İslâm medeniyetinde şehir ve erdem
2024
0 views
0 downloads
Advisor: Doç. Dr. Kemal Göz
Abstract (TR)
İnsanoğlunun yaşadığı fizikî çevre hakikatte içinde bulunduğu sosyal çevreye bağlı olarak gelişmektedir. İnsan, içinde bulunduğu çevreyi kendi ihtiyaç ve istekleri doğrultusunda şekil verme yetisine/yeteneğine sahiptir. Bu nedenle sosyal çevre ve fizikî çevre birbiriyle iç içe yaşamaktadır. Nitekim bu uyumun muhafazası ve daha nitelikli hale gelebilmesinin çözümü insanın kendi varlığını daha iyi tanımasından geçmektedir. İnsanın yaşadığı mekânın onu ruhsal ve sosyal açıdan rahat ettirebilmesi ve birçok cihetle ihtiyaçlarına yeterli gelebilmesi gerekmektedir. İbn Haldûn, "İnsanı koşullandıran içinde yaşadığı ortamdır." derken sosyal ve fizikî kanunların uyumu gerçeğini göz ardı etmediği anlaşılmaktadır. Şehir; kültürdür, medeniyettir. Ruhun ve hayatın canlılık kazandığı ezelî merkezidir. İslâm şehri açısından önemli olan ahlâk ilkeleri ve dinin temel prensipleridir. İslâm medeniyetinin ruhu, esası, mayası tevhiddir. Şehir, tevhid ruhunu yansıtır. Tevhid; her şeyin yerli yerinde oluşunu ve Allah'ın iradesini gösteren bir düzenin tesis edilmesini ifade eder. Fârâbî, felsefe okumanın amacını, "Âlemin yaratıcısını tanımak, O'nun her şeyin hakiki fâili olduğunu bilmek, adâlet ve hikmetiyle bu dünyaya nizam verdiğini ve cömertliğiyle intizamın devamını sağladığını, Bir ve Yüce olduğunu bilmek; insanın kabiliyeti nispetinde Yaratıcıya benzemeye çalışması" olarak ifade eder. Fârâbî, Tanrı-evren ve insan analizini devlet, toplum ve fert ilişkileri bağlamında değerlendirip faziletli bir topluluğun olabilirliğini medenî ilimler bağlamında ortaya koymuştur. Fârâbî, Medinetü'l- Fâzıla (Erdemli Şehir) derken esasen bir şehir içinde yaşamasına rağmen idealize ettiği şehrin erdemle ileri ufuklara taşınabileceğine inanarak toplumları erdeme ve erdemli toplumlar oluşturmaya davet eder. Bu çalışma Tanrı/âlem/insan ile şehir/medeniyet/ütopya kavramlarını gerek İslâm filozofları gerek diğer kıymetli düşünürler çerçevesinde ele almaktadır. Türk düşünce ve İslâm geleneği iz'an ve irfanı bunu gerekli kılmaktadır. Çünkü Türk düşünce ve kültürü, Müslüman olan/olmayan öteki milletlerin düşünce ve kültürünü hiçbir zaman dışta bırakarak kendini merkeze almak suretiyle ifade etmemiştir. Bu soylu yaklaşım sebebiyle milletimiz asırlarca medeniyetlerin ilgi odağı olmayı hak etmiştir. Çalışmanın karmaşıklığı ise; konu ile sav dokuları gereği, çalışmamızı girift bir bölümlemeye tâbî tutma mecburiyetini doğurmuştur. Bu çalışma da İslâm düşüncesini derli-toplu, sistematik ve sonuç almaya yönelik öğrenme merakı olan ilgilileri asıl kaynaklarına tevcih etme gayesine matuftur.
Author
Dr. Rukiye Karabulut
Institution
How to Cite
Rukiye Karabulut (Yüksek Lisans Tezi). İslâm medeniyetinde şehir ve erdem, 2024, Bilecik Şeyh Edebali Üniversity.
Keywords
License
Tüm Hakları Saklıdır
This work is shared under the specified license terms.
More theses from Bilecik Şeyh Edebali Üniversity
- Elektronik Beyanname Sistemi'nin SWOT, AHP ve MARCOS yöntemleri ile analizi: Bilecik ili örneği(2022)
- Sabit açılı yüzeyler üzerine(2017)
- Gaz altı ark kaynağı yönteminde proses parametrelerinin yapıdaki çarpılmaya etkisinin incelenmesi(2017)
- Üç boyutlu kompakt lie gruplarında eğriler üzerine(2017)
- Veriye dayalı bulanık sistem modelleme ve tanımlama(2017)
- Perovskit ve perovskit/SBA-15 tipi katalizörlerin farklı yöntemlerle sentezi, karakterizasyonu ve katalitik pirolizde kullanılması(2017)
