Theses supervised by Yrd. Doç. Dr. Ahmet Tekin
16 theses · Kütahya Dumlupınar University, Fırat University, Özyeğin University
Elektronik ticaret ve elektronik ticaretin vergilendirilmesi
Bilgi ve iletişim teknolojilerindeki gelişmelerle globalleşen dünyada coğrafi sınırlar ve mesafeler önemini yitirmiş, pazar dünya çapında büyü¬müş; uluslararası fuarlara, sergilere ve diğer tanıtım etkinliklerine katılmak ya da uluslararası iş gezileri düzen¬lemek imkanına sahip olmayan küçük ve orta ölçekli işletmeler internet ile dünya pazarlarına açılma fırsatı bu¬lmuşlardır. Elektronik ticaret olarak isimlendirdiğimiz bu yeni oluşum, tüm işletmelerin küresel rekabet ortamına çıkmasına imkan sağlamış, daha önce hayal edilmesi bile müm¬kün olmayan sektörlerin oluşmasına, varolanların dönüşüm geçirmesine veya yok olmasına sebep olmuştur. Bir web sayfasında binlerce çeşit ürünün görüntülenmesini, ürün hakkında bilgi edinilmesini ve ürünün satışını mümkün kılan e-ticaret, geleneksel ticarete oranla maliyetlerinin çok düşük olması nedeniyle işletmelere rekabet avantajları sağlamıştır. Elektronik ticaretin dünya ticaret hacmi içindeki payı hızla artmakla birlikte internet ortamında teslim edilebilen dijital malların devletlerde meydana getirdiği vergi kayıpları bu ye¬ni ticaret biçiminin nasıl vergilendirileceği sorusunu hem ulusal hem de uluslar arası düzeyde önemli bir tartışma konusu haline getirmiştir. Unutulmaması gerekir ki global nitelik taşıyan bu vergisel sorunların çözümü uluslararası diyalog ve uzlaşıyla yine global nitelikte olmalıdır. Aksi halde bu uzlaşmazlıktan karlı çıkanlar devletler değil off-shore merkezleri, serbest bölgeler ve vergi cenneti ülkeler olacaktır.
Türkiye'de vergi uyuşmazlıklarının çözümünde uzlaşma müessesesinin değerlendirilmesi ve öneriler
Türk vergi hukukunda uyuşmazlıkların çözümü için farklı yöntemlerin belirlendiği görülmektedir. İdari aşama ve yargı aşaması olarak sınıflandırılan bu yöntemlerin içerisinde uzlaşma müessesesinin önemli bir fonksiyonu bulunmaktadır. Bununla birlikte devlet tarafından kamu giderlerini karşılamak üzere alınan verginin, toplumsal yaşamı sağlamadaki önemli bir rolü olduğu da yadsınamaz. Bu nedenle, vergi mükellefi ile vergi idaresi arasında vergi miktarı ve cezası üzerinde bir anlaşmaya varılması, kamu yararı gözetilerek genel hukuk kuralları çerçevesinde titizlikle uygulanması gerekmektedir.Bu çalışmada; vergi uyuşmazlıklarının çözümünde uzlaşma müessesesinin Türkiye'deki yapısı incelenmiş, uygulamadaki durumu değerlendirilmiş ve bazı önerilerde bulunulmuştur. Bu kapsamda çalışmanın ilk iki bölümünde vergi uyuşmazlıkları ve uzlaşma müessesesi üzerinde durulmuş, tarhiyat öncesi ve tarhiyat sonrası uzlaşmanın uygulanmasına yönelik literatüre uygun olarak bir alt yapı oluşturulmuştur. Daha sonra Türkiye'deki uzlaşma sistemi, istatistiki veriler, genel hukuk kuralları, vergi denetimleri yönünden ve diğer ülkelerdeki uygulamalar yönünden değerlendirilerek öneriler sunulmuş ve yorumlanmıştır.Anahtar Kelimeler: Vergi, Uyuşmazlık, Uzlaşma, Tarhiyat Öncesi Uzlaşma, Tarhiyat Sonrası Uzlaşma
Türkiye'de ihracatta kdv istisnası ve Avrupa Birliği uygulaması ile karşılaştırılması
