Theses supervised by Doç. Dr. Emine Çeliksoy
12 theses · Çankırı Karatekin Üniversitesi
Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti kamu yönetimi teşkilatlanması
Kıbrıs adasının tarihsel süreçleri üzerinde durulmuş, Osmanlı Devleti öncesi ve Osmanlı Devleti dönemindeki gelişmeler incelenmiştir. Günümüzde Kıbrıs adasının ekonomik, sosyal ve siyasal yönden gelişimi açıklanmış. Döneminin güçlü ülkelerinin Kıbrıs adasını topraklarına katma nedenleri ile günümüzde Amerika Birleşik Devletleri, Avrupa Birliği ve diğer ülkelerin Kıbrıs adasına bakış açıları üzerinde çalışılmıştır. Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti'nin idari yapısı ele alınmış, ülkenin egemenliğinin göstergesi olan; yargı, yasama ve yürütme erkleri ayrıntılı bir şekilde incelenmiş, ülkede Cumhurbaşkanlığı seçimi, Milletvekilliği seçimleri ve yerel seçimler üzerinde durulmuş, Cumhurbaşkanlığı Kurumu, Bakanlar Kurulu, Merkezi Yönetim, Yerel Yönetimler üzerinde ayrıntılı çalışmalar yapılmıştır. Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti'nde ilçe, bucak ve belediye kurumlarının kuruluşları, yapıları organlarının seçimleri ile ilgili çalışmalar yapılarak kurumlar arasındaki ilişkiler anlamlandırılmaya çalışılmıştır. Kıbrıs adasının tarihten gelen sorunu açıklanırken Avrupa Birliği, Amerika Birleşik Devletleri, Türkiye ve Yunanistan'ın çözümün neresinde oldukları çözüm için tüm tarafların üstünde anlaşmaya varabileceği bir çözüm getirilip getirilmediği, Kıbrıs sorunu için getirilen çözümlerin neler olduğu, bu çözümlerin iki tarafın öz iradesiyle mi getirildiği yoksa dayatmalar sonucunda getirilen çözüm önerileri mi olduğu üzerinde durulmuştur. Son zamanlarda Doğu Akdeniz'de keşfedilen hidrokarbon kaynaklarının bulunduğu yetki alanları üzerinde çıkan sıkıntılar bu sıkıntıların çözüm yolları için hangi ülkelerin ne tür çözüm yolları getirdiği, Akdeniz'in altında bulunan enerji kaynakları ile ilgili Türkiye ve Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti'nin bakış açılarının neler olduğu bu konu ile ilgili hangi çalışmaların yapıldığı konuları ayrıntılı bir şekilde işlenmiştir. Anahtar Kelimeler: Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti, Merkezi Yönetim, Yerel Yönetim, Doğu Akdeniz
Türk Kamu Yönetimi'nde dijitalleşme politikaları
21. yüzyılda devletler, kamu politikaları vasıtasıyla vatandaşlarının bilgi toplumu olması yönünde çeşitli girişimlerde bulunmaktadırlar. Toplumların bilgi ve iletişim kullanımının artması ve ülkelerin her alanda dijitalleşme olgusunu kullanması ülkelerin küresel alanda rekabet gücünü arttıracaktır. Çalışmamızda Türkiye'nin kamu politikaları kapsamında son 50 yıllık bilgi ve teknoloji alanındaki gelişmeleri ele alınmakta ve bu süreçte kamusal hizmet sunumunun dijitalleşme faaliyetleri ile iyileştirilmesi için yapılan çalışmalar bağlamında yürütülmüştür. Türkiye özellikle 1990'lı yıllarda başlayan bilgi toplumu olma yolundaki politikaları ile günümüze dek sürekli gelişmiş ve vatandaşlarına birçok kamusal hizmeti dijital teknolojiler vasıtasıyla sunmuştur. Özellikle Covid-19 salgınının ortaya çıkardığı teknolojik rekabet ortamı ülkeleri dijital sektörlerin geliştirilmesi olgusu üzerinde daha fazla durulmasına yöneltmiştir. Küreselleşen dünya düzeninde fiziki sınırlar neredeyse ortadan kaldırılmış ve dijital teknolojiler sayesinde iletişim çok daha kolay hale gelmiştir. Bu alandaki gelişmelerden Türkiye'de geri kalmamış ve 2000 sonrası kamu politikası, hükümet programları ve kalkınma planları gibi kapsamlı planların içinde bilgi ve iletişim teknolojilerine yer vermiştir. Ulusal alanda toplumun her kesimine internet ve dijital cihazları götürmeyi hedef kılarak