Master'sOpen Access

Metabolik sendromun patofizyolojisinde santral oksidatif stresin rolü

2011
0 views
0 downloads
Advisor: Öğr. Gör. Bilgen Başgut

Abstract (TR)

Metabolik sendrom, aşırı yemek yeme ve hareketsiz yasam tarzının sonucu olarak ortaya çıkan abdominal obeziteden kaynaklanan; hipertansiyon, diyabet ve dislipideminin eşlik ettiği kompleks bir patolojidir. Bu hastalığın patofizyolojisinde yer alan metabolik bozuklukların her biri ateroskleroz gelisimi için risk faktörüdür. Bu nedenle metabolik sendromun, kardiyovasküler morbidite ve mortaliteyi arttırdığı bilinmektedir. Bu kompleks hastalığın patofizyolojisini aydınlatmaya yönelik bir çok çalışma olmasına karsın son yıllarda yapılan çalışmalar antioksidan/oksidan dengenin bozulmasına bağlı olarak periferal oksidatif stres artışı üzerine odaklanmıştır.Yaşlanma ile birlikte hipertansiyon ve obezite riski artmaktadır ve yaşlı bireylerde metabolik sendrom insidansının yüksek olduğu bilinmektedir. Yaşla birlikte gelişen hipertansiyonun ve obezitenin patofizyolojisine santral sempatik aktivasyonun ve oksidatif stres artışının eşlik ettiğini gösteren bir çok kanıt bulunmaktadır. Ancak, yaşlanma ile birlikte metabolik sendromun gelişmesinde yer alan santral mekanizmalar açık değildir.Bu çalışmanın amacı; metabolik sendromun patofizyolojisinde santral oksidatif stresin rolünün ve yaşın etkisinin araştırılmasıdır. Bu amaçla, fruktozla indüklenen metabolik sendrom oluşturulmuş sıçanların hipotalamuslarında oksidatif stres belirteçleri (NADPH oksidaz altüniteleri-p47, gp91, p22) ve antioksidan enzimlerin mRNA düzeyleri ölçülmüş ve değerlendirilmiştir.Genç (4 aylık) ve yaşlı (24 aylık) sıçanlar ağırlık ve kan basınçları homojen olacak şekilde 2 gruba ayrılmıştır. 6 hafta boyunca bir grup, standart yemin yanı sıra normal içme suyuyla beslenirken (kontrol) diğer grup standart yemle birlikte %20 fruktoz ilave edilmiş içme suyuyla beslenmiştir. Diyet protokolü tamamlandıktan sonra sakrifiye edilen sıçanlardan izole edilen hipotalamus dokularında gerçek zamanlı PCR tekniği kullanılarak oksidatif stresin değerlendirilmesi amacıyla NADPH oksidaz alt ünitelerinden gp91 phox, p22 phox ve p47 phox; antioksidaz enzimlerden Cu-Zn SOD, Mn SOD ve katalaz mRNA değerleri ; sempatik çıkışın değerlendirilmesi amacıyla TH mRNA düzeyleri ölçülmüştür.Çalışmamızda yaşlanmayla birlikte kan basıncının anlamlı olarak arttığı, buna sempatik sinir sistemi aktivitesi belirteçlerinden olan hipotalamik TH düzeylerindeki artışın eşlik ettiği saptanmıştır. Bununla birlikte yaşlanmanın hipotalamik NADPH oksidaz aktivitelerine ilişkin (gp91 phox, p22 phox ve p47 phox) mRNA düzeylerini arttırdığı saptanmıştır. çalışmamızda yaşlanmayla birlikte plazma glukoz düzeylerinin anlamlı olarak azaldığı, HDL düzeylerinin anlamlı olarak arttığı ancak TG düzeylerinin değişmediği gösterilmiştir.Bütün bu bulgular; yaşlılarda metabolik sendroma yatkınlığa santral mekanizmaların aracılık edebileceğini, gençlerde ise santralden çok periferal mekanizmaların metabolik sendrom gelişimine aracılık edebileceğini düşündürmektedir.

Author

Dr. Bora Palabıyık

How to Cite

Bora Palabıyık (Yüksek Lisans Tezi). Metabolik sendromun patofizyolojisinde santral oksidatif stresin rolü, 2011, Gazi University.

License

Tüm Hakları Saklıdır

This work is shared under the specified license terms.

More theses from Gazi University