Yrd. Doç. Dr. Cevdet Emin Ekinci danışmanlığındaki tezler
10 tez · Fırat University
Kolemanit katkılı çimento ile üretilen pomza agregalı hafif betonun fiziksel özelliklerinin araştırılması
Kolemanit katkılı çimento ile üretilen pomza agregalı hafif betonun, fiziksel özelliklerini araştırmak amacıyla yapılan bu çalışma kapsamında, %0, %0.4, %0.6, %0.8, %1 ve %2 oranlarında çimento ile ikame edilen kolemanit katkısı ile hafif beton numuneleri üretilmiştir. Beton karışımında iri ve ince agrega olarak, Türkiye-Van-Erciş-Kocapınar Bölgesi'nden elde edilen pomza kullanılmıştır. Beton numuneleri 28, 56 ve 360 gün kürlenmiş ve çalışma kapsamında, beton numunelerinin gama radyasyon soğurganlıkları deneysel olarak incelenerek kolemanit katkısının bu anlamda etkisi irdelenmiş, ayrıca WinXcom programı ile teorik olarak hesaplanan radyasyon zırhlama değerleriyle karşılaştırılmıştır. Ayrıca numuneler üzerinde, porozite, kılcal su emme, ultrases hızı geçiş, basınç dayanımı ve yüksek sıcaklık dayanımı deneyleri yapılmış ve kür yaşının söz konusu parametrelere etkisi belirlenmiştir. Elde edilen sonuçlara göre kolemanit katkısı hafif betonun radyasyon zırhlama özelliğinde iyileştirme yapmış, ancak kolemanit oranı (%0.4-2) ile lineer ve kütle soğurma katsayıları arasında doğrusal bir ilişki olmadığı görülmüştür. Özellikle uzun süreli (360 gün) kürleme yaşının lineer ve kütle soğurma katsayılarını yükseltmiş ve ortalama serbest yol değerlerini düşürmüş, kür yaşı ile söz konusu parametreler arasında güçlü doğrusal bir ilişki olduğu ortaya konulmuştur. WinXcom ile yapılan radyasyon zırhlama teorik hesaplarıyla uyumlu sonuçlar bulunmuştur. İleri kür yaşı (360 gün), kapiler su emme ve porozite değerlerini sırasıyla, %23.13-43.76 ve %9.6-23.8 seviyelerinde düşürmüş, basınç dayanımında kolemanit katkısı özellikle ileri kür yaşlarında iyileşmeler göstermiş, 360 günlük kür yaşı basınç dayanımını pozitif yönde etkilemiş ve ultrases geçiş değerleri ile karşılaştırıldığında sonuçlar birbirine uyumlu çıkmıştır. 28 ve 56 günlük kolemanit katkılı numunelerde 400oC sıcaklık sonrası değişken bir ağırlık ve basınç kaybı gözlemlenirken, 600oC ve 800oC'lik sıcaklıklarda birbirine yakın çıkmıştır.
Alışveriş merkezlerinin mekansal niteliklerinin biyoharmoloji açısından incelenmesi
Bu çalışmada, Elazığ ilindeki alışveriş merkezlerinin kış ve yaz şartları Biyoharmolojik özelliklerinin belirlenmesi amaçlanmıştır. Elazığ'daki sekiz alışveriş merkezi deneysel olarak incelenmiştir. Söz konusu Alışveriş Merkez'ler de CO, CO2, O2, bağıl nem, sıcaklık, çiğ noktası, aydınlık, gürültü düzeyi, manyetik alan, havadaki parçacık miktarları 0,3 ?m, 1,0 ?m ve 5,0 ?m düzeylerinde ölçülmüştür. Elde edilen sonuçlar ISO 14644 ve BUD (Biyoharmolojik Uygunluk Değeri) ile karşılaştırılmış ve yorumlanmıştır.
Zeminlerin fiziksel özelliklerinin temel tipi seçimine olan etkilerinin deneysel olarak incelenmesi
Bu araştırmada, Elazığ'ın belirli bölgelerinde açılmış farklı temel çukurlarından örselenmiş zeminlerin fiziksel ve mekanik parametrelerini belirleyebilmek amacıyla örnekler alınmıştır. Uygulanan temel tiplerine göre elde edilen parametrelerin SPSS istatistik programıyla kullanım yüzdeleri ve ortalama değerleri belirlenmiştir. Ayrıca Elazığ ilinde hangi temel tipinin hangi zemin sınıfına uygun olacağı araştırılmıştır.
