, 1400 TL'den az geliri olan ve 38-42 yaş aralığındaki veliler tarafından benimsendiği tespit edilmiştir. Yardım teması kapsamında elde edilen bulgulara göre ise; veliler çocuklarının anlamadığı, bilmediği, kavramadığı noktalarda ev ödevine yardım ettikleri, bazen yardım ettikleri, anladığı kadarıyla yardım ettikleri şeklinde görüşlerini ifade etmiştir. Ayrıca, matematik dersindeki ev ödevlerine yardım etme görüşünün çoğunluk olarak kadın, lisans mezunu, diğer mesleklerle uğraşan, 1400 TL'den az geliri olan ve 38-42 yaş aralığındaki veliler tarafından benimsendiği tespit edilmiştir. Bunun yanı sıra, matematik konularında yetersiz olması sebebiyle ev ödevine yardım edemediğini belirten veli görüşlerinin ise büyük kısmının ilkokul mezunu ve 1400 TL'den az geliri olan velilere ait olduğu belirlenmiştir. Anahtar Kelimeler: Matematik, ev ödevi, veli görüşleri
7. sınıf öğrencilerinin zihin haritasında Türk Dünyası algısı
Bu araştırmanın amacı, ilköğretim ikinci kademe 7. sınıf öğrencilerinin Türk Dünyası algısının gerçek durum ile ne kadar örtüştüğünü belirlemektir.Araştırma betimsel tarama modelinde gerçekleştirilmiştir. Araştırmada veri toplama aracı olarak yarı yapılandırılmış anket kullanılmıştır. Geliştirilen yarı yapılandırılmış anket Ankara ilinde 150, Sinop ilinde 149, Şanlıurfa ilinin Birecik ilçesinde 150 7. Sınıf öğrencisi olmak üzere toplam 449 kişiye uygulanmıştır.Araştırmanın veri toplama aracı olan yarı yapılandırılmış anketin uygulanmasıyla elde edilen verilerin analizinde SPSS 17 istatistiksel yazılımından yararlanılmıştır. Araştırmanın problem durumu ve alt problemleri oluşturan soruların çözümlenmesinde; frekans, aritmetik ortalama, standart sapma, gibi betimsel istatistikler ve t-testi, tek yönlü varyans analizi (ANOVA) kullanılmıştır.Araştırma sonuçlarına göre, 7. Sınıf öğrencilerinin zihin haritasında Türk Dünyası algısına yönelik toplam puanları cinsiyet ve atlası bulunma değişkenine göre kız öğrencilerin ve atlası olan öğrencilerin lehine anlamlı bir farklılık bulunmuştur. Fakat harita inceleme ve okulunda Sosyal Bilgiler sınıfı/laboratuarı olma değişkeni açısından anlamlı bir farklılık bulunmamıştır.7. Sınıf öğrencilerinin zihin haritasında Türk Dünyası algısı toplam puanları yaşadıkları il değişkenine ve sınıf mevcuduna göre anlamlı bir farklılık göstermiştir. Ankara ilinde öğrenim gören öğrencilerin Türk Dünyası algısının Sinop ve Şanlıurfa ilinde öğrenim gören öğrencilerden daha yüksek olduğu sonucuna varılmıştır. Ayrıca sınıf mevcudu 20'den az olan öğrencilerin zihin haritasında Türk Dünyası algısının daha yüksek olduğu sonucuna varılmıştır.7. sınıf öğrencilerinin Türk Dünyası ile ilgili bilgiyi en çok ders kitaplarından öğrendiği en az ise tarih kitaplarından öğrendikleri sonucuna ulaşılmıştır.7. sınıf öğrencilerinin doğru bildiği ülke sayısı incelendiğinde araştırmaya katılan öğrencilerin yaklaşık % 90'ının iki ve ikiden az ülke bildiği sonucuna varılmıştır. 7 bağımsız Türk Cumhuriyeti'nden en fazla doğru bilinen ülke Türkiye olurken bunu sırasıyla K.K.T.C., Kazakistan, Azerbaycan, Türkmenistan, Özbekistan takip etmektedir. En az doğru cevaplanan Kırgızistan'ı doğru bilen öğrencilerin oranı ise sadece %1.5 düzeyinde gerçekleşmiştir.Anahtar Kelimeler: Zihin Haritası, Sosyal Bilgiler, Türk Dünyası
Sosyal bilgilerde göç konusunun drama yöntemiyle öğretiminin akademik başarıya etkisi
Bu çalışmanın amacı, sosyal bilgiler dersi 7. sınıfta bulunan ?Ülkemizde Nüfus? ünitesi içerisinde yer alan göç konusunun drama yöntemiyle öğretiminin öğrencilerin akademik başarısı üzerindeki etkisini saptamaktır.Araştırma deneysel desen modelinde gerçekleştirilmiştir. Araştırmada veri toplama aracı olarak başarı testi kullanılmıştır. Geliştirilen ölçme aracı Demirlibahçe İlköğretim Okulu'nda öğrenim gören altmış beş öğrenciye uygulanmıştır. Araştırmanın alt problemlerinin çözümlenmesinde çift yönlü varyans analizi (repeated measures) yapılmış; frekans, yüzde ve aritmetik ortalama değerleri kullanılmıştır.Araştırma bulguları deney ve kontrol grubunun, deney öncesi ve deney sonrası öntest ve sontest toplam göç testi başarı puanları arasında anlamlı bir fark bulunmuştur. Öğrencilerin göç testi başarılarıyla ilgili olarak öntest-sontest başarı ortalama puanları arasında anlamlı bir fark vardır.İki ayrı öğretim modelinin uygulandığı deney ve kontrol grubu öğrencilerinin göç testine ait başarı puanlarının deney öncesinden sonrasına anlamlı farklılık gösterdiği yani farklı işlem gruplarında (deney ve kontrol grubu) olmak ile tekrarlı ölçümler faktörlerinin göç testi başarı düzeyleri üzerindeki ortak etkilerinin anlamlı olduğu bulunmuştur.Deney grubu öğrencileri genel olarak dersin drama yöntemiyle işlenmesinin gerek konunun kalıcılığı gerekse desin eğlenceli olması gibi olumlu etkiler bıraktığını belirtmişlerdir. Bunun yanı sıra çalışma ortamında gürültünün olması ve grup çalışmasının olumsuz etkileri yöntemin sınırlılığı olarak belirtilmiştir.
İlköğretim 7. sınıf sosyal bilgiler dersi Türk tarihinde yolculuk ünitesinde sanal müzelerin kullanımının öğrenci başarısına etkisi
Bu araştırmada; İlköğretim 7. sınıf Sosyal bilgiler dersi ? Türk Tarihinde Yolculuk'' ünitesinde sanal müze gezileri kullanılarak yapılan öğretimin öğrenci başarısına etkisini incelemek amaçlanmıştır.Araştırmada ?Ön Test-Son Test Kontrol Gruplu Desen? tercih edilmiştir. Araştırma 2011-2012 eğitim-öğretim yılında Ankara ili, Battalgazi İlköğretim Okulunda öğrenim gören 7-E ve 7-C şubelerindeki öğrenciler üzerinde uygulanmıştır. Öğrenci özellikleri açısından her iki grubun denk olduğu çalışmaya, deney (27) ve kontrol (26) gruplarından toplam 43 öğrenci katılmıştır. Veri toplama aracı olarak araştırmacı tarafından geliştirilen başarı testi ön test ve son test olarak kullanılmıştır. Uygulama bizzat araştırmacı tarafından sınıf ortamında gerçekleştirilmiştir. Tezin konusuna ilişkin uygulama alanı olarak, internet ortamında sanal müze ziyareti imkânı sunan Mevlana Sanal Müzesi, İstanbul Deniz Sanal Müzesi, Topkapı Sarayı Sanal Müzesi, Ayasofya Sanal Müzesi, Rahmi Koç Sanal Müzesi ve Ziraat Bankası Sanal Müzesi seçilmiştir. Veri toplama aracından elde edilen veriler; SPSS istatistik programında yer alan bağımlı ve bağımsız gruplar için t-testi analizleri kullanılarak değerlendirilmiştir.Araştırmada elde edilen genel sonuca göre; deney grubu ile kontrol grubu öğrencilerinin başarı oranlarında anlamlı bir fark vardır. Sanal müze gezileri; 7. sınıf Sosyal bilgiler dersi ? Türk Tarihinde Yolculuk'' ünitesi kapsamında deney grubu öğrencilerinin başarı artışında etkili olmuştur.Anahtar Kelimeler: Sanal müze, Sanal müze gezisi, Sosyal bilgiler öğretimi.
