Primary school students

885 theses under this subject heading

Master'sOpen AccessTR

Uluslararası ilişkiler ve banal milliyetçilik: İlkokul öğrencileri üzerinde bir çalışma

Bu çalışmada, Uluslararası İlişkilerin temel dinamiklerinden biri olan dost-düşman olgusu, başta Micheal Billig'in Banal Milliyetçilik varsayımları özelinde olmak üzere uluslararası bir aktör olarak ilkokul öğrencileri üzerinden incelenmiştir. Farklı uluslara karşı beslenen dost-düşman algısının rutin içerisinde fark edilmeden nasıl üretildiği incelenerek; bu sürecin başlangıç noktası olarak nitelendirilebilecek okul kurumu içerisindeki müfredat-öğrenci ve öğretmen üçgeni arasındaki ilişki ele alınmıştır. Bu kapsamda millet olmayı sürekli hatırlatan okul kurumu, Althusserci bakış açısıyla devletin ideolojik bir aygıtı (DİA) olarak ele alınmıştır. Okul kurumunun hedef kitlesi olan -uluslararası bir aktör olarak- öğrencilerin bu süreçte fikirlerinin şekillendirilmesi sonucunda milletlere yönelik yaratılan özneler arası anlamlar ve kolektif imajlar ise Robert Cox ekseninde değerlendirilmiştir. Çalışmanın sonucunda, ilkokul öğrencilerinin farklı milletlere yönelik algılarının şekillenmesinde, müfredat ve öğretmenler aracılığı ile okul kurumunun etkili olduğu; gündelik içerisinde -yeniden- üretilen dost-düşman imajı ve bu imajlara yüklenen anlamların banal göstergeler üzerinden sürekli olarak hatırlatıldığı izlenmiştir. Anahtar Kelimeler: Banal Milliyetçilik, Dost-Düşman, Müfredat, Yeniden Üretim,Devletin İdeolojik Aygıtı (DİA)

Banal milliyetçilikBillig, MichealDüşman+4
Gülşen Akyıldız
TOBB Economics and Technology University · Sosyal Bilimler Enstitüsü
2017
00
Master'sOpen AccessTR

İlkokul öğrencilerinde sosyo ekonomik faktörlerin fiziksel uygunluk parametrelerine etkisinin incelenmesi (Bir özel okul örneği)

Bu araştırma ilkokul öğrencilerinde sosyo-ekonomik faktörlerin fiziksel uygunluk parametrelerine etkisinin incelenmesi amacı ile yapılmıştır. Özel bir ilkokulda öğrenim gören 44 kız öğrenci ve 39 erkek öğrenci olmak üzere toplam 83 öğrenci araştırmaya gönüllü olarak katılmıştır. Öğrencilerin fiziksel uygunluk düzeylerini değerlendirmek için Eurofit Test Bataryası kullanılmıştır. Eurofit test bataryası kapsamında; öğrencilerin vücut ağırlığı ve boy uzunluğu değerleri ölçülmüştür. Motorik performansların belirlenmesinde ise, flamingo denge, diske dokunma, otur-uzan, durarak uzun atlama, mekik, bükülü kol asılma ve 5x10 metre mekik testleri kullanılmıştır. Demografik özelliklerin belirlenmesinde araştırmacılar tarafından hazırlanan kişisel bilgi formu kullanılmıştır. Verilerin normal dağılıp dağılmadığı basıklık ve çarpıklık değerleri ile kontrol edilmiştir. İstatistiksel analiz boyutunda; betimsel analiz (ortalama, standart sapma, medyan, min-maks değer, oran, frekans), bağımsız örneklemler t testi (Independent Samples t test), tek yönlü varyans analizi (ANOVA) kullanılmıştır. Ayrıca, Scheffe ve LSD post hoc analizlerinden yararlanılmıştır. Araştırmalardan elde edilen bulgularda; anne eğitim düzeyinin öğrencinin fiziksel uygunluk düzeylerini etkilemediği tespit edilmiştir (p>0,05). Baba eğitim düzeyinin sadece flamingo denge testi puanlarında anlamlı bir fark oluşturduğu belirlenmiştir (p<0,05). Anne mesleğine göre öğrencilerin boy uzunluğu, vücut ağırlığı ve mekik testi puanlarında anlamlı bir farklılık tespit edilmiştir (p>0,05). Baba mesleğine göre ise öğrencilerin sadece durarak uzun atlama testi puanlarında anlamlı bir farklılık tespit edilmiştir (p>0,05). Ailede bulunan kişi sayısı ve ailede lisanslı olarak spor yapan olması öğrencilerin fiziksel uygunluk düzeylerinde anlamlı bir farklılık oluşturmamaktadır (p>0,05). Ailelerinin aylık ortalama gelirleri ile otur-uzan testi puanları arasında negatif yönlü zayıf bir ilişkinin olduğu tespit edilmiştir (r=0.30; p<0,05). Öğrencilerin sporcu lisansına sahip olması açısından, boy uzunluğu, durarak uzun atlama testi, mekik testi, bükülü kol asılma testi, 5x10 metre mekik koşusu testi puanlarında anlamlı bir farklılık tespit edilmiştir (p>0,05). Öğrencilerin geleneksel çocuk oyunlarına katılma açısından boy uzunluğu, vücut ağırlığı, durarak uzun atlama testi, mekik testi, bükülü kol asılma testi, 5x10 metre mekik koşusu testi bulgularında anlamlı fark tespit edilmiştir (p>0,05) Sonuç olarak, anne eğitim düzeyinin öğrencilerin fiziksel uygunluk düzeylerini etkilemediği, baba eğitim düzeyinin ise öğrencilerin sadece denge düzeylerinde etkili olduğu, anne mesleğinin öğrencilerin boy uzunluğu, vücut ağırlığı, kor kuvveti dayanıklılığında, baba mesleğinin ise patlayıcı gücü temsil eden durarak uzun atlama değerlerinde etkili olduğu tespit edilmiştir. Ailede bulunan kişi sayısının ve ailede lisanlı olarak spor yapan bireyin olması öğrencilerin fiziksel uygunluk düzeylerini etkilemediği belirlenmiştir. Ailenin aylık ortalama gelirindeki artış ile beraber öğrencilerin esneklik düzeylerinin zayıf düzeyde olsa azaldığı belirlenmiştir. Öğrencinin sporcu lisansına sahip olmasının boy uzunluğu, patlayıcı kuvvet, kor kuvveti dayanıklılığı, üst ekstremite kuvveti dayanıklılığı, çevikliği ve yine öğrencilerin geleneksel çocuk oyunlarına katılmasının boy uzunluğu, vücut ağırlığı, patlayıcı kuvvet, kor kuvveti dayanıklılığı, üst ekstremite kuvveti dayanıklılığı ve çevikliği olumlu yönde etkilediği belirlenmiştir. Anahtar kelimeler: Fiziksel uygunluk, ilkokul öğrencileri, sosyo-ekonomik düzey.

Fiziksel uygunlukSosyoekonomik düzeySosyoekonomik faktörler+1
Aslıhan Buksur
Tekirdağ Namık Kemal University · Institute of Health Sciences
2021
00
Master'sOpen AccessTR

Oyun temelli beslenme eğitiminin ilkokul çocuklarının beslenme tutum ve davranışları üzerine etkisi

Sağlıklı toplumların oluşturulabilmesi için beslenme eğitimleri aracılığıyla çocukluk döneminden başlayarak sağlıklı beslenme davranışlarının geliştirilmesi ve farkındalığın kazandırılması önemlidir. Oyun temelli eğitim yaklaşımları ise geleneksel eğitim metotlarının dışına çıkılarak oyunun bir parçası haline getirilen bilgilerin öğrenilmesi için motivasyon sağlamaktadır. Çalışmamızda, ilkokul çağındaki çocukların besinleri tanımalarını sağlayacak bir kutu oyunu tasarımı gerçekleştirilmiş ve bu oyun temelli beslenme eğitimi müdahalesinin çocukların beslenme özellikleri, tutumu, öz-yeterliği ve davranışları üzerine olan etkisi randomize kontrollü olarak değerlendirilmiştir. Geliştirilen Besin Avı oyunu Mart-Mayıs aylarında 3 özel okulda eğitimine devam eden 24'ü müdahale 26'sı kontrol grubunda yer alan toplam 50 4. sınıf öğrencisi üzerinde 4 hafta/haftada 1 gün/40 dakika olarak uygulanmıştır. Katılımcıların beslenme alışkanlıkları "Besin Tüketim Sıklığı Formu", beslenme tutumu "Beslenme Tutum Alt Ölçeği (BTÖ)", beslenme öz-yeterliği "Çocuk Beslenme Öz-yeterlik Ölçeği (ÇBÖÖ)" ve beslenme davranışları "Beslenme Davranış Ölçeği (BDÖ)" kullanılarak kutu oyunu müdahalesinden önce ve sonra değerlendirilmiştir. Kutu oyunu müdahalesi sonucunda, müdahale grubunda kontrol grubuna kıyasla tüm ana ve ara öğün tüketim sıklıklarının istatiksel olarak anlamlı şekilde artırdığı bulunmuştur (p<0,05). Grupların müdahale sonrası BTÖ, ÇBÖÖ ve BDÖ puanlarının karşılaştırılmasında ise müdahale grubu lehine istatiksel olarak anlamlı bir şekilde artığı bulunmuştur (p<0,05). Besin Avı Oyun Değerlendirme (BAOD) puanı ve BTÖ puanı arasında (r=0,419, p<0,05), BAOD puanı ve BDÖ puanı arasında (r=0,474, p<0,05), BTÖ puanı ve BDÖ puanı arasında (r=0,448, p<0,05), ÇBÖÖ puanı ve BDÖ puanı arasında (r=0,574, p<0,05) orta düzeyde pozitif ve istatiksel olarak anlamlı bir ilişki saptanmıştır. Sonuç olarak, kutu oyunu temelli beslenme eğitimi müdahalesi, ilkokul çağındaki çocukların beslenme özelliklerinin, tutumunun, öz-yeterliğinin ve davranışlarının iyileştirilmesinde etkili olmuştur.

