Medical SpecialtyOpen Access

Deri eki tümörü olgularının retrospektif analizi

2023
0 views
0 downloads
Advisor: Doç. Dr. Mustafa Kürşat Evrenos

Abstract (TR)

Giriş ve amaç: Deri tümörleri tüm dünya çapında en yaygın olarak gözlenen tümörlerdir. Deri eki tümörleri (DET), farklı yönlerde diferansiye olan, histolojik özellikleri deri eklerine benzeyen neoplazmlardır. Çoğu benign özellikte olup nadiren de olsa malign karakterde olan deri eki tümörleri de gözlenebilmektedir. Deri tümörlerinin genetik, kimyasal, hormonal, beslenme, viral ve çevresel gibi çeşitli nedenleri bulunmaktadır. Bir çok deri eki tümörü her yaş aralığında görülebilmektedir ve bazılarının ekstrakutanöz eş değerleri bulunsa da çoğu deriye özgüdür. Bu çalışmanın amacı kliniğimizde tedavi edilen deri eki tümörü bulunan hastaların epidemiyolojik özelliklerinin incelenmesi, hastaların cinsiyet ve yaş açısından değerlendirilmesi, tümörlerin boyut, yerleşim yeri ve histolojik tip açısından değerlendirilmesi, hastalarda tedavide kullanılan operasyon tekniklerinin değerlendirilmesi ve malign deri eki tümörü bulunan olguların reeksizyon, nüks, sentinel lenf nodu biyopsisi, lenf nodu diseksiyonu, mortalite durumları ve mortalite süreleri açısından değerlendirilmesidir. Gereç ve yöntem: Çalışma Mayıs 2010 ve Mayıs 2022 tarihleri arasında Manisa Celal Bayar Üniversitesi Tıp Fakültesi Hastanesi Plastik Rekonstrüktif ve Estetik Cerrahi Kliniği'nde tedavi edilen benign ve malign deri eki tümörlü 219 olgu (benign:159, malign:60) üzerinde retrospektif olarak gerçekleştirilmiştir. Çalışma Manisa Celal Bayar Üniversitesi Tıp Fakültesi Hastanesi'nin Plastik Rekonstrüktif ve Estetik Cerrahi Kliniği'nde yatan hastaların arşiv dosyalarındaki verilerden yararlanılarak oluşturulmuştur. Bulgular: Çalışmamızda 219 olgunun 159'unda (%72,6) benign deri eki tümörü görülürken 60'ında (%27,4) malign deri eki tümörü görülmüştür. Çalışmamızda benign deri eki tümörü bulunan olguların 62'si (%39) kadın hastalardan ve 97'si (%61) erkek hastalardan, malign deri eki tümörü bulunan olguların ise 34'ü (%56,7) kadın hastalardan ve 26'sı (%43,3) erkek hastalardan oluşmuştur. Literatürde yapılan çalışmalarda benign deri eki tümörlerinin malign deri eki tümörlerinden fazla olduğu izlenmiştir (18,85,86). Çalışmamızda yer alan benign deri eki tümörü bulunan olguların yaş ortalaması 45,37±22,68 yıl (min-max: 1-93) olduğu ve malign deri eki tümörü bulunan olguların yaş ortalamasının 72,51±14,13 yıl (min-max: 24-96) olduğu izlenmiştir. Yaş ortalamaları bakımından gruplar arasındaki farkın istatistiki yönden anlamlı olduğu gözlenmiştir (p<0,05). Benign deri eki tümörlerinde erkek olgularda yaş ortalamasının (46,07±23,21 yıl) kadın olgulardan (44,94±22,01 yıl) yüksek olduğu gözlenmiştir. Malign deri eki tümörlerinde kadın olgularda yaş ortalamasının (75,53±12,4 yıl) erkek olgulardan (68,54±15,42 yıl) yüksek olduğu gözlenmiştir. Deri eki tümörlerinin görülme sıklığı açısından değerlendirdiğimiz olgularımızda benign olguların 40'ında (%25,2) sebase nevüs, 29'unda (%18,2) pilomatriksoma bulunurken, malign olguların 17'sinde (%28,3) porokarsinom, 12'sinde (%20) sebase karsinom bulunduğu saptanmıştır. Benign deri eki tümörlerinde kadın olgularda en sık pilomatriksoma (15 hasta, %9,43) ve hidradenoma (13 hasta, %8,18) türleri izlenirken, erkek olgularda sebase nevüs (30 hasta, %18,87) ve pilomatriksoma (14 hasta, %8,81) türleri izlenmiştir. Malign deri eki tümörlerinde kadın olgularda en sık porokarsinom (10 hasta, %16,67), sebase karsinom (8 hasta, %13,33) ve prolifere trikilemmal tümör (8 hasta, %13,33) türleri izlenirken, erkek olgularda porokarsinom (7 hasta, %11,67) ve trikilemmal karsinom (7 hasta, %11,67) türleri izlenmiştir. Çalışmamızda benign deri eki tümörü olgularının 22'sinin (%16,4) skalpte ve 17'sinin (%12,7) malar bölgede bulunduğu, malign deri eki tümörü olgularının 10'unun (%16,67) göz kapağında ve 9'unun (%15) malar bölgede bulunduğu gözlenmiştir. Literatürde yapılan çalışmalarda deri eki tümörü olgularının en sık baş ve boyun bölgesinde olduğu izlenmiştir (87,92,93). Çalışmamızda yer alan benign lezyonların ortalama boyutunun 1,47±1,41 cm olduğu gözlenirken malign lezyonların ortalama boyutunun ise 3,13±2,58 cm olduğu tespit edilmiştir. Benign lezyonlarda, fibrofolliküloma türünde ortalama boyutun (10 cm) ve keratinöz kist (Trikilemmal tip) türünde ortalama boyutun (2,83±2,82 cm) diğer