Koklear implant kullanıcısı çocuklarla normal işiten çocukların akran ilişkileri ve depresif belirti düzeylerinin karşılaştırılması
2022
0 views
0 downloads
Advisor: Doç. Dr. Alper Köycü
Abstract (TR)
Amaç: Bu çalışmanın amacı, koklear implant (Kİ) kullanıcısı çocuklarla normal işiten çocukların akran ilişkileriyle depresif belirti düzeylerini karşılaştırmak, ayrıca Kİ kullanan çocukların akran ilişkileri ve depresif belirti düzeyleri ile ilişkili faktörleri incelemektir. Gereç ve Yöntemler: Yaşları 48-76 ay arasındaki normal işiten 35 ve Kİ kullanıcısı 35 akranı kontrol ve çalışma grubuna dahil edilmiştir. Çocukların akran ilişkileri, okul öncesi öğretmenleri tarafından Ladd ve Profilet Çocuk Davranış Ölçeği (ÇDÖ) ile değerlendirilmiştir. ÇDÖ'nün yapısını altı alt ölçek oluşturmaktadır. Bunlar; akranlarına karşı saldırganlık, akranlarına karşı olumlu sosyal davranışlar gösterme, akranlarına karşı asosyal davranışlar gösterme, akranları tarafından dışlanma, kaygılı-korkulu olma ve aşırı hareketliliktir. Aynı zamanda, çocukların depresif belirti düzeyleri, çocukların ebeveynleri tarafından Çocuk Depresif Belirti Ölçeği (ÇDSÖ) kullanılarak değerlendirilmiştir. Bu ölçek sekiz alt ölçekten oluşmaktadır. Bunlar; sosyal uyum, bilişsel süreçlerde bozulma, bedenselleştirme, kayıp-ayrılık endişesi, nesnel gerçekliğe uyumsuzluk, ilkel kaygı, dürtüsellik ve yıkıcılıktır. Bulgular: Analizler, kaygılı-korkulu olma (p=0.015), bilişsel süreçlerde bozulma (p=0.000), yıkıcılık (p=0.001) ve toplam depresif belirti (p=0.002) puanlarında çalışma ve kontrol grubu arasında istatistiksel olarak anlamlı farklılık olduğunu göstermiştir. Ancak, akranlarına karşı saldırganlık (p=0.095), olumlu sosyal davranışlar gösterme (p=0.082), asosyal davranışlar gösterme (p=0.966), akranları tarafından dışlanma (p=0.505), aşırı hareketlilik (p=0.254), sosyal uyum (p=0.131), bedenselleştirme (p=0.445), kayıp-ayrılık endişesi (p=0.200), nesnel gerçekliğe uyumsuzluk (p=0.507), ilkel kaygı (p=0.181), dürtüsellik (p=0.211) puanları çalışma ve kontrol grubunda anlamlı farklılık göstermemiştir. Korelasyon analizleri; işitme kaybı teşhis yaşı, implant uygulanma yaşı ve işitsel rehabilitasyonla akran ilişkileri, depresif belirti düzeyleri arasında anlamlı ilişki olduğunu göstermiştir (p<0.05). Sonuç: Kİ kullanıcısı çocuklar normal işiten çocuklara göre daha yüksek kaygılı-korkulu olma, bilişsel süreçlerde bozulma, yıkıcılık ve toplam depresif belirti puanları gösterirken, diğer alt ölçekler Kİ kullanan çocuklar ve normal işiten akranları arasında benzerlik göstermiştir. İşitme kaybının daha erken yaşta tespit edilmesi, erken koklear implant uygulaması, işitsel rehabilitasyon programlarına daha erken başlama yaşı daha iyi akran ilişkileri ve daha düşük depresif belirti düzeyleri ile ilişkili bulunmuştur. Bu bulgular; Kİ kullanımının işitme kaybı bulunan çocukların akran ilişkileri ve depresif belirti düzeyleri üzerinde yararları olduğunu, ancak Kİ'lerin tek başına yeterli olmadığı yönündeki mevcut bilgileri desteklemektedir. Kİ kullanımının yanı sıra, işitme kaybı teşhis yaşı, implant uygulanma yaşı ve işitsel rehabilitasyonla ilgili faktörlerin de dikkate alınması gerekmektedir.
Author
Dr. Canay Çutur
Institution
How to Cite
Canay Çutur (Yüksek Lisans Tezi). Koklear implant kullanıcısı çocuklarla normal işiten çocukların akran ilişkileri ve depresif belirti düzeylerinin karşılaştırılması, 2022, Baskent University.
Keywords
License
Tüm Hakları Saklıdır
This work is shared under the specified license terms.
More theses from Baskent University
- Mide kanserlerinde PD-L1/PD-l2 expresyonu ve mikrosatellite instabilitesinin tümör değişkenleri ve prognoz ile ilişkisi(2021)
- X bant uygulamaları için GaN tabanlı düşük gürültülü yükselteç tasarımı(2022)
- Aile şirketlerinde marka yönetimi: Ankara'daki aile şirketleri üzerinden bir değerlendirme(2021)
- Türkiye Türkçesinde şaşırma bildirimi işaretleyicileri(2021)
- Doğrudan yabancı yatırımlarda Türkiye'de uygulanan teşvik politikalarının değerlendirilmesi(2021)
- Girişimcilik ve ihracat hacminin ekonomik kompleksite üzerindeki etkisi: Türkiye analizi(2021)
