Medical SpecialtyOpen Access

Aşırı aktif mesane tanılı hastalarda pelvik taban kas eğitimi, bıofeedback ve pretibial sinir stimülasyonu tedavilerinin etkinliklerinin karşılaştırılması: Randomize kontrollü bir çalışma

2018
0 views
0 downloads
Advisor: Doç. Dr. Nermin Akdemir

Abstract (TR)

7.ÖZET AŞIRI AKTİF MESANE TANILI HASTALARDA PELVİK TABAN KAS EĞİTİMİ, BIOFEEDBACK ve PRETİBİAL SİNİR STİMÜLASYONU TEDAVİLERİNİN ETKİNLİKLERİNİN KARŞILAŞTIRILMASI: RANDOMİZE KONTROLLÜ BİR ÇALIŞMA GİRİŞ VE AMAÇ Üriner inkontinans, hastayı zorlayan, hayat kalitesinde düşüş yaşatan bir durumdur. ICS, AAM tanımını; sıkışma inkontinansının eşlik ettiği veya etmediği, genellikle artmış gündüz işeme sıklığı ve noktüri ile birlikte olan sıkışma hissinin de bulunduğu bir sendrom olarak belirlemiştir. Kadınlarda genel AAM prevalans oranı %16,9 olarak belirlenmiştir. AAM tedavisinde konservatif yöntemler, etkili, iyi tolere edilebilen ve güvenli tedavi seçenekleridir. Biz de çalışmamızda aşırı aktif mesane sendromlu hastalarımızda pelvik taban egzersizleri, biofeedback tedavisi ve pretibial sinir stimulasyonu tedavisinin karşılaştırmalı etkinliğini saptamayı amaçladık. GEREÇ VE YÖNTEMLER: Haziran 2017-Mart 2018 tarihleri arasında Sakarya Eğitim Araştırma Hastanesi (SEAH) Kadın Hastalıkları ve Doğum Kliniği Ürojinekoloji Polikliniğine üriner inkontinans şikayeti ile başvuran, urge inkontinans tanısı alan olgular çalışmaya dahil edildi. Hastaların ortalama yaşı 49.77±9.47 idi. Hastalara detaylı anamnez (OAB V8, ICIQ SF, FSFI sorgulama formları kullanılarak) , jinekolojik ve nörolojik muayene, 3 günlük işeme günlüğü, ped testi, tam idrar tetkiki, idrar kültürü, üroflowmetri yapıldı. Çalışmaya alınması planlanan 108 hastanın 12'sinin tedavisi çeşitli sebeplerden dolayı sonlandırıldı, 96 hasta ile çalışmaya devam edildi. Hastalar 3 tedavi grubuna kapalı zarf yöntemi ile randomize edilerek ayrıldı. İlk gruba (n:31) yalnızca pelvik taban egzersizleri, ikinci gruba (n:32) pelvik taban egzersizleri ile birlikte biofeedback tedavisi, üçüncü gruba (n:33) ise pelvik taban egzersizleri ile birlikte pretibial sinir stimulasyonu 12 hafta süreyle uygulandı. 12 hafta sonunda hastalara yaşam kalitesi ve üriner inkontinansı değerlendirmek adına sorgulama formları (OAB V8, ICIQ SF, FSFI) yeniden dolduruldu ve digital vaginal palpasyon ile pelvik taban kas gücü tekrar bakıldı. BULGULAR: Çalışmamızda her üç grupta da tedavi sonrası ICIQ-SF skorlarının ve OAB V8 skorlarının tedavi öncesi skorlardan daha düşük olduğu saptanmıştır (p<0.001). Her üç grupta da hastaların şikayetlerinde büyük ölçüde azalma olduğunu görüldü. Literatürle uyumlu olarak tedavi öncesi ICIQ-SF skoru ortalamasının PTE grubunda 16'dan, tedavi sonrası 9'a, BF+ PTE grubunda 17,5'dan, tedavi sonrası 7'ye, PTNS + PTE grubunda 17'den, tedavi sonrası 9'a gerilediği görüldü. Yine literatürle uyumlu olarak tedavi öncesi OAB V8 skoru ortalamasının da PTE grubunda 30'dan, tedavi