Akne vulgaris tanısı ile oral izotretinoin tedavisi alan hastalarda sistemik inflamasyon göstergesi olarak monosit/ yüksek dansiteli lipoprotein oranının ve diğer biyokimyasal parametrelerin retrospektif incelenmesi
2023
0 views
0 downloads
Advisor: Prof. Dr. Serap Öztürkcan
Abstract (TR)
AMAÇ: Akne vulgaris tanısı ile oral izotretinoin tedavisi alan hastalarda yeni bir inflamatuvar biyobelirteç olan monosit HDL oranı ile, immuno-inflamatuvar cevabın tedavi sürecindeki değişiminin, karaciğer fonksiyon testleri, lipitler ve diğer biyokimyasal parametrelerdeki değişim ile beraber incelenmesi GEREÇ ve YÖNTEM: Çalışmaya Ocak 2010- Ekim 2022 tarihleri arasında Celal Bayar Üniversitesi Tıp Fakültesi Dermatoloji polikliniğine başvuran, akne vulgaris tanısı konularak sistemik izotretinoin tedavisi (0,5-1 mg/kg) başlanmış,18 yaş üzeri, 40 erkek 110 kadın, toplam 150 hasta dahil edilmiştir. Çalışmaya 18 yaş altı, diyabetes mellitus, hiperlipidemi, hipertansiyon, yakın zamanda geçirilmiş cerrahi öyküsü olanlar, antiplatelet ilaç kullananlar, hematolojik malignitesi ve hastalığı olanlar, kortikosteroid tedavisi alanlar dahil edilmemiştir. İzotretinoin tedavisinin başlangıcında ve tedavinin 3. ve 6. aylarında kontrol amaçlı alınmış venöz kanlardaki HDL, monosit, kolesterol, LDL, AST, ALT, platelet, lenfosit mutlak değerlerinin sonuçları hasta kayıt sistemi üzerinden retrospektif olarak incelenip kaydedilmiştir. İstatistiksel değerlendirmede SPSS 23.0 versiyonu kullanılmıştır. BULGULAR: Çalışmaya dahil edilme kriterlerini sağlayan toplam 150 hasta alındı. Akne vulgaris tanısı ile oral izotretinoin tedavisi alan hastalardan 110'u (%73,3) kadın, 40'ı (%26,7) erkekti. Hastaların en büyüğü 39 en küçüğü 19 yaşında olup ortalama hasta yaşı 21,8 ± 2,96 'dır. Tedavi süresince ortalama monosit düzeyindeki değişim istatistiksel olarak anlamlı değildi (p=0,919). Ortalama HDL düzeyindeki değişim istatistiksel olarak anlamlı değildi (p=0,162). Tedavinin 3. ayında ve 6. ayında başlangıca göre ortalama kolesterol düzeylerinde artış gözlendi. Bu artış istatiksel açıdan anlamlıydı (p<0,001). 3. ay ve 6.ay arasındaki artış ise istatistiksel olarak anlamlı değildi (p=0,851). Tedavinin 3. ayında ve 6. ayında tedavinin başlangıcına göre ortalama LDL düzeylerinde artış gözlendi.Bu artış istatiksel açıdan anlamlıydı (p<0,001). 3. ay ve 6.ay arasındaki minimal düşüş istatistiksel olarak anlamlı değildi (p=0,978). Tedavinin 3. ayında ve 6. ayında başlangıca göre ortalama AST düzeylerinde artış gözlendi.Bu artış istatiksel açıdan anlamlıydı (p<0,001). 3. ay ve 6.ay arasındaki düşüş ise istatistiksel olarak anlamlı değildi (p=0,204). Tedavinin 3. ayında ve 6. ayında başlangıca göre ortalama ALT düzeylerinde artış gözlendi. Bu artış istatiksel açıdan anlamlıydı (p<0,001). 3. ay ve 6.ay arasındaki düşüş ise istatistiksel olarak anlamlı değildi (p=0,248). Tedavinin 3. ayında ve 6. ayında başlangıca göre ortalama PLT düzeylerinde artış gözlendi.Bu artış istatiksel açıdan anlamlıydı (p<0,001). 