Sosyal bilgiler öğretmen adaylarının ilköğretim ikinci kademe sosyal bilgiler derslerindeki demokrasi konularına yönelik görüşleri: Gazi Üniversitesi örneği
Demokrasi, her insanın yaşama, hür ve mutlu olma hakkını koruyan, insanlık hedeflerine varmada bir amaçtır. Demokrasi, eşitlik, özgürlük, insan haklarına saygı, milli egemenlik, çoğulculuk ve katılımcılık ilkelerini içerir. Sosyal Bilgiler derslerindeki demokrasi konuları, bu ilkelerin öğretimini, öğrencilere sosyal katılım becerisini kazandırmayı, sosyal sorunlara bakış açısını geliştirmeyi ve bireylerin hak ve sorumluluklarının farkına varmalarını hedefler. Dolayısıyla Sosyal Bilgiler öğretmen adaylarının bu konuya bakış açıları önemlidir.Bu araştırmada, sosyal bilgiler öğretmen adaylarının İlköğretim ikinci kademe Sosyal Bilgiler derslerindeki demokrasi konularına yönelik görüşleri nelerdir? sorusuna cevap aranmıştır. Araştırmada cinsiyet, sınıf düzeyi, öğretim türü, mezun olunan ortaöğretim kurumu, aile yerleşim yeri, anne eğitim düzeyi, baba eğitim düzeyi ve aile aylık gelir düzeyi olmak üzere sekiz bağımsız değişken çerçevesinde öğretmen adaylarının görüşlerinde anlamlı farklılık olup olmadığına bakılmıştır.Bu çalışma, Betimsel desenli bir araştırma olup, toplam sekiz adet bağımsız değişkenle 33 adet ifadeden oluşan Anket Formu ile veriler toplanmıştır. Anket ifadeleri, öğretim programına, ders kitabına ve öğretmen rollerine yönelik ifadeler olmak üzere üç gruba ayrılmıştır. Verilerin analizi için SPSS 17.0 (Statistical Parckages for Social Sciences) paket programı kullanılmıştır.Araştırmanın evrenini, Gazi Üniversitesi Eğitim Fakültesi Sosyal Bilgiler öğretmenliği bölümünde okuyan öğretmen adayları oluşturmaktadır. Örneklemi ise, Gazi Üniversitesi Eğitim Fakültesi Sosyal Bilgiler öğretmenliği bölümündeki üçüncü ve dördüncü sınıftaki öğretmen adayları oluşturmaktadır. Toplam 290 öğretmen adayına anket uygulanmıştır.Sonuç olarak, verilerin analiz yapıldıktan sonra öğretmen adaylarının demokrasi konularını içeren öğretim programına ilişkin görüşlerinde cinsiyetlerine göre, öğretmen rollerine ilişkin görüşlerinde; öğretmen adaylarının cinsiyetlerine ve mezun oldukları ortaöğretim kurumuna göre; öğretmen adaylarının demokrasi konularını içeren ders kitaplarına yönelik görüşlerinde ise öğretim türüne göre anlamlı farklar bulunmuştur. Diğer bağımsız değişkenlerde, öğretmen adaylarının öğretim programına, ders kitabına ve öğretmen rollerine yönelik görüşlerinde anlamlı bir fark bulunamamıştır. Araştırmanın sonunda, bu bulguların sonuçları yorumlanarak, demokrasi konularına yönelik öneriler geliştirilmiştir.Anahtar Kelimeler: Sosyal Bilgiler, Demokrasi, Demokrasi Eğitimi, Öğretmen Adayı
Sosyal bilgiler proje fuarının sosyal bilgiler dersine ilişkin tutumlara etkisi ve sürece yönelik öğrenci, öğretmen ve veli görüşleri
Bu araştırmanın amacı, İlköğretim 6. ve 7. sınıf Sosyal Bilgiler dersi kapsamında yapılan Sosyal Bilgiler Proje Fuarının, öğrencilerin derse yönelik tutumları üzerinde etkili olup olmadığını ortaya koymaktır. Ayrıca Türkiye'de ilk kez uygulanmış olan Sosyal Bilgiler Proje Fuarında görev alan öğrenci, öğretmen ve görevli öğrenci velilerinin süreçle ilgili görüşlerini ortaya koymak ve bu görüşler doğrultusunda ileriye dönük daha uygulanabilir Sosyal Bilgiler Proje Fuarlarının gerçekleşmesine yardımcı olmaktır. Araştırmanın katılımcılarını, 2011-2012 eğitim ve öğretim yılı birinci ve ikinci döneminde Zonguldak ili Alaplı ilçesi Ahmet Zeki Atalay, Ahmet Ziya Yazıcı, Çatak, Karşıyaka, Kasımlı, Merkez ve Mollabey İlköğretim Okullarının 6. ve 7. sınıfında eğitim gören 80 deney, 80 kontrol grubu öğrencisi, bu ilköğretim okullarında görev yapan 10 Sosyal Bilgiler öğretmeni ve 40 öğrenci velisi oluşturmaktadır.Araştırmada nicel ve nitel araştırma yöntemlerinin bir arada kullanıldığı açıklayıcı-sıralı karma yöntem kullanılmıştır. Araştırmanın nicel boyutunda deneysel araştırma yöntemlerinden biri olan yarı deneysel desen kullanılmıştır. Deney grubu öğrencileri 3 ay boyunca Sosyal Bilgiler Proje Fuarına hazırlanırken, kontrol grubu öğrencilerine ise müfredatın gerektirdiği program uygulanmıştır.Proje çalışmalarına yardımcı olması amacıyla araştırmacı tarafından, özellikle yurt dışı uygulamalardan yararlanarak hazırlanan ?Sosyal Bilgiler Proje Fuarı Öğretmen Kılavuzu?, ?Sosyal Bilgiler Proje Fuarı Öğrenci Kılavuzu?, ve ?Sosyal Bilgiler Proje Fuarı Jüri El Rehberi? kullanılmıştır.Araştırmada her iki gruba da ?Sosyal Bilgiler Dersine Yönelik Tutum Ölçeği? öntest ve sontest olarak uygulanmıştır. Elde edilen veriler SPSS 20 programı kullanılarak analiz edilmiştir. İstatistiklerde kullanılan anlamlılık düzeyi 0.05 olarak alınmıştır. Araştırmanın nicel kısmından elde edilen bulgulara göre Sosyal Bilgiler Proje Fuarına katılımın Sosyal Bilgiler dersine karşı öğrenci tutumlarını arttırmada etkili olduğu sonucuna ulaşılmıştır.Araştırmanın nitel kısmı ile ilgili olarak süreç hakkında öğrenci, öğretmen ve veli görüşlerini almak amacıyla ?Öğrenci Görüşme Formu?, ?Öğretmen Görüşme Formu? ve ?Veli Görüşme Formu? kullanılmıştır. Görüşmelerin gerçekleştirildiği deney grubu öğrencileri (40 öğrenci) ve veliler (40 veli) basit seçkisiz örnekleme yöntemine göre tespit edilmiştir. Fuara katılan Sosyal Bilgiler öğretmenlerinin (10 öğretmen) hepsinin fuara ilişkin görüşleri alınmıştır. Görüşme sorularından elde edilen verilerle yapılan analizler sonucunda; deney grubu öğrencileri, bu öğrencilerin öğretmenleri ve öğrenci velilerinin Sosyal Bilgiler Proje Fuarıyla ilgili olarak olumlu görüş ve düşünceler geliştirdikleri belirlenmiştir.Araştırma sonunda Sosyal Bilgiler Proje Fuarı uygulanması sürecinde uygulayıcıların göz önünde bulundurması gerekenler ve daha sonra yapılacak araştırmalara yönelik tavsiyelerde bulunulmuştur.
