Master'sDOIOpen AccessTURKISH AFETLERLE İLİŞKİLİ İÇ YER DEĞİŞTİRMENİN BEŞERÎ KALKINMA ÜZERİNDEKİ ETKİSİ: EKONOMİK VE ÇEVRESEL KIRILGANLIKLARIN ROLÜNÜN ANALİZİ
Bu çalışma, gelişmekte olan ülkelerde afet kaynaklı iç yer değiştirme olgusunun beşerî kalkınma üzerindeki çok boyutlu etkilerini, ekonomik ve çevresel kırılganlıklar bağlamında derinlemesine incelemektedir. Antroposen çağında iklim değişikliği ve çevresel tahribatın giderek şiddetlendirdiği doğal afetler, geniş kitleleri zorunlu göçe iterek insani kalkınma süreçlerini yapısal olarak doğrudan tehdit etmektedir. Araştırmanın temel amacı, yaşanan bu krizlerin insani kalkınma üzerindeki kalıcı tahribatını ampirik bir çerçevede netlikle ortaya koymaktır. Bu doğrultuda, 2008-2023 dönemini kapsayan ve kırk üç gelişmekte olan ülkeyi içeren geniş çaplı bir panel veri seti kullanılmıştır. Analiz sürecinde, yatay kesit bağımlılığını ve veri heterojenliğini dikkate alan gelişmiş ikinci nesil ekonometrik yöntemler titizlikle uygulanmıştır. Temel regresyon tahminleri FE Driscoll-Kraay standart hatalar yaklaşımı ve FE Kantil regresyonu ile gerçekleştirilirken, değişkenler arası dinamik etkileşimler Dumitrescu-Hurlin panel nedensellik testi kullanılarak incelenmiştir. Ampirik bulgular, afet kaynaklı iç yer değiştirmenin ve yüksek çevresel kırılganlık düzeyinin Beşerî Kalkınma Endeksi üzerinde istatistiksel olarak anlamlı ve negatif bir etkiye sahip olduğunu göstermektedir. Kantil regresyon sonuçlarına göre; afet kaynaklı yer değiştirmenin olumsuz etkisi düşük insani gelişmişlik düzeyindeki ülkelerde daha belirginken, çevresel kırılganlıkların yıkıcı etkisi yüksek insani gelişmişlik düzeyine sahip ülkelerde şiddetlenmektedir. Ayrıca sürekli ekonomik büyüme, planlı kentleşme ve yolsuzlukla etkin mücadelenin kalkınmayı pozitif yönde desteklediği tespit edilmiştir. Nedensellik analizi ise beşerî kalkınma ile çevresel kırılganlık, ekonomik büyüme ve kentleşme arasında çift yönlü dinamik bir yapı bulunduğunu kanıtlamaktadır. Çıkarım olarak, politika yapıcıların afet yönetimini acilen kriz müdahalesi ekseninden çıkararak; afet risk azaltımı, iklim uyumu ve kurumsal şeffaflığı tam merkeze alan bütüncül sürdürülebilir kalkınma stratejilerine mutlak surette entegre etmesi bilimsel bir zorunluluktur.