Theses supervised by Prof. Dr. Ali Şen

18 theses · İnönü University, Kütahya Dumlupınar University, Dokuz Eylül University

Master'sOpen AccessTR

Türkiye'nin OECD ülkeleri ile endüstri içi ticaretinin değerlendirilmesi (2000-2010)

Endüstri-içi ticaret aynı endüstri sınıflandırma grubu içinde yer alan mal ve hizmetlerin iki yönlü ticaretini ifade eder. Özellikle 1980'lerin başlarından bu yana Türkiye'nin dış ticareti, yöneldiği bölgeler itibariyle büyük çeşitlilikler göstermiştir. Ancak, OECD'ye üye ülkelerin oluşturduğu bölge, günümüze dek en büyük oranı teşkil etmeye devam etmiştir. Bu tezin amacı, Türkiye ve OECD ülkeleri arasındaki dı? ticaret ilişkilerini, endüstri-içi ticaret açısından incelemektir. Bu tez, iki soruya cevap aramıştır: Birincisi, 2000-2010 döneminde Türkiye ile OECD ülkeleri arasındaki endüstri-içi ticaretin büyüklüğü, nasıl bir gelişme kaydetmiştir? ikincisi ise, aynı dönemde iki taraf arasındaki endüstri-içi ticaretin, ürünlerin teknoloji yoğunluğu bakımından anlamlı bir değişim gösterip göstermediğidir. Bu sorular çerçevesinde yürütülen araştırmada, analiz yöntemi olarak Grubel Lloyd indeksi kullanılmıştır. Bu tez çalışması, 2000-2010 döneminde Türkiye'nin OECD ülkeleri ile olan endüstri-içi ticareti büyüklüğünün ülkeden ülkeye değişkenlikler gösterirken, özellikle AB-15 ülkeleri grubu ile yüksek teknoloji içeren ürünler ağırlıklı bir endüsütri-içi ticaret eğilimi gösterdiği sonuçlarına ulaşmıştır.Anahtar Kelimeler: Endüstri içi Ticaret, Grubel Lloyd Endeksi, Türkiye, OECD Ülkeleri.

Endüstri içi ticaretOECD ülkeleriTürkiye+1
Şüheda Özörnek Tunç
İnönü University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2012
00
DoctorateOpen AccessTR

Türkiye'nin endüstri içi ticaretinin belirleyicileri: Temel dış ticaret partnerleri ile panel veri analizi

Dış ticarette son dönemde yaşanan gelişmeler geleneksel teorilerin aynı endüstrilerdeki benzer malların dış ticaretini ifade eden endüstri içi ticareti açıklamakta yetersiz kaldıklarını ortaya koymuştur. Geleneksel teoriler daha ziyade farklı endüstriler arasındaki dış ticareti ifade eden endüstriler arası dış ticareti açıklamaktadırlar. Nitekim aynı endüstri içindeki malların iki yönlü dış ticaretini (malların eşanlı ihracat ve ithalatını) açıklayan dış ticaret teorisi endüstri içi ticaret teorisidir. Bu tez çalışmasında Türkiye?nin temel dış ticareti partneri olan ülkeler ile arasındaki Endüstri içi Ticaretin hesaplanması ve belirleyicilerinin analiz edilmesi amaçlanmıştır. Bu kapsamda 1992-2011 yılları için Türkiye?nin toplam dış ticaretinde ilk yirmi sırayı oluşturan ülkeler tespit edilmiş ve farklı Endüstri içi Ticaret ölçüm yöntemleriyle (endeksleriyle) bu yıllara ilişkin söz konusu ülkelerle Endüstri içi Ticaret miktarları hesaplanmıştır. Bu hesaplamalar neticesinde Türkiye?nin dış ticaretinde Endüstri içi Ticaretin payının giderek artış gösterdiği tespit edilmiştir. Türkiye?nin temel dış ticaret partneri olarak seçilen yirmi ülkeyle Endüstri içi Ticaretinin belirleyicileri ise 1996 ve 2011 yılları arasındaki dönem için statik ve dinamik panel veri regresyon analizi yöntemleriyle tahmin edilmiştir. Yapılan ekonometrik analizlerde Türkiye?nin Endüstri içi Ticaret belirleyicilerinin ölçek ekonomisi ve piyasa büyüklüğü farklığı, dışa açıklık oranı ve ölçek ekonomisi ve piyasa büyüklüğü benzerliği değişkenleri olduğu bulgularına ulaşılmıştır. Anahtar Kelimeler: Endüstri içi ticaret, Türkiye, Panel veri modelleri, Dinamik panel veri modelleri

Mehmet Ozan Saray
İnönü University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2013
00
DoctorateOpen AccessTR