türlerden yüksek olduğu izlenmiştir ve leyzon türüne göre lezyon boyutları arasındaki farkların istatistiki yönden anlamlı olduğu gözlenmiştir (p<0,05). Malign lezyonlarda, prolifere trikilemmal tümör türünde ortalama boyutun (4,65±3,15 cm) ve trikoblastik karsinom türünde ortalama boyutun (4,50±3,57 cm) diğer türlerden yüksek olduğu izlenmiştir ve leyzon türüne göre lezyon boyutları arasındaki farkların istatistiki yönden anlamlı olduğu gözlenmiştir (p<0,05). Benign deri eki tümörüne sahip kadın olgularda lezyonların ortalama boyutunun (1,47±1,51 cm) erkeklerde (1,45±1,34 cm) yüksek olduğu izlenmiştir. Malign deri eki tümörüne sahip kadın olgularda ortalama lezyon boyutunun (3,24±2,69 cm) erkeklerde (3,07±2,55 cm) daha yüksek olduğu izlenmiştir. Çalışmamızda benign deri eki tümörü bulunan olguların 15'ine (%9,43) greft uygulaması, olguların 114'üne (%90,57) primer onarım yapılmıştır. Malign deri eki tümörü bulunan olguların 19'una (%33,93) flep uygulaması, olguların 22'sine (%39,29) greft uygulaması ve olguların 15'ine (%26,79) primer onarım yapılmıştır. Benign olgularda primer onarım en sık sebase nevüs (36 hasta, %22,64) ve pilomatriksoma bulunan hastalara (29 hasta, %18,24) yapılırken greft ile onarım ise en sık sebase nevüs (4 hasta, %2,52) ve hidradenoma bulunan hastalara (4 hasta, %2,52) yapılmıştır. Malign olgularda greft ile onarım en sık porokarsinom (7 hasta, %12,5) ve prolifere trikilemmal tümör (6 hasta, %10,71) bulunan hastalara yapılırken flep ile onarım ise en sık sebase karsinom (5 hasta, %8,93) ve trikoblastik karsinom (5 hasta, %8,93) bulunan hastalara yapılmıştır. Malign hastaların 9'unda (%15) reeksizyon uygulanmıştır ve 8'inde (%13,33) nüks gelişmiştir. Malign hastaların 7'sine (%11,66) sentinel lenf nodu biyopsisi yapılmıştır ve trikoblastik karsinom tanılı bir hastada sonuç pozitif gelmiştir. Malign hastaların 5'ine (%8,33) lenf nodu diseksiyonu yapılmıştır ve porokarsinom tanılı bir hastada sonuç pozitif gelmiştir. Malign grupta radyoterapi verilen iki (%3,33) olgu yer almaktadır ve kemoterapi alan olgu bulunmamaktadır. Bir (%1,66) olguda sistemik metastaz olduğu tespit edilmiştir. Malign deri eki tümörü tanısı almış olguların 26'sında (%43,33) mortalite gelişmiştir. En çok mortalite gelişen olgular porokarsinom (13 hasta, %21,67) ve trikoblastik karsinom (7 hasta, %11,67) bulunan olgular olmuştur. Mortalite gelişen olguların yaş ortalamasının (75,65±15,88 yıl, min:24 max:96 ) yaşayan olgulardan (70,09±12,34 yıl, min:33 max:90) daha yüksek olduğu gözlenmiştir. Mortalite gelişen olguların lezyon boyutu ortalamasının (3,27±2,77 cm, min:0,5 max:10) yaşayan olgulardan (2,99±2,533 cm, (min:0,3 max:12) daha yüksek olduğu gözlenmiştir. Olgularda mortalite gelişimine etki eden değişkenler incelendiğinde yaş, lezyon türü ve lezyon boyutunun etkili faktörler olduğu, cinsiyetin mortalite gelişimine etki etmediği saptanmıştır. Sonuç: Çalışmamızda deri eki tümörlerinin çoğunun benign olduğu izlenmiştir. Benign lezyonların erkek hastalarda, malign lezyonların kadın hastalarda fazla olduğu izlenmiştir. Malign lezyonlar yaşlı hastalarda , benign lezyonlar ise daha genç hastalarda izlenmiştir. Benign lezyonların bulunduğu olgularda en sık yerleşim yerlerinin skalp ve malar bölge olduğu, malign lezyonların bulunduğu olgularda ise en sık yerleşim yerlerinin göz kapağı ve malar bölge olduğu izlenmiştir. Benign lezyonu bulunan olgularda en sık sebase nevüs ve pilomatriksoma türlerinin olduğu ve malign lezyonu bulunan olgularda en sık porokarsinom ve sebase karsinom türlerinin olduğu izlenmiştir. Benign lezyonların tedavisinde en sık primer onarım yapılırken, malign lezyonların tedavisinde en sık greft ile onarım yapılmıştır. Malign deri eki tümörleri agresif olabilen, nodal tutulum ile uzak metastaz yapabilen ve mortalite ile seyredebilen tümörlerdir. Deri eki tümörlerinde erken tanı ve nüksün önlenmesi açısından hastaların takiplarinin düzenli aralıklarla yapılması önemlidir. İnsanlara deri kanseri belirtileri ve güneşten korunma yöntemleri hakkında bilgi verilmelidir. Anahtar Kelimeler: deri eki tümörü, benign tümör, malign tümör

Author

Seçkin İlmaz

How to Cite

Seçkin İlmaz (Tıpta Uzmanlık Tezi). Deri eki tümörü olgularının retrospektif analizi, 2023, Manisa Celal Bayar University.

License

Tüm Hakları Saklıdır

This work is shared under the specified license terms.

More theses from Manisa Celal Bayar University