Üstün yetenekli öğrencilerin bilim insanı hakkındaki imajlarının araştırılması
Bilim ve teknolojinin devamlı gelişim gösterdiği şu çağda ülkelerin de kendisini yenileyip eğitim olanaklarını gözden geçirmesi gereklidir. Fen ve teknoloji dersi, öğrencilerin amaçlı ve planlı bilgilerle ilk kez karşılaştığı ilköğretim yıllarında, öğrencinin doğal dünyayı daha anlamlı bir şekilde yorumlaması, neden-sonuç ilişkileriyle muhakeme yeteneğinin gelişmesi, bilimi ve bilim insanlarını sevme ve örnek alma yönünde tutumlar geliştirmesi açısından önemlidir.Fen ve teknoloji eğitiminde bilim ve bilim insanına yönelik olumsuz düşünceler ve kullanılan yanlış kavramlar tespit edilerek, öğrencilerin bilime ve bilim insanına karşı doğru imajlar geliştirmeleri sağlanmalıdır. Yapılan bu çalışmanın amacı, üstün yetenekli öğrencilerin bilim insanı hakkındaki imaj ve görüşlerini ortaya koymaktır.Bu araştırmanın çalışma evrenini 2011 ? 2012 öğretim yılında Ankara, Adana ve İstanbul illerindeki Bilim ve Sanat Merkezlerinde eğitim gören üstün yetenekli öğrenciler oluşturmaktadır. Ankara ilinde Yasemin Karakaya bilim sanat merkezinden 94, Ankara bilim sanat merkezinden 60, İstanbul Bilim Sanat merkezinden 29 ve Adana bilim sanat merkezinden 77 öğrenci olmak üzere toplamda 260 öğrenci araştırmaya katılmıştır.Araştırmada 3 bölümden oluşan bir ölçek kullanılmıştır. İlk bölüm öğrencilerin demoğrafik özelliklerini belirlemeye yönelik sorulardan oluşmaktadır. İkinci bölümde öğrencilerin bilim insanı hakkındaki düşüncelerini ve imajlarını belirlemeye yönelik 34 maddeden oluşan likert tipi ölçektir. Son bölümde de öğrencilerin bilim insanı hakkındaki imajlarını belirleyebilmek amacıyla Chambers tarafından geliştirilen DAST ( Bir Bilim İnsanı Çiz ) testi kullanılmıştır.Araştırmanın sonucunda öğrenciler genel olarak laboratuar önlüklü, gözlüklü, laboratuarda deney yapan bilim insanı çizmişlerdir. Anket sonuçlarında bayanların bilim insanı olma konusunda olumlu düşünceler besleyen öğrencilerin, çizimlerinde çoğunluk olarak erkek bilim insanı çizdikleri görülmüştür. Öğrencilerin bilim insanı hakkındaki düşünceleri öğrencilerin cinsiyetine göre, farklı bilim sanat merkezlerine göre ve ilk öğretim kademelerine göre farklılık göstermemektedir.
Sosyal bilgiler dersinde toplumsal cinsiyet etkinliklerinin öğrencilerin algı ve tutumlarına etkisi
Bu tezde sosyal bilgiler dersinde toplumsal cinsiyet etkinliklerinin öğrencilerin algı ve tutumlarına etkisi araştırılmıştır.Araştırmada, toplumsal cinsiyet etkinliklerinin uygulandığı deney grubu ile uygulanmadığı kontrol grubunun tutumları arasındaki farkı ortaya koymak amacıyla ön test-son test kontrol gruplu deneysel yöntemden yararlanılmıştır.Araştırmanın çalışma grubunu 2011?2012 eğitim-öğretim yılında Tokat ili merkezde yer alan bir ilköğretim okulunda öğrenim görmekte olan 7. sınıf öğrencileri oluşturmaktadır. Çalışma grubu, deney grubu 26 (7/B), kontrol grubu ise 25 (7/A) öğrenci olmak üzere toplam 51 öğrenciden oluşmaktadır.Araştırmada veriler, nicel ve nitel araştırma tekniklerine uygun olarak araştırmacı tarafından geliştirilen ölçekler aracılığıyla toplanmıştır. Nicel veri toplama aracı olarak, ilköğretim öğrencilerinin toplumsal cinsiyete ilişkin tutumlarını ölçen araştırmacı tarafından geliştirilen ?Toplumsal Cinsiyet Tutum Ölçeği? kullanılmıştır. Nitel veri toplama aracı olarak da, ekonomi (çalışma yaşamı), eğitim, siyaset ve sosyal yaşam alanlarına ve cinsiyet kalıp yargılarına özgü toplumsal cinsiyet etkinlikleri hazırlanıp, drama, örnek olay, soru cevap, tartışma teknikleri ve bilgisayar destekli öğretim materyalleri kullanılarak öğrencilere uygulanmıştır.Araştırmada nicel verilerin analizinde, aritmetik ortalama, frekans, bağımsız t testi ve Mann Whitney U testi kullanılmıştır.Araştırma sonucunda çalışma grubundaki öğrencilerin deneysel işlem sonrası puanları arasında deney grubu lehine anlamlı bir farklılık olduğu (t=2.219, p<.05) sonucu ortaya çıkmıştır. Ölçeğin deney sonrası uygulamasında kontrol grubundaki öğrencilerin tutum düzeyleri ortalaması = 113.76'ya düşerken, deney grubundaki öğrencilerin tutum düzeyleri ortalamasının =128.88'e yükseldiği görülmektedir. Deney ve kontrol grubu öğrencilerinin deney öncesi ve deney sonrası tutum puanları incelendiğinde, hem deney hem de kontrol grubu öğrencilerinin toplumsal cinsiyete ilişkin tutum düzeyleri cinsiyet değişkenine göre anlamlı bir farklılık göstermiştir (p<.05). Toplumsal cinsiyet etkinliklerine dayalı toplumsal cinsiyet eğitiminin öğretim süreci ve sürece ilişkin bulgular incelendiğinde; toplumsal cinsiyet etkinliklerinin öğrencilerin toplumsal cinsiyete ilişkin algılarını somutlaştırdığı ve onlara farkındalık kazandırdığı, toplumsal cinsiyet etkinlikleri yaşam örneklerini doğrudan sunduğu için öğrenciler üzerinde etkili olduğu, cinsiyet eşitliği bakımından duyarlılık kazandırdığı ve eğitim sürecini zevkli bir hale getirdiği uygulama sürecinde gözlenmiştir.Anahtar Kelimeler: Sosyal Bilgiler, Cinsiyet, Toplumsal Cinsiyet, Toplumsal Cinsiyet Eğitimi, İlköğretim Öğrencileri.
Ortaokul matematik öğretmenlerinin işlem önceliği konusundaki hatalarını tespit edilmesi
Bu çalışmanın amacı özellikle ortaokul matematik öğretmenlerinin işlem önceliği konusunda, konunun öğretimi sırasında yaptıkları hataları tespit etmek ve bunlara çözüm önerileri getirmektir. Hataların kaynağı öğrenci, öğretmen ve konu şeklinde kategorize edilmiştir. Öğretmenin sebep olduğu hataları deneyimden, uzmanlık bilgisinden, tutumundan, yaratıcılığından ve bilgisinden kaynaklandığını belirtmiştir. Ulaşılabilen literatürde işlem önceliği konusunda ortaokul matematik öğretmenleri üzerine bir çalışmaya rastlanmamıştır. Bu çalışma ortaokul düzeyinde olması ve matematik öğretmenlerine yönelik olması açısından bir ilk özelliği taşımaktadır. Araştırma Elâzığ ili Merkez ilçesinden alınan örnekleme göre 2018-2019 eğitim-öğretim yılında eğitim veren, farklı mesleki kıdeme ve mezuniyete sahip olan on beş matematik öğretmeni ile sınırlıdır. Öğretmenlere uzman görüşleri alınarak oluşturulmuş 5 açık uçlu soru sorulmuştur. Nitel desenli bu çalışmada öğretmenlerin hatalı bilgilerinin tespit edilmesinde görüşme tekniği kullanılmıştır. Veri toplama aracı olarak da yarı yapılandırılmış görüşme formu kullanılmıştır. Bu araştırmanın verilerinin toplanmasında, çözümlenmesinde ve yorumlanmasında nitel araştırma yöntemi benimsenmiştir. Verilerin analizi ve yorumlanmasında içerik analizi kullanılmıştır. Sonuçlar betimsel bir anlatımla sunulmuştur. Araştırma sonuçlarına göre öğretmenlerin işlem önceliği kuralını tam olarak bilmedikleri ortaya çıkmıştır.