Bankacılık krizlerinin önlenmesinde bankalar birliğinin rolü ve lonca teşkilatı

Bankacılık krizleri, 1980'li yıllardan itibaren yükselen piyasa ekonomilerinde sürekli tekrarlanmıştır. 2008 Küresel Krizi ise özellikle güçlü ekonomik ve finansal alt yapıya sahip gelişmiş ülkelerde önemli tahribata yol açmıştır. 2008 Küresel Krizi'nin özellikle gelişmiş piyasa mekanizmalarına sahip ülkelerde gerçekleşmesi, bankacılık krizlerini önleyici geleneksel tedbirlerin yetersizliğini kanıtlamıştır. Bu çalışma, bankacılık krizleri ile daha etkin mücadele için geleneksel tedbirler olan makro (kamusal) ve mikro (banka içi) tedbirlere ilaveten mezo (meslek birlikleri) düzeyde tedbirlere de ihtiyaç olduğunu vurgulamaktadır. Mezo düzeyde faaliyette bulunan ve banka birlikleri gibi bir meslek örgütü olan Osmanlı loncaları, geçmişte devlet ile esnaf arasında, özellikle devletin aldığı tedbirlerin etkinliğini arttıran tamamlayıcı çok sayıda fonksiyon icra etmişlerdir. Çalışma, bankacılık krizlerinin önlenmesinde loncaların banka birlikleri için bir rol model olabileceğini ortaya koyarak mevcut literatürde önemli bir boşluğu doldurmaktadır. Çalışmanın temel amacı, bankacılık krizlerinin önlenmesinde banka birliklerinin tamamlayıcı rolünün makro tedbirler üzerindeki etkisini incelemektir. Bu kapsamda çalışmada "Bankacılık Krizlerini Önlemede Banka Birliklerinin Tamamlayıcı Rolünün Etkinliği Ölçeği" geliştirilmiştir. Geliştirilen ölçek emekli bankacı ve akademisyenlerden oluşan bir örnekleme uygulanmıştır. Elde edilen veriler, yapısal eşitlik modellemesi yöntemi ile test edilmiştir. Çalışmanın sonucunda banka birliklerinin bankacılık krizlerinin önlenmesinde üstlenmesi gereken tamamlayıcı roller tespit edilmiştir. Bu roller aracılığa, demokratik katılıma, otokontrole ve toplumsal faydaya ilişkindir. Anahtar Kelimeler: Küresel Finansal Kriz, Bankacılık Krizi, Osmanlı Loncaları, Mezo Tedbirler, Banka Birlikleri, Yapısal Eşitlik Modellemesi

Banka birlikleriBankacılık sektörüBankalar+5
İsmail Balkan
Kütahya Dumlupınar University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2021
00
Master'sOpen AccessTR

Süreç yönetiminde kalite yönetim prensiplerinin uygulanması üzerine bir araştırma

Her sey hızla degismektedir, müsteri beklentileri de hızla degismektedir.Bu gelisen dünyada sadece en iyi firmalar ayakta kalabilmektedir. Bunun içindeyapılması gereken sey müsteri odaklılıktır.Müsteriye odaklanmak için öncelikle yapılması gereken sey müsteriyitanımaktır, daha sonra müsterinin ihtiyaç ve beklentilerini bilmek ve bunlarıkarsılamaktır (kalite yönetim prensiplerinden müsteri odaklılık prensibi).Kurulusların müsteri ihtiyaç ve beklentilerini karsılamaları için artıkdegismeleri ve iyilesmeleri gerekmektedir. Kurulusların performanslarınıarttırmaları ve iyilesmeleri için toplam kalite yönetimini ve kalite yönetimprensiplerini benimsemeleri gerekmektedir. Ayrıca kurulusların gelenekselorganizasyon düsüncesini terk etmeleri ve kalite yönetim prensiplerinden enönemlisi olan süreç yönetimini benimsemeleri gerekmektedir. Kısacası artıkkurulusların süreç bakıs açısıyla bakmayı ögrenmeleri ve süreçleri degistirip,gelistirmeleri gerekmektedir.Kalite yönetim prensiplerinden süreç yönetimi diger kalite yönetimprensiplerini içinde barındırmaktadır. Buna göre süreç yönetimi müsteriodaklılıgı saglar, organizasyondaki faaliyetlere sistematik bir yaklasım getirir,herkesin bu çalısmalara katılmasını saglar (tedarikçilerde dahil), herkesinfikirlerini rahatça dile getirebildikleri bir ortamı saglar, ayrıca süreç yönetimitek bir defalık bir proje degil sürekli olması gereken bir çalısmadır. Kısacasısürekli iyilesmeyi benimseyen bir yaklasımdır.Hem üretim hem de hizmet sektöründeki bütün firmaların süreçyönetimini benimsemeleri gerekmektedir. Bu çalısmada departmanmagazacılıgındaki sorunlar ele alınmıstır ve bu sorunlara çözüm olarak süreçyönetimi benimsenerek is süreçlerinde iyilestirmeler yapılmıstır.Anahtar Kelimeler: 1) Kalite Yönetim Prensipleri, 2) Süreç yönetimi, 3) MüsteriOdaklılık, 4) Toplam Kalite Yönetimi

KaliteMüşteri odaklılıkToplam kalite yönetimi
Ayşegül Gonca
Dokuz Eylül University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2008
00
DoctorateOpen AccessEN

A study on six sigma applications for developing process performance

The importance of the performance of business processes for the success of organisations is undeniable. For surviving and being able to compete, organisations have to improve themselves by improving their business processes. This explains why process performance improvement is very popular and beneficial today. Therefore, it is used widely in organisations nowadays. There are many studies realised and published on this subject and many new studies are being performed.This thesis aims to integrate the techniques such as process qualification, fifth discipline, sustainability and six sigma, which are used in different points throughout process performance management, to examine the relationships between them and to investigate the possible contributions they may have on each other. In this manner, these techniques and methodologies will become more powerful by being used together and this will provide a more efficient performance management.The thesis shows the cause and effect relationship between process qualification and process performance. How an improvement obtained in process qualification causes an improvement in process performance is demonstrated by an application in an organisation working in automotive sector. Also, the model proposed for ensuring sustainability of realised improvements is given.