Hastane yapılarının biyoharmolojik uygunluk değerlerinin deneysel olarak incelenmesi
Bu yüksek lisans tezinde, insanların kullandığı nesnelerin psikolojik, biyolojik, sosyal ve kültürel anlamda etkilerinin yanı sıra bu nesnelerin içinde bulunduğu çevreyle olan ilişkisinin doğal ve teknik kurallarını araştıran ve yeni bir bilim olarak karşımıza çıkan Biyoharmoloji'nin, hastane yapılarındaki rolüne dikkat çekilmesi amaçlanmıştır. Bu bağlamda Elazığ kent merkezi bütün (özel-kamu) hastaneleri üzerinden oluşturduğumuz örneklem, hastane ortamlarındaki CO, CO2, O2, ortam sıcaklığı, aydınlık, bağıl nem, gürültü, ortamdaki toz miktarı (temiz oda), elektromanyetik alan gibi parametrelerin deneysel ölçümlerinin alınması ve bu ölçümlerin ISO14644-1, Biyoharmolojik Uygunluk Değerleri ile karşılaştırılması ve sonuçların ise yerinde inceleme ile literatürden elde edilen veriler doğrultusunda yorumlanmasından oluşmaktadır. Genel bir ifade ile en kompleks yapı türlerinden olan hastanelerimizin yoğun olarak kullanıldığı alanlar (Giriş-Danışma Bölümü, Koridor-Bekleme Bölümü, Acil Muayene, Hasta Yatak Odaları ve Poliklinikler) işitsel, görsel ve iklimsel algı analizleri altında irdelenmiştir. Sonuç olarak hastane ortamlarının mevcut kullanım potansiyeli itibari ile yeterli olmadığı ve yeniden yapılandırılması gerektiği kanaatine varılmıştır.Anahtar Kelimeler: Biyoharmoloji, Hastane Yapıları, Sağlık,Mekan Kriterleri, Huzur Kriterleri
İlköğretim birinci kademe eğitim yapılarının biyoharmolojik uygunluk değerlerinin deneysel olarak değerlendirilmesi Elazığ ili örneği
Eğitim yapıları; insanların, yaşamları süresince kendi yararları doğrultusunda her türlü ihtiyaçlarını karşılamayı amaçlayarak oluşturdukları en önemli mekanlardan biridir. Bu nedenle eğitim yapıları, ülkenin geleceğine yön verecek bireylerin yetiştirilmesini sağlayan ve toplumsal yapının temelini oluşturan mekanlardandır.Eğitim yapılarının kullanıcılarından olan yöneticiler ve öğretmenler, geleceğe yön verecek olan öğrencilerini yaşama hazırlarken temiz, konforlu ve güvenli dolayısıyla da sağlıklı bir şekilde düzenlenmiş bir mekan ile onların daha başarılı bir öğrenme gerçekleştirecekleri bir çevre sağlamış olmalıdırlar. Bu doğrultuda canlıların yaşam sürecinde oluşmuş her türlü doğal ve yapay fiziki çevre ile bu fiziki çevrenin kullanıcıları arasındaki uyumu inceleyen, çözüm önerileri üreten ve bunları uygulamaya aktarmada etkili olan biyoharmoloji bilimi, eğitim binalarında fiziki ortamın tasarımından düzenlenmesine kadar her aşamada çözüm önerileri sunmaktadır.Bu yüksek lisans tezinde ilköğretim birinci kademe eğitim yapılarının fiziki ortam unsurları biyoharmoloji açısından incelenerek, biyoharmolojik uygunluk değerleri saptanmaya çalışılmıştır. Bu doğrultuda, Elazığ kent merkezinde bulunan 3'ü devlet, 2'si özel okul olmak üzere toplam 5 ilköğretim okulunun boyutsal (sınıfların alanı, hacmi), kimyasal (oksijen, karbondioksit, karbonmonoksit, partikül-parçacık miktarı: temiz oda) ve fiziksel özellikleri (ortam sıcaklığı, bağıl nem, ışık miktarı, gürültü düzeyi ile elektriksel alan düzeyi) deneysel olarak incelenmiştir. Elde edilen bulgular ve literatür taraması sonucu saptanan veriler, TS EN ISO14644 ve Biyoharmolojik Uygunluk Değerleriyle karşılaştırılmıştır. Buna göre, ilköğretim binalarının mevcut kapasitesi ve buna bağlı olarak yapısal özellikleri itibarıyla etkili bir eğitim ortamına elverişli olmadığı kanaatine varılmıştır.Anahtar Kelimeler: Biyoharmoloji, Eğitim Yapıları, İlköğretim, Fiziki Çevre,Huzur Kriterleri