Beslenme davranışıBeslenme eğitimiBeslenme incelemeleri+7
Beyzanur Çamlıbel
Tekirdağ Namık Kemal University · Sağlık Bilimleri Enstitüsü
2023
00
Master'sOpen AccessTR

Sunum-uygulama-üretim (PPP) tekniğinin ilkokul 4. sınıf öğrencilerinin İngilizce dersine ilişkin bilişsel ve duyuşsal öğrenme ürünleri üzerindeki etkisi

Bu çalışmanın amacı PPP(Sunum-Uygulama-Üretim) tekniğinin İlkokul 4. Sınıf öğrencilerinin İngilizce dersine ilişkin bilişsel ve duyuşsal öğrenme ürünleri üzerindeki etkisini inceleyerek bu yöntemin üstün ve sınırlı yanlarını ortaya koymaktır. Araştırma karma araştırma modelinde gerçekleştirilmiştir. Araştırmanın nicel boyutunda PPP tekniğinin akademik başarı, kalıcılık ve İngilizce dersine yönelik tutum üzerindeki etkisini belirlemek amacıyla 'ön-test son-test kontrol gruplu deneysel desen' kullanılmıştır. Araştırmanın nitel boyutunda ise katılımcıların PPP tekniğinin etkililiğine ilişkin görüşlerinin belirlenmesi amacıyla nitel araştırma yöntemlerinden olgubilim yöntemi kullanılarak açık uçlu anket yoluyla katılımcıların dersin işlenişi ve uygulamalara yönelik görüşleri alınmıştır. Araştırmanın evrenini İlkokul 4. Sınıf öğrencileri oluşturmaktadır. Araştırmanın örneklemini ise 2015-2016 eğitim-öğretim yılında Doluharman İlkokulu 4. sınıfa devam eden 14 kontrol grubu ve 14 deney grubu olmak üzere toplam 28 öğrenci oluşturmaktadır. Veri toplama araçları olarak Başarı Testi 1, Başarı Testi 2 ve İngilizce Dersine Yönelik Tutum Ölçeğinin uygulanmıştır ve elde edilen nicel verilerin analizinde parametrik olmayan analiz teknikleri kullanılmıştır. Deney ve kontrol gruplarından elde edilen ön test, son test, kalıcılık testi, ön ve son tutum verilerinin grup içi karşılaştırmalarında eşleştirilmiş gruplar Wilcoxon Signed-Rank testi, gruplar arası karşılaştırmalarında ise bağımsız gruplar Mann-Whitney-U testi yöntemleri kullanılmıştır. Araştırmanın nitel boyutunda, görüşme formlarından elde edilen verilerin analizinde ise nitel veri çözümlemelerinde ve metin analizlerinde sıkça kullanılan içerik analizi yöntemi kullanılmıştır. Nicel verilerin analizi sonucunda PPP tekniğine dayalı dil öğretiminin İngilizce dersine yönelik olumlu tutum geliştirmede öğrenci ders kitabında yer alan etkinliklere göre planlanan dil öğretimine kıyasla daha etkili olduğu gözlenmiştir. Nitel verilerden elde edilen bulgular ise katılımcıların tamamının PPP tekniği ve bu teknik kapsamındaki etkinliklere yönelik olarak olumlu tutum içerisinde olduklarını, PPP tekniğinin katılımcıların İngilizce dersine yönelik olumlu tutum geliştirmelerine katkı sağladığını göstermektedir. Anahtar Kelimler: PPP, sunum, uygulama, üretim, yabancı dil, öğretim yöntem ve teknikleri

Bilişsel öğrenmeDil öğrenimiDuyuşsal öğrenme+7
Ayşe Yılmaz
Siirt University · Sosyal Bilimler Enstitüsü
2017
00
Master'sOpen AccessTR

İlkokul 4. sınıf öğrencilerinin akademik başarısını artırmada masal ve drama ile zenginleştirilmiş uygulamaların etkisi

İnsan yaşantısındaki değişiklikler hayatın her alanında olduğu gibi eğitim alanında da birtakım yenilikleri zorunlu kılmaktadır. Masal ya da dramanın ders anlatımında kullanılmasına yönelik çok sayıda araştırma bulunmaktadır. Ancak ikisinin birlikte kullanımının ilkokul öğrencilerindeki akademik başarıya etkisinin araştırıldığı bir çalışma bulunmamaktadır. Bu çalışma ilkokul 4.sınıf öğrencilerinde akademik başarının artırılmasında masal ve drama ile zenginleştirilmiş uygulamaların etkisinin incelenmesini amaçlamaktadır. Çalışma Gaziantep ilindeki bir devlet okulunda 4. sınıfta bulunan denk hazırbulunuşluk seviyesindeki iki grupla yürütülmüş ve araştırmada deneysel desen kullanılmıştır. Öntest ile belirlenen denk bilgi birikimindeki iki grup, deney ve kontrol grubu olarak belirlenmiştir. Deney grubuna masal ve drama ile zenginleştirilmiş ders planı uygulanırken kontrol grubuna geleneksel öğretim yöntem ve teknikleriyle ders anlatımı yapılmıştır. Gerçekleştirilen ders anlatımlarının ardından gruplara sontest uygulanmış ve sonuçlar SPSS programında incelenerek raporlanmıştır. Sonuç olarak masal ve drama etkinlikleriyle zenginleştirilmiş ders anlatımının yapıldığı deney grubunda geleneksel yöntemlerle ders anlatımı yapılan gruba göre ders başarısının anlamlı şekilde daha yüksek çıktığı tespit edilmiştir.

Akademik başarıDramaDrama eğitimi+4
Aykut Narin
Siirt University · Sosyal Bilimler Enstitüsü
2022
00
Master'sOpen AccessTR

Artırılmış gerçeklik temelli uygulamaların 3. sınıf hayat bilgisi dersindeki akademik başarı, tutum ve eğlenme düzeyine etkisinin incelenmesi

Bu araştırma, artırılmış gerçeklik temelli uygulamalarının öğrencilerin Hayat Bilgisi dersindeki akademik başarı, derse yönelik tutum ve eğlenme düzeyi deneyimlerine etkisini incelemeyi amaçlamaktadır. Araştırma kapsamında, Siirt il merkezinde öğrenim gören ilkokul üçüncü sınıf öğrencileri arasından, iki farklı okulda yer alan dört üçüncü sınıf şubesi örneklem olarak belirlenmiştir. Araştırmanın uygulama süreci 10 hafta sürmüştür. Araştırmada öntest - sontest kontrol gruplu yarı deneysel desen kullanılmıştır. Bu desen, öğrencilerin başarı, tutum ve eğlenme düzeylerinin kontrol edilebilmesini sağlamıştır. Araştırmada, Hayat Bilgisi Dersi Başarı Testi, Hayat Bilgisi Dersi Tutum Ölçeği ve Hayat Bilgisi Dersinde Eğlenme Düzeyini Belirleme Ölçeği adlı ölçekler kullanılmıştır. Bu ölçekler, öğrencilerin başarılarını, tutumlarını ve eğlenme düzeylerini ölçerek araştırmanın temel sorularını yanıtlamaya yönelik olarak hazırlanmıştır. Araştırmanın verileri SPSS 22.0 (Sosyal Bilimler için İstatistik Programı) kullanılarak analiz edilmiştir. Araştırma sonucunda, artırılmış gerçeklik uygulamalarının öğrencilerin akademik başarıları ve tutumları üzerinde anlamlı bir farklılık oluşturmadığı görülmüştür. Ancak, artırılmış gerçeklik uygulamalarının öğrencilerin eğlenme düzeylerine deney grubu lehine anlamlı bir farklılık gösterdiği belirlenmiştir. Bu sonuçlar, artırılmış gerçeklik teknolojisinin eğitimdeki rolünün daha iyi anlaşılmasına katkı sağlayacaktır. Araştırma sonuçlarına göre, artırılmış gerçeklik teknolojisinin öğretim materyallerinin daha etkili bir şekilde sunulmasına yardımcı olabileceği ve öğrencilerin hayat bilgisi dersine yönelik verimliliğini artırabileceği düşünülmektedir. Ayrıca, artırılmış gerçeklik teknolojisinin öğrencilerin derslere olan ilgisini artırabileceği ve öğrenme sürecini daha eğlenceli hale getirebileceği görülmektedir. Bu araştırmanın sonuçları, artırılmış gerçeklik teknolojisinin eğitimdeki rolünün daha iyi anlaşılmasına yapacağı katkı açısından önemlidir.