Katma değer vergisi üretim ve tüketim sürecinin her aşamasında malların ve hizmetlerin satışından alınan ve vergi indirimine imkân tanıyarak değer artışı esasını benimsemiş çok aşamalı genel bir satış vergisidir.Ülkemizde Katma Değer Vergisinin 1985'te yürürlüğe girmesiyle ihracatımız, ?ihracat istisnası? yoluyla teşvik edilmeye çalışılmıştır. Bu istisnanın uygulamaya konulmasındaki amaçlar ise ihracatın arttırılmasıyla döviz girdisini ve mallarımızın dünya pazarlarındaki rekabet gücünü arttırmak ve çifte vergilemenin önlenmesidir.Bu çalışmada Katma Değer Vergisinde yer alan ihracat istisnasındaki işleyiş ortaya konulmaya çalışılmış, KDV iadelerinde karşılaşılabilecek olan sorunlara ne şekilde yaklaşılması gerektiği açıklanmaya çalışılmış ve son olarak ihracatın Avrupa Birliği'ndeki işleyişine değinilerek Türkiye ile karşılaştırılması yapılmıştır.Anahtar Kelimeler: Katma değer, Katma Değer vergisi, İhracat, İhracat istisnası
Son gelişmeler ışığında karşılaştırmalı olarak Avrupa Birliği ve Türkiye'de özel tüketim vergileri
Bu tezin amacı, Avrupa Birliği'ne üyelik sürecinde Türkiye'nin vergilendirme alanındaki en önemli müzakere başlıklarından birisi olan Özel Tüketim Vergisi (ÖTV) alanındaki Avrupa Birliği Müktesebatına uyumda yaşanılan sorunların anlaşılması ve bunlarla ilgili sağlıklı değerlendirme yapılabilmesi için konuyla ilgili Avrupa Birliği müktesebatını ve 4760 sayılı ÖTV Kanunu mevzuatını genel hatları ile karşılaştırmalı olarak ele almaktır.Tezin kavramsal çerçevesi olan ilk bölümde genel hatları ile vergi kavramı ve temel özellikleri ile özel tüketim vergisinin tanımlanması, özellikleri ve gelişimi ele alınmıştır. İkinci bölümde ise, Avrupa Birliği'nde vergi uyumlaştırması olgusu ve bu çerçevede özel tüketim vergisi alanındaki uyumlaştırma, tarihsel gelişim, yasal dayanak, uyumlaştırma nedenleri ile sonuçları etrafında aktarılmıştır. Avrupa Birliği'nde özel tüketim vergisinin ele alındığı bu bölümde ayrıca bu alandaki müktesebata geniş bir şekilde yer verilmiş; daha sonra ise alkol, tütün ve enerji alt başlıkları etrafında bu alanlardaki mevzuat, vergilendirme rejimi ve güncel tartışmalardan bahsedilmiştir. Türkiye'deki özel tüketim vergisi uygulamasının ele alındığı üçüncü bölümde; özel tüketim vergisinin tarihsel süreci, geçiş nedenleri, 4760 sayılı Kanun öncesi ve sonrası dönemde özel tüketim vergilerinin temel özellikleri aktarılmıştır.Dördüncü bölümde ise Avrupa Birliği ve Türkiye'deki özel tüketim vergisi uygulamaları alt başlıklar itibari ile karşılaştırmalı bir şekilde ele alınmış, üyelik sürecinde ÖTV'nin uyumlaştırılması ile ilgili gelinen aşama hakkında bilgi verildikten sonra genel değerlendirme yapılmıştır.Anahtar Kelimeler: Avrupa Birliği, Özel Tüketim Vergisi, Dolaylı Vergiler, Vergi Uyumlaştırması, Vergilendirme
Vergi yüküne karşı vergi mükelleflerinin tutumu: Kütahya örneği
Vergi olgusu eski çağlardan beri toplumların en gerekli yükümlülükleri arasında yer almıştır. Vergi, ülkemiz için değerlendirilecek olursa, gün geçtikçe önemi artan ve içselleştirilen bir görev hâline gelmiştir. Gelişmiş ve gelişmekte olan ülkelerde, vergi mükellefi kişinin bu görevi yerine getirmesi yasalar yoluyla kolaylaştırılmalıdır. Buradan yola çıkılarak vergi politikalarının gözden geçirilmesi ve refah seviyesini artıracak şekilde uygulanabilir hale getirilmesi gerekmektedir. Bu çalışmada, vergi mükelleflerinin vergi politikalarına karşı tutumu incelenmiştir. Vergi mükellefi kişinin vergiye karşı olumlu ya da olumsuz davranışının altında yatan sebepler araştırılmıştır. Bu sebeple ilk iki bölümde vergi mükelleflerinin vergiye karşı nasıl bir tutum sergilediklerine dair sistemli bir araştırma yapılmıştır. Daha sonra Kütahya ili için anket çalışması yapılarak elde edilen veriler analize tabi tutulmuştur. Analiz sonuçları yorumlanarak üçüncü bölüm oluşturulmuştur. Anahtar Kelimeler: Vergi, Mükellef, Vergi Politikaları, Hükümet, Refah Seviyesi, Vergi Yükü, Vergiye Gönüllü Uyum.
