Theses supervised by Doç. Dr. Emine Karakuş
12 theses · Yıldız Technical University
Hypocrea jecorina saf kültürü ve Trichoderma reesei 1A mutant suşundan glutaminaz enziminin üretimi
L-Glutaminaz (L-Glutamin amidohidrolaz EC 3.5.1.2), L-glutamini glutamik asit ve amonyum iyonuna dönüştüren reaksiyonu katalizleyen önemli bir enzimdir. Azot metabolizmasında önemli bir role sahiptir. Son yıllarda bu enzime olan ilgi terapötik ve endüstriyel kullanım alanlarından dolayı artmıştır. Terapötik açıdan antilösemik ajan olarak görev almasının yanısıra fermente gıdalarda da tat artırıcı özellik göstermekte rolü bulunmaktadır.Glutaminaz aktivitesi yaygın olarak bitkilerde, hayvansal dokularda ve bakteri, maya ve küfleri kapsayan mikroorganizmalarda gözlenmiştir.Hypocrea jecorina saf kültüründen ve Trichoderma reesei 1A mutant suşundan glutaminaz enziminin mikrobiyal olarak üretimi, üretilen enzimin optimum koşullarının belirlenmesi ve kinetik parametrelerinin hesaplanması hedeflenmiştir. Çalışma sonucunda her iki türden de elde edilen glutaminaz enziminin optimum pH değeri 8.0 ve optimum sıcaklığı 50oC olarak bulunmuştur. Ayrıca her iki türden üretilen glutaminaz enziminin termal kararlılığı ve depolama kararlılığının oldukça yüksek olduğu tespit edilmiştir. Hypocrea jecorina saf kültürü ve Trichoderma reesei 1A mutant suşundan üretilen enzimin kinetik parametreleri olan KM ve değerleri Lineweaver-Burk grafikleri çizilerek sırasıyla KM değerleri 0.491 mM, 0.647 mM ve değerleri 13.87 U/mL, 13.01 U/mL olarak bulunmuştur.
Hypocrea Jecorina saf kültüründen glutamat oksidaz enziminin üretimi
L-Glutamat oksidaz( L-glutamat Oksidaz EC 1.4.3.11), L-Glutamatı alfa ketoglutarat ve amonyum iyonuna dönüştüren reaksiyonu katalizleyen önemli bir enzimdir. Azot metabolizmasında önemli bir role sahiptir. Son yıllarda bu enzime olan ilgi terapötik açıdan karaciğer ve kalp hastalıklarındaki etkilerinin incelenmesi bu enzimin aktivitesine dayandırılmaktadır. Ayrıca hazır gıdalardaki mono sodyum glutamat içeriğinin iler ki yaşlarda Alzheimer hastalığını tetiklediği göz önünde bulunursa glutamat oksidazın aktivitesinin incelenip biyosensör üretimine ışık tutması büyük önem arz etmektedir. Glutamat oksidaz aktivitesi yaygın olarak bitkilerde, hayvansal dokularda, bakteri, maya ve küfleri kapsayan mikroorganizmalarda gözlemlenmiştir. Hypocrea Jecorina saf kültüründen glutamat oksidaz enziminin mikrobiyal olarak üretimi, üretilen enzimin optimum koşullarının belirlenmesi ve kinetik parametrelerinin hesaplanması hedeflenmiştir. Çalışma sonucunda elde edilen glutamat oksidaz enziminin optimum pH değeri 8.5 ve optimum sıcaklığı 37 - 40oC olarak bulunmuştur. Ayrıca üretilen glutamat oksidaz enziminin termal kararlılığı ve depolama kararlılığının oldukça yüksek olduğu tespit edilmiştir. Hypocrea Jecorina saf kültüründen üretilen enzimin kinetik parametreleri olan Km ve Vmax değerleri Lineaweaver-Burk grafiği çizilerek sırasıyla Km değeri 2.58mM ve Vmax değeri 83.33 U/mgprotein olarak bulunmuştur.
