Binaural ritim ve izokronik tonların mandibular gömülü yirmi yaş diş çekimi sırasında kaygı üzerine etkisi
2025
0 views
0 downloads
Advisor: Doç. Dr. Ömer Ekici
Abstract (TR)
Giriş ve Amaç: Dental işlemler, özellikle mandibular gömülü üçüncü molar diş çekimleri, hastalarda yüksek düzeyde anksiyeteye yol açabilmektedir ve bu durum hasta iş birliğini olumsuz etkileyebilen önemli bir sorundur. Son yıllarda geleneksel müzik terapisine alternatif olarak dikkat çeken akustik nörostimülasyon teknikleri, beyin dalgası senkronizasyonu (BWE) yoluyla anksiyeteyi azaltma potansiyeline sahiptir. Bu çalışma, işitsel uyarım tekniklerinin yaygın formlarından olan binaural ritimler (BB) ve izokronik tonların (IT), gömülü mandibular üçüncü molar dişi çekimi sırasında dental anksiyete üzerindeki etkilerini hem subjektif anket skorları hem de objektif fizyolojik göstergeler aracılığıyla karşılaştırmalı olarak incelemeyi amaçlamaktadır. Materyal ve Metot: Bu randomize kontrollü çalışmaya, mandibular gömülü üçüncü molar diş çekimi planlanan 90 hasta dâhil edildi. Katılımcılar rastgele olarak üç gruba ayrıldı: Binaural ritim (BB) grubu, izokronik ton (IT) grubu ve kontrol grubu. BB ve IT gruplarındaki hastalara standart gömülü diş çekimi operasyonu esnasında kulaklıkla ilgili sesler dinletildi, kontrol grubuna herhangi bir ses dinletilmedi. Anksiyete düzeyleri, işlem öncesi ve sonrası olmak üzere; Modifiye Dental Anksiyete Ölçeği (MDAS), Dental Korku Ölçeği (DFS), Durumluk Kaygı Envanteri (STAI-S) ve Görsel Analog Skala (VAS-anksiyete) ile değerlendirildi. Fizyolojik parametreler (nabız, solunum hızı, sistolik ve diyastolik kan basıncı, oksijen satürasyonu), operasyonun sekiz farklı aşamasında kaydedildi. Bulgular: BB ve IT gruplarında, işlem öncesindeki 5 dakikalık dinleti süresi ve işlem sonrası aşamalarında solunum hızı ile nabızda istatistiksel olarak anlamlı düşüşler, kontrol grubunda ise anestezi-çekim aşaması arası yükseliş gözlendi. BB grubunda insizyon aşamasında sistolik kan basıncı, IT grubunda ise anestezi esnasında solunum hızı diğer gruplara göre daha düşük bulundu (p<0.05). Anksiyete değerlendirmesinde BB ve IT gruplarında DFS skorları post-operatif dönemde anlamlı şekilde azaldı (p<0.05). STAI-S, MDAS ve VAS-anksiyete skorlarında tüm gruplarda azalma görülse de gruplar arası anlamlı fark görülmedi (p>0.05). Post-operatif memnuniyet anketinde katılımcıların %78,3'ü aynı işitsel uyarımı yeniden tercih edeceğini belirtti. Sonuç: Bu çalışmanın bulguları, BB ve IT'nin işitsel uyarım teknikleri olarak mandibular gömülü yirmi yaş dişi cerrahisi sırasında dental anksiyeteyi azaltmada etkili olabileceğini ortaya koymuştur. Bu yöntemler, klinik diş hekimliği uygulamalarında farmakolojik olmayan destekleyici müdahaleler olarak kullanılabilecek yenilikçi yaklaşımlardır. Gelecekteki çalışmalarda elektroensefalografi (EEG) gibi objektif belirteçlerle nörofizyolojik mekanizmalar araştırılmalı ve uygulama parametrelerine ilişkin standart protokoller geliştirmeye odaklanılmalıdır.
Author
Dr. Oğulcan Akkurt
Institution
How to Cite
Oğulcan Akkurt (Diş Hekimliği Uzmanlık Tezi). Binaural ritim ve izokronik tonların mandibular gömülü yirmi yaş diş çekimi sırasında kaygı üzerine etkisi, 2025, Afyonkarahisar Health Sciences University.
Keywords
License
Tüm Hakları Saklıdır
This work is shared under the specified license terms.
More theses from Afyonkarahisar Health Sciences University
- Sağlıklı yetişkinlerde kronotip, yeme tutumları ve gözün ön-arka segment bulguları arasındaki ilişkilerin incelenmesi(2025)
- İnflamatuar bağırsak hastalıklarında oküler yüzey özellikleri(2016)
- Kolorektal adenokarsinomlarda wnt-3,β-katenin, mmp7, vegf, vimentin ve ki67 ekspresyonlarının patolojik evre ve diğer prognostik faktörler ile ilişkisinin immünohistokimyasal yöntemle değerlendirilmesi(2016)
- Retinitis pigmentosa hastalarında oksidatif ve antioksidatif stres markerlarının ölçülmesi(2017)
- Sarkoidoz ve ateroskleroz ilişkisi: Az bilinen bir komorbidite(2018)
- Tip 2 kollajen emdirilmiş enjekte edilebilen hyaluronik bazlı implant kıkırdak onarımını nasıl etkiler? ratlarda oluşturulan deneysel çalışma(2018)
