Master'sOpen Access

Değişen bilim anlayışında yöntem (hermeneutik) ve toplumsal kimlik sorunu

2002
0 views
0 downloads
Advisor: Yrd. Doç. Dr. Suna Başak Avcılar

Abstract (TR)

Bu tez "bilimsel anlayış (paradigma) değiştiğinde kendini ifade etme biçimlerinin (kimliğin) de değişeceği" varsayımından yola çıkılarak hazırlandı. Paradigma kavramını sistemli bir biçimde kullanan Khun, bilimsel anlayışın bazı çalışmalarla çok temel değişikliklere uğradığını, önceki çalışmalardan koptuğunu belirtiyor. Bu kopuş yaşandığında sadece bilim alanı ile sınırlı kalmamakta yaşamın bir çok alanında kendisini göstermektedir. Sözgelimi Newton fiziğinin hakim olduğu bir dünya ile Einstein fiziğinin hakim olduğu bir dünya bir olmayacağından, insanların dünyaya bakışları da farklı olacak, birisi gerçek, evrensel bilginin olabilirliği ile düşünecek diğeri ise Miskinliğin, olasılığın kendisini şekillendirdiğini duyumsayacaktır. Bu durumda bir taraf kesin hatlarla belirlenen bir toplumu şekillendirecek ve konsensüsü bu kesinlikte arayacak diğer taraf ise ilişkinci bir tavır takınıp kurgusallığı öne çıkarıp toplumun konsensüsünü sağlamaya yönelecektir. Konsensüsün dayanacağı en önemli öğe insanların kendilerini tanımlama biçimi olduğundan "kimlik" ile paradigma arasında bir paralellik görülmektedir. Kimlik ve paradigma paralelliğini ortaya koymak için başvurulacak en önemli araç da o paradigmanın kullandığı yöntemdir. Bu yöntem geniş anlamı ile epistemolojiyi ve ontolojiyi de kapsayacaktır. Pozitivizmin bilgiye ve varlığa bakışı ile oluşturduğu kimlik uyuşmak durumundadır. Aksi takdirde bir kimlik bunalımında söz edilebilir. Bunun nedeni de insanın çelişkiden kurtulup tutarlı olma isteğinde aranabilir. Aynı durum pozitivizm eleştirileri ile gündeme gelen diğer paradigmalar için de geçerlidir.256 Tezde pozitivizm için bir alternatif olarak ele alınan holistik paradigma ve ona uygun düşecek kimlik için de benzer değerlendirmelere gidilebilir. Holistik paradigma için uygun olan yönteme bakılarak oluşturulacak bu kimlik kuşkusuz pozitivizme denk düşen "ulus" kimlikten daha farklı olacak ancak ulus kimliği de kapsayacaktır. Bunun nedeni de holistik paradigmanın pozitivist yöntemi dışlamadığı aksine bu yöntemi de kabul edip bunlara pozitivizmin kabul etmeyeceği yeni yöntemler (sezgi, yorum vb.) katmasıdır. Bilim-kimlik paralelliği günümüzde bir çok kişi tarafından dile getirilen kimlik krizi için de bir çözüm olmaktadır. Zira yenilikler karşısında sürekli çatışma-uyum-uyumsuzluk durumu içinde olan insanın bir dengeye doğru gidip gitmemesi üzerine kurulan bir kimlik krizi savunusu geliştirildi. Böylece kriz potansiyelinin her zaman olduğu ancak bunun anormal bir durumu göstermesi için dengesizlik göstermesi gerektiği savunuldu. Küreselleşen dünyada kimlik politikalarının ön plana çıktı. Önemli çatışmaların sebebi olarak farklı kimlikler gösterilebiliyor. Üstelik bu kimliklerin dünyaya hakim olma arzusundaki bazı odakların gücünü arttırdığı söyleniyor. Ancak şu da gözden uzak tutulmamalıdır ki yeni-farklı kimlikler bu hegamonik güçler karşısında önemli bir muhalefet gücünü de barındırmaktalar. önemli olan bu potansiyelin nasıl değerlendirileceğidir.

Author

Metin Uçar

How to Cite

Metin Uçar (Yüksek Lisans Tezi). Değişen bilim anlayışında yöntem (hermeneutik) ve toplumsal kimlik sorunu, 2002, Gazi University.

License

Tüm Hakları Saklıdır

This work is shared under the specified license terms.

More theses from Gazi University