Master'sOpen Access

Arazi kullanımında meydana gelen değişimin mekanın kimliğine olan etkisi: İstiklal Caddesi örneği

Is this your thesis?

This record came from a bulk archive import. If it’s yours, link it to your profile.

2017
0 views
0 downloads

Abstract (TR)

Kentler yaşayan organizmalar olduğu için sürekli değişim halindedirler. Kentin küçük parçalarını oluşturan mahalle, meydan, sokak gibi kamusal alanlar da ölçeğe bağlı olmaksızın değişim geçirme eğilimindedirler. İnsanlar ve mekanlar ayrılmaz bir ilişki içerisinde olduklarından, insanların da bu değişen mekanlar karşısında kayıtsız kalamayacakları söylenebilir. Tüm bunların sonucu olarak ise mekanın kimliği değişir ve dönüşür. Bu değişimin birçok boyutu olabileceği gibi arazi kullanımına yansıyan boyutundan da söz etmek mümkündür. Arazi kullanımı ile ilgili mevcut çalışmalar ya arazi kullanımı kavramını kent ölçeğinde ele almakta, ya da mekanın kullanıcıları üzerindeki etkisine değinmeden yalnızca işlevsel değişim üzerine yoğunlaşmaktadır. Bunun yanında mekanın kimliğini ele alan çalışmalar ise, ya kimliğin kültürel boyutunu incelemekte ya da kimlik kavramını mahalle ve konut ölçeğinde ele almaktadır. Bu çalışma kapsamında ise kentin ana yaya aksı olarak seçilen çalışma alanı ile, arazi kullanımı ve mekan kimliği kavramları, sokak ölçeğinde ele alınıp konuya farklı bir bakış açısı kazandırmak hedeflenmektedir. Çalışma, "Arazi kullanımındaki değişim ile mekanı kullanan insanlar karşılıklı etkileşim içindedirler. Arazi kullanımında meydana gelen değişim, mekanı kullanan insanların algı ve deneyimlerini değiştirme etkisine sahiptir. Mekanın kullanıcılarında meydana gelen değişim sonucu ise arazi kullanımında değişiklikler olabileceğini söylemek mümkündür. Bu iki kavram arasındaki etkileşim sonucu ise mekanın kimliği yeniden üretilmektedir" hipotezi üzerinden kurgulanmıştır. Bu hipotez, İstiklal Caddesi'nde yürütülen çalışma üzerinden test edilmiştir. Son zamanlarda kapanan dükkan sayısındaki artış göz önünde bulundurularak çalışma alanı olarak İstiklal Caddesi seçilmiştir. Çalışmanın amacı, arazi kullanımında meydana gelen bu değişimin, mekanın kullanıcılarıyla olan karşılıklı etkileşimini ve bu etkileşim sonucu mekan kimliğinin geçirdiği dönüşümü incelemektir. Bu amaç doğrultusunda üç yöntem benimsenmiştir; arazi kullanımında meydana gelen değişimin haritalama yöntemi yardımıyla anlatılması, caddenin canlılığındaki değişimin yaya sayımı yoluyla ön plana çıkarılması ve tüm bunların kullanıcılar üzerindeki etkisinin anlaşılabilmesi için anket çalışması yapılması. İlk olarak, Ekonomik Kalkınma ve İşbirliği Örgütü'nün (OECD) hizmet sınıflandırması çerçevesinde İstiklal Caddesi arazi kullanım haritası oluşturulmuştur. Elde edilen veriler sonucunda, kapalı dükkan sayısı caddedeki toplam dükkan sayısının %16'sını oluşturmaktadır. Kentin ana yaya aksını oluşturan bir cadde olduğu göz önünde bulundurulduğunda, İstiklal Caddesi'nde oldukça fazla sayıda kapalı dükkan olduğunu söylemek mümkündür. 