Akademik başarıArtırılmış gerçeklikEğlenerek öğrenme+7
Muhittin Özdemir
Siirt University · Sosyal Bilimler Enstitüsü
2023
00
Master'sOpen AccessTR

İlkokul birinci sınıfta okuyan öğrencilerde işeme bozukluğu ile ebeveyn tutumu arasındaki ilişkinin incelenmesi

Bu araştırma, ilkokul birinci sınıf öğrencilerinde işeme bozuklukları ile ebeveyn tutumu arasındaki ilişkiyi incelemek amacıyla yapılmıştır. Kesitsel olarak yapılan bu çalışma, Gaziantep İli Şahinbey İlçe Milli Eğitim Müdürlüğü'ne bağlı Ayşe Mustafa Sevcan İlkokulu, Gazi Mustafa Kemal İlkokulu, Dr. Nilüfer Özyurt İlkokulunda Eylül 2018 - Mayıs 2019 tarihleri arasında yürütülmüştür. Araştırmanın evrenini 982 öğrenci oluşturmuştur. Araştırmada örneklem seçimine gidilmemiştir. Evren örneklem kabul edilmiştir. Araştırmaya katılmayı kabul eden, verilerin toplandığı tarihlerde okulda bulunan ve veri toplama formlarını eksiksiz doldurarak geri gönderen 420 çocuk ve ebeveyni araştırmaya dahil edilmiştir. Araştırmada veri toplama aracı olarak Aile Bilgi Formu, İşeme Bozukluğu Semptom Skoru (İBSS) ve Ebeveyn Tutum Ölçeği (ETÖ) kullanılmıştır. Verilerin istatiksel analizi SPSS 23.0 istatistik paket programında yapılmıştır. Verilerin değerlendirilmesinde sayı, yüzdelik ve ortalama değerleri hesaplanmış, verilerin normal dağılım gösterip göstermediklerini belirlemek için Normalite Testleri yapılmış ve test sonuçlarına göre normal dağılım gösterdiği saptanmıştır. Verilerin normalite testi sonucuna göre parametrik (t testi, varyans analizi) test yöntemleri kullanılmıştır. Öğrencilerin İBSS puan ortalaması 2,87± 3,66 olarak saptanmıştır. Öğrencilerin %8,6'sında işeme bozukluğu tespit edilmiştir. Ebeveyn Tutum Ölçeği (ETÖ) alt boyut puan ortalamaları incelendiğinde; Otoriter Tutum alt boyut puan ortalaması 24.12± 7.08'dir ve otoriter tutum arttıkça işeme bozukluğunun arttığı tespit edilmiştir (p<0.05). ETÖ İzin Verici Tutum alt boyut puan ortalaması 20.61±5.54'dir ve izin verici tutum ile işeme bozukluğu arasında pozitif yönde çok zayıf düzeyde istatistiksel olarak sınırda anlamlı bir ilişki olduğu belirlenmiştir (p=0.05). Koruyucu Tutum alt boyut puan ortalaması 35.35±5.79 ve Demokrat Tutum alt boyut puan ortalaması 71.30±9.802 olarak saptanmıştır. Sonuç olarak, ebeveynlerin çocuk yetiştirme tutum ve davranışlarının işeme bozukluklarında etkili olduğu sonucuna varılmıştır.

Ana-babaAna-baba tutumuEnürezis+6
Nihan Bahşi
Sanko University · Sağlık Bilimleri Enstitüsü
2019
00
Master'sOpen AccessTR

İlkokul üçüncü sınıf fen bilimleri Beş Duyumuz ünitesine yönelik bilgilendirici çocuk kitaplarının değerlendirilmesi

Çocuk edebiyatında, bilgilendirici çocuk kitapları önemli bir yer tutmaktadır. Öğrencilerin ve öğretmenlerin, öğretim sürecinde bilgilendirici çocuk kitaplarından faydalanmaları eğitim sürecini zenginleştirebilir. Bilgilendirici çocuk kitaplarından öğrenciler istedikleri zaman faydalanabilecekleri gibi fen bilimleri, sosyal bilgiler ve matematik dersinde de öğretimi pekiştirmek amacı ile kullanılabilecek materyallerdir. Bu çalışmada ilkokul 3. sınıf fen bilimleri "Beş Duyumuz" ünitesine yönelik bilgilendirici çocuk kitapları seçkisinin değerlendirilmesi amaçlanmıştır. Araştırmada nitel araştırma yöntemlerinden doküman incelemesi kullanılmıştır. Betimsel analiz ile sonuçlara ulaşılmıştır. Araştırmanın çalışma materyalleri belirlenirken ölçüt örnekleme yöntemi kullanılmış olup "Beş Duyumuz" ünitesine yönelik seçilen kitap seçkisi, araştırmacı tarafından oluşturulmuş değerlendirme formu ile incelenmiştir. Yerli ve yabancı kitaplar, kitapçılarda yer alan kitaplar, yayınevleri, okul ve sınıf kitaplıklarındaki kitapların araştırılmasından sonra, konu ile ilgili 35 kitaba ulaşılmış olup, kitaplar analiz edilmiştir. Araştırmanın sonucunda TÜBİTAK ve Teleskop Yayınevinin bilgilendirici türde en çok yayın yaptığı, yabancı yazarların, yerli yazarlara göre daha çok kitap yazdığı ve 2015 yılından sonra bilgilendirici kitapların daha yaygınlaştığı sonucuna ulaşılmıştır. Yazarların çoğu deneyimli, kitaplar ise bilimsel ve günceldir. Kitapta yer alan bilimsel metodun basamakları yaş düzeyine göre oldukça yüksek bir oranda verilirken, doğadaki sebep-sonuç ilişkilerinin yeterince kurulamadığı görülmüştür. Kitapların giriş kısmında konu ile ilgili tanıtıcı bilgiye yer verilmesi bakımından oran oldukça düşük iken, kitabın sonunda ek bilgiye yer verilme oranı daha yüksektir. İç ve dış resimleme özellikleri bakımından kitapların yeterli olduğu görülmüştür. Kitaplarda, "Beş Duyumuz" ünitesinin kazanımlarının tamamına yer verilmediği tespit edilmiştir. Kitapların zorluk seviyesi bakımından punto, resim-metin oranı ve cümledeki kelime sayısı incelenmiştir. İncelenen kitapların yarısından azının tamamen 3. sınıf öğrencileri için uygun olduğu görülmüştür. Anahtar sözcükler: Çocuk edebiyatı, bilgilendirici çocuk kitapları, fen bilimleri dersi, 3.sınıf, beş duyumuz ünites

Beş duyuFen bilgisi dersiFen bilgisi eğitimi+5
Özlem Baltacı
Hacettepe University · Institute of Educational Sciences
2023
00
DoctorateOpen AccessTR

Üstün yetenekli ve normal gelişim gösteren çocukların zihin kuramı becerileri açısından değerlendirilmesi