bilgi toplumu olma yolunda stratejiler geliştirilmiştir. Kamu idare teşkilatlanması içinde yeniden yapılanmaya gidilmiş ve teknoloji kavramı genel politikalar kapsamından alınıp başlı başına bir politika halini almıştır. Kamu hizmet sunumlarının vatandaşlara ulaştırılmasında bürokratik engeller mümkün olduğunca kaldırılmış ve vatandaşların hizmete doğrudan erişimi ön planda tutulmuştur. E-devlet tabanlı uygulamalarla bireylerin yer ve zaman kısıtlaması olmadan hizmetlere ulaşması sağlanmıştır. Geleneksel devlet yaklaşımından yeni kamu yönetimi yaklaşımına geçiş ile birlikte vatandaşların karar süreçlerine katılımı sağlanmıştır. Bireyler dijital e-uygulamalar sayesinde merkezi ve yerel yönetimlerin faaliyetleri hakkında görüş ve düşüncelerini anlık olarak ilgili yerlere aktarma fırsatı bulmuşlardır. Kamu yönetimi ve kırtasiyecilik alanında maliyetler azaltışmış ve birçok resmi süreçler dijital uygulamalar sayesinde gerçekleştirilmiştir. Türkiye'nin uluslararası alandaki rekabet gücünü arttırmak için kamu yönetimi ve toplum nezdinde son 20 yılda gerçekleştirdiği dijital dönüşüm, sürekli değişen ve gelişen dünya düzeninde gelecekte de Türkiye gibi bütün dünya ülkeleri için önemini korumaya devam edecektir.
Türkiye'nin yerel yönetimler politikası
Bu tezde Türkiye'nin yerel yönetimler geçmişi ele alınmış ve bu yerel yönetimlere dair sorunların nasıl çözümlenmesi gerektiğine yönelik üretilen politikalar ile kendi yerel sistemini şekillendirmek için yaptığı politikalar tarihsel gelişimleri ele alınarak incelenmeye çalışılmıştır. Türkiye'de siyasi iktidarların kendi bakış açılarından yerel yönetimlere dair yaptıkları politikalar ve daha sonrasında gelen hükümetlerin bu politikaları sil baştan değiştirmesi veyahut da ortadan kaldırması ile birlikte istikrarlı ve düzenli bir anlayışın hâkim olamaması sonucunda bu alanda problemlerin bitmemesine neden olmuştur. Bu çalışmada Türkiye'nin Osmanlı'dan miras aldığı yerel yönetim sistemi ile birlikte Cumhuriyet sonrasında bu alanda yaşadığı sorunlar ve buna yönelik getirilen çözümler ve şekillenen kamu politikaları ele alınmıştır Tez, giriş, birinci bölüm, ikinci bölüm, üçüncü bölüm ve sonuçtan oluşmaktadır. Birinci bölümde yerel yönetimlere (il özel idaresi, belediye, büyükşehir belediyesi, köy) dair kavramsal bir çerçeve oluşturulmaya çalışılmıştır. Bu bakımdan Türkiye'de yerel yönetimlerin geçmişi ve gelişim süreci, yerel yönetimlerin yasal mevzuattaki yerine değinilmiştir. Yine Türkiye'nin yerel yönetimler için kendi yapısında yaptığı reformlar ve taraf olduğu uluslararası anlaşmalar bilimsel bir çerçeveden ele alınmaya çalışılmıştır. İkinci bölüm de kamu politikası kavramsal çerçevede ele alınıp incelenmiştir. Kavramlar biraz daha detaylı bir biçimde incelenmiş, kamu politikasının hazırlanma aşaması, uygulanma aşaması ve değerlendirme aşamalarında nelerin yaşandığı ve nasıl bir yol izlendiğini ve buna yönelik analizin temellerinin nasıl atıldığının üzerinde durulmuştur. Üçüncü bölümde ise Türkiye'de uygulanan kamu politikasında etkileri olan kurumlar ve Cumhurbaşkanlığı Hükümet Sistemi ele alınmaya çalışılmıştır. Özelde ise Cumhurbaşkanlığı Hükümet Sisteminde yeni kamu politikası aktörleri incelenmiş özellikle Cumhurbaşkanlığı Politika Kurulları ve Cumhurbaşkanlığı Ofislerinin sahip oldukları konumlarının ve işlevlerinin üzerinde durulmuştur. Sonuç bölümünde ise Türkiye'de yerel yönetimlerin sorunlarına karşı yapılan çözümlerin neden başarısız oldukları üzerinde durulup, bundan sonra belirlenecek çözümlere dair kamu politikalarının geliştirilmesinin nasıl olması ile ilgili değerlendirme yapılmıştır Anahtar Kelimeler: Türkiye, Yerel Yönetimler, Kamu Politikası.