2013 yılına ait arazi kullanım haritası ile karşılaştırıldığında, kapalı dükkan sayısının oranında ciddi bir artış olduğu desteklenmektedir. Daha sonra bu değişimin, caddedeki yaya sayısına olan etkisini incelemek adına yaya sayımı yapılmıştır. İstiklal Caddesi ve Tarlabaşı Bulvarı'nı bağlayan sokakların, İstiklal Caddesi'nde birer eşik noktası olarak çalıştığı varsayıldığından; sayım yapılacak olan noktalar, bu sokaklar arasından seçilmiştir. Caddenin başlangıcı olan Zambak sokak kesişimi, Galatasaray meydanı ve caddeyi sonlandıran Tünel meydanında günün farklı 4 saat diliminde sayımlar yapılmıştır. Elde edilen sonuçlar, 2013 yılına ait veriler ile karşılaştırıldığında, caddeyi kullanan yaya sayısında ciddi bir düşüş olduğu gözlemlenmektedir. Bazı saat dilimlerinde %53 oranına kadar yükselen bu azalma, İstiklal Caddesi'nde bazı problemler yaşandığının göstergesi olarak yorumlanmıştır. Bu problemi, kullanıcıların ve dükkan sahiplerinin algıları üzerinden değerlendirebilmek adına iki farklı anket çalışması gerçekleştirilmiştir. Kullanıcılarla gerçekleştirilen anket çalışmasında sorular; katılımcıların kimliklerini, alanı ziyaret etme sıklıklarını, alanı kullanım amaçlarını ve mekana yükledikleri anlamları inceleyebilmek üzere kurgulanmıştır. 50 yerli ve 50 yabancı katılımcı ile gerçekleştirilen anket çalışması sonucunda önemli bulgular elde edilmiştir. Kullanıcıların anketlerinden elde edilen veriler temel olarak, kapanan mekanların etkisi ve hem kullanıcı çeşitliliğinde hem de sunulan aktivite çeşitliliğinde yaşanan azalma üzerinde yoğunlaşmaktadır. Yerli katılımcıların kapanan dükkanlara yükledikleri anlamın, büyük oranda o mekanlarda biriktirmiş oldukları anılarıyla ilişkili olduğu sonucuna varılmıştır. Yerli katılımcılar, caddenin kimliğini oluşturmada önemli yer kaplayan bu mekanların kapanmasından ötürü rahatsızlık duymakta ve bu durumu İstiklal Caddesi'nin hafızasını yok eden müdahaleler olarak yorumlamaktadırlar. Yabancı katılımcılar tarafından ise bu durum, anılar üzerinden yorumlanmaktan çok, yerel dükkanların kapanıp zincir mağazalaşmaya gidilmesinden duydukları rahatsızlıklar anlamına gelmektedir. Bunun yanı sıra, hem yerli hem yabancı katılımcılar, caddede Orta Doğulu kullanıcı tipinin hakim olduğunu belirtmişlerdir. Tek bir kullanıcı tipinin baskın olması; o tipe yönelik hizmetlerin artarak, kullanım çeşitliliğini destekleyen mekanlara karşı üstünlük kurması anlamına geleceğinden, sağlıklı bir kamusal alanı tanımlamada yetersiz kalmaya sebep olmaktadır. Dükkan sahipleriyle yapılan anket çalışması ise katılımcıların kimliklerini, çalıştıkları ya da sahibi oldukları dükkanların özelliklerini ve katılımcıların İstiklal Caddesi'ne yükledikleri anlamları açıklama doğrultusunda oluşturulmuştur. Anket sonuçları incelendiğinde, kullanıcı anketinin sonuçlarıyla paralellik gösteren noktalar olduğu görülmektedir. Elde edilen verilerde, kapanan mekanların yaratmış olduğu etki ve hem kullanıcı çeşitliliğinde hem de aktivite çeşitliliğinde yaşanan azalma öne çıkmaktadır. Dükkan sahipleri, kullanıcıların üzerinde yaratmış olduğu olumsuz etki gerekçesiyle kapanan dükkanlardan rahatsız olduklarını dile getirmişlerdir. Azalan aktivite çeşitliliği de yine aynı sebepten olumsuz olarak yorumlanmaktadır. Caddeye Orta Doğulu kullanıcıların hakim olması ise iki farklı şekilde yorumlanmaktadır. Durumdan rahatsız olan katılımcılar, eskiden Türk ve Avrupalı müşteri kitlesine