Teknoloji geliştirme bölgeleri ve sağlanan teşvikler
Gelişmekte olan ülkelerin küreselleşen dünyada teknoloji üretme yeteneğikazanmaları, iktisadi kalkınma sürecinde önemli noktalardan birisidir. Ekonomik veteknolojik olarak gelişmiş ülkeler ile aralarında var olan açığı kapatmak istemektedirler.Bunun için de ulusal teknoloji ve Ar-Ge potansiyelinin gelişmelerini sağlamalı ve kıtkaynaklarını enektin kullanmalıdırlar.Ar-Ge sonuçlarının uygulamaya aktarılarak yeni teknoloji tabanı firmalarınoluşması,var olan sanayinin bu yönde gelişmesi ve işsizliğin azaltılmasını sağlayanbölgesel ve ulusal kalkınmaya önemli katkıları olan Teknoloji Geliştirme Bölgeleri(Teknoparklar) ; gelişmiş ülkeler içerisinde yer almak isteyen Türkiyenin bu amacınaulaşması için önemli katkılar sağlayacaktır.Ülkemiz için yeni bir kavram olan Teknoloji Geliştirme Bölgeleri(Teknoparklar); üniversite, sanayi, merkezi ve yerel yönetimlerin işbirliği sonucuortaya çıkmakta ve ileri teknoloji kökenli küçük işletmelerin desteklenmesinde öneli birrol oynamaktadır.Genç girişimci ve firmalara finansal, teknik ve akademik yönden destekveren Teknoloji Geliştirme Bölgeleri ( Teknoparklar ), üniversite sanayi işbirliğininde en somut örneğini vermektedir. Teknoloji Geliştirme Bölgelerini ( Teknoparkları)bilgi toplumlarının işletme tipleri olarakta görmek mümkündür.
Öğrencilerin akademik başarılarının veri madenciliği metotları ile tahmini
Kaliteli bir eğitim için Yükseköğretim kurumları yönetimsel ve eğitimsel anlamda doğru kararlar verebilmelidir. Yanlış veya eksik yapılan akademik planlama, başarısız olabilecek öğrenciler, mezun öğrencilerin yol haritaları, okuldan ayrılabilecek öğrenciler gibi konular Yükseköğretim kurumlarının problemlerindendir. Bu problemlerin çözülmesi ve tedbirlerin alınması eğitimin kalitesi için son derece önemlidir. Yükseköğretim kurumlarında eğitime ait giderek artan veriler bulunmaktadır. Giderek artan bu verilerin yönetime, eğitimcilere veya eğitime hiçbir yararı yoktur. Bahsedilen problemler hakkında yüksek oranlardaki doğruluklarla tahminler yapılabilmekte ve anlamlı sonuçlar, veri madenciliği yöntemleri ile ortaya çıkarılabilmektedir. Veri madenciliği yöntemleri akademik müdahaleler için güçlü bir araçtır. Bu tez de, veri madenciliği yöntemlerinden olan Yapay Sinir Ağları (YSA) ve Karar Ağaçları (KA) kullanılarak Fırat Üniversitesi, Eğitim Fakültesi, Bilgisayar ve Öğretim Teknolojileri Eğitimi Bölümü (BÖTE) öğrencilerinin mezuniyet notlarının tahmin edilmesi gerçekleştirilmiştir. Bu bağlamda 2011 yılında mezun olmuş 127 BÖTE öğrencisinin 4 yıl süresince almış olduğu toplam 49 kültür ve mesleki dersin yılsonu notları kullanılmıştır. Mezuniyet notunun tahmini için iki farklı senaryo denenmiştir. İlk senaryoda, öğrencilerin sadece birinci ve ikinci sınıfa ait derslerinin yılsonu notları kullanılarak mezuniyet notu tahmin edilmiştir. İkinci senaryo da ise ilk üç sınıf notları ile mezuniyet notlarının tahmini gerçekleştirilmiştir. Gerçekleştirilen benzetim çalışmalarında YSA'nın, KA'ya oranla daha iyi tahmin başarımı sağladığı ve ikinci senaryonun, birinci senaryoya oranla daha iyi tahminler yaptığı görülmüştür.Anahtar Kelimeler: Eğitsel Veri Madenciliği, Öğrencilerin Başarılarının Tahmini, Yapay Sinir Ağları, Karar Ağaçları
