Hbsag pozitif kan donörlerinde HDV'nin serolojik ve moleküler yöntemler kullanılarak araştırılması
2008
0 views
0 downloads
Advisor: Prof. Dr. Kadri Gül
Abstract (TR)
Kan transfüzyonu sırasında çoğu viral olmak üzere çeşitli infeksiyon etkenlerinin alıcıya bulaşması en sık karşılaşılan komplikasyonlarıdır. Günümüzde kan transfüzyonunun güvenirliliği donörlerin taranması sonucu infekte kan ürünlerinden kaçınılmasına bağlıdır. Hepatit göstergeleri (HBsAg, anti-HCV), donörlerden bakılan en önemli laboratuvar testleridir. HBsAg taşıyıcılığının tehlikeli yönlerinden biri HDV infeksiyon riskinin yüksek olmasıdırHDV hastalık yapabilmek için HBsAg'ye gereksinim duymakta ve diğer hepatotrop viruslara göre daha ağır ve progresif karaciğer hastalıklarına neden olmaktadır. HDV infeksiyonu dünyada yaygın olarak karaciğer morbidite ve mortalitesinin önemli bir sebebidir. Kronik HDV infeksiyonlu hastalarda karaciğer hasarına HBV replikasyonu değil de HDV infeksiyonu temel neden olabilir.Serum anti-Delta antikorlarının elde edilmesi gibi geleneksel yöntemler HDV infeksiyon tanısı için yeterlidir. Bununla beraber bu teknikler HDV infeksiyonunu daha doğru olarak tanımlamak ve tedavinin etkinliğini belirlemek için gerekli sensitivite ve spesifiteden yoksundur. Son zamanlarda HDV RNA'nın moleküler teknikler ile saptanması doğru tanı konulmasında artış sağlamıştır. HDV RNA'nın elde edilmesi asemptomatik hastalarda bile karaciğer hasarı ile güçlü ilişkilidir.Bu çalışmada bölgemizde hala ciddi bir sağlık problemi olmaya devam eden HDV infeksiyonu, HBsAg pozitif gönüllü kan donörlerinde serolojik ve moleküler yöntemlerle araştırılmıştır.Dicle Üniversitesi Tıp Fakültesi Kan Bankasına başvuran gönüllü kan donörleri arasında HBsAg pozitifliği saptanan 160 vakanın serum örneği EIA yöntemiyle total anti-Delta antikorları bakımından araştırılmıştır. Total anti-Delta antikoru pozitif saptanan serum örneklerinde daha sonra real-time RT-PCR yöntemi kullanılarak HDV RNA pozitifliği araştırılmıştır.Dicle üniversitesi Tıp Fakültesi Kan Merkezi'ne Ocak 2007 ve Şubat 2007 tarihleri arasında başvuran 4882 kan donöründe %3.28 (160/4882) oranında HBsAg pozitif olarak bulunmuştur. HBsAg pozitif 160 serum örneğinin 14'ünde (%8.75) total anti-Delta antikoru pozitifliği saptanmıştır. Total anti-Delta antikoru pozitif bulunan 14 örneğin sadece 2'sinde (%14.29) serumda HDV RNA pozitif olarak saptanmıştır. Böylece tüm HBsAg pozitif donörler arasında HDV RNA pozitifliğinin %1.25 (2/160) olduğu belirlenmiştir.HBsAg pozitifliği saptanan gönüllü kan donörlerinin aynı zamanda HDV infeksiyonu yönünden de araştırılması uygun olacaktır. Bu taramanın, HDV infeksiyonu yönünden endemik olan bölgemizde, sağlayacağı katkı ve yararın önemi büyüktür. Bu vakalarda serum örneklerinde serolojik yöntemler kullanılarak anti-Delta antikorunun saptanması güvenli bir tanı için yeterli olabilir. Bu vakalardaki gerçek viremi oldukça duyarlı bir yöntem olan real-time PCR yöntemi kullanılarak serumda HDV RNA'nın saptanmasıyla gösterilebilir.
Author
Dr. Sevim Meşe
How to Cite
Sevim Meşe (Tıpta Uzmanlık Tezi). Hbsag pozitif kan donörlerinde HDV'nin serolojik ve moleküler yöntemler kullanılarak araştırılması, 2008, Dicle University.
License
Tüm Hakları Saklıdır
This work is shared under the specified license terms.
More theses from Dicle University
- Hidroksi amit türevlerinin dinamik ve bazı amin tuzları ile kompleksleşmesinin 400 MHz 1H-NMR ile incelenmesi(2017)
- Ergenlerde dikkat eksikliği ve hiperaktivite bozukluğuna eşlik eden problemli internet kullanımında emosyonel disregülasyon ve ebeveyn tutumu(2021)
- Bâtınî dini yapılanmalarda Tanrı ve tanrısal varlıklar(2021)
- Ortaokul öğrencilerinin okuma kültürlerinin çeşitli değişkenler açısından incelenmesi(2021)
- İslâm tarihinde müsâdere uygulamaları (Hz. Peygamber (SAS) döneminden Emevilerin sonuna kadar)(2021)
- Beden eğitimi ve oyun dersinde çocuk oyunları ile değerler eğitimi(2021)
