Theses supervised by Prof. Dr. Mustafa Kutlu
11 theses · İnönü University
Ortaokul ve lise öğrencilerinin internet bağımlılığı ve problemli internet kullanımının incelenmesi
Bu araştırmanın amacı, ortaokul ve lise de öğrenimine devam eden öğrencilerin İnternet bağımlılığı düzeyleri ve problemli İnternet kullanımı durumlarının çeşitli değişkenler açısından incelemek ve İnternet bağımlılığı düzeyleri ve problemli İnternet kullanımı durumları hakkında derinlemesine bir araştırma yapmaktır. Bu nedenle araştırmanın birinci basamağında meta analiz yöntemi kullanılarak, cinsiyetin internet bağımlılığı düzeylerine olan etkisini konu alan çalışmalar incelenerek, cinsiyet faktörüyle internet bağımlılığı arasındaki ilişki açıklanmaya çalışılmıştır. Araştırmanın ikinci basamağında ise hem nicel hem de nitel modellerin kullanıldığı karma yöntemlerden Açımlayıcı Sıralı Desenden faydalanılarak öğrencilerin İnternet bağımlılığı düzeylerinin hangi yönde ve ne düzeyde olduğu araştırılmıştır. Araştırmanın nicel boyutunda veri toplamak amacıyla kişisel bilgiler formu ile YİBTKF kullanılmıştır. Araştırmanın nitel boyutunda ise öğrencilerin İnternet bağımlılık düzeyleri hakkında daha derinlemesine bilgi toplamak için görüşmeler yapılmıştır. Araştırmanın evreni Malatya ili Yeşilyurt ve Battalgazi merkez ilçelerinde bulunan ortaokul ve liselere devam eden öğrenciler ve öğrenci velileri oluşturmaktadır. Araştırmanın nicel örneklemini ise ortaokul ve liselerde öğrenimlerine devam eden 1453 öğrenci oluşturmaktadır. Nitel örneklemini ise 14 öğrenci ve 9 veli oluşturmaktadır. Araştırmanın nicel boyutundan elde edilen veriler için her bir değişken için normal dağılım ölçütlerini sağlayıp sağlamadığını kontrol etmek için normallik testleri, ortalama, medyan, mod, histogram grafiği, basıklık ve çarpıklık değerleri ile Kolmogorov-Smirnov (K-S) değerleri incelenmiştir. Veri seti normallik ölçütlerini sağlamadığı için Non-Parametrik testler (Mann-Whitney U testi, Kruskal-Wallis testi, Spearman Sıra Farkları Korelasyon) kullanılmıştır. Nitel boyutu için yapılan görüşmelerin sonucunda elde edilen veriler üzerinde içerik analizi yapılmıştır. Analizlere göre öğrencilerde İnternet bağımlılığı düzeyleri; cinsiyet, okul kademesi, akıllı telefona sahip olup olmama durumu, günlük İnternet kullanım süresi, kullanılan İnternet hizmet türü, kullanım amaçları, sosyal medya kullanım durumu, anne öğrenim durumu, genel olarak algılanan anne tutumu, baba öğrenim durumu, genel olarak algılanan baba tutumu, İnternet kullanımıyla ilgili ailesiyle yaşadıklarını ifade eden durum, ailesinin sosyoekonomik durumu ve akademik başarı değişkenlerine göre farklılaşmaktadır. Kardeş sayısı ve İnternet erişiminde kullanılan araca göre ise İnternet bağımlılığı düzeyleri farklılaşmamaktadır. Araştırmanın nicel ve nitel bulgularının alanyazındaki karşılaştırılmasında destekleyici çalışmalara erişilmiştir. Araştırmadan elde edilen sonuçlara dayalı olarak çeşitli önerilerde bulunulmuştur. Anahtar Sözcükler: İnternet bağımlılığı, problemli İnternet kullanımı, ortaokul öğrencileri, lise öğrencileri, veliler
Göz hareketleri ile duyarsızlaştırma ve yeniden işleme (EMDR) yaklaşımının çocuklarda çevrimiçi kullanımı: Vaka çalışması