Öğretmen adaylarının FATİH projesi çerçevesinde e-içerik geliştirme becerilerinin değerlendirilmesi
Teknolojideki değişim ve gelişmeler, toplumun her alanını etkilediği gibi eğitim sistemlerini de etkilemiştir. Teknolojinin eğitim sistemine getirdiği en büyük yeniliklerden biri e-öğrenme sistemleridir. E-öğrenme sistemleri giderek gelişmekte ve yaygınlaşmaktadır. E-öğrenmenin en önemli unsurlarından biri de e-içerik geliştirmedir. E-içerik, öğretim tasarımına uygun olarak geliştirilmiş, elektronik ortamdaki ders içerikleridir. Fırsatları Artırma Teknolojiyi İyileştirme Hareketi (FATİH) Projesi bilişim teknolojilerinin eğitim sisteminde etkin olarak kullanılması ve eğitim-öğretimde fırsat eşitliğini sağlamak amacıyla 2010 yılında kamuoyuna duyurulmuştur. FATİH Projesi'nin beş ana bileşeni bulunmaktadır. Projenin başarıya ulaşmasında en önemli faktörlerden biri ise e-içerik geliştirme bileşenidir. Bu araştırmanın amacı, öğretmen adaylarının FATİH Projesi çerçevesinde e-içerik geliştirme becerilerinin değerlendirilmesidir. Bu amaca yönelik olarak araştırmacılar, MEB tarafından belirlenen e-içerik değerlendirme kriterlerinden yararlanarak 48 maddeden oluşan E-içerik Geliştirme Becerileri Ölçeğini geliştirmişlerdir. Geliştirilen ölçek Fırat Üniversitesi Eğitim Fakültesi'nde öğrenim gören 602 öğretmen adayına uygulanmıştır. Ancak eksik ve hatalı veri girişleri elenerek 588 veri üzerinden analizler yapılmıştır. Anketlerden elde edilen veriler SPSS 21.0 veri çözümleme programlarıyla çözümlenmiştir. Analiz sonuçlarına göre araştırmaya katılan Eğitim Fakültesi öğretmen adayları E-İçerik Geliştirme Becerileri ölçeğinin Teknik Kriterlerine, Animasyon Kriterlerine, Video Kriterlerine, Grafik ve Fotoğraf Kriterlerine "Kısmen Katılıyorum" aralığına denk gelen cevaplar vermişlerdir. E-içerik Geliştirme Becerileri Ölçeğinin alt faktörlerinden olan Eğitsel ve Tasarım kriterlerine, Ölçme ve Değerlendirme Kriterlerine ve Ses Kriterlerine öğretmen adayları "Katılıyorum" aralığına denk gelen cevaplar vermişlerdir. Cinsiyet değişkenine göre yapılan analiz sonuçlarında, Teknik Kriterler, Animasyon Kriterleri, Video Kriterleri, Ölçme ve Değerlendirme Kriterleri, Grafik ve Fotoğraf Kriterleri cinsiyete göre anlamlı farklılık göstermiştir ve anlamlı farklılık erkek öğretmen adaylarının lehinedir. Ayrıca e-içerik geliştirme becerileri mezun olunan lise türü değişkenine göre anlamlı farklılık göstermemektedir. Analiz sonuçlarına göre ölçekte yer alan bütün alt faktörler, BÖTE bölümü lehine anlamlı farklılık gösterirken; Eğitsel ve Tasarım Kriterleri, Video Kriterleri, Ses Kriterleri Öğretim Teknolojileri ve Materyal Tasarımı Dersi alanların lehine anlamlı farklılık göstermiştir. Anahtar Kelimeler: E-öğrenme, FATİH Projesi, E-içerik, öğretmen adayları, E-içerik geliştirme becerileri.