Lizin tayinine yönelik biyosensör geliştirilmesi ve karakterizasyonu
İnsanda ve diğer memelilerde L-lizin esansiyel amino asitlerden bir tanesidir ve besinlerle alınması gerekir. Lizin eksikliği bazı hastalıklara sebep olabilir, bu nedenle besinlere takviye olarak ilave edilebilir ve ilaç olarak kullanılabilir. Bu sebeple besinlerde lizin tayini yapmak önem taşır, ısı ve saklama koşullarıyla hemen zarar gören lizin amino asit tayini besin kalitesini ölçmek için iyi bir araçtır. Biyolojik aktif materyal olarak enzim içeren biyosensörler, temel olarak elektrokimyasal sinyalleri alan bir elektrot ve bu elektrot üzerine immobilize edilmiş enzim veya enzimler içermektedir. İyon seçici elektrotlar üzerine bir veya daha fazla enzim immobilize edilerek, bunların çeşitli substrat tayininde kullanılmaları son yıllarda oldukça önem kazanmıştır. Biyosensörler, vitaminler, antibiyotikler, metabolitler gibi organik maddelerin, bazı inorganik bileşiklerin, enzimlerin, virüslerin ve mikroorganizmaların tayininde kullanıldığı gibi biyoteknoloji ve gıda endüstrisi alanlarında da kullanım alanı bulmaktadır. Bu tez çalışmasının amacı palmitik asit içeren amonyum-seçici PVC membran elektrot üzerine belli oranlardaki lizin oksidaz enziminin immobilize edilmesi ile biyosensör geliştirerek lizinin potansiyometrik tayininin yapılmasıdır. Biyosensör oluşumu iki safhada yapıldı, birinci safhada amonyum-seçici poli(vinilklorür)(PVC) membran elektrot oluşturuldu, ikinci safhada ise bu amonyum-seçici elektrot üzerine glutaraldehit kullanılarak lizin oksidaz (LOx) enzimi immobilize edildi. Enzimatik reaksiyon sonucu oluşan amonyum iyonları oluşturulan biyosensör kullanılarak potansiyometrik olarak tayin edildi. Lizin biyosensörün amonyuma ve lizine cevabı belirlendikten sonra lizin için çalışma aralığı, cevap zamanı, optimum tampon konsantrasyonu, optimum pH, ortam sıcaklığı, raf ömrü ve tekrarlanabilirlik parametreleri belirlendi. Diğer amino asitlerin ve askorbik asidin girişim etkisi çalışıldı. Lizin oksidaz enzimi (LOx) spesifik olarak lizinin α-oksidasyonun katalizlemekle birlikte L-fenil alanin, L-arjinin ve L-histidin gibi diğer bazı amino asitlere karşıda yavaşta olsa reaksiyon gösterir. Bu çalışmada gerçek numunelerde bulunabilecek askorbik asit ve diğer pek çok amino asit ihmal edilebilir seviyede girişim etkisi göstermiştir. İlave olarak ticari lizin tablet ve kapsüllerde lizin tayini başarıyla gerçekleştirildi. Belirtilen etiket değerleriyle yakın sonuçlar elde edildi.
ZnO nanorod temelli penisilin biyosensörünün hazırlanması
Penisilin, "pensilin notatum" adlı mantarın ürettiği, bakteri öldürücü bir maddedir. Hastalık yapan bakterilerin hücre duvarını bozarak hastalığı önler. Nefrit, menenjit, prostat ve kemik iltihabı gibi çok sayıda hastalığı tedavi eder. Tez çalışmasında, sentezlemiş olduğumuz yüzey bağımlı ve yüzey bağımsız ZnO nanorodlar ve kitosan kullanılması ile penisilinaz enziminin nanorod yüzeyine immobilizasyonu yapılarak potansiyometrik esaslı penisilin biyosensörü hazırlanmıştır. Elde edilen biyosensörün optimum çalışma koşullarını belirlemek amacı ile tampon konsantrasyonu, tampon pH'sı ve ortam sıcaklığının elektrot cevabı üzerine etkileri incelenmiş, enzim elektrodunun raf ömrü, tekrarlanabilirliği, tayin aralığı belirlenmiştir. Ayrıca bu çalışmada, hazırlanan penisilin biyosensörü ile Alfoksil adlı ticari farmasötik formülasyonda penisilin tayini standart katma yöntemi ile yapılarak elde edilen sonuç referans değeri karşılaştırılmıştır.