Bu araştırmanın amacı, Göz Hareketleri ile Duyarsızlaştırma ve Yeniden İşleme (EMDR) modelinin çevrimiçi psikolojik danışma sürecinde orta dönem çocukluktaki danışanlarla nasıl kullanıldığını betimlemektir. Bu nedenle araştırma vaka inceleme (case study) yöntemi ile tasarlanmıştır. Araştırma kapsamında, çalışmaya gönüllü olarak 6 çocuğun ebeveyni başvurmuştur. 6 danışandan bir tanesine ulaşılamamış, dolayısıyla psikolojik danışma oturumları başlatılmamıştır. Bir danışan görüşmelere çevrimiçi devam etmek istemediği için, bir danışan ise travmatik yaşantısı yanı sıra dil ve konuşma güçlüğü de çektiğinden sonlandırma oturumları yapılarak yüzyüze çalışabilecekleri uzmanlara yönlendirilmişlerdir. Sonuç olarak araştırma kapsamında üç danışan ile çevrimiçi EMDR uygulamaları tamamlanmıştır. Araştırmanın bulgular kısmında tekrara düşmemek için, tüm oturumları tamamlanan danışanlar arasından iki tanesi seçilmiş ve tez kapsamında ayrıntılı olarak betimlenmesine karar verilmiştir. Tamamlanan oturumlar araştırmacı tarafından deşifre edilmiştir. Danışanlara kod isimler verilmiş ve özel bilgileri değiştirilmiştir. Araştırmaya gönüllü olan danışanlardan biri İpek 8 yaşında ve dördüncü sınıf öğrencisidir; Eylül ise 6 yaşında ve birinci sınıf öğrencisidir. İpek trafik kazası geçirdikten sonra arabalara binemediği için, Eylül ise anneanne kaybından sonra içe kapanma davranışları göstermesi nedeniyle ebeveynleri tarafından psikolojik destek almaları istenen çocuklardır. İpek ile toplam 6 oturum, Eylül ile toplam 11 oturum çevrimiçi psikolojik danışma süreci yürütülmüştür. Her iki danışanın da annesi ile ön görüşmeler düzenlenmiş, ardından danışanlar ile tanışma oturumu ve EMDR müdahaleleri içeren oturumlar yürütülmüştür. İpek ile travmatik anının çalışılmasında resim çizdirme yolu tercih edilmiş ve dokunsal çift yönlü uyaran kullanılmıştır. Eylül'ün travmatik yaşantısına ise iyileştiren hikâye tekniği kullanılarak müdahale edilmiştir. Oturumlarda ise dokunsal ve işitsel çift yönlü uyaranlar kullanılmıştır. Çevrimiçi psikolojik danışma süreci boyunca ebeveynlerden günlük tutmaları istenmiş, benzer şekilde araştırmacı da sürece dair günlük tutmuştur. Her iki danışan ile, EMDR oturumları tamamlandıktan bir ay sonra izleme görüşmeleri yapılmıştır. Ayrıca ebeveynlerden süreci değerlendirebilmeleri için yapılandırılmış görüşme formu kullanılarak geribildirimler alınmıştır. Oturumların betimlenmesini desteklerken kullanmak üzere öntest-sontest ve izleme testi olarak Çocuklar için Olayların Etkisi Ölçeği (CRIES-8) kullanılmıştır. Buna göre de her iki danışanın travma sonrası belirtilerinde azalma olduğu ve bu azalmanın etkisini uzun bir süre koruduğu bulunmuştur. Ebeveyn ve araştırmacı günlükleri tematik analiz ile analiz edildiğinde, çevrimiçi EMDR müdahalelerinin etkili olmasını sağlayan en önemli faktörün terapötik ilişki olduğu sonucuna ulaşılmıştır. EMDR müdahale yöntemleri açısından ise "kelebek kucaklaması", "güvenli yer" ve "güvenli bağlarım" gibi egzersizlerin danışanların hayatında olumlu etkileri olduğu sonucuna varılmıştır. Her iki danışanın güncel sorunları ile travmatik yaşantılarına ilişkin sorunlarda olumlu değişimler olduğu bulunmuştur. Araştırmacılara, EMDR'ın çevrimiçi kullanımında çift yönlü uyarımın verilmesine ilişkin farklı metotlar denenebileceği, farklı travmatik yaşantıları olan çocuklarla daha geniş ölçekli çalışmalar yürütülebileceği, farklı EMDR protokollerinin çocuklar üzerindeki etkisi inceleyen çalışmalar tasarlanabileceği önerilmiştir.