İlköğretim 8. sınıf matematik dersi üçgenler alt öğrenme alanının öğretiminde aktif öğrenme yaklaşımının öğrencilerin başarısına ve kalıcılığına etkisi
Bu araştırmanın amacı, 8. sınıf matematik dersi üçgenler alt öğrenme alanının öğretiminde aktif öğrenme yaklaşımının öğrenci başarısına ve kalıcılığına etkisini incelemektir.Araştırmada, öntest-sontest kontrol gruplu deneysel araştırma modeli kullanılmıştır. Araştırma, belirli amaçlar için daha önce şekillenmiş olan gruplar üzerinde yapılmıştır. Ön test-son test kontrol gruplu modelin kullanıldığı araştırmalarda iç-geçerliliği tehdit edebilecek tarih, olgunluk, test etme ve araç gibi kaynaklardan gelen hatalar ya da etkiler diğer modellere kıyasla daha çok kontrol altında tutulabilmektedir. Bu da öntest-sontest kontrol gruplu modeli diğer modellere oranla daha güvenilir ve kullanışlı kılmaktadır.Araştırma 2011-2012 eğitim-öğretim yılında, Ankara İli Etimesgut İlçesi' nde bulunan bir ilköğretim okulunda gerçekleştirilmiştir. Uygulamaya 8. sınıfların iki farklı şubesinde öğrenim gören toplam 68 öğrenci katılmıştır. Sınıflardan biri deney grubu diğeri ise kontrol grubu olarak rastgele belirlenmiştir. Deney grubunda 35, kontrol grubunda 33 öğrenci bulunmaktadır.Deney grubunda dersler aktif öğrenme yaklaşımı ile kontrol grubunda ise geleneksel öğretim yöntemi ile yürütülmüştür. Araştırmada veri toplama aracı olarak Matematik Başarı Testi kullanılmıştır. Matematik Başarı Testi öntest, sontest ve kalıcılık testi olmak üzere üç kez uygulanmıştır. Elde edilen veriler SPSS 15.00 istatistik programı ile analiz edilmiştir.Araştırma sonucunda aktif öğrenme yaklaşımına göre öğretimin öğrencilerin matematik başarısını artırmada geleneksel öğretim yöntemine göre daha etkili olduğu görülmüştür. Ayrıca aktif öğrenme yaklaşımı, öğrencilerinin konu ile ilgili kalıcılık düzeylerini de artırmıştır.
İlköğretim 5. sınıf öğrencilerinin rutin olmayan açık uçlu problem çözümlerinin incelenmesi
Bu araştırmanın amacı, ilköğretim 5. sınıf matematik dersinde dört işleme dayalı rutin olmayan açık uçlu problemlerde öğrenci çözümlerini incelemektir. Araştırmada nitel yöntemden yararlanılmıştır.Araştırmanın veri toplama aracı, alan taraması yapılarak MEB (1-5) Matematik programına uygun bulunan ve iki pilot uygulama gerçekleştirilerek son halini almış olan 6 açık uçlu problemden oluşmaktadır.Araştırma, iki pilot ve bir asıl uygulama olmak üzere üç basamakta gerçekleştirilmiştir. Birinci pilot uygulama, 2011 ? 2012 eğitim öğretim yılı güz döneminde MEB'e bağlı bir ilköğretim okulunun 5. sınıf öğrencileri (N=42) ile yürütülmüştür. Madde analizleri için yapılan ikinci pilot uygulama ise MEB'e bağlı bir ilköğretim okulunun 5. sınıf öğrencileri (N=47) ile yürütülmüştür. Asıl uygulama ise bahar döneminde iki 5.sınıf şubesi öğrencileri (N=60) ile yürütülmüştür.Verilerin toplanması aşamasında araştırmacı tarafından geliştirilen açık uçlu problem çalışma kâğıdı kullanılmış olup; bu aşamada ilköğretim 5. sınıf öğrencilerinin çalışma kâğıdının her bir sorusunda ve genelinde verdikleri yanıtlar ayrıntılı olarak incelenip nitel verilerin nicelleştirilmesi amacıyla yüzde (%) ve frekans (f) analizi yapılarak betimlenmiştir.Çalışmadaki bulgulara göre, öğrencilerin rutin olmayan açık uçlu problemlerde en düşük oranda %36.67 olurken en yüksek %75 oranında, problemlere tek bir doğru yanıt ürettikleri tespit edilmiştir. Ayrıca çalışmadaki bulgulara göre öğrencilerin rutin olmayan açık uçlu problemlerde en yüksek %35 oranında olurken en düşük %5 oranında, problemlere birden fazla doğru yanıt ürettikleri tespit edilmiştir. Sonuç olarak, öğrencilerin birden fazla doğru yanıtı bulunan açık uçlu problemlerde çoğunlukla tek doğru yanıtla yetindikleri ve birden fazla doğru yanıt bulmada yetersiz oldukları tespit edilmiştir.Anahtar Kelimeler: Matematik eğitimi, açık uçlu problemler, rutin olmayan problemler, problem çözme
İlköğretim okullarında insan hakları ve vatandaşlık eğitimi uygulamalarının değerlendirilmesi
Araştırma üç aşamada gerçekleştirilmiştir. Birinci aşamada 2004 yılından sonra uygulamaya konulan İHVE (İnsan Hakları ve Vatandaşlık Eğitimi) alanı ara disiplin uygulamasının öğretmen görüşleri bakımından beş boyutta (öğretim programı, kitap setleri, öğrenme ortamı, ders dışı etkinlikler ve öğretmen yeterliliği) değerlendirilmesi; ikinci aşamada 2004 öncesi Vatandaşlık ve İnsan Hakları Dersi Öğretim Programı'nın özel amaçlarının/davranışlarının uygulamadaki İHVE ara disiplin alanı kazanımlarınca karşılanma durumlarının değerlendirilmesi ve üçüncü aşamada ise mevcut İHVE ara disiplin alanı kazanımlarının ilköğretim okullarında okutulan kitaplara yansıma durumlarının değerlendirmesi yapılmıştır.Araştırmanın birinci aşamasında öğretmen görüşlerini almak üzere beşli likert tipi anket geliştirilmiştir. Bu aşamada araştırmanın evrenini Kırıkkale ilinde görev yapan öğretmenler, örneklemini ise Kırıkkale'de ilköğretim okullarında görevli farklı branşlardan toplam 520 öğretmen oluşturmaktadır.Araştırma anketinin I. ve II. Bölümlerinden elde edilen nicel veriler SPSS istatistik programında aritmetik ortalama, standart sapma, t testi ve tek yönlü ANOVA analizleri kullanılarak değerlendirilmiş; yüzde, frekans ve grafiklerin oluşturulmasında Microsoft Office - Excel programından faydalanılmıştır. Anketin üçüncü bölümü ile kitap taraması ve öğretim programlarının karşılaştırılmasında içerik çözümlemesi yapılmış, bu çözümlemeler nicel hale getirildikten sonra Microsoft Office - Excel programından faydalanılarak yüzde, frekans olarak ifade edilmiştir.Araştırmanın ikinci aşaması olan öğretim programındaki özel amaçlar/davranışlar ile İHVE ara disiplin alanı kazanımlarının kıyaslanması ve üçüncü aşaması olan İHVE ara disiplin alanı kazanımlarının ders kitaplarına yansıma durumları doküman taraması şeklinde gerçekleştirilmiştir.Araştırmadan aşağıdaki sonuçlara ulaşılmıştır:Öğretmenlerin; ?program? ve ?kitap? boyutlarının geneli ile ilgili olumlu ve olumsuz görüş oranlarının birbirlerine yakın olduğu, ?ortam? ve ?öğretmen yeterliği? boyutlarının geneli ile ilgili çoğunluğunun olumlu görüşlere, ?ders dışı etkinlik? boyutunun geneli ile ilgili olarak ise çoğunluğunun olumsuz görüşlere sahip oldukları görülmüştür.Öğretmenlerin ?program? boyutu altında ifade etmiş oldukları görüşlerin cinsiyet, branş, mezuniyet durumu ve okulun bulunduğu yer değişkenleri bakımından; ?kitap? boyutu altında ifade etmiş oldukları görüşlerin branş ve okulun bulunduğu yer değişkenleri bakımından; ?ders dışı etkinlik? boyutu altında ifade etmiş oldukları görüşlerin okulun bulunduğu yer değişkeni bakımından; ?öğretmen yeterliliği? boyutu altında ifade etmiş oldukları görüşlerin branş ve hizmet içi eğitime katılma değişkenleri bakımından farklılaştığı belirlenmiştir. Anketteki ?ortam? boyutunun geneli ile ilgili öğretmen görüşlerinin her hangi bir değişken bakımından farklılaşmadığı görülmüştür.Mevcut İHVE alanı ara disiplin kazanımlarının içerikleri ile 1998 Vatandaşlık ve İnsan Hakları Öğretim Programı'nın altı ünitesindeki özel amaç/davranış içerikleri çoğunlukla eşleşmesine rağmen; ?Milli Güvenlik ve Milli Güç Unsurları? ve ?İnsan Haklarının Korunmasında Karşılaşılan Sorunlar? ünitelerinin amaç/davranış içerikleri ile eşleşen İHVE ara disiplin alanı kazanımı tespit edilememiştir.2004 sonrası İHVE alanı ara disiplin kazanımlarının kitaplara yansıma durumları ile ilgili olarak; İHVE alanı ara disiplin kazanımlarına yönelik kitap yazarlarında bir farkındalık olmasına rağmen, ara disiplin alanı kazanımlarının incelemesi yapılan kitaplara yeterince yansımadığı tespit edilmiştir.Anahtar Kelimeler: İnsan hakları eğitimi, vatandaşlık eğitimi, insan hakları ve vatandaşlık eğitimi ara disiplin alanı, öğretmen görüşleri, ders kitapları.