Benzeşim ve animasyon kullanılan web tabanlı öğretimin dokuzuncu sınıf öğrencilerinin "elektrik ve manyetizma" ünitesindeki başarılarına etkisi
Günümüzde okutulmakta olan uygulamalı, mesleki ve teknik derslerde öğrencilerin yaparak ve yaşayarak öğrenmesi bilginin kalıcılığın arttırmaktadır. Ancak gerek malzeme gerek laboratuvar imkânlarının kısıtlı olmasından dolayı ders içeriğindeki kavramlar soyut kalmaktadır. Bu da öğrencilerin öğrenmelerini ve derse karşı tutumlarını olumsuz yönde etkileyebilmektedir. Benzeşim yazılımlarıyla görsel ara yüzler tasarlayarak konular somutlaştırılmaktadır. Üniversitelerin ve endüstri meslek liselerinin özellikle elektronik-bilgisayar bölümlerinde ve genel liselerin fizik, kimya gibi derslerinde ihtiyaç duyulan deney setlerinin maliyeti çok yüksektir. Benzeşim ve animasyon yazılımlarıyla bu deney setlerinin yüksek maliyeti ortadan kalkmaktadır. Bilgisayarlarda kullanılan benzeşim ve animasyon yazılımları, hemen her okulda mevcut olan bilgisayar laboratuvarında kullanılacağından ekstra bir fiziki alan gereksinimi oluşturmamaktadır. Ayrıca benzeşim ve animasyon yazılımlarıyla gerçek deney setlerinde kullanılması zorunlu olan malzemelere bağımlılık ortadan kalkacaktır. Bu araştırmanın temel amacı, benzeşim ve animasyon kullanılan web tabanlı öğretimin lise 9. sınıf fizik dersi "Elektrik ve Manyetizma" ünitesinde, öğrenci başarısına etkisini incelemektir. Araştırma öntest-sontest kontrol gruplu deneysel desene göre yapılmıştır. Benzeşim ve animasyon kullanılan web tabanlı öğretim etkinlikleri öğrencilerin kendi kendilerine öğrenmelerine yönelik olarak yapılandırmacı öğrenme kuramına göre düzenlenmiştir. Araştırmanın evrenini, Elazığ ili Palu ilçesi Mesleki ve Teknik Eğitim Merkezi okulunun, 2012-2013 eğitim-öğretim yılındaki 9. Sınıf öğrencileri oluşturmaktadır. Araştırmanın başında, araştırmaya katılan 103 öğrenciye ön test uygulanmış ve bu sonuçlarla beraber öğrencilerin ortaokul mezuniyet puanları dikkate alınarak kümeleme analizi yapılmıştır. 103 kişilik öğrenci grubu öncelikle iki kümeye ayrılmıştır. Birinci küme 66 öğrenciden ikinci küme ise 47 öğrenciden oluşmuştur. Birinci küme sayı olarak daha fazla öğrenciden oluştuğu için araştırmada birinci küme seçilmiş ve öğrenci deney gurubu 32 öğrenciden kontrol gurubu ise 34 öğrenciden oluşturulmuştur. Deney gurubuna geliştirilen benzeşim ve animasyon kullanılan web tabanlı eğitim aracıyla ders işlenmiştir. Kontrol gurubuna ise geleneksel yöntem kullanılarak ders anlatılmıştır. Uygulama toplam 6 hafta sürmüştür. Öğrencilerin akademik başarıları yönünden, geliştirilen eğitim aracıyla öğretim yapılan deney gurubunda işlenen ders ile geleneksel öğretim yöntemleriyle işlenen ders arasındaki farklılıklar tespit edilmiştir. Araştırmanın sonucunda, benzeşim ve animasyon kullanılan web tabanlı öğretimin, geleneksel öğretim yöntemine göre öğrenci başarısını daha fazla arttırdığı tespit edilmiştir. Ayrıca araştırma sonunda öğrencilerin geliştirilen eğitim aracı ile ilgili görüşleri alınmıştır. Öğrenciler genel olarak geliştirilen eğitim aracının "iyi" derecede olduğu yönünde cevaplar vermişlerdir. Daha önce yapılan araştırmaların yanında bu tez çalışmasında da ortaya