Sosyal belediyecilik: Kırıkkale Sulakyurt Belediyesi örneği
Kamu yönetimi sisteminin önemli bir yanı olarak belediye yerel yönetimleri, demokratik katılım birimleri olmanın yanı sıra kamusal mal ve hizmetlerin yerindelik (subsidiarity) ilkesi çerçevesinde etkin ve verimli bir şekilde sunulmasının da önemli bir aracı olarak işlev görmektedir. Klasik belediyecilik hizmetlerinin ön planda olduğu bir dönemi müteakip 1970'li itibaren sosyal belediyecilik yönüyle öne çıkan belediyeler, sosyal devlet uygulamalarının yerel düzeyde hayata geçirilmesi ve sosyal belediyecilik bağlamında giderek daha önemli hâle gelmiştir. Yerel düzeyde toplumun dezavantajlı kesimlerine yönelik sosyal hizmetlerin sunumunda başat aktör hâle gelen belediyelerin bu yükselişi, özellikle 1990'lardan itibaren belirginleşen küreselleşme ve yerelleşme dinamikleri çerçevesinde ortaya çıkan ekonomik, sosyal, kültürel ve siyasal gelişmelere paralel olarak günümüzde de artarak devam etmektedir. Sözü edilen gelişmelerin ve özellikle kentleşme süreçlerinin realize ettiği iklim bağlamında gençlik hizmetlerinden spor ve yaşlı bakım hizmetlerine, ulusal ve uluslararası göç hareketleriyle hız kazanan yeni sosyal ve ekonomik sorunlardan kentsel yoksulluğun belli başlı dışsallıklarını ortadan kaldırmaya kadar geniş bir yelpazede, sosyal belediyecilik uygulamalarının giderek daha önemli hâle geldiği görülmektedir. Altı çizilen çerçevede bu çalışmanın amacı, sosyal belediyecilik uygulamaları bağlamında Sulakyurt Belediyesi örneğinin incelenmesidir. Bu kapsamda öncelikle belediye yerel yönetimlerinin kuramsal, kavramsal çerçevesi, sosyal belediyecilik yaklaşımıyla ilişkilendirilerek irdelenmiş, sonrasında ise sosyal belediyeciliğin Türkiye pratiği temel özellikler, başlıca nitelikler, sorunlar ve çözüm arayışları bağlamında ele alınmıştır.