Bu çalışmada, 4-10 yaş arası çocukların zihin kuramı becerilerini değerlendirmek için "Zihin Kuramı Değerlendirme Aracı'nın" geliştirilmesi, geliştirilen Zihin Kuramı Değerlendirme Aracı (ZKDBA) kullanılarak 6-10 yaş arasındaki normal gelişim gösteren çocuklar ile üstün yetenekli çocukların zihin kuramı becerilerinin karşılaştırılması amaçlanmıştır. Geliştirilen Zihin Kuramı Değerlendirme Aracı'nın geçerlik ve güvenirlik analizi için 4 – 10 yaş arasındaki normal gelişim gösteren toplam 235 çocuktan veri alınmıştır. AFA analizi sonucunda Kaiser-Meyer-Olkin (KMO) veri yeterliği değeri 0.825, yaklaşık Ki-kare [x2(66)= 1952.263] ve Sigma [p<0,05] değerleri olarak hesaplanmış ve ZKBDA'nın geçerli özellik gösterdiği sonucuna ulaşılmıştır. ZKBDA'nın güvenirlik analizinde Kuder-Richardson (KR-20) metodu kullanılarak iç tutarlılık analizi gerçekleştirilmiş ve Sınıf içi Korelasyon Katsayıları yöntemi kullanılarak test-tekrar test güvenirliğine bakılmıştır. Kuder-Richardson (KR-20) metodunun uygulanmasının sonucunda Cronbach's Alfa katsayısı α=0.897 (a>070) ve test tekrar test uygulamasının sonucunda en düşük Sınıf içi Korelasyon Katsayısı 0.764 (ICC>0.60) olarak hesaplanmış ve ZKBDA'nın alt boyutları da dahil olmak üzere güvenilir bir ölçme aracı olduğu kabul edilmiştir. Araştırmanın ikinci bölümü olan üstün yetenekli çocuklarla normal gelişim gösteren çocukların karşılaştırılması için ZKBDA 6-10 yaş arasındaki normal gelişim gösteren 61 çocuğa ve 6-10 yaş arasındaki 61 üstün yetenekli çocuğa uygulanarak zihin kuramı becerileri kazanımları incelenmiştir. İki grup arasındaki farklılık ki kare testleri ile analiz edilmiştir. Yapılan analizler sonucunda; üstün yetenekli çocuklarla normal gelişim gösteren çocuklar arasında ileri düzey zihin kuramı becerileri olan ikinci düzey zihin kuramı becerileri, deyimi ve ironiyi anlama becerileri arasında farklılıklar olduğu, bu farklılıkların üstün yetenekli çocukların lehine olduğu bulunmuştur.

Okul öncesi çocuklarZihin kuramıÜst düzey zihinsel beceri+2
Burcu Bülbün Aktı
Hacettepe University · Sağlık Bilimleri Enstitüsü
2023
00
Master'sOpen AccessTR

STEM eğitiminin dördüncü sınıf öğrencilerinin fen kavramlarını anlamalarına ve bilimsel süreç becerilerine etkisi

Bu araştırmanın amacı, ilkokul fen bilimleri dersinde STEM yaklaşımının öğrencilerin kavramsal anlamaları ve bilimsel süreç becerileri üzerine etkisini incelemek ve deney grubu öğrencilerinin STEM yaklaşımına yönelik görüşlerini belirlemektir. Araştırma, Ankara ilindeki bir devlet ilkokulunun dördüncü sınıfında öğrenim gören 49 öğrenci ile gerçekleştirilmiştir. Araştırma karma araştırma yöntemlerinden gömülü desen olarak tasarlanmıştır. Deney grubunda Aydınlatma ve Ses Teknolojileri ve Basit Elektrik Devreleri ünitelerinin öğretiminde STEM yaklaşımı kullanılmış, karşılaştırma grubunda ise öğretmen derslerinde kullanmaya alışkın olduğu yöntem ve stratejiler ile aynı konuların öğretimini yapmıştır. Araştırmada veri toplama aracı olarak kavram anlama testi, araştırma becerileri testi, araştırma raporu ve yarı yapılandırılmış görüşme formu kullanılmıştır. 11 hafta süren uygulama süreci sonunda öğrencilerin kavramsal anlamalarının ve bilimsel süreç becerilerinin değerlendirilmesi için bağımlı ve bağımsız örneklemler t-testi kullanılmıştır. Araştırma raporu yazma becerilerinin değerlendirilmesi için ise araştırma raporu değerlendirme rubriği kullanılmıştır. Öğrencilerden toplanan nitel verilerin analizi için içerik analizi yapılmıştır. Araştırma sonucunda STEM yaklaşımının öğretmenin mevcut öğretim yöntemine kıyasla öğrencilerin kavramsal anlamalarını ve bilimsel süreç becerilerini geliştirdiği sonucuna ulaşılmıştır. Aynı zamanda deney grubu öğrencilerinin süreç ilerledikçe araştırma raporu yazma becerilerinde de bir artış olduğu belirlenmiştir. Öğrencilerin uygulama sürecine ve yaklaşıma yönelik olumlu görüşlere sahip oldukları tespit edilmiştir.

Bilimsel süreçFeTeMMFen bilgisi eğitimi+5
Elif Sayıcı
Hacettepe University · Eğitim Bilimleri Enstitüsü
2023
00
Master'sOpen AccessTR

Matematik eğitimde etkileşimli artırılmış gerçeklik uygulamalarının ilkokul öğrencilerinin kavram yanılgıları ve tutumlarına etkisi

Bu araştırmada, matematik eğitiminde etkileşimli artırılmış gerçeklik uygulamaları kullanılmasının 4. sınıf öğrencilerinin kavram yanılgılarının giderilmesine ve matematik dersine yönelik tutumlarına etkisini incelemek amaçlanmıştır. Araştırmanın çalışma grubunu 2022-2023 eğitim-öğretim yılında Ankara ili Etimesgut ilçesinde bulunan bir devlet okulunun 4. sınıf öğrencileri oluşturmaktadır. Araştırmaya toplam 56 öğrenci (27'si deney grubu, 29'u kontrol grubu) katılmıştır. Araştırmada yarı deneysel araştırma desenlerinden ön test - son test kontrol gruplu desen kullanılmıştır. Araştırmanın nicel verileri "Matematiğe Yönelik Tutum Ölçeği" ve araştırmacı tarafından geliştirilen "Ölçme Öğrenme Alanındaki Kavram Yanılgıları Testi" ile toplanmıştır. Nicel verileri desteklemek için nitel verilerden yararlanılmıştır. Araştırmanın nitel verileri deney grubundaki 10 öğrenci ile yapılan yarı yapılandırılmış görüşmeler ile elde edilmiştir. Toplanan veriler SPSS 23.0 programı ile analiz edilmiştir. Araştırmanın nicel verileri karışık desenler için iki faktörlü ANOVA testi ile analiz edilmiştir. Nitel verilerin analizinde ise içerik analizi kullanılmıştır. Araştırmanın nicel bulgularına göre, etkileşimli artırılmış gerçeklik uygulamalarının deney grubundaki öğrencilerin ölçme öğrenme alanındaki kavram yanılgılarının giderilmesinde ve matematik dersine yönelik tutumlarında olumlu etkiye sahip olduğu tespit edilmiştir. Nicel verilerin desteklenmesi için toplanan nitel verilerin bulguları ise artırılmış gerçeklik uygulamalarının yanlış bilinen bilgilerin düzeltilmesinde ve derse yönelik olumlu tutum geliştirilmesinde fayda sağladığı ortaya çıkmıştır.

Artırılmış gerçeklikKavram yanılgısıMatematik dersi+7
Sena Ölçer
Hacettepe University · Institute of Educational Sciences
2023
00
Master'sOpen AccessTR

Paydaş görüşlerine göre ilkokul dördüncü sınıf çocuklar için felsefe dersi öğretim programının özellikleri

Çocuklar için felsefe bir çocuk kitabı, resim, şiir ya da bir başka uyarıcıdan yola çıkarak bir uygulayıcı eşliğinde gerçekleşir. Bir yöntem, yaklaşım hatta bir ders olarak ele alınabilir. Bu araştırmada ise çocuklar için felsefe, bir ders olarak incelenmektedir. Araştırmada ilkokul dördüncü sınıf öğrencilerine yönelik hazırlanacak olan bir çocuklar için felsefe dersi öğretim programının özelliklerini ortaya koymak amaçlanmıştır. Bu doğrultuda nitel araştırma yöntemi benimsenmiş olup araştırma durum çalışması deseni ile yürütülmüştür. Veri toplama aracı olarak gözlem ve görüşme kullanılmıştır. Bu doğrultuda çocuklar için felsefe eğitmeni eğiticileri, felsefe alanı uzmanları, öğretmenler ve öğrenciler ile görüşmeler gerçekleştirilmiştir. Ayrıca çocuklar için felsefe etkinliklerinin yürütüldüğü bir dördüncü sınıfta gözlem yapılmıştır. Elde edilen veriler içerik analizi tekniği ile analiz edilmiştir. Araştırmanın bulgularına göre çocuklar için felsefe dersi öğretim programının amaçları beceri, değer ve felsefi tutum başlıkları altında toplanabilir. Dersin içeriğinde ise felsefeye, felsefenin araştırma alanları ve ilişkili disiplinlerine yönelik konuların yer alabileceği; bu konuların seçiminde ve sıralanmasında bazı noktalara dikkat edilmesi gerektiği sonucuna varılmıştır. Öğrenme-öğretme sürecinde çeşitli uyarıcıların, etkinlik ve tekniklerin kullanılabileceği; uygulayıcının ise bu süreçte önemli rollere sahip olduğu görülmüştür. Son olarak ölçme ve değerlendirme sürecinde öğrencilerin değerlendirilmesi, öğrencilerin kendini değerlendirmesi ve öğrencilerin dersi değerlendirmesi olmak üzere üç tema ortaya çıkmıştır. Ayrıca süreç değerlendirmenin esas alınması gerektiği, sürecin çeşitli ölçme araçları ile desteklenebileceği sonucuna ulaşılmıştır. Araştırmadan elde edilen sonuçlar doğrultusunda çocuklar için felsefe dersi öğretim programı geliştirmek için eğitim alanındaki pek çok paydaşın ve alanyazının da dâhil olduğu bir ihtiyaç analizi çalışması yapılabilir.

