Yükleniyor…
Yükleniyor…
Bu çalışmada Karadeniz Bölgesi’nin Doğu Karadeniz Bölümü’nde yer alan Karaçam Deresi Havzası’nın (Trabzon) uygulamalı jeomorfolojisi incelenmiştir. Çalışma alanı su bölümü çizgileriyle sınırlandırılmış olup, yaklaşık 250 km² yüzölçümüne sahiptir. Havza idari yönden Trabzon ve Bayburt illeri sınırları içinde yer alır. Çalışma sahası Solaklı Çayı, Haldizen Deresi ve Karaçam Deresi’nin birleştiği Çamlıbel Boğaz vadisinden başlayıp 3000 metrelere varan arızalı bir topografyaya sahiptir. Arazinin arızalı bir görünüm göstermesinde akarsu aşındırma faaliyeti etkili olmuştur. Ayrıca sahanın yüksek kesimleri Pleistosen döneminde yaşanan buzullaşmaya maruz kalmıştır. Bu nedenle yüksek kesimlerde buzul morfolojisine ait aşınım ve birikim şekillerine rastlamaktadır. Çalışmanın amacı, havzada jeomorfolojik unsurlardan kaynaklı problemleri incelemek ve bu problemlere çözüm önerileri sunmaktır. Bu doğrultuda sahanın tüm jeomorfolojik birimleri incelenmiş, jeomorfolojik birimlerin insan faaliyetlerine doğrudan ve dolaylı etkileri araştırılmıştır. Araştırmada coğrafi bilgi sistemlerinin farklı yöntem ve tekniklerinden yararlanılmıştır. Ayrıca arazi çalışmaları sırasında gezi gözlem, fotoğraf çekimi ve kesit alma gibi çalışmalar da yapılmıştır. Böylece sahaya ait birçok harita üretilmiş ve analiz gerçekleştirilmiştir. Havza ülkemizin en büyük batolit kütlesi olan Kaçkar granitoyidi üzerinde yer almaktadır. Havza iklimi ılıman nemli okyanusal iklim olup bol yağışlıdır. Saha bu nedenle flüvyal süreçlerin altında şekillenmektedir. Bu nedenle araştırma sahasının ana jeomorfolojik üniteleri derince yarılmış vadilerden, yüksek eğimli yamaçlardan, önemli sırt ve dağlık alanlardan oluşmaktadır. Yapılan analizler sonucunda; inceleme alanının yaklaşık %68,8’i şiddetli çığ riskine, %25,6’sı çok yüksek riskli heyelan ve %26,2’si şiddetli derecede erozyon ile karşı karşıyadır. Buna karşı, taşkın riski ise havzanın çok küçük kısmında yüksek riskli çıkmıştır (0,239 km²). Ayrıca havzadaki tüm beşeri unsurların jeomorfolojik birimlerle olan ilişkileri açıklanmaya çalışılmıştır.
Dünyada değişen iklim özelliklerine bağlı olarak, orman ekosistemini inceleyen araştırmaların sayısı artmaktadır. Türkiye'de nemli-ılıman ve nemli-soğuk iklimlere sahip Doğu Karadeniz Bölümü ormanlarıyla ilgili yapılan dendrokronolojik çalışmalar izlendiğinde sahanın bakir sayılabilecek özellikte olduğu görülmektedir. Bu sebeple Türkiye'nin orman varlığı açısından korunması gereken 9 sıcak noktalardan biri olan Fırtına Deresi Havzası, araştırma sahası olarak seçilmiştir. Yaklaşık 1.150 km²'lik yüzölçümüne sahip havza, kuzeyden Karadeniz, güneyden Kaçkar ve Soğanlı Dağları'nın su bölümü çizgisiyle sınırlandırılmıştır. Havzada, konifer türlere ait iklime duyarlı kronolojiler oluşturmak, küresel iklim değişikliğine bağlı olarak farklı yükselti kademelerindeki ağaçların davranışlarını anlamak, ormanların gelecek durumları hakkında bilgi edinmek araştırmanın temel amaçlarındandır. Araştırmada, 8 yörenin 133 canlı ağacından 274 artım kalemi toplanmıştır. Kalemlerin ölçümü LINTAB-TSAP Ölçüm Sistemi ve Cybis 9.7 programıyla yapılmış, dendrokronolojik yöntemlerle analizler gerçekleştirilmiştir. Analizlerde en uzun 298 (CEY yöresi), en kısa 144 yıl (MOL yöresi) olmak üzere toplam 8 yöre kronolojisi oluşturulmuştur. Türkiye'nin Doğu Karadeniz Bölümü'nde yer alan ağaçlara dair yeterli kronolojik veri üretilmemiştir. Bu sebeple Doğu ladini ve Doğu Karadeniz göknarı türleri için oluşturulan yıllık halka kronolojileri, önemli bir alansal boşluğa katkı sağlamıştır. İklim elemanları ve ağaç halkası büyümesi arasındaki ilişki incelendiğinde 1.500 m (±100 m) yükseltinin üzerinde büyüme ile sıcaklık arasında, 1.500 m (±100 m) yükseltinin altında ise büyüme ile yağış arasında pozitif bir ilişki görülmüştür. Özellikle ocak-nisan ortalama sıcaklıkları ile ağaç halkası gelişimi ve mayıs ayı yağışları ile ağaç halkası gelişimi arasında pozitif bir korelasyon vardır. Bunun yanında nisan ayı toplam yağışları ile ağaç halkası gelişimi arasında ise negatif korelasyon vardır. Hareketli korelasyon analizlerinde, iklim - yıllık halka büyüme ilişkilerindeki zamansal stabilite incelenmiştir. Çalışma alanında, ağaçların iklime verdiği tepkinin zaman içerisinde stabil olmadığı görülmüştür. Bu durum, havzada sıcaklık, yağış ve akım rökonstrüksiyonlarının gerçekleştirilememesine neden olmuştur. GAMM analizinin sonucu olarak, ocak-nisan aylarındaki 0 °C – 2 °C arası ortalama sıcaklıkların ve ocak-şubat aylarındaki yaklaşık 60 – 100 mm arası toplam yağışların, ladin türü büyümesini olumlu yönde etkilediği ve yıllık halka üretmede kritik eşik değerleri oluşturduğu anlaşılmıştır. Araştırmadaki tüm bulgular, orman ekosisteminin iklim değişikliğinden nasıl etkilendiğini göstermiştir. Bu hususta iklim değişikliğine uyum ve iklim değişikliğinin etkilerinin azaltılması kapsamında planlar ve uygulamalar yapacak olan ekosistemleri yönetenlere ve politikacılara önemli altlık sağlanmıştır. Bu nedenle, küresel iklim değişimi göz önüne alınarak, ağaç halkası ağının zamansal ve mekânsal kapsamını iyileştiren çalışmaların arttırılması elzemdir.