Alternatif kavramlara sahip fen ve teknoloji öğretmen adaylarında fen metinlerini okurlarken aktif hale gelen bilişsel ve üstbilişsel stratejiler
Bu çalışmanın amacı, fotosentez ve solunum ile kuvvet ve hareket konularıyla ilgili alternatif kavramlara sahip olan öğretmen adaylarının, bu konularla ilgili hazırlanmış düz metinleri okumadan önceki ve sonraki kavramsal anlamalarını, ilgili düz metin kesitlerini okurlarken zihinlerinde aktif hale gelen bilişsel ve üstbilişsel stratejileri ve bu stratejileri kullanma sıklıklarını incelemektir. Bu kapsamda a. düz metin okuma öncesinde ve sonrasında bilimsel doğru, b. düz metin okuma öncesinde bilimsel doğru ve düz metin okuma sonrasında bilimsel doğrunun genişletilmiş hali, c. düz metin okuma öncesinde bilimsel doğru ve düz metin okuma sonrasında alternatif kavram, d. düz metin okuma öncesinde ve sonrasında alternatif kavram, e. düz metin okuma öncesinde alternatif kavram ve düz metin okuma sonrasında farklı bir alternatif kavram, f. düz metin okuma öncesinde alternatif kavram ve düz metin okuma sonrasında bilimsel doğru şeklinde kavramsal anlamalarındaki değişimin niteliği ile her bir kavramsal anlama türleri için ilgili düz metin kesitlerini okuma sürecinde kullanılan bilişsel ve üstbilişsel stratejilerin kullanılma sıklıkları incelenmiştir. Bu amaç doğrultusunda araştırmada nitel araştırma yöntemlerinden biri olan örnek olay (durum) çalışması kullanılmıştır.Araştırmaya 2011-2012 akademik yılında Ankara ilinde bulunan bir üniversitenin eğitim fakültesinin Fen Bilgisi Eğitimi Anabilim Dalı 4. sınıfta öğrenim görmekte olan iki şubeden, 1'i erkek ve 5'i kız olmak üzere toplam 6 öğretmen adayı katılmıştır. Araştırmanın yürütüldüğü öğretmen adayları, 45 öğretmen adayına fotosentez ve solunum ile kuvvet ve hareket konularıyla ilgili çoktan seçmeli kavramsal anlama testleri uygulandıktan sonra, alternatif kavram çokluğu ve çeşitliliği fazla olmasına göre seçilmiştir. Seçilen altı öğretmen adayının fotosentez ve solunum ile kuvvet ve hareket konularıyla ilgili kavramsal anlamalarını, derinlemesine betimlemek için her öğretmen adayı ile düz metin okuma öncesinde ve sonrasında ayrı ayrı yarı yapılandırılmış görüşmeler yapılmıştır. Araştırmada örnek olay incelemesi yoluyla seçilen altı Fen ve Teknoloji Öğretmen'i adayına fotosentez ve solunum ile kuvvet ve hareket konularıyla ilgili düz metinler okutulmuştur. Bu okuma sürecinde öğretmen adaylarının okurken kullandıkları bilişsel ve üstbilişsel stratejilerinin belirlenmesi için öğretmen adaylarından sesli okuma ve sesli düşünme yapmaları istenmiştir. Ayrıca öğretmen adayları araştırmacı tarafından gözlemlenmiştir. Öğretmen adaylarının düz metni okuma sürecinde kullandıkları stratejilerin bilişsel ya da üstbilişsel olup olmadığını belirlemek amacıyla, okumalarından hemen sonra kullanma amaçlarını belirlemeye yönelik yarı yapılandırılmış görüşmeler yapılmıştır. Görüşmeler ve düz metinleri okuma süreci video kaydına alınmıştır.Araştırma sonuçlarına göre hem her bir bireyde, hem de konu genelinde, düz metinleri okuma öncesindeki kavramsal anlamaları, düz metin okuma sonrasında bilimsel doğru şeklinde devam ettirme ve genişletmenin yanında, özellikle alternatif kavramları bilimsel doğru olarak değiştirmede daha yüksek oranda strateji kullanıldığı tespit edilmiştir. Ayrıca kullanılan bu stratejiler arasından düz metin okuma sonrası bilimsel doğruya ulaşmada bilişsel stratejilere göre daha yüksek oranda üstbilişsel strateji kullanıldığı sonucuna ulaşılmıştır.
Fen bilgisi öğretmen adaylarının küresel ısınma hakkındaki informal muhakemeleri üzerinde bilimin doğasının etkisinin araştırılması
Araştırmanın amacı Fen bilgisi öğretmen adaylarının küresel ısınma konusu hakkındaki informal muhakemelerinde bilimin doğasını nasıl kavramsallaştırdıklarının ortaya konulmasıdır. Bu amaç doğrultusunda araştırmada nitel araştırma yaklaşımlarından durum çalışması yöntemi kullanılmıştır. Araştırma iki aşamada gerçekleştirilmiştir. İlk olarak bir devlet üniversitesinde öğrenim gören ikinci sınıf 38 Fen Bilgisi öğretmen adayı belirlenerek bilimin doğasına yönelik kavramsallaştırmalarına ulaşılmıştır. Yapılan analizlerin ardından 38 Fen Bilgisi öğretmen adayı arasından dört Fen Bilgisi öğretmen adayı seçilerek ikinci aşamaya geçilmiştir. Bu aşamada ise dört Fen Bilgisi öğretmen adayının informal muhakeme süreçlerini bilimin doğasına yönelik kavramsallaştırmalarını nasıl etkilemekte olduğu araştırılmıştır. Veri analizlerinde betimsel analiz ve içerik analizinden yararlanılmıştır.Ortaya çıkan bulgulara göre Fen Bilgisi öğretmen adaylarının informal muhakeme süreçlerinde sosyobilimsel bir konu olan küresel ısınma hakkında bilimsel verileri tanımlamakta zorlandıkları, deney ve gözlemi bilimin temel unsurları olarak nitelendirdikleri ortaya çıkmıştır. Fen Bilgisi öğretmen adaylarının informal muhakeme süreçlerinde bilimin doğasının ?bilimsel bilginin değişebilirliği? unsurunun etkileri incelendiğinde ortaya çıkan genel kanı, bilimsel bilginin farklı faktörlerin etkisinde değişime uğrayabileceği yönünde olduğu şeklindedir. Araştırmaya katılan dört Fen Bilgisi öğretmen adayının bilimsel bilginin sosyal ve kültürel yapı ile olan ilişkilerine yönelik kavramsallaştırmaları incelendiğinde ise öğretmen adaylarının bu konuda net bir fikir ortaya koyamadıkları ve sonuç odaklı bir informal muhakeme süreci içinde oldukları söylenebilir.