Türkiye ile Azerbaycan'ın kamu yönetimi teşkilatlarının karşılaştırılması
Devlet vatandaşların tek başlarına karşılayamadıkları ihtiyaçlarını karşılamak için oluşturulmuş bir örgüttür. Devlet kamu yönetimleri vasıtasıyla hizmet sunar. Kamu yönetimi için ise belli bir kamu yönetimi teşkilatının var olması gerekmektedir. Bu durumda her ülke kendi sosyal, siyasal, ekonomik ve kültürel yaşantısına, birikimine göre bir yönetim yapısı benimseyerek ve kendi yapısına uygun kamu yönetimi teşkilatı oluşturarak idare edilmektedir. Ülkedeki kamu yönetimi sunumu belirli bir kamu yönetimi teşkilatlanması ile gerçekleştirilmektedir. Bu teşkilatlanma her ülkede farklı olabilmektedir. Çünkü her ülkenin geçmişte ve bugün içinde bulunduğu durumlar kamu yönetimi teşkilatını doğrudan etkileyebilmektedir. Böylelikle her ülkede farklılaşan kamu yönetimi teşkilatlarının neler olduğu, benzerliklerinin ve farlılıklarının neler olduğu, karşılaştırmalı kamu yönetimi ile ortaya çıkarılabilmektedir. Bu çalışmada da Türkiye ve Azerbaycan'ın kamu yönetimi teşkilatlarının nasıl olduğu, nasıl bir yapıda oluşturulduğu, her iki ülkenin yönetim sistemleri ve buna bağlı olarak merkezi ve yerel yönetimler açısından nasıl teşkilatlandığı güncel bilgiler dahilinde açıklanarak karşılaştırılmıştır. Karşılaştırma yapılırken, her iki ülkenin birbirine benzeyen ve birbirinden farklı olan özelliklerini ortaya çıkarmak amaçlanmıştır. Çalışma giriş ve sonuç hariç üç ana bölümden meydana gelmektedir. Çalışmanın ilk bölümünde Türkiye'deki kamu yönetimi teşkilatı, ikinci bölümünde Azerbaycan'da kamu yönetimi teşkilatı, üçüncü bölümünde ise Türkiye ve Azerbaycan'ın kamu yönetimi teşkilatlanması bakımından karşılaştırılması yer almaktadır. Bu çalışmada nitel araştırma tekniklerinden karşılaştırma tekniği kullanılmıştır.
Türk kamu yönetimi sisteminde dijital dönüşüm süreci
Dijitalleşme, her alanda olduğu gibi kamu yönetimi sisteminde de önemli değişimleri beraberinde getirmiştir. Kamusal hizmetlerin dijital olarak sunulması hem devlet hem vatandaşlar açısından birçok maliyetten tasarruf sağlamıştır. Dijital vatandaşlık kavramı ortaya çıkmış, vatandaşlar kamu politikası oluşturma süreçlerinde aktif rol almaya başlamıştır. Dijital dönüşüm, günümüzde iş yapış biçimlerini değiştiren bir faktör olmanın yanı sıra, bir gelişmişlik göstergesi haline gelmiştir. Çalışmada uluslararası kuruluşlar tarafından hazırlanan raporlarda, ülkelerin dijital gelişmişlik düzeyine dair ölçülen endeksler veri olarak kullanılmıştır. Geleneksel devlet ile dijital devlet arasındaki farklar ortaya konmuştur. İlk bölümde Türk kamu yönetim sistemi yapısal ve örgütsel açıdan incelenmiş, ikinci bölümde Türk kamu yönetiminin dijital dönüşüm süreci tarihsel bağlamda ele alınarak, bu doğrultuda hayata geçirilen projeler ve uygulamalardan bahsedilmiştir. Süreci koordine eden Dijital Dönüşüm Ofisi'nin çalışmalarına yer verilmiştir. Son bölümde ise sürecin analizi yapılarak, dijitalleşmenin kamu yönetimine, kamusal hizmet sunumlarına ve politika oluşturma süreçlerine olan etkileri incelenmiştir. Tüm kişisel verilerin dijital ortama aktarıldığı günümüzde önem verilmesi gereken siber güvenlik konusu da ele alınmıştır. Dijital dönüşüm, beraberinde getirdiği riskler göz önünde bulundurularak, ulusal menfaatler doğrultusunda planlı ve güvenli bir şekilde gerçekleştirilmelidir.