Annelerin erken dönem uyumsuz şemaları ile ebeveyn rollerine ilişkin kendilik algılarının incelenmesi (Açıklayıcı karma desen)
Bu araştırmanın amacı, annelerin erken dönem uyumsuz şemaları ile ebeveyn rollerine ilişkin kendilik algılarını çeşitli değişkenler açısından incelemek ve annelerin bu konudaki görüşlerini derinlemesine araştırmaktır. Araştırmanın modeli karma yöntem araştırmalarından açıklayıcı karma desendir. Araştırmanın evreni Malatya ilinde yaşayan en az bir çocuğu olan kadınlardır. Araştırmanın nicel boyutunda annelerin erken dönem uyumsuz şemaları ile ebeveyn rollerine ilişkin kendilik algılarını tespit etmek için ilişkisel tarama modeli kullanılmıştır. Araştırmanın nitel boyutunda ise fenomenolojik araştırma yöntemi kullanılmıştır. Araştırmanın nicel kısmındaki veriler Young Şema Ölçeği Kısa Form-3, Ebeveyn Rolüne İlişkin Kendilik Algısı Ölçeği ve Kişisel Bilgi Formu ile toplanmıştır. Araştırmanın nitel kısmındaki veriler ise yarı yapılandırılmış görüşme formu ile toplanmıştır. Araştırmanın nicel kısmında 484 anne ile nitel kısmında ise 32 anne ile çalışılmıştır. Araştırmanın nicel verilerinde normallik ölçütünü sağlayanlarda t-Testi, Tek Yönlü Varyans Analizi ANOVA ve Pearson Moment Çarpım Korelasyon Katsayısı kullanılırken; normallik ölçütünü sağlamayanlarda ise Mann-Whitney U Testi, Kruskal Wallis-H Testi ve Spearman Sıra Farkları Korelasyonu kullanılmıştır. Araştırmanın nitel verilerinde içerik analizi yöntemi kullanılmıştır. Araştırmanın nicel verilerinin analizinde annelerin erken dönem uyumsuz şemalarının yaşa, ilk kez anne olma yaşına, öğrenim durumlarına göre farklılaştığı bulunmuştur. Annelerin ebeveyn rollerine ilişkin kendilik algıları ile ilk kez anne olma yaşı arasında bir ilişki olduğu; ebeveyn rollerine ilişkin kendilik algıları öğrenim durumlarına göre farklılaştığı bulunmuştur. Annelerin erken dönem uyumsuz şemaları ile ebeveyn rollerine ilişkin kendilik algıları arasında pozitif yönde bir ilişki olduğu tespit edilmiştir. Araştırmanın nitel verilerinin analizinde üç tema tespit edilmiştir: Bir kavram olarak annelik, annelik süreçleri ve çocukluk dönemine ilişkin algılar. Araştırmanın nicel ve nitel bulgularına ilişkin alanyazında destekleyici bulgulara ulaşılmıştır. Araştırmanın sonuçları doğrultusunda alan çalışanlarına, ilgili kurum ve kuruluşlara, araştırmacılara önerilerde bulunulmuştur.
Rehber öğretmenlerin benlik saygısı ile mesleki benlik saygısı düzeylerinin çeşitli değişkenler açısından incelenmesi
Bu araştırmanın amacı rehber öğretmenlerin benlik saygısı ile mesleki benlik saygısı düzeylerinin çeşitli değişkenler açısından anlamlı bir farklılık gösterip göstermediğinin incelenmesidir. Bu nedenle betimsel yöntem kullanılmıştır. Araştırmanın örneklemi Elazığ, Malatya ve Diyarbakır'da görev yapan 306 rehber öğretmenden oluşmaktadır. Araştırmada rehber öğretmenlerin benlik saygısını ölçmek için "Rosenberg Benlik Saygısı Ölçeği (RBSÖ)", mesleki benlik saygısını ölçmek için "Arıcak Mesleki Benlik Saygısı Ölçeği (MBSÖ)" ve araştırmacı tarafından hazırlanan "Kişisel Bilgi Formu (KBF)" kullanılmıştır. Elde edilen verilerin analizi için SPSS 16.0 paket programı kullanılmış; Levene'nin Varyansların Homojenlik Testi, Bağımsız Gruplarda T-testi, Tek Yönlü Varyans Analizi ve Scheffe Testinden yararlanılmıştır. Ayrıca iki sürekli değişken arasındaki ilişki Pearson Korelasyon Katsayısı tekniğiyle ölçülmüştür. Araştırma sonucunda, rehber öğretmenlerin cinsiyet, görev yapılan il, mezun olunan lisans programı, görevdeki hizmet süresi, sunulan olanak yeterliliği, akademik eğitim düzeyi, Türk Psikolojik Danışma ve Rehberlik Derneği'ne üyelik durumu, eğitim kademesi, hizmet verilen öğrenci sayısı değişkenlerine göre benlik saygısı ile mesleki benlik saygısı puanları arasında istatistiksel olarak anlamlı bir farklılık olmadığı bulunmuştur. Ayrıca, rehber öğretmenlerin alan ile ilgili yayınların takibi ve yerleşim birimi değişkenlerine göre benlik saygısı puanları arasında anlamlı farklılık bulunmamış olup, mesleki benlik saygısı puanları arasında anlamlı farklılık bulunmuştur. Araştırma sonucunda rehber öğretmenlerin benlik saygısı ile mesleki benlik saygısı puanları arasında olumlu yönde anlamlı ilişkinin olduğu bulunmuştur. Araştırmadan elde edilen sonuçlara dayalı olarak çeşitli önerilerde bulunulmuştur.
