Medical SpecialtyOpen Access

Konjenital adrenal hiperplazi tanılı olguların genetik sonuçları ile klinik bulguları arasındaki ilişkinin incelenmesi

2024
0 views
0 downloads
Advisor: Doç. Hale Ünver Tuhan

Abstract (TR)

Amaç: Bu çalışmada konjenital adrenal hiperplazi tanılı çocukların klinik bulguları ve genetik sonuçları ile fenotip arasındaki ilişkinin değerlendirilmesi amaçlanmıştır. Yöntem: Çalışmamız retrospektif bir klinik çalışma olup, 1999-2022 yılları arasında Akdeniz Üniversitesi Tıp Fakültesi Hastanesi Çocuk Endokrinoloji polikliniğinde KAH tanısı alan 0-18 yaş çocuk hastaların dosyaları incelendi. Hastaların dosyalarından izlem sırasında elde edilen demografik verileri, antropometrik ölçümler, klinik bulgular, laboratuvar sonuçları ve mutasyon analizi sonuçları toplandı. Veriler SPSS 23 paket programı ile analiz edildi. Bulgular: Olguların (n=69) 36 (%52,2)'sının tuz kaybettiren, 17 (%24,6)'si basit virilizan, 10 (%14,5)'u non klasik ve 6 (%8,7)'sı 11-beta hidroksilaz eksikliği idi. 40 (%58)'ı kız, 29 (%42)'u erkek cinsiyette yetiştirildi. Başvuru medyan yaşı; tuz kaybettirenlerin 0 ay (0-3 ay), basit virilizan olguların 60 ay (3-132 ay), nonklasik tipte 108,5 ay ( 10-183 ay), 11 beta hidroksilaz eksikliğinde 29 ay (0-95 ay) idi. 21- OHE, özellikle tuz kaybettiren tipi en sık görülen ve en erken tanı konulan gruptu. Obezite sıklığı puberte başında ve son muayenede sırasıyla %45,4'ü ve %38,8 idi. Genital düzeltme operasyonu geçiren olguların sıklığı %33,3 idi. Santral erken puberte sıklığı % 24 idi. Erişkin final boya ulaşan hastaların %85'i hedef boyun altında kaldı. 38 kız olgunun 15 (%39)'inde PKOS öyküsü, 29 erkek olgunun 6 (%20)'sında TART öyküsü mevcuttu. Akraba evliliği oranı %59,4 ve olguların %17,4'ünde aile öyküsü vardı. Olguların 45 (%63,7)'i homozigot, 11 (%15,9)'i heterozigot, 14 (%20,4)'ünün birleşik heterozigot mutasyona sahipti. En sık IVS-2 (%44,8) mutasyonları izlenmiş olup tuz kaybettiren ve basit virilizan olgularda IVS-2 mutasyonu sıklığı sırasıyla %62,3 ve %37,5 idi. TK ve BV tipinde en sık IVS2-13 C/A >G genotipi mevcut idi. NK tipinde en sık görülen mutasyon p.V281L (%60) ve Q318X (%13,3), 11B (OH) eks. ise c.1120 C>G (%72) mutasyonu idi. Basit virilizan olgularda ise en sık olarak IVS-2 (%37,5) mutasyonu ardından I172N (%25) ve V281L (%25) mutasyonları mevcuttu. Sonuç: Akraba evliliğinin yüksek olduğu ülkemizde KAH görülme insidansı ve mutasyon çeşitliliği fazladır. KAH tanısı alan hastalarda mutasyon analizi yapılması erken tanı, prenatal tanı ve tedavi planı oluşturulması açısından önemlidir. Bu sayede özellikle kuşkulu genitalyanın görülmediği erkeklerde adrenal yetmezlik nedeniyle gelişebilecek ölümler engellenir. Çalışmamızda KAH izleminde gelişen erken puberte, PKOS, TART ve obezite gibi ek sorunların prevalansı yüksekti. Sonuç olarak KAH beraberinde getirdiği ek sağlık sorunları ve erken dönemde hastaların tuz kaybı ve adrenal krize bağlı hayatlarını kaybedebilme riski sebebiyle ciddi bir hastalıktır. Genetik çalışmaların yaygınlaşması genotip- fenotip ilişkisi ve hastalığın erken tanı, tedavi ve prognozu hakkında bilgi vermesi açısından önemli olup bu konuda daha fazla çalışmaya ihtiyaç vardır. Anahtar Kelimeler: Konjenital adrenal hiperplazi (KAH), 11 beta hidroksilaz eksikliği, 21 hidroksilaz eksikliği, TART(testiküler adrenal rest tümör), genotip- fenotip ilişkisi, tuz kaybettiren, basit virilizan, nonklasik.

Author

Dr. Ezgi Akgül

How to Cite

Ezgi Akgül (Tıpta Uzmanlık Tezi). Konjenital adrenal hiperplazi tanılı olguların genetik sonuçları ile klinik bulguları arasındaki ilişkinin incelenmesi, 2024, Akdeniz University.

Keywords

License

Tüm Hakları Saklıdır

This work is shared under the specified license terms.

More theses from Akdeniz University