Türkiye ve Azerbaycan hükümet sistemlerinin karşılaştırılması
Hükümet sistemleri devletlerin sosyal, ekonomik ve siyasal özelliklerini yansıtmaktadırlar. Her devlet, kendi sosyal, ekonomik ve siyasal özelliğine uygun hükümet sistemini belirlemek üzere birçok çalışma gerçekleştirmektedir. Devletler tarihleri boyunca farklı hükümet sistemlerini de kullanabilmektedirler. Nitekim insan hayatı devamlı hareket halinde olduğu için devletler de devamlı hareket halindedir. Çalışmamızda bu bağlamda soy ve kültür anlamında benzer olan Azerbaycan Cumhuriyeti ve Türkiye Cumhuriyeti'nin hükümet sistemleri incelenmiştir. İki devletin geçirdiği siyasal aşamalar birbirlerinden farklılıklar arz etmektedir. Ancak hükümet sistemlerinin de birçok benzer noktası bulunmaktadır. Bu anlamda çalışmamızda iki devletin hükümet sistemleri detaylı bir biçimde incelenerek karşılaştırma yapılmıştır. Çalışma sonucunda her iki devletin kullandığı hükümet sistemlerinin birçok benzer noktasının yanı sıra çeşitli farklılıklara da sahip olduğu görülmüştür.
Türkiye'nin güvenlik yönetimi bağlamında 2015 sonrası Suriye'ye gerçekleştirdiği sınır ötesi operasyonlar
Bu çalışma, Türkiye'nin 2011 sonrası Suriye merkezli güvenlik tehditlerine karşı geliştirdiği stratejileri; uluslararası hukuk, güvenlik yönetimi ve terörle mücadele politikaları çerçevesinde analiz etmektedir. Çalışmanın ilk bölümünde güvenlik, millî güvenlik ve sınır güvenliği kavramları kuramsal düzeyde ele alınmış, Türkiye ile Suriye arasındaki sınır güvenliği sorunu incelenmiştir. Devamında, uluslararası hukuk kapsamında Türkiye'nin meşru müdafaa hakkı ve sınır ötesi operasyonların hukuki temelleri değerlendirilmiştir. İkinci bölümde, terör kavramı, çeşitleri ve mücadele yöntemleri kuramsal temelde açıklanmış; Türkiye'nin IŞİD/DAEŞ, PKK/PYD/YPG, HTŞ ve ÖSO gibi aktörlerle mücadelesi tarihsel süreç ve güncel gelişmeler ışığında incelenmiştir. Üçüncü bölümde, 2015 sonrası dönemde gerçekleştirilen sınır ötesi askerî operasyonlar (Şah Fırat, Fırat Kalkanı, Zeytin Dalı, Barış Pınarı ve Bahar Kalkanı) operasyonel, stratejik ve diplomatik boyutlarıyla değerlendirilmiştir. Sonuç bölümünde, Türkiye'nin güvenlik politikasının sadece askerî öncelikli değil, aynı zamanda diplomatik ve sosyo-politik boyutları kapsayan çok katmanlı bir paradigma haline geldiği vurgulanmıştır. Çözüm süreci tartışmaları, PKK/PYD/YPG'nin devletleşme eğilimi ve HTŞ lideri el-Colani'nin siyasi dönüşümü, yeni güvenlik stratejileri bağlamında analiz edilmiştir.