Ders kitaplarıDüşünmeDüşünme eğitimi+5
İnan Gülşah Kazdal
Hacettepe University · Institute of Educational Sciences
2023
00
DoctorateOpen AccessTR

Kapsayıcı eğitim uygulamalarının ilkokul 4. sınıf öğrencilerinin matematik dersi başarısına etkisi

Bu araştırmanın amacı, İlkokul 4. Sınıf matematik dersi geometri öğrenme alanında kapsayıcı eğitim uygulamalarının öğrencilerin matematik dersi geometri başarılarına etkisini incelemek, öğretmenin ve velilerin kapsayıcı eğitime yönelik görüşlerini belirlemektir. Araştırmada nicel araştırma yöntemlerinden yarı deneysel desen kullanılmıştır. Nicel verileri desteklemek amacıyla deney grubunun öğretmen ve velileri ile görüşme yapılmıştır. Araştırma örneklemini, 2021-2022 eğitim-öğretim yılının 2. döneminde Hatay İlindeki bir devlet ilkokulunun dördüncü sınıfındaki iki şubede bulunan 40 öğrenci oluşturmuştur. Araştırma, deney ve kontrol grubunda hazırlık çalışmaları (4 hafta) ve deneysel işlemler (5 hafta) olmak üzere toplam 9 hafta ve 25 ders saati olarak uygulanmıştır. Araştırmanın sonucuna göre deney grubu ile kontrol grubundaki öğrencilerin matematik dersi başarıları açısından deney grubu lehine anlamlı fark olduğu bulunmuştur. Deney grubu lehine oluşan anlamlı farkın, kapsayıcı eğitim etkinliklerinden kaynaklandığı tespit edilmiş olup veli ve öğretmen görüşleriyle de elde edilen sonuç desteklenmiştir.

Akademik başarıGeometriGeometri öğretimi+7
Ali Mazı
Hacettepe University · Institute of Educational Sciences
2023
00
DoctorateOpen AccessTR

Matematik öğretiminde Montessori temelli öğrenme yaklaşımının matematik yeteneğine ve yaratıcı düşünmeye etkisi

Bu araştırma, Matematik dersinde Montessori temelli öğretim modelinin çocukların matematik yeteneğine ve yaratıcı düşünmelerine etkisini araştırmak amacıyla yapılmıştır. Araştırma nicel verilerin nitel veri ile desteklendiği karma araştırma modeli olan açımlayıcı sıralı desene göre yürütülmüştür. Araştırmanın çalışma grubunu 2020-2021 öğretim yılında Rize ili Fındıklı ilçesine bağlı bir ilkokulda öğrenim gören 43 öğrenci oluşturmaktadır. Araştırmanın verileri Aslan'ın (2001) Türkçeye uyarlayıp geçerlilik ve güvenirlik çalışmalarını yaptığı "Torrance Yaratıcı Düşünce Testi", Erdoğan'ın (2006) Türkçe'ye çevirip geçerlik ve güvenirliğini hesapladığı "Erken Matematik Yeteneği Testi (TEMA-3)" ve araştırmacı tarafından hazırlanan "Öğrenci yarı yapılandırılmış görüşme formu" ile elde edilmiştir. Araştırmada elde edilen verilerin çözümlenmesinde Mann Whitney U Testi, Wilcoxon İşaretli Sıralar Testi, Spearman korelasyon analizi için IBM-SPSS 23 ve içerik analizi için Nvivo 11 programları kullanılmıştır. Çalışmanın sonucunda Montessori temelli matematik öğretim modelinin, öğrencilerin matematik yetenekleri ve yaratıcı düşünme becerilerine anlamlı pozitif etkisi olduğu bulunmuştur. Montessori temelli matematik öğretim programı sonrası matematik yetenekleri ve yaratıcı düşünme becerileri arasında ilişki olduğu görülmüştür. Öğrenciler, Montessori temelli uygulamanın özgür hareket ortamına, bireysel tercihe olanak tanımasına, iş birliğini ve bireysel çalışmayı desteklemesine yönelik olumlu görüşler paylaşmıştır. Anahtar sözcükler: Matematik, İlkokul, Montessori, Yaratıcı Düşünme Becerisi, Matematik yeteneği.

Matematik eğitimiMatematik yeteneğiMatematiksel beceri+7
Aygül Kartal
Hacettepe University · Institute of Educational Sciences
2023
00
Master'sOpen AccessTR

İlkokul öğrencilerinin teknoloji kullanımı ile ilgili ebeveyn tutum ve görüşleri

Bu çalışmanın amacı, ilkokul öğrencilerinin teknoloji kullanımı konusunda ebeveynlerin deneyimlerinin ve görüşlerinin belirlenmesidir. Araştırma ile çocukların teknoloji kullanımlarından kaynaklı karşılaşabilecekleri olumsuz durumlara dönük ebeveynlerin kaygıları, çocukların teknoloji kullanım durumlarının niteliği ile ebeveynlerle birlikte geçirdikleri süreleri arasındaki ilişki, ebeveynlerin teknoloji kullanımı ile ilgili eğitimcilerden beklentilerinin neler olduğu ortaya konulmaya çalışmıştır. Ebeveynlerin görüşlerini ve tutumlarını belirlemek amacıyla yürütülen bu çalışma karma yöntem yaklaşımı, açımlayıcı sıralı yöntemine göre desenlenmiştir. Araştırmanın katılımcıları tabakalı amaçsal örnekleme yöntemiyle seçilen 326 ilkokul öğrencilerinin ebeveynlerinden oluşmaktadır. Nicel verilerin toplanılmasının ardından katılımcı grubundan gönüllülük esasına dayalı seçilen 24 ebeveynle görüşme yapılmıştır. Araştırmada nicel veri toplama aracı olarak "Çocukların Teknoloji Kullanımıyla İlgili Ebeveyn Görüşleri" ölçeği, nitel veri toplama aracı olarak da yarı yapılandırılmış görüşme formu kullanılmıştır. Toplanan nitel veriler içerik analizi, nicel veriler ise betimsel ve çıkarsamalı istatistik yöntemleriyle çözümlenmiştir. Araştırmada ebeveynlerin, çocuklarının internet kullanımlarında kaygılı olduğu, internetin ahlaki açıdan riskler barındırdığı, güvenli internet ya da teknoloji kullanımında çocuklarını yönlendirme konusunda yeterli olmadıklarını düşündükleri, çocuklarının internet ya da teknoloji kullanımını denetlemede en çok başvurdukları yöntemin sınır koyma olduğu sonuçlarına ulaşılmıştır. Buna ilave olarak ebeveynlerin okullarda çocuklara internet ya da teknolojik araç kullanımına ilişkin eğitimler verilmesini bekledikleri sonucuna ulaşılmıştır. Ulaşılan bu sonuçlar doğrultusunda okullara ve ebeveynlere yönelik öneriler sunulmuştur.

BağımlılıkBilgi ve iletişim teknolojileriSiber zorbalık+7
Özlem Uçar
Hacettepe University
2023
00
Master'sOpen AccessTR

Özel yetenekli öğrencilerin destek eğitiminde yürütülen çocuklar için felsefe etkinliklerine yönelik deneyimleri

Araştırmada özel yetenekli öğrencilerin destek eğitim odasında yürütülen çocuklar için felsefe etkinliklerine yönelik görüş ve deneyimlerini incelemek amaçlanmıştır. Araştırma nitel araştırma yöntemi desenlerinden, durum çalışması deseni ile yürütülmüştür. Araştırmanın katılımcılarını Ankara ili Yenimahalle ilçesinde bir devlet ilkokulunda eğitim gören, 4.sınıf düzeyinde özel yetenekli üç öğrenci oluşturmuştur. Katılımcılara sekiz hafta boyunca, haftada iki ders saati olmak üzere toplam 16 ders saati çocuklar için felsefe etkinlikleri uygulanmıştır. Araştırma verileri gözlem, görüşme ve doküman analizi teknikleri ile toplanmış, içerik analizi tekniği ile analiz edilmiştir. Araştırma bulguları; özel yetenekli öğrencilerin, çocuklar için felsefe etkinliklerinde düşünmeyi ve düşüncelerini ifade etmeyi zorlayıcı bulduklarını; etkinliklerin öğrencileri düşüncelerini ifade etmeye, düşüncelerinde değişiklik yapmaya, farklı bakış açılarını öğrenmeye ve üst düzey düşünmeye yönelttiğini göstermiştir. Özel yetenekli öğrencilerin destek eğitim odası çalışmalarına katıldıklarında, genel eğitim sınıfındaki sevdikleri ders ve etkinlikleri kaçırdıkları için sıkıntı yaşadıkları görülmüştür. Araştırmada ayrıca çocuklar için felsefe etkinliklerinin öğrencilerin okuduğunu anlama ve matematik problemi çözme becerilerine, kelime dağarcıklarının artmasına katkı sağladığı ortaya çıkmıştır.

