Master'sOpen Access

Cartographier le glissement vers la droite

2025
0 views
0 downloads
Advisor: Dr. Öğr. Üyesi Cihan Özpınar

Abstract (TR)

Son yıllarda çok belirgin bir şekilde dünyanın her yerinde sağ hareketlerin yükselişine ve küresel siyasetin giderek daha fazla sağa kaydığına şahit oluyoruz. Avrupa'dan Amerika'ya, Latin Amerika'dan Türkiye'ye kadar farklı coğrafyalarda gözlemlenen bu dönüşüm, otoriter devlet pratiklerinin yaygınlaşması, göç karşıtı politikaların uygulanması gibi olgularla kendini göstermektedir. Ortadaki geniş örneklem bu dönüşümlerin geçici bir akımdan ziyade siyasal alanın yapısal olarak yeniden tanımlandığını ortaya koymaktadır. Bu nedenle bu gelişmeler günümüz siyasal ve akademik tartışmaların merkezinde yer almakta ve farklı kavramsal çerçeveler aracılığıyla açıklanmaya çalışılmaktadır. Ortadaki karmaşık literatür geniş bir kavramsal çeşitlilik sergilemekte; bu çeşitlilik de önemli analitik belirsizliklere yol açmaktadır. Küresel siyasetteki güncel sağa kayışın akademik literatürde nasıl kavramsallaştırıldığını ve bu süreçte sınıfın kuramsal olarak nasıl konumlandırıldığını incelemektedir. Amaç, mevcut akademik üretimi tek tek ele almaktan ziyade farklı teorik yaklaşımların varsayımlarını, kullandıkları kavram setlerini ve sağa kayışı dayandırdıkları nedensel mekanizmaları meta-teorik bir analizden geçirmektir. Çalışmanın yöntemi, kapsamlı ve eleştirel bir literatür taramasına dayanmaktadır. Çalışmanın perspektifi, küresel siyasetteki sağa kayışın kapitalizmin işleyişinden ve onun kriz dinamiklerinden bağımsız kavranamayacağına dayanmaktadır. Kapitalizm, yalnızca ekonomik süreçler üzerinden değil; devletin hukuki düzenlemeleri, ideolojik aygıtların işleyişi, milliyetçilik ve göç karşıtlığı gibi siyasal biçimler aracılığıyla işleyen ve yeniden üretilen bir yapıdır. Bu nedenle bu çalışmanın perspektifine göre sağ hareketlerin yükselişi, neoliberal dönemin krizleriyle iç içe geçmiş tarihsel ve toplumsal bir olgu olarak ele alınmalıdır. Tezin ilk bölümü, sağa kayışı neoliberal kapitalizmin yapısal dönüşümleri ve kriz dinamikleri bağlamına yerleştirmektedir. Özellikle 2008 küresel krizi sonrasında derinleşen çoklu krizler bağlamında liberal-demokratik düzenin rıza üretme kapasitesinin zayıflaması, refah devletinin kalıntılarının erimesi ve toplumsal dayanışma mekanizmalarının erozyona uğratılması sağ hareketlere yeni bir siyasal alan açmıştır. Bu bölüm, ortadaki durumu tarihsel bağlamına oturtmak adına gerekli arka planı sağlamakta ve Antonio Gramsci'nin 'interregnum dönemi' kavramına başvurmaktadır. Araştırmanın temel sonuçlardan biri sağa kayışı yalnızca krizlerin pasif bir tezahürü olarak değil, bizzat kapitalizmin krizine verdiği siyasal yanıt olarak okumanın gerekliliğidir. İkinci bölüm, bu karmaşık literatürdeki başlıca kavramsallaştırmaları – sağ popülizm, neoliberal popülizm, otoriter neoliberalizm, neo-faşizm, post-faşizm, geç faşizm gibi – ele alır. Birbirlerinden farklı düzlemlerde işleyen bu yaklaşım farklılıklarının, kapitalizm-devlet-ideoloji ilişkisine dair kuramsal ayrışmalara işaret ettiği görülmektedir. Bu çerçevede sınıf kimi zaman tali bir unsur olarak ele alınmakta kimi zaman ise kültürel açıklamaların içinde eriyerek görünmezleşmekte kimi zaman ise aktif bir siyasal özne olarak konumlandırılmaktadır. Üçüncü bölümde, bu parçalı literatürü sınıf mücadelesi ekseninde yeniden değerlendirmekte ve sınıf analizinin arka planda kalmasının sağa kayışın maddi temellerinin görünmezleşmesine yol açtığı ileri sürülmektedir. Bu bölümde sınıfın teoride merkezi konumunun yitirilmesinin politik sonuçları tartışılmakta; sınıf mücadelesine dayalı bir okumanın sağa kayışın nedensel mekanizmalarını, işleyişini ve sınırlarını anlamada neden hala vazgeçilmez olduğu ortaya konulmaktadır. Sonuç olarak tez, sınıfı merkeze alan bir okumanın teorik ve stratejik gerekliliğini ortaya koymayı amaçlamaktadır. Araştırmanın temel bulgusu sınıfın, literatürün büyük bir kısmında tutarlı bir teorik kategori olmaktan çıkarak farklı epistemolojik statülere indirgendiğidir. Bazı yaklaşımlarda sınıf nesnel ekonomik süreçlere maruz kalan pasif bir kategori olarak ele alınırken; bazılarında kimlik, kültür ve söylem gibi alternatif kategorilerle ikame edilmektedir. Bu farklılaşma, sınıfın toplumsal olanı parçalarına ayırmaya yarayan basit bir metodolojik araç mı yoksa kendine özgü açıklayıcı kapasiteye sahip bir kategori mi olduğu sorusunu gündeme getirmektedir. Çalışmanın akademik literatüre sunduğu katkı, sınıf kavramının talileştirilmesinin hem teorik hem de pratik düzeyde yarattığı sonuçları ortaya koymasıdır. Sınıf analizinin zayıflaması, sağ hareketlerin toplumsal tabanını oluşturan maddi koşulları ve sınıfsal çelişkileri görünmez kılarak, bu gelişmelere karşı geliştirilebilecek alternatif siyasal stratejilerin zeminini daraltmaktadır.

Author

Dr. Ece Pekpostalcı

How to Cite

Ece Pekpostalcı (Yüksek Lisans Tezi). Cartographier le glissement vers la droite, 2025, Galatasaray University.

Keywords

License

Tüm Hakları Saklıdır

This work is shared under the specified license terms.

More theses from Galatasaray University