Pirenil türevleri ile modifiye edilmiş floresan karakterli peptid ve protein substratlara proteaz etkisinin florometrik yöntemlerle incelenmesi
Spektroflorometrik yöntemler çok sayıda değişik enzimlerin aktivitelerinin incelenmesinde yaygın olarak kullanılmaktadır. Enzim aktivitesinin florometrik olarak gösterilmesi, doğrudan enzimlerin substratlarından ya da substratlarının floresan türevlerinden elde edilen emisyon sinyallerinin yorumlanmasıyla gerçekleştirilir. Böylece enzim-substrat komplekslerinin oluşumu, konformasyonel değişimleri, enzim faaliyetinin durdurulması ve enzimatik reaksiyon kinetiği florometrik verilerle hassas olarak izlenebilmektedir. Piren, floresein, rodamin, antrasen vb. floresan karakterli çok sayıda organik madde; yapılarında gerçekleştirilen uygun kimyasal değişikliklerle, proteinleri oluşturan L-α-amino asitlerin alkil yan zincirlerinde bulunan –COOH, -NH2, -OH, -SH gibi işlevsel gruplara kovalent olarak bağlanabilmektedir. Bu çalışmada, kimotripsin ve tripsin enzimlerinin aktivitelerinin, N-(1-pirenil)maleimid ile modifiye edilmiş sığır serum albumininin floresans ömür dağılımları üzerindeki etkileri incelendi. Floresans ömür dağılımlarındaki değişimleri elde etmek amacıyla Eksponansiyel Seriler Yöntemi (ESM) ile analiz edilen floresans bozunma verilerini görüntülemek için zaman ayrımlı spektroflorometre kullanıldı. Sentezlenen substrat PM-BSA'nın proteazlara maruziyeti sonrası floresans ömür dağılımları, proteazların farklı aktivitelerine atfedilen özgün yapılar sergiledi. Bu olgu fizyolojik etkinliklerinin yanısıra kanser, AIDS, SARS vb. birçok hastalıkta kilit rolü olan proteazların aktivitelerinin belirlenmesi ve birbirlerinden ayrıştırılması için geliştirilebilecek yeni tetkik yöntemlerine kapı aralamaktadır.
Çinko oksit nanopertikül temelli glutamin biyosensörü tasarlanması ve karakterizasyonu
Tıp, eczacılık, biyoteknoloji ve çevre alanlarında bir takım maddelerin hızlı, ucuz, kısa zamanda, pahalı analitik cihazlara ihtiyaç duymadan ve güvenilir olarak tayin edilebilmeleri için yapılan çeşitli çalışmalar büyük önem taşımaktadır. Son yıllarda metal oksit yarı iletkenler, gösterdikleri performans nedeniyle elektronik alanda sensör tasarlanmasında ve biyomedikal bilimler gibi oldukça geniş alanlarda kullanılmaktadır. Bu tür yarı iletken nanoyapıların elektron transfer kinetikleri ve adsorpsiyon kapasiteleri yüksek olduğu için biyomoleküllerin immobilizasyonu ve biyosensör tasarlanmasında kullanımı uygundur. Metal oksit yarı iletkenler arasında çinko oksit (ZnO), günümüzde biyouyumlu, biyobozunur ve biyogüvenli olması nedeniyle biyoteknolojik ve medikal uygulamalarda yaygın olarak kullanılmaktadır. Glutamin, kaslarda amino asit havuzunun %60'ını ve vücutta toplam amino asit döngüsünün %20'sini oluşturur. Glutamin'in temel olarak sağladığı faydalar; büyüme hormonunun salgılanmasına yardımcı olmak, hücrelerin azot alımını zenginleştirmek, protein sentezini artırmak, hücre hidrasyonunu artırmak, hücre iyileşmesini maksimize etmek, kas yıkımını engellemek, vücutta oluşan toksin maddeleri temizlemek, hücrelere azot taşımak, bağışıklık sistemini güçlendirmek ve enerji vermektir. Genel sağlık açısından ele alındığında; glutamin, yara veya yanıkların iyileşmesini hızlandırır, enfeksiyon oluşumunu engeller ve tüm kaslarda dayanıklılığı arttırır. Glutamin, protein metabolizmasında önemli bir rol alır, vücut geliştirenler için en önemli