Destek eğitim odasıDestek eğitim programlarıFelsefe+7
Derya Akar
Hacettepe University · Institute of Educational Sciences
2023
00
DoctorateOpen AccessTR

Özel yetenek tanılı olan ve olmayan öğrencilerin basamak değerini kavrayışlarına yönelik zihinsel modellerinin incelenmesi

Bu çalışmanın amacı ilkokul dördüncü sınıfa devam eden özel yetenek tanılı ve tanılı olmayan öğrencilerin basamak değerinin sayma, tahmin, adlandırma, yeniden adlandırma, karşılaştırma, temsil etme ve hesaplama boyutlarına yönelik zihinsel modellerini ortaya koymak ve karşılaştırmaktır. Araştırmada, nitel araştırma desenlerinden durum çalışması deseni ve durum çalışması desenlerinden de bütüncül çoklu durum çalışması kullanılmıştır. Çalışma grubunun belirlenmesinde amaçlı örnekleme yöntemlerinden maksimum çeşitlilik örnekleme yöntemi kullanılmıştır. Çalışma grubunu, Ankara'da Bilim Sanat Merkezlerine (BİLSEM) devam eden özel yetenek tanılı öğrenciler ve özel yetenek tanılı olmayan dördüncü sınıf öğrencileri oluşturmaktadır. Verilerin analizinde mikro analizin alt birimi olan Kare İzleme Metodu kullanılmıştır. Araştırma sonuçlarına göre en fazla zihinsel modele özel yetenek tanılı öğrenciler sahipken, en az zihinsel modele düşük başarı düzeyindeki öğrencilerin sahip olduğu görülmüştür. Öğrencilerin hatalı zihinsel modelleri incelendiğinde en çok hatalı zihinsel model düşük ve orta başarı seviyesindeki öğrencilerde mevcutken, en az hatalı zihinsel model özel yetenek tanılı öğrencilerde görülmüştür. Tüm düzeylerde şu zihinsel modellerin mevcut olduğunu söylenebilir: Sayma, model kullanma, çözümleme, gruplama, yeniden gruplama, sayıları okuma ve yazma, sıfırın yer tutuculuğunu kullanma, sayıları büyüklüklerine göre karşılaştırma, sayıları sayı doğrusu üzerinde karşılaştırma, sayıları alışılmış şekilde modelleme, algoritmaya dayalı işlem yapma, işlem sürecinde aritmetik gerçekleri kullanma, işlemlerin matematiksel ve günlük kullanımı, işlemlerin diğer işlemler ile ilişkisi.

Basamak değeriBilim ve sanat merkezleriMatematik dersi+6
Seyhan Paydar
Hacettepe University · Institute of Educational Sciences
2023
00
Master'sOpen AccessTR

Sınıf öğretmenlerinin kontrol düzeyleri ile ilkokul öğrencilerinin okul mutluluğu arasındaki ilişki

Bu çalışma, sınıf öğretmenlerinin kontrol düzeyleri ile ilkokul öğrencilerinin okul mutluluğu arasındaki ilişkiyi incelemektir. Araştırma verileri; 2022-2023 eğitim ve öğretim yılında Ankara ili Etimesgut ilçesinde Milli Eğitim Bakanlığına bağlı ilkokullarda çalışan 346 sınıf öğretmeni ve bu öğretmenlerin sınıflarında bulunan 7079 öğrenciden toplanmıştır. Nicel araştırma yaklaşımı kapsamında ilişkisel araştırma yönteminin kullanıldığı bu araştırmada sınıf öğretmenlerinin kontrol düzeyleri sınıf yönetimi kontrol düzeyi belirleme anketi ile öğrencilerin okul mutluluk düzeyi ise ilkokul çocukları için okul mutluluğu ölçeği ile belirlenmiştir. Araştırmanın sonucunda, öğretmenlerin genel olarak etkileşimci (orta düzey kontrol) yaklaşımı benimsedikleri tespit edilmiştir. Öğretmenlerin kontrol düzeyleri cinsiyete, eğitim durumuna, yaş gruplarına, okuttukları sınıf düzeylerine göre farklılık göstermemekle birlikte, erkeklerin müdahaleci yönetim yaklaşımına sahip olma oranlarının kadınlardan daha yüksek olduğu görülmüştür. Eğitim seviyesi arttıkça etkileşimci ve müdahaleci olmayan yönetim tarzının benimseme eğiliminin de arttığı sonucuna ulaşılmıştır. Genç öğretmenlerin müdahaleci ve müdahaleci olmayan yönetim yaklaşım oranlarının diğer yaş grupların bu kategorilerdeki oranlarına göre daha fazla olması da dikkate değer bir sonuçtur. Öğretmenlerin sınıf içindeki kontrol yaklaşımları ile öğrencilerin mutlu olma durumları arasında manidar bir ilişki bulunamamıştır. Bunun yanında öğretmenlerin cinsiyetleri ile öğrencilerin mutlu olma durumları arasında anlamlı bir ilişki saptanmıştır. Kadın öğretmenlerin öğrencilerinin, erkek öğretmenlerin öğrencilerine göre daha mutlu olduğu görülmüştür.

Kontrol düzeyleriMutlulukOkul mutluluğu+5
Mesrure Cebecioğlu
Hacettepe University · Institute of Educational Sciences
2023
00
DoctorateOpen AccessTR

Taşımalı ve birleştirilmiş sınıf uygulaması yapan ilkokullarda akran zorbalığı

Bu araştırmanın temel amacı, birleştirilmiş sınıf uygulaması yapan ilkokullara devam eden öğrencilerin ve taşımalı ilkokullara devam eden öğrencilerin akran zorbalığına ilişkin deneyimlerini ve düşüncelerini incelemektir. Nitel araştırma yaklaşımına uygun olarak yürütülen bu araştırmada temel nitel araştırma yöntemi kullanılmıştır. Araştırma verileri katılımcılarla gerçekleştirilen yarı yapılandırılmış görüşmelerden elde edilmiştir. Araştırmanın çalışma grubunu; Tokat ilindeki birleştirilmiş sınıflar ve taşımalı ilkokullarda eğitim alan öğrenciler oluşturmuştur. Maksimum çeşitlilik örnekleme yöntemi kullanılarak oluşturulan çalışma grubunu birleştirilmiş sınıf uygulaması yapan üç köy ilkokuldan 19 öğrenci ve üç taşımalı ilkokuldan katılan 12 öğrenci oluşturmuştur. Araştırma bulguları birleştirilmiş sınıf uygulaması yapan ilkokullardaki akran zorbalığının oldukça nadir görünen bir durum olduğunu ortaya koymaktadır. Taşımalı ilkokullara devam eden öğrenciler ise akran zorbalığına daha fazla maruz kaldıklarını, öğrencilerin okul yolunda başlayan zorbalığa maruz kalma durumunun okuldan eve dönene kadar devam ettiğini ifade etmişlerdir. Verilerin toplanması sürecinde birleştirilmiş sınıf öğrencilerinin, ortalama yarım saatlik görüşmede kendilerini etkili bir şekilde ifade etmeleri dikkat çekici bulunmuştur. Taşımalı ilkokullara devam eden öğrenciler ise görüşme esnasında daha içe kapanık, çekingen ve ürkek tavırlar sergilemişlerdir. Köylerde yaşayan küçük çocukların ailelerinin yanından alınarak, her gün belirli bir mesafe yol katettikten sonra okula gelip eğitim almaları, yabancı bir ortama çok küçük yaşta girmeleri; evlerinin yakınındaki okula giden öğrencilere göre zorlandıkları bir durumdur. Taşımalı ilkokullara devam eden öğrenciler akranları tarafından okul bahçesinde, sınıfta ve yemekhanede zorbalığa maruz bırakılmaktadır. Oyunlara alınmama, dışlanma, aşağılanma, ötekileştirilme gibi köylü kentli sınıfsal ayrımını yaşayan taşımalı gelen öğrenciler kendi köylerinde okula gitmek istemektedir. Kendilerini geldikleri taşıma merkezi okulda yabancı ve ayrıştırılmış hissetmektedirler. Anahtar sözcükler: akran zorbalığı, birleştirilmiş sınıf, taşımalı ilkokul, taşımalı eğitim, zorbalık, ilkokul.

