BPPV'de kullanılan epley yeniden konumlandırma manevrasının etkinliğinin hızlı değerlendirmesi
2019
0 views
0 downloads
Advisor: Prof. Dr. İsmail Yılmaz
Abstract (TR)
Benign paroksismal pozisyonel vertigo (BPPV), en sık görülen periferik vestibüler hastalıktır. BPPV, hızlı baş hareketlerini takiben ortaya çıkan, karakteristik paroksismal pozisyonel nistagmus ile birlikte geçici vertigo atağı olarak tanımlanabilir. Posterior kanal BPPV en sık görülen formudur. Pozisyonel vertigo şikayeti olan ve Dix-Halpike manevrası pozitif hastalar, kanalit repozisyon manevraları ile tedavi edilirler. Bu manevralarla posterior yarım daire kanalına kaçan otokonialar yeniden utriküle yerleştirilmeye çalışılmaktadır. Bu çalışma ile yeniden konumlandırıcı Epley manevrasının etkin yapılma oranlarını belirlemek ve kontrol süresinin kısaltılıp kısaltılmayacağını ortaya koymak amaçlanmıştır. 2018-2019 yılları arasında Başkent Üniversitesi Adana Dr. Turgut Noyan Uygulama ve Araştırma Merkezi Seyhan Hastanesi Kulak Burun Boğaz Hastalıkları polikliniğine başvuran 125 gönüllü birey çalışmaya dahil edilmiştir. BPPV tanısı alan ve son üç ay içinde BPPV atağı geçirmemiş hastalardan yalnızca tek taraflı posterior kanal BPPV olanlar çalışmaya alındı. Kontrol gurubu Grup 1 olarak adlandırıldı ve tanısal Dix-Hallpike testi pozitif olan 63 hasta Epley manevrası ile tedavi edilerek, 1 hafta pozisyon kısıtlaması sonrasında kontrole çağrıldı. Çalışma gurubu Grup 2 olarak adlandırıldı ve tanısal Dix-Hallpike testi pozitif olan 62 hastaya Epley manevrası uygulandıktan 30 dakika sonra kontrol Dix-Hallpike testi yapıldı. Kontrol testinde nistagmus görülmeyen 20 hasta (%32.3) çalışma dışı bırakıldı. Kontrol testinde nistagmus görülen 42 hastaya (%67.7) ikinci Epley manevrası vibrasyon eşliğinde yeniden yapıldı. İkinci Epley manevrasından 30 dakika sonra Dix-Hallpike testi tekrar edildi ve nistagmus görülmeyen 11 hasta (%17.7) 'iki kez Epley yapılanlar' olarak çalışmaya dahil edildi. Nistagmus tespit edilen 31 hastaya (%50) ise üçüncü kez Epley manevrası yine vibrasyon eşliğinde uygulandı ve bu hastalar da 'üç kez Epley yapılanlar' olarak çalışmaya alındı. Tedavileri tamamlanan Grup 2 hastaları bir hafta pozisyon kısıtlaması sonrasında kontrole çağrıldı. Çalışmaya dahil edilen tüm hastalarda Dix-Hallpike testleri ile uyarılan pozisyonel nistagmus en büyük yavaş-fazlı göz hızı (SPEV; slow-phase eye velocity) 'derece' cinsinden ve süresi saniye olarak not edildi. Gruplardan tedavi öncesi ve sonrası ölçümlerde tespit edilen veriler birbiriyle etkinlik oranlarını değerlendirmek için karşılaştırıldı. Çalışmaya katılan hastaların yaş ortalaması 55,01±16,14 yıl (min:16 -maks:86) olarak tespit edildi. Kontrol grubunun (n: 63) yaş ortalaması 53,82±17,82 yıl iken çalışma grubunun (n: 42) yaş ortalaması 56,76±13,92 yıl idi. Her iki grup için yaş dağılımının homojen olduğu gözlendi (p>0,05). Çalışmaya dahil edilen hastaların %68,8'i (n=86) kadındı. Kontrol ve çalışma grubunda yer alan hastaların cinsiyet dağılımları benzerdi (p>0,05). Kontrol grubunda 1. hafta sonundaki Dix-Hallpike testi %79,4 hastada (50 hasta), çalışma grubunda ise %71,4 (30 hasta) negatif olarak tespit edildi. İki grup arasında birinci hafta sonundaki iyileşme oranları arasında istatisiksel olarak fark yoktu (p>0.05). Başlangıç nistagmus derecesi açısından Grup 1'de yer alan hastaların (n: 63) değerleri (8,69±6,98), Grup 2'de yer alan hastaların (n: 42) değerlerinden (9,19±5,76) daha düşüktü. Buna karşın nistagmus derecesi açısından aralarında istatistiksel açıdan anlamlı farklılık bulunmadı (p>0,05). Hastalara yapılan bir hafta sonraki nistagmus derecesi ölçümlerinde Grup 1'in değerleri (1,38±3,91), Grup 2'de yer alan değerlere göre (1,48±3,11) daha düşük olduğu gözlendi. Ancak aralarındaki fark istatistiksel açıdan anlamlı değildi (p>0,05). Başlangıç nistagmus süreleri Grup 2'de (30,11±11,23), Grup 1 (27,14±11,34)'e göre yüksekti. Buna karşın aralarındaki farklılık istatistiksel açıdan anlamlı bulunmadı (p>0,05). Bir hafta sonra yapılan ölçümlerde Grup 1'de yer alan hastaların nistagmus süreleri (3,41±8,12), Grup 2'de yer alan hastaların sürelerinden (2,98±5,30) daha yüksek bulundu. Ancak aralarındaki fark istatistiksel açıdan anlamlı bulunmadı (p>0,05). Yapmış olduğumuz bu çalışma, aynı gün içerisinde yapılan ikinci ya da üçüncü Epley manevrasının bir hafta sonraki Dix-Hallpike testinde negatif sonuç elde etme oranını değiştirmemekle birlikte, istatistiksel olarak anlamlı bulunmasa da nistagmus süre ve derecesinde daha düşük değerler elde edilmesini sağladığını göstermiştir. Bu sonuç Epley manevrasının aynı oturumda tekrarlanmasının hastalığın şiddetini azaltması açısından daha avantajlı olabileceği konusunda umut vericidir. Anahtar Kelimeler: Baş dönmesi, BPPV, Dix-Halpike, Nistagmus, Epley manevrası
Author
Dr. Azar Abılzade
How to Cite
Azar Abılzade (Tıpta Uzmanlık Tezi). BPPV'de kullanılan epley yeniden konumlandırma manevrasının etkinliğinin hızlı değerlendirmesi, 2019, Baskent University.
License
Tüm Hakları Saklıdır
This work is shared under the specified license terms.
More theses from Baskent University
- Mide kanserlerinde PD-L1/PD-l2 expresyonu ve mikrosatellite instabilitesinin tümör değişkenleri ve prognoz ile ilişkisi(2021)
- X bant uygulamaları için GaN tabanlı düşük gürültülü yükselteç tasarımı(2022)
- Aile şirketlerinde marka yönetimi: Ankara'daki aile şirketleri üzerinden bir değerlendirme(2021)
- Türkiye Türkçesinde şaşırma bildirimi işaretleyicileri(2021)
- Doğrudan yabancı yatırımlarda Türkiye'de uygulanan teşvik politikalarının değerlendirilmesi(2021)
- Girişimcilik ve ihracat hacminin ekonomik kompleksite üzerindeki etkisi: Türkiye analizi(2021)