amino asittir ve kas yıkımının önlenmesi için gereklidir. Bu çalışmada öncelikle gümüş tel üzerine çinko oksit nanorod kaplanarak elektrot hazırlanmıştır. Çinko oksit nanorod kaplanan elektrot yüzeyine, glutaminaz enziminin kitosan kullanılarak immobilizasyonuyla glutamin biyosensörü hazırlandı. Biyosensörlerin optimum çalışma koşullarını belirlemek amacı ile tampon konsantrasyonu, tampon pH'sı ve ortam sıcaklığının elektrot cevabı üzerine etkileri incelenmiş, enzim elektrodunun raf ömrü, tekrarlanabilirliği, tayin aralığı belirlenmiştir. Ayrıca bu çalışmada, hazırlanan glutamin biyosensörü ile GNC L-glutamin tozunda glutamin tayini standart katma yöntemi ile yapılarak elde edilen sonuç referans değeri ile karşılaştırılmıştır. Anahtar kelimeler: Biyosensör, biyomedikal, biyomolekül, glutamin, glutaminaz, çinko oksit nanorod, kitosan, potansiyometrik, glutamin biyosensörü.
Çinko oksit nanopertikül temelli glutamin biyosensörü tasarlanması ve karakterizasyonu
Tıp, eczacılık, biyoteknoloji ve çevre alanlarında bir takım maddelerin hızlı, ucuz, kısa zamanda, pahalı analitik cihazlara ihtiyaç duymadan ve güvenilir olarak tayin edilebilmeleri için yapılan çeşitli çalışmalar büyük önem taşımaktadır. Son yıllarda metal oksit yarı iletkenler, gösterdikleri performans nedeniyle elektronik alanda sensör tasarlanmasında ve biyomedikal bilimler gibi oldukça geniş alanlarda kullanılmaktadır. Bu tür yarı iletken nanoyapıların elektron transfer kinetikleri ve adsorpsiyon kapasiteleri yüksek olduğu için biyomoleküllerin immobilizasyonu ve biyosensör tasarlanmasında kullanımı uygundur. Metal oksit yarı iletkenler arasında çinko oksit (ZnO), günümüzde biyouyumlu, biyobozunur ve biyogüvenli olması nedeniyle biyoteknolojik ve medikal uygulamalarda yaygın olarak kullanılmaktadır. Glutamin, kaslarda amino asit havuzunun %60'ını ve vücutta toplam amino asit döngüsünün %20'sini oluşturur. Glutamin'in temel olarak sağladığı faydalar; büyüme hormonunun salgılanmasına yardımcı olmak, hücrelerin azot alımını zenginleştirmek, protein sentezini artırmak, hücre hidrasyonunu artırmak, hücre iyileşmesini maksimize etmek, kas yıkımını engellemek, vücutta oluşan toksin maddeleri temizlemek, hücrelere azot taşımak, bağışıklık sistemini güçlendirmek ve enerji vermektir. Genel sağlık açısından ele alındığında; glutamin, yara veya yanıkların iyileşmesini hızlandırır, enfeksiyon oluşumunu engeller ve tüm kaslarda dayanıklılığı arttırır. Glutamin, protein metabolizmasında önemli bir rol alır, vücut geliştirenler için en önemli amino asittir ve kas yıkımının önlenmesi için gereklidir. Bu çalışmada öncelikle gümüş tel üzerine çinko oksit nanorod kaplanarak elektrot hazırlanmıştır. Çinko oksit nanorod kaplanan elektrot yüzeyine, glutaminaz enziminin kitosan kullanılarak immobilizasyonuyla glutamin biyosensörü hazırlandı. Biyosensörlerin optimum çalışma koşullarını belirlemek amacı ile tampon konsantrasyonu, tampon pH'sı ve ortam sıcaklığının elektrot cevabı üzerine etkileri incelenmiş, enzim elektrodunun raf ömrü, tekrarlanabilirliği, tayin aralığı belirlenmiştir. Ayrıca bu çalışmada, hazırlanan glutamin biyosensörü ile GNC L-glutamin tozunda glutamin tayini standart katma yöntemi ile yapılarak elde edilen sonuç referans değeri ile karşılaştırılmıştır. Anahtar kelimeler: Biyosensör, biyomedikal, biyomolekül, glutamin, glutaminaz, çinko oksit nanorod, kitosan, potansiyometrik, glutamin biyosensörü.
