DoctorateOpen Access

Entropi ve nedensizlik açısından dadacı sanat hareketlerinin çözümlenmesine ilişkin bir yöntem araştırması

1983
0 views
0 downloads
Advisor: Prof. Dr. Alim Şerif Onaran

Abstract (TR)

Batı Avrupa sanatında on dokuzuncu yüzyıl, büyük dönüşümlerin ve modern sanat harekelerinin kaynağıdır. Nitekim feodal toplum düzeninden kapitalist toplum düzenine geçiş aşamasında görülen bunalımların büyük bir bölümü bu yüzyılda ortaya çıkmıştır. Maddi üretim koşullarında büyük atılımlar, insan düşüncesinin çevrenini genişleten olaylar, bilimsel bulgular, felsefi öğretiler ve tanımlamalar bu yüzyılın sanat hareketlerine çeşitli biçimlerde yansımış ve dolayısıyla her alanda olduğu gibi, plastik sanatlarda "gelenek zincrinin kopmasına" neden olmuştur. Akademiye tepki olarak geleneksel sanat tarzlarına karşı geliştirilen estetik tavırlar arasında bireyin iç gerçekliğinin; toplum içindeki yannızlığının anlatımı olan eğilimler büyük bir yer tutmaktadır. Bağdaşık bir sanat akımı niteliğinde olmamakla birlikte, bu tür eğilimler, sanat tarihinde romantik hareketler içinde incelenmekte ve bir başkaldırı olgusu olarak değerlendirilmektedir. Diğer Önemli akımlar arasında; geçekçilk,izlenimcilik, kübizm , fütürizm ve bir sanat akımından öte kuşkusuz, bir yaşam biçiminin anlatımı ya da tümel bir karşıt sanat (anti art) olgusu olan Dada'nın önemli bir yeri vardır. Dadacılık, Modern sanat geleneklerinde olduğu gibi belli bir sanat akımı olarak gelişen bir akım değildir. Ancak bir tarihsel dönemin sanat ve fikir insanlarının savaşı haklı gösteren geleneksel kurumlara karşı ayaklanmasını vurgulayan bu hareketlerde plastik sanatların rolü büyüktür. Dadacılar plastik sanatları başlı başına bir sanat etkinliği olarak görmemişler ve bu etkinlikleri Dada düşüncesinin maddi bir yönü olarak değerlendirmişlerdir. Bu nedenle bir sanat ya da klarşı-sanat (anti-atr) biçimi olarak Dadacı yapıtların çözümlenmesinde geleneksel estetik yaklaşımlarla sonuca ulaşmak pek olası görülmemektedir. Bu etkinlikleri, toplumsal ve fiziksel gerçekliğin bir parçası olarak ele almak ve onu evrensel yasalarla olan doğal ilişkiler yönünden değerlendirmekte yarar vardır. Gerçekte, sanatın doğa bilimleri açısından çözümlenmesinin yeni bi yaklaşım olduğu ileri sürülemez. Antik Yunan'da günümüze kadar sanat ve doğa arasındaki ilişkileri keşfeden bilginler, bu alanda kuramlar geliştirmişler; çağdaş estetikçiler özellikle sanatın pozitif bilimler açısından çözümlenmesinde büyük atılımlar ortaya koymuşlardır. Bu çalışmada, Dada Düşüncesinin toplumsal ve kültürel tabanını oluşturan olaylar dizini çağdaş düşünce akımları açısından incelendikten sonra, Dadacı sanatın belli başlı örnekleri Termodinamik'in ikinci yasası olan "Entropi" ilkesine göre çözümlenmektedir. Bu yöntemde birtakın kolaj ve işaretler dizgesi olarak görülen Dadacı resim ve grafiklerin tasarım kurgusuna temel olan ögeler, aslında olduğu gibi felsefi içeriği ya da temsil edici özelliklerinden soyutlanmıştır. Çalışmada, bu ögelerin rastlantısal düzenine esas olan ilkeler ortaya konulmuştur. Tasarım süreçlerine esas olan strüktürel yapılar ve bu yapılar arasındaki karşıtlıkları ortaya koyan dinamik yasalar, kısa açıklamalar ve şekillerle belirtildikten sonra, çalışmanın belli bölümlerinde Dadacı sanattaki raslantısal düzenler, entropi ilkesine göre yorumlanmıştır. Ortaya çıkarılan tespitlere göre, sanat yapıtında geometrik düzen ile entropi düzeni arasında bir ayrımın olmadığı , her iki düzen biçimlerinde, görünürdeki farklılığın sadece bir yöntem sorunu olduğu ortaya konulmuştur. Evrensel dizgelerde olduğu gibi sanat yapıtında da belli bir iletişim kanalı oluşturulurken, olasılığa az olan durumlardan olasılığı çok olan düzenli durumlar yaratmanın zorunluluğu vurgulanmış ve Dadacı sanattaki raslantı yasalarına bağımlı kurgu yöntemlerinde, olasılık artışını belirleyen içrek yapı ( "hidden structture "ya da "imanent structure") ögelerinin yarattığı düzenli durumlar çeşitli grafiklerle gösterilmiştir. Bilgi iletişimi açısından yapılan incelemelerde, karmaşık yapı ile bilgi, entropi -bilgi ilişkileri üzerinde durulmuş ve rastlantısal bir işaretler, göstergeler dizgesi olarak ele alınan Dadacı sanat yapıtlarında, bir iletinin olasılığı ne denli yüksekse O iletinin taşıdığı / naklettiği bilginin o oranda az olduğu; buna bağlı olarak mutlak denge durumunda bilgi iletişiminin en alt düzeye indiği belirlenmiştir. Öte yandan bu gerçeğe bağlı olarak sanat yapıtında düzen değerlerinden sapmanın sınırları, düzenlilik ile düzensizlik kavramları, dinamik ve statik düzenlerin oluşturduğu etkiler açısından yapılan çözümlemelerde, entropik yapı ve devinim, iki ve üç boyutlu devinim, diyagonal, dikey, yatay ve katabolik devinim ögeleri üzerinde durulmuş ve bu belirlemelere göre çözümlemeler yapılmıştır. Çözümlemelerden çıkarılan sonuçlara göre bir saçmalık ve nedensizlik ifadesi olan Dada hareketlerinde ortaya konulan görsel iletişim yapılarının, içinde yaşadığımız çağın ve özellikle kendi döneminin çelişkilerini yansıtması açısından evrensel bir dil niteliğinde olduğu yolundaki düşünceler önem kazanmaktadır. Nitekim Dada, bir sanat ya da ayaklanma hareketi olarak kısa sürede kendi kendini dağıtmasına karşın bu dil aracılığı ile Çağdaş Batı'nın düşün ve sanat yaşamına her daim girebilmektedir

Author

Adem Genç

How to Cite

Adem Genç (Doktora Tezi). Entropi ve nedensizlik açısından dadacı sanat hareketlerinin çözümlenmesine ilişkin bir yöntem araştırması, 1983, Dokuz Eylül University.

Keywords

License

Tüm Hakları Saklıdır

This work is shared under the specified license terms.

More theses from Dokuz Eylül University