Doctorate
indexedOpen AccessTR Demir çağı’nın sonlarından 6. yüzyılın sonlarına kadar erzincan
Bu çalışma, Doğu Anadolu’nun Yukarı Fırat Havzası’nda yer alan Erzincan ve çevresinin, Demir Çağı’nın son evrelerinden 6. yüzyılın sonlarına kadar uzanan tarihsel gelişimini incelemektedir. İncelenen dönem, bölgede siyasal egemenliklerin sıkça değiştiği, farklı kültürel unsurların bir arada varlık gösterdiği ve coğrafi koşulların tarihsel süreç üzerinde belirleyici olduğu bir süreci kapsamaktadır. Erzincan, doğal geçitleri, verimli ovaları ve önemli ulaşım güzergâhları sayesinde Antik Çağ boyunca askerî ve ekonomik açıdan stratejik bir konumda yer almıştır. Çalışmada Doğu Anadolu coğrafyası, antik ve modern kaynaklar ışığında değerlendirilmiş; Fırat Nehri başta olmak üzere bölgedeki akarsuların yerleşim düzeni ve tarihsel sınırların oluşumundaki rolü vurgulanmıştır. Erzincan’ın prehistorik dönemlerden Demir Çağı’nın sonuna kadar uzanan tarihsel süreci ele alınmış; Urartu, Kimmer, İskit, Med ve Pers hâkimiyetleri bağlamında bölgenin siyasal yapısı değerlendirilmiştir. Urartu Devleti’nin bölgedeki idarî ve mimari varlığı, özellikle Altıntepe Kalesi kazılarından elde edilen arkeolojik veriler üzerinden incelenmiştir. Urartu sonrası süreçte Kimmer ve İskit hareketleri, Med ve Pers egemenliği ile Helenistik Dönem’de Seleukoslar, ardından Parth ve Roma hâkimiyeti çerçevesinde Erzincan’ın bölgesel ve imparatorluklar arası ilişkilerdeki yeri ele alınmıştır. Özellikle Roma-Parth mücadeleleri bağlamında Satala Karargâhı’nın stratejik önemi vurgulanmıştır. Çalışma, Erzincan il sınırları içerisinde tespit edilen höyükler, yerleşimler ve kalelerden elde edilen arkeolojik veriler doğrultusunda bölgedeki yerleşim sürekliliğini ortaya koyarak, Erzincan’ın Antik Çağ’da yalnızca bir geçiş alanı değil, aktif ve dinamik bir tarihsel mekân olduğunu göstermeyi amaçlamaktadır.
Demir ÇağDoğu AnadoluErzincan+2