Medical SpecialtyOpen Access

Erken membran rüptürü tanılı olguların klinik özellikleri, tedavi süreçleri ve yenidoğan sonuçlarının değerlendirilmesi

2024
0 views
0 downloads
Advisor: Prof. Dr. Süleyman Cansun Demir

Abstract (TR)

Amaç: Bu çalışmada 2017-2019 yılları arasında kliniğimize başvuran erken membran rüptürü (EMR) tanısı almış olgular incelendi. Olguların tanı aldıkları gebelik haftalarının, doğum haftalarının bu süreçteki latent periyodlarının, başvuru sırasında alınan vajinal kültür ve idrar kültürü tetkiklerindeki üremelerin ve kullanılan antibiyotik rejimlerinin, yeni doğan APGAR skorları ile ilişkisinin incelenmesi amaçlandı. Gereç ve Yöntem: Erken Membran Rüptürü (EMR) tanısı almış 2017-2019 yılları arasında Çukurova Üniversitesi Balcalı Hastanesi Kadın Hastalıkları ve Doğum Anabilim dalına başvuran, gebeliğin 24/0 ve 37/0 haftaları arasında olan 325 hastanın; yaş, parite, spontan veya yardımcı üreme tekniği ile olmuş gebelik, bebek cinsiyeti gibi demografik verileri ve doğum şekli, doğum haftası, latent periyod, başvuru anında alınan örneklerdeki mikrobiyal üreme, antibiyotik rejimleri, yeni doğan kilo ve APGAR verilerinin birbiri ile ilişkisi retrospektif olarak incelendi. Bulgular: Çalışmaya 325 adet gebe ve bu gebelerin 348 adet yeni doğanı dahil edildi. EMR haftası ve doğum haftası arasında anlamlı pozitif korelasyon (p<0,001) mevcutken, EMR haftası ve latent periyod arasında anlamlı ve negatif korelasyon (p<0,001) bulundu. Doğum haftası ilerledikçe APGAR skorlarının 1. Ve 5. Dakikalar için anlamlı artmış olduğu görüldü (p<0,001). 34/0 ve üzerindeki gebelik haftalarında maternal ve fetal endikasyonlarla hastalara doğum planlandı. Daha küçük haftalarda ise hastalardan idrar kültürü ve vajinal kültür örnekleri alınarak ampirik antibiyoterapileri başlandı. Antibiyoterapi alan grubun latent periyodu anlamlı olarak uzun görüldü (p<0,001). Antibiyotik alan 210 gebe arasında ise kültür sonuçlarında anlamlı üreme olan ve uygun antibiyoterapi altında takibini sürdüren gebelerin latent periyodu, kültür sonuçlarında üreme olmayan sadece ampirik tedaviyi tamamlayan hastaların latent periyodlarından anlamlı olarak uzun bulundu (p<0,001). Latent periyottaki bu anlamlı uzamanın yeni doğanların APGAR skorlarına etkisine bakıldığında ise anlamlı etki bulunamadı. Fakat iki grup arasındaki değerlendirmede antibiyoterapi alan, üremesi olan ve latent periyodu anlamlı olarak uzun bulunan gruptaki minimum APGAR değerlerinin daha az olduğu görüldü. Sonuçlar: Erken membran rüptürü, preterm doğum nedenleri arasında büyük bir orana sahiptir. Prematürite ise ülkemiz gibi gelişmekte olan ülkelerde oranı artış gösteren, maternal ve fetal mortalite ve morbiditeye neden olan önemli bir faktördür. Neonatal dönemde gebelerin etkin takip ve tedavisinin yeni doğan sonuçlarını olumlu etkilendiği görülmektedir. Bu olumlu sonuçlar, gebe ve yeni doğanlara sosyal anlamda katkı sağlamakla birlikte sağlık giderlerinde de ciddi azalmaya neden olmaktadır. Bununla birlikte erken membran rüptürü gelişmeden önce önlenebilecek nedenlerin tespiti ve ortadan kaldırılması da çok önemli bir basamaktır. Bu çalışmada komplikasyon gelişmiş gebelerin takip ve tedavilerinin yeni doğan sonuçlarına olumlu etkisi gösterilmiş olsa da bunların geliştirilmesi için randomize ve kontrollü prospektif çalışmalara ihtiyaç devam etmektedir. Anahtar Sözcükler: Erken Membran Rüptürü, Antibiyoterapi, APGAR, İdrar kültürü, Vajinal Kültür

Author

Dr. Yasemin Aydın Velipaşaoğlu

How to Cite

Yasemin Aydın Velipaşaoğlu (Tıpta Uzmanlık Tezi). Erken membran rüptürü tanılı olguların klinik özellikleri, tedavi süreçleri ve yenidoğan sonuçlarının değerlendirilmesi, 2024, Çukurova University.

Keywords

License

Tüm Hakları Saklıdır

This work is shared under the specified license terms.

More theses from Çukurova University