Bina tasarımında aydınlatma ve renk olgusunun biyoharmoloji ve biyosüreç açısından incelenmesi
Bir insanın dış dünyayla bağlantı kurmasında, hafızasının çalışmasında, beyninin öğrenme görevini yerine getirmesinde rengin önemi büyüktür. Çünkü insan, olaylar ve mekanlar, kişiler ve nesneler arasında ancak dış görünüşleri ve renkleri sayesinde sağlıklı bir bağlantı kurar. Sadece ses ya da dokunma, cisimleri tanımlamada yeterli olmaz. İnsan için dış dünya ancak renkleriyle bir bütündür ve bir anlam ifade eder.Mimari aydınlatmanın en önemli amaçları, görüş keskinliği ve doğru renk algılamasını sağlamak, mekanın mimari özelliklerini ve içindeki eşyaların özelliklerini ortaya koymak, elektrik enerjisini en az harcayarak en çok randımanı almak, baskın bir etki yaratarak istenilen atmosferi sağlamak ve belirli noktalara dikkat çekebilmektir.Bu çalışmada, günümüzün %90'nı geçirdiğimiz yapılarda, yeterli aydınlatma ve psikolojimizi olumlu yönde etkileyecek, hastalık, yorgunluk, depresif vb etkiler oluşturmayacak renk ve aydınlatma tasarımları, biyoharmoloji ve biyosüreç açısından incelenecektir.Yapılarımızdaki mevcut durumun belirlenmesi ve gerekli çözüm önerileri getirilmesi için, ilköğretim okulları, özel eğitim ve rehabilitasyon merkezleri ve kütüphanelerde incelemeler yapılmış, mevcut durum çerçevesinde gerekli çözüm önerileri sunulmuştur.
Elazığ uygulama imar planlarının tarihsel gelişim sürecinin incelenmesi
İkinci Dünya Savaşından sonra, Türkiye'de hızlı bir kentleşme yaşanmaya başlamış, bunu takip eden yıllarda ise ihtiyaçların artması, insanların sürekli yer değiştirerek göçlerin yaşanması ve çeşitli devlet politikaları gibi etkenlerle şehircilik anlayışı bir dizi değişiklik göstermiş ve günümüzdeki halini almıştır.Elazığ, kuruluşundan itibaren, şehirde yaşayanların yer değiştirmesi ve daha sonra yerel yönetimlerin yaptığı planlama çalışmaları ile günümüzdeki konumunu yenilemiştir. Harput'un devamı olan Elazığ'da var olan tarihi ve kültürel mirasın yok olmaması için doğru planlanması ve sürdürülebilirlik çerçevesi içerisinde 'bütünden parçaya' giderek, 'geçmişten bugünü', bugünden geleceği' görerek 'yanlıştan doğruya' ulaşma düşüncesinin yaygınlaşması gerekmektedir.bu çalışmada, insanların temel ihtiyaçlarından biri olan sosyalleşme ile oluşan toplulukların, kırsal yerleşmeleri şehre nasıl dönüştürdüğünü ve planlama ihtiyacının nasıl doğduğu araştırılmıştır. bu bağlamda, konu ile ilgili dünyadaki örnekler ve bazı şehircilik kuramları, Türkiye'deki planlamada yaşanan dönüm noktaları ve Elazığ şehrinde araziye yansımalarının olumlu ve olumsuz yanlarının ayrı ayrı ortaya konulması hedeflenmiştir.bu amaç ve hedeflerle birlikte, sorunlar, yapılması gerekenler, çözüm önerileri göz önünde bulundurulduğu ve sürdürülebilirliğin önemi kavrandığı taktrde elazığ kent kimliğine kavuşacak ve bu kimlik fiziki görünüme katkıda bulunacaktır.
