Master'sDOIOpen AccessTURKISH KUR’ÂN’DA GÜNAH VE CEZANIN ŞAHSİLİĞİ BAĞLAMINDA MUSİBET
Günah ve cezanın şahsiliği ilkesi, hiç kimsenin bir başkasının eyleminden dolayı sorumlu tutulamayacağını ifade eder. Temelini Kur’ân’ın adalet anlayışından alan bu ilke, aynı zamanda evrensel bir hukuk anlayışıdır. Bu çalışmada, insanın dünyada karşılaştığı musibetler, şahsilik ilkesi bağlamında ele alınmıştır.
Toplumda, insanların başına gelen zorlukları çoğu zaman atalarının veya başkalarının işlediği günahların bir cezası olarak yorumlama eğilimi vardır. Ancak musibetleri kuşaklar arası “aktarılmış bir ceza” olarak görmek, bireyin sorumluluk bilincini zedelediği gibi ilahi adalet anlayışıyla da çelişmektedir. Zira Kur’ân, hiç kimsenin başkasının günah yükünü taşımayacağını kesin bir dille belirtmektedir. Bu çalışmada da musibetlerin doğrudan ilahi bir ceza aktarımı olmadığı savunulmuştur. Bunun yerine, bireyin maruz kaldığı felaketlerde kendi hatalarının, aile yapısının ve sosyal çevresinin ne gibi bir “etkilenme” süreci oluşturduğu incelenmiştir. Özellikle ataların günahlarının çocuklara bedel olarak yansıtıldığına dair halk inançları ve İbrâhimî dinlerdeki söylemler ele alınmış ve bu iddialar Kur’ân perspektifinden tahlil edilmiştir.
Nitel araştırma yönteminin kullanıldığı bu araştırmada ilgili ayetler bütüncül bir yaklaşımla değerlendirilmiş, temel klasik ve modern tefsir kaynaklarının yanı sıra hadis, sosyoloji ve psikoloji alanındaki literatürden de faydalanılmıştır.
Anahtar Kelimeler: Tefsir, Kur’ân, Günah ve Cezanın Şahsiliği, Musibet, Cezanın Aktarımı.