Çinko oksit nanopertikül temelli glutamin biyosensörü tasarlanması ve karakterizasyonu
Tıp, eczacılık, biyoteknoloji ve çevre alanlarında bir takım maddelerin hızlı, ucuz, kısa zamanda, pahalı analitik cihazlara ihtiyaç duymadan ve güvenilir olarak tayin edilebilmeleri için yapılan çeşitli çalışmalar büyük önem taşımaktadır. Son yıllarda metal oksit yarı iletkenler, gösterdikleri performans nedeniyle elektronik alanda sensör tasarlanmasında ve biyomedikal bilimler gibi oldukça geniş alanlarda kullanılmaktadır. Bu tür yarı iletken nanoyapıların elektron transfer kinetikleri ve adsorpsiyon kapasiteleri yüksek olduğu için biyomoleküllerin immobilizasyonu ve biyosensör tasarlanmasında kullanımı uygundur. Metal oksit yarı iletkenler arasında çinko oksit (ZnO), günümüzde biyouyumlu, biyobozunur ve biyogüvenli olması nedeniyle biyoteknolojik ve medikal uygulamalarda yaygın olarak kullanılmaktadır. Glutamin, kaslarda amino asit havuzunun %60'ını ve vücutta toplam amino asit döngüsünün %20'sini oluşturur. Glutamin'in temel olarak sağladığı faydalar; büyüme hormonunun salgılanmasına yardımcı olmak, hücrelerin azot alımını zenginleştirmek, protein sentezini artırmak, hücre hidrasyonunu artırmak, hücre iyileşmesini maksimize etmek, kas yıkımını engellemek, vücutta oluşan toksin maddeleri temizlemek, hücrelere azot taşımak, bağışıklık sistemini güçlendirmek ve enerji vermektir. Genel sağlık açısından ele alındığında; glutamin, yara veya yanıkların iyileşmesini hızlandırır, enfeksiyon oluşumunu engeller ve tüm kaslarda dayanıklılığı arttırır. Glutamin, protein metabolizmasında önemli bir rol alır, vücut geliştirenler için en önemli amino asittir ve kas yıkımının önlenmesi için gereklidir. Bu çalışmada öncelikle gümüş tel üzerine çinko oksit nanorod kaplanarak elektrot hazırlanmıştır. Çinko oksit nanorod kaplanan elektrot yüzeyine, glutaminaz enziminin kitosan kullanılarak immobilizasyonuyla glutamin biyosensörü hazırlandı. Biyosensörlerin optimum çalışma koşullarını belirlemek amacı ile tampon konsantrasyonu, tampon pH'sı ve ortam sıcaklığının elektrot cevabı üzerine etkileri incelenmiş, enzim elektrodunun raf ömrü, tekrarlanabilirliği, tayin aralığı belirlenmiştir. Ayrıca bu çalışmada, hazırlanan glutamin biyosensörü ile GNC L-glutamin tozunda glutamin tayini standart katma yöntemi ile yapılarak elde edilen sonuç referans değeri ile karşılaştırılmıştır. Anahtar kelimeler: Biyosensör, biyomedikal, biyomolekül, glutamin, glutaminaz, çinko oksit nanorod, kitosan, potansiyometrik, glutamin biyosensörü.
