Fiziksel ve mekansal çevrenin çocuk davranışına ve gelişimine etkileri. Çocuk için oluşturulacak çevrelerde tasarım verilerinin saptaması
1993
0 views
0 downloads
Advisor: Doç. Dr. Ahmet Eyüce
Abstract (TR)
ÖZET Endüstrileşme ve onun sonucu olan kentleşmenin neden olduğu sosyo-ekonomik ve politik değişimler, tıpkı tüm dünyada olduğu gibi, ülkemizde de fiziksel ve sosyo-kültürel çevrelerde etkilerini göstermiştir. Türkiye'de 1950'lerden beri giderek artan kırdan kente göçün, bir başka deyişle kentleşmenin ana nedenleri arasında teknolojinin tarıma girmesi, kentsel alanların ekonomik ve sosyal olanaklar sunması, iletişim ve ulaşımın gelişmesi sayılabilir. Kent, bu süreç içinde yapay bir çekicilik kazanmış, kırsal alanlar itici hale gelmiş ve kentlerde aşın nüfus yığılmaları oluşmuştur. Kentlerdeki nüfus artışına paralel konut ve kentsel hizmetler gereksinimi de çoğalmış ve sonuçta büyük boyutlara ulaşmıştır. Bu soruna bulunan iki çözümden, ilki plansız olarak kendiliğinden oluşan gecekondu bölgeleri, diğeri ise bir program çerçevesinde gerçekleştirilen toplu konut alanlarıdır. Toplu konut, bu araştırmanın başlıca inceleme konusu olarak ele alınmıştır. Son 30-35 yılın politik, ekonomik ve sosyal ortamında en güncel sorunlardan biri olarak yerini alan toplu konut yapımı önemini hala korumaktadır. Bugüne kadar, birçok yönden tartışılıp değerlendirilen toplu konut olgusu, ne yazık ki, çocuk kullansa açısından çok az çalışmaya konu olmuştur. Soruna gelişmiş ülkelerde genellikle toplumsal çözümlerle yaklaşılmaktadır, iyi planlanmış uygulamalarda çocuklara konut içinde ve dışında gereksinim duydukları hizmetler götürülmektedir. Günümüzde, ailelerin çocuğa verdiği önem ve değer gözönüne alınırsa, bu konunun toplumsal, psikolojik ve hatta pedagojik boyutlarının yanısıra, çocukların mekansal gereksinmelerinin ve isteklerinin de belirlenmesi gerekmektedir. Bu nedenle, bu çalışmada Türkiye'de toplu konut uygulamalarındaki çocuk kullanıcının sorunlarını ve beklentilerini, İzmir kenti özelinde; farklı üç toplu konut yerleşmesindeki çocukların ve annelerinin görüşleri de alınarak incelemek amaçlanmıştır. Bu çalışma yedi bölümden oluşmaktadır. Çalışmanın ilk bölümünde problem tanımlanmakta ve çalışmanın amacı, çalışmanın varsayımları ve çalışmanın yöntemi ele alınarak araştırmanın kuramsal çerçevesi çizilmektedir.Ill İkinci bölümde, kentleşme ile toplumsal değişme arasındaki ilişkiler, Türkiye'deki kentsel aile yapısı, Türkiye'de çocuğa verilen değerin değişimi, dünya ve ülke düzeyinde toplu konut ve toplu konutların özellikleri incelenerek araştırmanın temel kavramları tanıtılmaktadır. Endüstri devrimi dünyayı hızla değiştirirken fiziksel yapısını da etkilemiştir. Bu görünür değişimlerin yanısıra, gözle görülmeyen fakat toplum yaşamını temelden etkileyen değişimler de olmuştur. Endüstrileşme, kentleşme, kentlere göç, ülkelerarası göç kültürel ve sosyal kurumları değişime uğratmıştır. Değişen toplumsal yapı aile yapısını da etkilemiştir. Geleneksel aile yapısı çözülmeye başlamış, ana-baba ve çocuklardan oluşan çekirdek aile sayısı artmıştır. Bir yandan endüstrileşme ve tarımın makineleşmesi, bir yandan kırsa! kesimdeki nüfus patlaması, özellikle 1950'lerden bu yana kırsal bölgelerden kentlere doğru hızlı bir göçe yol açmış, dengesiz bir kentleşme doğurmuş ve bunun sonucu olarak konut yetersizliği ve gecekondu sorunu ön plana çıkmıştır. Kentlerde yaşayan nüfus içinde genç nüfus egemendir. Türkiye nüfusunun büyük bir oranını da genç nüfus oluşturduğuna göre çalışma çocuklar üzerinde yoğunlaşmaktadır. Çalışmanın üçüncü bölümünde 6-12 yaş çocuğunun gelişimi, gelişim özellikleri incelenmekte, çocuğun çevresi-aile-arkadaş ile olan ilişkilerini saptayan bulgular üzerinde durulmakta, çocuğun gelişiminde ve eğitiminde önemli bir yeri olan oyun kavramı tanıtılmaktadır. Çocuğun yaşamında en etkili sosyalleştirme kurumu ailesidir. Aile, çocuğun ilk sosyal deneyimlerini edindiği yerdir. Çocuğun yetiştiği ailenin genişliği, sosyo-ekonomik ve kültürel düzeyi, onun ilk sosyal