sahip olduklarını, dolayısıyla mevcut durumdan şikayetçi olduklarını belirtmişlerdir. Diğer taraftan, durumlarından şikayetçi olmayan dükkan sahipleri ise müşteri kitlelerini Orta Doğulu müşterilerin oluşturduğunu dolayısıyla bu durumdan memnun olduklarını belirtmişlerdir. Araştırma bulguları, oluşturulan kavramsal çerçeve doğrultusunda yeniden değerlendirilmiş ve alana ait bir kimlik haritası oluşturulmuştur. Fiziksel ortam, aktiviteler ve mekana atfedilmiş anlamlar üzerinden yeniden yorumlanan İstiklal Caddesi'nde hem olumlu hem olumsuz birtakım sonuçlara ulaşılmıştır. Merkezi konumda olmasının, tarihi ve mimari özelliklerinin, canlılığının ve atmosferinin yaratmış olduğu olumlu etkilerin haricinde azalan aktivite çeşitliliği, kapanan mekanlar, yeşilin eksikliği, güvenlik problemleri, sürekli inşaat halinde olması, dilencilerin varlığı gibi birtakım olumsuz özellikleri de İstiklal Caddesi'nin güncel kimliğini oluşturan etmenler arasında yer almaktadır. Oluşturulan bu kimlik haritasının verileri, daha sağlıklı ve sürdürülebilir bir kamusal mekan oluşturulmasına zemin hazırlaması açısından oldukça değerlidir. Mekanın kimliği, mekana ait ayırt edici özelliklerin ön plana çıkmasıyla oluşan özgün bir kavram olduğu için, bu çalışmada elde edilen bulguların genelleme yapılarak sonraki çalışmalara yardımcı olabileceğini öngörmek doğru olmaz. Ancak bu çalışmada oluşturulan kavramsal çerçeve; mekana ait kimlik öğelerini irdeleyip mekanın kimliğini yorumlayabilmeye olanak sağladığı için gelecek çalışmalara referans olabilecek bir yöntem olarak önerilmiştir. Çalışma dört bölümden oluşmaktadır. İlk bölümde hipotezi test etmek üzere üretilen araştırma soruları doğrultusunda çalışmanın amaçları, yöntemi ve kapsamı belirtilmektedir. İkinci bölümde mekanın kimliği kavramıyla ilişkili olan kavramlar irdelenmiştir. Yer, mekan, kimlik ve kent kimliği kavramları ayrıntılı olarak incelenmiştir. Mekan kimliği kavramı, çevresel psikoloji alanı üzerinden kapsamlı olarak ele alınmıştır. Mekanın kimliğini oluşturan bileşenler; (1) fiziksel ortam, (2) aktiviteler ve (3) mekana atfedilen anlamlar; Relph'in teorisi üzerinden detaylı olarak incelenmiştir. Mekanın kimliği gibi soyut bir kavramın çalışma alanı üzerinden rahatlıkla test edilebilmesi amacıyla, bu bileşenlerden oluşan bir kavramsal çerçeve oluşturulmuştur. Arazi kullanımı kavramı ayrıntılı olarak incelenmiştir. Arazi kullanım değişiminin mekanın kimliğine olan etkisi; Amerika'daki Third Street Promenade örneği üzerinden tartışılmıştır. Bu çalışmaların sonuçları, oluşturulan kavramsal çerçeve üzerinden yeniden değerlendirilmiştir. Üçüncü bölümde, çalışma alanının tarihsel gelişimi, belirli kırılma noktaları baz alınarak günümüze kadar ayrıntılı olarak incelenmiştir. Dördüncü ve son bölümünde ise, çalışmanın bulguları süzülüp önemli noktalar ön plana çıkarılarak yeniden değerlendirilmektedir.

Author

Sena Çam

How to Cite

Sena Çam (Yüksek Lisans Tezi). Arazi kullanımında meydana gelen değişimin mekanın kimliğine olan etkisi: İstiklal Caddesi örneği, 2017, İstanbul Technical University.

License

Tüm Hakları Saklıdır

This work is shared under the specified license terms.

More theses from İstanbul Technical University