Six sigma methodSustainabilityProcess performance
Senem Vahaplar
Dokuz Eylül University · Institute of Graduate Studies in Science
2008
00
Master'sOpen AccessTR

Proses iyileştirme çalışmalarında veri madenciliği yaklaşımının kullanılması üzerine bir çalışma

Bilgisayar teknolojisindeki ilerleme, işletmelerin çok miktardaki veriyi saklayabilmesi ve gerektiğinde veriyi anlamlı bilgiye dönüştürmesini sağlamaktadır. Mevcut verileri bilgiye dönüştürme sürecinde veri madenciliği teknikleri kullanılarak süreçler analiz edilebilmektedir. Veri Madenciliği ile elde edilen sonuçlar müşteri odaklı bir işletme için girdi teşkil etmektedir.Bu çalışmada işletmelerin artan rekabet koşulları karşında ayakta kalabilmesi için kaçınılmaz olarak hedeflenen sürekli iyileştirme ve bu amacı benimseyen Altı Sigma metodolojisi ve teknikleri incelenmiştir. Altı Sigma yol haritası olarak kullanılan DMAIC döngüsündeki aşamalara ayrıntılı olarak yer verilmiştir. Özellikle verilerin toplanması, ölçülmesi ve analiz edilmesi sürecinde Veri Madenciliği tekniklerinden faydalanılması amaçlanmıştır. Son olarak da çalışma sonunda bugüne kadar yapılan araştırmalar incelenmiştir.

Esin Cumhur Yalçın
Dokuz Eylül University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2008
00
DoctorateOpen AccessTR

Montaj süreçlerinde yalın üretim verileri analizi

Günümüzün küresel pazar ortamında firmaların yerlerini koruyabilmek, ayakta durabilmek, büyümeyi ve gelişmeyi sağlamak için verimliliklerini arttırmaları gerekmektedir. Verimlilik artışını sağlamak için israfı önlemek ve kıt olan kaynakları verimli kullanmak zorundadırlar. Bu verimlilik artışı ve tasarrufu sağlamanın en hızlı sonuç verecek yolu ise üretim/imalat süreçlerinin yönetiminde ve kontrolünde radikal bir değişiklik yaratabilecek olan yalın düşünce ve yalın üretimdir. Yalın üretim, müşterilere istediklerini zamanında, en düşük fiyatla ve en yüksek kaliteyle sağlamaya odaklanarak bu değişikliği gerçekleştirir. Yalın üretim, minimum kayıp ve maksimum esneklik ile üretim yapan süreçler tasarlanmasına yardım eder.Elektronik endüstrisi ülkemizin en hızlı gelişen ve kar marjı en yüksek olan endüstrilerinden biridir. Elektronik endüstrisinde ürünlerin ortalama pazar ömrü gün geçtikçe kısalmaktadır ve yakın rekabet firmaları çok hızlı bir şekilde tasarım, üretim ve pazarlama yapmaya zorlamaktadır. Bu durumda gerçek üretim ortamı, çok zorlayıcı amaçlara sahiptir. Aynı makine aynı ürünün birbirinden çok az farklı varyasyonlarını veya farklı ürün tipleri üretmek için kullanıldığı için maliyet açısından etkinlik ve yüksek doğruluğun (kalitenin) yanı sıra esneklik de anahtar bir faktördür.Montaj üretimi pek çok ürün için kullanılmasına karşılık, elektronik ürün montajında ürünün karmaşıklığına göre monte edilen parça sayısı milyonlarca olabilmektedir. Bu nedenle elektronik ürünlerin montajı, diğer montaj ürünlerinden daha karmaşık ve problemlidir. Bu çalışmada özellikle elektronik montaj sektöründe yalınlaşma ve montaj için tasarım, başarılı bir örnek uygulama ile birlikte detaylı bir şekilde açıklanmaktadır Elektronik endüstrisinde montaj için tasarım ile ilgili bir ilk olacak bu çalışma aynı zamanda bir işletmede hem süreç, hem ürün hem de prosedürler üzerinde yalınlaşma sağlanması dolayısıyla da kapsamlı bir uygulama içermektedir.

ElektronikMontaj endüstrisiYalın üretim
Mustafa Kocakoç
Dokuz Eylül University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2008
00
Master'sOpen AccessTR

ISO 9001: 2000 ile altı sigma'nın bütünleştirilmesi ve bir otomotiv şirketi uygulaması

Ülkeler arası sınırların ticari alanda kalktığı, müşteri potansiyelinin ve isteklerinin çok yüksek olduğu ve sürekli değişimin yaşandığı iş dünyasında organizasyonların varlıklarını sürdürebilmek için artık sadece üretim yapıp, pazarlaması yeterli olmamaktadır. Her işlev ve fonksiyonunda kendisini sürekli iyileştiren, yaptığıyla yetinmeyerek sürekli daha iyiyi arayan ve müşterilerinin istek, ihtiyaç ve beklentilerine değer veren, onları araştırıp, yaptığı ürünlere yansıtan organizasyonlar büyük rekabet avantajı sağlamaktadır.Bugünün organizasyonları çalışanlarıyla birlikte öğrenip, onların tam katılımından yararlanarak, eğitim, iletişim ve takım çalışmasına önem vermek-tedir. Sürekli iyileştirmenin gereğini anlayan organizasyonlar, birçok gelişim araç ve tekniğinden yararlanmaktadır. Dünyaca ünlü organizasyonların sağla-dığı büyük tasarruflar nedeniyle bu araç ve tekniklerden özellikle Altı Sigma ve Yalın Üretim dikkat çekmektedir.Bu tez kapsamında Altı Sigma, Yalın Üretim ve ISO 90001: 2000 Kalite Yönetim Sistemi incelendi. Bir kalite yönetim sistemiyle birlikte uygulandığında muazzam sonuçlar veren Altı Sigma ve Yalın Üretim'in, ISO 9001:2000 Kalite Yönetim Standardı ile nasıl bütünleştirileceği açıklanarak, bütünleştirilmiş bir standart hazırlandı. Bu bütünleşik standardın ana basamakları bir otomotiv şirketinde araştırılarak, bulgular açıklandı ve önerilerde bulunuldu.Anahtar Kelimeler: ISO 9001:2000 Kalite Yönetim Sistemi, Altı Sigma, Yalın Üretim, Yalın Altı Sigma, Sürekli İyileştirme.

