Lami`i Çelebi Şerefü`l-İnsan
1997
0 views
0 downloads
Advisor: Prof. Dr. Cemal Kurnaz
Abstract (TR)
Onaltıncı yüzyıl Osmanlı Devleti'nin hemen her sahada geliştiği ve bu gelişmeyi sürdürdüğü dönemdir. Muhteşem devletin idarecileri de adına layık sanat ve sanatçıları desteklemeye devam etmişler, hatta bizzat eser vermişlerdir. Sosyal bünyenin de buna uygunluğu dolayısıyla, edebiyat tarihimizin mükemmel yapısı ortaya çıkmıştır. Çağatay, Azeri ve Osmanlı sahasında kendisini gösteren bu edibi oluşum, özellikle Osmanlı topraklarında iyice gelişmiş, türlü yönlerden kendisine örnek aldığı İran edebiyatını aşma gayreti içine girmiştir. Daha sonraki devirlerde ise bütün alanlarda O'nu aşmıştır. Artık boy ölçüşebileceği bir İran edebiyatından bahsedilemez hale gelmiştir. Muhteşem Sultan Süleyman (Muhibbî)'nın güçlü ve velüd şairliği ve edibleri desteklemesi, telif ve tercüme pek çok eserin kaleme alınmasına vesile olmuştur. İşte Lâmi'î de böyle bir ortam içerisinde pek çok eser yazmış ve bunlardan bazılarını devlet erkanına takdim etmiştir. 933'te telifine başlayıp 934 (1 526- 1527)'de 55 yaşında tamamladığı "Şerefü'l-İnsân", bu devre has tüm özellikleri ve müellifin kudretini yansıtan önemli bir eserdir. Dil ve üslup yönünden oldukça ağır olan Şerefü'l-İnsân, Arapça, Farsça ve Türkçe dillerinin zenginliklerini ihtiva eden, muhteva yönünden de dînî, ahlâkî, tasavvufî, felsefî ve edebî konuları işleyen bir yapı göstermektedir. Kanuni Sultan Süleyman'a sunulan Şerefü'l-İnsân, kırktan fazla eseri olan şairin en fazla beğenilen, en fazla okunan ve en fazla nüshası bulunan telifidir. Dünyanın pek çok yerinde nüshalarına tesadüf edilen ve bugüne kadar üzerinde hiç çalışma yapılmamış eseri edebiyat dünyasına kazandırmanın büyük bir hizmet olacağı fikri hakimdir.XII Bu çalışma temelde iki ana bölümden meydana gelmiştir: Birinci bölümde Lâmi'î Çelebi'nin hayatı, eserleri, edebî ve tasavvuf! yönü ile esere yönelik inceleme çalışması yapılmıştır. Eserin konu olarak oldukça ilginç ve zenginliği dolayısıyla, ilhamını aldığı kaydedilen ve Aristo mantığı ile İslâmî düşünceyi değerlendiren, hicrî IX yüzyılda Basra'da ortaya çıkan İhvânu's-Safâ düşüncesi ve risaleleri incelenmiş, Şerefü'l-İnsân'la bağlantısı tespit edilmiştir. Konu hayvanlarla insanlar arasında geçen bir münazaraya dayandığından, önceki asırlarda bu konuyu işleyen eserlerle bağlantısı ortaya konulmuştur. İslâmî ilim dallarından faydalanılarak ve iktibaslar yapılarak münazara zenginleştirilmiştir. Tartışma esnasında özellikle Kur'ân-ı Kerîm ve hadislerden iktibaslar yapılarak savunulan görüşler ispata çalışılmıştır. Arap ve İran şairlerinden, Kelamcılardan, İslâm filozoflarından, Şehnâme'den, mutasavvıflardan çokça bahsedilmekte ve konunun seyrine uygun ifadeler kullanılmaktadır. Bu arada atasözleri ve darb-ı mesellerden de istifade edilmektedir. İnceleme kısmında Şerefü'l-İnsân'm bu kurum ve eserlerle ilişkisi ve kaynakları ele alınmıştır. Eser, Padişah Sultan Süleyman'a dua ile başlamaktadır. Başlangıç kısmında büyük mutasavvıf ve müellifin Şeyhi Emir Ahmed Buharî'ye bir medhiye vardır. Hazret-i Adem ile başlayan insan, hayvan ve cinniyan münasebeti, meşhur Acem hükümdarı Keyümers ve O'nun ifritlerle mücadelesiyle devam eder. İnsanların zulüm ve eziyyetinden bıkan hayvanlar, bir araya toplanarak Demâver dağında yaşayan tecrübeli kuzguna giderler. Şikayetlerini arz edip, çare bulmasını isterler. Süleyman Peygamber dönemindeki insan-hayvan ilişkisinden de bahsedildikten sonra, Hazret-i Peygamber ve Hulefa-i Raşidin devrindeki rahat ve huzurlu günlerini dile getirirler. Sonraki devirlerde bu denge tekrar bozulur ve hayvanların temsilcileri 7 meclis kurup, 7 temsilci seçerler. Bu temsilciler, alemin 7 ülkesinin hakîmleriyle adil sultan ve veziri huzurunda; yaratılış ve efdaliyyet konusunda uzun uzadıya tartışmaya girerler. Münazarada, insanların açık delilleri ve târtışılamayacak ispatları sayesinde "Şeref" payesi insanlarda kalır. Eser, tabiat dengesinin bozulmaması, hayvanata eziyet çektirilmemesi tavsiyeleri ile son bulur. Olayların işlenişi ve kullanılan malzemeler yönünden oldukça zengin, güzel ve başarılı olan Şerefü'l-İnsân adlı çalışma, sona eklenen genel dizin ve fotoğraflarla desteklenmiştir. Ayrıca bu çalışmanın sonuna bazı yazma nüshalardan alınan fotokopiler eklenmiştir.
Author
Sadettin Eğri
Institution
How to Cite
Sadettin Eğri (Doktora Tezi). Lami`i Çelebi Şerefü`l-İnsan, 1997, Gazi University.
Keywords
License
Tüm Hakları Saklıdır
This work is shared under the specified license terms.
More theses from Gazi University
- Türkiye petrol ve gaz sondaj sahası iş kazaları analiz ve modellemesi(2021)
- XVI. yüzyıl Anadolu'sunda Oğuzların Karkın Boyu(2004)
- Gerçek hayattaki geometri örneklerinin sosyal bir öğrenme ortamı aracılığıyla paylaşımı: Bir durum çalışması(2021)
- İki farklı irrigasyon aktifleştirme tekniğinin farklı kök seviyelerinde hazırlanmış yapay internal rezorpsiyon kavitelerinden kalsiyum hidroksit uzaklaştırma etkinliğinin değerlendirilmesi(2021)
- Experimental development of the interfacial bond-slip model between textile reinforced mortar strips and masonry walls(2025)
- Sürdürülebilirlik ve iktidar bağlamında sözel belleğin Türk müzelerinde kullanımı(2010)