Akran zorbalığıBirleştirilmiş sınıflarTaşımalı eğitim+3
Başak Eroğlu Demirhan
Hacettepe University · Institute of Educational Sciences
2023
00
Master'sOpen AccessTR

Problem çözme yaklaşımıyla gerçekleştirilen matematik uygulamalarının 4. sınıf öğrencilerinin problem çözme becerilerine etkisi

Bu araştırma, problem çözme yaklaşımıyla gerçekleştirilen matematik öğretim uygulamalarının, ilkokul 4.sınıf öğrencilerinin problem çözme becerilerine etkisini incelemeyi amaçlamaktadır. Çalışma, ön test ve son test kontrol gruplu yarı deneysel desen olarak modellenmiştir. Araştırma, 2021-2022 eğitim yılının bahar döneminde Ankara ili Polatlı ilçesindeki bir ilkokulda, 4. sınıfa devam eden deney grubunda 51 öğrenci ve kontrol grubunda 43 öğrenci olacak şekilde toplam 94 öğrenci ile yürütülmüştür. Araştırma sürecinde, ele alınan problem ve problem çözme becerisi tanımları doğrultusunda 4. sınıf öğrencilerinin problem çözme becerilerini ölçme amaçlı bir problem çözme beceri testi geliştirilmiştir. Geliştirilen testin pilot uygulaması bir devlet okulunda yapılmış olup ulaşılan veriler doğrultusunda SPSS 25.0 ve Lisrel 8.71 paket programları kullanılarak testin güvenirlik ve geçerlilik çalışmaları yürütülmüştür. Geçerli ve güvenilir olduğu ortaya konan bu test araştırma sürecinde deney ve kontrol gruplarına ön ve son test olarak uygulanmıştır. Çalışmada, deney grubu problem çözme yaklaşımıyla gerçekleştirilen öğretim sürecinin uygulandığı grup, kontrol grubu ise uygulanagelen öğretim sürecinin uygulandığı grup olarak belirlenmiştir. Problem çözme yaklaşımıyla gerçekleştirilen öğretim süreci kapsamında araştırmacı tarafından ders planları tasarlanmış ve hazırlanmıştır. Bu ders planlarının içeriklerine yönelik uzman görüşleri alınmış ve düzenlemeler yapılmıştır. Sonrasında ders planları deney gruplarında uygulanmıştır. Araştırmada elde edilen bulgu ve sonuçlar doğrultusunda, ilkokul 4.sınıfta problem çözme yaklaşımıyla gerçekleştirilen matematik öğretim uygulamalarının öğrencilerin problem çözme becerilerine etkisinin olduğu, hatta ilkokul 4.sınıf öğrencilerinin problem çözme beceri düzeylerinde bir gelişim sağladığı sonucuna ulaşılmıştır.

Matematik eğitimiMatematik öğretimiProblem çözme+4
Gizem Nur Özüpek
Hacettepe University · Institute of Educational Sciences
2023
00
DoctorateOpen AccessTR

"Güvenli Çocuk" (Safe child) Programının etkililiğinin incelenmesi

Bu araştırmanın amacı; 54-90 ay aralığındaki anasınıfı ve ilkokul birinci sınıfa devam eden çocukların kendilerini istismar ve benzer tehlikeli durumlardan korumalarına, kendilerine duydukları güveni artırmaya yönelik olarak uyarlanan Güvenli Çocuk Programı'nın etkililiğini incelemektir. Bu araştırmada ön-test-son-test kontrol gruplu yarı-deneysel desen kullanılmış, 2x3x3 modelinde yürütülmüştür. Bu araştırmanın deney grubunu Güvenli Çocuk Programı'na katılan çocuklar, öğretmenleri ve aileleri, kontrol grubunu bu programa katılmayan çocuklar, öğretmenleri ve aileleri oluşturmaktadır. Her bir grupta 19 çocuk olmak üzere toplam 114 çocuk yer almıştır. Nitel veriler, altı sınıf öğretmeni ve her gruptan gönüllü olarak katılmak isteyen beşer aile ile görüşmeler yürütülerek elde edilmiştir. Deney grubunu oluşturan çocuklara altı hafta boyunca, haftada iki gün ve dört oturumdan oluşan program uygulanmıştır. Plasebo grubuna benzer şekilde altı hafta süresince toplam 24 oturumdan oluşan etkinlikler uygulanmış, kontrol grubuna ise müdahalede bulunulmamıştır. Programın uygulanmasından sonra son-test ölçümleri yapılmış ve son-test ölçümlerinden sekiz hafta sonra izleme testleri uygulanmıştır. Çocuklardan veri elde etmek amacıyla 'Güvenlik Bilgi ve Beceri Değerlendirme Aracı', 'Akran Zorbalığı Değerlendirme Aracı', 'Kültür Bağımsız Özgüven Kontrol Listesi' ve 'İnternet Güvenliği Değerlendirme Aracı' kullanılmıştır. Öğretmen ve aile boyutunda 'Öğretmen Görüşme Formu' ve 'Aile Görüşme Formu' programın etkisine dair görüşleri belirlenmiştir. Verilerin analizinde Kruskal-Wallis H testi kullanılmış ve gruplar arasında anlamlı farklılıklar görüldüğünde Post-Hoc Çoklu Karşılaştırma Testi ile birbirinden farklı olan gruplar tespit edilmiştir. Grupların ön-test-son-test ve son-test-izleme testi puanlarının karşılaştırılmasında ilişkili ölçümler için Wilcoxon işaretli Sıralar Testi kullanılmıştır. Araştırmadan elde edilen bulgular, Güvenli Çocuk Programının, çocukların kendilerini korumalarına yönelik becerilerini olumlu yönde etkilediği ve yapılan bireysel görüşmelerde de öğretmen ve ailelerin programla ilgili olumlu görüşlere sahip oldukları belirlenmiştir.

Akran zorbalığıGüvenli davranışGüvenli Çocuk Programı+5
Emine Hande Aydos
Hacettepe University · Institute of Educational Sciences
2019
00
Master'sOpen AccessTR

5. ve 6. sınıf öğrencilerinin kazanım değerlendirme uygulaması sonuçlarının bilişsel alanlar açısından karşılaştırılması

Bu çalışmanın konusunu uygulamayı hazırlayan A eğitim şirketi ile anlaşmalı olan özel okullarda 2017 ve 2018 yıllarında uygulanmış olan 4 tane Kazanım Değerlendirme Uygulaması (KDU)'nın hepsine katılım sağlamış olan aynı 5 ve 6. sınıf düzeyindeki öğrencilerin, çoktan seçmeli sorulara ait sonuçlarının bilişsel alanlar bazında incelenmesi oluşturacaktır. Bu çalışma nicel bir araştırma olup tarama araştırması özelliklerini taşımaktadır. Ocak KDU ve Mayıs KDU olmak üzere yılda iki kez, ortaokul öğrencilerinin bilgi ve beceri düzeylerinin bilişsel süreçler çerçevesinde değerlendirilmesi amacıyla gerçekleştirilen bir uygulama olan KDU'ya ait soruların bilişsel alanları; bilme, uygulama ve akıl yürütmedir. KDU'ya ait soruların öğrenme alanları ise sınıf seviyesine ve sınavın kapsamına göre değişmektedir. KDU sınavındaki soruların öğrenme alanları ortaokul matematik dersi öğretim programında belirtilen şekilde sayılar ve işlemler, cebir, geometri ve ölçme, veri işleme ve olasılık ile sınırlıdır. Araştırmanın verilerini belirtilen yıllardaki uygulamalara katılan aynı 440 öğrencinin KDU sonuçları oluşturmaktadır. Öğrencilerin sonuçlarının incelenmesi ile bilme, uygulama ve akıl yürütme bilişsel alanından soruların puanlarının ortalamalarının bilişsel alana göre farklılık gösterip göstermediği yorumlanmıştır. Bununla birlikte bilme, uygulama ve akıl yürütme sorularının puanlarının ortalamalarının beşinci ve altıncı sınıf seviyesinde farklılık gösterip göstermediği analiz edilerek yorumlanmıştır.