Altı sigma yöntemiISO 9001:2000Sürekli iyileştirme+1
Canan Sandal
Dokuz Eylül University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2008
00
Master'sOpen AccessTR

Modern dünya-sistem anlatısı ve yöneltilen eleştirilerin epistemolojik bağlamı

Modern Dünya-Sistem Anlatısı; Immanuel Wallerstein'in Dünya-Sistemleri Analizi perspektifinden; yaklaşık beş yüz yıldır var olduğunu öne sürdüğü kapitalist dünya-ekonominin gelişim, dönüşüm ve gerilim dinamiklerini sunduğu bir analiz çerçevesidir. Wallerstein, bu analiz çerçevesinin sunumunu temelde dört ciltlik Modern Dünya-Sistem serisi ile aktarmıştır. Bu tez kapsamında, "Kapitalizmin gelişim öyküsünü sistematize etmeye yönelik olan Modern Dünya-Sistem anlatısına yöneltilen eleştirilerin Dünya-Sistemleri Analizi perspektifiyle ilişkisi araştırılmaktadır. Bu amaç doğrultusunda çalışma, Dünya-Sistemleri Analizi'nin epistemolojik anlamının, Modern Dünya-Sistem anlatısının geniş bir özetinin ve Modern Dünya-Sistemi anlatısına getirilen eleştirilerin sunumunu içerir. Dünya-Sistemleri Analizi perspektifinin 19.yy sosyal bilimsel araştırmadan toplumsal gerçekliği kavrama da analiz birimi ve analiz biçimi ekseninde ayrışmasının yol açtığı düzlem farklılaşması, Modern Dünya-Sistem anlatısına getirilen eleştirilerin salt tarihi uyuşmazlıklarla ilişkili olmayıp epistemolojik kökleri olduğuna da işaret etmektedir. Anahtar Kelimeler: Modern Dünya-Sistem, Dünya-Sistemleri Analizi, Immanuel Wallerstein

EpistemolojiModern dünya-sistemSistem analizi+1
Ali İrfan Özeren
İnönü University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2021
00
DoctorateOpen AccessTR

Dış ticaret performansının belirlenmesinde inovasyonun rolü: Türkiye ve BRICS ülkeleri üzerine bir araştırma

Küreselleşme süreciyle birlikte ülkelerin birbirleriyle olan rekabeti artmaya başlamıştır. İnovasyon da bu rekabet ortamında ülkelerin önde olmasını sağlayan önemli bir yapı olmuştur. İnovasyon, üretim sürecinde sağladığı maliyet ve teknolojik avantajlarla ülkelerin gelişmesine katkı sunmaktadır. Teknolojik gelişimle birlikte elde edilen kazanımlar ülkelerin dış ticarette rekabet gücünün artmasına yardımcı olmaktadır. Üretim ve dış ticarette inovasyon temelli sağlanan performans artışı sonucunda katma değeri yüksek ürünlerin üretilmesi sağlanmaktadır. İnovasyon sayesinde ülkeler dış ticarette sahip oldukları etkinliklerini artırabilmektedirler. Dış ticaret performansının belirlenmesinde inovasyonun etkinliğinin sınandığı bu çalışmada Türkiye ve BRICS ülkeleri için bir araştırma yürütülmüştür. Çalışmada inovasyon göstergesi olarak temel göstergeler, teknolojik ve beşeri sermaye göstergeleri, finansal göstergeler, çevresel göstergeler ve kurumsal göstergeler başlığı altında yer alan değişkenler kullanılmıştır. Temel göstergeler için; patent başvuru sayısı, marka başvuru sayısı, endüstriyel tasarım uygulama sayısı, faydalı model uygulama sayısı ve Ar-Ge harcaması kullanılmıştır. Teknolojik ve beşeri sermaye göstergeleri için; eğitim harcaması, ileri teknoloji ihracatı, internet kullanım oranı ile bilimsel ve teknik makaleler kullanılmıştır. Finansal göstergeler için; M2 ve toplam kredi miktarı değerleri kullanılmıştır. Çevresel göstergeler için; CO2 emisyonu ve enerji tüketimi kullanılırken, kurumsal göstergeler için politik istikrar, hükümetin etkinliği, hukuk kurallarına uyum ve yolsuzluğun kontrolü değişkenleri kullanılmıştır. Panel veri analizinin yapıldığı çalışmada 2000-2018 yılları için bir araştırma yürütülmüştür. Çalışmada başlangıçta değişkenlerin tanımlayıcı istatistiklerine yer verilmiş, sonrasında değişen varyans ve otokorelasyonun varlığı araştırılmıştır. Elde edilen sonuçlar doğrultusunda Arellano (1987), Froot (1989) ve Rogers (1993) tahmincisiyle değişkenlerin katsayısı yorumlanmıştır. Yatay kesit analiziyle seriye ait birim kök analizinin tespiti yapılmıştır. CADF (2006) ve SURADF (2001) birim kök testleriyle değişkenlerin durağanlığı belirlenmiştir. Durbin Hausman (2008) eşbütünleşme testiyle değişkenlerin birbiriyle olan uzun dönemli ilişkisi ortaya koyulmuştur. Augmented Mean Group (2010) tahmin edicisiyle modele ait değerler yorumlanmıştır. Son olarak yapılan Emirmahmutoğlu ve Köse (2011) panel nedensellik analizi yardımıyla da değişkenler arasındaki nedensellik ilişkisi ortaya koyulmuştur. Yapılan nedensellik analizi sonucunda Brezilya'nın dış ticaret performansında finansal ve çevresel inovasyon göstergelerinin etkili olduğu, Rusya'nın dış ticaret performansında finansal, teknolojik ve beşeri sermaye göstergelerinin etkili olduğu, Hindistan'ın dış ticaret performansında temel göstergeler, finansal, teknolojik ve beşeri sermaye ile kurumsal göstergelerin etkili olduğu görülmüştür. Çin'in dış ticaret performansında temel göstergeler, teknolojik ve beşeri sermaye göstergeleri, finansal göstergeler, çevresel göstergeler ve kurumsal göstergelerin etkili olduğu görülmüştür. Güney Afrika'nın dış ticaret performansında çevresel inovasyon göstergelerinin etkili olduğu, Türkiye'nin dış ticaret performansında ise temel göstergeler, teknolojik ve beşeri sermaye ile kurumsal göstergelerin etkili olduğu görülmüştür.