Lise öğrencilerinin akademik güdülenme, okula bağlanma ve okuldaki temel psikolojik ihtiyaçları ve arasındaki ilişkilerin incelenmesi
Bu araştırmada lise öğrencilerinin akademik güdülenme, okula bağlanma ve okuldaki temel psikolojik ihtiyaçları arasındaki ilişkiler incelenmiştir. Ayrıca akademik güdülenme düzeylerinin bazı demografik değişkenler açısından incelenmesi de amaçlanmıştır. Araştırma evrenini 2018-2019 Eğitim-Öğretim yılında Elazığ il merkezinde öğrenim görmekte olan lise öğrencileri oluşturmuştur. Araştırmanın örneklemi ise uygun örnekleme yöntemiyle seçilen farklı okul türlerinde öğrenim gören 389 kız ve 361 erkek olmak üzere toplam 750 öğrencidir. Araştırmada veri toplama araçları olarak Akademik Güdülenme Ölçeği (Bozanoğlu, 2004b), Okula Bağlanma Ölçeği Lise Formu (Savi-Çakar ve Karataş, 2017), Ergen Öğrencilerin Okuldaki Temel Psikolojik İhtiyaçları Ölçeği (Özen, 2016) ve araştırmacı tarafından oluşturulan Kişisel Bilgi Formu kullanılmıştır. Veri analizinde Bağımsız Örneklemler İçin t Testi, Tek Faktörlü Varyans Analizi ve Pearson Momentler Çarpım Korelasyonu Katsayısı kullanılmıştır. Araştırma sonuçları, ergenlerin akademik güdülenme düzeylerinin sınıf düzeyi, devamsızlık ve başarı puanına göre farklılaştığını; cinsiyet, okul türü ve sınıf mevcuduna göre farklılaşmadığını göstermiştir. Ayrıca akademik güdülenme ile okula bağlanma arasında, okula bağlanma ile okuldaki temel psikolojik ihtiyaçlar arasında ve akademik güdülenme ile okuldaki temel psikolojik ihtiyaçlar arasında orta düzeyde pozitif yönde anlamlı ilişki olduğu bulunmuştur. Sonuçlar ilgili literatür ışığında tartışılmıştır. Anahtar Kelimler: Güdülenme, Akademik Güdülenme, Okula Bağlanma, Okuldaki Temel Psikolojik İhtiyaçlar iv ABSTRACT HIGHSCHOOL STUDENTS' ACADEMIC MOTIVATION, SCHOOL ATTACHMENT AND BA
Psikolojik danışmanların danışma sürecinde manevi konulara yönelik tutumlarınının manevi yönelimleri ve etkili danışman nitelikleri açısından incelenmesi
Bu araştırmanın temel amacı psikolojik danışmanların danışma sürecinde manevi konulara ilişkin tutumlarını manevi yönelimleri ve etkili danışman nitelikleri açısından incelemektir. Araştırmanın temel amacını gerçekleştirebilmek için psikolojik danışmanların danışma sürecinde manevi konulara yönelik tutumlarını ölçmeye yönelik bir ölçme aracının geliştirilmesi araştırmanın diğer amacını oluşturmuştur. Araştırmanın evreni İstanbul ilinde resmi okullarda ve rehberlik araştırma merkezlerinde görev yapmakta olan, lisans eğitimini rehberlik ve psikolojik danışma programında tamamlayan psikolojik danışmanlardır. Araştırmanın örneklemi uygun örnekleme yöntemi ile seçilen 514 (344 kadın, 170 erkek) danışmandan oluşmuştur. Ölçeğin geliştirilme sürecinde çalışma grubuna 386 (253 kadın, 133 erkek) danışman katılmıştır. Araştırmada veri toplama araçları olarak Kişisel Bilgi Formu, Etkili Psikolojik Danışman Niteliklerini Değerlendirme Ölçeği, Manevi Yönelim Ölçeği ve Psikolojik Danışmada Maneviyata Yönelik Danışman Tutum Ölçeği kullanılmıştır. Psikolojik Danışmada Maneviyata Yönelik Danışman Tutum Ölçeği'nin