Pirenil türevleri ile modifiye edilmiş floresan karakterli peptid ve protein substratlara proteaz etkisinin florometrik yöntemlerle incelenmesi
Spektroflorometrik yöntemler çok sayıda değişik enzimlerin aktivitelerinin incelenmesinde yaygın olarak kullanılmaktadır. Enzim aktivitesinin florometrik olarak gösterilmesi, doğrudan enzimlerin substratlarından ya da substratlarının floresan türevlerinden elde edilen emisyon sinyallerinin yorumlanmasıyla gerçekleştirilir. Böylece enzim-substrat komplekslerinin oluşumu, konformasyonel değişimleri, enzim faaliyetinin durdurulması ve enzimatik reaksiyon kinetiği florometrik verilerle hassas olarak izlenebilmektedir. Piren, floresein, rodamin, antrasen vb. floresan karakterli çok sayıda organik madde; yapılarında gerçekleştirilen uygun kimyasal değişikliklerle, proteinleri oluşturan L-α-amino asitlerin alkil yan zincirlerinde bulunan –COOH, -NH2, -OH, -SH gibi işlevsel gruplara kovalent olarak bağlanabilmektedir. Bu çalışmada, kimotripsin ve tripsin enzimlerinin aktivitelerinin, N-(1-pirenil)maleimid ile modifiye edilmiş sığır serum albumininin floresans ömür dağılımları üzerindeki etkileri incelendi. Floresans ömür dağılımlarındaki değişimleri elde etmek amacıyla Eksponansiyel Seriler Yöntemi (ESM) ile analiz edilen floresans bozunma verilerini görüntülemek için zaman ayrımlı spektroflorometre kullanıldı. Sentezlenen substrat PM-BSA'nın proteazlara maruziyeti sonrası floresans ömür dağılımları, proteazların farklı aktivitelerine atfedilen özgün yapılar sergiledi. Bu olgu fizyolojik etkinliklerinin yanısıra kanser, AIDS, SARS vb. birçok hastalıkta kilit rolü olan proteazların aktivitelerinin belirlenmesi ve birbirlerinden ayrıştırılması için geliştirilebilecek yeni tetkik yöntemlerine kapı aralamaktadır.
Pirenil türevleri ile modifiye edilmiş floresan karakterli peptid ve protein substratlara proteaz etkisinin florometrik yöntemlerle incelenmesi
Spektroflorometrik yöntemler çok sayıda değişik enzimlerin aktivitelerinin incelenmesinde yaygın olarak kullanılmaktadır. Enzim aktivitesinin florometrik olarak gösterilmesi, doğrudan enzimlerin substratlarından ya da substratlarının floresan türevlerinden elde edilen emisyon sinyallerinin yorumlanmasıyla gerçekleştirilir. Böylece enzim-substrat komplekslerinin oluşumu, konformasyonel değişimleri, enzim faaliyetinin durdurulması ve enzimatik reaksiyon kinetiği florometrik verilerle hassas olarak izlenebilmektedir. Piren, floresein, rodamin, antrasen vb. floresan karakterli çok sayıda organik madde; yapılarında gerçekleştirilen uygun kimyasal değişikliklerle, proteinleri oluşturan L-α-amino asitlerin alkil yan zincirlerinde bulunan –COOH, -NH2, -OH, -SH gibi işlevsel gruplara kovalent olarak bağlanabilmektedir. Bu çalışmada, kimotripsin ve tripsin enzimlerinin aktivitelerinin, N-(1-pirenil)maleimid ile modifiye edilmiş sığır serum albumininin floresans ömür dağılımları üzerindeki etkileri incelendi. Floresans ömür dağılımlarındaki değişimleri elde etmek amacıyla Eksponansiyel Seriler Yöntemi (ESM) ile analiz edilen floresans bozunma verilerini görüntülemek için zaman ayrımlı spektroflorometre kullanıldı. Sentezlenen substrat PM-BSA'nın proteazlara maruziyeti sonrası floresans ömür dağılımları, proteazların farklı aktivitelerine atfedilen özgün yapılar sergiledi. Bu olgu fizyolojik etkinliklerinin yanısıra kanser, AIDS, SARS vb. birçok hastalıkta kilit rolü olan proteazların aktivitelerinin belirlenmesi ve birbirlerinden ayrıştırılması için geliştirilebilecek yeni tetkik yöntemlerine kapı aralamaktadır.