BRICS-TPanel regrasyon analiziPanel veri modelleri+4
Ceren Pehlivan
İnönü University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2021
00
DoctorateOpen AccessTR

Türkiye'de savunma harcamalarının ekonomik büyümeye etkisi ve seçili dünya ülkelerine yakınsama analizi

Savunma harcamalarının dünyadaki ülke ekonomileri üzerinde olumlu ve olumsuz etkileri vardır. Savunma harcamalarının olumlu etkilerinin ortaya çıkabilmesi için savunma sanayi ürünlerinin ihraç edilmesi büyük önem arz etmektedir. Savunma sanayi üretim ve ihracatında daha çok ileri derecede sanayileşmiş-gelişmiş ülkeler öne çıkarken, gelişmekte olan ülkeler de savunma sanayine yatırım yaparak ekonomik büyümeyi artırmayı ve bir yakınsama süreci ile gelişmiş ülkeleri yakalamayı hedeflemektedirler. Gelişmekte olan ekonomilerden biri olan Türkiye, giderek artan savunma sanayi harcamaları ve ihracatı ile öne çıkmaktadır. Bu tez çalışmasında Türkiye'nin savunma harcamaları ile GSYİH büyümesi arasındaki ilişki incelenmekte ve Türkiye'nin ABD, Avrupa Birliği, Çin ve Rusya'nın savunma harcamalarına olan yakınsaması analiz edilmektedir. Uzun dönem ARDL hata düzeltme modeline dayalı analiz bulguları, askeri harcamalarda meydana gelecek bir artışın GSYİH'yı uzun dönemde negatif olarak etkileyeceğini göstermiştir. Çeşitli birim kök testlerinin analiz sonuçları ise Türkiye'nin savunma harcamalarının Çin ve Rusya'nın savunma harcamalarına yakınsadığını, ancak aynı yakınsama eğiliminin ABD ve Avrupa Birliği bağlamında geçerli olmadığını göstermiştir

Askeri harcamalarEkonomik büyümeEkonomik etki+4
Osman Demirel
İnönü University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2023
00
DoctorateOpen AccessTR

Türkiye'de turizm sektörünün performansına etki eden faktörlerin ampirik analizi

Turizmin olumlu ekonomik etkilerden daha da fazla yararlanmak için turizm sektörünün ekonomik anlamda performansının yani turizm gelirlerinin arttırılması gerekmektedir. Turizm gelirlerinin arttırılabilmesi ve daha etkin bir turizm politikasının oluşturulabilmesi için ise turizm gelirlerini etkileyen faktörlerin iyi bir şekilde analiz edilmesi gerekir. Şüphesiz ki turizm gelirlerini etkileyen birçok faktör (ekonomik, sosyal, teknolojik, demografik, çevresel vb.) bulunmaktadır. Ancak çalışmada yapılan analizde sadece turizm gelirlerini etkileyen ekonomik faktörler ele alınmıştır. Öyle ki iktisat literatüründe bu anlamda çalışma sayısı makaleler ile sınırlıdır. Hazırlanan bu çalışma ülkemizde bu konuda yapılan ilk tez çalışmalarından biridir. Çalışmada 2000 ile 2012 yılları arasındaki aylık veriler kullanılarak turist sayısı, ekonomik büyüme, reel döviz kuru ve enflasyon değişkenlerinin turizm gelirleri üzerindeki etkisi birim kök testleri, Johansen eşbütünleşme, VECM, Hatemi-J eşbütünleşme analizi, Frekans Dağılımı nedensellik testi, Toda-Yamamoto ve Bootstrap tabanlı Toda-Yamamoto nedensellik testleriyle analiz edilmiştir. Çalışma sonucunda; Türkiye'nin turizm gelirlerinin turist sayısı, ekonomik büyüme, reel kur ve enflasyon değişkenleri ile uzun dönemli bir ilişkiye sahip olduğu saptanmıştır. Ancak yapısal kırılmalar dikkate alındığında uzun dönemli bir ilişki görülmemiştir. Ayrıca analiz sonucunda turist sayısı, reel döviz kuru ve enflasyonun Türkiye'nin turizm gelirleri üzerinde etkili olduğu, turizm gelirlerinin ise turist sayısı, ekonomik büyüme ve enflasyon üzerinde etkili olduğu tespit edilmiştir. Anahtar Sözcükler: Turizm Ekonomisi, Turizm Performansı, Eşbütünleşme Analizi, Bootstrap Tabanlı Toda-Yamamoto Nedensellik Testi.