geliştirilmesi sürecinde, yapı geçerliğini belirlemek için Açımlayıcı Faktör Analizi ve Doğrulayıcı Faktör Analizi yapılmıştır. Açımlayıcı Faktör Analizi sonucunda yedi maddeden oluşan tek faktörlü bir yapı elde edilmiştir. Tek boyutlu modelin veriye uyumu Doğrulayıcı Faktör Analizi ile test edilmiştir. Analiz sonucunda tek faktörlü modelin iyi uyum indekslerine sahip olduğu saptanmıştır (RMSEA=.04, RMR=.03, GFI=.98, AGFI=.95, CFI=.99, IFI=.99, NFI=.98). Ölçeğin güvenirlik analizlerinde hesaplanan Cronbach Alfa katsayısı .89; test-tekrar test katsayısı .88 ve %27'lik alt-üst grup t değerlerinin anlamlı olduğu (p<.001) tespit edilmiştir. Geliştirilen ölçekle psikolojik danışmanların danışma sürecinde manevi konulara ilişkin tutumları cinsiyet, eğitim düzeyi ve mesleki kıdeme göre incelenmiştir. Bunun için bağımsız gruplar için t Testi ve Tek Yönlü Varyans Analizi yapılmıştır. Analizler sonucunda psikolojik danışmanların danışma sürecinde manevi konulara ilişkin tutumlarının cinsiyet, eğitim düzeyi ve mesleki kıdem değişkenlerine göre anlamlı düzeyde farklılaşmadığı bulunmuştur. Araştırmanın temel amacı olan psikolojik danışmanların danışma sürecinde manevi konulara ilişkin tutumlarını manevi yönelimleri ve etkili danışman nitelikleri açısından incelemek için çoklu regresyon analizi yapılmıştır. Analiz sonuçları, manevi yönelim ve etkili danışman niteliği esneklik boyutunun danışmanların danışma sürecinde manevi konulara ilişkin tutumlarını anlamlı düzeyde ve pozitif yönde; etkili danışman niteliği entelektüel yeterlik boyutunun ise anlamlı düzeyde ve negatif yönde yordadığını göstermiştir. Etkili danışman niteliklerinden enerji, destek, iyi niyet ve öz-farkındalık boyutlarının danışmanların danışma sürecinde manevi konulara ilişkin tutumlarını anlamlı düzeyde yordamadığı bulunmuştur. Araştırmanın bulguları ilgili alan yazın çerçevesinde yorumlanmış ve öneriler sunulmuştur. Anahtar Sözcükler: Psikolojik Danışma Süreci, Psikolojik Danışman, Etkili Psikolojik Danışman Özelliği, Maneviyat, Psikolojik Danışmada Maneviyata Yönelik Danışman Tutumu.
Eğitim fakültesi öğrencilerinin mesleki kişilik tipleri ile beş faktör kişilik özellikleri arasındaki ilişki
Bu araştırmada, eğitim fakültesi öğrencilerinin beş faktör kişilik kuramına dayalı kişilik özelliklerinin, mesleki kişilik tipleriyle ilişkisinin incelenmesi amaçlanmıştır. Araştırmanın örneklemini, 2016-2017 Bahar yarıyılında İnönü Üniversitesi Eğitim Fakültesinde eğitimini sürdüren 323 öğrenci oluşturmaktadır. Araştırma kapsamında öğrencilerin mesleki kişilik tiplerinin belirlenmesinde "Mesleki Kişilik Envanteri" kullanılmıştır. Öğrencilerin kişilik özelliklerinin ölçülmesinde ise "Beş Faktör Kişilik Özellikleri Testi" kullanılmıştır. Araştırmanın bulguları; sorumluluğun geleneksel kişilik (r=.45) ve sosyal kişilik tipleriyle (r=.33), uyumluluğun sosyal kişilik (r=.52) ve geleneksel kişilik tipleriyle (r =.30), açıklığın sanatçı kişilik tipi ile (r=.47) ve dışadönüklüğün sosyal kişilik (r =.33) ve sanatçı kişilik (r=.34) tipleri ile anlamlı bir ilişkisi olduğunu göstermektedir (p<0.05).