deneyimlerini, dolayısıyla duygusal ve toplumsal gelişmesini etkileyecektir. Ailenin yapısı toplumdan topluma değiştiği gibi aynı topium içinde de farklılaşabilmektedir. Ailenin sosyai çevresinin çeşitliliği çocuğun bilişsel ve sosyal gelişimine etkilidir. Kişilik oluşumu ve yapılanmasında temelin çocukluk döneminde atıldığı tezi geçerliliğini korumaktadır, iyi bir ortamda yetişen çocuğun başarılı ve uyumiu bir birey olarak topluma katılma olasılığı çok fazladır. Özellikle 0-6 yaş dönemi çocuğun gelişiminin hızla ilerlediği kritik yıllardır. Bu yıllarda oluşmaya başlayan beden sağlığı ve kişilik yapısının ileri yaşlarda yön değiştirmesinden daha çok aynı yönde gelişmesi olasılığı daha çoktur. Uzun yıllara dayanan araştırmalarda çocukluk yıllarında kazanılan davranışların büyük bir kısmının yetişkinlikte, bireyin kişilik yapısını, davranışlarını, utanç ve değer yargılarını biçimlendirdiği doğrulanmıştır.IV Dördüncü bölümde ise kentte yaşayan insanların özellikle de 6-12 yaş grubundaki çocukların davranış modelleri, ilişkin oldukları çevrelerle birlikte ele alınmaktadır. Bu bölümde, çocuğun içinde yaşadığı aile ortamından kent yaşamına kadar ilişkileri tartışılarak çocuk-fiziksel çevre ilişkisi değerlendirilmektedir. Çevre-davranış çalışmaları, fiziksel çevre ve insan sistemleri üzerinde odaklanmakta, hem çevre hem insan faktörünü içermektedir. Bu alana giren çalışmalar, çevre-davranış, çevre psikolojisi, mimari psikoloji, ekolojik psikoloji, sosyal psikoloji, sosyal ekoloji, çevresel sosyoloji, çevresel algı başlıkları altında ele alınmaktadır. Çocuk-fiziksel çevre ilişkileriyle ilgili çalışmalar ise genellikle çocuk gelişimi, okul öncesi eğitim kurumları, okullar, açık oyun alanları üzerinde yoğunlaşmaktadır. Çocuklara yönelik birçok çalışma, konut yakın çevresindeki açık mekanları yoğun olarak ele almış, konut birimindeki ve konut bloğundaki çocukların mekansal gereksinmeleri ise ne yazık ki çok az çalışmada tartışılmıştır. Beşinci bölümde, varolan mekansal nitelikler, olması gereken mekansal nitelikler doğrultusunda çeşitli ülkelerden örnekler incelenmiştir. Altıncı bölümde ise bu nitelikler, seçilen toplu konut alanlarında irdelenmiştir. Seçilen toplu konut alanlarının özellikleri incelendikten sonra, farklı kentsel yerleşim bölgeleri arasındaki ilişkiler, benzerlikler ve farklılıklar saptanmıştır. Alan çalışması yazılı kaynaklar (arşiv taraması) açık görüşmeler, konuşmalar, anketler, ses ve görüntü kayıtlan ve grafik anlatım teknikleri kullanılarak yapılmıştır. Çalışma alanı olarak kentleşme sürecinde izmir'de oluşan farklı sosyo-ekonomik düzeyi temsil eden toplu konut yerleşmeleri seçilmiştir. Bu yerleşmeler Buca Evka 1 (Alt SED), Egekent 'Orta SED) ve Atakent (Üst SED) olarak belirlenmiştir. izmir'de yapılan çeşitli toplu konut uygulamalarındaki yaşantıların karşılaştırılmasından amaç; farklı sosyo-ekonomik düzeydeki konutların fiziksel koşullarını ve yaşam biçimlerini ortaya koymak; bu bölgelerde yaşayan ilkokul çağındaki çocukların sosyal ve psikolojik gelişmelerini yaşadıkları fiziksel çevrelerdeki mekan ilişkileri ile birlikte incelemektir. Sonuç bölümünde elde edilen bulguların değerlendirilmesi yapılmakta ve çıkan sonuçlar doğrultusunda birtakım önerilere yer verilmektedir.
Author
Hikmet Sivri
How to Cite
Hikmet Sivri (Doktora Tezi). Fiziksel ve mekansal çevrenin çocuk davranışına ve gelişimine etkileri. Çocuk için oluşturulacak çevrelerde tasarım verilerinin saptaması, 1993, Dokuz Eylül University.
License
Tüm Hakları Saklıdır
This work is shared under the specified license terms.
More theses from Dokuz Eylül University
- AFAD gönüllülük sisteminin etkin müdahale açısından analiz(2020)
- W.A. Mozart' ın, J. N. Hummel' in ve C. M. Von Weber' in fagot konçertolarının müzikal analizleri(2006)
- Hitit dönemi törensel seramik kapları ve güncel uygulamaları(2023)
- Türk ceza hukukunda tekerrür ve özel tehlikeli suçlular(2022)
- Mars habitatlarının yapısal açıdan irdelenmesi(2022)
- Increasing security in communication between IoT devices(2021)
