Bakacak- Hendek (Sakarya) bölgesi metalik maden yatağının jeofizik ve uzaktan algılama yöntemleri ile incelenmesi
2023
0 views
0 downloads
Advisor: Dr. Öğr. Üyesi Günay Beyhan
Abstract (TR)
Gelişmekte olan ve gelişmiş toplumların ihtiyaç duyduğu hammadde kaynaklarını karşılamak için doğal kaynakların araştırılması giderek daha büyük bir önem kazanmaktadır. Ancak bu kaynaklar sınırlıdır. Bu nedenle, doğru teknoloji ve etkili yöntemler kullanarak bilgi ve sonuçlara hızlı ve verimli bir şekilde ulaşmak son derece kritik hale gelmiştir. Toplumlar, bu süreçte teknolojiden maksimum düzeyde faydalanarak, hammadde kaynaklarının keşfedilmesi ve kullanılması için hızlı ve verimli yöntemlerle çalışmayı hedeflemelidir. Doğal kaynakların yer altı ve yer üstündeki mevcut durumlarının tespit edilmesi ve potansiyellerinin belirlenmesi, ayrıca zaman içindeki değişimlerinin izlenmesi için gerçekleştirilen çalışmalarda, uzaktan algılama yöntemlerinin kullanılması önemli avantajlar sağlar. Bu yöntemler, doğru, hızlı ve düşük maliyetli verilerin elde edilmesini sağlar. Böylece, yer altı ve yer üstü doğal kaynaklarının değerlendirilmesi sürecinde uzaktan algılama teknikleri, veri toplama ve analiz süreçlerini optimize ederek zaman ve maliyet tasarrufu sağlar. Ayrıca, güncel durumun izlenmesi ve değişimlerin takibi konusunda da etkili bir araç olarak kullanılır. Uzaktan algılama, madencilik sektöründe sıkça kullanılan bir yöntemdir. Temas gerektirmeyen bir şekilde cisimlerden bilgi elde etmek amacıyla atmosferde veya uzayda bulunan farklı uydu araçları kullanılır.Bu teknik, madencilik yanı sıra jeoloji, hava bilimi, ziraat, coğrafi bilgi, oşinografik çalışmalar, çevrecilik ve haritacılık çalılmaları ve askeri alanlarda da yaygın olarak uygulanmaktadır.Uzaktan algılama yöntemi, mineralizasyonun yoğun olduğu ve oluşma bölgelerinini belirlenmesi için fay, çatlak ve kırıkların haritalanmasında ve mineral bakımından zengin sahip kayaçların tespitinde kullanılan spektral analiz tekniklerine dayanır. Uzaktan algılama, elektromanyetik spektrumun farklı bantlarından (genellikle görünür ve kızılötesi) toplanan verileri kullanarak yeryüzündeki nesneleri incelemeyi amaçlar.Bu veriler, nesnelerin spektral imzalarını yani özelliklerini yansıtan sayısal değerlerdir. Bant oranlama, bu spektral değerleri kullanarak nesnelerin belirli özelliklerini tespit etmek için oranlar oluşturur. Bant oranlama yöntemi, spektral imzalar arasındaki farkları vurgulamak veya belirli bir özelliği öne çıkarmak için kullanılabilir. Örneğin, bitki örtüsünün sağlık durumunu belirlemek için bitki klorofil aktivitesini yansıtan kızılötesi (infrared) ve yeşil bantlarından elde edilen verilerin oranı kullanılabilir. Bu yöntemle bitki stresi, hastalıklar veya besin eksiklikleri gibi bitki sağlığına ilişkin bilgiler elde edilebilir. Bant oranlama, yüzey özelliklerini analiz etmek ve sınıflandırmak için başka alanlarda da kullanılır. Örneğin, su ve karasal alanlar arasındaki farkları belirlemek için mavi ve kırmızı bantlardan elde edilen verilerin oranı kullanılabilir. Bununla birlikte, bant oranlama tekniği nesneye ve uygulamaya bağlı olarak farklı bant kombinasyonları gerektirebilir. Bant oranlama, uzaktan algılama verilerinin yüzey özelliklerini analiz etmek için hızlı ve etkili bir yöntem sağlar. Ancak, başarılı sonuçlar elde etmek için doğru bant kombinasyonlarının seçilmesi ve veri analizinin dikkatli bir şekilde yapılması gerekmektedir.Uzaktan algılamada kullanılan bant oranları, iki farklı enerji aralığı kaydını içeren bantların matematiksel olarak oranlanması işlemidir. Bu yöntemle elde edilen görüntüler, siyah-beyaz renklidir. Oranlanan bantların enerjileri ve tespit edilmek istenilen mineralin bu enerjilere tepkisi doğrultusunda, görüntülerde sonuç çeşitli tonlarda açık veya koyu renklerle ifade edilir.Landsat