Kentiçi ulaşım problemlerine alternatif entegre bisiklet ulaşımı planlaması
2015
0 views
0 downloads
Advisor: Prof. Dr. Nilgün Ergun
Abstract (TR)
Tarihsel süreçte sanayi devrimi ve sonrasında motorlu araçların üretilmesi, taşıtların günlük hayatımıza girmesi, sosyo-ekonomik hareketliliklerin kentlerde yoğunlaşmasına ve kentlerdeki nüfusun hızla artmasına yol açmıştır. Kentlerdeki nüfus artışı, kentlerin fiziksel alanda büyümesine ve dolayısıyla kentlerdeki yolculuk süre ve mesafelerinin uzamasına neden olmuştur. Kentlerdeki bu gelişmeler, milyonları aşan nüfusa sahip kentleri ortaya çıkarmış, kentlerdeki yüksek nüfus çeşitli kullanımlardan doğan kent içi ulaşım talebini artırmıştır. Kent içi ulaşım taleplerinin milyonları aşması, taleplerin çeşitliliği artan hareketlilik ile trafikte milyonlarca araç, trafiği tıkanma noktasına getirerek kent içi ulaşım sistemini sürdürülemez hale getirmiştir. Ulaşım sorunları için üretilen çözümler genellikle yavaş kalmakla beraber sorunu çözmeye yetmemiş, akabinde talebin artmasına sebep olmuştur. Günlük yolculuk sayısı 23 milyon olan İstanbul'da, İstanbul Ulaşım Ana Planı Hane Halkı Araştırma raporunda; hareketliliğin yüzde 64'ü ilçe içerisinde, ayrıca mahalli olarak yapılan yolculukların %50.72'sinin motorlu araçlarla, %49.28'inin ise yaya olarak yapıldığı sonucu ortaya çıkmıştır. Kent içi yolculuklarda %49.28 gibi küçümsenemeyecek bir orana sahip olan yaya yolculuklarının ve %64'ü ilçe içinde olan ulaşım türlerinin çözülebilmesi için diğer ulaşım türleri ile bir bütünlük içinde ele alınması gerekmektedir. Bisikletle ulaşım ilk bakışta İstanbul gibi devasa bir metropole çözüm getirebilecek büyüklükte bir çözüm gibi görülmemektedir. Ancak ülkemizde, özellikle de İstanbul'da bisiklet ile ulaşım mevcut sistemde ihmal edilmiştir. Bisikletin kent içinde tamamlayıcı bir ulaşım sistemi olarak değerlendirilmesinde ve beraberinde bisiklet ulaşımının altyapısı sağlandığında, özellikle İstanbul metropolünün topografyası düşünüldüğünde, metropolün büyük bir bölümünde kent içi ulaşıma büyük faydaları olacağı kesindir. İstanbul'da ilçe içi yolculuk mesafeleri ortalama 5-6 km'dir ve dünyada 10 km'ye kadar bisiklet ulaşımın rahatlıkla yapılabildiği kanıtlanmıştır. Dolayısıyla kent morfolojisi de dikkate alındığında, kısa mesafelerde bisiklet kent içi ulaşımın aslında vazgeçilemez bir ögesidir ve kent içi ölçekte trafik yoğunluğunu azaltabilecek potansiyeli sağlayabilecek kapasitededir. Bununla beraber kısa mesafeli yolculuklarda motorlu taşıt kullanımından çevre kirliği problemleri de azaltılıp, çözümlenebilecektir. Gelişmiş ülke örneklerine bakılacak olursak incelene birçok kentte olduğu gibi özellikle Kopenhag Avrupa örneği olarak, San Francisco ise İstanbul şehrine benzerliği ile ele alınmış ve gerekli karşılaştırmalar yapılarak kentlerin nasıl bu noktalara geldikleri İstanbul açısından bir örnek oluşturmaktadır. Bisiklet ulaşımı planlama ile gelişen, belirli bir zaman diliminde gerçekleştirilebilecek bir programdır. Her planlanan program birbirinden farklılık gösterebilir ve İstanbul için de özel bir program izlenerek başarıya ulaşılması mümkündür. Önemli