Yapılandırmacı öğrenme ortamlarının bilimsel epistemolojik inançlara etkisi
Bu çalışmanın amacı, yenilenen fen ve teknoloji programıyla birlikte benimsenen yapılandırmacı yaklaşımın öğrencilerin bilim ve bilimsel bilgiye ilişkin felsefi bakış açılarını yani bilimsel epistemolojik inançlarını nasıl etkilediğini belirlemektir.Çalışmada, öğrencilerin içinde bulundukları yapılandırmacı öğrenme ortamları hakkındaki görüşlerinin ve bilimsel epistemolojik inançlarının belirlenmesinde tarama modeli kullanılmıştır. Araştırmanın örneklemini Ankara ili Altındağ ve Çankaya ilçesindeki yedi ilköğretim okulunun 8. sınıfında öğrenim gören 392 kız, 382 erkek toplam 774 öğrenci oluşturmaktadır.Araştırmada veri toplama aracı olarak; ?Bilimsel Epistemolojik İnançlar Ölçeği? ve ?Yapılandırmacı Öğrenme Ortamları Ölçeği? kullanılmıştır. Verilerin analizinde t-testi, tek faktörlü varyans analizi (One-Way ANOVA) kullanılmış ve Pearson korelasyon katsayısı hesaplanmıştır.Analiz sonuçları, yapılandırmacı öğrenme ortamları ile epistemolojik inançlar arasında pozitif bir ilişkinin bulunduğunu göstermiştir. Öğrenme ortamları yapılandırmacı yaklaşıma uyarlandıkça öğrencilerin bilimsel epistemolojik inançlarının geliştiği söylenebilir. Ayrıca kız öğrencilerin erkek öğrencilere göre, Çankaya ilçesinde öğrenim gören öğrencilerin Altındağ ilçesinde öğrenim gören öğrencilere göre, fen ve teknoloji dersi notu yüksek olan öğrencilerin düşük olan öğrencilere göre daha gelişmiş epistemolojik inançlara sahip olduğu bulunmuştur. Anne ve baba eğitim durumu yükseldikçe, öğrencilerin bilimsel epistemolojik inançlarında artış gözlenmiştir. İnternet bağlantısına sahip olan öğrencilerin bilimsel epistemolojik inançlarının, internet bağlantısına sahip olmayan öğrencilere göre daha gelişmiş olduğu görülmüştür.Anahtar Kelimeler: Bilimsel epistemolojik inançlar, Yapılandırmacı Öğrenme Ortamı
Fen bilgisi öğretmen adaylarının teknolojik pedagojik alan bilgisi ve özyeterlikleri
Bu araştırmanın temel amacı; fen bilgisi öğretmen adaylarının teknolojik pedagojik alan bilgisi (TPAB) ve TPAB öz-yeterlik düzeylerinin bir eğitim-öğretim yılı sürecindeki değişimini değerlendirmektir. Bir karma yöntemler araştırması olarak bu çalışma, 2010-2011 eğitim-öğretim yılında son sınıfta öğrenim gören fen bilgisi öğretmen adayları ile gerçekleştirilmiştir. Araştırmada Magnusson, Krajcik ve Borko (1999)'nun pedagojik alan bilgisi (PAB) modeli TPAB'a uyarlanarak kullanılmıştır. Araştırmanın güz dönemi başlangıcında, 27 öğretmen adayı TPAB modelinin bileşenleri doğrultusunda yapılandırılan beş haftalık eğitime katılmıştır. Daha sonra öğretmen adayları sekiz hafta süresince farklı fen konularında teknoloji ile zenginleştirilmiş ders planları hazırlayarak mikroöğretim uygulamaları gerçekleştirmiştir. Araştırmanın bahar döneminde ise 27 öğretmen adayı içerisinden belirlenen altı öğretmen adayının ilköğretim okulundaki ders anlatımları gözlemlenmiştir.Araştırmada veri toplama araçları olarak, araştırmanın nicel aşamasında TPAB anketi ile üç aşamalı ısı ve sıcaklık testi kullanılmıştır. Araştırmanın nitel aşamasında ise öğretmen adayı bilgi formu, görüşme formu, odak grup görüşme formu, ÖÖY-II dersi uygulamalarını değerlendirme formu, öğretmenlik uygulaması performansını öz- değerlendirme formu, ısı-sıcaklık kavramlarına yönelik TPAB değerlendirme formu, TPAB ve sınıf ortamı imajı değerlendirme formu, video kayıtları, blog yorumları, ders planları ve ders materyallerinden yararlanılmıştır.Araştırma süresince elde edilen nicel verilerin betimsel istatistikleri SPSS 11.5 paket programı ile yapılmıştır. Nitel verilerin analizi ise, betimsel analiz, içerik analizi ve sürekli karşılaştırılmalı veri analizi yöntemleri birlikte kullanılarak NVivo 9.0 paket programı ile gerçekleştirilmiştir.Araştırmanın güz döneminde elde edilen bulgular, TPAB'ın bileşenleri kapsamında incelendiğinde; 27 öğretmen adayının TPAB'ın teknolojinin entegre edildiği fen ve teknoloji öğretim programı bilgisi bileşenine yönelik bilgilerinin tamamen yeterli, fenin teknoloji ile öğretimine yönelik amaç ve hedef bilgilerinin de kısmen yeterli olduğu saptanmıştır. Altı öğretmen adayının güz ve bahar dönemindeki TPAB düzeyleri, TPAB'ın bileşenleri açısından karşılaştırıldığında ise bahar döneminde öğretmen adaylarının öğrencilerin belirli bir fen konusunu anlayarak öğrenebilmesi için teknolojik araç-gereçlerden faydalanma bilgilerinin arttığı tespit edilmiştir.Öğretmen adaylarının TPAB'a yönelik öz-yeterlik düzeyleri değerlendirildiğinde ise 27 öğretmen adayının güz döneminin başlangıcına göre güz dönemi sonunda öz-yeterlik düzeylerinin arttığı belirlenmiştir. Bahar döneminin sonunda ise güz döneminin sonuna göre öz-yeterlik düzeylerinde anlamlı bir değişiklik bulunmamıştır.Anahtar Kelimeler: Teknolojik Pedagojik Alan Bilgisi, Teknolojik Pedagojik Alan Bilgisine Yönelik Öz-Yeterlik, Fen Bilgisi Öğretmen Adayı, Teknolojik Pedagojik Alan Bilgisi Temelli Eğitim Uygulamaları
Üstün yetenekli öğrencilerin bilim ve bilim insanına yönelik görüşlerinin ve bu görüşleri etkileyen faktörlerin belirlenmesi
Fen öğretiminde öğrencilerin bilimsel bilginin yapısını, bilimsel düşünme becerilerinin nasıl elde edildiğini bilmesi ve bunları uygulamaya geçirmesi önem taşımaktadır. Bilimsel bilginin yapısını ve uygulama yollarını öğrenen öğrenciler, çevrelerinde karşılaştığı sorunlara farklı gözle bakabilecek ve çözüm yolları üretebilecektir. Özellikle bir ülkenin geleceğinde etkin rollere sahip olacak olan üstün yetenekli öğrencilerin fen bilimine, fen bilimlerinin yapısına bakış açıları ve bilim adamları hakkındaki görüşleri, onların gelecekteki meslek seçimlerine ve o alandaki başarılarına olumlu veya olumsuz etkisi olacaktır. Bu amaçla öğrencilerin bilimsel tutumlarının, fen bilimlerinin yapısı hakkındaki düşüncelerinin ve bilim adamlarına bakış açılarının belirlenmesi gerekmektedir. Bu amaçla araştırmada 7 ayrı Bilim ve Sanat Merkezi'nde öğrenim gören üstün yetenekli öğrencilerin bilim ve bilim insanı hakkındaki düşüncelerinin ve bu düşünceleri etkiyen etmenlerin neler olduğu belirlenmek istenmiştir.Çalışmada kullanılan ölçek üç alt bölümden oluşmaktadır. Ölçeğin ilk bölümü, öğrencilerin demografik özelliklerini belirlemeye yönelik soruları içermektedir. İkinci bölümü ise, öğrencilerin bilim insanına yönelik görüşlerini belirlemek amacı ile hazırlanmış bilim insanı modelleri ve bunları betimlemeye yönelik yarı yapılandırılmış sorulardan ve bilim insanına yönelik likert tipi anketten oluşmaktadır. Üçüncü ve son bölüm ise öğrencilerin bilim ve teknolojiye yönelik tutumlarını belirmek amacıyla ilgili literatür incelenerek geliştirilen bilim tutum ölçeğinden oluşmaktadır.Ölçek 2010-2011 eğitim öğretim yılında 7 ayrı bilim ve sanat merkezinde eğitimlerine devam den 11-15 yaş arası 217 üstün yetenekli öğrenci üzerinde uygulanmıştır.Yapılan istatiksel analizler sonucunda üstün yetenekli öğrencilerin bilim insanına yönelik görüşleri ve bilime yönelik tutumları arasında bazı faktörler açısından benzerlikler ve farklılıklar gözlenmiştir.
