İkamet, Ticaret ve Seyrisefain Antlaşmasının İstanbul açısından değerlendirilmesi (1930-1964)
2019
0 views
0 downloads
Advisor: Prof. Dr. Ahmet Kala
Abstract (TR)
1923'te Türkiye ile Yunanistan arasındaki mübadele anlaşmasıyla milyonlarca Türk ve Rum iki ülke arasında yer değiştirmiş; Mübadele dışında bırakılan İstanbul Rumları ile Batı Trakya Türkleri, Lozan Antlaşmasında yaşadıkları ülkelerin "azınlık" statüsündeki vatandaşları olarak kabul edilerek ikamet ettikleri bölgelerde bırakılmıştır. 1930'da Türkiye ve Yunanistan hükümetleri "İkamet, Ticaret ve Seyrisefain Antlaşması" adıyla anılan; iki ülke ilişkilerini geliştirmeyi ve mübadeleden kalan sorunlarını çözmeyi amaçlayan bir antlaşma imzalanmıştır. Atatürk ile Venizelos arasındaki antlaşma sayesinde, her iki ülke vatandaşları diğerinin ülkesinde istediği yerde yerleşme (ikamet), mal edinme, serbest dolaşım ve ticaret yapma haklarına sahip olacaklardı. Antlaşma iki yıllık sürelerle yenilenerek 34 yıl boyunca yürürlükte kalmıştır. Antlaşmaya istinaden yaklaşık 12.000 Yunanistan uyruklu Rum İstanbul'a yerleşmiştir. Bu süreçte, askerlik hizmeti yapmak istemedikleri için Türk vatandaşlığından ayrılıp, Yunanistan uyruğuna geçen Rumlarla birlikte İstanbul Rum cemaati 100.000 civarında bir nüfusa erişmiştir. 1963-64'te Kıbrıs'ta alevlenen ve EOKA terör örgütünün Kıbrıs'ı Yunanistan'a bağlamak amacıyla yaptığı katliamlara Yunanistan'ın açık desteği ve İstanbul'da yaşayan bazı Rumların amacı ENOSİS politikalarına hizmet olan illegal örgütlerdeki faaliyetlere iştirakleri gibi olumsuz gelişmeler karşısında Türk kamuoyunda oluşan infiale istinaden Türkiye Cumhuriyeti hükümeti, 16 Mart 1964 tarihinde "İkamet, Ticaret ve Seyrisefain Antlaşmasını" tek taraflı olarak feshetmiştir. İllegal faaliyetleri tespit edilenlerin 24 ila 48 saat içinde; Yunanistan uyruklu diğer Rumların ise en geç iki yıl içinde Türkiye'yi terk etmeleri istenmiştir. Antlaşmanın feshiyle yurtdışına çıkarılanlar için günümüzde bazı yayın organlarında, "sürgün" ve "tehcir" gibi yanlı ifadelerin kullanılması ve bu işlemden dolayı Türkiye Cumhuriyeti'nin benzer birtakım mesnetsiz ithamlara maruz bırakılması büyük bir haksızlıktır. Çünkü, 1930'daki antlaşma; iki devletin dostluk ve iyi niyet göstergesi olarak imzaladığı iki yıllık sürelerle tahdit edilmiş olan bir tür geçici oturum ve serbest dolaşım "vize" anlaşmasıdır. 1964'te Türkiye Cumhuriyeti'nin antlaşmayı tek taraflı olarak yürürlükten kaldırması, antlaşmanın 36. maddesinde tanımlanmış olan tek taraflı fesih hakkının kullanılmasından ibarettir ve tamamen hukukidir. Tezimiz, 1964'te antlaşmanın feshine sebep olan unsurlar ile özellikle fesihten sonraki sürecin İstanbul'un ticari ve sosyal hayatına tesirleri ve nihayet İstanbul'un demografik yapısı içinde Rum cemaatinin giderek azalmasında bu fesih işleminden doğan etkilerin olup-olmadığını tespit etmek amacındadır. Çalışmamız, döneme tanıklık edenlerin ifadelerine ve elde edilen bilgi ve belgelere dayandırılmıştır. Anahtar Sözcükler: İkamet, Ticaret ve Seyrisefain Antlaşması, Yunan Uyruklu Rum, 1930, İstanbul, 1964
Author
Dr. Zeliha İdrisoğlu
Institution
How to Cite
Zeliha İdrisoğlu (Yüksek Lisans Tezi). İkamet, Ticaret ve Seyrisefain Antlaşmasının İstanbul açısından değerlendirilmesi (1930-1964), 2019, İstanbul University.
Keywords
License
Tüm Hakları Saklıdır
This work is shared under the specified license terms.
More theses from İstanbul University
- In the covid 19 pandemic of female employees at a university hospital attitudes and affecting factors in nutrition of 9 months-6 years old children(2022)
- Türkiye'de sağ akımların 27 Mayıs Darbesi'ne dair algısı: 1960-1980(2020)
- La Turquie Gazetesi'nin 1890 yılı haberlerine göre: Osmanlı Devleti'nde iktisadi ve sosyal hayat (Fihrist-çeviri-değerlendirme)(2022)
- Emevîler döneminde toprak rejimi(2022)
- Merkel hücreli karsinomda tanısal ve prognostik belirteçler(2022)
- Solunum sistemi hastalıklarının sınıflandırılmasında makine öğrenmesi yöntemlerinin kullanımı(2021)