olan programın prensiplerini, projenin amaç ve hedeflerini düzgün bir şekilde belirleyerek yola çıkmak ve rakamlarla varsayılan bu konsepti detaylandırarak, hayata geçirmektir. Kent morfolojisi dikkate alındığında, kentin baştan sona karayolları üzerinden - 75km üzerinde bir uzunlukta olduğu görülmektedir. İstanbul gibi birçok doğal eşiği bulunan lineer gelişmiş bir kentte her mesafenin bisiklet ile kat edilmesi beklenemez. Dolayısıyla yapılan çalışmalarda entegre sistemlerin işlevliği ve İstanbul'da bu tip bir uygulamaya yer verilmesi gerektiği vurgulanmıştır. Böylece kentin çeperlerinden merkezine bisikletli ulaşım imkanı verilmiş olacaktır. Bu tez gelişen kentler ve teknolojiye karşı kısalması gereken ulaşım sürelerinin mesafelerle beraber büyük kentlerde artmasına çözüm olarak bisiklet ulaşımını çözüm görmüştür. Özellikle Avrupa metropollerinde gerçekliği kanıtlanmış bisiklet yolu ulaşımının ülkemizde büyük şehirlerde ve metropollerde uygulanması hiç de zor bir eylem değildir. Kent içi mevcut ulaşım altyapısı düzenlenerek bu seviyeye ulaşmak mümkündür ve bisikleti günlük hayata sokmak, kentliler için daha faydalı bir seri eylem dizisini de birlikte getirebilecektir. Bisiklet ulaşımı planlaması yapılırken demek değildir ki, kriterler aynen uygulanmalı, her şehir kendi özelliği ve karakterini taşıdığı gibi, genele bağlı daha özel bir takım strateji ve kriterlerle yola çıkılabilir. Çalışmanın kent içi alanlarda bisiklet ulaşımını bir çözüm, bisikleti bir ulaşım aracı olarak görmesi ve değerlendirilmesini sağlaması, sonuç olarak kent içi alanlarda güvenli bisiklet seyahatleri gerçekleştirilebilmesi için çeşitli yaptırımlarla mevzuat değiştirilmeli, trafikte bisikletlilerin güvenliğini sağlanması, bisiklet ulaşımının kabul görmüş standartlarla üretilmesinin sağlanması, kentlilerin teşvik edilmesinin sağlanması gerekmektedir. Bisiklet yolları İstanbul'da kentlilerin yüzüne güldürecek, güneş gören kentlerimizde insanların günlük seyahatlerini daha eğlenceli kılacak, kent ekonomisine katkıda bulunacak, trafikte kaybedilen zamanlara ve maliyete bir son vererek, daha kullanışlı kentsel ulaşım sistemleri yaratacaktır.
Author
Dr. Melih Kös
Institution
How to Cite
Melih Kös (Yüksek Lisans Tezi). Kentiçi ulaşım problemlerine alternatif entegre bisiklet ulaşımı planlaması, 2015, Istanbul Technical University.
Keywords
License
Tüm Hakları Saklıdır
This work is shared under the specified license terms.
More theses from Istanbul Technical University
- Investigation Of Stretching Effect With Mixed Finite Element Formulations For Laminated Beams And Plates(2023)
- Veri madenciliği yöntemlerini kullanarak anemi sınıflandırılmasına yönelik bir uygulama(2015)
- Moebius elektrolizi anot çamurlarından platin grubu metallerin uzaklaştırılması ve geri kazanımı(2015)
- İlçe belediye hizmet binalarında tasarım yaklaşımlarının mekân dizim yöntemi ile incelenmesi(2015)
- Bir II. Alman İmparatorluğu projesi: Kaiser Wilhelm Anıtı'ndan Alman çeşmesine(2015)
- Soil salinity mapping by integrating remote sensing data with ground measurements; a case study in Lower Seyhan Plate, Adana, Turkey(2015)