Hypocrea Jecorina saf kültüründen glutamat oksidaz enziminin üretimi
L-Glutamat oksidaz( L-glutamat Oksidaz EC 1.4.3.11), L-Glutamatı alfa ketoglutarat ve amonyum iyonuna dönüştüren reaksiyonu katalizleyen önemli bir enzimdir. Azot metabolizmasında önemli bir role sahiptir. Son yıllarda bu enzime olan ilgi terapötik açıdan karaciğer ve kalp hastalıklarındaki etkilerinin incelenmesi bu enzimin aktivitesine dayandırılmaktadır. Ayrıca hazır gıdalardaki mono sodyum glutamat içeriğinin iler ki yaşlarda Alzheimer hastalığını tetiklediği göz önünde bulunursa glutamat oksidazın aktivitesinin incelenip biyosensör üretimine ışık tutması büyük önem arz etmektedir. Glutamat oksidaz aktivitesi yaygın olarak bitkilerde, hayvansal dokularda, bakteri, maya ve küfleri kapsayan mikroorganizmalarda gözlemlenmiştir. Hypocrea Jecorina saf kültüründen glutamat oksidaz enziminin mikrobiyal olarak üretimi, üretilen enzimin optimum koşullarının belirlenmesi ve kinetik parametrelerinin hesaplanması hedeflenmiştir. Çalışma sonucunda elde edilen glutamat oksidaz enziminin optimum pH değeri 8.5 ve optimum sıcaklığı 37 - 40oC olarak bulunmuştur. Ayrıca üretilen glutamat oksidaz enziminin termal kararlılığı ve depolama kararlılığının oldukça yüksek olduğu tespit edilmiştir. Hypocrea Jecorina saf kültüründen üretilen enzimin kinetik parametreleri olan Km ve Vmax değerleri Lineaweaver-Burk grafiği çizilerek sırasıyla Km değeri 2.58mM ve Vmax değeri 83.33 U/mgprotein olarak bulunmuştur.
ZnO nanorod temelli glukoz biyosensörü hazırlanması ve kan serumunda glukoz tayininde kullanılması
Son yıllarda nanoboyutlarda üretilen malzemelerin gösterdikleri olağanüstü özellikler, maliyeti düşük, kolay üretilebilen ve analitik özellikleri gelişmiş nanoteknolojiye dayalı biyosensörler üzerine yapılan çalışmaları arttırmıştır. Glukoz metabolik reaksiyonlarda ara ürün olarak kullanılan ve hücrelerin enerji kaynağı olan bir monosakkarittir. Ayrıca fotosentezin ana ürünlerinden biridir ve hücresel solunum glukozla başlar. Glukoz tayini, kan glukoz değerlerine bağlı olarak oluşan hastalıkların teşhisi için büyük önem taşımaktadır. Bu çalışmada gümüş tel üzerine çinko oksit nanorod kaplanarak elektrot hazırlanmıştır. Çinko oksit nanorod kaplanan elektrot yüzeyine; glukoz oksidaz enzimi immobilize edilerek glukoz biyosensörü hazırlandı ve Biyosensör G olarak adlandırıldı. Ayrıca, ZnO nanorod kaplı elektrot yüzeyine glukoz oksidaz enzimi kitosan kullanılarak immobilizasyonuyla da glukoz biyosensörü hazırlandı ve Biyosensör GK olarak adlandırıldı. Biyosensörlerin optimum çalışma koşullarını belirlemek amacı ile tampon konsantrasyonu, tampon pH?sı ve ortam sıcaklığının elektrot cevabı üzerine etkileri incelenmiş, enzim elektrodunun raf ömrü, tekrarlanabilirliği, tayin aralığı belirlenmiştir. Biyosensör GK olarak adlandırdığımız glukoz biyosensörü kullanılarak standart katma yöntemi ile kan serumunda glukoz tayini gerçekleştirilmiştir.