Atrial septal defekt ve patent foramen ovale bulunan hastalarda perkütan yolla kapama sonrası uzun dönem izleminde atrial fibrilasyon/atrial flutter gelişme sıklığı ve ilişkili olduğu durumlar
2020
0 views
0 downloads
Advisor: Prof. Dr. Asım Oktay Ergene
Abstract (TR)
Amaç: Sekundum tip atrial septal defektlerin ve patent foramen ovalenin transkateter yolla tedavisi özellikle son yirmi yıldır başarı ile gerçekleştirilmektedir. Bu popülasyonda önemli morbidite nedeni olan atriyal fibrilasyon (AF) ve atrial flutter (AFL) gelişimi ile ilgili bilgilerimi sınırlıdır. Trankateter yolla ASD ve PFO kapama işlemi sırasında kullanılacak cihaz çapını belirlemede başvurulan balon sizing tekniği uzun yıllar temel teknik olarak kabul edilmiştir. Son yıllarda çıkan yayınlar ise balon sizing tekniğini kullanmadan cihaz çapının başarılı bir şekilde belirlenebileceğini göstermiştir. Bizim çalışmamızın da amacı; atrial septal defekt ve patent foramen ovale bulunan hastalarda perkütan yolla kapama sonrası kısa ve uzun dönem izleminde atrial fibrilasyon ve atrial flutter gelişme sıklığı ve ilişkili olduğu durumları değerlendirmektir. Yöntem: Ocak 2011- Aralık 2019 yılları arasında sekundum tip ASD ve PFO'su transkateter yolla kapama yapılan 18 yaş ve üstü hastalar geriye dönük olarak taranmıştır. İşlem öncesi sinüs ritminde olan hastalar çalışmaya dahil edilmiştir. İşlem sonrası erken ya da geç dönemde atrial fibrilasyon veya atrial flutter görülen hastalar belirlenmiştir. Vakalarımız retrospektif olarak incelenmiştir. İşlemde kullanılan farklı yöntemlerin işlem başarısı ve komplikasyonları ile özellikle atrial taşiaritmi gelişimi üzerine etkileri incelenmiştir. Bulgular: Başarılı bir şekilde sekundum tip ASD'si ve PFO'su kapatılan 183 hastanın bir tanesinde (% 0.52'si ) işlem sonrası erken dönemde (1. ay kontrolünde) cihazın sol ventrikül çıkış yoluna cihaz embolizasyonu, dördünde (%2,1'si) önemsiz-minimal rezidüel şant izlenmiştir. Takip süreleri boyunca hastalarda major komplikasyon görülmemiştir. Çalışmaya dahil edilen 183 hastadan 34'ünde (%18,6'sında) izlem süreleri boyunca herhangi bir zamanda atrial taşiaritmi (atrial fibrilasyon veya atrial flutter) görülmüştür. Atrial taşiaritmi gelişimi yönünden sinüs ritminde seyredenler ile cinsiyet faktöründe anlamlı fark izlenmemiş olup, defektin kapatılma yaşı ile anlamlı fark izlenmiştir. Atrial taşiaritmi gelişen hastaların defekt kapatılma yaşının daha ileri olduğu görülmüştür (p=0,001). Ekokardiyografik parametreler ele alındığında işlem öncesi sol ventrikül ejeksiyon fraksiyonu (LVEF), işlem öncesi ve sonrası sol atrium (LA) çapı, işlem sonrası RV çapı ve PAB ölçümlerinde sinüs ritmi ve atrial taşiaritmi görülen hasta gruplarında anlamlı fark saptanmıştır (sırasıyla p<0,05; p=0,05; p<0,01; p<0,05; p<0,001). Bu bulgular mevcut literatürlerle uyumludur. İşlemde uygulanan teknik farklılığa baktığımızda ise balon sizing yapılmayan 116 hastanın %18,1'inde, balon sizing yapılan 67 hastanın %19,4'ünde izlemde atrial taşiaritmi görülmüştür. Balon sizing yapılıp yapılmaması ile atrial taşiaritmi görülmesi açısından istatistiksel olarak anlamlı fark bulunmamıştır. Bütün hastalar analiz edildiğinde işlemde kullanılan Amplatzer Septal Occluder (ASO) kapama cihaz çapı ortalaması 24.6 ± 7.2 mm (min-max:10-40 mm) iken sinüs ritminde olan hastalarınki 24,1 ± 7,1 mm ve atrial taşiaritmi hastalarının ise 25,5 ± 6,8 mmdir. Cihaz çapı ile atrial taşiaritmi gelişme insidansı arasında anlamlı ilişki bulunmamıştır. Teknik farklılıklar olması nedeniyle işlem boyunca floroskopi kayıt sürelerine incelediğimizde balon sizing yapılan grupta ortalama floroskopi süresinin 22±12,4 dakika; yapılmayan grupta 10,7±15,9 dakika olduğunu gördük. Balon sizing tekniğini kullanmak floroskopi süresini anlamlı olarak artırmaktadır (p<0,001). Tartışma ve Sonuç: Çalışmamızda, sekundum tip ASD ve PFO'su transkateter yolla kapama yapılan hastaların izleminde atrial taşiaritmi gelişimi ile ilişkili olan durumlar arasında defekt kapatılma yaşının ileri olması, artmış sol atrium ve sağ ventrikül çapı, artmış pulmoner arter basıncının önemli olduğunu ortaya koyduk. Aynı zamanda işlemin teknik farklılıklarına bakıldığında balon sizing yapmanın işlem başarısı açısından fark yaratmadığını, ancak işlem ve floroskopi sürelerini anlamlı olarak artırdığını gösterdik. Bizim çalışmamız da son yıllarda tartışılır hale gelen işlemde balon sizing tekniğini kullanmanın gerekli olmadığı görüşünü destekler nitelikte olup yalnızca TEE klavuzluğunda başarılı ve güvenilir bir şekilde işlem yapılabileceğini düşündürmektedir.
Author
Dr. Tuba Ekin
How to Cite
Tuba Ekin (Tıpta Uzmanlık Tezi). Atrial septal defekt ve patent foramen ovale bulunan hastalarda perkütan yolla kapama sonrası uzun dönem izleminde atrial fibrilasyon/atrial flutter gelişme sıklığı ve ilişkili olduğu durumlar, 2020, Dokuz Eylül University.
Keywords
License
Tüm Hakları Saklıdır
This work is shared under the specified license terms.
More theses from Dokuz Eylül University
- AFAD gönüllülük sisteminin etkin müdahale açısından analiz(2020)
- Düşünce ve uygulamaları ile Atatürk'ün manevi kızı Afet İnan(2018)
- Bronşektazili hastalarda modifiye artan hızda basamak testinin belirleyicileri(2021)
- Ekonomik kriz ve Türkiye'de organize suçlar(2020)
- CPAP tedavisi altında olan orta ve ağır obstrüktif uyku apnesi tanılı hastalarda, orofaringeal egzersizin etkinliği: Randomize kontrollü klinik çalışma(2020)
- Vergi yükü açısından seçilmiş eski SSCB ülkeleri ve Azerbaycan(2020)