sonrası 12'ye, BF+ PTE grubunda 31'den, tedavi sonrası 14'e, PTNS + PTE grubunda 36'dan, tedavi sonrası 16' ya gerilediği tespit edildi. Sonuç olarak her üç grupta da tedavi öncesi ICIQ-SF ve OAB V8 düzeylerine göre tedavi sonrası ICIQ-SF ve OAB V8 düzeylerinde görülen düşüş istatistiksel olarak anlamlı bulunmuştur. Ancak tedavi öncesi FSFI skorlarına göre tedavi sonrasında gözlenen değişim istatistiksel olarak anlamlı bulunmamıştır (p>0.05). Gruplar arasında tedavi sonrası üriner inkontinans episodları bakımından istatistiksel olarak anlamlı fark saptanmamıştır (p>0.05). Bununla beraber tam kür /iyileşme görülen hasta sayısı pelvik egzersiz grubunda (grup1) 11 (%35,48) , pelvik taban egzersizi + biofeedback grubunda (grup2) 18 (%56,25), pelvik taban egzersiz + pretibial sinir stimulasyonu grubunda (grup3) 17 (%51,51) olarak saptanmıştır. Gruplar arasında tedavi sonrası PT(ped testi) değerleri bakımından istatistiksel olarak anlamlı fark saptanmamıştır (p>0.05). Bununla beraber tam kuruluk elde edilen hasta sayısı pelvik egzersiz grubunda (grup1) 12 (%38,7) , pelvik taban egzersizi + biofeedback grubunda (grup2) 18 (%56,25), pelvik taban egzersiz + pretibial sinir stimulasyonu grubunda (grup3) 19 (%57,57) olarak saptanmıştır. TARTIŞMA ve SONUÇ: AAM tedavisinde medikal ve konservatif yaklaşımlar ön plandadır. Gerek kombine olarak gerek ayrı ayrı kullanımları tercih edilebilir. Literatür incelendiğinde konservatif tedavi yöntemlerinin ikili-üçlü kombinasyonlar halinde kullanımının daha olumlu sonuçlar verdiği gözlemlenmektedir. Biz, çalışmamızda ayrı ayrı etkinlikleri ispatlanmış olan bu üç güncel konservatif yöntemin birbirlerine olan üstünlüğünü ve tedavideki etkinliğini randomize bir şekilde karşılaştırmayı amaçladık. Tedavi öncesi ve tedavi sonrası yapılan değerlendirmelerimizde her üç tedavi grubunun da istatistiksel olarak etkin olduğunu gördük.. üç tedavi grbunun etkinliğini birbirleri ile karşılaştırdığımızda ise , gruplar arsında istatiksel olarak anlamlı fark saptanmadı. Sonuç olarak UUI konservatif tedavi yöntemlerini seçerken bireysel yaklaşımın uygun olacağı kanaatindeyiz. Tedavilerin genel olarak etkinliği benzer olduğu için tedavi yöntemine karar verirken hastanın bireysel özellikleri, eğitim durumu, takip kolaylığı gibi özellikler ön plana çıkmaktadır. Tedavi kombinasyon seçiminde ise hastanın baskın olan semptomları ve hasta tercihi de göz önünde bulundurulmalıdır. ANAHTAR KELİMELER: Urge üriner inkontinans, Pretibial sinir stimulasyonu, Biofeedback ,kegel egzesizi

Author

Dr. Merve Keskin Paker

How to Cite

Merve Keskin Paker (Tıpta Uzmanlık Tezi). Aşırı aktif mesane tanılı hastalarda pelvik taban kas eğitimi, bıofeedback ve pretibial sinir stimülasyonu tedavilerinin etkinliklerinin karşılaştırılması: Randomize kontrollü bir çalışma, 2018, Sakarya University.

License

Tüm Hakları Saklıdır

This work is shared under the specified license terms.

More theses from Sakarya University