Bilişsel becerilerBilişsel gelişimKazanılmış değer+3
Selin Taşyaran
Hacettepe University · Institute of Educational Sciences
2019
00
Master'sOpen AccessTR

Öz-güdümlü öğrenmelere yönelik değerlendirmeler için bilgisayarlı sınıflama test sistemine katılım profillerinin incelenmesi

Bu araştırmada ortaokul 5. sınıf öğrencilerinin kendi öğrenmelerini yönetebilmelerine olanak sağlayacak öz-güdümlü öğrenmelere yönelik bilgisayarlı sınıflama test sistemi tasarlanmış ve geliştirilmiştir. Bu kapsamda öğrencilerin geliştirilen bu e-değerlendirme sistemine katılımları ile güdülenme stratejileri arasındaki ilişkiye bakılmıştır. Ayrıca öğrencilerin sisteme yönelik yarar algıları ile sistemi ileride kullanma niyetleri arasındaki ilişki de incelenerek bir profil analizi ortaya konulmuştur. Araştırmanın çalışma grubu 2199 ortaokul beşinci sınıf öğrencisinden oluşmaktadır. Bu öğrenciler Ankara ve İzmir'de bulunan ikişer ortaokul ve Konya'da bulunan üç ortaokul olmak üzere toplamda yedi okulda öğrenimlerini sürdürmektedirler. Geliştirilen sistemde öğrencilerin kendi öğrenmelerini değerlendirebildikleri ve matematik dersinde yer alan kazanımlara sahip olup olmama durumlarını (kazanım bazlı yetkinliklerini) öğrenebilmeleri sağlanmıştır. Bu kapsamda ortaokul 5. sınıf öğretim programı matematik dersi kazanımları incelenmiş ve Milli Eğitim Bakanlığı ve alan uzmanları desteği ile bu kazanımlara yönelik sorular hazırlanmıştır. Sistemin en önemli özelliklerinden biri de uyarlanabilir test yapısında olmasıdır. Öğrenciler sistemi üç hafta boyunca kullanmıştır. Uygulamanın sonunda öğrencilerden veriler araştırmanın amacına yönelik olarak öz-bildirime dayalı ölçekler ile toplanmıştır. Öğrencilerin sistem kullanımlarının sonucunda etkileşim verileri katılım yapısı ortaya konmuştur. Araştırmada öğrencilerin katılım durumları ile güdülenme stratejileri arasındaki ilişki irdelenmiştir. Katılım düzeyleri ile sınav kaygısı, öz yeterlik ve görev değeri ile aralarında pozitif yönde anlamlı bir ilişki bulunmuştur. Ayrıca öğrencilerin sisteme yönelik yarar algıları ile sistemi ileride kullanma niyetleri arasında da pozitif yönde bir ilişki bulunmuştur. Öğrencilerin e-değerlendirme sistemini kullanma niyetlerinin ise güdülenme stratejileri ve sisteme ilişkin tasarım özelliklerinden etkilendiği bulgusuna ulaşılmıştır. Bunun yanı sıra üstbilişsel farkındalığı yüksek olan öğrencilerin sistemi ileride kullanma niyetinde olduğu görülmüştür.

Bilgisayar destekliBilgisayar destekli değerlendirmeBilgisayar destekli ölçme+7
Ömer Oral
Hacettepe University · Eğitim Bilimleri Enstitüsü
2019
00
Master'sOpen AccessTR

Gerçek zamanlı sınıf içi davranış yönetim sisteminin geliştirilmesi

Güncel hayatta, eğitim ve öğretim kalitesinin ölçümü için bir çok kriter vardır. Bu kriterlerin her birinin kendine has bir öneme sahiptir. Ancak, bir öğretmenin sınıf içerisindeki hakimiyeti sağlaması, eğitim sürecinin kesilmeden devamını sağlayacak bir kriterdir. Öğretmenin alan bilgisinin derinliği bu noktada ortaya çıkmaktadır lakin sadece alan bilgisi de yeterli olmayacak, genel kültür seviyesi ve bu bilgilerini öğrencilerini aktarma kabiliyeti de yukarıda bahsedilen sınıf içi hakimiyete katkısı göz ardı edilemeyecek kadar büyük olmaktadır. Örgün eğitim veren okullarda sınıf içerisindeki öğrenci davranışı problemleri, eğitim sürecini en çok sekteye uğratan sorunlardır. Öğretmenin özellikle davranış problemlerine karşı bulduğu çözümler, o ortamda yapılacak eğitimin hem içerik kalitesinin artmasını hem de öğrenci tarafından kanıksanmasını sağlayacaktır. Bunun yanı sıra öğretmenin çalıştığı kurumdaki disiplin kültürünün gelişmemiş olması ve/veya problemli davranışlara karşı davranış politikasının yetersiz olması hatta hiç olmaması, o kurumda eğitim öğretimin tam anlamıyla yapılamayacağının da bir göstergesi olabilmektedir. Davranış yönetiminin eğitim öğretim faliyetlerideki yeri tartışılamayacak kadar önemlidir. Bir toplumun eğitim kalitesi o toplumun geleceğin şekillendirmektedir. Eğitim dünyasında davranış yönetiminin uygulanacağı alanlardan en önemlisi sınıf içidir. Öğrencilerin öğrenme faliyetlerinin hedef davranışlarını tam olarak kendi ile bütünleştirebilmesinin altında yatan etkenlerin en önemlileri arasında gelmektedir. Öğretmenin sınıf için uygulayacağı davranış yönetim metotları için çeşitli araştırmalar yapılmıştır. Geliştirilen her yeni yöntemle okullardaki öğretme ve öğrenme faliyetleri daha işlevsel bir konuma getirilmiş, dolayısıyla toplumun maruz kaldığı eğitimin kalitesi de topyekün yükselmiştir. Teknolojinin gelişiminden etkilenen ve faydalanan her alan gibi eğitim dünyası da bu gelişime ayak uyduran sektörler arasında kendini göstermiştir. Özellikle eğitim-öğretim süreçlerinde kullanılabilecek cihazlara ilgi gösterilen eğitim sektörü, bunun akabinde bir çok yazılıma da kapılarını açmıştır. Öyleki bazı eğitim faliyetleri için geleneksel yöntemlerle gerçekleştirilen uygulamalar teknolojiyle uygulanmaya başlamış, geleneksel yöntem teknolojiye yenik düşmüş, yerini tamamiyle teknolojik gelişmelerin o alan için geliştirdiği yeni yönteme yerini bırakmıştır. Eğitim dünyası özellikle son beş yılda teknolojiyi kullanma konusunda bir kademe daha öteye giderek öğrencilerin mobil cihazlarla derslere girmesine izin vermiş, eğitimde mobil cihazlar yardımı ile ders yapma konusunda girişimler yapılmıştır. Bu zamana kadar öğretmen kontrolündeki teknoloji artık öğrenci eline geçmiş ve bu zamana kadar yapılan tüm uygulamalar şekil ve boyut değiştirmiştir. Tablet cihazların öğrenciler tarafından ders içerisinde kullanmasının sayısız faydasının yanı sıra bir çok handikapı da gün yüzüne çıkmış, henüz o zamanana kadar karşılaşılmayan sınıf için problemleri ile baş başa kalınmıştır. Sınıftaki bir çok istenmeyen davranış için öğretmenlerin yıllarca geliştirdiği ve artık kanıksanmış onlarca yöntem mevcuttur. Bu yöntemlere artı olarak öğretmen otokontrol sistemini sınıfında uygulayabilir hale geldiğinde ders işleyiş süreçlerinde genelde herhangi bir problem yaşamadan tamamlamaktadır. Tüm bu yöntemlerin tabletli eğitim ile birlikte tekrar revize edilmesi ve ondan sonra uygulanması gerekmektedir. Aksi takdirde, kendini geliştirmede yavaş kalan her öğretmen sınıf yönetim problemleri ile karşı karşıya kalacaktır. Gerçek Zamanlı Sınıf İçi Davranış Yönetim Sistemi - Dersteyiz.Net, tabletli eğitim yapılan sınıflarda ders işleyiş süreçlerinde yaşanan problemleri en aza indirgemek için geliştirilmiş bir yazılımdır. Yıllar boyu araştırılarak keşfedilen davranış yöntemleri ile teknolojiyi aynı noktada buluşturan sistem, teknolojinin kullanıldığı sınıflarda eğitimin daha sağlıklı devam etmesine katkı sağlamaktadır. Tabletli eğitim yaparak okullar eğitim kalitelerini bir üst seviyeye taşımak için gerekli adımı atmışlar demektir. Bu noktadan sonra geriye doğru hamlelerle doğru yöntemleri keşfedip uygulamak kalmaktadır. Eğitim dünyasında teknolojinin yıllar sonra ilk defa öğrenci merkezli kullanımına başlanıldığı düşünüldüğünde, bu alanda keşfedilecek yönetim stratejilerinin henüz hala bir çoğu araştırma yapılarak ortaya çıkarılmayı beklemektedir. Dersteyiz.Net öğrencilerin olumlu ve olumsuz davranışlarını puanlayarak, olumluların devamını sağlayarak, olumsuzların ise olumluya dönüşmesine katkıda bulunarak öğrenci davranışlarını yönetmeyi, öğretmenlerin amaçları doğrultusunda ders yapabilmelerine olanak sağlamak için geliştirilmiş bir uygulamadır.

Ortaokul öğretmenleriWorld wide webÇocuk davranışları+7
Cüneyt Ali Mert
İstanbul Aydın University · Institute of Graduate Studies in Science
2015
00

Related subjects