çıkan sonuçlara göre öğrencilerin geleneksel öğretim yöntemiyle öğrenebilecekleri kavram ve olayları benzeşim, animasyon ve web tabanlı öğretim yöntemiyle daha etkin ve daha kısa zamanda öğrenebilmektedirler. Bu bağlamda yapılan bu araştırmada benzeşim ve animasyon destekli web tabanlı öğretimin öğrencilerin akademik başarısını geleneksel yönteme göre daha olumlu yönde etkilediği görülmüştür. Anahtar Kelimeler: Benzeşim tabanlı öğrenme, benzeşim, animasyon, web tabanlı öğretim, fizik, elektrik ve manyetizma
Okul rehberlik servisleri için çevrimiçi bir karar-destek sisteminin geliştirilmesi ve uygulanması
Rehberlik servisleri, öğrencilerin kendilerini gerçekleştirmelerine, eğitim sürecinden yetenek ve özelliklerine göre en üst düzeyde yararlanmalarına ve gizilgüçlerini en uygun şekilde kullanmalarına ve geliştirmelerine yönelik çalışmaların yürütüldüğü yerdir. Rehberlik servislerinde çalışan okul rehber öğretmenleri, üniversitelerin psikolojik danışma ve rehberlik alanlarından mezun olan öğretmenlerdir. Öğrencilerin gizil güçlerini keşfetmeleri yâda yetenek ve özelliklerinden en üst düzeyde yararlanabilmeleri için okul rehber öğretmenleri tarafından öğrencilere anketler/ölçekler uygulanmaktadır. Okullarda uygulanan bu anket/ölçekler genellikle kâğıt üzerinde olmaktadır. Kâğıt üzerinde uygulanan anket/ölçeklerin uygulanmasından değerlendirilmesine kadar geçen süreçte bazı problemler yaşanmaktadır. Bu problemler; ölçeklerin öğrenciler tarafından tam ve doğru doldurulamaması, tüm öğrencilere ulaşılamaması, zaman ve mekân kısıtlılığının olması, öğrenci takibinin zor olması, değerlendirmede yapılan hatalar, değerlendirme sürecinin uzun sürmesi ve kağıt israfının fazla olması gibi problemler olarak karşımıza çıkmaktadır. Bu araştırmanın amacı, okul rehberlik servislerinde uygulanan anket/ölçeklerin uygulanmasından değerlendirmesine kadar olan süreçte karşılaşılan problemleri gidermeye yöneliktir. Bu amaçla "Okul Rehberlik Servisleri İçin Çevrimiçi Bir Karar-Destek Sistemi" yazılımı geliştirilmiştir. Yazılımın güvenilirliğini kontrol etmek amacı ile Yunus Emre Teknik ve Endüstri Meslek Lisesi'nde yazılım 3 yıl süre ile uygulanarak yazılımın güvenilirliği doğrulanmıştır. Yazılımı kullanım ve tasarım yönünden değerlendirmek amacıyla "Öğretmen Görüş Anketi" ve "Öğrenci Görüş Anketi" oluşturulmuştur. Öğretmen Görüş Anketinde yer alan beş madde öğretmenlerin demografik bilgileri ile ilgili, 34 madde ise sistem hakkındaki öğretmen görüşleri ile ilgilidir. Öğrenci Görüş Anketi 37 maddeden oluşmaktadır, bu maddelerin beşi öğrencilerin demografik bilgileri ile ilgili, 32'si ise sistem hakkındaki öğrenci görüşleri ile ilgilidir. Geliştirilen ölçekler Yunus Emre Teknik ve Endüstri Meslek Lisesi'nde öğrenim gören 200 öğrenciye ve 48 sınıf/okul rehber öğretmenine uygulanarak öğrenci ve öğretmenlerin "Okul Rehberlik Servisleri İçin Çevrimiçi Bir Karar-Destek Sistemi"ne yönelik görüşleri alınmıştır. Elde edilen veriler istatistik işlemlerine tabi tutulmuştur. Ortaya çıkan sonuçlara bakıldığında her iki anketinde ortalaması "Katılıyorum" aralığına denk gelmektedir. Bu sonuç geliştirilen yazılımın kullanım ve tasarım yönünden iyi düzeyde olduğunu göstermektedir.