Erken çocukluk dönemi fen ve matematik eğitimi içerik standartları değerlendirme araçlarının geliştirilmesi
Yapılan bu araştırmada, fen ve matematik eğitiminin planlı ve programlı yürütülebilmesini destekleyecek bir standartın oluşturulması amaçlanmaktadır. Bu amaca ulaşabilmek için ?Erken Çocukluk Dönemi Fen Eğitimi İçerik Standartları Ölçeği ? FİSÖ? ve ?Erken Çocukluk Dönemi Matematik Eğitimi İçerik Standartları Ölçeği ? MİSÖ? geliştirilmiştir.Araştırmanın çalışma grubunu; 2011-2012 eğitim-öğretim yılında Antalya ili merkez ilçelerinde Milli Eğitim Bakanlığı'na bağlı resmi anaokulları ile resmi ilköğretim okullarına bağlı anasınıflarına devam eden 60-72 aylık çocuklar oluşturmaktadır. Ölçeklerin deneme uygulamasına ait çalışma grubunda toplam 486 çocuğa ait veri yer almaktadır. 3 hafta arayla gerçekleştirilen nihai formun test-tekrar test güvenirliği çalışmasında ise 88 çocuğa ait veri yer almaktadır.Ölçeklerin geçerliğine ilişkin; yapı geçerliğine yönelik olarak açımlayıcı faktör analizi yapılmış ve açımlayıcı faktör analizi sonucunda, FİSÖ'nün 3 alt boyutunun ve MİSÖ'nün 4 alt boyutunun ortaya konulduğu ve bu boyutların kendi içinde beklenen uyumu verdiği tespit edilmiştir. Bu sonuçlar ölçeklerin yapı geçerliğinin yeterli düzeyde olduğu ortaya koymaktadır. Ayrıca çesitli üniversitelerden alanında doktora derecesine sahip 6 akademisyenin uzman görüşleri doğrultusunda FİSÖ ve MİSÖ'nün kapsam geçerliğine sahip olduğu belirlenmiştir. Ölçeklerin güvenirliğine ilişkin; FİSÖ ve MİSÖ'ye ait alt boyutlara bakıldığında Cronbach alfa katsayılarının oldukça yüksek olduğu görülmektedir. Bu bulgular her alt boyutun maddelerinin birbiriyle tutarlı olduğunu göstermektedir. Ölçeklerin zamana bağlı tutarlı ölçümler verip vermediğini belirlemek amacıyla yapılan test-tekrar test analiz sonuçları; güvenirlik katsayılarının FİSÖ için yeterli, MİSÖ içinse kabul edilebilir bir düzeyde olduğunu ortaya koymuştur. Ölçeklerin zaman ve maliyet açısından ekonomik olması, uygulamasının kolay ve puanlamasının pratik olması kullanışlı olduğunu göstermektedir.Araştırma sonucunda elde edilen bulgular doğrultusunda, 60-72 aylık çocuklara yönelik uygulanacak olan fen ve matematik eğitimi içerik standartları için FİSÖ ve MİSÖ'nün geçerli ve güvenilir bir değerlendirme aracı olarak kullanılabileceğini göstermektedir.Anahtar Kelimeler: Erken çocukluk dönemi, fen eğitimi, matematik eğitimi, içerik standartları.
Fen ve teknoloji öğretmen adaylarının üstbilişsel stratejileri kullanmalarının özel görelilik teorisi konusundaki başarıları ve kuantum fiziğine yönelik tutumları üzerine etkisi
Bu araştırmanın amacı, Fen ve Teknoloji öğretmen adaylarının üstbilişsel stratejileri kullanmalarının özel görelilik teorisi konusundaki başarıları ve kuantum fiziğine yönelik tutumları üzerine etkisini araştırmaktır. Araştırma, ön test-son test kontrol gruplu deneysel desen modeline göre tasarlanmıştır. Araştırmanın çalışma grubunu, 2011-2012 eğitim-öğretim yılında Amasya Üniversitesi, Eğitim Fakültesi, Fen Bilgisi Öğretmenliği programının 2. sınıfında öğrenim gören 36'sı deney ve 35'i kontrol olmak üzere, iki gruptan toplam 71 öğrenci oluşturmaktadır. 4 hafta süren uygulama, Modern Fiziğe Giriş dersinin Özel Görelilik Teorisi konusunu kapsamaktadır. Deney ve kontrol grubunda konunun işlenmesine, 6 saat teorik kısım, 10 saat problem çözme kısmı olmak üzere 16 saat ayrılmıştır. Konunun teorik kısmı deney ve kontrol gruplarında aynı materyallerle işlenmiş ve bu kısımda düz anlatım yöntemi kullanılmıştır. Problem çözme kısmında ise, deney grubuna üstbilişsel stratejilerle problem çözme etkinliği uygulanırken, kontrol grubunda sorular geleneksel yöntemle çözülmüştür. Araştırmada veri toplama araçları olarak, araştırmacı tarafından geliştirilen ?Özel Görelilik Teorisi Başarı Testi (ÖGTBT)?, orijinal formu Schraw ve Dennison (1994)'e ait olan Akın, Abacı ve Çetin (2007) tarafından Türkçeye uyarlanan ?Bilişötesi Farkındalık Envanteri (BFE)? ve Kocakülah ve Kırtak (2010) tarafından geliştirilen Kuantum Fiziği Dersi Tutum Ölçeği kullanılmıştır. Ayrıca deney grubunda bulunan 10 öğretmen adayına açık-uçlu soru sorularak, üstbilişsel stratejilerle problem çözme etkinliği hakkında görüşleri alınmıştır.Verilerin analizinde ilişkili örneklemler için t-testi ve ilişkisiz örneklemler için t-testi kullanılmıştır. Öğretmen adaylarının deney grubunda uygulanan problem çözme etkinliği ile ilgili görüşlerinden elde edilen verilerin analizinde ise bir nitel veri analizi yaklaşımı olan içerik analizi tekniği kullanılmıştır. Verilerin analizi sonucunda deney grubunda bulunan öğretmen adaylarının özel görelilik teorisi konusundaki başarıları ve derse yönelik tutumlarında artış görülürken, kontrol grubunda ise böyle bir artış görülmemiştir. Bu çalışmanın sonuçlarına dayanarak, öğretmen adaylarının üstbilişsel problem çözme stratejilerini kullanarak özel görelilik teorisi konusunda başarılı olabilecekleri ve derse yönelik tutumlarını pozitif yönde arttırabilecekleri söylenebilir. Ayrıca üstbilişsel stratejilerin kullanılmasının öğretmen adaylarını sadece benzer problemlerin çözümünde değil, hayat boyu karşılaşacakları problemlerin çözümünde de başarıya ulaştıracağı düşünülmüştür.Anahtar Kelimeler: Üstbiliş, Üstbilişsel Stratejiler, Problem Çözme, Modern Fizik, Başarı, Tutum
İlköğretim 7. sınıf matematik dersine ait dönüşüm geometrisi alt öğrenme alanının öğretiminde dinamik geometri yazılımı geogebra'nın kullanımının öğrenci başarısı ve kalıcılık üzerindeki etkisi