Arkadaşlık becerisi psiko-eğitiminin 9-12 yaş arası öğrencilerin arkadaşlık niteliğine etkisi
Bu araştırmanın iki temel amacı bulunmaktadır. Birincisi Asher ve Parker (1989) tarafından 3-6 sınıf öğrencilerinin arkadaşlık niteliklerini ölçmek için geliştirilmiş olan Friendship Quality Questionnaire (FQQ) Türkçe'ye uyarlamaktır. İkinci amacı ise arkadaşlık becerisi psiko-eğitiminin 9-12 yaş arası öğrencilerinin arkadaşlık niteliğine etkisini incelemektir. Araştırmanın örneklemini Malatya il merkez sınırları içerisinde yer alan toplam 1792 öğrenci oluşturmuştur. Araştırmanın birinci aşaması olan Arkadaşlık Niteliği Ölçeği'nin (ANÖ) Türkçe'ye uyarlanma süreci için 1479 öğrenciye uygulama yapılmıştır. Araştırmanın ikinci aşaması olan arkadaşlık becerisi eğitiminin 9-12 yaş arası öğrencilerinin arkadaşlık niteliğine etkisinin incelenmesi için 27öğrenci ile deneysel işlem yürütülmüştür. Ölçeğin yapı geçerliğini belirlemek için açımlayıcı ve doğrulayıcı faktör analizi yapılmıştır. Açımlayıcı faktör analizi sonucunda ölçeğin 33 maddeden ve orjinaldeki gibi altı faktörlü bir yapıdan oluştuğu saptanmıştır. Açımlayıcı faktör analizi ile elde edilen altı faktörlü modelin veriye uyumunun sağlanıp sağlanmadığını test etmek amacıyla doğrulayıcı faktör analizi uygulanmıştır. Ayrıca ölçüt bağıntılı geçerlilik kapsamında literatürde yüksek nitelikli arkadaşlık ilişkilerine sahip olan öğrencilerin daha az yalnızlık yaşadıkları yönündeki ölçüt baz alınarak (Asher ve Parker, 1993) ANÖ'nin Çocuklar İçin Yalnızlık Ölçeği ile arasındaki korelasyon hesaplanmıştır. Elde edilen bulgular ANÖ ile Çocuklar İçin Yalnızlık Ölçeği arasındaki korelasyonunorta düzeyde negatif ve anlamlı bir ilişki olduğunu göstermiştir (r=-0.486,p<.01).Ölçeğin nihai fomunda 33 madde yer almıştır. Ölçek altı alt faktörden oluşmaktadır. Bu altı faktör; "Sırları paylaşma/Kendini açma", "Çatışma ve İhanet", "Onaylama ve Destekleme", "Dostluk ve Eşliketme", "Yardım ve Rehberlik" ve "Güven" şeklindedir. Ölçekte her alt boyut, için iç tutarlık katsayısı olarak Cronbach alfa değerleri hesaplanmıştır. Bunun yanı sıra test tekrar test güvenirlik değerleri bir başka güvenirlik göstergesi olarak ayrıca hesaplanmıştır. Bu araştırmanın ikinci amacı, arkadaşlık becerisi psiko-eğitiminin 9-12 yaş arası öğrencilerinin arkadaşlık niteliğine etkisini incelemektir. Araştırmada 3x2'lik (deney, kontol ve plasebo grubu x ön test-son test) karışık desen kullanılmıştır. Bu amaçla 2014-2015 Eğitim-Öğretim yılı birinci döneminde Arkadaşlık Becerisi psiko-eğitim programına katılacakları belirlemek için Malatya ili Battalgazi ilçesindeki Türkiyem Ortaokulu'nun 5. ve 6. sınıflarına devam eden öğrencilere ANÖ uygulanmıştır. Ön test sonucunda psiko-eğitim programına katılım ölçütlerini karşılayan gönüllü 27 öğrenci (deney grubu=9, kontrol grubu=9, plasebo grubu=9) deney, kontrol ve plasebo gruplarına yansız olarak atanmıştır. Deney grubunda bulunan katılımcılara arkadaşlık niteliklerini yükseltmek amacıyla araştırmacı tarafından geliştirilen 11 oturumluk arkadaşlık becerisi psiko-eğitim programı, plasebo grubu ile verimli ders çalışma yöntem ve tekniklerine yönelik beş oturumluk bir grup rehberliği uygulaması yapılmıştır. Kontrol grubu ile de herhangi bir uygulama yapılmamıştır. İkifaktörlü ANOVA sonuçları arkadaşlık becerisi psiko-eğitim programının arkadaşlık niteliği üzerinde etkili olduğunu göstermektedir. Bu çalışmanın sonuçları arkadaşlık becerisi psiko-eğitim programının 9-12 yaşları arasındaki öğrencilerin arkadaşlık niteliklerini artırmada etkili bir yaklaşım olarak kullanılabileceğini göstermektedir. Anahtar Kelimeler: Arkadaşlık, arkadaşlık niteliği, arkadaşlık becerisi
Çocuk istismarı ve ihmalinin bazı değişkenler açısından incelenmesi