Mercaptopropiyonik asit kullanan dopamin tespiti ve elektrod yüzey modifikasyonu için sisteamin
This research work emphasizes on main objective of dopamine detection using electrochemical detection analysis. Dopamine is an electrochemical neurotransmittor and is an essential part in human body for many decisions. It can also be described as a chemical released by neurons (nerve cells) to send signals to other nerve cells. The interest in dopamine was stimulated due to several physiological and neurological diseases such as Parkinson's disease, schizophrenia, obsessive compulsive disorder and many drug addictions. Gold electrodes are often not suitable for the dopamine measurements as dopamine creates a non conducting polymer layer on the surface of the electrodes, which leads to the increased amount of electrode passivity with the gradual increase in voltammograms measurement. This work is presented to contribute in a better understanding on the comparative study of targeted dopamine detection with two surface modifications for Au electrodes with mercaptopropionic acid (MPA) and cysteamine. The results are further characterized with the impedance spectroscopy (EIS) and cyclic-voltammetry (CV) for providing a comparison of dopamine detection for thermally bonded and ultrasonically welded microfluidic chips respectively. Moreover, the effects of selecting optimized tubing, bonding techniques, and cleaning methods of the devices with KOH solution played crucial role for improvements in dopamine detection which are observed in results. Also a comparison for the modification with unmodified chips, and finding the unknown concentration of dopamine solution using flow injection techniques has also been illustrated.
Kapilerlerde yumuşak litografi ve mikromolding kullanılan desenli polimer filmler (MIMIC)
This research work reports a low cost method to pattern large area surfaces using soft-lithographic approach through several polymers, particularly with the self-assembly of block co-polymers (BCPs) and also by fabricating end-grafted polymer chains for selective immobilization and assembly of plasmonic nanoparticles (NPs). The approach relies on the capillary flow of end-functional polymers into the channels formed by an elastomeric mold and substrate, in a process called as micromolding in capillaries (MIMIC). P(S-b-PMMA) for BCPs, and Hydroxyl-terminated poly(2-vinylpyridine) (P2VP) and poly(ethylene glycol) (PEG) for polymer brushes are selectively deposited into linear features with the MIMIC process. BCPs self-assembled patterns are aligned and structures into desired geometries and shapes on a large area ranging from nanometers to centimeters. While, the localized grafting of the polymers through thermal annealing followed by washing leads to patterns of polymer brushes. The results show the ability to pattern polymer brushes with line widths as small as 1.5 um at a height of ~3.5 nm (P2VP) and ~10 nm (PEG), and a length up to 0.5 cm. These patterns serve as localized binding sites for the specific and uniform immobilization of Au NPs with diameters of 20 nm and 60 nm. The immobilized Au NPs exhibited strong and localized surface enhanced Raman scattering effects from the patterned regions. The ability to pattern polymer brushes and plasmonic NPs over large areas with a low-cost process may enable applications that range from molecular sensors to biotechnology. While, the less expensive method to pattern large areas using BCP self-assembly through elastomeric PDMS molds would give boost to the solution of the commercialization of nano-patterns below ~20nm for semiconductor industries with an explicit ease of fabrication.
CRM flyback topolojisi ile yüksek güç faktörü ve düşük toplam harmonik bozulmalı yeni bir LED sürücü tasarımı
In many of today's solid-state lighting (SSL) applications, Critical Conduction Mode (CRM) Flyback PFC converter is a popular solution due to its limited component count and simple structure with respect to other switched mode power supply (SMPS) topologies. As described in international standards documents (IEC/EN 61000-3-2), LED drivers are required to demonstrate a power factor results greater than 0,9 and lower total harmonic distortion (THD) for power levels above 25W. Due to nonsinusoidal input current waveform of the traditional constant-on time control method, achieving improved PF and THD is quite difficult. In this thesis after introduction to LED lighting and switch mode power supplies, a new control method is introduced in an effort to improve power factor and total harmonic distortion of Voltage Mode CRM Flyback PFC Converter. The work proposes injection of a compensating sin(𝑤𝑡) signal component in the feedback path utilizing an additional primary transformer winding to linearize the current from the source. The detailed theoretical analysis is presented along with measurement results of a 30W prototype.
Çoklu denekler üzerinden kontrollü deneyler ile nabız dalga hızı ve kan basınç ölçer deney altyapısı tasarımı ve nicel analizi
The main purpose of this study is to perform the pulse wave velocity (PWV) measurements with a new noninvasive optoelectronic continuous-time wearable sensor design and analyze the quantitative relation between the reference blood pressure (BP) measurement. PWV was measured at baseline 32 normotensive volunteers, including 15 females and 17 males aged between 23 and 41 years old. The day before the measurements, the volunteers were not allowed to drink alcohol, stay up late or use any medicine that would affect BP. Repeated BP measurements were performed with an average follow-up system at certain times of the day. Equivalent constituents were established after questioning age, height, weight, physical activity levels in daily life, genetic predisposition for blood pressure and diabetic from all volunteers participating in the measurements. Systolic BP (SBP), diastolic BP (DBP), heart rate (HR), pulse pressure (PP), mean arterial pressure (MAP), a distance between brachial to radial artery (D), pulse transit time between brachial to radial artery (brPTT) and PWV measurements were taken. Following the experimental results, a linear correlation was found between SBP and PWV when the two groups separated by certain components were examined. Measurements taken with the new non-invasive low-power continuous-time sensor design show that the PWV may in the near future be used as a screening tool to identify continuous SBP values in clinical practice. The new non-invasive design suggests that SBP is the main correlation factor in the relationship with PWV compared to any other BP parameters.
