DoctorateOpen Access

Köpeklerde Echinococcus granulosus'un tanı ve tedavi sonrası takibinde mikroskobik, moleküler ve serolojik yöntemlerin kıyaslanması

2025
0 views
0 downloads
Advisor: Prof. Dr. Sami Şimşek

Abstract (TR)

Echinococcus granulosus sensu lato'nun neden olduğu kistik ekinokokkozis, enfekte hayvanlarda ciddi ekonomik kayıplara, insanlarda ise önemli halk sağlığı sorunlarına yol açan zoonotik bir hastalık olarak öne çıkmaktadır. Bu enfeksiyonun yayılmasında köpekler, parazitin son konağı olarak enfeksiyon zincirinde kritik bir rol oynar. Bu tez çalışmasında, deneysel olarak enfekte edilen köpeklerde E. granulosus sensu stricto'nun tanı ve tedavi sonrası takibinde mikroskobik, moleküler ve serolojik yöntemlerin karşılaştırılması ve en güvenilir tanı yönteminin belirlenmesi amaçlandı. Deneysel enfeksiyon için, hidatik kistli bir koyunun karaciğer ve akciğerlerinden elde edilen 20.000 protoskoleks, ayrı padoklarda barındırılan iki deney köpeğine (DK-2 ve DK-3) oral yolla verildi. Kontrol köpeğine (DK-1) ise 10 ml distile su verildi. Serolojik analizlerde kullanılacak antijenlerin elde edilmesi amacıyla, deney köpeklerinden bağımsız başka bir köpeğe de aynı dozda protoskoleks verildi ve erişkin parazitler elde edildi. Deney köpeklerinden enfeksiyon sonrası 50 gün ve tedaviyi takip eden 30 gün boyunca günlük olarak kan ve dışkı örnekleri toplandı. Dışkı örnekleri, mikroskobik inceleme için Fülleborn ve Sieving flotasyon yöntemleriyle analiz edildi. Moleküler analizler için dışkılardan elde edilen genomik DNA'lar klasik PCR, Real-time quantitative PCR (qPCR) ile dijital PCR (dPCR) yöntemleriyle analiz edildi. Serolojik analizlerde kullanılacak antijenlerin hazırlanması amacıyla enfekte edilen köpeğe enfeksiyonun 50. gününde arekolin hidrobromür uygulandı ve erişkin parazitler toplandı. Bu parazitlerden elde edilen E. granulosus soluble crude antijen (EgSCA) ve rekombinant E. granulosus fibronektin antijen (rEgFN162) ile deney köpeklerinden alınan günlük serum örneklerinde IgG ve IgM yanıtları ELISA ve Western blot yöntemleriyle araştırıldı. Mikroskobik incelemelerde dışkıda enfeksiyonun 44-46. günlerinde yumurta görülmeye başladı. Buna karşın klasik PCR ile parazite ait DNA 20. günde saptandı. Real-time qPCR ve dPCR analizleri genel olarak tutarlı sonuçlar verdi; özellikle dPCR yöntemi, düşük yumurta yoğunluğuna sahip örneklerde dahi DNA'yı tespit ederek yüksek sensitivite gösterdi. Uygulanan antelmintik (praziquantel) tedavi, yumurta atılımını 2-4 gün içerisinde sonlandırdı. Ancak moleküler testlerle tedavi sonrasında 30. güne kadar parazite ait DNA aralıklı olarak tespit edilmeye devam etti. Serolojik değerlendirmelerde, somatik antijenlere dayalı testler yüksek sensitivite gösterirken çapraz reaksiyonlar nedeniyle spesifiteleri sınırlı kaldı. Rekombinant antijenin spesifitesi artırdığı, ancak erken dönemde yeterli sensitiviteye ulaşamadığı belirlendi. IgG yanıtları serolojik tanı için daha güvenilir bulunurken, IgM yanıtlarının tutarlı olmadığı gözlendi. Sonuç olarak, moleküler yöntemler enfeksiyonun erken dönemlerinde, serolojik testler ise enfeksiyonun ilerleyen evrelerinde yüksek doğruluk sağladı. Mikroskobik incelemeler tanıya destek sunarken tüm yöntemlerin sınırlı sensitivitesi ve çapraz reaksiyon riski nedeniyle birlikte kullanılması ve antijen optimizasyonuyla desteklenmesi gerektiği kanaatine varıldı.

Author

Muhammed Ahmed Selçuk

How to Cite

Muhammed Ahmed Selçuk (Doktora Tezi). Köpeklerde Echinococcus granulosus'un tanı ve tedavi sonrası takibinde mikroskobik, moleküler ve serolojik yöntemlerin kıyaslanması, 2025, Fırat University.

License

Tüm Hakları Saklıdır

This work is shared under the specified license terms.

More theses from Fırat University