Ekonometrik analizEkonomik değerlendirmeEkonomik faktörler+6
Mustafa Şit
İnönü University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2014
00
DoctorateOpen AccessTR

İhracat dinamikleri ve ekonomik büyüme ilişkisi: Türkiye örneği

Küreselleşme sürecinde ülkeler arasındaki artan rekabet, ürün ve pazar bazında farklı dinamiklerin ortaya çıkmasını sağlamaktadır. Özellikle 2008 kriziyle birlikte cari paradigmanın sarsılması ve gelişmiş ülkelerin uyguladıkları politikalarda dönüşüme gitmesi, küresel rekabeti arttırmıştır. Artan rekabet koşulları ülkelerin ihracata dayalı büyüme hipotezini yeniden değerlendirmeye başlamalarına neden olmuştur. Bu noktada ihracatın ürün ve pazar bazında çeşitlendirilmesi, sofistikasyonu ve konsantrasyonu açısından ele alındığı 'ihracat dinamikleri' yaklaşımı ön plana çıkmaktadır. Bu çalışmada Türkiye özelinde ihracat dinamikleri ve ekonomik büyüme arasındaki ilişki zaman serileri analizi yöntemleriyle sorgulanmaktadır. Bunun için ilk olarak TÜİK, IMF ve WITS veri tabanlarından elde edilen ilgili serilerin durağanlıkları Genişletilmiş Dickey-Fuller (ADF) ve Phillips-Perron (PP) birim kök testleriyle sınanmıştır. Devamında serilerde yapısal kırılmalar altında birim kök araştırması yapan Lee-Strazicich (LM) ve Bai-Perron (BP) testlerine yer verilmiştir. Ardından ürün ve pazar bazında iki yapısal VAR modeli kurularak değişkenlerin ekonomik büyüme ile uzun dönemli ilişkileri araştırılmıştır. SVAR modelleri üzerinden Granger nedensellik testi, Etki-Tepki Analizi ve Varyans Ayrıştırması sonuçları elde edilmiş ve değişkenler arasındaki ilişki yorumlanmıştır. Sonrasında iki modelde de yer alan değişkenlerin birbirleriyle olan nedensellik ilişkilerini tespit etmek üzere, Toda-Yamamoto, Toda-Yamamoto Bootstrap, Hatemi-Roca, Breitung-Candelon ve Asimetrik Frekans Alanı nedensellik testleri yapılmıştır. Bu doğrultuda; ihracat dinamikleri kapsamında ele alınan değişkenlerin zaman içinde yapısal kırılmalara uğradığı - şoklardan etkilendiği, ihracat dinamiklerinin ekonomik büyüme ile asimetrik ilişkide olduğu ve bu ilişkilerin zamana göre değiştiği gözlemlenmiştir. Bundan dolayı etkin ihracat stratejisinin tespit ve tayini için kısa-orta ve uzun dönem nedensellik ilişkilerine göre politika belirlenmesi gerektiği sonuçlarına ulaşılmıştır.

Ekonomik büyümeMakroekonomik değişkenlerTürk ekonomisi+4
Musa Öztürk
İnönü University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2019
00
Master'sOpen AccessTR

Malatya ilinde hayvancılık sektörünün analizi

Hayvancılık sektörü, tarım sektörü içerisinde insanlık adına önemli ve başka kaynaklardan elde edilmesi mümkün olmayan proteinleri sağlaması bakımından ve de kırsal kesime dengeli bir gelir kaynağı olması bakımından oldukça önemlidir. Türkiye'deki hayvan sayısında 24 Ocak 1980 kararları sonrasında şiddetli azalışlar görülmüştür. Öyle ki koyun ve keçi sayısında, 1961 yılı ile kıyaslandığında 2017 yılı toplamında bir gerileme görülmüş, sığır sayısının ise çok az arttığı tespit edilmiştir. Türkiye'de hayvancılık sektörü içerisinde tavukçuluk sektörü, 1961-2017 yılları arasında ciddi büyüme kaydeden tek sektör olmuştur. Fakat ülkenin hayvan sayısındaki azalışa karşın verimsel alanda büyük dönüşümler kaydetmesi hayvansal ürün üretiminin genel olarak artmasını sağlamıştır. Malatya'nın ise bölgesindeki iller ile kıyaslandığında potansiyelini iyi kullanamadığı görülmüştür. Özellikle küçükbaş hayvancılık alanındaki kötü değerler dikkat çekmiştir. Malatya ilinin hayvancılık sektörü içerisinde tek başarılı olduğu faaliyet kolu ise tavuk eti üretimidir. Bölgedeki ihtiyaçta dikkate alındığında bu alanda yapılacak yatırımlar ile Malatya ilinin tavuk eti üretiminde lider konuma gelebileceği görülmüştür. Genel olarak Türkiye'nin tarım sektöründe içerisinde çok ciddi sorunları tespit edilmiştir. Ülkenin potansiyelini tam olarak kullanabilmesi için ciddi bir tarım reformu şarttır.