An improved speed controller for PMSM drive with unbalanced load using load torque observer
In order to overcome disturbance effects as load torque variations in Permanent Magnet Synchronous Motor (PMSM), an improved controller with feed forward compensation is presented in this study. Washing machines which are a good application area of both variable loads and low-high speed operations is chosen to examine the effectiveness of the proposed method. Firstly, a mathematical model of permanent magnet synchronous motor and torque expressions of washing machine is reviewed. The Field Oriented Control is introduced with the Clarke and Park Transformations. Implementing the Field Oriented Control algorithm requires motor speed and rotor position information. In order to obtain these parameters, sensorless observer approach is used. Then for using in feedforward compensation of PMSM control system, load torque observer techniques have been studied. The observed torque is used as feedforward in q axis current PI controller to compensate the output of speed PI controller caused by unbalanced load profile of the washing machine. Motor speed information is required in both sensorless motor control alghorithm and in proposed feedforward compensation with load torque observer. In order to get best improvement by compensation, Ex- tended Luenberger Observer, Direct Integration and Sliding Mode Observer methods are introduced with improvements for obtaining the motor speed. Simulation and experimental results are showed that in an operating system with disturbances as washing machines, PI controller response time can be improved by adopting an accurate feedforward scheme. Thus, energy efficiency performance, acoustical noise level and vibration performance of the washing machine can be improved by this method.
Vergiye gönüllü uyum bağlamında mükellef hakları üzerine amprik bir çalışma
Ekonominin gelişmesiyle birlikte vergi, devletin geliri açısından insan hayatında önemli bir araç olmaktadır. Vergi idareleri tarafından toplanan verginin mükelleflerce gönüllü ya da gönülsüz olarak verilmesi mükellef hakları konusunu ön plana çıkarmaktadır. Mükellef haklarının iyi bir düzeyde olması vergiye gönüllü uyumun artmasına yol açmakta iken mükellef haklarının yeterli bir seviyede olmaması da mükelleflerin gönüllü uyumunu azaltmaktadır. Mükellef hakları ilk olarak İngiltere'de Magna Carta ile gündeme gelmiştir. Daha sonra ABD, Avustralya ve Kanada gibi ülkeler de mükellef hakları ve mükellef haklarının korunması konularına yasalarında yer vermişlerdir. Günümüzde de bu konular, vergi idarelerinin değişen ve yenilenen anlayışıyla birlikte mükellefler açısından önem kazanmaktadır. Vergi idarelerinde mükellefe rağmen iş yapılması anlayışı değişerek mükellefle birlikte iş yapılması anlayışı, mükellef haklarının önemini daha çok arttırmaktadır. Mükellef hakları, vergiye gönüllü uyumun arttırılması yönünden gerekli görülmektedir. Çünkü mükellef haklarının eksik ya da yetersiz olduğu ülkelerde gönüllü uyum düşük olmaktadır. Bu konulara özellikle OECD ülkelerinde de vurgu yapılmaktadır. Bu tez, hak, mükellef hakları ve vergiye gönüllü uyum kavramlarını hem Türkiye'de hem de OECD ülkelerinde yer alan mükellef haklarının neler olduğunu açıklamayı ve bununla birlikte mükellef hakları konusunda Türkiye'de var olan eksikleri tespit etmeyi ve bu eksiklikleri ortadan kaldıracak çözüm önerileri sunmayı amaçlamaktadır. Tezin en önemli amacı ise, Doğu Anadolu Bölgesinde bulunan ve vergiye gönüllü uyum konusunda istenilen düzeyde olmayan Erzurum, Kars, Iğdır, Van ve Ağrı illerinde faal olan gelir vergisi mükelleflerinin mükellef hakları ve vergiye gönüllü uyum ile ilgili görüşlerini analiz etmektir. Anahtar Kelimeler: Mükellef Hakları, Mükellef Bildirgeleri ve OECD Ülkeleri