Yapılarda huzur kriterlerinin incelenmesi
Son yıllarda gelişen teknoloji ile birlikte bireylerin kapalı mekânlarda kalma süreleriartmış ve buna paralel olarak da kapalı mekânlara bağlı sağlıklı problemleri ortayaçıkmıştır. İç hava kalitesi kullanıcıların sağlığı ve verimi ile doğrudan ilişkilidir ve bubakımdan temel yaşam alanı olan konutlardaki iç hava kalitesinin durumunun tespitedilmesi son derece önemlidir. Bu çalışmada, kapalı mekânlardaki huzur kriterleri ile ilgiliolan konfor şartları ve iç hava kalitesi alt başlıkları Elazığ'da 3 farklı merkezde hermerkezde yaklaşık 65'er anket uygulaması ve yaklaşık 30'ar evde eş zamanlı olaraksıcaklık, bağıl nem, hava hızı, gürültü, ışık şiddeti CO2, O2, CO ölçümleri yapılmıştır. Herev için misafir odası, oturma odası ve mutfakta gerekli ölçümler alınmıştır. Elde edilenanket ve ölçüm sonuçları literatürdeki çalışmalar, ulusal ve uluslararası standartlar ilekarşılaştırılmış ve çözüm önerileri geliştirilmiştir.
Enjeksiyon yöntemiyle üretilen granüle yapılı ferrokrom cürufu katkılı betonların fiziksel özelliklerinin araştırılması
Bu çalışmada, enjeksiyon yöntemiyle üretilmiş granüle ferrokrom cürufu katkılıbetonların fiziksel özellikleri basınç dayanımı, Los Angeles ağırlık kaybı ve donma-çözülmedeneyleri yapılarak araştırılmıştır.Betonlarda 0-4 mm agrega malzemesi olarak granüle ferrokrom cürufu kullanılmıştır. 4-19 mm agrega olarak normal agrega kullanılmıştır. Betonlarda granüle ferrokrom karışım oranı%10, %20 ve %30'dur.Deneylerde elde edilen sonuçlara göre granüle ferrokrom cürufu katkı oranı arttıkçabetonlarda basınç dayanımı, aşınma ve donma-çözülmeye karşı dayanımlarda bir artış eldeedilmektedir.Anahtar Kelimeler : Enjeksiyon, Basınç dayanımı, Donma-çözülme, Aşınma kaybı.
Lif takviyeli betonların performans özelliklerinin araştırılması
Araştırmada, çelik, cam ve polipropilen lifler kullanılmıştır. Çelik lif makro yapılı ve diğer iki lif de mikro yapılı olarak seçilmiştir. Bu iki lif türünün tek başına ve beraber, farklı oranlarda kullanılmasının betonun özellikleri üzerinde nasıl etki yapacağını görmek amacı ile deneysel çalışmalar yapılmıştır. Deneylerde, % 0.5, 0.75 ve 1 olmak üzere üç farklı hacimsel çelik lif katkı oranı alınmış; diğer lifler ise % 0.1 hacimsel katkı oranı ile kullanılmıştır. 12 farklı beton numunesi her deney için belirlenen sayılarda üretilmiştir. Numuneler üzerinde, kıvam, birim ağırlık, özgül ağırlık, boşluk oranı, su emme, basınç dayanımı, ultrasonik ses hızı ölçümü, elastisite modülü, poisson oranı, eğilme dayanımı, tokluk, darbe dayanımı, yorulma dayanımı, rötre, donma-çözülme, sıcaklığa dayanıklılık, röntgenle iç yapı incelemesi gibi önemli deneysel çalışmalar yapılmıştır. Deneyler sonucunda farklı lif türlerinin betona değişik özellikler kazandırdığı ve karışık lif kullanımının da bazı özelliklere olumlu etki yaptığı görülmüştür. Ayrıca, Düzce hazır beton üreticilerinin yeni teknolojik malzemelere bakış açılarını ve kullanma derecelerini öğrenmek amacıyla bir de anket düzenlenmiştir. Anahtar kelimeler: Beton, çelik lif, polipropilen lif, cam lifi, kıvam, birim ağırlık, özgül ağırlık, boşluk oranı, su emme, basınç dayanımı, ultrasonik ses hızı, elastisite modülü, poisson oranı, eğilme dayanımı, tokluk, darbe dayanımı, yorulma dayanımı, rötre, donma- çözülme, sıcaklığa dayanıklılık, röntgen.