HayvancılıkHayvancılık sektörüMalatya+2
Fırat Öter
İnönü University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2019
10
Master'sOpen AccessTR

Türkiye'de ticari liberalizasyon ve ekonomik büyüme ilişkisi: Ampirik bir analiz

1980'li yıllarda küreselleşme süreci ile ortaya çıkmaya başlayan liberal politikalar, pek çok ülkeyi etkisi altına almıştır. Özellikle ekonomik alanda etkileri hissedilen küreselleşme olgusu, liberalizasyon olgusunu, liberalizasyon ise ticari liberalizasyon kavramını ortaya çıkarmıştır. Teorik temelleri köklü bir geçmişe dayanan ticari liberalizasyon düşüncesi, özellikle 1970li yılların başında Bretton-Woods sisteminin çöküşü ile önem kazanmış, 1980li yılların ikinci yarısı ve 1990'lı yıllar içerisinde tüm dünyaya yayılmıştır. Bu çalışmanın amacı yaşanan küreselleşme süreciyle birlikte ticari liberalizasyonun Türkiye'nin ekonomik büyümesi üzerindeki etkilerini incelemektir. Türkiye ekonomisinde uygulanan ticari liberalizasyon politikalarının ekonomik büyüme oranları üzerinde yol açtığı etkiler, yıllık veriler ile incelenmiştir. Çalışma üç ana bölümden oluşmaktadır. İlk bölümde öncelikle ticari liberalizasyon kavramsal olarak ele alınmış sonrasında ticari liberalizasyona yönelik teorik yaklaşımlar açıklanmış ve ticari liberalizasyonun ekonomik büyümeyi etkileme yolları değerlendirilmiştir. İkinci bölümde Türkiye ekonomisinde ticari liberalizasyona yönelik yapılan reformlar ele alınmış ve bu yeniliklerin meydana getirdiği sonuçlar üzerinde durulmuştur. Çalışmanın son bölümünde ise Türkiye Ekonomisine ait 1995-2015 dönemlerine ait ticari dışa açıklık oranının ekonomik büyüme üzerinde etkisi incelenmiştir. Serilerin durağanlığını incelemek için Dickey-Fuller (1979) birim kök testleri yapılmıştır. Vektör Otoregresyon yöntemi ve Granger nedensellik testi ile ticari liberalizasyon düzeyi ile ekonomik büyüme oranları arasındaki ilişki modellenerek elde edilen sonuçlar analiz edilmiştir. Ekonometrik analiz sonucunda ticari liberalizasyon ile ekonomik büyüme arasında pozitif ve çift yönlü bir ilişkinin varlığı tespit edilmiştir. Anahtar Kelimeler: Ticari Liberalizasyon, Ekonomik Büyüme, Dickey- Fuller Birim Kök Testi, Vektör Otoregresyon Yöntemi, Granger Nedensellik Testi

BüyümeDickey-Fuller Genelleştirilmiş Küçük KöklerEkonomi politikaları+5
Burcu Gün Aksoy
İnönü University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2017
00
Master'sOpen AccessTR

Uluslararası spor organizasyonlarının perakende sektörler üzerine etkisi: Bursa göçebe oyunları

Uluslararası spor organizasyonlarının ev sahibi şehir veya ülke ekonomilerine etkileri literatürde çok kez yer bulmuştur. Bu çalışmada 2022 yılında Bursa'da düzenlenen IV. Dünya Göçebe Oyunlarının Bursa şehrine ekonomik olarak etkisinin olup olmadığı araştırılmıştır. Araştırma için yapılan ankete IV. Dünya Göçebe Oyunları zamanında faaliyet gösteren 171 perakende sektör sahibi/yetkilisi katılım sağlamıştır. Araştırmada elde edilen veriler SPSS paket programı ile analiz edilmiştir. Araştırma sonucunda 29 Eylül ile 2 Ekim 2022 tarihleri arasında İznik/Bursa'da gerçekleşen IV. Dünya Göçebe Oyunlarının o dönemde perakende sektör iş kolu üzerinde faaliyet göstren iş yerlerine ve İznik/Bursa'ya etkisi analiz edilmiştir. Yapılan anket çalışmasından alınan cevaplara göre; 1- IV. Dünya Göçebe Oyunları zamanında ekstra pesonel/işçi alımı, farklı kültür tanınmasına katkı ve geleneksel Türk sporlarının tanıtımına katkı sorularına verilen cevaplar ile ana iş kolları arasındaki ilişkiye göre ANOVA testinin anlamlı farklılık gösterdiği, 2- IV. Dünya Göçebe Oyunları zamanında sipariş/satış artışı, müşteri sayısı artışı, kazanç artışı, tanıtıma katkı, altyapıya katkı, gelişime katkı sorularına verilen cevaplar ile ana iş kolları arasındaki ilişkiye göre ANOVA testinin anlamlı farklılık göstermediği tespit edilmiştir. 3- Çalışmanın bulgularına göre, IV. Dünya Göçebe Oyunları perakende sektörüne tanınırlık ve ekonomik olarak olumlu katkı sağlamıştır. Çalışma bu tür uluslararası organizasyonların ülkemizde düzenlenmesinin önemini vurgulamaktadır.