Ombudsmanlık Kurumu: Türkiye-Azerbaycan karşılaştırması
Kamu yönetimi içinde yer alan denetim mekanizmalarının temel amacı, kamu kurumlarının faaliyetlerinin hukuka uygunluğunu sağlamak, idarenin keyfi kararlar almasını önlemek ve vatandaşın haklarını korumaktır. Aslında denetim, sadece yönetim sürecinin ayrılmaz bir parçası değildir. Aynı zamanda demokratik bir devletin de kritik bir yapı taşıdır. Zamanla bu denetim kavramı, iç ve dış denetim olmak üzere ikiye ayrılsa da amacı hep aynı kalmıştır. Netice itibariyle de kamu kurumlarının işleyişini iyileştirmede, düzenin sağlanmasında ve bilhassa hesap verilebilirliğin güvence altına alınmasında önemli bir işlev görmüştür. Bu çalışmada, Türkiye ve Azerbaycan örnekleri referans alınarak bir kıyaslama yapılmıştır. İki ülkedeki kamu denetim kurumları da hem yapısal özellikleri bakımından hem de hukuki temelleri bakımından uygulamadaki yansımalarıyla beraber irdelenmiştir. Yöntem olarak, nitel araştırma tekniklerinden biri olan belge analizi tercih edilmiştir. Bunun yanı sıra ombudsmanlık kurumunun kamu yönetimindeki yeri, sahip olduğu yetkiler, başvuru süreci ve bu kurumların kamu yönetimi üzerindeki denetleyici rolleri de incelenmiştir. Yönetimle denetim arasındaki sıkı ilişki de değerlendirilmiş ve bu ilişkinin kamu gücünü nasıl sınırlayıp vatandaş lehine kullanılabildiği ortaya konulmuştur. Araştırma sonucunda, Türkiye ve Azerbaycan'daki ombudsmanlık kurumlarının uygulama ve toplumsal etkiler yönünden bazı farklılıklar barındırdığı görülmüştür. Her iki ülkede de bu kurumların hukuk devleti ilkesine katkı sağladığı, idari işlemlerin denetlenmesinde tarafsız bir duruş sergilediği ve kamuya hesap verebilirliği artırdığı söylenebilir. Hem mevzuat hem de uygulama yönünden yapılan değerlendirmeler, denetim mekanizmasının sadece düzeni sağlamakla kalmayıp bireylerin haklarını koruma konusunda da etkili bir araç olduğunu ortaya koymuştur.
Türkiye ve Azerbaycan ombudsmanlık kurumları: Karşılaştırmalı bir değerlendirme
Bireylerin hak ve özgürlüklerini kamu otoriterlerinin karşında savunup idare ile vatandaş arasında çıkan uyuşmazlıkları çözüme kavuşturan ombudsmanlık kurumu ilk olarak İsveç'te kurulmuştur. Başarılı bir şekilde uygulanmakta olan ombudsmanlık kurumu hızla diğer ülkeler tarafından benimsenmeye başlamıştır. Araştırmanın konusunu oluşturan ülkelerden Türkiye Cumhuriyeti'nde Ombudsmanlık Kurumu 2012 yılında, Azerbaycan Cumhuriyetinde ise 2002 yılında oluşturulmuştur. Araştırmada; nitel yöntemlerden doküman analizi yolu ile karşılaştırma yapılmıştır. Çalışmayla birlikte denetim kavramına, ombudsmanlık kurumunun tarihsel gelişimine, genel özelliklerine, türleri ile uygulama sahası bulduğu 17 ülkenin ombudsman kurumunun yapısal ve işlevsel özelliklerine değinilecektir. Araştırmadan ulaşılan sonuçlar doğrultusunda, Kamu Denetçiliği Kurumunun işlevselliği açısından kanunda düzenlemeye gidilmeli ve kuruma re'sen inceleme yetkisi verilmelidir. Azerbaycan İnsan Hakları Müvekkilinin yayınladığı yıllık raporlarda başvurulara ilişkin istatiksel verilere daha fazla yer verilmelidir. Kurumların bilinirlik düzeylerinin artırılması amacıyla medya aracılığı ile kamuoyu desteği sağlanmalı ve ulusal düzeyde faaliyetler düzenlenmelidir. Her iki kurumda parlamento ombudsmanlığının bir örneğidir. Türkiye Cumhuriyeti ve Azerbaycan Cumhuriyetinde ombudsmanlık kurumları hızlı ve kolay ulaşılabilir bir konumda yapılandırılmalı ve bu doğrultuda özel amaçlı ombudsmanların kurulması gerekmektedir.