Bu araştırmanın amacı, 6., 7. ve 8. sınıf öğrencilerinin fiziksel, duygusal, ekonomik istismar ve ihmal düzeylerinin cinsiyet, sınıf ve sosyo-ekonomik düzey açısından anlamlı bir farklılık gösterip göstermediğini belirlemek, ayrıca öğrencilerin yalnızlık ve boyun eğici davranış düzeylerinin, istismar ve ihmal düzeylerini anlamlı olarak yordayıp yordamadığını ortaya koymaktır. Araştırmanın çalışma evrenini, Bursa'da 11 farklı okuldaki 6., 7. ve 8. sınıfa devam eden 856 (428 kız, 428 erkek) öğrenci oluşturmuştur. Araştırmada ölçme aracı olarak Çocuk İstismarı ve İhmalini Tanılama Anketi, Çocuklar İçin Okul Temelli Yalnızlık Ölçeği ve Boyun Eğici Davranışlar Ölçeği kullanılmıştır. Verilerin analizi için SPSS 21.0 paket programı kullanılmış; t-Testi, tek yönlü ANOVA, Post-Hoc çoklu karşılaştırma testlerinden Scheffe Testi, Dunnet-C Testi ve çoklu regresyon analizinden yararlanılmıştır. Araştırma sonucunda, erkek öğrencilerin kız öğrencilerden daha fazla fiziksel istismara, ekonomik istismara ve ihmale uğradığı; 8. sınıf öğrencilerinin 6. sınıf öğrencilerinden daha fazla duygusal istismara maruz kaldığı ortaya çıkmıştır. Orta SED'deki (sosyoekonomik düzey) öğrencilerin yüksek SED'deki öğrencilerden daha fazla fiziksel ve duygusal istismara uğradığı; orta SED'deki öğrencilerin yüksek SED'deki öğrencilerden ve düşük SED'deki öğrencilerin yüksek SED'deki öğrencilerden daha fazla ekonomik istismara uğradığı; düşük SED'deki öğrencilerin yüksek SED'deki öğrencilerden daha fazla ihmale uğradığı sonucuna ulaşılmıştır. Araştırmada, öğrencilerin yalnızlık ve boyun eğici davranış düzeylerinin fiziksel, duygusal, ekonomik istismar ve ihmal düzeyleri üzerinde anlamlı bir yordayıcı olduğu sonucuna ulaşılmıştır. Araştırmadan elde edilen sonuçlara dayalı olarak çeşitli önerilerde bulunulmuştur. Anahtar Kelimler: Çocuk İstismarı ve İhmali, Yalnızlık, Boyun Eğici Davranış
Ergenlerde internet bağımlılığı, akademik güdülenme, akademik erteleme ve okula bağlanma arasındaki ilişkiler
Bu araştırmanın temel amacı ergenlerde internet bağımlılığı, akademik güdülenme, akademik erteleme ve okula bağlanma arasındaki ilişkilerin incelenmesidir. Bu genel amaç doğrultusunda internet bağımlılığı, akademik güdülenme, akademik erteleme ve okula bağlanma arasındaki ilişkileri inceleyen hipotezler yapısal eşitlik modellemesi ile test edilmiştir. Araştırmanın evrenini, Elazığ il merkezinde resmi liselerde öğrenim görmekte olan öğrenciler oluşturmaktadır. Araştırmanın örneklemini ise, tabakalı örnekleme yöntemi ile seçilen 689 (383 kız, 306 erkek) ergen oluşturmaktadır. Araştırmada veri toplama araçları olarak Young İnternet Bağımlılığı Testi- Kısa Formu, Akademik Güdülenme Ölçeği, Akademik Erteleme Ölçeği ile Çocuk ve Ergenler İçin Okula Bağlanma Ölçeği kullanılmıştır. Araştırmada önerilen hipotetik model test edilmeden önce her bir gizil değişkenin yapısal modellerde kullanılabilecek yeterlikte olup olmadığı incelenmiştir. Bu bağlamda her bir gizil değişkene ait yapılar, ölçüm modelleri ile test edilmiştir. Ölçüm modelleri Doğrulayıcı Faktör Analizi (DFA) ile test edilmiştir. DFA sonucunda ölçüm modellerinin kabul edilebilir uyum değerlerine sahip olduğu görülmüştür. Sonrasında ise önerilen hipotetik model test edilmiştir. Analiz sonucunda hipotetik modele ait bütün yolların istatistiksel olarak anlamlı olduğu sonucuna ulaşılmıştır. Önerilen hipotetik modele ilişkin uyum indeksleri kabul edilebilir değerlere sahiptir (χ2= 498.551, sd= 164, χ2/sd= 3.040, GFI= .93, AGFI= .91, IFI= .93, TLI (NNFI)= .91, CFI= .93, SRMR= .050 ve RMSEA = .054). Bu bulgular, önerilen hipotetik modelin araştırma verileriyle kabul edilebilir uyuma sahip olduğunu göstermektedir. Araştırmanın sonuçları bir bütün olarak değerlendirildiğinde; internet bağımlılığının akademik güdülenmeyi negatif yönde, akademik ertelemeyi ise pozitif yönde etkilediği saptanmıştır. Akademik güdülenmenin akademik ertelemeyi negatif yönde; okula bağlanmayı ise pozitif yönde etkilediği anlaşılmıştır. Akademik ertelemenin, okula bağlanmayı negatif yönde etkilediği belirlenmiştir. Son olarak ergenlerde internet bağımlılığının okula bağlanmayı dolaylı olarak negatif yönde etkilediği saptanmıştır.