3. ay ve 6.ay arasındaki düşüş ise istatistiksel olarak anlamlı değildi (p=0,879). Ortalama Lenfosit düzeyindeki değişim istatistiksel olarak anlamlı değildi (p=0,15). Ortalama monosit /HDL oranındaki değişim istatistiksel olarak anlamlı değildi (p=0,958). Ortalama platelet/ lenfosit oranındaki değişim istatistiksel olarak anlamlı değildi (p=0,256). SONUÇ ÖNERİLER Ortalama lenfosit ve monosit düzeylerinde 0- 3, 0- 6 ve 3-6 aylar arasında istatistiksel olarak anlamlı değişiklik olmamış olup, ortalama platelet düzeyinde yalnızca 0. ve 3. aylar arasındaki istatistiksel anlamlı artış olmuştur. Bu verilere baktığımızda, izotretinoin tedavisinde hemogram düzeyinin tedavinin 3. ayından sonra sıkı kan takibi ile izlenmesinin gerekli olmadığı sonucuna vardık. Ortalama total kolesterol, LDL, AST ve ALT düzeylerinin tedavi sonunda tedavi başlangıcına göre istatistiksel olarak anlamlı artışı yalnızca 0- 3 aydaki artışla sağlanmıştır. 3- 6 ay arasındaki değişime bakacak olursak, bu değerlerin ortalaması istatistiksel olarak anlamlı olmayan bir şekilde düşmüştür. Buradan şunu çıkarıyoruz ki, oral izotretinoin tedavisi alan bireylerde bu parametreler açısından kan tetkiki yapılacaksa daha çok ilk 3 ay içinde yapılması ve tetkik sonuçlarında anormallik saptanmadığında, tetkik sıklığının azaltılması uygun olabilir. Oral izotretinoin kullanımında hastalarda 6 aylık dönemde başlangıca göre MHR ve PLR'de istatistiksel anlamlı değişim saptanmamasıyla oral izotretinoinin sistemik inflamasyonu tetiklemediği sonucuna varılmıştır. AMAÇ: Akne vulgaris tanısı ile oral izotretinoin tedavisi alan hastalarda yeni bir inflamatuvar biyobelirteç olan monosit HDL oranı ile, immuno-inflamatuvar cevabın tedavi sürecindeki değişiminin, karaciğer fonksiyon testleri, lipitler ve diğer biyokimyasal parametrelerdeki değişim ile beraber incelenmesi GEREÇ ve YÖNTEM: Çalışmaya Ocak 2010- Ekim 2022 tarihleri arasında Celal Bayar Üniversitesi Tıp Fakültesi Dermatoloji polikliniğine başvuran, akne vulgaris tanısı konularak sistemik izotretinoin tedavisi (0,5-1 mg/kg) başlanmış,18 yaş üzeri, 40 erkek 110 kadın, toplam 150 hasta dahil edilmiştir. Çalışmaya 18 yaş altı, diyabetes mellitus, hiperlipidemi, hipertansiyon, yakın zamanda geçirilmiş cerrahi öyküsü olanlar, antiplatelet ilaç kullananlar, hematolojik malignitesi ve hastalığı olanlar, kortikosteroid tedavisi alanlar dahil edilmemiştir. İzotretinoin tedavisinin başlangıcında ve tedavinin 3. ve 6. aylarında kontrol amaçlı alınmış venöz kanlardaki HDL, monosit, kolesterol, LDL, AST, ALT, platelet, lenfosit mutlak değerlerinin sonuçları hasta kayıt sistemi üzerinden retrospektif olarak incelenip kaydedilmiştir. İstatistiksel değerlendirmede SPSS 23.0 versiyonu kullanılmıştır. BULGULAR: Çalışmaya dahil edilme kriterlerini sağlayan toplam 150 hasta alındı. Akne vulgaris tanısı ile oral izotretinoin tedavisi alan hastalardan 110'u (%73,3) kadın, 40'ı (%26,7) erkekti. Hastaların en büyüğü 39 en küçüğü 19 yaşında olup ortalama hasta yaşı 21,8 ± 2,96 'dır. Tedavi süresince ortalama monosit düzeyindeki değişim istatistiksel olarak anlamlı değildi (p=0,919). Ortalama HDL düzeyindeki değişim istatistiksel olarak anlamlı değildi (p=0,162). Tedavinin 3. ayında ve 6. ayında başlangıca göre ortalama kolesterol düzeylerinde artış gözlendi. Bu artış istatiksel açıdan anlamlıydı (p<0,001). 3. ay ve 6.ay arasındaki artış ise istatistiksel olarak anlamlı değildi (p=0,851). Tedavinin 3. ayında ve 6. ayında tedavinin başlangıcına göre ortalama LDL düzeylerinde artış gözlendi.Bu artış istatiksel açıdan anlamlıydı (p<0,001). 