Medical SpecialtyOpen Access

Kliniğimizde tiroid nodülü ile takip edilen hastaların klinik-biyokimyasal-sonografik özellikleri ile histoloji-patoloji sonuçları arasındaki ilişkilerin değerlendirilmesi

2020
0 views
0 downloads
Advisor: Prof. Dr. Bekir Tamer Tetiker

Abstract (TR)

Amaç: Tiroid nodüllerinin sıklığı dünya genelinde artmaktadır. Tiroid nodüllerinde malignite olasılığından dolayı TİİAB sıkça uygulanmaktadır. Bu çalışmada amacımız tiroid nodülü ile polikliniğimize başvuran ve TİİAB yapılan hastaların demografik, laboratuvar, ultrasonografik özellikleri ve TİİAB sonuçlarının cerrahi patoloji sonuçlarıyla korelasyonunu değerlendirmektir. Gereç ve Yöntem: Çalışmaya TİİAB yapılan 400 hasta alınmıştır. Tüm hastaların yaş, cinsiyet, levotiroksin kullanımı, ATİ Kullanımı, baş-boyun RT öyküsü, ailede malign sendrom öyküsü, ailede tiroid kanseri öyküsü gibi özgeçmiş özellikleri ve sT3, sT4, TSH, anti-tpo, anti-tg, post-op/güncel sT4, post-op/güncel TSH olmak üzere laboratuvar sonuçları taranmıştır. Hastaların demografik bilgilerine ek olarak ultrasonografik özellikleri; tiroid bez boyutu, tiroid nodül sayısı, dominant nodül çapı, mikrokalsifikasyon, makrokalsifikasyon, kenar düzensizliği, halo varlığı, nodül içeriği, servikal LAP varlığı, intratorasik uzanımlı bez varlığı ve nodülün sintigrafide tutulum durumu incelenmiştir. Biyopsi sayısı, biyopsi sonucu ve cerrahi yapılmış ise cerrahi tipi ve cerrahi patoloji sonucu ve post-op komplikasyon verileri incelenmiştir. Bulgular: Çalışmaya alınan hastalardan % 86,5 (346)'i kadın, % 13,5 (54)'i erkekti. Hastaların yaş ortalamaları 51,45 idi. Çalışma sonucunda tiroid bez boyutunun erkeklerde kadınlara göre daha büyük olduğu görüldü. Yaşla birlikte atrofik bez ve multinodülarite görülme sıklığının arttığı saptandı. Mikrokalsifikasyonun ve solid karakterde nodülün kadınlarda daha sık gözlendiği, sintigrafik özelliklerine göre kadınlarda soğuk nodül görülme sıklığının da erkeklere oranla yüksek olduğu saptandı. Çalışma sonucunda levotiroksin kullanan, ileri yaş ve izoekoik nodüle sahip olan hastalarda benign olma olasılığı yüksek bulundu. Hastaların cerrahi patoloji sonuçları ile cinsiyet ve yaş bulguları arasında istatistiksel açıdan anlamlı farklılık bulunmadı. Hastaların cerrahi patoloji sonuçları ile nodül çapı, tiroid bez boyutu, tiroid nodül sayısı, mikrokalsifikasyon, makrokalsifikasyon, ekojenite, halo varlığı, nodül içeriği, servikal LAP varlığı ve nodülün sintigrafide tutulum durumu bulguları arasında istatistiksel açıdan anlamlı farklılık saptanmadı. Bu durumun benzer çalışmalara oranla hasta sayısı azlığından kaynaklanabileceği düşünüldü. Cerrahi yapılan hastalardan 18'inde tiroid nodül kenar düzensizliği olup, bu oran papiller karsinom grubunda yer alan hastalarda istatistiksel olarak anlamlı yüksek bulundu. Sonuç: Çalışma sonucunda literatürle benzer şekilde tiroid nodüllerinin ileri yaşta sıklığının arttığı, kadınlarda daha sık görüldüğü saptanmıştır. İleri yaş, izoekoik nodül benign özellikler iken kenar düzensizliğinin malignite riskini artırdığı saptanmıştır. Anahtar Kelimeler: Tiroid Nodülü, Tiroid Kanseri, Tiroid İnce iğne Aspirasyon Biyopsisi, Tiroid Ultrasonografi

Author

Servet Başdoğan

How to Cite

Servet Başdoğan (Tıpta Uzmanlık Tezi). Kliniğimizde tiroid nodülü ile takip edilen hastaların klinik-biyokimyasal-sonografik özellikleri ile histoloji-patoloji sonuçları arasındaki ilişkilerin değerlendirilmesi, 2020, Çukurova University.

License

Tüm Hakları Saklıdır

This work is shared under the specified license terms.

More theses from Çukurova University