uyduları, uzaktan algılama alanında vazgeçilmez bir rol oynamaktadır. Dünya'nın yüzeyindeki çevresel değişiklikleri izlemek ve doğal kaynakları yönetmek için bu verileri kullanmak, sürdürülebilirlik ve çevre bilimleri alanında büyük önem taşımaktadır. Landsat uydularının sağladığı uzaktan algılama verileri, insanlığın Dünya'yı daha iyi anlamasına ve geleceğe yönelik önlemler almasına yardımcı olmaktadır. Madenler, insanlar için önemli ekonomik kaynaklardır ve doğal kaynak yönetimi açısından büyük bir öneme sahiptir. Bu kaynakların etkin bir şekilde tespit edilmesi ve yönetilmesi, sürdürülebilirlik açısından hayati öneme sahiptir. Landsat uydularının uzaktan algılama verileri, maden sahalarının tespitinde önemli bir araçtır. Maden sahalarının belirli spektral imzaları vardır ve bu imzalar, Landsat verileriyle tespit edilebilir. Örneğin, metalik minerallerin yansıma özellikleri, kızılötesi bantlarda belirgin bir şekilde görülebilir. Bu nedenle, Landsat görüntüleri analiz edilerek potansiyel maden sahaları belirlenebilir. Bu çalışmada inceleme alanında yer alan demir mineralizasyonunun uzaktan algılama ile tespit edilmesi ve sahada yapılan arazi çalışmalarıyla korelasyonunu sağlamak amacıyla indirilen Landsat uydu görüntüleri kullanılmıştır. İnceleme alanında, hematit madeninin yayılımı, doğrultusu ve yaklaşık rezervinin belirlenmesi için bir dizi jeofizik ölçümler alınmıştır. Jeofizik ölçümlerden önce literatür taraması yapılarak yöntem önceliği ve metodoloji belirlenmiştir. Bu amaçla açık işletme sahasının güneyindeki saha öncelikle araştırılmıştır. İşletme sahasında ölçülen doğrultuya dik yönde olmak üzere sahada 5 m x 5 m karelajlı olarak, yaklaşık 110 m x 70 m 'lik bir alanda sistematik iki boyutlu olarak jeofizik ölçüm yöntemlerinden Doğal Gerilim ve Manyetik Yöntem uygulaması yapılmıştır. Çalışma sahasındaki cevherleşme ile birlikte cevherleşmeyi saran kayaç ilişkisini ve bunların yapısal unsurlarını, yer altındaki yayılımını belirleyebilmek için 12 ölçü profili boyunca 2 Boyutlu Elektrik Özdirenç ile 3 noktada 1 Boyutlu Düşey Elektrik Özdirenç ölçümleri çalışma sahasında belirlenen bölgelerde yapılmıştır. İnceleme alanında hematit, kireçtaşı, grafit, grafit-şist, limonit ve killi-kumlu birimler gözlemlenmektedir. Hematit ve grafit cevherleşmeleri ekonomik değer taşımaktadır. Bu cevherler, çevre kayaçlarla ve faylarla sınırlıdır. Cevherleşmenin olduğu faylar genellikle yüzeye yakın ve sığ faylardır. Kireçtaşlarının yüzeydeki parçalanmasının temel nedeni ise faylanmalardır. Bu faylar, zayıf ortamlar oluşturarak yeryüzüne ulaşmalarına izin verir. Çalışma alanında, ikincil ve üçüncül faylanmalar cevher içermektedir. Uzaktan algılama teknikleriyle elde edilen görüntülerin değerlendirilmesi sonucunda sahada yapılan jeolojik ve jeofizik çalışmaların korelasyonu sonucu mevcut yatakların konumları başarı bir şekilde belirlenmiştir.
Author
Dr. Fazlı Ahmet Zengin
How to Cite
Fazlı Ahmet Zengin (Yüksek Lisans Tezi). Bakacak- Hendek (Sakarya) bölgesi metalik maden yatağının jeofizik ve uzaktan algılama yöntemleri ile incelenmesi, 2023, Sakarya University.
Keywords
License
Tüm Hakları Saklıdır
This work is shared under the specified license terms.
More theses from Sakarya University
- Yoğunluk fonksiyonel teorisi kullanılarak pil malzemelerinin hesaplamalı incelenmesi(2023)
- Hacı Ahmed b. Seyyid el-Bigavî ve Terceme-i Avârifu'l-maârif'i (22-43. bablar)(2024)
- Karbazol substıtüye 3,4-dihydropyrimidin-2(1h)-tion türevi bileşiklerin sentezi(2024)
- Geri dönüştürülebilir atıkların derin öğrenme modelleri ile sınıflandırılması: Veri seti boyutunun etkisi üzerine bir karşılaştırma(2024)
- Türk mitolojisinde kurban, kutsal şiddet ve günah keçisi motiflerinin hermeneutik incelemesi(2024)
- Tiyokalkon ile sübstitüe edilmiş metalli ftalosiyaninlerin sentezi ve karakterizasyonu(2018)