Bu çalışma, 7. sınıf matematik dersi müfredatında yer alan ?Dönüşüm Geometrisi alt öğrenme alanında bir dinamik geometri yazılım programı olan GeoGebra?nın öğrenci başarısına ve kalıcılığa etkisini incelemek amacıyla yapılmıştır.Bu araştırmada, araştırma yöntemlerinden ön-test, son-test kontrol gruplu deneysel çalışma uygulanmıştır. Bu araştırmada deney ve kontrol gruplarını oluştururken deneklerin ya da grupların seçkisiz atanması ya da eşleştirilmesi gibi bir durum gerçekleştirilememiştir. Bu çalışmanın bir sınırlılığı olarak tanımlanmıştır Bu araştırmanın çalışma grubunu 2011-2012 eğitim öğretim yılı bahar döneminde, Ankara ilinde bulunan, MEB?e bağlı bir ilköğretim okulunda öğrenim gören toplam 37 öğrenciden oluşan iki ilköğretim 7. sınıf şubesi oluşturmuştur. Dinamik geometri yazılım programı olan GeoGebra?nın öğrenci başarısına ve kalıcılığa etkisini tespit edebilmek amacıyla deney (17) ve kontrol grupları (20) oluşturulmuştur. Deney grubu için GeoGebra destekli MEB müfredat programına uygun iki haftalık kurs planlanmıştır. Kurs süresinde GeoGebra?nın etkin kullanımını içeren, yapılandırılmış GeoGebra inşa aktiviteleri öğrenme ve öğretim süresi boyunca öğrencilerle paylaşılmıştır. Eş zamanlı olarak, kontrol grubunda MEB müfredat programına uygun olarak eğitime devam edilmiştir. Sınıf içi aktivitelerden önce ve sonra olmak üzere, ivhazırlanan konu başarı testi gruplara, ön-test, son-test ve kalıcılık testi olarak uygulanmıştır. Verilerin çözümlenmesi, SPSS-17.0 programı kullanılarak bilgisayar ortamında yapılmıştır. Grupların erişi düzeyleri arandaki farkın belirlenmesi için bağımlı ve bağımsız örneklemler için T testleri kullanılmıştır. Testler ve gruplar arasında yapılan karşılaştırmalar sonucunda, GeoGebra?nın öğrencilerin öğrenme ve başarılarını olumlu yönde etkilediği görülmüştür. Kalıcılık testi sonuçlarında da deney grubu lehine anlamlı bir fark bulunmuştur.Anahtar Kelimeler: Bilgisayar Destekli Öğretim, GeoGebra, Dönüşüm Geometrisi
Fen bilgisi öğretmeni adaylarının çevre okuryazarlığının geliştirilmesine yönelik olarak argümantasyon ile probleme dayalı öğrenme yaklaşımının kullanımı
Bu araştırmada fen bilgisi öğretmeni adaylarının çevre okuryazarlığının gelişiminde argümantasyon ile probleme dayalı öğrenme yaklaşımının kullanımının etkisi incelenmiştir. Araştırma eylem araştırması biçiminde desenlenmiştir. Araştırmanın uygulaması 2011-2012 yılı bahar yarıyılında Gazi Üniversitesi Gazi Eğitim Fakültesi İlköğretim Bölümü Fen Bilgisi Öğretmenliği Anabilim Dalında ikinci öğretim üçüncü sınıf öğrencileri ile birlikte gerçekleştirilmiştir. Öğretim uygulamaları 34 öğrencinin tümü üzerinde gerçekleştirilmiş; ancak araştırmada katılımcı olarak üçü kız üçü erkek olmak üzere toplam altı odak öğrenci ile çalışılmıştır. Araştırmanın verileri video kayıtları, yarı yapılandırılmış görüşme, araştırmacı günlüğü, akran değerlendirme formu, öğrenci günlükleri, el ürünleri, sosyal iletişim ağına gönderilen mesajlar, çevreye yönelik başarıtesti, çevreye yönelik duyuşsal eğilimler ölçeği, çevreye yönelik bilişsel beceri ölçeği ile çevreye yönelik sorumlu davranış ölçeği olmak üzere farklı veri toplama araçları ile toplanmıştır. Araştırmanın nicel verileri SPSS 20.00 paket programı ile çözümlenmiştir. Nitel verilerden uygulama süreci sırasında toplanan veriler betimsel analiz ile uygulama sürecinin bitiminde yapılan yarı yapılandırılmış görüşmeler ise kategorisel içerik analizi tekniği temelinde Nvivo-9 programı kullanılarak çözümlenmiş ve elde edilen bulgular araştırma sorularına bağlı kalınarak yorumlanmıştır.Araştırmada ulaşılan sonuçlar öğrencilerin çevre okuryazarlığının bilgi, beceri, duyuşsal eğilimler ve davranış boyutlarında gelişim gösterdiklerini ortaya koymuştur. Diğer taraftan duyuşsal eğilimler ölçeğinin alt boyutları incelendiğinde eyleme niyet etmek ve kişisel sorumluluk alt boyutlarında istatistiksel olarak anlamlı bir farklılık bulunurken duyarlılık ile çevreye verilen zararın önlenmesi ile ilgili alt boyutlarında puanlar arasında anlamlı bir farklılık bulunmamıştır. Yine çevreye yönelik sorumlu davranış ölçeğinin alt boyutları incelendiğinde kişinin ekonomik yararına olan kaynak koruma aktiviteleri davranışının dışında; doğa ile ilgili boş zaman aktiviteleri, geri dönüşüm çabası sorumlu vatandaşlık çevre eylemciliği ile çevreye duyarlı tüketici davranış boyutlarında gelişmenin istatistiksel olarak anlamlı olduğu sonucuna ulaşılmıştır. Ancak nitel verilerde bütün ölçeklerin geneli ve alt boyutların gelişiminin görüldüğü tespit edilmiştir. Odak öğrencilerle uygulama sonunda işlenen çevre bilimi dersinin etkili olup olmadığı konusunda yapılan yarı yapılandırılmış görüşmelerde öğrenci görüşlerinin veri toplama becerisini, verileri analiz etme becerisini ve veri toplama becerisinin gelişimi üzerinde toplandığı görülmektedir. Ayrıca öğrenciler uygulamanın bu boyutu ile ilgili olarak internetle sınırlı olduğunu ancak derse hazırlanmada etkili yöntem olduğunu da ifade etmişlerdir.
Dinamik geometri yazılımı kullanmanın ilköğretim 6.sınıf öğrencilerinin matematik dersindeki akademik başarılarına ve uzamsal yeteneklerine etkisi
Bu araştırmanın amacı, ilköğretim 6.sınıf matematik dersi prizmalar bölümünün, geometri ve ölçme öğrenme alanlarının öğretiminde üç boyutlu dinamik geometri yazılımı kullanmanın öğrencilerin akademik başarılarını ve uzamsal yeteneklerini nasıl etkilediğini belirlemektir.Çalışma, 2011-2012 eğitim-öğretim yılında, Ankara İli Akyurt İlçesi? nde bulunan bir devlet ilköğretim okulunun 6. sınıfında öğrenim gören toplam 34 öğrenci ile gerçekleştirilmiştir. Araştırmada, ön test ? son test kontrol gruplu deneysel araştırma modeli kullanılmıştır. İlköğretim okulundaki 6. sınıflardan biri deney grubu, diğeri ise kontrol grubu olarak belirlenmiştir. Deney grubunda ve kontrol grubunda 17? şer öğrenci bulunmaktadır.Deney grubunda dersler dinamik geometri yazılımı Cabri 3D?nin kullanıldığı, bilgisayar destekli öğretim yaklaşımı ile kontrol grubunda ise öğretim programında yer aldığı gibi etkinlik temelli öğretim yöntemi ile yürütülmüştür. Araştırmada veri toplama aracı olarak ?Prizmalar Çoktan Seçmeli Başarı Testi? , ?Açık Uçlu Problemler? , ?Yapılandırılmış Görüşme Formları? ve ?Uzamsal Yetenek Testi? kullanılmıştır. ?Prizmalar Çoktan Seçmeli Başarı Testi? , ?Açık Uçlu Problemler? , ?Yapılandırılmış Görüşme Formları? araştırmacı tarafından geliştirilmiş, ?Uzamsal Yetenek Testi? ise hazır olarak kullanılmıştır. Nicel veriler, bir istatistik paket programı kullanılarak çözümlenmiştir. Araştırmadan elde edilen verilerden, Cabri 3D kullanımının; matematik başarısı yönünden deney grubu lehine istatistiksel olarak anlamlı bir fark oluşturduğu belirlenmiştir. Cabri 3D kullanımı ile ders işlenişleri sonunda, deney ve kontrol grubu öğrencilerinin uzamsal yetenek düzeyleri arasında istatistiksel olarak anlamlı bir fark bulunmamıştır. Araştırmadan elde edilen sonuçların geometri öğretiminde Cabri 3D kullanımı üzerine yapılacak çalışmalara katkı sağlayacağı düşünülmektedir.Anahtar Kelimeler : Cabri 3D, Matematik Başarısı, Uzamsal Yetenek