Ergenlerde akıllı cep telefonunun problemli kullanımını azaltmaya yönelik bir psikoeğitim programın etkililiğinin incelenmesi
Bu araştırmanın amacı, ergenlerde akıllı cep telefonunun problemli kullanımını azaltmaya yönelik hazırlanmış olan psikoeğitim programının etkililiğini incelemektir. Araştırmada çok aşamalı karma desen kullanılmıştır. İlk olarak keşfedici sıralı karma desene dayalı olarak bir ölçme aracı geliştirilmiştir. İkinci aşamada ise iç içe geçmiş karma desen kullanılarak deneysel çalışma için program hazırlanmış, uygulanmış, test edilmiş ve etkililiği incelenmiştir. Araştırmada, veri toplama amacıyla ilk önce altı kişiden oluşan üç ergen grupla odak grup görüşmesi, altı rehber öğretmen ve beş veli ile bireysel görüşme yapılmıştır. Ardından odak grup görüşmeleri ile bireysel görüşmeler ve alanyazın dikkate alınarak hazırlanmış olan madde havuzu üzerinden geçerlik ve güvenirlik analizleri yapılarak bir ölçme aracı geliştirilmiştir. Ardından ilk aşamada elde edilen nitel veriler (ergen, veli ve rehber öğretmenler) ve alanyazın dikkate alınarak 11 oturumluk program hazırlanmış, uygulanmış ve test edilmiştir. Son olarak ise deney grubundaki bireylerden psikoeğitim programının etkililiğine ilişkin görüşleri alınmıştır. Araştırmada elde edilen bulgulara göre ilk aşamada yapılan görüşmeler sonucunda her üç grupta (ergen, veli, rehber öğretmen) nedenler, sonuçlar ve öneriler adı altında temalar ve bu temalara ilişkin alt temalar oluşturulmuştur. Ölçek geliştirme aşamasında ise ölçeğin yapı geçerliliği için 423 kişi üzerinden açımlayıcı faktör analizi ile 290 kişi üzerinden ise doğrulayıcı faktör analizi yapılmıştır. Ardından ölçeğin güvenirliğine ilişkin iç güvenirlik katsayıları, madde analizleri ile ölçüt geçerliği bulguları elde edilmiştir. Ayrıca 76 öğrenci üzerinden test tekrar test bulguları elde edilmiştir. Elde edilen analizler sonucunda geçerli ve güvenilir bir ölçme aracı elde edilmiştir. Deneysel aşamada ise 11 oturumluk psikoeğitim programının ergenlerin akıllı cep telefonlarının problemli kullanımlarını azaltmada istatistiksel olarak etkili olduğu bulunmuştur. Son olarak ise deney grubundaki üyelerin görüşleri dikkate alındığında üyeler, akıllı cep telefonlarını problemli kullanmalarına bağlı olarak yaşamlarının farklı alanlarında ortaya çıkan olumsuzluklar üzerinde katıldıkları psikoeğitim programının olumlu değişimler meydana getirdiğini belirtmişlerdir. Elde edilen bulgular doğrultusunda alanyazın dikkate alınarak tartışma yapılmış ve bu bulgular doğrultusunda ergenlere, velilere, rehber öğretmenlere ve araştırmacılara önerilerde bulunulmuştur. Anahtar Kelimeler: akıllı cep telefonlarının problemli kullanımı, psikoeğitim programı, çok aşamalı karma desen, ergenler, veliler ve rehber öğretmenler.