Master'sDOIOpen AccessTURKISH Eş’ârîlik ve Mâtürîdîlik Düşüncesinde İlâhî Sıfatlar Meselesi
İslam kelâmında Allah’ın sıfatları konusu, tarih boyunca yoğun tartışmalara sahne olmuş, Mu’tezile ve Ehl-i Sünnet’in iki ana ekolü olan Eş’arîlik ile Mâtürîdîlik bu tartışmaların merkezinde yer almıştır. Her iki ekol, sıfatların varlığını ve ezelîğini kabul ederek Mu’tezile’nin sıfatları zâtla aynı kabul eden yaklaşımına karşı çıkmış; Allah’ın ezelî olan zâtî ve subutî sıfatlarını savunmuştur. Bununla birlikte sıfatların mahiyeti, zât ile ilişkisi ve özellikle fiilî sıfatların değerlendirilmesinde belirgin farklılıklar ortaya çıkmıştır.
Eş’arî (ö. 324/935-36), sıfatları ‘‘ne zâtın aynıdır ne de gayrıdır’’ ilkesiyle açıklamış, haberî sıfatlarda bu yönteme mesafeli durmakla birlikte genellikle tevil yolunu seçmiştir. Ona göre tekvîn müstakil bir sıfat değildir; kudret ve iradenin yansımasıdır. Mâtürîdî (ö. 330/944) ise sıfatları aklî delillerle ispat etmeye yönelmiş, haberî sıfatlarda tevili tercih etmiş ve tekvîni ezelî bir sıfat olarak görmüştür. Kelâm sıfatında ise Eş’arî ‘‘kelâm-ı nefsi’’ kavramını ön plana çıkarırken, Mâtürîdî lafızların mahlûk olduğunu, ancak Allah’ın konuşma sıfatının kadîmliğini vurgulamıştır.
Sonuç olarak her iki ekol Allah’ın sıfatlarını tenzih ilkesine bağlı kalarak savunmuş, fakat Eş’arî’nin görüşü daha çok nakil ve teslimiyet ekseninde Mâtürîdî’de ise akıl ve tevil merkezli bir yaklaşım geliştirmiştir. Bu mukayese kelâm ilminin yöntemsel farklılıklarını göstermesi bakımından İslam düşüncesinde akıl-nakil ilişkisinin anlaşılmasına önemli katkılar sunmaktadır.
Anahtar Kelimeler: Allah, Eş’arî, Kelâm, Mâtürîdî, Sıfatlar