Türkiye ve Güney Kore hükümet sistemlerinin yönetim yapısı bağlamında karşılaştırılması
Dünya üzerinde çeşitli hükümet sistemleri mevcuttur. Günümüzde en yaygın hükümet sistemleri; başkanlık sistemi, parlamenter sistem ve yarı başkanlık sistemidir. Türkiye parlamenter sistemle yönetilen bir ülke iken kendine özgü ve oldukça yeni bir hükümet sistemi olan Cumhurbaşkanlığı Hükümet Sistemi'ne geçmiştir. Güney Kore başkanlık sistemiyle yönetilen bir ülke iken parlamenter sisteme geçiş yaşamış ve tekrar kendine özgü başkanlık sistemine geçmiştir. Kore Savaşı'ndan sonra "kardeş ülke" olan iki devlet ekonomik, siyasi, kültürel açıdan birlikte birçok faaliyet yürütmektedir. Bu çalışma ile de yönetsel açıdan mevcut ilişkiye bir yenilik getirilmesi hedeflenmiştir. Çalışmada ilk olarak devlet şekilleri ve hükümet sistemlerinin neler olduğu, ikinci olarak Türkiye Cumhurbaşkanlığı Hükümet Sistemi, üçüncü olarak Güney Kore Başkanlık Sistemi ve son olarak iki ülkenin karşılaştırılması yer almaktadır. Çalışma literatür taramasına dayalı bir nitel araştırmadır.
Büyük veri ve kamu politikası: COVID-19 pandemi süreci dijital temas izleme uygulamaları üzerine uluslararası bir değerlendirme
Dijital çağda hükümetler büyük veri teknolojisini kamu yönetimi ve kamu politikası oluşturma süreçlerine dahil etmeye başlamışlardır. Bu çalışmaya başlarken büyük verinin kamu politikaları oluşturma ve uygulama sürecini nasıl değiştirdiği, politika oluşturma sürecine dahil edilen büyük verinin hükümetlere nasıl fayda sağladığı ve vatandaş katılımının büyük veri ile ortaya çıkan politika çıktıları ile arasındaki ilişkinin nasıl ilerlediği soruları ile yola çıkılmıştır. Doküman inceleme ve kaynak tarama tekniği kullanılmış ve ikincil verilerden yararalanılmıştır. Büyük verinin kamu politikası oluşturma sürecine dahil edilmesi politikların kanıta dayalı şekilde oluşturulması, hedeflerin daha net belirlenmesi, politikaların ekonomik ve sosyal etkilerinin senaryoya dökülebilmesi ve öngörü yeteneğinin kazanılması ile kaynakları rasyonel kullanabilme, yeni hizmetler üretebilme, kişiselleştirilmiş (ihtiyaca dayalı) diğer bir ifadeyle biray odaklı politikalar geliştirebilme, duygu durum analizi sayesinde politikaların kabul edilirliğini artırabilme ile vatandaşların daha çok etkiye sahip olduğu karar verme süreci oluşturabilme, kamu politikası oluşturma sürecini gerçek zamanlı kontrol edebilme ile değerlendirme sürecini her aşamada uygulayabilme, hızlı cevap verebilme ve anında müdahale edebilme yeteneği ile sürece katkı sağlamaktadır. Bu durumda hükümetler daha etkin, verimli, üretken, nitelikli mal ve hizmet sunan, meşru ve demokratik hale gelmiştir. Kamunun iş yapma süreçleri hızlanmış ve faaliyetleri insan kapasitesinin sınırlarını aşmıştır. Bu noktada Covid-19 pandemi döneminde devletler pandemiyi kontrol altına alabilmek için büyük verinin sunduğu avantajlardan yararlanmaya başlamıştır. Devletlerin insan istihdamının ve insan hızının yetersiz kaldığı küresel Covid-19 salgını döneminde büyük veri teknolojisinden faydalanarak oluşturdukları dijital temas takip uygulamarı pozitif vakaların bildirilmesini sağlayarak enfekte zincirinin önüne geçmeyi hedeflemişdir. Pandemi döneminde ülkelerin büyük veriden nasıl yararlandıklarını ortaya koymak amacıyla 30 ülke karşılaştırmalı olarak incelenmiştir. Covid-19 dijital temas izleme uygulamaları incelendiğinde oluşturulan politikaların dijital kesimi temsil ettiği, bu nedenle uygulamaya ne kadar çok kişi katılırsa uygulamaların ve oluşturulan politikaların daha başarılı olacağı sonucuna ulaşılmıştır. Büyük veri hükümetlere pandemi sürecinde de verileri etkin bir şekilde yönetilebilmeyi, gerçek zamanlı işlenebilmeyi, hızlı hareket edebilmeyi ve anında müdahale edebilmeyi sağlamıştır.