Ekrem Seyfi
Kütahya Dumlupınar University · Institute of Graduate Studies
2025
00
DoctorateOpen AccessTR

Teknolojik dinamiklerin ihracat performansına etkisi: OECD ülkeleri üzerine panel veri analizi

Bilgiyi üretme, teknik süreç ve yöntemleri uygulama ve aktarma mekanizması olarak teknolojik dinamikler, üretim ve dış ticaret ekseninde ülkelerin hangi alanlarda uzmanlaşma sağlayacağını belirlemekte ve dış ticaretin faktör bileşimleri üzerinde etkili olmaktadır. Dolayısıyla teknolojik dinamikler, ihracat performansının ve ülke refahının en kritik belirleyicileri haline gelmiştir. Bu kapsamda çalışmada, teknolojik dinamiklerin ihracat performansı üzerindeki etkileri araştırılmaktadır. Teknolojik gelişme dinamikleri olarak ele alınan Ar-Ge harcamaları, patent sayıları, DYY, reel efektif döviz kuru, sabit sermaye yatırımları gibi göstergeler ölçütleriyle tanıtılmış; OECD ülkelerinin bu göstergelere ait son 15 yıla ilişkin verileri üzerinden değerlendirmeler yapılarak ihracat performansına etkileri ortaya konulmuştur. Bu çalışmada farklı gelişme düzeyine sahip, yüksek teknolojik ürün ihracatının toplam ihracat içerisindeki payı %3 üzeri olan OECD ülkelerinin 2007-2022 yıllarına ait verileriyle ampirik olarak; panel veri analizi yöntemi ile teknolojik dinamiklerin ihracat performansı üzerindeki etkileri analiz edilmektedir. Teknolojik değişkenlerden patent sayıları ve araştırma geliştirme harcamaları arasında yüksek korelasyon bulunması sebebiyle kontrol değişkenleri aynı kalmak üzere bu değişkenlerin yer aldığı iki farklı model kurulmuştur. Modeller tahmin edilmeden önce yapısal kırılmalı panel birim kök testlerinden Karavias Tzavalis birim kök testi ile değişkenlerin durağanlık seviyeleri incelenmiştir. Uygulanan testler sonucu teknolojik ürün ihracatındaki değişimlerin %76-%77'sinin her iki modelde de mevcut bağımsız değişkenler tarafından açıklanabildiği görülmektedir. Ar-Ge harcamaları ve REER'in bağımlı değişken üzerindeki etkileri tüm modellerde anlamlı olup sabit sermaye yatırımları ve DYY'ının etkisi ise modelden modele değişmektedir. Analize ilişkin anlamlı sonuçlar elde edilmiş olup teknolojik dinamiklerin ihracat performansı üzerindeki etkileri bulgular dâhilinde incelenerek politika önerilerinde bulunulmuştur. Anahtar kelimeler: İhracat Performansı, OECD ülkeleri, Panel Veri Analizi Teknolojik Dinamikler.

Burcu Gün Aksoy
İnönü University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2025
00
DoctorateOpen AccessTR

Avrupa Birliği tarımsal desteklerinin kırsal kalkınmaya etkisi: Konya ili örneği

Tüm dünyada olduğu gibi ülkemizde de tarımsal faaliyetler kırsal alanlardaki ekonomik faaliyetlerin temelini oluşturmaktadır. Kırsal alanların kalkınması açısından tarımsal faaliyetlerin desteklenmesi kritik bir öneme sahiptir. AB tarafından aday ve potansiyel aday ülkelerin gelişimlerine katkı sağlamak ve üyeliğe hazırlanabilmelerine yardımcı olmak amacıyla çeşitli alanlarda mali yardımlar yapılmaktadır. Bu mali yardımlar arasında tarımsal destekler de bulunmaktadır. AB tarımsal desteklerinden daha etkin ve verimli bir şekilde yararlanabilmek için mevcut desteklerin ve etkilerinin incelenmesi gerekmektedir. Bu doğrultuda yapılan çalışmanın temel amacı, AB tarımsal desteklerinin kırsal kalkınmaya olan çok yönlü etkisini Konya ili örneğinde incelemektir. AB tarımsal desteklerinin kırsal kalkınmaya azami düzeyde katkı sağlayabilmesi için ilgili kesimlere önerilerde bulunulması açısından çalışma önem arz etmektedir. Çalışmada IPARD (2007-2013) Programı kapsamında TKDK tarafından kullandırılan hibe desteklerine ilişkin sayısal veriler derlenmiş ve kırsal kalkınma açısından değerlendirilmiştir. Bununla birlikte Konya ili düzeyinde uzmanlara, danışmanlara ve faydalanıcılara uygulanan anketler aracılığıyla toplanan veriler yorumlanmış ve desteklerin kırsal kalkınmaya katkıları ortaya konmuştur. Ayrıca faydalanıcılara uygulanan anketler aracılığıyla toplanan verilerden uygun olanlarla SPSS programı kullanılarak İkili Lojistik Regresyon Analizi gerçekleştirilmiş ve işletmelerin hedeflerine ulaşmalarında etkili olan değişkenler belirlenmiştir. Hibe destekleri sayesinde kırsal alanlarda ekonomik faaliyetlerin çeşitlendiği, yeni gelir kaynaklarının yaratıldığı, istihdamın arttığı, işletmelerin üretim kapasitelerinin, üretim miktarlarının, verimliliklerinin ve kârlılıklarının arttığı, kırsalda yaşayan insanların refah düzeylerinin ve yaşam kalitelerinin iyileştiği görülmüştür. Desteklerin kırsal kalkınma üzerinde iktisadi, sosyal, kültürel, çevresel ve teknolojik anlamda olumlu etkilerinin olduğu tespit edilmiştir. İstatistiksel analiz sonucunda işletmelerin hedeflerine ulaşma durumu (bağımlı değişken) ile eğitim veya kurs programına katılma durumu, finansman kaynakları ve girdileri üretme durumu (bağımsız değişkenler) arasında anlamlı ilişkinin olduğu belirlenmiştir.

Hüseyin Yıldırım
İnönü University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2025
00

Other supervisors