3. ay ve 6.ay arasındaki minimal düşüş istatistiksel olarak anlamlı değildi (p=0,978). Tedavinin 3. ayında ve 6. ayında başlangıca göre ortalama AST düzeylerinde artış gözlendi.Bu artış istatiksel açıdan anlamlıydı (p<0,001). 3. ay ve 6.ay arasındaki düşüş ise istatistiksel olarak anlamlı değildi (p=0,204). Tedavinin 3. ayında ve 6. ayında başlangıca göre ortalama ALT düzeylerinde artış gözlendi. Bu artış istatiksel açıdan anlamlıydı (p<0,001). 3. ay ve 6.ay arasındaki düşüş ise istatistiksel olarak anlamlı değildi (p=0,248). Tedavinin 3. ayında ve 6. ayında başlangıca göre ortalama PLT düzeylerinde artış gözlendi.Bu artış istatiksel açıdan anlamlıydı (p<0,001). 3. ay ve 6.ay arasındaki düşüş ise istatistiksel olarak anlamlı değildi (p=0,879). Ortalama Lenfosit düzeyindeki değişim istatistiksel olarak anlamlı değildi (p=0,15). Ortalama monosit /HDL oranındaki değişim istatistiksel olarak anlamlı değildi (p=0,958). Ortalama platelet/ lenfosit oranındaki değişim istatistiksel olarak anlamlı değildi (p=0,256). SONUÇ ÖNERİLER Ortalama lenfosit ve monosit düzeylerinde 0- 3, 0- 6 ve 3-6 aylar arasında istatistiksel olarak anlamlı değişiklik olmamış olup, ortalama platelet düzeyinde yalnızca 0. ve 3. aylar arasındaki istatistiksel anlamlı artış olmuştur. Bu verilere baktığımızda, izotretinoin tedavisinde hemogram düzeyinin tedavinin 3. ayından sonra sıkı kan takibi ile izlenmesinin gerekli olmadığı sonucuna vardık. Ortalama total kolesterol, LDL, AST ve ALT düzeylerinin tedavi sonunda tedavi başlangıcına göre istatistiksel olarak anlamlı artışı yalnızca 0- 3 aydaki artışla sağlanmıştır. 3- 6 ay arasındaki değişime bakacak olursak, bu değerlerin ortalaması istatistiksel olarak anlamlı olmayan bir şekilde düşmüştür. Buradan şunu çıkarıyoruz ki, oral izotretinoin tedavisi alan bireylerde bu parametreler açısından kan tetkiki yapılacaksa daha çok ilk 3 ay içinde yapılması ve tetkik sonuçlarında anormallik saptanmadığında, tetkik sıklığının azaltılması uygun olabilir. Oral izotretinoin kullanımında hastalarda 6 aylık dönemde başlangıca göre MHR ve PLR'de istatistiksel anlamlı değişim saptanmamasıyla oral izotretinoinin sistemik inflamasyonu tetiklemediği sonucuna varılmıştır.
Author
Gizem Özge Öztürk Aktaş
How to Cite
Gizem Özge Öztürk Aktaş (Tıpta Uzmanlık Tezi). Akne vulgaris tanısı ile oral izotretinoin tedavisi alan hastalarda sistemik inflamasyon göstergesi olarak monosit/ yüksek dansiteli lipoprotein oranının ve diğer biyokimyasal parametrelerin retrospektif incelenmesi, 2023, Manisa Celal Bayar University.
Keywords
License
Tüm Hakları Saklıdır
This work is shared under the specified license terms.
More theses from Manisa Celal Bayar University
- Lise öğrencilerinin internet bağımlılığı düzeyinin anne baba tutumları ile ilişkisinin incelenmesi: Manisa örneği(2019)
- Çokkültürcü sosyal hizmet bağlamında ezidi mülteci gençlerin sosyal bütünleşme sürecinin incelenmesi(2016)
- Türkiye'nin Adalar (Ege) denizi güvenliği meselesi(2007)
- Türkiye'de sürdürülebilir büyüme kaynakları açısından orta gelir tuzağı sorunu(2023)
- Fitness merkezi yöneticilerinin krize karşı örgütsel tepkilerine göre liderlik stillerinin incelenmesi: Covid-19 salgını vakası(2023)
- Yeşil lojistik kapsamında çevre etkinlik VZA yöntemleri ile AB ülkeleri ve Türkiye'nin lojistik-çevre etkileşimli performanslarının değerlendirilmesi(2023)
